Sayıştay 3. Dairesi 35242 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
35242
15 Ocak 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 3
-
Dosya No: 35242
-
Tutanak No: 36087
-
Tutanak Tarihi: 15.01.2013
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 1090 sayılı İlamın 20. maddesi ile Müteahhit Proyap Paz. Med. İnş. Ltd. Şti. yükleniminde bulunan 95.743,16,. TL sözleşme bedelli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Balcalı Hastanesi Genel Cerrahi Polikliniği Çeşitli Tadilat ve Onarım İşine ait hakedişten işin yıllara sari olmasına rağmen gelir vergisi tevkifatı yapılmadığı gerekçesiyle 3.214,29 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Bayındırlık Bakanlığının Yapım İşleri Genel Şartnamesinin Dokuzuncu Bölümünde kabul işlemleri başlıklı kısmında;
“Geçici Kabul Madde 42; sözleşme konusu işin tamamlandığında yüklenici idareye vereceği dilekçe ile geçici kabul isteğinde bulunur.”
Aynı maddenin 13. paragrafında;
“Yüklenicinin yaptığı işin süresinde tamamladığı yapı denetim görevlileri tarafından tespit edilmiş, ancak kabul komisyonun iş yerine gitmesi ve kabul yapılması herhangi bir nedenle geçmiş ise kabul tutanağında işin gerçek bitiş tarihi belirtilir ve bu işin geçici kabul tarihi olur.”
Aynı maddenin 18. paragrafında;
“İşin süresinden önce bitirilmesi halinde, yüklenicinin isteği üzerine, idare sözleşmedeki iş bitim tarihini beklemeksizin yukarıdaki usullere uygun olarak işin kabulünü yapabilir.”
denilmekte olduğunu, söz konusu işin yüklenicisinin 31.12.2008 tarihinde İdareye verdiği dilekçe ile işi bitirdiğini belirterek geçici kabul yapılması talebinde bulunduğunu, 05.01.2009 tarihinde işin Kontrol Görevlilerince “Yapım İşleri Geçici Kabul Teklif Belgesi ile işin sözleşmeye uygun olarak tamamlandığının ve geçici kabule hazır olduğunun tespitinin yapıldığını, aynı tarihte “Geçici Kabul Heyeti” oluru alındığını, ancak komisyonca 08.01.2009 tarihinde işyerine gidilerek ve işin bitim tarihi olarak 31.12.2008 tarihine itibar edilmek üzere Geçici Kabulün yapılmasının uygun görülerek Makamın onayına sunulduğunu, ayrıca söz konusu işe ait sözleşmenin 12.2. maddesinde ödeneğin tamamının 2008 yılına ait olduğunun belirtildiğini ve 2009 yılı bütçesinden herhangi bir ödeme yapılmadığını, tüm bu gerekçelerden dolayı söz konusu işin yıllara sari iş olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını ve işin sözleşmede belirtilen bitim tarihinden önce bitirilmesi sebebiyle gelir vergisi kesintisi yapılmadığını belirtmiştir.
Başsavcılık karşılamasında, konuya ilişkin belgelerden anlaşılacağı üzere geçici kabul tutanağının onaylandığı tarih her ne kadar 08.01.2009 ise de 2009 yılı içinde herhangi bir hakediş ödemesi yapılmaması nedeniyle temyiz talebinin kabul edilerek tazmin hükmünün sorumlunun üzerinden kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Dilekçi ikinci temyiz dilekçesinde Başsavcılık tarafından temyiz talebi doğrultusunda uygun görüş bildirildiğinden söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında, dilekçi tarafından ikinci temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların önceki Başsavcılık mütalaasının değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı gerekçesiyle yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 42, 43 ve 44’üncü maddelerinde, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinin vergilendirilmesine yönelik “özel düzenleme” getirilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Birden Fazla Takvim Yılına Sirayet Eden İnşaat ve Onarma İşleri” başlıklı 42. maddesinde:
“Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir. …” denilmektedir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun değişik 94’üncü maddesinde, kamu idare ve müesseselerince ödemelerde yapılacak vergi kesintisine ilişkin hükümler yer almıştır. Gelir Vergisi Kanununun 94/3 bendi gereğince, 42’nci maddesi kapsamına giren yıllara yaygın inşaat/taahhüt ve onarım işlerinde, bu işler ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemelerinden 2006/11447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen % 3 oranı üzerinden “vergi kesintisi” yapılması gerekmektedir.
Müteahhit Proyap Paz. Med. İnş. Ltd. Şti.’ye 03.11.2008 tarihinde ihale edilen işin 19.12.2008 tarihinde imzalanan sözleşmesinin “işe başlama ve bitirme tarihi” başlıklı 10.1.1. maddesinde;
“10.1.1. Sözleşmenin imzalandığının (Sayıştay tesciline tabi işlerde, tescilin) idare tarafından yüklenicinin kendisine veya tebligat için gösterdiği adrese tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 5 (Beş) gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır. Yüklenici taahhüdün tümünü İşyeri teslim tarihinden itibaren 15 (Onbeş) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır.”
denilmek suretiyle işin süresi 15 (Onbeş) takvim günü olarak öngörülmüştür.
Söz konusu tadilat ve onarım işinin yer teslimi 23.12.2008 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda, sözleşmeye göre işin bitim tarihi, hakediş raporunda gösterilen 31.12.2008 tarihi değil, 06.01.2009 tarihi olmaktadır. Bu haliyle söz konusu iş sözleşmesi gereği zaten yıllara sari niteliktedir. Dolayısıyla dilekçenin dilekçesinde belirttiğinin tersine işin yılı (2008) içerisinde bitirilmesinin ve hakediş ödemelerinde yılı ödeneğinin kullanılmasının bir ehemmiyeti bulunmamaktadır. Çünkü başlangıç tarihinden itibaren yıllara sari olduğu bilinen bir inşaat veya onarım işinde işin hangi yılda bitirilip bitirilmediğine bakılmaksızın gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 44. maddesinde ise temyiz talebindeki itirazın da temel gerekçesini oluşturan inşaat ve onarım işlerinde işin bitim tarihi konusuna açıklık getirilmiştir.
İşin bitim tarihini belirleyen esasların tarihsel süreci incelendiğinde;
Gelir Vergisi Kanununun 44. maddesinde işin bitim tarihi “Geçici ve kesin kabule tabi olan haller” ve “diğer haller” ayrımına tabi tutulmuştur. Gelir Vergisi Kanununun ilk şeklinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan haller açısından işin bitim tarihi:
İnşaat ve Onarma İşlerinde;
Muvakkat ve kati kabul usulüne tabi olan işlerde muvakkat kabulün yapıldığı yıl, işin bitim tarihi olarak yasayla belirlenmiştir. Geçici kabulün yapıldığı tarih konusunda da tutanak tarihi mi tasdik tarihi mi duraksamalarını gidermek için Maliye Bakanlığı 85 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğini yayınlamıştır (10.10.1967 tarih ve 12721 sayılı R.G.). Söz konusu Genel Tebliğde konu ile ilgili olarak;
“Bilindiği üzere, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işlerinin vergilendirilmesinde kâr ve zararın kat'i olarak tespiti işin bitim tarihine bırakılmış ve muvakkat ve kat'i kabul usulüne tabi olan işlerde de bitim tarihi olarak muvakkat kabulün yapıldığı yıl kabul edilmiştir. (G. V. K. Md. 44)
Maddedeki bu açıklığa rağmen, uygulamada muvakkat kabul tarihi olarak muhtelif tarihlerle karşılaşılması ve özellikle bu tarihlerin farklı yıllara tesadüf etmesi sebebiyle işin bitim yılını tespitte tereddüt ve ihtilâflar hasıl olduğu ve muvakkat kabulden hangi tarihin anlaşılması lâzım geldiğinin bilinmesine ihtiyaç duyulduğunun anlaşılması üzerine 85 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği yayımlanmıştır.
Kamu sektörünce müteahhide ihale edilen her türlü inşaat ve onarım işlerinde uygulanacak genel şart ve hükümleri tayin ve tespit eden, Bakanlar Kurulunun 20/6/1936 gün ve 2/4869 sayılı kararı ile onanan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 36. maddesi dahilinde yapılan muvakkat kabulün tatbikattaki seyri aşağıdaki şekilde olmaktadır.
-
Müteahhit sözleşmeye göre işin bitim tarihinde inşaatın tamamlandığını ve kabule hazır olduğunu idareye bildirmektedir.
-
Kontrol teşkilâtının ilk muayenesi sonunda, kabulün yapılmasında bir sakınca bulunmadığı tahakkuk ederse, kabul komisyonları tarafından yapılacak muayeneden sonra uygun görüldüğü takdirde bir tutanakla muvakkat kabul yapılmaktadır.
-
Müteahhidin yaptığı inşaat ve onarımın vaktinde tamamlandığı kontrol teşkilâtı tarafından yukarda belirtilen şekilde tespit edilmiş olduğu halde, kabul komisyonunun inşaat mahalline gitmesi ve kabulü yapması herhangi bir sebeple gecikirse, kabul tutanağında inşaat ve onarımın bilfiil bittiği tarih kaydedilmekte ve bu tarih (itibar tarihi) muvakkat kabul tarihi sayılmaktadır.
-
Muvakkat kabul tutanâkları ancak idarece tasdikten sonra muteber olmaktadır.
Görüleceği üzere işin seyrine göre farklı muvakkat kabul tarihleri ortaya çıkmaktadır.
Vergi uygulaması yönünden çoğunlukla karşılaşılan muvakkat kabul tarihleri:
-
Kabulün yapıldığı tarih -Tutanak tarih
-
Kabul tarihi - İtibar tarihi
-
Tasdik tarihi
olmaktadır.
Halen cereyan etmekte olan tatbikat bu konuda Bayındırlık Bakanlığının mütalâası da alınmak suretiyle kabul komisyonunca geçici kabul tutanağında işaret olunan itibar tarihidir.
Yukarıda sayılan muhtelif kabul tarihlerinin aynı yıl içinde olması halinde gelir vergisi yönünden bir mahzur ortaya çıkmamaktadır.
Ancak, bu tarihlerin farklı yıllara rastlaması halinde, işin bitim tarihi olarak hangi tarihin esasa alınacağının ve dolayısıyla inşaat kârının hangi yılda tespit olunacağının tayininde ve fiilen ertesi yıla sirayet eden bir inşaat ve onarma işi dolayısıyla yapılan ödemelerden vergi tevkif edilip edilmeyeceği konusunda tereddütler hasıl olacağı da bir vakıadır.
Nitekim muvakkat kabul tarihinin itibar tarihi olarak kabulü şeklinde yapılan tatbikatta sözü edilen mahzurlar ortaya çıkmış ve taahhüt işlerinin vergilendirilmesinde güçlüklerle karşılaşılmış bulunulmaktadır.
Bu güçlüklerin ortadan kaldırılarak taahhüt işlerine ait kazançların vergilendirilmesinin sıhhatli ve tereddüdü mucip olmayacak şekilde yürütülmesi bakımından muvakkat kabulün tutanakla tevsik edildiği tarihin esas alınması uygun görülmektedir.
Bu suretle sözü edilen mahzurlar ortadan kalkacak ve tatbikatın 44 üncü madde hükmüne uygunluğu sağlanmış olacaktır.
Esasen kanun koyucu bu mahzurları gözönünde bulundurarak muvakkat kabulün yapıldığı yılı bitim tarihi olarak kabul etmiş ve bu şekilde fiili durumdan hareketle Gelir Vergisi Kanununun 44 üncü maddesinde, işin bitim tarihi olarak muvakkat kabulün yapıldığı yılın kabul edileceğini hükme bağlamıştır.
Bu itibarla, Gelir Vergisi Kanununun 42 ve 44 üncü maddelerinde sözü edilen işin bitimi tarihinden muvakkat kabulün komisyon tarafından fiilen yapıldığını tevsik eden "Tutanak tarihinin" anlaşılması ve tatbikata o şekilde veçhe verilmesi icap eder.”
denilmek suretiyle işin bitim tarihinin; geçici kabulün kabul komisyonunca fiilen yapıldığını belirleyen “tutanak tarihi” olduğu açıklığa kavuşturulmuştur. Daha sonra bu anlayış Gelir Vergisi Kanununda 24.10.1980 tarih ve 2361 sayılı Yasanın 44. maddesinde bir yasa hükmü halini almıştır. Söz konusu yasa hükmündeki;
“İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın düzenlendiği tarih …. bitim tarihi olarak kabul edilir” hükmü ayrıca bir yorum yapmaksızın bütün duraksamaları gidermiştir. Bir başka deyişle 2361 sayılı Kanunla 1.1.1981 tarihinden geçerli olmak üzere GVK’nun 44.maddesine, “muvakkat kabulün yapıldığı yıl” ibaresi yerine “geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın düzenlendiği tarih” ibaresi eklenerek Tebliğdeki açıklamalar kanuni dayanağa kavuşturulmuştur.
Uygulamada da bu konuda bir istikrar sağlanmış bulunmakta iken sonraki zamanlarda Maliye Bakanlığı yetkilileri konuya yeni bir yaklaşım getirerek işin bitim tarihinin, geçici kabul tutanağının düzenlendiği tarih değil, tasdik edildiği tarih olması gerektiğini ileri sürmeye başlamışlardır.
Bu görüşün dayanağı olarak da, 2361 sayılı Kanunun, G.V.K.’ nun 44. maddesini değiştiren 29. (sonradan 31.) maddesinin gerekçesi gösterilmiştir.
Söz konusu 29. maddenin gerekçesinde; “Maddenin bu yeni şekline göre, geçici ve kati kabul usulüne tabi olan hallerde işin bitimi, geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın tasdik tarihine göre tespit edilecektir. Böylece, yürürlükteki maddede yer alan “muvakkat kabulün yapıldığı yıl” deyimine açıklık getirilmiş olmaktadır” denilmektedir. Bu şekilde Maliye Bakanlığı hem Kanun hem Tebliğ yürürlükte olduğu halde, vergi dairelerine veya mükelleflere yazılan özelgelerle yerleşmiş olan uygulamayı değiştirmiştir. Bu özelgelerden Maliye Bakanlığı’nca verilen 01.11.1996 gün ve GEL.050/5026-3/51475 sayılı özelgede Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinde “Geçici kabul tutanağı, muayene ve kabul işlerine ilişkin yönetmelik gereğince, idarece onaylandıktan sonra geçerli olur.” denildiğinden bahisle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 42.maddesi kapsamına giren inşaat ve onarma işlerinde işin bitim tarihi olarak geçici kabulün fiilen yapıldığını tevsik eden geçici kabul tutanağının düzenlendiği tarih esas alınacaktır. Ancak, geçici kabul tutanağı idarece onaylanmadığı sürece işin bitim tarihini tevsik eden belge olarak kabul edilmesi mümkün olmayacağından, bu durumda onay tarihi itibariyle işin bittiğinin kabul edilmesi gerekir. denilmiştir. Maliye Bakanlığı’nda yerleşen bu anlayış karşısında geçici kabul tutanağının düzenlendiği tarih olduğuna ilişkin Danıştay Kararları (Danıştay 4.Dairesinin 8.6.1977 gün ve E:1976/3104; K:1977/1892, Danıştay 4.Dairesinin 12.4.1977 gün ve E:1976/67; K:1977/1003, Danıştay 4.Dairesinin 5.7.1972 gün ve E:1969/5573; K:1972/4781) da değişmiş ve son olarak Danıştay 3.Dairesince işin bitim tarihinin geçici kabul tutanağının onaylandığı tarih olduğu yönünde bir karar verilmiştir. (Danıştay 3.Dairesinin 21.5.1992 gün ve E:1991/2621 ; K:1992/1825 sayılı kararı)
Ancak bu durumda da yasa hükmü ile gerekçesi arasında çelişki oluşmuş, bu çelişki de nihayet ilgili kanun maddesinde 5035 Sayılı Kanunun 48/4-b maddesiyle yapılan değişiklikle (Geçerlilik:01.01.2004; Yürürlük:02.01.2004); “İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir.” denilmek suretiyle giderilmiştir.
Söz konusu yasa hükmünün son şeklindeki haline göre;
• Söz konusu yıllara yaygın inşaat, onarım işi “Geçici ve Kesin Kabul” usulüne tabi ise; “Geçici kabulün yapıldığı tutanağın onaylandığı gün” işin bitim tarihi sayılacaktır.
• Söz konusu yıllara yaygın inşaat ve onarma işi; geçici ve kesin kabul usulüne tabi değil ise; “işin fiilen tamamlandığı tarih” bitim tarihi olarak kabul edilecektir.
• Yıllara yaygın inşaat ve onarma işinin, çeşitli nedenlerle yüklenici (müteahhit) tarafından bırakıldığı durumlarda “fiilen bırakma tarihi” işin bitim tarihi olarak işlem görecektir.
Öncelikli olarak, İlamda belirtilenin aksine dilekçi ekinde gönderilen belgelerden de anlaşılacağı üzere Ç.Ü. Rektörlüğü Biyoteknoloji Laboratuarı İkmal İnşaatı işinde Geçici Kabul Tutanağının da düzenlendiği görülmüştür.
Şöyle ki, ilgili yüklenici tarafından işin bitirildiği gerekçesiyle 31.12.2008 tarihinde geçici kabulün yapılması için İdareye başvurulmuş, 05.01.2009 tarihinde, geçici kabul komisyonun teşkil edilmesi için Yapım İşleri Geçici Kabul Teklif Belgesi düzenlenmiş, bu belge ile işin sözleşmeye uygun olarak tamamlandığı ve geçici kabule hazır olduğu tespit edilmiş, aynı tarihte “Geçici Kabul Heyeti” oluru alınmış ve son olarak 08.01.2009 tarihinde ise, işin bitirildiği tarih olarak 31.12.2008, geçici kabulünün yapıldığı tarih olarak 08.01.2009 tarihine itibar edilmek üzere geçici kabul tutanağı düzenlenmiş ve onaylanmıştır. Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağı’nda, geçici kabule ve kullanıma engel olmayan şantiye mahallinin çevre temizliğinin yapılması için müteahhidin 10.01.2009 tarihine kadar işçi çalıştırmasının uygun bulunduğu ifade edilmiştir.
Dolayısıyla vergilendirme açısından işin bitim tarihi olarak geçici kabul tutanağının onaylandığı tarih olan 08.01.2009 tarihinin esas alınması ve bu tarihten önce düzenlenen hakediş raporuna ilişkin ödeme emri belgesi üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla mevzuat hükümleri karşısında, dilekçinin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin ilgili maddelerini ileri sürerek işin fiilen 2008 yılı içinde bittiğine ve söz konusu işin yıllara sari nitelikte olmadığına ilişkin itirazı yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 1090 sayılı İlamın 20. maddesiyle verilen 3.124,29 TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE,
- 1090 sayılı İlamın 24. maddesi ile Müteaahit Hasan Ulaş DEVRİM yükleniminde bulunan (98.400,00 + 9.315,52) 107.715,52 TL sözleşme bedelli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Balcalı Hastanesi Muhtelif Tadilat ve Onarım İnşaatı İşine ait hakedişten işin yıllara sari olmasına rağmen gelir vergisi tevkifatı yapılmadığı gerekçesiyle 3.231,47 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçinin temyiz dilekçesinde iddia ettiği hususlar, Başsavcılık karşılaması, dilekçinin ikinci temyiz dilekçesi ve Başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 1. maddesinde belirtildiği gibidir.
Müteahhit Hasan Ulaş DEVRİM’e 03.11.2008 tarihinde ihale edilen işin 25.11.2008 tarihinde imzalanan sözleşmesinin “işe başlama ve bitirme tarihi” başlıklı 10.1.1. maddesinde;
“10.1.1. Sözleşmenin imzalandığının (Sayıştay tesciline tabi işlerde, tescilin) idare tarafından yüklenicinin kendisine veya tebligat için gösterdiği adrese tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 5 (Beş) gün içinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre yer teslimi yapılarak işe başlanır. Yüklenici taahhüdün tümünü İşyeri teslim tarihinden itibaren 45 (Kırkbeş) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır.”
denilmek suretiyle işin süresi 45 (Kırkbeş) takvim günü olarak öngörülmüştür.
Söz konusu tadilat ve onarım işinin yer teslimi 26.11.2008 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda, sözleşmeye göre işin bitim tarihi, hakediş raporunda gösterilen 31.12.2008 tarihi değil, 10.01.2009 tarihi olmaktadır. Bu haliyle söz konusu iş sözleşmesi gereği zaten yıllara sari niteliktedir. Dolayısıyla dilekçenin dilekçesinde belirttiğinin tersine işin yılı (2008) içerisinde bitirilmesinin ve hakediş ödemelerinde yılı ödeneğinin kullanılmasının bir ehemmiyeti bulunmamaktadır. Çünkü başlangıç tarihinden itibaren yıllara sari olduğu bilinen bir inşaat veya onarım işinde işin hangi yılda bitirilip bitirilmediğine bakılmaksızın gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, ilgili yüklenici tarafından işin bitirildiği gerekçesiyle 31.12.2008 tarihinde geçici kabulün yapılması için İdareye başvurulmuş, 07.01.2009 tarihinde, geçici kabul komisyonun teşkil edilmesi için Yapım İşleri Geçici Kabul Teklif Belgesi düzenlenmiş, bu belge ile işin sözleşmeye uygun olarak tamamlandığı ve geçici kabule hazır olduğu tespit edilmiş, 09.01.2009 tarihinde “Geçici Kabul Heyeti” oluru alınmış ve son olarak 15.01.2009 tarihinde ise, işin bitirildiği tarih olarak 31.12.2008, geçici kabulünün yapıldığı tarih olarak 25.01.2009 tarihine itibar edilmek üzere geçici kabul tutanağı düzenlenmiş ve onaylanmıştır. Yapım İşleri Geçici Kabul Tutanağı’nda, geçici kabule ve kullanıma engel olmayan; eksik ve hatalı imalatların giderilmesi, trafo elektrik tesisat bağlantılarının testlerinin yapılması, şantiyedeki malzeme ve atıkların kaldırılması, imalat mahallerinin detaylı temizlenmesi için müteahhidin 25.01.2009 tarihine kadar işçi çalıştırmasının uygun bulunduğu ifade edilmiştir.
Dolayısıyla vergilendirme açısından işin bitim tarihi olarak geçici kabul tutanağının onaylandığı tarih olan 15.01.2009 tarihinin esas alınması ve bu tarihten önce düzenlenen hakediş raporuna ilişkin ödeme emri belgesi üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla mevzuat hükümleri karşısında, dilekçinin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin ilgili maddelerini ileri sürerek işin fiilen 2008 yılı içinde bittiğine ve söz konusu işin yıllara sari nitelikte olmadığına ilişkin itirazı yerinde değildir.
Bu itibarla işbu ilamın 1. maddesinde belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde açıklanan nedenlerle, dilekçi iddialarının reddi ile 1090 sayılı İlamın 24. maddesiyle verilen 3.231,47 TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE,
Karar verildiği 15.01.2013 tarih ve 36087 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56