Sayıştay 3. Dairesi 35034 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
35034
25 Şubat 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2008
-
Daire: 3
-
Dosya No: 35034
-
Tutanak No: 38481
-
Tutanak Tarihi: 25.02.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
-
935 sayılı İlam’ın 2. maddesi, tazmin hükmünde harcama yetkilisi sıfatıyla iştiraki bulunan Serdar ADANIR’ın başvurusu üzerine düzenlenen 25.02.2014 tarih ve 38474 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1. maddesi ile kaldırılmış bulunduğundan dilekçinin bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA
-
935 sayılı ilamın 13. maddesi ile Belediye lehine sonuçlanan davalardan alınan vekâlet ücretinin dağıtımında Devlet Memurları Kanununda belirtilen limitlere uyulmadan ödemede bulunulması nedeniyle 61.491,11 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
Aydın Belediyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kadrolu Avukat olarak Av.Melike Kallemoğlu'na ve 5393 Sayılı Belediye Yasasının 49. maddesine istinaden norm kadroda çalışan Av. Fatma Yakan'a 5393 sayılı Yasanın 82. maddesi gereği fazla ödeme yapılmadığını ve kamu zararı oluşmadığını, şöyle ki;
A- 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNUNUN 82. MADDESİ YÖNÜNDEN;
5393 sayılı yasa yürürlüğe girmeden önce yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanunu’nda vekalet ücretlerine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, bu yasal boşluğun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 1389 sayılı Kanuna Göre Vekalet Ücreti Tevzii Yönetmeliği ile Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkındaki Yönetmelik ile doldurularak, uygulamanın 1389 sayılı yasaya göre Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesindeki limitler dahilinde ödenmesi şeklinde yapıldığını, 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82. maddesinde vekalet ücretine ilişkin özel bir düzenleme yapılması yoluna gidildiğini, söz konusu maddede; “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeni ile hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin Avukatlara ve Hukuk Servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat vesaireye verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır” hükmünün yer aldığını,
10.02.1929 tarihli 1115 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun’un 1. maddesinde; “Devlet lehine intaç edilen davalardan dolayı hükme rapt ve tahsil olunan vekalet ücretleri muvazenei umumiyeye dahil vekaletler ve umumi müdüriyetlerce hizmeti mesbuk olanlara aşağıdaki cetvel mucibince tevzi ve bütçelerindeki mahkeme harçları tertibinden tesviye olunur.
Yüzde yetmiş; Maaş veya Ücretli Avukat ve dava vekillerince ve hazine avukat ve dava vekili olmayan yerlerde dava deruhte eden kaza mal müdürlerine………..” denildiğini,
Yasa koyucunun vekalet ücretine ilişkin düzenlemeyi yaparken sadece 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun'a atıf yaptığını, yasa koyucunun amacının 657 sayılı yasanın 146. maddesinin uygulanması yönünde olsaydı madde düzenlemesini buna göre yapması gerektiğini, kaldı ki yasa koyucunun bu yöndeki iradesini 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Uygulanmayacak Hükümler” başlıklı 84. Maddesinin son cümlesinde belirttiğini, bu maddeye göre “14.07.1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu kanun (5393 Sayılı Belediye Kanunu) hükümleri uygulanır” denildiğini, bu durumda 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun halen yürürlükte olduğundan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Uygulanmayacak Hükümler” başlıklı 84. Maddesinin son cümlesi gereğî 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82. maddesine aykırılık oluşturduğundan öncelikle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 82. maddesinin uygulanması zorunluluğunun doğduğunu,
1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunu’nun, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi tüm kadrolu avukatlara ödenecek vekalet ücretlerinin dağılımını hüküm altına aldığını, nitekim 19.04.1983 tarih ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik” te bu hususun ayrıntısı ile açıklandığını,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesinde ve "Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik'te yer alan limit dışında kalan Vekalet Ücretleri Yönetmeliği’nin 7. maddesi gereği ilgili idarenin genel müdürlüklerinde çalışan veya diğer illerde çalışmakla birlikte vekalet ücreti limitini doldurmamış avukatlara dağıtıldığını, aynı madde gereği artan miktarın bir sonraki yıl tahsil edilen vekalet limit dışı vekalet ücreti ile birleştirilmek sureti ile dağıtıma tabi tutulduğunu,
Ancak Belediyelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kadrolu olarak çalışan avukatlara ödenecek Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeni ile hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin limit dışında kalan kısımlarının gönderileceği ve dağıtıma tabi tutulacağı bağlı bulunduğu bir genel müdürlüğünün olmadığını, belediye avukatları ile ilgili yasada yer alan bu boşluğun 5393 sayılı Belediye Yasası’nın 82. Ve 84. maddeleri ile doldurulduğunu,
Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesinin, 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireve Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun’un halen yürürlükte olduğu gerekçesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 82. maddesi gereğince belediye avukatları hakkında uygulanma imkanı kalmadığını, zira 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesinde yapılan değişikliklerin 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun’da herhangi bir değişikliğe neden olmadığını ve yürürlükten kaldırıldığına dair bir hüküm de içermediğini, hukuk usulüne göre de 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146. maddesinin 1389 sayılı yasanın uygulanmasına sınırlama getirdiğini, ancak yürürlüğünü ortadan kaldırmadığını,
Kaldı ki; 5272 Sayılı Belediye Yasasının 24.12.2004 tarihinde ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 13.07.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi ile birlikte İl ve İlçe Belediyelerinde çalışan Kadrolu Avukatlara 5393 sayılı Belediye Kanununun 82. Maddesi gereğince vekalet ücretleri ödenmeye başlandığını,
Yeni yasanın yürürlüğe girmesinden sonra uygulamada yaşanacak aksaklıkları önlemek adına Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünden görüş istenmesinin düşünüldüğünü,
Aydın Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğünün 07.01.2005 tarih ve 43 sayılı yazıları ile vekalet ücreti hakkında İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünden görüş istenmiş olup, T.C. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 01.03.2005 tarih, 732-30148 sayılı yazılarında 5272 sayılı Belediye Yasasının 82. Madde hükmü gereğince işlem yapılması gerektiğinin bildirildiğini,
B- 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNUNUN 59. MADDESİ YÖNÜNDEN;
5393 sayılı Belediye Kanununun 59. maddesinde maddeler halinde sayılan gelirler arasında Belediyeler lehine sonuçlanan dava ve takipler neticesinde karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerin bütçede ve belediye gelirleri arasında sayılmadığını,
C- 2464 SAYILI BELEDİYE GELİRLERİ KANUNU YÖNÜNDEN;
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda belediyelerin gelirlerinin; vergiler, harçlar ve katılma payları ücretleri olarak sınıflandırıldığını, 2464 sayılı yasa içeriğinde de idare lehine sonuçlanan davalar neticesinde karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin belediye gelirleri arasında yer almadığını,
D-832 SAYILI SAYIŞTAY KANUNU YÖNÜNDEN;
Sayıştay'ın görevinin Sayıştay Kanunu’nun 1. maddesinde belirtildiğini, buna göre “Sayıştay, genel ve katma bütçeli dairelerin gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini yargılama yoluyla kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla” görevli olduğunu, Sayıştay Denetçilerinin görevlerinin ise 25 maddede belirlendiğini, bu maddeye göre denetçilerin, anlam, uygulama veya sonuçları bakımından hazine menfaatlerini zarara uğratıcı nitelikte gördükleri kanun, tüzük, yönetmelik, kararname ve sair mevzuat hükümlerini, inceleme sırasında tespit ederek bunları gerekçesiyle birlikte bildirmekle yükümlü olduğunu,
Bu anlamda Sayıştay Denetçisinin görevinin Devletin menfaatlerinin zarara uğratılıp uğratılmadığını denetlemek olduğunu, mevzuata aykırı herhangi bir uygulamanın tespit edilmiş olmasının yeterli olmadığını, önemli olanın mevzuata aykırı uygulama nedeniyle devletin zarara uğrayıp uğramadığının tespiti olduğunu,
E-İSTANBUL BAROSUNUN KAMU AVUKATLARININ SORUNLARI PANELİNDEN;
İstanbul Barosu Tarafından düzenlenen "Kamu ve Kurum Avukatlarının Sorunları ve Çözüm Önerileri" panelinde; İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İl Han Özay'ın yönettiği "Kamu ve Kurum Avukatlarına Vekâlet Ücreti Ödenmesinde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri" konulu ilk oturumda konuşan Sayıştay 3. Daire Başkanı Hasan Baş’ın, vekâlet ücretinin bir gelir olmadığını belirterek Sayıştay'ın vekâlet ücreti konusunda denetim yetkisinin bulunmadığı kanısında olduğunu bildirdiğini,
F-BELEDİYENİN ZARARI YÖNÜNDEN;
Gerek 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 59. maddesi ve gerekse de 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince belediye gelirleri arasında yer almayan, idare lehine sonuçlanan davalar neticesinde karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretlerinin tarafına ödenmesi ile belediye gelirlerinde bir kayıp oluşmadığını ve belediyenin zarara uğratılmadığını,
Zira 19.04.1983 tarih, 18023 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 'Limit dışı kalan vekalet ücretlerinin dağıtım esasları hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinde; tahsil edilen vekalet ücretleri için 1389 sayılı kanuna göre vekalet ücreti alan tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarının merkez teşkilatlarında bulunan Merkez Saymanlıkları veya Saymanlık işlerini yürüten birimleri nezdinde adi emanet hesabında ayrı bir bölüm açılacağının hüküm altına alındığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Savcılığı “Vekalet ücretinin ödenmesi ve dağıtımıyla ilgili olarak 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 1389 sayılı Kanundaki hükümlerde, vekalet ücretinin limitsiz bir şekilde dağıtılacağı yönünde herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Limit 657 sayılı Kanunun 146/3. maddesiyle konulmuştur. Dolayısıyla 657 sayılı Kanunun 146/3. maddesiyle, anılan kanunların bu konudaki düzenlemeleri arasında bir çelişki bulunmamaktadır. Öte yandan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3’üncü maddesine göre kamu kaynağı kavramı, borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dahil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerleri ifade etmekte olup, vekalet ücreti olarak tahsil edilip muhasebe kayıtlarında emanet hesabına alınan tutarlar her ne kadar kurumun gelir ve gider hesaplarıyla ilgilendirilmese de, bu yönüyle kamu kaynağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu kaynaktan mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, mezkur Kanunun 71’inci maddesi uyarınca kamu zararını oluşturmaktadır. Bu nedenlerle talebin reddedilerek, Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 84 üncü maddesinde, Belediyenin sorumlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle ilgili olarak, bu Kanunla, 14.7.1965 tarihli 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri arasında aykırılık bulunması durumunda 5393 sayılı Kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Belediyenin görev ve sorumlulukları Kanun’un 14 üncü maddesinde, yetki ve imtiyazları ise 15 inci maddesinde sayılmıştır. Sayılan bu hususlar arasında Belediyede çalışan 657 sayılı Kanuna tabi avukat personele ödenecek vekalet ücret ödemeleri ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır.
13/07/2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Avukatlık Ücretinin Dağıtımı” başlıklı 82. maddesinde;
”Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” denilmektedir.
02.02.1929 tarih ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanun’la, avukatlık vekalet ücretlerinin avukatlar, memurlar ve hukuk müşavirleri arasında ne oranda dağıtılacağına dair düzenlemelere yer verilmiştir.
Söz konusu Kanunun 1. maddesinde devlet lehine sonuçlanan davalardan dolayı hükme bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin %70 inin maaş ve ücretli avukatlara %30 unun Muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleriyle takibi icra memurlarına verileceği öngörülmüştür.
31.08.1961 tarih ve 10894 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1389 sayılı Kanuna Göre Vekalet Ücreti Tevzi Yönetmeliği’nin 3 üncü maddesinde "Davanın ikame ve takibi ile sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte birkaç avukatın hizmeti geçmiş ise yukarıdaki hükümlere göre dava avukatı için ayrılan hisseler her avukatın hizmet ve karara tesir derecesine göre baş hukuk müşavirliğince, teşkilatı bulunan yerlerde de muhakemat müdürlüklerince bu avukatlar arasında paylaştırılır." denilmiştir,
19.04.1983 tarih ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik"in 1 inci maddesinde "Bu Yönetmelik, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile İl Özel İdareleri ve Belediyeler ve Özel Kanunlarındaki hükümlerle 1389 sayılı Kanuna atfen vekalet ücretinden yararlanan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan avukatlara ait limit dışı kalan vekalet ücretlerinin dağıtım usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir." denilerek Yönetmeliğin amacı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesinde, kurumların limit doldurmayan avukatlardan beyanname alarak o mali yıl içinde almış oldukları vekalet ücretinin miktarını ve avukatların isimlerinin bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlü oldukları, 7. maddesinde ise, listelerin her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, değerlendirmeden sonra hesapta toplanan paranın tüm hak sahiplerine bölünmek suretiyle bulunacak meblağın eşit olarak hak sahiplerine dağıtılacağı, bu dağıtım sırasında kanuni limiti dolduranlardan artan miktarın yine geri kalan hak sahiplerinin sayısına bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunacağı, bu dağıtımlardan artan miktarın da bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletileceği ve sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulacağı belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 1. maddesinde; bu Kanun’un, genel ve katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya beden terbiyesi bölge müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı,
Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanun’da belirtilen özel hükümlerin uygulanacağı,
- maddesinde, dava azlığı nedeniyle kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatların sözleşme ile istihdamlarının caiz olduğu,
Mali hükümler, Kapsam başlıklı 146. maddesinde de, Bu kanunun 1. maddesinin 1. fıkrası kapsamına giren memurların aylık, ücret, ödenek, hizmetle ilgili her türlü ödeme ve bunların şekil ve şartları bakımından bu kanundaki hükümlere, aynı maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren memurların özel kanunlardaki hükümlere tabi olduğu,
Memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı, (Gençlik ve Spor hizmetleri uygulamasında fiilen görevlendirilecekler hariç.)
(Değişik fıkra: 14/01/1988 - KHK - 311/1 md.) Ancak, 02/01/1961 tarihli ve 196 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi, 07/06/1926 tarihli ve 904 sayılı Kanuna 30/01/1957 tarihli ve 6893 sayılı Kanunla eklenen ek 5 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları, 19/07/1972 tarihli ve 1615 sayılı Kanunun 161 inci maddesi, 13/01/1943 tarihli ve 4358 sayılı Kanunun değişik 14 üncü maddesi ve 02/02/1929 tarihli ve 1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümlerinin saklı olduğu, (Değişik cümle 20/03/1997-KHK - 570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemeyeceği, bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktarın merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılacağı, hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre; 657 sayılı Yasa’nın 146. maddesinin 3. fıkrasında vekalet ücretinin yıllık tutarı için getirilen sınırlamanın kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan tüm avukatlar ve ilgili personel için uygulanması ve söz konusu vekalet ücretinin yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması, limit dışı kalan meblağın olması halinde ise artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu tüm avukatlarla ilgili düzenleme yapan genel bir kanundur. 657 Sayılı Kanun’a tabi olarak Avukatlık Hizmetleri Sınıfı kadrosunda görev yapan avukat ise, devlet ile memuriyet hizmet sözleşmesi yapmıştır. Avukatlık vekalet ücretlerine ilişkin 657 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemeler avukatlık hizmetleri sınıfında çalışan kadrolu avukatlar için bağlayıcı özel düzenlemelerdir.
Ayrıca, kamuda istihdam edilen avukatların statü hukukuna tabi olmaları nedeniyle bunlara sadece avukatlık ücreti değil, kadrolarına bağlı olarak ilgili mevzuatta öngörülen aylık, ek gösterge, zam ve tazminat ile diğer mali, sosyal hak ve yardımlar her ay herhangi bir dava ile ilişki kurulmaksızın ödenmektedir. Bu nedenle, kamuda istihdam edilen avukatlara, avukatlık vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Kanun’da ve diğer Kanunlarda yer alan düzenlemelere uyulması zorunluluğu bulunmaktadır.
657 sayılı Kanun’un 146. maddesinin 3. fıkrasına; 21/3/2006 tarihli ve 5473 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle "6000 gösterge rakamının" ibaresinden önce gelmek üzere "hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için" ibaresi eklenmiştir. Yapılan bu düzenleme dilekçinin dilekçesindeki özel kanun genel kanun ve önceki kanun sonraki kanun konusunda ileri sürdüğü hususların yerinde olmadığını ve kanun koyucunun avukatlık vekalet ücreti konusundaki sınırlamanın bilincinde olduğunu göstermektedir.
Yapılan vekalet ücreti ödemesinde kamu zararı olmadığı hususuna gelince, 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 46. maddesine göre Sayıştay, giderlerin kanunlara uygun olarak yapılıp yapılmadığını ve ödemelerin istihkak sahiplerine yapılıp yapılmadığını araştırmakla yükümlüdür. Hal böyle olunca kanunda yazılı oranları aşan ödemeler ve istihkak sahibine hak ettiğinden fazla verilerek başkasına verilmesi gereken tutarın verilmemesine neden olan ödemelerden dolayı tazmin hükmolunacağı gayet tabiidir.
Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 935 sayılı ilamın 13. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 25.02.2014 tarihli ve 38481 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05