Sayıştay 3. Dairesi 35630 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
35630
15 Nisan 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 3
-
Dosya No: 35630
-
Tutanak No: 38849
-
Tutanak Tarihi: 15.04.2014
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
1286 sayılı ilamın 2. maddesi ile İkramiye verilecek memur personelin belirlenmesinde, fiilen çalışan personel sayısı yerine norm kadro sayısının esas alınması nedeniyle 6.056,04 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi birinci dilekçesinde özetle; 5393. sayılı yasanın 49. maddesinde toplam memur sayısının zikredilmediğini, 5393 sayılı kanunda fiilen çalışan toplam memur sayısının zikrolunmadığını, bu nedenle memur sayısı olarak norm kadro sayısının dikkate alındığını, bunun sebebinin de Belediyede norm kadroda belirtilen sayıda çalışan memur olabileceği olduğunu ve bu memurlara da her ay aylık ödenebilecek olduğunu, bu durumda Belediyenin personel giderlerinin memurlara ödenecek ikramiyenin kat be kat üstünde olacağını,
Halbuki norm kadro sayısı kadar (51) memurlar eliyle yürütülebilecek Belediyenin işlerinin, bir memura iki, üç ek görev verilerek yaptırıldığını, bu memurlara hiçbir şekilde fazla mesai ve vekalet ücreti ödenmediğini, ama Belediyenin işlerinin fiilen çalışanlara ek görevler verilmek suretiyle yaptırıldığını,
Çalışanların mesai saati, hafta sonu tatilini gözetmeden Belediyenin işlerini bir aksamaya meydan vermeden yaptığını, işin zamanında bitmesi ve Belediyenin menfaati için fedakârca çalıştıklarını,
Ayrıca 23.07.2010 tarihinde kabul edilen 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesi ile yasalaşan kanunun hükmüne göre, Memurlara konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak Belediye, Büyükşehir Belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı, başlatılanların işlemden kaldırılacağı, hükmüne göre Belediye memurlarına yapılan bu ödemenin bu kanunun geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek mali yargılamaya tabi tutulamayacağını,
Belediyede artık fiilen çalışan memur sayısı dikkate alınarak memurlara ikramiye verildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı birinci karşılamasında; “Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’unun 61 inci maddesinde belirtilen nedenler gereğince, ikramiye verilecek memur personeline yapılacak ödeme ile ilgili olarak Muhasebe Yetkilisinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı düşünüldüğünden tazmin hükmünün sorumlunun üzerinden kaldırılmasına karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
Dilekçi ikinci dilekçesinde ilk dilekçesindeki hususları tekrarlamış ve bunlara ek olarak özetle; yasa koyucunun Belediyelerin nüfusu, turizm ve sanayideki gelişmişlik konumuna göre vereceği hizmetler için ihtiyaç duyulacak miktar kadar memur sayısını Belediyelerin norm kadrosunda belirlediğini, Belediyenin norm kadrosunda belirtilen memurların eliyle yürüteceği hizmetlerin halen fiilen çalışan memurlara tedviren görev verilmek suretiyle yaptırıldığını,
Memurlara encümen kararı tasarrufu ile ikramiye verildiğini, Belediye encümen kararı ile verilen ikramiye işleminin 6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesinde zikrolunan "her ne tasarrufta bulunularak" tanımı içine giren bir eylem olduğunu,
6009 sayılı yasanın geçici 8. maddesi ile Belediyelerde çalışan memurlara verilen ek ödeme vs. gibi Belediyelerinde verilen ikramiyenin en az 100 katını bulan miktarlardaki ödemeler için takibat yapılmazken veya yapılan takibattan vazgeçilirken sadece Belediyelerinde bir sefer Encümen kararına dayalı olarak verilen ikramiye için 6009 sayılı yasanın geçici 8. Maddesi kapsamında kalmadığı ve dolayısıyla verilen tazmin kararının onanması yolundaki savcılık mütalaasının Anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu ve dolayısıyla kanuni dayanaktan yoksun olduğunu,
Muhasebe yetkilisinin Sayıştay Başsavcılığının mütalaasında da belirttiği üzere yetkisi 5018 sayılı yasanın 61. maddesi ile sadece kontrol etmekle sınırlı olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı ikinci karşılamasında; ”Adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 10.01.2012 tarih ve 9947/16534 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 61 Maddesinde;
“…..
Muhasebe yetkilisi bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumludur.
Muhasebe yetkilileri ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde;
a) Yetkililerin imzasını,
b) Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını.
c) Maddi hata bulunup bulunmadığını.
d) Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri.
Kontrol etmekle yükümlüdür.
Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatında düzenlenmiş belgeler dışında belge arayamaz. Yukarıda sayılan konulara ilişkin hata veya eksiklik bulunması halinde ödeme yapamaz.
…..” denilmektedir.
Yine 14.06.2007 tarih ve 5189 /l Karar Nolu 5018 Sayılı Kanun çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hakkında Sayıştay Genel Kurul Kararının 5. maddesinde muhasebe yetkilisinin görev ve sorumlulukları ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş olup, burada da muhasebe yetkilisinin ödemenin mevzuata uygunluğunu kontrol etme sorumluluğu bulunduğuna ilişkin bir ifadeye yer verilmemiştir.
Buradan da anlaşılacağı üzere muhasebe yetkililerinin yapılan ödemenin içeriğinin mevzuata uygun olup olmadığını inceleme yetkileri olmadığı gibi, yetkilerinin olmadığı bir hususta sorumlu tutulmaları da mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçinin sorumluluk yönünden yaptığı itirazın kabulü ile 1286 sayılı ilamın 2. maddesindeki tazmin hükmünün usulden BOZULARAK sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
Karar verildiği 15.04.2014 tarih ve 38849 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10