Sayıştay 3. Dairesi 35395 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
35395
24 Eylül 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 3
-
Dosya No: 35395
-
Tutanak No: 37655
-
Tutanak Tarihi: 24.09.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- ) 1373 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi ile, Kumkuyu Belediyesine ait muhtelif makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların bakım ve onarım hizmetleri ödemelerinde KDV tevkifatının yapılmaması nedeniyle 691,40. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, yaptırılan muhtelif makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların bakım ve onarım hizmetleri ödemelerinde alınan faturalarda KDV bölümü olmadığından yani basit usulde mükellef olduğundan KDV tevkifatı yapılmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “3065 sayılı KDV Kanununun 17. maddesinin 4 üncü paragrafının (a) bendinde Basit Usule tabi olan mükelleflerin KDV’den istisna edileceği öngörüldüğünden 8 adet faturadan 5 adedine ilişkin talebin kabul edilerek tazmin hükmünün sorumlunun üzerinden kaldırılmasına, geriye kalan 3 adet faturayla ilgili Daire kararının tasdikine ve talebin reddine karar verilmesi uygun olur” denilmiştir.
Dilekçi ikinci dilekçesinde özetle; KDV tevkifatı yapılmayan faturalara ait Katma Değer Vergisinin fatura tarihini izleyen ayın 25’inci gününe kadar mükellefler tarafından vergi dairesine beyan edilmiş ve vergileri de ödenmiş olduğundan kamu zararı oluşmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık ikinci karşılama yazısında; “İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 24.11.2011 tarih ve 9655-16141 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.
28 Şubat 2004 tarih ve 25387 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 91 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde;
“3- Tevkifat Uygulanacak İşlemler
Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların;
-Yapım işleri ile bu işlere ilişkin mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetleri,
-Temizlik, bahçe ve çevre bakım hizmetleri,
-
Özel güvenlik hizmetleri,
-
Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri,
-
Her türlü yemek servisi,
-
Danışmanlık ve denetim hizmetleri,
alımlarına ait bedel üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin aşağıda belirtilen oranlara göre belirlenecek kısmı bu kurum ve kuruluşlarca sorumlu sıfatıyla beyan edilmek ve ödenmek üzere tevkifata tabi tutulacaktır” denilmektedir.
03.07.2005 Tarih ve 25864 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 95 Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 5.2 maddesinde ise;
“5.2. Tevkifat Oranlarında Değişiklik
91 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin “Tevkifat Oranı” başlıklı (A/4) bölümü, bu Tebliğin Resmi Gazete’de yayımını izleyen aybaşından geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
Hesaplanan katma değer vergisi tutarlarına uygulanacak tevkifat oranı; yemek servisi, bahçe ve çevre bakım, özel güvenlik, danışmanlık ve denetim hizmetlerinde 1/2, temizlik hizmetlerinde 2/3, diğer hizmetlerde 1/3’dür” hükmü yer almaktadır.
Buna göre, taşıt bakım ve onarımına ilişkin ödemelere ait katma değer vergisine uygulanacak olan tevkifat oranı 1/3’dür.
Fakat rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde;
İlama konu edilen makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtların bakım ve onarım hizmetleri ödemelerinin 5 adetinin basit usule tabi mükellef sayılan yükleniciye yapıldığı görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17’nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde, Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergiden muaf esnaf ile basit usulde vergilendirilen mükellefler tarafından yapılan teslim ve hizmetler, katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Bu nedenle, basit usulde vergi mükellefi olan yüklenicilerden KDV tevkifatı yapılmamasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Bununla birlikte diğer 3 fatura ile ilgili olarak, mükellefler tarafından vergi dairesine beyan edilmiş ve vergileri de ödenmiş olduğu iddia edilmekle birlikte iddiayı kanıtlayıcı herhangi bir belge sunulmamıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, 1373 sayılı İlam’da yer alan kamu zararı hesap tablosundaki 199, 716, 1561, 1812 ve 2616 nolu ödeme emirleri için belirlenen 93,30-TL + 43,30-TL + 45,30-TL + 83,75-TL + 62,20-TL = 327,85-TL tutarındaki ödemenin kamu zararı olmadığı; geriye kalan 363,55-TL tutarındaki ödemenin ise kamu zararı olduğu tespit edilmiştir.
Bu itibarla, 1373 sayılı İlam’ın 1’inci maddesi ile verilen 691,40-TL tutarındaki tazmin hükmünden 327,85-TL’nin düşülerek, İlam’da belirtilen sorumluların uhdelerinde bırakılmak üzere tazmin hükmünün 363,55-TL olarak DÜZELTİLMEK SURETİYLE TASDİKİNE,
- ) 1373 sayılı İlam’ın 2’nci maddesi ile, Kumkuyu Belediye Başkanı Abdullah YAŞAR’a Ankara’da görevli bulunduğu günler için gündeliğini aşan miktarda konaklama gideri ödenmesi nedeniyle 366,50. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, Belediyenin hem mevcut projelerinin gelişimini sağlamak hem de belediyeye ait otel yapımı projesinin zeminini hazırlamak adına Anakara’da iş takibi yapıldığını ve bu takiplerde harcanan konaklama bedelinin faturalandırılarak belediyeye teslim edildiğini; bu durumun kamu zararı oluşturmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “Belediye Başkanı Harcırah Kanununa tabi ödenek mukabili çalışan kimselerden olduğundan ödenek mukabili çalışanlara ödenebilecek gündelik ve konaklama giderlerinin 6245 sayılı Harcırah Kanununun 7 ve 33 üncü maddelerine aykırı olmaması gerekir. Ancak ibraz edilen faturadaki meblağın tamamının ödenmesi yukarıda belirtilen maddelere uygun bulunmadığından temyiz talebinin reddi ile mevzuata uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur” denilmiştir.
Dilekçi ikinci dilekçesinde özetle; Belediye Başkanının yolluk ve konaklama bedellerinin ödenmesinde kamu zararı sorguda teklif edilmiş ise de Belediye Başkanı tarafından hazırlanan yolluk beyanına göre ödeme yapıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık ikinci karşılama yazısında; “İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 24.11.2011 tarih ve 9655-16141 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.
6245 sayılı Harcırah Kanununun 3’üncü ve 7’nci maddelerinde kurumlarında ödenek mukabili çalışan belediye başkanlarına bu kanuna göre harcırah verilebileceği belirtilmiş olup; 7’nci maddede, “Hizmetlilerin harcırahı, aldıkları aylık ücret veya ödeneklerine; gündelik ile çalışanların harcırahı da gündeliklerinin 30 katına en yakın memur aylık tutarı üzerinden hesaplanır. Şu kadar ki (Ödenek mukabili çalışanlar hariç) bunların harcırahları hiçbir suretle 4 üncü derecedeki memurlara verilen miktarı geçemez.” denilmek suretiyle belediye başkanları için verilecek gündelik tutarına ilişkin üst sınır belirlenmiştir.
Harcırah Kanununun “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14’üncü maddesinde;
“Aşağıda gösterilen memur ve hizmetlilere muvakkat vazife harcırahı olarak yol masrafı ile yevmiye verilir ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgah veya vazife mahalli ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası masrafları da ayrıca tediye olunur…..” hükmü ile geçici görev yolluğunun yol masrafı,yevmiye, hamal ve bagaj masrafından oluştuğu belirtilmiştir.
Aynı Kanunun “Yurtiçinde verilecek gündeliklerin miktarı” başlıklı 33’üncü maddesinin (d) fıkrasında ise;
“Bu Kanun hükümlerine göre gündelik ödenenlerden (b) fıkrasına göre gündelik ödenenler hariç yurt içinde yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri belgelendirenlere, belge bedelini aşmamak ve her defasında on gün ile sınırlı olmak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca ödenir” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümle konaklama ücretinin de geçici görev yolluğunun bir parçası olarak ödeneceği anlaşılmaktadır. Ancak ilgili maddede ödenecek konaklama ücreti için hem süre hem de tutar açısından bir sınırlama getirilmiştir. Buna göre, ödenecek günlük konaklama ücreti ilgilinin gündeliğini geçemeyecektir. Yani, bir günlük yevmiyesi kadar günlük konaklama ücreti verilebilecektir. Ayrıca, konaklama ücretinin ödenebileceği gün sayısı 10 günü geçemeyecektir.
Rapor dosyası ve ekli belgeler üzerinde yapılan incelemede, Belediye Başkanı Abdullah YAŞAR’a, 08/01/2008 – 17/01/2008 tarihleri (9 gün) için konaklama bedeli olarak, faturalandırılan tutar olan 560,00-TL’nin tamamının ödendiği görülmüştür. Halbuki, 6245 sayılı Harcırah Kanunun yukarıda anılan 33 üncü maddesinin “d” bendinde açıkça ifade edildiği üzere, Belediye Başkanına her gün için, yevmiyesi (21,50-TL) kadar ödeme yapılabilecek olup, Belediye Başkanının toplam 9 günlük görev süresince alabileceği konaklama ücreti (21,50x9 gün) 193,50-TL’yi geçemeyecektir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek, 1373 sayılı İlam’ın 2’nci maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- ) 1373 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesi ile, Kumkuyu Belediyesine ait araçlara kasko ve belediye hizmet binası için yangın sigortası yaptırılarak, bunlara ait sigorta bedellerinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 10.219,41. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle, belediye araçlarının kamu hizmetine tahsis edilmiş olan ve her an trafikte yüksek risk alanında çalışan araçlar olduğunu ve bu araçlarda meydana gelebilecek sıkıntıların karşılanmasının belediye bütçesine büyük miktarlarda zarar oluşturacağını; bu nedenle ilgili kasko sigortalarının 4734 sayılı yasanın 22/d maddesi uyarınca hizmet alımı olarak yapıldığını; hizmet alımında bir sınırlama olmadığından ve alınan hizmet alımının bedelinin yasal sınırlar dahilinde bulunduğundan işlem bu hali ile gerçekleştirildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılama yazısında; “5393 sayılı Belediye Kanununun 60 ıncı maddesinde belediye mallarının sigorta giderlerinin ödenmesine imkan verilmiş, ancak yaptırılacak sigorta çeşidi konusunda bir belirlemede bulunulmamıştır.
Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106 ncı maddesinde Belediyelere ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, aynı Kanunun İşletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümlerinin uygulanacağı ve 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlü oldukları hükmü yer almakta olup, belediye hizmet binasına yangın sigortası ve araçların kasko sigortasına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir.
Ayrıca, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 464 üncü maddesinde, bütçeye ilişkin olarak Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemelerin esas alınacağı belirtilmekte olup, 2007 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa ekli (E) cetvelinin 26 sıra nolu açıklamasında, Devlet mallarının sigorta ettirilmemesinin esas olduğu belirtildikten sonra hangi Devlet mallarının istisnai olarak sigortalanabileceği ve buna ilişkin giderlerin bütçelerin ilgili tertiplerinden ödeneceği ifade edilmiş olup, sayılan istisnalar içerisinde belediye hizmet binasına yangın ve belediye araçlarına ait kasko sigorta giderleri yer almamaktadır.
Bu nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Denilmiştir.
Dilekçi ikinci dilekçesinde özetle; ilamın 3’üncü maddesinde belirtilen araçlara ait kasko sigortalarının mecburi olarak yapıldığını; bu plakaların Belediyeye ait halk otobüslerin olduğunu ve kasaba ile ilçe arasında ticari olarak yolcu taşımacılığı yapıldığını;
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 17.maddesinde “Şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacıları; duraklamalar dahil olmak üzere yolcunun kalkış noktasından, varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyasının zarara uğramasından dolayı sorumludur.” Denildiğini ve yine Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 66.maddesinde “Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası” ve “Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası” yaptırmayan yetki belgesi sahipleri yolcu taşımacılığı yapamaz ve bunların taşıt belgesinde kayıtlı taşıtlarının trafiğe çıkışına izin verilmez.
Denetimler sırasında “Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası” ile “Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasının yapılmadığı ortaya çıkarsa, taşımanın başlamış olması halinde, taşımanın devamına ilgili denetim elemanlarınca en yakın yerleşim noktasına kadar izin verilir, bu yerleşim noktasında gerekli sigortanın yaptırılması halinde taşımaya devam edilir ve ayrıca ilgili makamlarca durum Bakanlığa bildirilir” denildiğini;
Bu araçlara yapılan kasko sigortasının Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yerine yaptırılarak diğer izin evrakları ile birlikte emniyete verildiğini;
Burada genel kasko sigortası yapılması ve bedelinin ödenmesinin kamu zararı meydana getirmek amaçlı olmayıp, araçların devamlı yolcu taşıdıklarından seyir sefer halinde meydana gelebilecek bütün kaza ve olumsuzluklardan belediyeye çıkabilecek zararların ödenebilmesi için ek bir önlem olarak düşünüldüğünü;
Yine 1373 sayılı ilamın 3.maddesinde belirtilen yangın sigortası Belediye Hizmet Binası için yaptırıldığını; Kumkuyu Belediye hizmet binası sahası içerisinde Belediyeye ait akaryakıt istasyonu, lokanta olarak kullanılan işyeri ve araç parkı bulunduğunu; Belediyedeki bilgisayar sistemleri ve elektronik teçhizatlar yangın sigortası yapılmadan 1 ay kadar önce kasabada yaşanan bir hortum olayından dolayı elektrikten meydana gelen aşırı dalgalanmadan dolayı zarar gördüğünü ve Belediyede hizmetlerin bir süreliğine aksadığını; normal güvenlik tedbirlerinin yanında ek olarak hem belediyeyi hem de hizmet sahası içerisindeki istasyon ve işyerlerini de kapsayacak şekilde paket kasko yangın sigortası yaptırdıklarını; amaç olarak da olası bir yangında belediyenin zararının karşılanmasının gözetildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık ikinci karşılama yazısında; “İlgi yazınız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 24.11.2011 tarih ve 9655-16141 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.
03.07.2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanununun “Belediye Giderleri” başlıklı 60 ıncı maddesi (h) fıkrasında her ne kadar “h-Faiz borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri,” harcama türünden bahsolunmuşsa da, burada kastedilen sigorta türü özel ve isteğe bağlı sigorta olmayıp, belediyelere ait motorlu araçlara yaptırılması gerekli görülen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıdır.
Nitekim 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106 ncı maddesinde bu konuya ilişkin olarak aynen;
“Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, İl Özel İdarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bu kuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler.” denilerek Belediyenin sahip olduğu motorlu vasıtaların sadece mali sorumluluk sigortasının milli sigorta şirketlerine yaptırabileceği öngörülmüş olmaktadır.
Ayrıca 2008 Mali Yılı Bütçesinin “Bazı Ödeneklerin Kullanımına ve Harcamalara ilişkin Esaslar” başlıklı E cetvelinin 20’nci maddesinde; “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında Devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır.
Ancak;
a) Yanıcı, patlayıcı maddeler, gemi, uçak ve ilaç depolama yerlerinin sigorta giderleri,
b) Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın, Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu konulmuşsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
c) Sağlık Bakanlığına ait 112 acil ambulanslarının kasko sigortası ile dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko) giderleri,
d) Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta ve navlun giderleri, bütçelerin ilgili tertiplerinden ödenir.”denilmektedir.
Mevzuat gereği Devlet malının yukarıda sayılan istisnalar dışında sigorta edilmemesi esastır. Taşıtlar için yeterli görülen sigorta çeşidinin ise zorunlu mali sorumluluk sigortası olduğu “Bütçelerin diğer tertiplerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri” hükmünden sarih olarak anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, 06.07.2005 tarihli ve 25867 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “2006-2008 Dönemi Bütçe Çağrısı”na ilişkin Maliye Bakanlığı Tebliği eki olan “2006-2008 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberinin giriş bölümünde, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı Cetvellerde yer alan idarelerin ödenek tekliflerini orta vadeli program orta vadeli mali plan ile bu Rehberde yer alan esaslara göre hazırlayacakları belirtilmiştir.
Söz konusu Rehberin, “Analitik Bütçe Sınıflandırması” başlıklı (B) bölümünün, Ekonomik sınıflandırmaya ilişkin açıklamaları içeren 5. alt bölümünde, 2006-2008 dönemi bütçe hazırlıklarında esas alınacak olan, giderin ekonomik kodları ve açıklamalarının ekte yer aldığı, giderlerin ekonomik sınıflandırmasında bu açılmaların esas alınacağı, ödenek tekliflerinin hazırlanmasında ve harcamaların gider kaydının yapılmasında bu açıklamalara titizlikle uyulması gerektiği, açıklanmıştır.
Ekte yer alan Analitik Bütçe Sınıflandırmasına İlişkin Rehberin; “IV-Giderin ekonomik kodlarının açıklamaları” başlıklı bölümünün, “03-Mal ve hizmet alımı giderleri” harcama grubunda yer alan, “03.5.4.02-Sigorta giderleri” başlıklı detay kodunun açıklama kısmında;
“03.5.4.02 Sigorta Giderleri: diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında devlet mallarının sigorta edilmemesi esastır. Ancak;
-Yanıcı ve patlayıcı maddelerin, ilaçların, gemilerin, uçakların ve bunlara ait depolama yerlerinin sigorta giderleri,
-Dış ülkelerdeki Devlete ait temsilcilik binaları ile Devlete ait eşyanın ve kira ile tutulan bina için yapılan kontratta sigorta zorunluluğu varsa kiralık binanın Türk mülkiyetinde olan veya kira ile tutulan yerlerde organizatör şirket tarafından sigorta zorunluluğu kanılmışsa söz konusu yerlerin sigorta giderleri,
-Dış kuruluşlarla ilgili olarak taşıt sigortası (misyon şefinin uygun gördüğü hallerde tam kasko),
-Belgelerine göre ayrılması mümkün olmayan sigorta giderleri,
-Taşıtların zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri,
-İlgili mevzuatı gereği sigortalanması zorunluluğu bulunan bina, taşıt, malzeme vb. sigorta giderleri, bu bölüme gider kaydedilecektir.”
denilmek suretiyle diğer harcama kalemlerinin esas giderlerine ilişkin olarak ödenen sigorta giderleri dışında devlet mallarının sigorta ettirilmemesi ilke olarak kabul edilmiş ve bu temel ilkenin istisnaları da sayılmıştır. Buna göre taşıtların ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası giderleri karşılanabilecektir. İsteğe bağlı sigorta türü olan kasko sigortası giderleri ile bina yangın sigortası bu kapsamda yer almamıştır.
01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Ekonomik Sınıflandırma” başlıklı 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasında;
“(4) Kurumlar, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için belirlenen dört düzey ekonomik kodlardan sadece ihtiyaç duydukları kodları kullanırlar.”denilmektedir.
Yine aynı Yönetmeliğin “Hüküm Bulunmayan Haller” başlıklı 464 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında;
“(1) Bütçeye ilişkin olarak bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan ve ihtiyaç duyulan hallerde, Maliye Bakanlığınca Genel Bütçe için yapılan düzenlemeler esas alınır.”denilmektedir.Bu hükümler karşısında, yukarıda bahsi geçen “detay koduna ilişkin olarak “Analitik Bütçe Sınıflandırmasına İlişkin Rehber”de yer alan açıklamaların Belediyeler için de geçerli ve bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereğince, belediye hizmetlerinde kullanılan araçların kasko sigorta bedellerinin belediye binasının sigorta giderlerinin belediye bütçesinden ödenebilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddedilerek 1373 sayılı İlam’ın 3’üncü maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 24.09.2013 tarihli ve 37655 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01