Sayıştay 3. Dairesi 37706 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37706

Karar Tarihi

2 Nisan 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 3

  • Dosya No: 37706

  • Tutanak No: 36876

  • Tutanak Tarihi: 02.04.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden ve sorumlular Behçet SAATÇİ, Hakan ALP ile Belediye adına avukat Belgin GAVCAR ile Sayıştay Başsavcılığının sözlü açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:

262 sayılı ilama Ek 1573 sayılı İlam ile, Fethiye Belediyesi 2007 yılı İdare Hesabı ve eki cetvellerinin incelenmesi sonucunda; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca Belediye Encümeni Kararıyla kesilen idari para cezalarının süresi içinde tahsil edilmeyerek zamanaşımına uğratıldığı gerekçesiyle toplam 97.343,55 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur.

Dilekçi dilekçesinde özetle,

  1. 5326 Sayılı Kabahatler Yasası'nın 17 ve 21. maddelerince Belediye Encümen kararı ile verilen idari para cezalarının, kesinleşmelerinden sonra ilgilileri tarafından süresi içinde ödenmemesi durumunda, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa hükümlerine göre takibine geçildiğini, Para cezalarına ilişkin Belediye Encümen kararlarının, tebliğ edilip dava açma ve ödeme süreleri geçmeden kesinleşmediğini ve tahsiline geçilemediğini, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu kararının da bu yönde olduğunu,

  2. İdari para cezası kararlarının tebliğ edilebilmesi içinse ilgililerin kimlik ve adres bilgilerinin bulunması gerektiğini, Bazı idari para cezaları ilgililerin yokluğunda verildiğinden tam adresleri belirlenemediğini, İlçe turizm bölgesi olduğundan, turizm sezonunda çalışmak üzere başka il ve ilçelerden gelen, kısa süre çalışıp ayrılanlar olduğunu, tatil ya da gezme amaçlı gelip ayrılan ya da yılın belli aylarında oturan kişiler de bulunduğunu, Bu kişiler adına verilen kararların tebliğinin zaman aldığını, hatta yapılamadığını,

Ekte sunulan örneklere göre, adreslerinde bulunamayan ve yeni adresleri tespit edilemeyen kişilere ilişkin para cezalarının düşülmesi gerektiğini,

  1. 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının 20. maddesince, ceza sorumluluğunun şahsi olduğunu, Bu nedenle, tahsilat işlemleri sırasında ölen ya da öldüğü anlaşılan kişilere verilen para cezalan tahsil edilemediğini,

  2. Para cezalarına ilişkin Belediye Encümen kararları ve/veya Ödeme Emirlerinin tebliğinden sonra, 6183 Sayılı Yasanın 37. maddesince, ödeme süresinin geçmesi, Sulh Ceza Mahkemesinde itiraz edilecek kararlar için 15 gün, İdare Mahkemesinde dava açılması gereken kararlar için 60 günlük dava açma sürelerinin beklenmesi gerektiğini, Bu sürelerin geçmesinden sonra tahsilata geçildiğini belirterek bazı cezalar için itirazda bulunulduğu için bu cezalar için zamanaşımı süresinin kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takvim eden takvim yılı başından işlemesi gerektiğini,

  3. 6183 Sayılı Yasanın 102. maddesi uyarınca, zamanaşımından sonra yükümlülerin rızaen yapacağı ödemelerin kabul edildiğini belirterek yapılan tahsilatlara ilişkin belgeler gönderildiğini,

  4. Kamu Zararı Hesaplanırken, 6183 Sayılı Yasanın 102. ve 103. maddelerinde belirtilen zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarihler ve zamanaşımını kesen nedenler hiç gözetilmeden, sadece encümen kararının tarihinin esas alındığını, zamanaşımı süresinin, ENCÜMEN KARARI TARİHİNE 3 YIL EKLENEREK HESAPLANAMAYACAĞINI; Her para cezası için Encümen kararının tarihi, tebliği, kesinleşmesi, buna ilişkin ödeme emrinin tarihi, tebliği, kesinleşmesi, ödeme süreleri, haciz, ödeme vb. gibi işlemler değerlendirilmeden ZAMANAŞIMINA UĞRADIĞI KABUL EDİLEMEYECEĞİNİ; 46.374,78 TL. için 2009 yılında zamanaşımına uğradığının kabul edilemeyeceğini,

  1. Kamu Zararı Hesap Tablosunda bazı para cezalarının miktarlarında yanlışlık olduğunu, bazı cezalar için ise Encümen kararı ile bu kişilere para cezası verilmediğini,

  2. 6111 Sayılı Yasanın 17.maddesince; "...31/12/2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce idari yaptırım kararı verildiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilgilisine tebliğ edilmemiş olan ve genel bütçeye gelir kaydı gereken ve her bir kabahat için 120 Türk Lirasının (bu tutar dahil) altında kalan idari para cezaları tebliğ edilmez, tebliğ edilmiş olanların ve bunlara bağlı fer'i alacakların tahsilinden vazgeçilir." Hükmü gereği 15.775,00 TL. idari para cezasının tahsilinden vazgeçildiğini,

9)Süresinde ödenmeyen kesinleşmiş para cezaları için, 6183 Sayılı Yasa gereğince cebren tahsil işlemlerine başlandığını, Adres bulunamaması ve tebligat zorluğu nedeniyle sonuçlandırılmasında gecikmeler olabildiğini,

Amme borçlusunun tebligat adresinin ya da haczedilebilir malının bulunamaması nedeniyle de bazı takiplerden sonuç alınamadığını, Bu durumun, GÖREVLİ PERSONELİN KUSURU YA DA SAVSAMASINDAN KAYNAKLANMADIĞINI,

10)İdari para cezalarının, kabahatler karşılığı verilen idari yaptırımlar olduğunu, İdari para cezalarının tahsil edildikten sonra Belediye Bütçesine gelir kaydedildiğini, Bu nedenle İDARİ PARA CEZALARININ, TAHSİL EDİLMEDEN ÖNCE BELEDİYE GELİRİ NİTELİĞİNDE OLMADIĞINI; GELİR KAYBINA YA DA KAMU ZARARINA NEDEN OLUNDUĞUNDAN sözedilemeyeceğini belirterek tazmin kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

Sayıştay Başsavcılığı:

“a) Bir kısım şahısların ölü olduğu bildirildiğine göre bu şahıslara ilişkin para cezalarının tazminine ait hükümlerin yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılıp kaldırılmayacağı hususunda değerlendirme yapılmak üzere,

b) Diğer bir kısım şahıslara tebligat yasası hükümleri uyarınca tebligat yapılmaya çalışıldığı ileri sürüldüğünden zaman aşımı açısından yeniden değerlendirme yapılmak üzere,

c) Bir kısım maddelerle ilgili olarak tazmin hükmedilen miktar ile encümence verilen idari para ceza tutarları arasında fark bulunduğu ileri sürüldüğünden yargılamanın iadesi yolu ile farkın giderilip giderilmeyeceği hususunda değerlendirme yapılmak üzere,

d) Bir kısım maddelerde kalan miktarlar için tahsilat bildirildiğinden yargılamanın iadesi gerekip gerekmediği hususunda değerlendirme yapılmak üzere,

e) Haklarında tazmin kararı verilen bir kısım şahıslarla ilgili de idari para cezası bulunmadığı ileri sürüldüğünden bu konuda yargılamanın iadesini gerektirip gerektirmeyeceği hususunda değerlendirme yapmak üzere,

Dosyasının Dairesine gönderilmesine karar verilmesi uygun mütalaa olunur.” Şeklinde görüş belirtmiştir.

5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 17.maddesinin 4.fıkrasına göre “Kesinleşen İdari Para Cezası, derhal tahsil için mahallin en büyük mal memuruna verilir. İdarî para cezası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle idari para cezasının tahsil şekli ve esasları 6183 sayılı kanun ve bu kanuna dayanılarak çıkartılan Seri: A No: 1 Tahsilat Genel Tebliği (2) ile 2006/1 Uygulama İç Genelgesi hükümleri dikkate alınarak takip edilecektir.

Bu düzenlemeler ışığında İdari Para Cezaları, kararı veren kamu tüzel kişilerince ilgililerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilecektir. Kararın ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmadığı takdirde bu sürenin bitiminde kesinleşmektedir.

İlamda zamanaşımının başlangıç süresi olarak encümen karar tarihinin esas alındığı görülmektedir. Kabahatler Kanununun; 27/1 maddesinde; “İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.”hükmü ile 21/4 maddesinde “ Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.” Hükmü yer almaktadır.

Sözkonusu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, zamanaşımı başlangıcının Encümen Karar tarihi esas alınarak değil, tebliğ ve dava açmaya ilişkin bekleme süresine göre tespit edilmesi gerekmektedir.

Maliye Bakanlığının 437 ve 442 sayılı Genel Tebliğlerinde de Genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezalarının 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilebilmesi için, bu cezalara ilişkin idari yaptırım kararlarının kesinleşmesi gerektiği belirtilmektedir.

İdari para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk etmektedir. 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında düzenlenen İdari Para Cezalarına idari yaptırım tutanağının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 15 gün içerisinde Sulh Ceza Mahkemelerinde, 2872 Sayılı Çevre Kanunu kapsamında düzenlenen İdari Para Cezalarına idari yaptırım tutanağının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 30 gün içerisinde İdare Mahkemelerinde, 3194 Sayılı İmar Kanunu kapsamında düzenlenen İdari Para Cezalarına idari yaptırım tutanağının ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren en geç 60 gün içerisinde İdare Mahkemelerinde dava açılabilir.

442 seri nolu TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ’ne (RG: 12.05.2007 T. ve 26520 S.) göre; İdari para cezalarının düzenlendiği özel kanunlarda, cezaya muhatap olan kişilerin ölümü halinde idari para cezalarının mirası reddetmemiş mirasçılarından takip edilip edilmeyeceği yönünde ayrıca bir hüküm bulunmaması koşuluyla, Anayasa'nın 38 inci maddesinde yer verilen "Cezaların Şahsiliği" ilkesi gereğince, bu idari para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi icap etmektedir.

Dilekçilerin iddiaları ve yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; Belediye Encümen kararı ile verilen idari para cezalarının, kesinleşmelerinden sonra ilgilileri tarafından süresi içinde ödenmemesi durumunda, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa hükümlerine göre takibine geçilmesi gerekmektedir. Ancak, ilamda kamu zararı olarak belirtilen miktarların zamanaşımına uğradığının net olarak tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Belediyece, Encümen Kararı ile verilen idari para cezaları hakkında; tebliği yapılabilen ve ilgililerin yargıya başvurmaları üzerine sonuçlanan ya da yargıya başvurulması için gerekli sürenin geçmesi sonucu kesinleşen idari para cezalarının tahsili için gerekli takibatın yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenlerle, dilekçi iddialarının kabulü ile 262 sayılı ilama Ek 1573 sayılı ilam ile toplam 97.343,55 TL.’ye tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 02.04.2013 tarihli ve 36876 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim