Sayıştay 3. Dairesi 36567 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
36567
6 Kasım 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 3
-
Dosya No: 36567
-
Tutanak No: 35640
-
Tutanak Tarihi: 06.11.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
597 sayılı ilamın 5. maddesi ile Sakarya İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Recep SOYTÜRK’ün özel hizmet tazminatının hatalı hesaplanması nedeniyle 2.821,08 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
Genel sekreterlerin özlük haklarıyla ilgili düzenlemenin 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrası hükmünde yer aldığını, Yasa'nın 36. maddesinin, genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymayıp "genel sekreterlik kadrosuna atananlar, büyük şehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" diyerek başka bir kurum personelinin mali ve sosyal hakkına atıfta bulunmak suretiyle düzenlendiğini,
Yasa'nın 36. Maddesinin dördüncü fıkrasında, ‘bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanı' İfade edilmesine rağmen hangi bakanlığın emsal alınacağının belirtilmediğini, 5302 Sayılı Yasa’nın "Tanımlar" başlığında da "bakanlık" tanımının yer almadığını, Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemede açıklanması gereken ikinci konunun ise "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" hükmünde "ilgili mevzuatın" kapsamının ne olduğu ile "tüm haklardan aynen yararlanma" kavramı içinde ne tür hakların yer aldığı hususu olduğunu,
Bazı bakanlıklarda görev yapan genel müdür ve müstakil daire başkanlarına 657 sayılı yasa ile sağlanan mali ve sosyal haklar dışında başka yasalarla da ek mali haklar sağlandığını,
Örneğin, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıklarda ayrıca "ek ödemeler" bulunduğunu, İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesi hükmünde özellikle de "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" ifadesi kullanıldığına göre bu bakanlıkların hangisinin esas alınacağının belirtilmediğini,
Genel Sekreterin mali ve sosyal haklarının Maliye Bakanlığı Bütçe Ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 31.08.2007 gün ve 16890 sayılı görüşüne konu olduğunu ve Maliye Bakanlığı görüşünde; 5302 Sayılı Yasanın 36. maddesinin dördüncü fıkrasındaki "genel sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" hükmünü dayanak göstererek, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü ile aynı sınıfa dahil müstakil daire başkanının mali ve sosyal hakları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 27.01.2000 tarih ve 4505 Sayılı Kanunun 5'inci maddesi ve bunlara istinaden yürürlüğe konulan diğer ilgili mevzuatta düzenlenmiş bulunduğunu belirterek, bu mevzuattaki mali ve sosyal hakların listelendiğini, Maliye Bakanlığının bu görüşünde bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanının 657 sayılı Yasa'da yazılı haklarını sıraladığını, 5302 sayılı Yasa'nın 36'ncı maddesi hükmü kapsamında, "İlgili mevzuat", "Tüm haklardan yararlanma" ve " Aynen yararlanma" nın ne olduğu, Bankalıktan hangi bakanlığın kastedildiği gibi hususlardan hiç birisinin açıklanmadığını, ayrıca, bakanlıkların çıkardığı genelge ve görüş niteliğindeki işlemlerin yerel yönetimleri bağlayıcı hukuk normları olmadığını, Maliye Bakanlığının görüşü doğru kabul edilecek olursa, farklı yasalarda düzenlenen "konut", "taşıt" ve "silah taşıma" gibi haklardan da Genel Sekreterlerin yararlanamayacağını,
Yerel yönetimler üzerinde ağırlıklı olarak idari vesayet yetkisinin İçişleri Bakanlığınca kullanılması ve İl Özel İdaresinin başında vali olması nedenleriyle, "bakanlık" ifadesinden İçişleri Bakanlığının anlaşılarak emsal alınması gerektiğini ifade edenler olsa da, İçişleri Bakanlığında genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı bulunmadığını, diğer taraftan il özel idarelerinin İçişleri Bakanlığı dahil hiçbir bakanlığın taşra teşkilatı olmadığı gibi, kamu tüzel kişiliğine sahip merkezi yönetimden ayrı bir yerel yönetim birimi olduğunu,
Mevzuatın sözlük tanımı itibariyle, yürürlükte olan bütün yasa ve buna bağlı düzenlemeleri ifade ettiğini, bu tanıma bakıldığında 5302 Sayılı Yasa'nın 36'ncı maddesinde yer alan "ilgili mevzuat" kavramı içinde sadece 657 Sayılı Yasa ile sağlanan mali ve sosyal hakların yer almadığını, memurlara mali ve sosyal hak ile diğer hakları sağlayan bütün yasa ve düzenlemelerin yer aldığını,
Nitekim, Kocaeli İdare Mahkemesinin 5302 sayılı Yasa'nın 36'ncı maddesinde yer alan "genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü için ilgili mevzuatta ön görülen tüm haklardan aynen yararlandırılır" hükmünü dayanak göstererek 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanununa dayanılarak çıkarılan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükmüne göre bakanlık genel müdürleri gibi Büyükşehirlerde bulunan Genel Sekreterlere silah taşıma ruhsatı verilmesi gerektiğine karar verdiğini,
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 102'nci maddesinin kıstas aylığı, en yüksek Devlet memuruna (başbakanlık müsteşarına) mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının brüt tutarı olarak tanımladığını, 2802 sayılı Yasa'nın 102'nci maddesindeki "her türlü ödeme" ifadesine dayanılarak Başbakanlık Müsteşarına 657 sayılı Yasa ve diğer yasalarla sağlanan her türlü mali haklar esas alınarak belirtilen oranlar nispetinde hakim ve savcılara aylık ödendiğini,
5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesinde yasa koyucunun, genel sekreter için bakanlık genel müdürünün 657 sayılı Yasa'dan kaynaklanan bütün haklarından aynen yararlanır demediğini, yasa koyucunun kastı bu şekilde olsaydı, pekala bunu 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinde açıkça yazabileceğini,
Yukarıda açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesi hükmünde geçen özellikle "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanır" ifadesi karşısında, genel sekreterlerin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür istihdam eden bakanlıklardaki en yüksek mali ve sosyal hakların esas alınması gerektiğinin düşünüldüğünü, çünkü personel hukukunun temel ilkelerinden birisinin de "lehte olanın uygulanması" kuralı olduğunu,
Ayrıca 01.08.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 8. Maddesinde: 'Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır’ hükmünün de dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Daire Kararında da ayrıntılı olarak belirtildiği gibi Maliye Bakanlığı personeline yapılan bir ödemenin başka bir kurumda çalışan personele yapılabilmesi için Kanunda açık bir düzenleme gerekmekte, ayrıca 5302 sayılı Kanuna 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 4’üncü madde uyarınca borçların terkini konusunda Temyiz Kurulunca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, yasal dayanağı bulunmayan temyiz talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36. maddesinde;
“Madde 36: Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” hükmü yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.
Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, Kapsam başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. Ek ödeme Oran ve Miktarları başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” Hükmü ile son bulmuştur.
5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.
Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Dilekçi, ilamın 3. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi, bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 597 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 06.11.2012 tarih ve 35640 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02