Sayıştay 3. Dairesi 37761 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
37761
10 Haziran 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 3
-
Dosya No: 37761
-
Tutanak No: 39183
-
Tutanak Tarihi: 10.06.2014
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1194 sayılı ilamın 4. maddesi ile Aydın Belediyesi adına kayıtlanan, bir kısmı Belediye personelince kullanılan ve bir kısmı da kullanılmayarak boşta bekletilen GSM hatlarına ait sabit ücretlerin Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 108,30 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi birinci dilekçesinde özetle; 2009 Yılı Sayıştay sorgusuna yapmış olduğu savunmasında Aydın Belediyesi adına kayıtlanan, bir kısmı belediye personelince kullanılan ve bir kısmı da kullanılmayarak boşta bekletilen GSM hatlarına ait sabit ücretlerin yersiz olarak bütçeden ödenmesi sonucu kamu zararına sebep olunduğunun aslında harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunda olmadığını belgeler arz ederek ifade ettiğini,
Sayın mahkeme heyetinin 1194 sayılı ilamda aşağıda arz edeceği ilgili kanunlara atıfta bulunarak maalesef kamu zararının ortaklaşa ve zincirleme ödenmesine karar verdiğini, aslında kamu zararına, yaptıkları savunmalarda itiraz etmediklerini, bu kamu zararının muhatabının yetki ve sorumluluk aşamasında kamu çalışanlarına ait olmadığını ispat etmeye çalıştığını ve savunmasına koyduğu eklerle de bunu ispatladığını,
Aslında cep telefonları ile ilgili ilk sorgu 2008 yılı incelemesine ait olduğunu, 2008 yılından itibaren 2009 yılı sorgusuyla devam eden süreçte yaşanan gelişmelerin harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlisi olan arkadaşlarının haklılığını gösteren bir çizgide devam edegeldiğini, bu haklılıklarının 2008 yılı temyiz talebinde, ilgili sayın Sayıştay savcısı tarafından da teyit edildiğini, çünkü kendilerinin hakikaten bu noktada kamu zararına sebep olacak ne bir insiyatif, ne karar, ne talep, ne karar aşamasında atılan bir imza konusunda sorumluluğu olmadığını,
2008 yılı Sayıştay sorgusunun müdürlüklerine cep telefonu tahsis edilmesi ve konuşma bedellerinin yersiz olarak bütçeden ödenmesi şeklinde olduğunu, hatta yapılan cep telefonu görüşmelerinin resmi olan ve olmayan olarak tanımlanarak kamu zararının ödenmesine yönelik olduğunu, bunları gönderdikleri evraklarda ispatladıklarını, yani maaşlarından yapılan kesintilerin resmi olsun, olmasın tüm konuşmaların tamamı olduğunu, bu rakamların sayın denetçilerin kararlarında görüleceği üzere devletin kasasına yatırıldığını, kamu zararı olarak görülen miktarın sadece standart sabit ücret olan 15.40 TL olduğunu, sadece aylık 15.40 TL olan sabit ücretin kamu zararı olarak kendilerinden tahsil edilmesine itiraz ettiklerini, kendilerinin zaten sabit ücret dışındaki bedelleri maaşlarından ödediklerini,
2009 yılı sorgusunda sayın Sayıştay denetçisi ve akabinde 1194 sayılı ilamla sayın mahkeme tarafından GSM hatlarına ait sabit ücretlerin belediye bütçesinden ödenerek kamu zararına sebebiyet verilmesinin sorgulandığını, yani burada sayın mahkemenin kendilerinin yaptığı savunmaları uygun görmüş olması nedeniyle eskiden tahsis ve konuşma bedelleri ile ilgili yaptığı sorguyu, sabit ücretlerin ödenmesi şeklinde ilgi tutarak tazmin istediğini,
Kendisinin de bu noktada sabit ücretlerle ilgili kamu zararının sorumlusunun ekli belgelerde görüleceği üzere dönemin belediye başkanı ve onun adına encümende görev yaparak tahsis karan alanlar ve ilgili GSM operatörü ile protokol imzalayanlardır dediğini,
Çünkü kendilerinin cep telefonu ile ilgili talepte bulunmadığını, encümene yazı yazmadığını, bu söylediğini doğrulayan bir başka bilginin de o dönemde cep telefonu tahsisi ile ilgili talebin encümene Hesap İşleri Müdürlüğü tarafından gönderildiğini, yani tahsis konusunun, karar organı olan encümen ortamına bilgileri dışında Hesap İşleri Müdürlüğü tarafından getirildiğini,
1194 Sayılı ilamda sayın mahkemenin ana hatlarıyla Anayasanın "Mahalli İdareler" başlıklı 127 nci maddesine istinaden belediyelerin mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulduklarına atıf yaptığını, yine ilamda, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14 üncü maddesinde belediyelerin belli olan görev ve hizmetlerini "mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla" yapabileceğinin ifade edildiğini, 1194 sayılı ilamın 2 nci sayfasının ilk paragrafında kendilerinin yaptıkları savunmaların adeta hepsinin kabul edildiğini fakat ilamın yine aynı sayfasının ikinci paragrafında aynen;
"Ancak, sorumlular belediye hizmetlerinin görülmesinde çalışanların kullanımlarına tahsis edilmiş olan sabit telefon ve hizmet binası dışında görev yapan personelle irtibatı sağlamak için kullanılan telsiz sistemine rağmen, neden cep telefonu kullanılması gerektiğine yönelik bir savunmada bulunmamışlar" denildiğini,
Kendisinin de aynı şekilde sunduğu tüm bilgi ve eklerde gönderdiğim evraklarla bunu ifade etmek istediğini, 1194 sayılı ilamın yukarıdaki paragrafta altı çizili olan soruya savunma yapması gerekenlerin, kendileri değil yani harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri değil bu tahsis konusunu düşünenler, konuyu encümen ortamına getiren müdürlük olan o zamanki adıyla Hesap İşleri Müdürlüğü, dönemin başkanı İlhami Ortekin, tahsis ile ilgili encümeni başkan adına yöneten ve ilgili operatörle belediye adına protokolü imzalayan başkan yardımcısı Mehmet Gür olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı birinci karşılamasında; “İlgilinin tazmin kararının kaldırılması talebi yersizdir. Çünkü, kamu zararı tablosunda ayrıntısı görüleceği üzere, fatura toplamı özel görüşmeler ile sabit hat ücretinden oluşmaktadır. Söz konusu fatura bedellerinde görüşme ücreti olarak Belediye adına yapılan bir ödeme ve dolayısıyla görüşme mevcut değildir. Bu haliyle söz konusu hatların Belediye personelince tamamen özel hatları gibi ve özel görüşmeleri için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, söz konusu hatların sabit ücretlerinin de Belediye bütçesinden ödenmesinin gereği bulunmamaktadır.
Daire kararının tasdik edilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi ikinci dilekçesinde özetle; Sayın Savcının daire kararının tasdik edilmesi şeklindeki mütalaasına katılmadığını, 2009 yılına ait 1. karşılamayı yapan sayın savcının kamu zararı tanımının özel görüşmeler ile sabit hat ücretinin toplamı olarak belirtildiğini, Oysa bu tanımlamanın eksik ve hatalı olduğunu, fatura unsurlarının iyi tahlil edilmesi gerektiğini, adeta tahsis edilen telefonlarla hiç resmi görüşme yapılmayıp, sanki özel hat tahsisi yapılmış gibi bir görüntü çizildiğini, oysa bu durumun gerçeği yansıtmadığını,
Ayrıca ister sadece resmi isterse sadece özel görüşme olsun tüm görüşmelerin zaten bordrolarında istirdat adı altında yansıtılarak zaten kesildiğini, sayın savcının mütalaasının son derece yanlış ve maalesef harcama ve gerçekleştirme yetkililerini adeta ikinci bir yaptırıma, cezaya ittiğini, bu kadar harcama ve gerçekleştirme görevlilerinin bu telefonlarla hiç resmi görüşme yapmadıklarını iddia etmenin üzücü ve gurur incitici olduğunu, Temyiz Kurulu Başkanlığına gönderdikleri dilekçelerinin ekinde sundukları EK-1, EK-2, EK-3, EK-4 ve EK-5 nolu belgelerin hiçbirisinin sayın savcı tarafından dikkate bile alınmadığını,
Ayrıca bu belgelere ilaveten yazısı ekinde sunacağı belgelerde görüleceği üzere dönemin belediye başkanı İlhami Ortekin'in imzaladığı Mesuliyeti Deruhte Varakası ve Hasan Cem Yıldırım'a tebliğ edilen konu ile ilgili tebligatı gönderdiğini, burada görüleceği üzere harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sabit ücret ile ilgili sorumluluğu bulunmadığını, bu tebligatta görüldüğü gibi sabit ücret dışındaki görüşmelerin maaşlarından kesildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı ikinci karşılamasında; “Adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 02.11.2012 tarih ve 12579-19830 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Konu ile ilgili olarak rapor dosyası üzerinde yapılan incelemede, GSM operatörü Turkcell ile Aydın Belediye Başkanlığı arasında telefon hattı alınması konusunda anlaşma yapıldığı, bu şekilde alınan hatların daire çalışanlarına tahsis edildiği, söz konusu cep telefonlarının Aydın Belediye Başkanlığı adına kayıtlı olduğu ve bu numaralara ait fatura ödemelerinin yapıldığı, faturalardaki sabit ücret dışındaki tutarların da ilgili memurların maaşlarından kesildiği görülmüştür.
Cep telefonu tahsisi ve fatura bedellerinin ödenmesi hususunda, Başbakanlığın Kamu Harcamalarındaki Tasarruf Tedbirleri konulu Genelgesinde Belediyelerin harcamaları kapsam dışında bırakılmıştır. Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda cep telefonu kullanımı engelleyici hakkında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
Belediye Bütçesinden yapılacak ödemelerle ilgili olarak 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesinde belediyelerle ilgili giderler arasında kanunlarla belirlenen görevlerin yerine getirilmesi için gerekli giderlerden söz edilmektedir. Cep telefonlarına ait görüşme bedellerine ilişkin faturaların üzeri her ne kadar resmi olduğuna ilişkin olarak mühürlenmemiş ise de, yapılan konuşmaların özel konuşma olduğuna ilişkin bir tespit de bulunmamaktadır. Mevzuata uygun olarak ödenmesine izin verilen cep telefonu faturalarına ait görüşme bedellerinin ödenmesi mevcut yasal düzenlemelere uygun bulunduğundan dilekçi iddialarının kabulü ile 1194 sayılı ilamın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 10.06.2014 tarih ve 39183 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10