Sayıştay 3. Dairesi 36744 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
36744
9 Temmuz 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 3
-
Dosya No: 36744
-
Tutanak No: 37512
-
Tutanak Tarihi: 09.07.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
1522 sayılı ilamın 1. maddesi ile Hukuk İşleri Müdürlüğünde görevli avukat ve memurlara yapılan vekalet ücreti ödemelerinde yasal olarak belirlenmiş yıllık azami tutarların aşılması suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesi ile 34.457,00 TL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; benzer bir konuda Sayıştay Başkanlığı'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2006 yılı hesaplarıyla alakalı olarak yapmış olduğu denetim sonrası vermiş olduğu sorgu raporuna istinaden, bu tarihten sonra yargılama yapılarak tazmin veya beraat kararı verilinceye kadar ödenmemesine karar verilerek biriken vekalet ücretlerinin yasal faiziyle birlikte tazmini talebiyle İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nde 2008/1158 E. sayı ile açılan davada Mahkeme 27.02.2009 tarih ve 2009/432 K.sayılı kararıyla: "...vekalet ücretinin belediyenin gelirleri arasında yer almadığından kamu kaynaklarının zarara uğratılmasının da söz konusu olmadığı, belediyelerin merkez veya taşra teşkilatı bulunmadığından 657 sayılı yasanın 146. maddesinin belediyelerde dağıtım usulü yönünden uygulanmasının mümkün bulunmadığı, vekalet ücretinin artan kısmının dağıtımının yapılmayarak bankada bekletilmesi suretiyle atıl kalması sonucunu doğuracağına avukatlara dağıtılması gerektiği anlaşıldığından bahisle 2007 yılının Ağustos ayından itibaren birikmiş vekalet ücretinin davanın açıldığı 22.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine” karar verildiğini, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 59'ncu maddesinde Belediyelerin Gelirleri sayılmış olup, belediye lehine sonuçlanan davalarda hükmedilen avukatlık ücreti bu kalemler arasında bulunmadığını, yine belediye gelirlerini ayrıntılı bir şekilde sayan 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nda, avukatlık ücretlerinin belediye geliri sayıldığına dair hiçbir kanuni düzenleme de bulunmadığını,
Ayrıca belediyenin giderlerini düzenleyen 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 60'ncı maddesinde de, belediye lehine sonuçlanan davalarda mahkemece hükmedilen resmi avukatlık Ücretleri belediye giderleri arasında sayılmadığını, konu maddenin personel giderlerini tanımlayan "b" fıkrasında "Belediyenin personeline ve seçilmiş organlarının üyelerine ödenen maaş, ücret, ödenek, huzur hakkı, yolluklar hizmete ilişkin eğitim harcamaları" gider olarak tanımlanmış, ancak avukatlık ücretlerine değinilmediğini,
Yukarıda sayılan yasal düzenlemeler haricinde de hiçbir yasal düzenlemede, belediye lehine biten davalarda Mahkemelerce hükmedilen Resmi Vekalet Ücretleri, ne belediyelerin gelirleri ne de giderleri arasında sayılmış olmadığını,
Aksine 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164'ncü maddesinin son fıkrasında "Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" hükmü çok açık bir şekilde zikredildiğini,
Bir diğer hususun ise 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun avukatlık ücretinin dağıtımını düzenleyen 82'nci maddesinde "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra talepleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarının İntaç Eden Avukat ve Daireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunun Hükümleri Kıyas Yolu ile uygulanır" hükmü bulunmakta olup, alınabilecek avukatlık ücretlerine yıllık azami tutar sınırı getiren DMK 146/3'e herhangi bir atıf bulunulmadığını, 1389 sayılı yasa hükümlerinin uygulanmasının aynen değil kıyas yolu ile gerçekleştirilecek olup, 1389 sayılı yasada yıllık azami tutara ilişkin bir sınırlama bulunmadığını, kaldı ki DMK'nun 146/3'üncü maddesinde çok açık bir şekilde " İl özel idareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat vesaireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır " düzenlenmesini gerektirerek, örgüt yapısı ve bütçe yapılarının ayrı tutulduğunu, gerçektende belediyeler Özerk bütçeye sahip idareler olup, teşkilat yapıları daha dar ve merkez-taşra ayırımı bulunmayan idari yapılar olduğunu, 5393 sayılı yasanın 82'inci maddesinde yer alan ve 1389 sayılı kanun hükümlerinin "kıyas yolu ile uygulanacağını" belirten yasal düzenlemenin sebebinin de bu durumdan kaynaklandığını, bu sebeplerle yukarıda beyan edilen İdare Mahkemesi kararında da vekalet ücretleri belediyenin gelirleri arasında yer almadığından kamu kaynaklarının zarara uğratılmasının da söz konusu olamayacağı ve belediyelerin merkez veya taşra teşkilatı bulunmadığından 657 sayılı yasanın 146. maddesinin belediyelerde dağıtım usulü yönünden uygulanmasının mümkün bulunmadığının açıkça karara bağlandığını,
Vekâlet ücretinin, Avukatlık Kanunu ile ihdas edilmiş ve yükümlüsü ile hak sahibi yine bu kanunla düzenlendiğini, bu nedenle, memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevlerin karşılığında 657 sayılı DMK ile sağlanan haklar dışında ücret ödenmesi ve bir yarar sağlanması yasaklanmış olmasına rağmen (m. 146/11), Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran Avukat ve saireye verilecek vekâlet ücretine ilişkin kanun hükümleri saklı tutulduğunu, 2.5.2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanun ile Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişiklikle, "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti avukata aittir" şeklinde bir hüküm getirildiğinden, artık 657 sayılı DMK'nun 146/III maddesindeki vekalet ücretinin tamamının avukata ait olmayacağına dair aksine özel hükmünün (limit getiren hükmün) uygulanma kabiliyetinin kalmadığını,
Belediye avukatları için genel duruma ilave olarak özel durumların mevcut olduğunu, 03.07.2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Uygulanmayacak Hükümler" üst başlıklı 84'ncü maddesi ile; "Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak; (…….) 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu kanun hükümleri uygulanır" hükmü; yine 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 82'nci maddesine ile de, "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin; avukatlara ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır" hükmü getirildiğini, vekâlet ücretine limit getiren hüküm sadece 657 sayılı DMK'nuda bulunduğunu, diğer bir ifade ile, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun atıf yaptığı 1389 sayılı Kanun'da vekalet ücretine limit getiren bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle, 657 sayılı DMK'nın, 5393 sayılı Kanun'a aykırı olan 146/III maddesindeki limite ilişkin hükmün uygulanmasının mümkün olmadığını,
Ayrıca belirtelim ki, belediye avukatları ile 1389 sayılı Kanun kapsamında bulunan avukatlar aynı durumda olmadığını, nitekim 657 sayılı Kanun'un 146/III maddesinde, "Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; ... sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır" hükmü yer aldığını, görüldüğü üzere, "yapılacak dağıtım sonunda artan miktardan", "artan miktarın merkezde bir hesapta toplanmasından" ve "merkezde toplanan hesaptan diğer avukatlara dağıtılmasından" bahsedildiğini, halbuki, 5393 sayılı Kanun ile Belediye idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu tüzel kişisi olarak kurulduğunu, Belediyenin merkez ve taşra örgütleri bulunmadığını, dolayısıyla, 657 sayılı Kanun'un 146/III maddesinin Belediyelerde dağıtım usulü yönünden de uygulanmasının mümkün olmadığını,
Vekâlet ücreti, belediyenin gelirleri arasında yer almadığından emanet hesabında toplandığını, dağıtımın belli bir limit altında yapılması halinde artacak miktarın toplanacağı ve dağıtımının yapılacağı başka bir hesap bulunmadığı için bu paranın sahipsiz kalacak demek olduğunu, bu noktada, takip edecek sene ödenecek olması durumu değiştirmeyeceğini, çünkü, Avukatlık Kanunu'na göre vekalet ücreti hak etmiş olan avukatın takip eden seneye varmadan emekli olarak, istifa ederek vs belediyedeki görevi sona erebileceğini, bu durumda yeni görev alacak avukatın da Avukatlık Kanunu'na göre hak etmediği bu vekâlet ücretini alamayacak olması nedeniyle emanetteki paranın sahipsiz olması ile karşılaşılacağını, Anayasa Mahkemesinin "Vekâlet Ücreti Avukata Aittir" ibaresini Anayasaya uygun bulduğunu, Avukatlık Kanunun özel hüküm getirdiğini 657 sayılı kanunun genel hüküm içerdiğini dolayısıyla avukatlık kanununun öncelikle uygulanması gerektiğini ve 5018 sayılı Kanunun 71. maddesine göre kamu zararı oluşmadığını belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılığın karşılama yazısında; “5393 sayılı Belediye Kanunun 82 nci maddesi “…..… vekalet ücretlerinin; Avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dahil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” hükmünü içermektedir. 1389 sayılı yasada %70 Avukatlara %30 da Muhakemat Müdürü, Hukuk Müşaviri ve Memurlara dağıtım yapılacağını hüküm altına almıştır. Vekalet ücreti ile ilgili olarak 657 sayılı yasanın 146 ncı maddesi 6.000 gösterge rakamının katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın 12 katı sınırlamasını getirmiştir. Bu hükümler karşısında yasayla belirlenen sınırlamanın aşılmaması gerekir. En son 10.11.2009 tarih ve 30965 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı da bu doğrultudadır. Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı temyiz itirazlarının reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa olunur.” Denilmiştir.
13/07/2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Avukatlık Ücretinin Dağıtımı başlıklı 82.maddesinde;
”Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” Denilmektedir.
02.02.1929 tarih ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunla, avukatlık vekalet ücretlerinin avukatlar, memurlar ve hukuk müşavirleri arasında ne oranda dağıtılacağına dair düzenlemelere yer verilmiştir.
Söz konusu Kanunun 1. maddesinde devlet lehine sonuçlanan davalardan dolayı hükme bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin %70 inin maaş ve ücretli avukatlara %30 unun Muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleriyle takibi icra memurlarına verileceği öngörülmüştür.
31.08.1961 tarih ve 10894 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1389 sayılı Kanuna Göre Vekalet Ücreti Tevzi Yönetmeliği"nin 3 üncü maddesinde "Davanın ikame ve takibi ile sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte birkaç avukatın hizmeti geçmiş ise yukarıdaki hükümlere göre dava avukatı için ayrılan hisseler her avukatın hizmet ve karara tesir derecesine göre baş hukuk müşavirliğince, teşkilatı bulunan yerlerde de muhakemat müdürlüklerince bu avukatlar arasında paylaştırılır." denilmiştir,
19.04.1983 tarih ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik"in 1 inci maddesinde "Bu Yönetmelik, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile İl Özel İdareleri ve Belediyeler ve Özel Kanunlarındaki hükümlerle 1389 sayılı Kanuna atfen vekalet ücretinden yararlanan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan avukatlara ait limit dışı kalan vekalet ücretlerinin dağıtım usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir." denilerek Yönetmeliğin amacı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde, kurumların limit doldurmayan avukatlardan beyanname alarak o malı yıl içinde almış oldukları vekalet ücretinin miktarını ve avukatların isimlerinin bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlü oldukları, 7. maddesinde ise, listelerin her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, değerlendirmeden sonra hesapta toplanan paranın tüm hak sahiplerine bölünmek suretiyle bulunacak meblağın eşit olarak hak sahiplerine dağıtılacağı, bu dağıtım sırasında kanuni limiti dolduranlardan artan miktarın yine geri kalan hak sahiplerinin sayısına bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunacağı, bu dağıtımlardan artan miktarın da bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletileceği ve sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulacağı belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 1. maddesinde, Bu Kanun, genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya beden terbiyesi bölge müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.
Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu kanunda belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı,
- maddesinde, dava azlığı nedeniyle kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatların sözleşme ile istihdamlarının caiz olduğu,
Mali hükümler, Kapsam başlıklı 146. maddesinde de, Bu kanunun 1. maddesinin 1. fıkrası kapsamına giren memurlar aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her türlü ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurlar özel kanunlardaki hükümlere tabidir.
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemez. hiçbir yarar sağlanamaz. Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)
(Değişik fıkra: 14/01/1988 - KHK - 311/1 md.) Ancak, 02/01/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanunun 2 nci maddesi, 07/06/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/01/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/07/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161 inci maddesi, 13/01/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesi ve 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle 20/03/1997-KHK - 570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılacağı, hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre; 657 sayılı Yasanın 146.maddesinin 3.fıkrasında vekalet ücretinin yıllık tutarı için getirilen sınırlamanın kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan tüm avukatlar ve ilgili personel için uygulanması ve söz konusu vekalet ücretinin yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması, limit dışı kalan meblağın olması halinde ise artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu tüm avukatlarla ilgili düzenleme yapan genel bir kanundur. 657 Sayılı Kanuna tabi olarak Avukatlık Hizmetleri Sınıfı kadrosunda görev yapan avukat ise, devlet ile memuriyet hizmet sözleşmesi yapmıştır. Avukatlık vekalet ücretlerine ilişkin 657 sayılı Kanunda yapılan düzenlemeler avukatlık hizmetleri sınıfında çalışan kadrolu avukatlar için bağlayıcı özel düzenlemelerdir.
Ayrıca, kamuda istihdam edilen avukatların statü hukukuna tabi olmaları nedeniyle bunlara sadece avukatlık ücreti değil, kadrolarına bağlı olarak ilgili mevzuatta öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminat ile diğer mali, sosyal hak ve yardımlar her ay herhangi bir dava ile ilişki kurulmaksızın ödenmektedir. Bu nedenle, kamuda istihdam edilen avukatlara, avukatlık vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Kanunda ve diğer Kanunlarda yer alan düzenlemelere uyulması zorunluluğu bulunmaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 84 üncü maddesinde, “Bu Kanunla, belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak;… 14.07.1965 tarihli 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır.” denilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146 maddesi ile vekalet ücretlerinin nihai olarak avukata ödenmeyeceği yönünde bir düzenleme getirilmemiş sadece yıllık bir limit öngörülmüştür. Bu bağlamda da; söz konusu hükmün 5393 sayılı Kanun’a aykırı olduğu ileri sürülemez.
Limit uygulamasıyla ilgili Danıştay’ın 11. Daire Esas: 2002/4665 Karar:2003/4924 Tarih:10/11/2003 Kararında; “Kurum avukatlarının; müvekkillerinin, tek yanlı olarak yaptırım gücünü uygulama yetkisine sahip bulunan devlet kurumları olduğu ve görevlerinin devlet hizmetinin yürütümü sırasında ortaya çıkan hukuksal sorunların çözümüyle ilgili olduğu dikkate alındığında, hem temsil ettikleri şahıslar (devlet kurumları) hem yaptıkları iş (kamu hizmeti) serbest avukatlara göre farklılık arz etmektedir. Bu durumda, 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece, 1136 sayılı Avukatlık Yasasında 4667 sayılı Yasa uyarınca yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan kurum avukatlarına ve bu arada davacıya ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırdığından söz etmek mümkün olmadığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmayıp bozulması gerekmektedir.”
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E.2005/1588 K. 2008/251 Kararında da;
“Avukatlık sözleşmesi yapan avukat ile kamu kurum ve kuruluşlarında idare ile bir sözleşme yapmadan, statü hukukuna göre memur kadrosunda görev yapan ve maaşını bağlı bulunduğu yasalara göre alan kamu avukatının durumunun aynı olmadığında kuşku bulunmamaktadır. Bu durumda, Danıştay Onbirinci Daire kararında da belirtildiği gibi, 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda 4667 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin 657 sayılı Kanunun 146. maddesi hükmünü yürürlükten kaldırdığından söz edilmesine olanak bulunmadığından dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.” Denilmiştir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi, (E: 2010/97 K: 2011/173 T: 22.12.2011 (RG: 14 Şubat 2012 -28204) 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesinin üçüncü fıkrasının “Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır” bölümünün Anayasa’nın 10. ve 35. maddelerine aykırılığı savıyla açılan iptal davasında; “Avukatlık sözleşmesi yapan avukat ile kamu kurum ve kuruluşlarında idare ile bir sözleşme yapmadan, statü hukukuna göre memur kadrosunda görev yapan ve ücretini bağlı bulunduğu yasalara göre alan kamu avukatının hukuksal konumları aynı olmadığından, kamu davalarında ortaya çıkan vekalet ücretinin yasayla farklı usullere tabi tutulmasında ve sınırlandırılmasında Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 10. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.” Şeklinde karar vermiştir.
Dilekçi, 5018 sayılı Yasanın 71. maddesi uyarınca kamu zararı bulunmadığını belirtmekte iseler de, söz konusu maddede kamu zararı “mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” şeklinde tarif edilmiştir. Hukuka aykırı bir işlemle kamu kaynağında eksilmeye neden olunması kamu zararı kapsamındadır. Kanun hükümlerine göre Belediyede çalışan avukatlara ödenen vekalet ücretlerinin 657 sayılı Kanunun 146.maddesinde yer alan usul ve esaslara ödenmesi gerektiği halde bu sınıra uyulmaması sonucu emanet hesabında kayıtlı olsa da kamu kaynağında bir eksilme ortaya çıkmaktadır. Şu halde ortada bir kamu zararı olduğu anlaşılmaktadır.
Yine, 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 46. maddesine göre Sayıştay, giderlerin kanunlara uygun olarak yapılıp yapılmadığını ve ödemelerin istihkak sahiplerine yapılıp yapılmadığını araştırmakla yükümlüdür. Hal böyle olunca kanunda yazılı miktarı aşan ödemeler ve istihkak sahibine hak ettiğinden fazla verilerek başkasına verilmesi gereken tutarın verilmemesine neden olan ödemelerden dolayı tazmin hükmolunacağı gayet tabiidir.
Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 1522 sayılı ilamın 1. maddesi ile 34.457,00 TL’ ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 09.07.2013 tarihli ve 37512 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01