Sayıştay 3. Dairesi 37742 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37742

Karar Tarihi

10 Haziran 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 3

  • Dosya No: 37742

  • Tutanak No: 39173

  • Tutanak Tarihi: 10.06.2014

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

1194 sayılı ilamın 10. maddesi ile Aydın Belediyesi adına kayıtlanan, bir kısmı Belediye personelince kullanılan ve bir kısmı da kullanılmayarak boşta bekletilen GSM hatlarına ait sabit ücretlerin Belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 919,40 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

  1. Yargılamaya konu olan kamu zararının 07. 01. 2009 tarih ve 117 nolu, 04. 02. 2009 tarihli 1565 nolu, 07. 01. 2009 tarihili 126 nolu ödeme emirlerinin düzenlenmesinden kaynaklandığını, söz konusu evrakların altında her ne kadar Gerçekleştirme Görevlisi olarak müvekkili İlknur Dendeş’in adı ve imzası yer almaktaysa da bu evrakların müvekkili tarafından düzenlenmediğini, müvekkilinin 02. 01. 2009 - 23. 09. 2009 tarihleri arasında rahatsızlığı nedeniyle raporlu olup işyerinde bulunmadığını,

Müvekkilinin 02.01.2009 tarihinde Zübeyde Hanım Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesine yatırıldığını, 03.01.2009 tarihinde kendi isteğiyle taburcu edilerek 7 gün yatak istirahati verildiğini (Ek-1), bu nedenle 07.01.2009 tarih ve 117 nolu ödeme emri düzenlendiği tarihte müvekkilinin raporlu olduğunu,

Aydın Zübeyde Hanım Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin Sağlık Kurulu raporu ile 19.01.2009 tarihinden itibaren 45 gün istirahatinin uygun olacağı yönünde rapor verildiğini (Ek-2), Bu nedenle 04.02.2009 tarih ve 1565 nolu ödeme emri düzenlendiği tarihte müvekkilinin raporlu olduğunu,

Kamu zararına sebep olduğu iddia edilen ödeme emri belgeleri düzenlendiği tarihte müvekkilinin raporlu olup bu durumun resmi kayıtlarla sabit olduğunu, bu belgeler altındaki imzaların kendisine ait olmadığını, müvekkilinin savunmalarında bu hususa yer vermişse de dikkate alınmadığını, ödeme emri belgelerinin altında isim ve imzası bulunduğu, imzayı kendisi atmadıysa kimin tarafından atıldığının belirtilmediğinden yola çıkarak sorumluluğu yönünde karar verildiğini,

Bu kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, ödeme emirlerinin düzenlendiği tarihte müvekkilinin raporlu olduğunun resmi kayıtlarla sabit olduğunu, bu durumun imzayı onun atmadığı yönünde karine yarattığını, aksini iddia edenin ispatlamakla yükümlü olduğunu, kaldı ki müvekkilinin, raporlu olduğu ve işyerinde bulunmadığı tarihte kendi adına imza atan kişiyi bilebilmesinin de mümkün olmadığını, gerekirse imzalar üzerinde inceleme yapılarak tespit yapılabileceğini,

  1. Kabul anlamına gelmemekle birlikte ödeme emrinin müvekkili tarafından düzenlendiği düşünülse dahi ortada yine de kamu zararı bulunmadığından sorumluluğu olmadığını,

Aydın Belediyesi çalışanlarının kendi aralarında konuşma yapmaları amacı ile GSM operatörü Turkcell ile Aydın Belediye Başkanlığı arasında telefon hattı alınması konusunda anlaşma yapıldığını, Bu şekilde alınan hatların daire çalışanlarına tahsis edildiğini, söz konusu cep telefonlarının Aydın Belediye Başkanlığı adına tahsisli olduğunu, söz konusu görevliler tarafından kamu hizmetinin aksamamasına yönelik yapılan bu telefon görüşmeleri faturalarının Belediye Başkanı tarafından resmi olduğunun kendi imzası ile onaylandığını, faturalar incelendiği takdirde kullanıcı isimlerinin faturaların üzerine elle yazılarak ilgililerine ulaştırıldığının görüldüğünü,

Bu uygulamanın Belediye çalışanlarının işlerin yürütülmesinde zaman kaybetmemesi, bulundukları her yerden ilgililere ulaşılabilmesi ve bu şekilde günün her saati hizmetin sürekliliğinin sağlanabilmesi için yapılacak telefon görüşmelerinin daha düşük maliyetle sağlanabilmesi amacıyla yapıldığını, söz konusu görüşmelerin tamamının resmi işlerle ilgili olarak görev nedeniyle yapılmış konuşmalar olduğunu, Belediyecilik hizmetinin sadece masa başında yapılabilecek bir hizmet olmadığından sabit telefonun iletişim için yeterli olduğunun düşünülmesinin de bir yanılgı olduğunu, hizmetlerin aksamaması için çalışanların birbiriyle sürekli irtibatta bulunmasının bir zorunluluk olduğunu,

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 60. maddesinde Belediyelerle ilgili giderler arasında kanunlarla belirlenen görevlerin yerine getirilmesi için gerekli giderlerden söz edildiğini, cep telefonu faturalarının Belediye bütçesinden ödenmesinin 60.maddenin p fıkrası uyarınca yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğini,

Bu doğrultuda; Sayıştay Dairelerinin berat kararları ve Sayıştay Temyiz Kurulu'nun tazmin hükmünün kaldırılmasına dair birçok kararlarının bulunduğunu,

Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği'nin 30. maddesinde, telefon, teleks, telefaks ile ilgili her türlü hat ve benzeri ulaştırma ve haberleşme araçlarının kullanım ve abone giderleriyle telgraf ve posta pulu bedellerinin ödenmesinde, faturanın (fatura sayısı beş adetten fazla ise ayrıca döküm cetveli) ödeme belgesine bağlanacağı; yurtiçi ve yurtdışı şehirlerarası telefon görüşme bedellerine ilişkin faturaların, konuşulan yerleri ve konuşmaların resmi-özel ayrımını gösterir daire amirince onanmış listesi ödeme belgesine ekleneceği, hükme bağlandığını,

Başkanlık Makamında görev yapan personelle 24 saat kesintisiz iletişim halinde olması sebebi ve görevleri bakımından iletişim kurulmasının aciliyeti söz konusu olup, halkın Belediye Başkan Yardımcıları ile daha rahat iletişim kurmasında makam telefonu olarak da kullanılmakta olduğunu,

Burada bir kamu zararı olmadığı gibi yersiz bir ödemede bulunulmadığını, hiçbir kimseye menfaat sağlanmadığını, kurumun zarara uğratılmadığını, kamu zararının oluşabilmesi için telefon görüşmelerinin resmi olmayan işlerde kullanıldığının tespit edilmesi gerektiğini, oysa Sayıştay 3. Dairesinin kararında bu yönde bir tespit bulunmadığını, sabit telefon ve telsiz hattı varken ikinci bir mobil hattın alınmış olmasının tek başlına kamu zararının oluştuğunun ispatına yetmediğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı; “İlgili vekili temyiz dilekçesinde, söz konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği tarihte müvekkilinin sıhhi raporlu olduğunu, bundan dolayı söz konusu ödemelerden sorumlu olamayacağını, ayrıca, yapılan ödemelerin yasal olduğunu ve aynı konuda Sayıştay Temyiz Kurulunun beraat yönünde kararları bulunduğunu belirtmiştir.

Temyiz dilekçesine ekli belge örneklerine göre ilgilinin sıhhi raporlu olduğu anlaşılmakla birlikte, ilamda ilgilinin bu ödemelere ilişkin ödeme emirleri üzerinde gerçekleştirme memuru olarak adı, soyadı ve imzası yer aldığından sorumluluğuna hükmedilmiştir.

Düzenleyen gerçekleştirme görevlisi harcama yetkilisine en yakın ve onun tarafından belirlenen kişiler olup, bu görevlendirmenin yazılı olarak harcama yetkilisi tarafından yapılması ve imza örneğinin (tüm gerçekleştirme görevlileri değil yalnızca ödeme emri üzerinde düzenleyen gerçekleştirme görevlisi olarak imzası bulunanın) muhasebe yetkilisine bildirilmiş olması, muhasebe yetkilisinin ise ödeme aşamasında yetkililerin imzasının tamam olması bağlamında bu imzaları örnekleri ile karşılaştırmasını yaparak ödemeyi gerçekleştirmesi gerekir.

Raporlu olduğuna göre normal şartlarda görevde de bulunmadığını kabul etmek gerekir. İlgili raporlu olduğuna göre yukarıdaki çerçevede ve gerekirse imza örneği incelemesi yaptırılmak suretiyle gerekli incelemenin öncelikle yapılarak konunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Diğer taraftan, yapılan harcamada ilişecek bir husus olmadığı düşünülmektedir. Çünkü, Belediyeler haberleşme giderleri bağlamında GSM hatları üzerinden yaptıkları görüşme bedellerini de ödeyebilirler. Bütçeden bir giderin yapılması için giderin özel bir kanun veya bütçe belgesi ile yapılmasına izin verilmiş olması yanında, bir başka düzenleme ile de mefhumun muhalifi şeklinde de olsa bir sınırlamanın getirilmemiş olması gerekir. Bu bağlamada Başbakanlığın konuya ilişkin 2007/3 sayılı Tasarruf Genelgesinde de mahalli idareler bakımından bir sınırlama getirilmemiştir.

Belediye Kanununda cep telefonu giderlerine ilişkin bir hüküm bulunmadığı şeklindeki değerlendirmede isabet olmayıp, diğer harcamaya yetki veren kanunlarda olduğu gibi, Belediye Kanununda da gider kalemleri genel olarak belirtilmiştir. Genel olarak belirtilen gider çeşitlerinin ayrıntıları bütçe mevzuatının ikincil dokümanlarında yer almakta olup, bütçe giderlerinin analitik sınıflamasına ilişkin 2009 yılı Rehberinde “03.5.2.02 Telefon Abonelik ve Kullanım Ücretleri: Sabit veya mobil telefonların abone giderleri, tesis, nakil ve kullanım bedelleri bu bölüme gider kaydedilecektir. İnternetin bağlı olduğu telefon hatlarının kullanımı karşılığında (ADSL hatları kullanımı dâhil) Telekom’a ve diğer şirketlere ödenen ücretler de bu ekonomik koda gider kaydedilecektir.” hükmü çerçevesinde mobil telefon giderlerinin ödenmesi mümkündür.

Bu nedenlerle, yapılan gider mevzuatına uygun olduğundan tazmin kararının kaldırılması, ayrıca imzaya ilişkin itirazların varsa sahtecilik ve benzeri hususlar yönüyle açıklığa kavuşturulması için konunun Bakanlığına yazılması uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Konu ile ilgili olarak rapor dosyası üzerinde yapılan incelemede, GSM operatörü Turkcell ile Aydın Belediye Başkanlığı arasında telefon hattı alınması konusunda anlaşma yapıldığı, bu şekilde alınan hatların daire çalışanlarına tahsis edildiği, söz konusu cep telefonlarının Aydın Belediye Başkanlığı adına kayıtlı olduğu ve bu numaralara ait fatura ödemelerinin yapıldığı görülmüştür. Cep telefonu tahsisi ve fatura bedellerinin ödenmesi hususunda, Başbakanlığın Kamu Harcamalarındaki Tasarruf Tedbirleri konulu Genelgesinde Belediyelerin harcamaları kapsam dışında bırakılmıştır. Ayrıca 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda cep telefonu kullanımı engelleyici hakkında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Belediye Bütçesinden yapılacak ödemelerle ilgili olarak 5393 sayılı Belediye Kanununun 60. maddesinde belediyelerle ilgili giderler arasında kanunlarla belirlenen görevlerin yerine getirilmesi için gerekli giderlerden söz edilmektedir. Cep telefonlarına ait görüşme bedellerine ilişkin faturaların üzeri her ne kadar resmi olduğuna ilişkin olarak mühürlenmemiş ise de, yapılan konuşmaların özel konuşma olduğuna ilişkin bir tespit de bulunmamaktadır. Mevzuata uygun olarak ödenmesine izin verilen cep telefonu faturalarına ait görüşme bedellerinin ödenmesi mevcut yasal düzenlemelere uygun bulunduğundan dilekçi iddialarının kabulü ile 1194 sayılı ilamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 10.06.2014 tarih ve 39173 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim