Sayıştay 3. Dairesi 36459 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

36459

Karar Tarihi

6 Kasım 2012

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 3

  • Dosya No: 36459

  • Tutanak No: 35637

  • Tutanak Tarihi: 06.11.2012

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 597 sayılı ilamın 4. maddesi ile Yüklenici EREN BİRSEN’e ihale edilen “Vali Konağı Yapım İşi” ne ait ihale işlem dosyası ile hakedişlerin incelenmesi ve yapılan fiili denetim sonucunda, Vali Konağı bahçesine imal edilecek süs havuzu projeden çıkartıldığı ve imalatlarının yapılmadığı halde bu imalatın eklerinden olan su filtresi için ödeme yapılması nedeniyle 2.157,90 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

İlamın 4. maddesinde eksik olduğu belirtilen imalatlarla ilgili olarak 18.01.2012 Çarşamba günü Camili Konağında İdarenin teknik elemanları tarafından yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen tutanak ile tesisat merkezi mahallinde 1 adet karbon filtre ve 1 Adet kum (su) filtresi bulunduğunun tespit edildiğini ve yerinden alınmış olan 3 Adet fotoğrafın tutanak ekinde sunulduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı “Vali Konağı bahçesine yapılacak süs havuzu ile ilgili olarak imalatların yapıldığına dair tutanak ve fotoğraflar ibraz edildiğinden ibraz edilen bu belgelerin yargılamanın iadesini gerektirip gerektirmediği hususunun değerlendirilmesi için Dairesine gönderilmesine karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

597 sayılı İlam’ın 4. maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyize konu teşkil etmediğinden bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE,

  1. 597 sayılı ilamın 5. maddesi ile Sakarya İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Recep SOYTÜRK’ün özel hizmet tazminatının hatalı hesaplanması nedeniyle 2.821,08 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Genel sekreterlerin özlük haklarıyla ilgili düzenlemenin 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrası hükmünde yer aldığını, Yasa'nın 36. maddesinin, genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymayıp "genel sekreterlik kadrosuna atananlar, büyük şehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" diyerek başka bir kurum personelinin mali ve sosyal hakkına atıfta bulunmak suretiyle düzenlendiğini,

Yasa'nın 36. Maddesinin dördüncü fıkrasında, ‘bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanı' İfade edilmesine rağmen hangi bakanlığın emsal alınacağının belirtilmediğini, 5302 Sayılı Yasa’nın "Tanımlar" başlığında da "bakanlık" tanımının yer almadığını, Yasa'nın 36. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemede açıklanması gereken ikinci konunun ise "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" hükmünde "ilgili mevzuatın" kapsamının ne olduğu ile "tüm haklardan aynen yararlanma" kavramı içinde ne tür hakların yer aldığı hususu olduğunu,

Bazı bakanlıklarda görev yapan genel müdür ve müstakil daire başkanlarına 657 sayılı yasa ile sağlanan mali ve sosyal haklar dışında başka yasalarla da ek mali haklar sağlandığını,

Örneğin, Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı gibi bakanlıklarda ayrıca "ek ödemeler" bulunduğunu, İl Özel İdaresi Genel Sekreterinin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesi hükmünde özellikle de "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" ifadesi kullanıldığına göre bu bakanlıkların hangisinin esas alınacağının belirtilmediğini,

Genel Sekreterin mali ve sosyal haklarının Maliye Bakanlığı Bütçe Ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nün 31.08.2007 gün ve 16890 sayılı görüşüne konu olduğunu ve Maliye Bakanlığı görüşünde; 5302 Sayılı Yasanın 36. maddesinin dördüncü fıkrasındaki "genel sekreterlik kadrosuna atananlar, Büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar" hükmünü dayanak göstererek, genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü ile aynı sınıfa dahil müstakil daire başkanının mali ve sosyal hakları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 27.01.2000 tarih ve 4505 Sayılı Kanunun 5'inci maddesi ve bunlara istinaden yürürlüğe konulan diğer ilgili mevzuatta düzenlenmiş bulunduğunu belirterek, bu mevzuattaki mali ve sosyal hakların listelendiğini, Maliye Bakanlığının bu görüşünde bakanlık genel müdürü ve müstakil daire başkanının 657 sayılı Yasa'da yazılı haklarını sıraladığını, 5302 sayılı Yasa'nın 36'ncı maddesi hükmü kapsamında, "İlgili mevzuat", "Tüm haklardan yararlanma" ve " Aynen yararlanma" nın ne olduğu, Bankalıktan hangi bakanlığın kastedildiği gibi hususlardan hiç birisinin açıklanmadığını, ayrıca, bakanlıkların çıkardığı genelge ve görüş niteliğindeki işlemlerin yerel yönetimleri bağlayıcı hukuk normları olmadığını, Maliye Bakanlığının görüşü doğru kabul edilecek olursa, farklı yasalarda düzenlenen "konut", "taşıt" ve "silah taşıma" gibi haklardan da Genel Sekreterlerin yararlanamayacağını,

Yerel yönetimler üzerinde ağırlıklı olarak idari vesayet yetkisinin İçişleri Bakanlığınca kullanılması ve İl Özel İdaresinin başında vali olması nedenleriyle, "bakanlık" ifadesinden İçişleri Bakanlığının anlaşılarak emsal alınması gerektiğini ifade edenler olsa da, İçişleri Bakanlığında genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı bulunmadığını, diğer taraftan il özel idarelerinin İçişleri Bakanlığı dahil hiçbir bakanlığın taşra teşkilatı olmadığı gibi, kamu tüzel kişiliğine sahip merkezi yönetimden ayrı bir yerel yönetim birimi olduğunu,

Mevzuatın sözlük tanımı itibariyle, yürürlükte olan bütün yasa ve buna bağlı düzenlemeleri ifade ettiğini, bu tanıma bakıldığında 5302 Sayılı Yasa'nın 36'ncı maddesinde yer alan "ilgili mevzuat" kavramı içinde sadece 657 Sayılı Yasa ile sağlanan mali ve sosyal hakların yer almadığını, memurlara mali ve sosyal hak ile diğer hakları sağlayan bütün yasa ve düzenlemelerin yer aldığını,

Nitekim, Kocaeli İdare Mahkemesinin 5302 sayılı Yasa'nın 36'ncı maddesinde yer alan "genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü için ilgili mevzuatta ön görülen tüm haklardan aynen yararlandırılır" hükmünü dayanak göstererek 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanununa dayanılarak çıkarılan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükmüne göre bakanlık genel müdürleri gibi Büyükşehirlerde bulunan Genel Sekreterlere silah taşıma ruhsatı verilmesi gerektiğine karar verdiğini,

2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 102'nci maddesinin kıstas aylığı, en yüksek Devlet memuruna (başbakanlık müsteşarına) mali haklar kapsamında fiilen yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının brüt tutarı olarak tanımladığını, 2802 sayılı Yasa'nın 102'nci maddesindeki "her türlü ödeme" ifadesine dayanılarak Başbakanlık Müsteşarına 657 sayılı Yasa ve diğer yasalarla sağlanan her türlü mali haklar esas alınarak belirtilen oranlar nispetinde hakim ve savcılara aylık ödendiğini,

5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesinde yasa koyucunun, genel sekreter için bakanlık genel müdürünün 657 sayılı Yasa'dan kaynaklanan bütün haklarından aynen yararlanır demediğini, yasa koyucunun kastı bu şekilde olsaydı, pekala bunu 5302 Sayılı Yasa'nın 36. maddesinde açıkça yazabileceğini,

Yukarıda açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesi hükmünde geçen özellikle "ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanır" ifadesi karşısında, genel sekreterlerin mali ve sosyal hakları hesaplanırken, genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür istihdam eden bakanlıklardaki en yüksek mali ve sosyal hakların esas alınması gerektiğinin düşünüldüğünü, çünkü personel hukukunun temel ilkelerinden birisinin de "lehte olanın uygulanması" kuralı olduğunu,

Ayrıca 01.08.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 8. Maddesinde: 'Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla, bu Kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idarî veya malî yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır’ hükmünün de dikkate alınarak tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı “Daire Kararında da ayrıntılı olarak belirtildiği gibi Maliye Bakanlığı personeline yapılan bir ödemenin başka bir kurumda çalışan personele yapılabilmesi için Kanunda açık bir düzenleme gerekmekte, ayrıca 5302 sayılı Kanuna 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 4’üncü madde uyarınca borçların terkini konusunda Temyiz Kurulunca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, yasal dayanağı bulunmayan temyiz talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 36. maddesinde;

“Madde 36: Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” hükmü yer almaktadır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununa 3418 sayılı Kanunun 32. maddesi ile ek 13. madde eklenmiş ve bu maddenin 4.fıkrası (a) bendi ile Maliye Bakanlığı personeline ek ödeme yapılması için yetki verilmiş verilen yetkiye istinaden de, “Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar” ile bu esaslara “ekli cetvellerde” gösterilen oranlarda Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeline (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç), 08.05.2007 tarihli Bakan oluruyla ek ödemede bulunulmasına ilişkin usul ve esaslar tespit edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esasların, Kapsam başlıklı 2’nci maddesinde “Bu usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsar.” denilmektedir. Ek ödeme Oran ve Miktarları başlıklı 3’üncü maddesinde “Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır.” denilmiş olup, ekli 1 Sayılı Cetvelin 2’nci sırasında “Müsteşar Yardımcısı, Kurul Başkanı, Genel Müdür, Strateji Geliştirme Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkanı için %195” oranında ek tazminat öngörülmüştür. Bu esaslar, Yürürlük başlıklı 6’ncı maddedeki “Bu usul ve esaslar 15.05.2007 tarihinde yürürlüğe girer.” Hükmü ile son bulmuştur.

5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen “ilgili mevzuat” ve “haklar” ibarelerinden; üstlenilen görevin özelliği ve hizmet gereği gibi farklı nedenlerle ödemeler öngören mevzuat hükümleri değil, görev yaptığı kurum ne olursa olsun, “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık genel müdürleri” ve “genel idare hizmetleri sınıfına dâhil bakanlık müstakil daire başkanları” için istisnasız aynı miktar ve oranda mali hakların (aylık, ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı, görev tazminatı, denge tazminatı) ödenmesini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4505 sayılı Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun ile 375 ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler olarak anlaşılması gerekmektedir.

Bunun dışında hizmetin gereği ve özelliği gibi nedenlerle, Bakanlıklara göre farklılık arz eden ve bir kısmında hiç ödenmeyen; ek ödeme, fon, ikramiye, teşvik ikramiyesi, döner sermaye ve katkı payı gibi ödemeleri öngören özel nitelikteki mevzuatı, 5302 sayılı Kanunun 36 ncı maddesindeki “ilgili mevzuat” ve “haklar” kapsamında yorumlayıp, il özel idare genel sekreterlerine de kıyasen uygulamanın yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Dilekçi, ilamın 3. maddesinde yer alan tazmin hükmünün 6009 sayılı kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi, bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 597 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 597 sayılı ilamın 6. maddesi ile Sakarya İl Özel İdaresi Vali Yardımcıları lojmanlarına 1 adet klima alınarak bedelinin bütçeden ödenmesi nedeniyle 1.665,23 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Vali Yardımcıları lojmanlarının çevre düzenlemesi işi kapsamında takılan 8961511100 seri nolu Arçelik Active Plasma Plus Klimanın, teknik personellerin nezaretinde, takılı bulunduğu Vali Yardımcıları Lojmanından sökülerek 24.06.2011 tarihinde düzenlenen tutanakla Sakarya İl Özel İdaresi birimlerinde kullanılmak üzere taşınır işlem fişi ile birlikte demirbaş ambar kayıtlarına alındığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiş ve buna ilişkin tutanak ve taşınır işlem fişini dilekçesi ekinde göndermiştir.

Sayıştay Savcılığı “Sorumlu tarafından gönderilen belge ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda, savunmalarında kabulü ile tazmin hükmünün sorumlular üzerinden kaldırılmasına karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

597 sayılı İlam’ın 6. maddesi ile verilen tazmin hükmüne ilişkin olarak ibraz edilen belgelerin incelenmesi temyize konu teşkil etmediğinden bu hususta Kurulumuzca yapılacak işlem olmadığına ve sözü edilen belgeler yargılamanın iadesini gerektiren nitelikte görüldüğü takdirde bu yolda işlem ifasını teminen dosyanın ilgili Dairesine TEVDİİNE,

  1. 597 sayılı ilamın 9. maddesi ile Sakarya İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği Encümen Başkanı Vali Hüseyin ATAK ile isimleri kamu zararı tablosunda belirtilen Vali Yardımcılarına ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmaması nedeniyle 9.588,93 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Danıştay Dördüncü Dairesinin 2007/5848 sayılı esas ve 2008/5019 kararı gereğince 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28. ve 63. maddeleri uyarınca Mülki İdare Amirliği Hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelerde vergi istisnası uygulanacağının belirtildiğini,

Ayrıca 10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 36.md. ile 22/02/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa geçici 4. maddenin eklendiğini, bu maddede;

"GEÇİCİ MADDE - 4 Bu Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince, 4/3/2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılmaz, çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir." denildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı “Vali ve Vali Yardımcılarına İl Özel İdaresi bütçesinden verilen ödeneklerden Gelir Vergisi kesilmesi, Danıştay Vergi Dava Daireleri kurulunun 03.06.2011 tarihli ve E:2010/290, K:2011/240 sayılı Kararı ile konu kesinleşmiş olup, söz konusu ödemelerin gelir vergisine tabi olduğu hükmüne varılmıştır. Bu nedenle talebin reddedilmesi uygun mütalaa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinde; Vali Yardımcıları ve Kaymakamların valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumlu olduğu, Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verileceği, düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 28. maddesinde ise Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verileceği, Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısının ödeneceği belirtilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde ise “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez……..” denilmektedir.

Anılan Kanun’un 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmekte ve bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile, 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103. ve 104. maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki hükümlerden anlaşılacağı üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 28. maddesine göre Valiye, 63 üncü maddesine göre Vali Yardımcıları ve Kaymakamlara yapılan ödemenin, Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde belirtilen kazançlar kapsamında bir ücret ödemesi olduğu tartışmasızdır. Çünkü; Gelir Vergisi Kanunu'nun "Ücretin Tarifi" başlıklı 61 inci maddesinde, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler ücret olarak tanımlanmış ve bu şekilde bir iş ilişkisi bulunan personele işveren tarafından yapılan ödemenin adının (ödenek, tazminat, kasa tazminatı tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması) o ödemenin ücret olma mahiyetini değiştirmeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı Kanun kapsamında vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara verilen ödenek ve ek ödenek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu anlamında bir ücret ödemesi olduğundan yukarıda sayılan personele yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisinin yapılması gerekmektedir.

Ayrıca, 5540 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde;

İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, hükme bağlanmıştır.

Söz konusu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, vali, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan ve hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddesine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.

Ayrıca, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 5917 sayılı Kanun’un 36. maddesi ile eklenen Geçici 4. Madde hükmü, 5302 sayılı Kanun’un 28. ve 63. maddeleri gereği yapılacak ödemelerin aslı ile ilgili olup bu ödemelerden yapılacak kesintileri kapsamamaktadır.

Diğer yandan dilekçi bu konuyla ilgili olarak Danıştay Dördüncü Dairesinin vergi istisnası uygulanacağı yönünde kararından bahsetmişse de, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 2010/290 Esas ve 2011/240 No’lu kararı ile il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisi yapılacağı yönünde karar vermiştir.

Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 597 sayılı ilamın 9. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 06.11.2012 tarih ve 35637 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim