Sayıştay 3. Dairesi 36570 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

36570

Karar Tarihi

6 Kasım 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 3

  • Dosya No: 36570

  • Tutanak No: 35670

  • Tutanak Tarihi: 06.11.2012

  • Konu:

KARAR

Duruşma talebinde bulunan dilekçi Namık Aydın ve fer’i müdahale talebi kabul edilen İhlas Holding A.Ş. vekili Avukat Arif KILIÇASLAN ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü.

597 sayılı ilamın 1. maddesi ile Sakarya İl Özel İdaresi sınırları içerisinde yer alan, işletme hakkı İhlas Holding’e verilen termal suların kullanımından doğan idare payının 2008 ve 2009 yıllarında eksik tahakkuk ve tahsil edilmesi nedeniyle 236.086,67 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 20. Maddesi gereğince İdareye karşı sorumlu olan ruhsat sahibi İhlas Holding A.Ş’nin, Kuzuluk jeotermal sahasında jeotermal kaynakla ilgili doğrudan veya dolaylı olarak elde ettiği gayrisafi hasılatı üzerinden %1 oranında idare payını yönetmelikte alınacağı belirtilen hizmetler ve dağıtım usulünün açıkça yazılmakta olduğunu,

Buna göre; Kuzuluk kaplıcalarında Ruhsat sahibinin İhlas Holding A.Ş. olduğunu, İl Özel İdaresinden İşletme Ruhsatının İhlas Holding A.Ş tarafından alındığını, Sayıştay sorgusunda belirtilen Kuzuluk Kaplıca İnş. Turz. Sağlık ve Petrol Ürünleri Tic. A.Ş.’nin İhlas Holding A.Ş'nin kiracısı olduğunu, Kiracısı olduğuna dair örnek kira sözleşmeleri ve fatura örneklerinin dilekçe ekinde sunulduğunu,

Buna göre İl Özel İdaresinin İhlas Holding A.Ş'nin brüt satışlarının içinde kendisinin işletmeden kiraya verdiği tesis içerisinde yer alan jeotermal kaynak suyunun doğrudan kullanıldığı konut, işyeri, kaplıca, otel, termal kür merkezi, restaurant, market vb.'den elde edilen kiralamadan doğan ve diğer gelirlerinden elde edilen gayri safı hasıla miktarının 2008 yılı İhlas Holdinge ait yeminli mali müşavir imzalı ve tasdikli gelir tablosunda 2008 yılı "Yurtiçi satışları" nın 63.224.301,89 TL olduğunu ancak Holdingin Kuzuluk Kaplıcaları ile ilgili gelirlerinin 685.221,00 TL olduğunu, bunun karşılığı %1 idare payının 6.853,00 TL olarak 15.06.2009 tarih ve F04012 nolu dekont karşılığı İl Özel İdaresi hesabına yatırıldığını;

2009 yılı İhlas Holdinge ait yeminli mali müşavir imzalı ve tasdikli gelir tablosunda 2009 yılı "Yurtiçi satışları" nın 56.400.413,25 TL olduğunu burada Holdingin Kuzuluk kaplıcaları ile ilgili gelirlerinin 1.682.800,13 TL olduğunu, yatırılması gereken 2009 yılı %1 İdare payı miktarı 16.828,00 TL olması gerekirken 2009 yılı %1 idare payının 18.308,87 TL olarak 03.06.2010 tarih ve F01588 dekont ile İl Özel İdaresi hesabına yatırıldığını,

Sayıştay Denetçisi'nin tespitinin, sanki Ruhsat sahibi İhlas holding A.Ş.’nin 5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’nden doğan ruhsata bağlı İşletme hakkını başka bir tüzel kişiliğe devretmiş veya kiraya vermiş gibi olduğunu,

İhlas Holding A.Ş. ile Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş. arasındaki kiralama işleminin 5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği madde 4.1. v) “Kira sözleşmeleri: İşletme ruhsatına dayalı kullanım alanlarıyla ilgili hakların, başkalarına kiralanmasını sağlayan sözleşmeleri,” tarifine göre yapılan bir kiralama veya işletme hakkı devri olmadığını, İhlas Holding A.Ş.’nin Ruhsata dayalı Jeotermal kaynak işletme hakkını hiçbir kişi ve kuruluşa devretmediğini, İdareye böyle bir müracaat ve işlem de bulunmadığını, işletme hakkının kendisinde (İhlas Holding A.Ş.’de) olduğunu,

5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin ilgili maddesi gereğince İdareye karşı sorumlu olan ruhsat sahibi İhlas holding A.Ş.'nin Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.’ne İhlas kaplıca evleri sitesinde bulunan gayrimenkullerini kiraya verdiğini, işletmelerin sıcak su olarak kiraya verilmiş olmayıp, mekan (işyeri) olarak kiraya verildiğinden, gayrimenkuller açısından kiracı durumunda olup ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olan Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol ürünleri Ticaret A.Ş.’nin gayrisafi hasılatının ruhsat sahibi İhlas holding A.Ş. ile ilgisi olmadığını,

Ayrı bir tüzel kişilik olan Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.’nin gayrisafi hâsılatını İhlas Holding A.Ş.’nin gayrisafi hasılatı gibi yorumlamanın ve kabul etmenin ve buna göre idare payı hesaplamanın Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun bir tespit olmadığını, Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.’nin Ruhsat sahibi ihlas holding A.Ş.’ne ödediği kira tutarlarının İhlas holding A.Ş. tarafından İl Özel İdaresine bildirilen gayrisafi hasılatın içerisinde olduğunu,

İhlas Holding A.Ş.’nin Kuzuluk jeotermal işletmesinden elde ettiği gayrisafi gelirlerin; kira geliri, gayrimenkul satışından elde ettiği gelir vs. den oluştuğunu, Jeotermalle direkt ilgisi olmayan dolaylı şekilde ilgili olduğu için aktifinde kayıtlı bulunan Kuzuluktaki taşınmazlarının satışlarından elde ettiği geliri de gayrisafi hasılatına dahil ettiğini,

İhlas holding A.Ş.’nin ruhsata bağlı jeotermal işletme hakkına dayalı idareye bildirdiği gayrisafi hasılat dışında jeotermali doğrudan veya dolaylı olarak kullanımında veya başkaca işlemlerden geçirerek elde ettiği herhangi bir geliri bulunmadığını, 5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ve aynı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin hiçbir yerinde ruhsat sahibinin kiracılarının elde ettiği gayrisafi hasılatından veya dolaylı şekilde kaynaktan yararlanan 3. kişi durumundaki gerçek veya tüzel kişilerin gayrisafi hasılatlarından idare payı alınır şeklinde bir düzenleme olmadığını, Sayıştay denetçisinin, Kanun ve Yönetmeliğin ilgili maddelerini genişleterek yanlış yorumladığını,

Zira yönetmeliğin 20. maddesinde dolaylı alanların sınırlı olarak belirtildiğini, Bunların elektrik enerjisi üretimi, kuru buz, mineral tuz eldesi, kurutma, soğutma gibi durumlar olduğunu, bunların dışında yorum ile genişletilmesinin Kanun’a aykırı olduğunu,

5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 20-1. maddesinin Sayıştay ilamındaki mantık çerçevesinde yorumlandığı takdirde, yani akışkanın doğrudan ve veya dolaylı uygulandığı yerler veya istifade edenler muhatap kabul edilirse, kapsam alanının oldukça genişletmiş ve Kanun’un maksadının aşılmış olacağını,

Diğer taraftan Sayıştay Denetçisi yönetmeliğin ilgili maddesini bu şekilde yorumlasa dahi bu konuda idarenin muhatabının Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş olmadığını, İdarenin, 3. kişi konumundaki ihlas kaplıca evleri sitesi içinde ve çevresindeki ticari olarak işletilen bütün işyerleri (Esnaf, Kafeterya, lokanta, fırın, berber, lunapark, Oyun salonları vs.), seyyar satıcılar, İhlas Kaplıca evleri sitesinde bulunan ve içlerinden kiraya vererek vs. gelir elde eden yaklaşık 32.500 Adet devre mülk (kat maliki) sahibi şeklinde uzayıp giden (Kısaca Kuzuluk Jeotermal sahasının bölge ekonomisine yaptığı katma değerden pay alan her kişi veya kuruluş) bir listeyi muhatap alması gerektiğini, Yani bu sahada bu manada faaliyet gösteren bir tek firma veya gerçek kişinin Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş. olmadığını,

Çünkü her kişi veya kuruluşun bu jeotermal kaynaktan dolaylı olarak gelir elde etmesinin söz konusu olduğunu, bu konuda muhatap olarak İhlas Holding A.Ş.’nin sorumlu tutulduğunu, Ruhsat sahibi İhlas holding A.Ş.’nin yukarda çok özet örnekleme olarak sayılan 3. kişilerden idare adına idare payını hangi sıfatla isteyeceğini, her gerçek veya tüzel kişinin kendi eylem ve işlemlerinden sorumlu olduğunu,

Tarafı olmadığı işlemlerden dolayı, söz konusu idare payının tarafı olmadığı halde, İhlas holding A.Ş.’nin geliri olmadığı halde ve elde etmediği bir gelirden sorumlu tutulması ve idare payı olarak istenmesinin Kanun ve Yönetmelikteki ilgili hükümlere de uygun olmadığını,

İdare olarak Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş. ile aralarında herhangi bir ruhsat vs. ilişkisi olmadığını,

Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı işletme hakkı İhlas Holding'e verilen termal suların kullanımından doğan İdare payının eksik tahakkuk ve eksik tahsilat söz konusu olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Ayrıca dilekçi Namık AYDIN yapılan duruşmada yazılı dilekçesine ek olarak, gerek 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nda gerekse 5686 Sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nde idare payının nasıl hesaplanacağına ve neleri kapsayacağına ilişkin konularda ve işletme ruhsatı sahiplerinin proje alanındaki tesis ve işletmeleri üçüncü kişilere kiraya verip veremeyecekleri hususunda boşluklar bulunduğunu, bu konularda Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünden yazılı görüş istediklerini, ancak kendilerine verilen görüşte net olarak herhangi bir açıklamada bulunulmadığını, dolayısıyla bundan sonraki uygulamanın da Sayıştay tarafından verilecek karara göre şekilleneceğini belirtmiştir.

İhlas Holding A.Ş. vekili Avukat Arif KILIÇASLAN müdahale dilekçesinde ve yapılan duruşmada özetle;

Tazmin hükmünde üç temel hata bulunduğunu ve bu hatalardan birincisinin; tazmin hükmünde işletme hakkının devredildiğinden bahsedilmesi olduğunu, halbuki İhlas Holding A.Ş.’nin işletme hakkını devretmediğini, geçmişte olduğu gibi bugün de söz konusu termal suların işletme hakkı sahibinin İhlas Holding A.Ş. olduğunu, bir diğer ifadeyle, müvekkili tarafından Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık Ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.’ye işletme hakkının devrinin söz konusu olmadığını,

Temel hatalardan ikincisi olarak; tazmin hükmünün, ruhsat sahibi İhlas Holding A.Ş. tarafından işletme hakkının kiraya verildiği kabulüne dayanması olduğunu, halbuki İhlas Holding A.Ş.’nin işletme hakkını kiraya da vermediğini, İhlas Holding A.Ş. İle Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık Ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş. arasında yapılan kiralama işleminin işletme hakkının kiralanması niteliğinde olmadığını, İhlas Holding A.Ş.'nin Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.’ye, sadece İhlas Kaplıca Evleri sitesinde bulunan gayrimenkullerini kiraya verdiğini, ruhsatın kiralanmasının söz konusu olmadığını,

İlamdaki üçüncü temel hatanın ise, kıyas yapılmak suretiyle kanunun ruhuna aykırı olarak genişletici yorum yapılması olduğunu, halbuki mali konularla ilgili olarak kıyas yapılamayacağını, idare payını ödemekle yükümlü olan tarafın işletme hakkı sahibi olduğunu, somut olayda işletme hakkı sahibinin de İhlas Holding A.Ş. olduğunu, zira Termal Su İşletme Ruhsatnamesinin İhlas Holding A.Ş.nin üzerine olduğunu,

Gayrisafi hasılanın Kanunda "işletmenin toplam yıllık cirosu" olarak tanımlandığına göre % 1'lik idare payını oluşturan gayrisafi hasılanın da İhlas Holding A.Ş.nin gayrisafi hasılası olduğunu, zira işletme hakkı sahibi tek bir tüzel kişilik olup, onun da İhlas Holding A.Ş. olduğunu,

Dikkat edileceği üzere Kanunda gayrisafi hasıla için "işletme" terimi kullanılmakla bunun birden fazla işletmenin değil ama tek bir işletmenin toplam yıllık cirosunu ifade eder şekilde anlaşılması gerektiğini, kısacası, % 1’lik idare payını ödemekle yükümlü olan işletme hakkı sahibinin İhlas Holding A.Ş. olduğunu ve bu tüzel kişiliğin de idare payına ilişkin olarak kanuni yükümlülüğünü tam ve zamanında yerine getirdiğini,

Gayrisafi hasılatın hangi bileşenlerden oluşacağının Kanunda açıkça yazdığını, Buna göre gayrisafi hasılatın, "tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamalar" dan oluştuğunu, İhlas Holding A.Ş.’nin, İhlas Kaplıca Evleri Sitesinde bulunan gayrimenkullerini Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.’ye kiraya verdiğine ve idare payını öderken gayrisafi hasılat içinde Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.nin kendisine ödediği kira gelirlerini de bildirdiğine göre ortada, raporda ve daire kararında yapılan değerlendirmenin hiçbir şekilde yerinde ve yasal olmadığını, yoksa ayrı bir tüzel kişilik olan Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.nin gayrisafi hasılatını, işletme hakkı sahibi olan Müvekkil İhlas Holding A.Ş.nin gayrisafi hasılatı gibi yorumlamak ve buna göre idare payı hesaplamanın hukuka ve kanuna uygun bir yorum olmadığını,

5686 sayılı Kanunda ve Uygulama Yönetmeliğinde işletme hakkı sahibinin, kiracılarının gayri safi hasılatından idare payı alınacağı şeklinde bir hüküm bulunmadığını, müvekkil İhlas Holding A.Ş.’den kendi cirosunda ve gayrisafi hasılatında bulunmayan, kendi geliri olmayan bir hususta % 1 payının alınmasına karar verilmesinin kanuna açıkça aykırı olduğunu, bu noktada kiracı şirketin kendi iştiraki bulunmasının da bu ödemeden sorumlu tutulmasını haklı çıkarmayacağını zira kişilere çıkartılacak mali yükümlülüklerin açıkça kanun tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kanun dışında başka düzenlemeler ile kişilere mali yükümlülükler getirilemeyeceğini,

5686 sayılı Kanunda işletme hakkı sahibinin "akışkanın doğrudan ve/veya dolaylı kullanıldığı tesislerin gayrisafi hasılatının %1 tutarında" idare payı ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, burada akışkanın doğrudan ve/veya dolaylı olarak kullanıldığı tesisten ne anlaşılması gerektiğinin Uygulama Yönetmeliği’nde açıklığa kavuşturulduğunu, gerçekten de Uygulama Yönetmeliği'ne göre idare payının, jeotermal kaynakların konut, iş yeri, balıkçılık, sera, kaplıca, termal kür merkezi gibi ısıtma ve diğer amaçlı doğrudan kullanıldığı alanlarda ve/veya dolaylı olarak yararlanıldığı elektrik enerjisi üretimi, kuru buz, mineral tuz eldesi, kurutma, soğutma gibi durumlarda tesisin gayrisafi hasılatının % 1'i tutarındaki payı ifade ettiğini, buradaki hükmün işletme hakkı sahibi tarafından akışkanın doğrudan ve/veya dolaylı olarak kullanıldığı tesisi ifade ettiği ve bunun da bu maddede sayılan doğrudan kullanım alanları ile dolaylı yararlanılan durumlarla sınırlı olduğunun açık olduğunu, aksi bir düşüncenin kabulünün, jeotermal suyun konut, iş yeri, balıkçılık, sera, kaplıca ve termal kür merkezi gibi alanlarda kimler tarafından doğrudan kullanıldığı ve yine elektrik enerjisi üretimi, kuru buz, mineral tuz eldesi, kurutma ve soğutma gibi durumlardan kimler tarafından dolaylı olarak yararlanıldığı tespitinin nasıl yapılacağı tartışmalarını beraberinde getireceğini, mükerrer idare payı alınmasına yol açacağını, Kanun ve Yönetmeliğin amacına da aykırı olacağını,

Jeotermal Kaynak İşletme Ruhsatlarının sahibi Müvekkil İhlas Holding A.Ş.’nin 2008 ve 2009 yıllarına ait gayrisafi hasılatı için idare payını tam ve eksiksiz bir şekilde ödediğini ve ödeme dekontlarını Sakarya İl Özel idaresine ibraz ettiğini, Sakarya İl Özel İdaresinin de bu konuda herhangi bir çekincesi ve itirazı olmadığını, aksi takdirde Sakarya İl Özel İdaresinin yapması gerekenin, 5686 sayılı Kanunun 11. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereği olarak "İdare payının süresi içerisinde ödenmemesi halinde, teminat irat kaydedilerek iki aylık süre verilir. Bu süre zarfında idare payı yatırılmaz ve teminat tamamlanmaz ise faaliyetler durdurulur" hükmünü uygulamak olacağını, oysa müvekkili hakkında böyle bir yaptırım uygulanmadığını, dolayısıyla bu dönemlerle ilgili olarak müvekkil şirketin ödemelerini yaptığını ve bir sorumluluğu kalmadığını, bu hususun kesinleştiğini ve müvekkil açısından kazanılmış hak olduğunu, sorumlular nihayetinde karar konusu miktarı müvekkilden talep ettiğinden, müvekkilin işbu kazanılmış hakkının ihlalinin hiçbir şekilde yerinde olmadığını,

Bu nedenlerle Müvekkil şirketin bilançosunda ve gayrisafi hasılatında bulunmayan ve üçüncü bir kişi olan Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Tic. A.Ş.’nin gayrisafi hasılatından da sorumlu tutulması ve bu nedenle kendisinden ödeme için talepte bulunulması hukuka açıkça aykırı olduğundan tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı yazılı görüşünde; “Dilekçi tarafından gönderilen belgelerden anlaşıldığına göre kısmi tahsilât söz konusudur. Bu nedenle,

Tahsil edilen tutarın ilamın hüküm tarihinden önce olması nedeniyle yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılmasına, geriye kalan miktar için sorumlu tarafından ileri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun ilam hükmünün bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından tazmin hükmünün devamına, temyiz isteminin reddine, Daire kararının tasdikine, karar verilmesi uygun mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Sayıştay Savcılığı yapılan duruşmada yazılı görüşüne ek olarak; “idare payı” tanımından ne anlaşılması gerektiği hususunun hazineye ait taşınmazlar bakımından çözüme kavuşturulduğunu, 19.06.2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin “Hasılattan pay alınması” başlıklı 79. Maddesinin dördüncü fıkrasında;

“İrtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen Hazine taşınmazı üzerinde bulunan tesisin tamamının veya bir kısmının hak lehtarınca üçüncü kişilere kiraya verilmesi hâlinde; hak lehtarından brüt kiranın yüzde biri oranında, kiracıdan/kiracılardan ise, tesisin işletilmesinden elde edilecek toplam yıllık hasılattan hak lehtarına ödenen kira bedeli düşüldükten sonra, kalan tutar üzerinden yüzde bir oranında ayrıca pay alınır. (Ek ibare:RG-14/3/2009-27169) Ancak, ikinci fıkrada belirtilen indirim ve muafiyetler ayrıca dikkate alınır.” hükmünün yer aldığını, bu yönetmeliğin Hazinenin özel mülkiyetindeki yerleri kapsaması ve İl Özel İdareleri için doğrudan bağlayıcı olmamasına rağmen somut olay hakkında fikir verebileceğini ve tazmin hükmünün tasdiki gerektiğini ifade etmiştir.

5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde;

“Bu Kanunun amacı, jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde aranması, araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi, korunması, bu kaynaklar üzerinde hak sahibi olunması ve hakların devredilmesi, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirilmesi ve terk edilmesi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.”

“Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;

“İşletme: Arama faaliyetleri sonucunda elde edilen kaynağın üretim, kullanım, reenjeksiyon, enjeksiyon, deşarj ve bu faaliyetlere yönelik sondaj çalışmalarını içeren projede belirtilen faaliyetler bütününü,”

“İşletme ruhsatı: Belirli bir alanda akışkanın üretilebilmesi ve değerlendirilmesi için projeye dayalı verilen izin belgesini,”

“Kira sözleşmeleri: İşletme ruhsatına dayalı kullanım alanlarıyla ilgili hakların, başkalarına kiralanmasını sağlayan sözleşmeleri,”

“Gayrisafi hasılat: İşletmenin toplam yıllık cirosu olup, işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamaların dahil olduğu miktarı,”

“Devir Sicil İhale Harç Teminat Ve İdare Payı” başlıklı 10’uncu maddesinin “e” bendinde;

“İdare payı: Akışkanın doğrudan ve/veya dolaylı kullanıldığı tesislerin gayrisafi hasılatının % 1'i tutarında idare payı, her yıl Haziran ayı sonuna kadar idareye ödenir. Tahsil edilen tutarın beşte biri, idare tarafından, kaynağın bulunduğu belediye veya köy tüzel kişiliğine bir ay içerisinde ödenir.” denilmiş,

“İdari Yaptırımlar” başlıklı 11’inci maddesinin 3’üncü bendinde;

“İdare payının süresi içerisinde ödenmemesi halinde, teminat irat kaydedilerek iki aylık süre verilir. Bu süre zarfında idare payı yatırılmaz ve teminat tamamlanmaz ise faaliyetler durdurulur.” denilmiştir.

5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nun 20’nci maddesine dayanılarak hazırlanan ve yürürlüğe konulan 11.12.2007 tarihli ve 26727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Jeotermal Kaynaklar Ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin “k” bendinde;

“Gayrisafi hâsılat: İşletmenin toplam yıllık cirosu olup, işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamaların dâhil olduğu miktarı,”

“İdari Payı” başlıklı 20’nci maddesinde;

“(1) Jeotermal kaynakların konut, iş yeri, balıkçılık, sera, kaplıca, termal kür merkezi gibi, ısıtma ve diğer amaçlı doğrudan kullanıldığı alanlar ve/veya dolaylı olarak yararlanıldığı elektrik enerjisi üretimi, kuru buz, mineral tuz eldesi, kurutma, soğutma gibi durumlarda tesisin gayrisafi hâsılatının % 1'i tutarında idare payı alınır. Bu pay, her yıl Haziran ayı sonuna kadar İdareye ödenir. Tahsil edilen tutarın beşte biri, kaynağın sınırları içinde bulunduğu belediye veya ilgili köy tüzel kişiliğine bir ay içinde İdare tarafından ödenir. Doğal mineralli sular ile Kanuna tabi gazların da doğrudan ve/veya dolaylı olarak kullanıldığı tesislerden elde edilen gayrisafi hâsılatın % 1'i tutarında idare payı alınır.

…..

(3) İdare payının belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde teminat irat kaydedilerek iki aylık süre verilir. Bu süre sonuna kadar idare payı yatırılmaz ve teminat tamamlanmaz ise faaliyetler durdurulur. İdare payının yatırılmadığı ve teminat tamamlanmadığı sürece faaliyet durdurma kararı kaldırılmaz.“,

“İdare Yaptırımlar” başlıklı 21’inci maddesinde ise;

“(1) Arama ve/veya işletme ruhsatı olmadan Kanuna tabi kaynağa yönelik hiçbir faaliyette bulunulamaz. Ruhsat olmadan faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi halinde faaliyetler İdarece durdurulur ve 22/2/ 2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdare Kanununa göre 50.000 Türk Lirası İdare tarafından idari para cezası tahakkuk ettirilir. İdari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.” denilmektedir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden açık bir şekilde anlaşılacağı üzere, jeotermal kaynakların konut, iş yeri, balıkçılık, sera, kaplıca, termal kür merkezi gibi, ısıtma ve diğer amaçlı doğrudan kullanıldığı alanlar ve/veya dolaylı olarak yararlanıldığı elektrik enerjisi üretimi, kuru buz, mineral tuz eldesi, kurutma, soğutma gibi durumlarda tesisin gayrisafi hâsılatının % 1'i oranında idare payı alınması gerekmektedir.

Ancak işletme hakkı sahibi İhlas Holding işletme hakkını, kendi iştiraki olan Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık Petrol Ür. Tic. A.Ş’ye devretmiş ve sadece kiralamadan ve devre mülk satışından doğan gelirlerini beyan ederek bu gelirlerden elde ettiği gayri safi hâsılanın % 1’ ini idare payı olarak yatırmıştır.

Kanun’un amacına bakıldığında; “jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde aranması, araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi, korunması, bu kaynaklar üzerinde hak sahibi olunması ve hakların devredilmesi, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirilmesi….” ifadeleri dikkati çekmektedir. Burada Kanun’un amacı bu tür yerlerin en verimli bir şekilde işletilmesinin ve ekonomik şekilde değerlendirilmesinin sağlanmasıdır.

İşletme ruhsatının Kanun’daki tanımında ise “Belirli bir alanda akışkanın üretilebilmesi ve değerlendirilmesi için projeye dayalı verilen izin belgesi” ifadesi yer almaktadır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere işletme ruhsatı, belirli bir alandaki akışkanın üretilebilmesi ve değerlendirilmesi için verilmektedir. Yoksa bu alanda bulunan binaların sıradan birer bina ya da işletme gibi kiralanması için verilmemektedir. Bu tür sıradan bir kiralama işlemi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında pekâlâ İdarenin kendisi tarafından da yapılabilirdi.

Her ne kadar dilekçi İhlas Holding A.Ş.’nin ruhsata dayalı jeotermal kaynak işletme hakkını hiçbir kişi ve kuruluşa devretmediğini, İdareye böyle bir müracaat ve işlemde bulunmadığını, işletme hakkının kendisinde (İhlas Holding A.Ş.’de) olduğunu belirtmişse de aslında yapılan kiralama işlemleri, kiralanan yerlerin işletme hakkının devri niteliğindedir. Aksi bir yorum ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmayacağı gibi, muvazaalı işlemleri de beraberinde getirecektir; örneğin buradaki bütün tesis ve binaların İhlas Holding A.Ş tarafından kendi iştiraki olan X şirketine sembolik bir rakamla (örneğin 1 TL) kiralanması durumunda, alınacak idare payının da çok sembolik bir rakam (1 TL’nin %1’i) olması durumu söz konusu olacaktır.

Ayrıca dilekçinin İhlâs Holding A.Ş.’nin ruhsata dayalı jeotermal kaynak işletme hakkını hiçbir kişi ve kuruluşa devretmediği ve Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol ürünleri Ticaret A.Ş.’nin gayrisafi hâsılatının ruhsat sahibi İhlas Holding A.Ş. ile ilgisi olmadığı yönündeki iddialarının kabulü halinde, Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol ürünleri Ticaret A.Ş.’nin ruhsatsız olarak faaliyette bulunması durumu söz konusu olacaktır. Bu durumda ise, Yönetmeliğin “İdari Yaptırımlar” başlıklı 21. Maddesi devreye girecektir. Yönetmeliğin 21. maddesinde ise; arama ve/veya işletme ruhsatı olmadan Kanuna tabi kaynağa yönelik hiçbir faaliyette bulunulamayacağı, ruhsat olmadan faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi halinde faaliyetlerin İdarece durdurulacağı ve 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdare Kanununa göre 50.000 Türk Lirasının İdare tarafından idari para cezası olarak tahakkuk ettirileceği ifade edilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde, Kuzuluk Kaplıcaları’nda işletme hakkı sahibi İhlas Holding`in işletme hakkını kendi iştiraki olan Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık Petrol Ür. Tic. A.Ş’ye kiralamasından ve devre mülk satışından doğan gelirlerini beyan ederek bu gelirlerden elde ettiği gayri safi hâsılanın % 1’ini idare payı olarak yatırmasının yeterli olduğunu ifade etmiştir. Ancak 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’nun 20’nci maddesine dayanılarak çıkartılan ve 11.12.2007 tarihli ve 26727 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Jeotermal Kaynaklar Ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin “İdare Payı” başlıklı 20’nci maddesinde tereddüde yer bırakmadan gayri safi hâsıla içerisinde değerlendirilecek kalemleri saymaktadır.

Dilekçi her ne kadar mevzuat hükmünün kıyas yolu ile genişletildiğinden ve mali konularda kıyas yapılamayacağından bahsetmişse de yukarıda da ifade edildiği üzere gerek Kanun, gerekse Uygulama Yönetmeliğindeki “İdare Payı” ve “Gayrisafi Hasılat” tanımları herhangi bir yoruma gerek bırakmayacak kadar açıktır.

Dilekçi idare payının sadece asıl ruhsat sahibi olan İhlas Holding’den alınması gerektiğini ifade etse de mevzuat hükümleri termal suyun doğrudan ya da dolaylı kullanımından elde edilen her türlü hasılattan bu payın kesilmesi gerektiğini açık bir şekilde ifade etmiştir. Kanun’da idare payı, akışkanın doğrudan ve/veya dolaylı kullanıldığı tesislerin gayrisafi hasılatının %1’i şeklinde tanımlandığından, bu alanda bulunan bütün tesislerin (konut, iş yeri, balıkçılık, sera, kaplıca, termal kür merkezi gibi) gerek kiralanması gerekse işletilmesinden kaynaklı gayrisafi hasılatının %1’i oranında idare payı alınması gerekmektedir. Gayri safi hasılat tanımı içerisinde yer alan “….işletmelere ait tahakkuk eden her türlü mal ve hizmet satış bedelleri, faizler ile yapılan kiralamaların dâhil olduğu miktarı” ifadesi de buna işaret etmektedir.

Mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalara aykırı olarak, Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık Petrol Ür. Tic. A.Ş nin işlettiği tesis içerisinde yer alan jeotermal kaynak suyunun doğrudan kullanıldığı konut, iş yerleri, kaplıca, otel, termal kür merkezi, restoran, market vb. den elde edilen gayri safi hâsıla üzerinden idare payı tahakkuk ve tahsil edilmemiştir.

Diğer yandan dilekçede İhlas Holding AŞ’den hüküm tarihinden önce yapılan toplam 25.161,87 TL tutarında tahsilat bildirilmekte ise de, bu tahsilatlar rapor aşamasında Daireye de bildirilmiştir. Ancak tazmin hükmü, bu tahsilat haricinde ayrıca tahsil edilmesi gereken Kuzuluk Kaplıca İnşaat Turizm Sağlık ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.’nin 2008 ve 2009 yılları gayrisafi hasılatı toplamının %1’ine tekabül eden 236.086,67 TL’ye ilişkin olarak verilmiştir. Dolayısıyla bildirilen tahsilâtların tazmin hükmü ile ilgisi bulunmamaktadır.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 597 sayılı İlam’ın 1. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 13.11.2012 tarih ve 35670 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim