Sayıştay 3. Dairesi 34237 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
34237
12 Mart 2013
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 3
-
Dosya No: 34237
-
Tutanak No: 36708
-
Tutanak Tarihi: 12.03.2013
-
Konu:
KARAR
Duruşma talebinde bulunan dilekçi Halit KAPLAN ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 739 sayılı ilamın 6. maddesi ile Lojmanlara kullanılan yakıt giderlerinin lojman tahsis edilenlerden tahsil edilmediği gerekçesiyle 267.821,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde konunun esasına ilişkin olarak özetle; Kamu Konutları Yönetmeliğinin 29. maddesinden de anlaşılacağı üzere 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarının, bu Yönetmeliğe ekli (9) ve (10) sayılı cetvellerde gösterilen esaslara göre tespit edilmesi gerektiğini, Yönetmelik eki (9) sayılı cetvel ile Yıllık Yakıt Miktarlarının tespit edildiğini, bu tespite göre Diyarbakır ilinin 6. Bölgede yer aldığını, bu bölgeye ait günlük yakma süresinin 6,5 saat, yıllık yakma süresinin 165 gün olarak alındığını, Yönetmelik eki (10) Sayılı cetvelle illerin 10 bölgeye ayrıldığını, Diyarbakır ilinin 6. Bölgede yer aldığını, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 29. maddesinde belirtilen karşılanması zorunlu yakıt miktarının tespiti için yeniden Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına yazı yazıldığını, cevabi yazıda 2007 yılına ait karşılanması zorunlu yakıt miktarının 632.000 kg olduğunun tespit edildiğini, ayrıca Meteoroloji verilerine göre, Diyarbakır İlinin 1975 - 2010 yılları arasında en soğuk (Yönetmelik eki 10 Sayılı cetvelin 10. Bölgesinde yer alan Erzurum, Hakkari, Kars ve Ağrı illerine yakın) dönemini Ocak ve Şubat aylarını 2007 yılında yaşadığını, buna rağmen Kamu Konutları Yönetmeliği eki (9) ve (10) sayılı cetveller dikkate alınarak 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı üzerinde bir tüketim yapılmadığının net bir şekilde görüleceğini, bu nedenle Kamu Zararı oluştuğuna dair yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 29. maddesinin 2. paragrafında belirtilen "Kamu konutlarının gereğinden fazla yakılmasından dolayı, kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarından fazla ihtiyaç duyulan yakıt, konutlarda oturanlar tarafından karşılanır." hükmü ve Yönetmelik eki (9) ve (10) sayılı cetveller ile Millî Emlâk Genel Tebliği (Sıra No: 294) Yakıt Giderleri başlıklı 2. maddesi hükümleri dikkate alınmadan, 308 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinin Yakıtı kurum tarafından tedarik edilen konutlarda başlıklı 3'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında; "Yakıt maliyetlerindeki artışlar dikkate alınarak 2946 sayılı Kamu Konutları Kanununu kapsamındaki kurum ve kuruluşların yurt içindeki kaloriferli konutlarından, yakıtı kurum tarafından tedarik edilenlerde oturanlardan, her bir metrekare için 15/01/2007 tarihinden itibaren 0,70 YTL/m yakıt bedeli tahsil edilir. Ancak, kurum ve kuruluşlar, yakıt maliyetlerini dikkate alarak gerekli gördükleri takdirde, bu bedelin üstünde yakıt bedeli tespit edebilir." hükmüne göre yapılan hesaplamanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, örneğin Yönetmelik eki (10) Sayılı cetvelin 1. Bölgesinde bulunan Muğla, İzmir, İçel ve Hatay illeri için kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı hesabının (9) Sayılı cetvelde Günlük yakma süresi 3 saat, yıllık yakma süresi 90 gün ve dış sıcaklık ortalaması (-0,92) olarak alındığı halde, (10) Sayılı cetvelin 10. Bölgesinde bulunan Erzurum, Hakkari, Kars ve Ağrı illeri için kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı hesabı (9) Sayılı cetvelde günlük yakma süresi 8,5 saat, yıllık yakma süresi 200 gün ve dış sıcaklık ortalaması (-22,37) olarak alındığını, örnekten de anlaşılacağı üzere kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı hesabının, kira tespitlerine dair Milli Emlak Genel Tebliğlerinde yakıt için tespit edilen miktar ile kullanılan yakıt miktarı arasındaki farka göre değil Yönetmelik eki (9) ve (10) sayılı cetveller dikkate alınarak tespit edilen yakıt miktarı olduğunu, ancak 308 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliğinin ilgili hükmünün zorunlu yakıt miktarından fazla ihtiyaç duyulan yakıt için uygulanabileceğini, Üniversite kampus alanı yakıt ihtiyacının Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığınca hazırlanan raporlara istinaden üst yönetici tarafından verilen talimatlar doğrultusunda temin edildiğini, temin edilen yakıtın Rektörlük Makamınca oluşturulan Muayene Kabul Komisyonu tarafından teslim alınarak Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının talep yazısında belirtildiği üzere partiler halinde gösterilen yakıt depolarına teslim edilmek suretiyle kullanıldığını, ödemeye esas teşkil eden Muayene Kabul Komisyonu tutanakları ve Taşınır İşlem Fişinde yakıtın nereye döküldüğünün tespit edilemediğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Dilekçi sorumlulukla ilgili olarak ise; Harcama Yetkilisi olarak kendisine sorumluluk yüklenmesinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, ilk savunmasında da belirttiği üzere, Kira tespitinin Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından ilgili tebliğler doğrultusunda hesaplandığını ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığına gönderilerek maaşlardan kesinti yapıldığını, ilamın 8. maddesi gerekçesinde, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 17. maddesinde; Konut tahsis edilen personele, konutun teslim tarihinden itibaren hesaplanacak kira bedelinin, müteakip ayın aylık veya ücretinden bu ayın kirası ile birlikte bordro üzerinde gösterilmek suretiyle tahsil edileceğinin, 23. maddesinde ise; tahakkuk memuru ve saymanların kesmedikleri kira karşılıklarından sorumlu oldukları belirtildiğinden, tahakkuk biriminde görevli gider gerçekleştirme memuru ile harcama yetkilisinin kira kesintisinden sorumlu olduklarının belirtildiğini, bu gerekçe dikkate alındığında Lojmanda oturanlardan sadece iki kişinin (Aziz BURTAN ve Remzi ALPHAN) İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığından maaş almakta olduğunu, diğer personel ile ilgili herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, ayrıca Lojman Tahsisinin Üniversite Üst Yönetimi tarafından yapılmakta olduğunu, Lojman Tahsisine ait bilgiler Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına gönderildiğinden İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığına bu konuda bilgi akışı olmadığını, Harcama Yetkilisi olan İdari ve Mali İşler Daire Başkanı ve Gerçekleştirme Görevlisi olan Satın alma Müdürünün Lojmanlarla ilgili bir sorumluluğu olmadığı gibi üniversitelerde tahsilat için karar mercii olamayacağını, Kalorifer Yakıtı İhalesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirildiğinden bahse konu kamu zararının tazminen tahsilinden sorumlu tutulduklarını, gerek 5018 sayılı Kanunda, gerekse 5018 sayılı Kanun Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkındaki 14.06.2007 tarih ve 5189/1 Sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında Harcama Yetkilisinin sorumluluğunun ödeme emri belgesi uyarıca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulduğunu, dolayısıyla mevzuatta tahsilat yapma yetki ve sorumluluğu ile ilgili bir madde bulunmadığını, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinin (e) fıkrasında ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesinin (k) fıkrasında yer alan; "İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek." hükmüne göre tahsil işlemlerinden Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının sorumlu tutulması gerektiğini ifade etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında, Gerçekleştirme Görevlisi Fettah GÜZELSOY’un (34236 nolu dosya) temyiz talebi ekinde göndermiş olduğu belgeler de dikkate alındığında yeni belgeler 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 68 inci maddesinde belirtilen “Temyiz Sebepleri” arasında olmayıp, aynı Kanun’un 74 üncü maddesinde sayılan “Yargılamanın İade Sebepleri” arasında yer aldığından bahisle dosyanın yeniden yargılanmak üzere Dairesine gönderilmesine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Dilekçi ikinci temyiz dilekçesinde birinci dilekçesinde belirttiği aynı gerekçelerle söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında, dilekçi tarafından ikinci temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların önceki Başsavcılık mütalaasının değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı gerekçesiyle yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
23.09.1984 tarih ve 18524 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan; Kamu Konutları Yönetmeliği’nin; “Konutların İşletme, Bakım ve Onarım Giderlerinin Karşılanması” başlıklı 5. bölümünde;
“Konut Tahsis Edilenler Tarafından Karşılanacak Giderler
Madde 28 – a) Kalorifersiz konutlar ile 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olan kaloriferli konutların ısınma giderleri,
b) Küçük bakım ve onarım giderleri (Kiracı tarafından kırılan camların takılması, bozulan muslukların değiştirilmesi veya tamir edilmesi ve benzeri işler gibi) ile kötü kullanımdan dolayı meydana gelen zarar ve ziyan giderleri,
c) Ortak kullanım alanları dahil, konutun aydınlatma, elektrik, su, gaz, otomat ve benzeri giderleri,
d) Konutlarda istihdam edilen kapıcı, bahçıvan, kaloriferci, elektrikçi ve benzerleri ile çeşitli ihtiyaçların karşılanması için gerekli olan giderler,
e) Yönetmeliğin 29 uncu maddesine göre, tesbit edilen yakıt ihtiyacından fazla kullanılan yakıt giderleri,
Konut tahsis edilenler tarafından karşılanır.
(e) bendinde bahsedilen giderlerin, kurum ve kuruluşlarınca karşılandığı konut blok veya gruplarında, bu giderlerin brüt yüzölçümü oranına göre, her bağımsız bölüme isabet eden kısmının, ait olduğu ayı takibeden ayın ilk 15 günü içinde personelin aylık veya ücretinin ödendiği saymanlığa bildirilerek, Yönetmeliğin 23 üncü maddesi esaslarına göre, tahsil edilmesi sağlanır.
Yakıt İhtiyacının Tesbiti, Yakıt Ödeneği Talebi ve Yakıtın Temin, Tedarik ve Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar başlıklı 6. bölümünde;
Yakıt İhtiyacının Tesbit Usülü
Madde 29 – (Değişik : 15/1/1991 - 91/1391 K.)
Tamamı kamu kurum ve kuruluşlarının (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olan konutları hariç) mülkiyetinde bulunan veya tamamı kiralanan konutların, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı, bu Yönetmeliğe ekli (9) ve (10) sayılı cetvellerde gösterilen esaslara göre, her konut blok veya grupları için ayrı ayrı olmak üzere, her yıl Mayıs ayının ilk onbeş günü içinde tesbit edilir.
Kamu konutlarının gereğinden fazla yakılmasından dolayı, kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarından fazla ihtiyaç duyulan yakıt, konutlarda oturanlar tarafından karşılanır.
Madde 30 – Konut blok veya gruplarının bulunduğu yöre ve her birinin bağımsız bölüm sayısı, son üç yılda sarfedilen yakıt miktarı ile 29 uncu maddeye göre tesbit edilen yıllık yakıt ihtiyacı, yakıtın ton olarak mahalli fiyatı (taşıma, depolama ve benzeri giderler dahil) ve yıllık yakıt ihtiyacının karşılanması için her konut blok veya gruplarına göre ayrı ayrı hesaplanan ödenek ihtiyacı kamu kurum ve kuruluşlarına ait konutları yönetmekle görevli birim tarafından onaylı bir cetvel halinde her yıl Mayıs ayının son gününe kadar bağlı bulundukları kurum ve kuruluşa gönderilir.
İlgili kurum ve kuruluşça gerekli tetkik ve değerlendirmeden sonra konutlar için gerekli görülen yeteri kadar ödeneğin bütçelerine konulması ve ihtiyaca göre dağıtımı sağlanır.
Yakıtın Temin, Tedarik ve Dağıtımı
Madde 31 – Kaloriferli kamu konutlarının yakıt ihtiyacının temin, tedarik ve dağıtımı, aşağıda belirtilen usül ve esaslara göre yürütülür.
a) Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler konutlarının yakıt ihtiyacını, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre sağlarlar.
b) Yukarıdaki bentte belirtilenler dışında kalan kamu kurum ve kuruluşları, kaloriferli konutlarında kullanılan yakıtın temin, tedarik ve dağıtımında tabi oldukları satınalma yönetmelikleri hükümlerini uygularlar.
Yakıt İhtiyacının Temin, Tedarik ve Dağıtımı İşlerini Yürüten Personelin Görev ve Sorumluluğu
Madde 32 – Yakıtın temin, tedarik ve dağıtımıyla görevlendirilenler, bu işleri tabi oldukları mevzuat hükümlerine göre yürütmekle yükümlüdürler.
Yapılan tetkik sonucundan bu işlerin yürütülmesi sırasında ihmal ve kusurları anlaşılan ilgililere, tabi oldukları mevzuat hükümlerine göre disiplin cezası verilir. Ayrıca gerektiğinde haklarında ceza kovuşturması da yapılır ve varsa meydana gelen zarar bunlara ödettirilir.”
denilmek suretiyle kamu kurum ve kurum ve kuruluşlarında yakıt ihtiyacının nasıl tedarik edileceği açıklanmıştır.
26.05.2005 tarih ve 25826 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan; 294 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nin 2.1 maddesinde;
“2 - YAKIT GİDERLERİ
-
- Kamu konutlarının yakıtının konutlarda oturanlar tarafından tedariki ve bedellerinin konutlarda oturanlarca karşılanması esastır.
Ancak, tamamı kamu kurum ve kuruluşlarının (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olanlar hariç) mülkiyetinde bulunan veya tamamı kiralanan konutların tahsisli olduğu idarenin gerek görmesi halinde, idarece yakıt temin edilebilir. İdarece temin edilecek yakıt, Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliğine göre hesaplanan kontenjan için geçerlidir. Bu halde, bütçe imkânları ve tasarruf tedbirleri göz önünde bulundurulur. Doğal gazla ısıtılan kamu konutlarında yakıtın tedarikinde bir güçlük söz konusu olmadığından (Devlet mahalleleri ve hizmet binası gibi aynı kazandan ısıtılan konutlar hariç) bu konutların yakıt giderleri idarelerce kesinlikle karşılanmayacak ve oturanlarca karşılanmaya devam edilecektir.
-
- Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli (1) sayılı Cetvelin (A) bölümünde yer alan ve temsil özelliği nedeniyle kira bedeli alınmayanlar ile söz konusu cetvelin (B-C) bölümünde belirtilen, Kamu Konutları Yönetmeliği gereği kira bedeli alınan makam ve rütbe sahiplerinin oturmakta oldukları kamu konutlarının yakıtı kurumlarınca tedarik edilecek ve anılan makam ve rütbe sahiplerinden yakıt bedeli tahsil edilmemesi uygulamasına devam edilecektir.
-
- Metrekare yakıt bedeli, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 29 ve 30 uncu maddeleri ile bu Yönetmeliğe ekli yıllık yakıt miktarlarını gösteren 9 ve 10 sayılı cetvellere göre hesaplanan kontenjan yakıt miktarı için geçerlidir.
-
- Kamu kurum ve kuruluşlarının tesisleri ile fabrika binalarından çıkan atık buhar, sıcak su gibi diğer enerji kaynakları ile ısıtılan konutlarda yeni tesis kurulmaması ve maliyet artırıcı herhangi bir harcama yapılmaması kaydıyla, bu konutlarda oturanlardan da kira bedeline ilave olarak yürürlükteki Genel Tebliğin ilgili bölümünde belirtilen yakıt bedeli %50 indirimli olarak tahsil edilir.
-
- Yakıt bedellerinin hesaplanmasında konutlardan toplam brüt inşaat alanının 120 metrekareden fazla olan kısmı dikkate alınmaz.
-
- Konutların boş kaldığı süreler için yakıt giderleri ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanır.
-
- Tamamı kamu kurum ve kuruluşlarının (634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olan konutları hariç) mülkiyetinde bulunan veya tamamı kiralanan konutların, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı, Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli (9) ve (10) sayılı cetvellerde gösterilen esaslara göre belirlenecek olup, bu miktar zorunlu nedenlerle ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca azami % 100 arttırabilir. Arttırılan bu miktarın bedeli, gerçek miktarı üzerinden konutta oturanlardan, konut yüzölçümleri dikkate alınarak tahsil edilir. Bu tahsilat, yılı temmuz ayından itibaren yapılır. ”
denilmek suretiyle Kamu Konutları Yönetmeliği’ndeki yakıt tedarik işlemleri açıklığa kavuşturulmuştur.
Öte yandan dilekçe eki belgelerde yer alan; 30.12.2006 tarih ve 26392 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 308 Sıra Nolu Milli Emlak Genel Tebliği’nde ise;
“2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamındaki konutların aylık kira bedellerinin aşağıdaki şekilde belirlenmesi uygun görülmüştür.
…
- Yakıtı kurum tarafından tedarik edilen konutlarda;
Yakıt maliyetlerindeki artışlar dikkate alınarak, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşların yurt içindeki kaloriferli konutlarından, yakıtı kurum tarafından tedarik edilenlerde oturanlardan, her bir metrekare için 15/01/2007 tarihinden itibaren 0,70 YTL/m2 yakıt bedeli tahsil edilir. Ancak, kurum ve kuruluşlar, yakıt maliyetlerini dikkate alarak gerekli gördükleri takdirde, bu bedelin üzerinde yakıt bedeli tahsil edebilirler.”
denilmek suretiyle konutlarda oturanlardan tahsil edilecek yakıt bedeli belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereğince kamu konutlarında yakıtın tedarik edilmesi ve (tedarik edilen miktarın) bedelinin konutlarda oturanlarca karşılanması esas olmakla birlikte, yakıtın kurum tarafından tedarik edilmesi durumunda, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı, Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli (9) ve (10) sayılı cetvellerde gösterilen esaslara göre belirlenecek ve (tedarik edilen miktarın) bedeli öncelikli olarak ilgili kamu kurum veya kuruluşunca karşılanacak daha sonra ilgili yıla ait Milli Emlak Genel Tebliği hükümlerinde belirtilen metrekare yakıt bedeli doğrultusunda kamu konutlarında oturanlara yansıtılacaktır.
Buraya kadar yapılan açıklamalar sonucunda, dilekçinin de iddia ettiği gibi kamu konutlarında yakıtın kamu kurum veya kuruluşunca tedarik edilmesi durumunda yakıt giderinin tamamının ilgili kamu kurum veya kuruluşunca ödenmesi tabii ise de, esas ihtilafa sebep olan ve giderilmesi gereken belirsizlik bu giderin Milli Emlak Genel Tebliği hükümlerinde belirtilen metrekare yakıt bedeli doğrultusunda kamu konutlarında oturanlara yansıtılması durumunda bu bedelin ne kadarının yansıtılacağı konusunda ortaya çıkmaktadır.
Bu konuda ise Maliye Bakanlığı çıkardığı genel tebliğlerle kamu konutlarının yakıt bedelinin ne kadarının konutta oturanlara yansıtılacağı konusunda sürekli değişikliğe gitmektedir. Bu durum metrekare yakıt bedelinin tespitinin ve tüketilen yakıta ilişkin ödenen toplam bedelin, konutta oturanlardan tahsil edilen toplam bedelden fazla olan kısmının, konutta oturanlardan karşılanıp karşılanmaması hususunun çıkaracağı Milli Emlak Genel Tebliğleriyle Maliye Bakanlığının; metrekare yakıt bedelinden daha fazla bedelin tespit edilmesinin ise ilgili kamu kurum veya kuruluşunun takdir yetkisine bırakıldığını açıkça göstermektedir. Bu yüzden genel tebliğin ilgilendirdiği yıl açısından uygulamanın nasıl yapılması gerektiğinin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu anlamda hesap yılının 2007 yılı olduğu göz önüne alındığında, 2007 yılını ilgilendiren 308 Sıra Nolu Milli Emlak Genel Tebliği’nde; “Ancak, kurum ve kuruluşlar, yakıt maliyetlerini dikkate alarak gerekli gördükleri takdirde, bu bedelin üzerinde yakıt bedeli tahsil edebilirler.” denilmek suretiyle daha yüksek metrekare yakıt bedeli belirlenerek yakıt maliyetlerinin tamamının kamu konutunda oturanlara yansıtılması hususu ilgili kurum veya kuruluşun insiyatifine bırakılmıştır.
Dosyaya ilişkin belgelerden; Dicle Üniversitesi Lojmanlarında 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu uyarınca karşılanması zorunlu yakıt miktarı, Kamu Konutları Yönetmeliğine ekli (9) ve (10) sayılı cetvellerde gösterilen esaslara göre 632.000 kg. iken (denetçi tarafından düzenlettirilen) lojman kazan dairelerine boşaltılan kalorifer yakıtı döküm tutanağından 376.080 kg. (zorunlu yakıt miktarından dahi daha az) yakıtın lojman kazan dairelerine boşaltıldığı, bedelinin üniversite bütçesinden ödendiği ve Milli Emlak Genel Tebliği hükümlerinde belirtilen asgari metrekare yakıt bedeli doğrultusunda kamu konutlarında oturanların aylıklarından (maaşlarından) kiraya ek olarak yakıt kesintisi yapıldığı görülmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 2007 yılında yürürlükte olan mevzuat hükümleri gereğince, yakıtı kurumu tarafından tedarik edilen Dicle Üniversitesi Lojmanlarında yakıt gideri kurum (üniversite) bütçesinden karşılandıktan sonra bu giderin yalnızca Milli Emlak Genel Tebliğinde belirtilen asgari (minimum) metrekare bedeli doğrultusunda hesaplanan tutarının lojmanlarda oturanlarca (aylıklarından kesilmek suretiyle) karşılanmasında, diğer bir deyişle Dicle Üniversitesince, tüketilen yakıta ilişkin ödenen toplam bedelin, lojmanlarda oturanlardan tahsil edilen toplam bedelden fazla olan kısmının, lojmanda oturanlardan konut yüzölçümleri dikkate alınarak tahsil edilmemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının kabulü ile 739 sayılı ilamın 6. maddesi ile verilen 267.821,00 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,
- 739 sayılı ilamın 10. maddesi ile Lojman tahsis beyannamelerinin incelenmesi sonucunda; Rektör koruması polis memuru Yılmaz TURAN’a 01.11.2005 tarihinde tahsis edilen No:6. D11 numaralı lojmana ilişkin, 308 sıra nolu Milli Emlak Tebliği’nde belirtilen m2 başına hesabı gösterilen yakıt ve diğer ilave unsur bedellerinin kesilmediği gerekçesiyle 1.320,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; Rektör koruması polis memuru Yılmaz TURAN’ın Emniyet Müdürlüğünden maaş almakta olduğunu, İdari Mali İşler Daire Başkanı sıfatıyla sorumlu tutulmasının, mevzuatta aykırı olduğu gibi ilamın 8. maddesi gerekçesine de aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca Lojman Tahsisine ait bilgiler Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına gönderildiğinden İdari ve mali İşler Daire Başkanlığı’na bu konuda bilgi akışı olmadığını söyleyerek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında, sorumlu tarafından ileri sürülen iddialar, 308 sıra Nolu Milli Emlak Tebliğinin 17, 23 ve 24 üncü maddesine aykırı olduğundan temyiz talebinin reddine mevzuata uygun Daire kararının onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Dilekçi ikinci temyiz dilekçesinde birinci dilekçesinde belirttiği aynı gerekçelerle söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında, dilekçi tarafından ikinci temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların önceki Başsavcılık mütalaasının değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı gerekçesiyle yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
Dilekçi verilen tazmin hükmüyle ilgili, esasa itiraz etmemekte, sadece sorumluluk itirazında bulunmaktadır.
Sorumluluk yönünden inceleme
İlamda Rektör koruması polis memuru Yılmaz TURAN'a 01.11.2005 tarihinde tahsis edilen Dİ 1-6 numaralı lojmana ilişkin, 308 sıra nolu Milli Emlak Tebliğinde belirtilen m2 başına hesabı gösterilen yakıt ve diğer ilave unsur bedellerinin maaşından kesilmediği gerekçesiyle verilen tazmin hükmünde (İdari ve Mali İşler Daire Başkanı) Halit KAPLAN ile (Genel Sekreter V.) Mansur ÖZCAN’ın, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 17. maddesinde; konut tahsis edilen personele, konutun teslim tarihinden itibaren hesaplanacak kira bedelinin, müteakip ayın aylık veya ücretinden bu ayın kirası ile birlikte bordro üzerinde gösterilmek suretiyle tahsil edileceği, 23. maddesinde ise; tahakkuk memuru ve saymanların kesmedikleri kira karşılıklarından sorumlu oldukları belirtildiğinden bahisle, sorumlu tutuldukları görülmektedir.
Ancak Rektör koruması polis memuru Yılmaz TURAN Emniyet Müdürlüğü personeli olup Emniyet Müdürlüğü vasıtasıyla maaş aldığından ilamdaki mevzuat hükümleri doğrultusunda yakıt ve diğer ilave unsur bedellerinin maşından kesilmemesinde; maaş bordrolarının düzenlenip ödeme emri belgesine bağlanması hususunda hiçbir yetkisi olmadığı halde sorumluluk yüklenen kişilerin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Öte yandan yargı raporu ekinde bulunan ve ilgili konutun Resmi Koruma (Polis Memuru) Yılmaz TURAN’a tahsis edilmesini düzenleyen “Kamu Konutları Giriş Tutanağında” kiralayan (kiracı) Yılmaz TURAN tarafından;
“1- Kiraladığım konutu “Kamu Konutları Yönetmeliği” hükümlerine göre kullanmayı ve bu Yönetmelik hükümlerine riayet etmeyi,
…
… beyan ederim.”
denilmek suretiyle Kamu Konutları Yönetmeliği hükümlerine riayet edileceği hüküm altına alınmıştır.
Bu tutanak Lojmanı Teslim Eden (Lojman İdare Amiri) Behzat TAŞER ve Tasdik Eden (Özel Kalem Müdürlüğünde görevli) Remzi ALPHAN tarafından imzalanmıştır.
Bu tutanak doğrultusunda Rektör Koruması Yılmaz TURAN’a Rektörlüğe bağlı Özel Kalem Müdürlüğünce konut tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
5018 sayılı Kanunun mali sorumluluğuna ilişkin hükümleri çerçevesinde, 5018 sayılı Kanun yürürlüğe girmesi ile sorumluluk sisteminde objektif kusursuz sorumluluk anlayışından vazgeçildiği, bunun yerine kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmasına, ortada bir kamu zararı olmasına, mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmasına bağlandığı da dikkate alındığında verilen tazmin hükmünde ilamda adı geçen kişilere sorumluluk yüklenmesi mevzuata aykırılık teşkil gerekmektedir.
Bu anlamda Rektörlük çalışanlarının özlük haklarının düzenlendiği birimde görevli harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi tarafından yakıt ve diğer ilave unsur bedellerinden oluşan kesinti tutarının tahakkuk ettirilmesi, ancak ilgili kişi maaşını Emniyet Müdürlüğü üzerinden aldığı için bu tutarın maaşından kesinti yapılarak değil bizzat kendisi tarafından Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı hesaplarına yatırılmak suretiyle ya da Emniyet Müdürlüğünün ilgili tahakkuk birimlerinin bilgilendirilmesi doğrultusunda maaşından kesinti yapılmak suretiyle ödenmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, dilekçinin sorumluluk itirazı yerinde olduğundan verilen tazmin hükmünün Halit KAPLAN’ın uhdesinden kaldırılarak, sorumluluk açısından BOZULMASINA ve ilgili tahakkuk biriminde (adı geçen kişiye ilamda bahsedilen tutarın borç tahakkukunun gerçekleştirilmesinde) görevli kişilerin sorumluluğunu teminen belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
- 739 sayılı ilamın 12. maddesi ile 14288. 35 yevmiye ve sıra numarası ile taşınmaz kaydı bulunan gayrimenkulün kiralama ihalesi ile ilgili olarak;
A) Sözleşmesi 13.10.2006 tarihinde biten iş yerinin, ihalesi 08.01.2007 tarihinde yapıldığı halde sözleşmeye davet yazısının 02.05.2007 tarihli olduğu, sözleşmesinin ise 13.02.2007 tarihinde yapılmasından dolayı kiracının sözleşme bitim ve başlangıç tarihleri arasında gecen süreye ilişkin fuzuli işgali nedeniyle şartname hükümlerine göre tahsili gereken ceza bedelinin tahsil edilmediği gerekçesiyle 53.240,00 TL’nin,
B) Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 60.560,00 TL’nin,
tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
A) Dilekçi İlam hükmünün A) bendi ile ilgili olarak temyiz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarında da belirtildiği üzere 01.09.1999 tarihinde Dicle Üniversitesi ile Dicle Üniversitesi Kalkındırma Vakfı arasında düzenlenen kira sözleşmesi ile 11 parça arazi ve 20 adet işyerinin adı geçen vakfa kiraya verildiğini, ilamda adı geçen gayrimenkulün Vakıf tarafından halen eczane olarak kullanılan işyeri kısmının 90 M2, medikal olarak kullanılan işyeri kısmının ise 18 M2 olarak kiraya verildiğini, aynı taşınmazların birleştirilip, 108 M2 işyeri olarak Devlet İhale Kanununun 5l/g maddesi doğrultusunda 01.12.2003 tarihinden geçerli sözleşme ile E. Filiz BEDİRHANOGLU'na 3 yıllığına kiraya verildiğini, kira süresinin sona ermesi üzerine 13.02.2007 tarihinde imzalanan, ancak 01.12.2006 tarihinde geçerlidir hükmü bulunan sözleşme ile söz konusu taşınmazın aynı şahsa yeniden kiraya verildiğini, sözleşmesinin geçerlilik hükmü dikkate alındığında kendilerince kiraya verilen sürelerle ilgili boşluk bulunmadığını, ihale işlemlerinin öncesinden ise sorumlu tutulmamaları gerektiğini, ayrıca ilamda kira başlangıç tarihinin 13.02.2007 olarak alınması gerektiği bu sebeple 13.10.2006 tarihi ile 13.02.2007 tarihleri arasında 121 günlük fark olarak 53.240.00 TL'nin tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, ilamda 13.02.2007 tarihi olması gerektiği belirtilen sözleşmenin bitim tarihinin İdare tarafından 01.12.2009 günü olarak değerlendirildiğini ve buna göre yeniden ihale işlemi başlatıldığını, İdare tarafından aynı işyerine ait düzenlenerek dilekçe ekinde sunulan ve yürürlük tarihi 31.12.2009 olan sözleşmeden de anlaşılacağı üzere bahse konu işyerinin yıllık 325.000,00 TL (KDV Hariç) bedelle ihale edildiğini, ayrıca 01.12.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasındaki süre için 30.375,00 TL gecikme bedeli alındığını, görüleceği üzere ilamda kamu zararı 53.240,00 TL olarak belirlenmişken ilama göre sözleşmenin bitmesi gereken tarih olan 13.02.2010 tarihine kadar 01.12.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasında gecikme bedeli olarak tahsil edilen 30.375,00 TL + 31.12.2009 - 13.02.2010 tarihleri arası kira bedeli (325.000,00 TL /365 gün * 43 gün) 38.287,00 TL = 68.662.00 TL kira bedeli alındığını, ayrıca 13.10.2009 - 01.12.2009 tarihleri arası kira farkı da dikkate alındığında yapılan tahsilat miktarının alınan kira bedelinden daha yüksek bir rakama ulaşacağını, dolayısıyla tazminen tahsile ait hükmün düşmesi gerektiğini, sorumluluk uygulamasında İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak tek başına sorumlu tutulmasına ait yasal dayanağın belirtilmediğini, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinin (e) fıkrasında Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesinin (k) fıkrasında yer alan; "İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek." hükmüne göre tahsil işlemlerinden Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının sorumlu tutulması gerektiğini bildirmiştir.
Başsavcılık karşılamasında ilam hükmünün A) bendi ile ilgili görüş bildirilmemiştir.
Dilekçi ikinci temyiz dilekçesinde birinci dilekçesinde belirttiği aynı gerekçelerle söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında, dilekçi tarafından ikinci temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların önceki Başsavcılık mütalaasının değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı gerekçesiyle yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
Dosyaya ilişkin bilgi ve belgelerden;
01.09.1999 tarihinde Dicle Üniversitesi ile Dicle Üniversitesi Kalkındırma Vakfı arasında düzenlenen kira sözleşmesi ile 11 parça arazi ve 20 adet işyerinin adı geçen vakfa kiraya verildiği, işyerlerinden halen eczane olarak kullanılan işyerinin 90 m2, medikal olarak kullanılan işyerinin ise 18 m2 olduğu, aynı taşınmazların birleştirilip, 108 m2 işyeri olarak Devlet İhale Kanunun 51/g maddesi doğrultusunda 01.12.2003 tarihinden geçerli sözleşme ile E. Filiz BEDİRHANOĞLU'na 3 yıllığına kiralandığı, kira süresinin sona ermesi üzerine 13.02.2007 tarihinde imzalanan, ancak 01.12.2006 tarihinde geçerlidir hükmü bulunan sözleşme ile söz konusu taşınmazın aynı şahsa yeniden kiralandığı anlaşılmaktadır.
2003 - 2006 yılları arasına ait ihaleye ilişkin sözleşmenin 20. maddesinde yer alan; “İş bu sözleşme toplam 3 (üç) sayfa, 20 maddeden ibaret olup, 01.12.2003 tarihinden geçerli olmak üzere noter tescilinden sonra yürürlüğe girer.” ve 2006 - 2009 yılları arasına ait ihaleye ilişkin sözleşmenin 21. maddesinde yer alan; “İş bu sözleşme toplam 3 (üç) sayfa, 21 maddeden ibaret olup, 01.12.2006 tarihinden geçerli olmak üzere taraflarca imzalandıktan sonra yürürlüğe girer.” geçerlilik hükümleri dikkate alındığında üniversite tarafından kiraya verilen sürelerle ilgili boşluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla ilamda açıklananın aksine 2006 - 2009 yılları arasına ait ihaleye ilişkin sözleşmenin başlangıç tarihinin 13.02.2007 olarak alınması gerektiğinden bahisle İdare ile Kiracı E. Filiz BEDİRHANOĞLU arasında düzenlenen 2003 - 2006 yılını kapsayan İş Yeri Kira Sözleşmesi eki olan İdari Şartnamenin 10’uncu maddesinde yer alan; “Kira süresi sona erdiği halde kiraya verilen yer kiracı tarafından idareye teslim edilmediği takdirde her gecen gün için o günkü kira bedelinin %10’u ceza olarak tahsil edilecektir.” hükmüne istinaden (eski ihaleye ilişkin söleşmenin bitiş tarihi olduğu belirtilen) 13.10.2006 tarihi ile 13.02.2007 tarihleri arasında 121 günlük fark olarak 53.240,00 TL'nin tahsil edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Ayrıca İdare tarafından kiraya verilen sürelerle ilgili boşluk bulunmadığı düşüncesiyle işyerini kiralayanca fuzuli olarak işgal edildiği kanaatine varılmamış, üniversiteye ait diğer bazı işyeri kiralamalarında görüldüğü gibi Ecrimisil Tespit Komisyonu görevlendirilmemiş ve bunun sonucunda da ecrimisil bedeli tespit edilmemiştir.
Bu itibarla, dilekçi iddiaların kabulü ile 739 sayılı ilamın 12. maddesinin A) bendi ile verilen 53.240,00 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,
B) Dilekçi ilam hükmünün B) bendi ile ilgili olarak temyiz dilekçesinde özetle;
Üniversiteye ait işyerlerinin kiraya verilirken boş bir şekilde Kampus alanında kargaşaya mahal vermeyecek şekilde büyük bir bölümünün isimlendirilerek kiraya verildiğini, şartname ve sözleşmeler incelendiğinde sözleşmelerin boş gayrimenkul şeklinde herhangi bir demirbaş eşya veya mefruşat veya başka bir eşyayı içermeyecek şekilde düzenlendiğini, KDV Kanunu'nun 1/3-f maddesine göre, GVK'nın 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemleri KDV'ye tabi olduğunu, fakat KDV Kanunu'nun 17/4-d maddesine göre, iktisadi işletmeye dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV'den istisna edildiğini, 17/4-d maddesinde belirtilen gayrimenkul kelimesinin Medeni Kanun'un 632. maddesinde belirtilen gayrimenkul tarifini ifade ettiğini, dolayısıyla Medeni Kanun'da belirtilen bu iktisadi kıymetler eğer iktisadi bir işletmeye dâhil değilse KDV'den istisna olduğu için sorumluluk söz konusu olmayacağını, gayrimenkul bir iktisadi işletmenin aktifine kayıtlı ise kiralama sonucu elde edilen gelirlerin ticari hâsılata ve KDV hesaplanmasına konu olacağını, bu değerlendirmelerin "Kamu İhale Kanunu Örnek Uygulamaları" kitabının yazarları olan Sayıştay Uzman Denetçisi Şakir BAŞARAN, Sayıştay Uzman Denetçisi Rasih ALTINKÜLÇE, Sayıştay Başdenetçisi M. Emin ŞAHİNER ve Sayıştay Denetçisi H. Bahadır BARÇIN tarafından da 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununa Göre Kiralama işlemleri bölümü ile teyit edildiğini, Gelir İdaresi Başkanlığının Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığına yazmış olduğu 01.08.2008 tarih ve 75787 Sayılı yazıda KDV Kanunu'nun 17/4-d maddesindeki "İktisadi işletmeye dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV'den istisna tutulacağı" ifadesi bulunduğunu ve 11 Seri nolu KDV Genel Tebliğinin "E- Kamu Kurum ve Kuruluşları, Dernek ve Vakıflar, Mesleki Kuruluşlar" bölümünde Üniversitelerin iktisadi işletme niteliği taşımadığı dikkate alınarak Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü tarafından kiraya konu gayrimenkullerin büfe, kantin, kafeterya olarak tefrik edilmeksizin boş olarak kiraya verilmesinde kira bedeli üzerinden KDV alınmaması gerektiğinin belirtildiğini, Gelir İdaresi Başkanlığının 24.06.2009 tarih ve 5417-2452 sayılı yazısında ise Üniversiteden banka şube hizmeti binası olarak kullanılmak üzere taşınmaz kiralamasının Kanunun 17/4-d maddesine göre KDV 'den istisna olacağının belirtildiğini, (vergide) sorumluluk uygulaması ile ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığının 28.10.2008/3876 sayılı yazısında 30 Seri Nolu KDV Genel Tebliğinde yer alan,
a) Kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetinin bulunmaması,
b) Kiralayanın gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olması.
Hükümleri uyarınca kiralamadan doğan KDV'nin kiracı tarafından beyan edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, ayrıca konuyla ilgili olarak Danıştay Dördüncü Dairesinin 07.03.2006 tarih ve 376 Sayılı Kararının dilekçe ekinde sunulduğunu, söz konusu kararda "Dava, bir kısım faaliyetleri iktisadi işletme sayılan davacı vakıf adına, kiraya verdiği gayrimenkuller için fatura düzenlemediği ve katma değer vergisi hesaplayıp beyan etmediği iddiasıyla yapılan tarhiyata ilişkindir.
5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5 inci maddesinde, "Dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup, 4 üncü maddede yazılı şartları haciz bulunan işletmeler ile aynı mahiyetteki yabancı işletmeler, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri olarak tanımlanmış, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1 inci maddesinin 3/f bendinde Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin katma değer vergisine tabi olduğu belirtilmiş, Kanunun 17 nci maddesinin 4/d bendinde ise iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu husus 31 seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (B) Bölümünde de teyit edilmiştir.
Dosyada mevcut vakıf senedinin incelenmesinden, 2 nci maddede vakfın amacının, Türkiye'nin milli hedef ve menfaatleri doğrultusunda kültürel, turistik, sınai, hizmet, ticari, tarihi ve bilimsel sahalarda ülke ve dünya kamu oylarının kıymetlendirilmesine, ülkemizin doğal, ve ekonomik ve sosyal potansiyelinin değerlendirilmesine ve korunmasına yardımcı olmak, bu gayelere matuf her türlü maddi katkılarda bulunmak ve tanıtma ve yeterli malzemenin üretilmesini sağlamak ve böylece, Türkiye'nin doğru ve müspet imajını yaratma faaliyetlerinde bulunmak ve desteklemek olduğu belirtilmiş ve 3 üncü maddede ise vakfın amacına ulaşmak için yapabileceği işler sıralanmıştır.
Vergi inceleme raporunda, davacı vakfın amaçlarına ulaşmak için yaptığı kitap video teyp kasedi satışları, dergi gelirleri, yurt dışı fuarlarda yapılan el sanatları satışı ve kira gelirleri iktisadi işletme olarak nitelendirilmiştir. Ancak, asıl gelirin kiradan kaynaklandığı, diğer faaliyetlerden elde edilen gelirlerin toplam gelir içerisinde çok cüzi bir pay teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Ticari bir organizasyonu gerektirmeyecek nitelikte, vakfın amacına ulaşmak için yapılan bu tür kültür ve tanıtım faaliyetlerini iktisadi işletme olarak nitelendirmek mümkün değildir. Nitekim, aynı yıla ilişkin olarak kurumlar vergisine karşı açılan davada da Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 27.12.2004 günlü ve E:2004/818, K:2004/l 114 sayılı kararıyla, anılan faaliyetlerin iktisadi işletme mahiyetinde olmadığına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz istemi Danıştay Dördüncü Dairesinin 8.11.2005 günlü ve E:2005/1037, K:2005/2030 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu durumda, yapılan faaliyetler iktisadi işletme niteliğinde olmadığından ve iktisadi işletmeye dahil olmayan, vakfa ait gayrimenkullerin kiralanması işlemleri katma değer vergisinden istisna tutulduğundan, Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin 4/d bendine aykırı olarak davayı kısmen reddeden mahkeme kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulüyle Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 27.12.2004 günlü ve E:2004/819, K:2004/l 116 sayılı kararının bozulmasına, 7.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi." denildiğini,
Kaldı ki 30 Seri Nolu KDV Genel Tebliği (F) bendinde;
"1. Kiralama İşlemlerinde Sorumluluk Uygulaması:
Katma Değer Vergisi Kanununun; 1. maddesinin 3/f bendinde, Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemlerinin, verginin konusuna girdiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesi işlemi, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa da dahi katma değer vergisine tabi olacaktır.
Bu kiralama işlemleri ile ilgili katma değer vergisi;
a) Kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetinin bulunmaması,
b) Kiralayanın gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olması,
Şartlarının birlikte var olması halinde, kiralayan tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Bu kapsamdaki kiralamalarda kiraya verenler tarafından beyanname verilmeyeceği tabiidir. Kiraya verenlerin başka faaliyetleri dolayısıyla gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olmaları halinde, sorumluluk uygulaması söz konusu olmayacak, kiraya verenler, kiralama faaliyetleri ile ilgili katma değer vergisinin diğer faaliyetleri ile birlikte genel esaslara göre beyan edeceklerdir. " şeklinde düzenleme bulunduğunu,
31 Seri Nolu KDV Genel Tebliğinin (B) bölümünde ise;
"B - İŞLETMEYE DAHİL OLMAYAN GAYRİMENKULLERİN KİRALANMASI İŞLEMİNİN KATMA DEĞER VERGİSİ KARŞISINDAKİ DURUMU:
Bilindiği üzere, 30 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (F) bölümünde, Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması işlemlerinde "sorumluluk" uygulaması getirilmiştir.
Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde sayılan mal ve haklar arasında yer alan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri, bir iktisadi işletmeye dahil olmamaları şartıyla, Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4_d maddesine göre vergiden müstesnadır. Dolayısıyla, bir iktisadi işletmeye dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinde katma değer vergisi ve sorumluluk uygulamasının söz konusu olmayacağı tabiidir." şeklinde düzenleme bulunduğunu,
Sorgu ile ilgili olarak yapılan savunmanın ilamda görüldüğü üzere "19 Sıra Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin Genel Bütçeli İdarelerin Katma Değer Vergisi Mükellefiyeti başlıklı D- Fıkrasında;
"Bilindiği gibi, Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-g maddesi hükmüne göre genel bütçeli idarelerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri vergiye tabi bulunmaktadır.
Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerine dair harcamaları genel bütçeden karşılanan bu idarelerin, vergiye tabi faaliyetlerine ait katma değer vergisi mükellefiyetlerinin aşağıdaki şekilde yerine getirilmesi uygun görülmüştür.
Katma Değer Vergisi Kanununun 46. maddesinin 5. fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, Bakanlığımıza başvurarak izin alan Genel Bütçeli İdarelerin sözü edilen vergiye tabi işlemleri sebebiyle katma değer vergisi mükellefiyetleri tesis edilmeyecek, bu işlemleriyle ilgili katma değer vergisi vezne alındılarında ayrıca gösterilmek kaydıyla Saymanlıklarca tahsil edilecektir." gerekçesi ile reddedildiğini,
Ancak 19 Sıra Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (D) Fıkrası belirtildiği gibi Genel Bütçeli İdarelerin Katma Değer Vergisi Mükellefiyeti konusuna açıklık getirdiğini,
Gelir İdaresi Başkanlığından alınan 3319 sayılı yazıda;
"Tebliğin D "Genel Bütçeli İdarelerin Katma Değer Vergisi Mükellefiyeti" başlıklı bölümünde bahsi geçen genel bütçeli idareler, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu eki 1 sayılı cetvelde yer alan kurum ve kuruluşları kapsamaktadır.
Üniversiteler ise söz konusu Kanun eki II sayılı cetvelde bulunmakta olup, genel bütçeli idareler arasında yer almamaktadır." denildiğini,
Yazıdan da anlaşılacağı üzere 19 Sıra Numaralı Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin Üniversiteleri kapsamadığını,
Belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiş ayrıca İhale Onayında, Tahmini Bedel Tespit Komisyonu Kararında, İhale Kararında ve Şartname ile Sözleşmeler de belirtilmeyen bir alacağın tahsilinden İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak tek başına sorumlu tutulmasının anlaşılamadığını, şayet bir sorumluluk söz konusu olsaydı Komisyonlardaki görevlilerin de en az İdari ve Mali İşler Daire Başkanı kadar sorumluluklarının olması gerektiğini, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinin (e) fıkrasında ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesinin (k) fıkrasında yer alan; "İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek” hükmüne göre tahsil işlemlerinden Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının sorumlu tutulması gerektiğini söyleyerek sorumluluk itirazında bulunmuştur.
Başsavcılık karşılamasında ilam hükmünün B) bendi için sorumlu tarafından ileri sürülen iddialar, Dairece verilen kararın gerekçeleri karşısında tazmin hükmünün bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz talebinin reddinin ve mevzuata uygun ilam hükmünün onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Dilekçi ikinci temyiz dilekçesinde birinci dilekçesinde belirttiği aynı gerekçelerle söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında, dilekçi tarafından ikinci temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların önceki Başsavcılık mütalaasının değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı gerekçesiyle yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
Sorumluluk yönünden inceleme
İlam hükmünün B) bendinde 14288-35 yevmiye ve sıra numarası ile taşınmaz kaydı bulunan gayrimenkulün kiralama ihalesi ile ilgili olarak kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle verilen tazmin hükmünde (İdari ve Mali İşler Daire Başkanı) Halit KAPLAN’ın tek başına sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Dilekçi, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinin (e) ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesinin (k) fıkrası gereği ilamda bahsi geçen konu ile ilgili olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın da sorumlu tutulması gerektiğini ifade etmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 61. maddesinin 5436 sayılı kanunun 10/a ve 10/b maddesiyle değişik şekli: Muhasebe Hizmetini; "gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemidir." şeklinde tanımlayarak bu işlemleri yürütenlerin muhasebe yetkilisi olduğunu, memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkili olmadığı hükmünü düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrası, muhasebe yetkilisinin yukanda sayılan hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından söz ederek, ana hatlarıyla sorumluluğunu belirlemiş, Üçüncü fikrası ise ödeme aşamasında ödeme emri ve eki belgeler üzerinde;
-Yetkililerin imzasını,
-Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
-Maddi hata bulunup bulunmadığını,
-Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlüdür diyerek inceleme yetkilerini yukarıda sayılan hususlarla sınırlı tutmuştur.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli, 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir. Kararda; “5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, “idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,” karar verilmiştir. Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilâtla ilgili sorumluluğu başlamaktadır. Bir başka deyişle tahakkuk işlemi ancak verilen talimat ile (ilgili gelir veya gider belgesi) üzerinde yapılacak işlemle gerçekleşeceği dikkate alındığında, ancak tahakkuk ettirilen gelirin muhasebe kayıtlarına alınması ve ilgililerine kanuni süresinde gönderilmesi hususunda Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilebilir. Tahakkuk ettirilmeyen bir gelirle ilgili sorumluluktan söz etmek mümkün değildir.
Bu bağlamda dilekçinin de iddia ettiği gibi 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinin (e) ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesinin (k) fıkralarında yer alan;
"İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek."
hükmü gereği ilamda bahsi geçen konu ile ilgili olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın sorumluluğunun bulunduğu konusunda da tereddüt bulunmamaktadır. Ancak burada bahsedilen sorumluluk Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının alt birimlerinden biri olan muhasebe biriminin dolayısıyla muhasebe yetkilisinin sorumluluğu değil, Daire Başkanlığı olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının sözü edilen gelirin tahakkuk ettirilmesindeki sorumluluğudur.
Son olarak, 5018 sayılı Yasanın Mali Hizmetler Birimi Başlıklı 60. maddesinde; “Alım, satım, yapım, kiralama, kiraya verme, bakım-onarım ve benzeri malî işlemlerden; idarenin tamamını ilgilendirenler destek hizmetlerini yürüten birim tarafından gerçekleştirilir.” hükmü,
124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Komptrolörlük Daire Başkanlığı Başlıklı 30. maddesinin d)fıkrasında ise;
“Üniversitenin ayniyat işleri ile her türlü ödeme ve tahsil işlemini yürütmek” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda, Üniversitenin destek hizmetlerini ve taşınmazlarının kiralanması işlemlerini yürüten İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının kiralama işlemlerine ilişkin gelirlerin tahakkukunda sorumluluğu bulunduğu anlaşıldığından (İdari ve Mali İşler Daire Başkanı) Halit KAPLAN’a sorumluluk yüklenmesinde ise mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda ilama esas konu hakkında adı geçen kişiye tek başına sorumluluk yüklenmesi mevzuata aykırılık teşkil etmekte olup sorumluluğun genişletilmesi gerekmektedir.
Esas Yönünden İnceleme
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun, Kapsam başlıklı 1 inci maddesinde; “Türkiye'de yapılan aşağıdaki işlemler katma değer vergisine tabidir” denildikten sonra, aynı maddenin 3-f fıkrasında; “Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri” Katma Değer Vergisi’ne tabi olduğu belirtilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 70 inci maddesinde ise;
“Aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır:
-
Arazi, bina (Döşeli olarak kiraya verilenlerde döşeme için alınan kira bedelleri dahildir), maden suları, menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı;
-
Voli mahalleri ve dalyanlar;
-
Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve teferruatı ile bilumum tesisatı demirbaş eşyası ve döşemeleri;
-
Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar;
-
(Değişik bent: 04/12/1985 - 3239/55 md. ) Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı (İhtira beratının mucitleri veya kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır. ), alameti farika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar (Bu hakların kullanılması için gerekli malzeme ve teçhizat bedelleri de gayrimenkul sermaye iradı sayılır. );
-
…
…………….”
hükmü ile kiralanması vergi kapsamına giren mal ve haklar sayılmıştır.
Bu hükme göre, Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması; ticari, zirai, mesleki faaliyet kapsamına girmese dahi vergiye tabi olur.
Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-d bendinde, bu Kanunun 1/3-f bendinde vergiye tabi olarak sayılan işlemlerden bazılarına istisna getirilmiş ve iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri vergiden istisna edilmiştir. Kamu idareleri, dernekler, vakıflar, belediyeler, iktisadi işletme mahiyetinde olmadıklarından bunlara ait gayrimenkullerin kiralanması işlemleri prensip olarak katma değer vergisinden müstesnadır.
Fakat bu madde hükmü ile sadece bir iktisadi işletmeye dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması vergiden istisna edilmiş Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-f maddesi ile gönderme yapılan Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde sayılan diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri istisna kapsamına dahil edilmemiştir.
Konuyla ilgili olarak 11 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin E bölümünde bu durum açıkça şu şekilde ifade edilmiştir:
“ Katma Değer Vergisi Kanununun 1. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde sayılan; genel bütçeye dahil idareler, katma bütçeye dahil idareler, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü mesleki kuruluşların kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamına girmediğinden vergiye tabi olmayacaktır. Bu kuruluşlar iktisadi işletme niteliği taşımadığından sahip oldukları gayrimenkullerin kiralanması işlemleri de vergiye tabi olmayacak, ancak Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesi kapsamına giren diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri ile bu kuruluşlarca gerçekleştirilen her türlü ithalat vergiye tabi olacaktır. …”
Bu bağlamda “gayrimenkul kiralaması” dışında kalan, “işletme hakkının kiralanması” gibi, kamuya ait diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri yukarıdaki hükümler gereği Katma Değer Vergisine tabi olacaktır.
Bu durumda öncelikle “gayrimenkul” olarak nitelendirilecek mal ve hakların neler olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Gayrimenkul mülkiyetinin mevzuu, yerinde sabit olan şeylerdir. Türk Medeni Kanununun 632 nci maddesinde sayılan arazi, madenler, tapu sicilinde müstakil ve daimi olmak üzere ayrıca kaydedilen haklar gayrimenkul hükmündedir. Dolayısıyla, tapuya bağımsız ve sürekli bir hak niteliğinde kayıtlı olmayan arazi ve hakların gayrimenkul olarak nitelendirilmeleri mümkün değildir. Bu nedenle kamu kurumlarının mülkiyetinde bulunan yerlerdeki bazı mekanların, kurum personelinin, öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayrılarak bu yerlerin kiralanması durumunda, tapu siciline kaydedilmemiş olan bu hakların gayrimenkul sayılamayacağı, idarenin bu yerlerdeki işletme hakkını, belirli bir kira bedeli karşılığında belli bir süre ile kiraya vererek işletme hakkını kiralamış olduğu, bu nedenle bu yerlerin Katma Değer Vergisi Kanununun 17’nci maddesinin (d) bendindeki istisna kapsamında değil, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70’inci maddesinin 5 no’lu bendi kapsamında işletme hakkı kiralaması dolayısıyla Katma Değer Vergisine tabi olması gerektiği düşünülmektedir.
Öte yandan, Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün de görüşü alınarak aynı Bakanlığın Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne hitaben 09.11.1998 günlü “K.D.V.Kanununun 17/4-d maddesinin uygulanması hk.” konulu yazısında "gayrimenkul kiralaması" ile "hakların kiralaması" üzerinde durulmakta ve yazının “II” numaralı bölümde aynen;
“II) 2886 sayılı Kanunun 74.maddesine dayanılarak Bakanlığımızca çıkarılan "Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetinin Gayri Ayni Hak Tesisi, Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliği'nin 67.maddesinde de belirtildiği gibi; Hazinenin özel mülkiyetinde olup tahsisli veya genel bütçeye dahil dairelerin hizmetlerini karşılamak üzere kiralanmış taşınmazlarda görevli personelin ihtiyacını karşılamak amacıyla uygun görülecek bir yerin ihtiyaca göre çay ocağı, kantin vb. amaçlarla kullanılmak üzere kiraya verilmesi, işletme hakkının kiraya verilmesi olarak değerlendirilmesi gerekecektir, İdare, bu yerlerde sahip olduğu işletme hakkını, belirli bir kira bedeli karşılığında belli bir süre kiralayabilecektir. Bu tür kiralama işlemleri Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-d maddesindeki istisna kapsanma girmediğinden vergiye tabi olması gerekmektedir.” denilmektedir.
Yine Maliye Bakanlığının mevzuatın nasıl yorumlanacağı ve uygulamanın nasıl olacağı konularına açıklık getirmeye yardımcı olmak için konu ile ilgili verdiği 30.01.2004 tarih ve KDV.MUK.B.07.4.DEF.0.34.18.753 sayılı muktezada konu ayrıntılı bir şekilde açıklandıktan sonra sonuç kısmında aynen;
“1- Devletin hüküm ve tasarrufundaki (iktisadi işletme mahiyetinde olmayan) gayrimenkullerin kiraya verilmesi halinde anılan Kanunun 17/4-d maddesi gereği katma değer vergisi hesaplanmayacaktır.
- İktisadi işletmeye dahil olmasa da kiraya verilen gayrimenkul tek başına bir iktisadi işletme mahiyetinde ise, bu kiralama işlemi “gayrimenkul kiralaması” değil de “işletme hakkının kiraya verilmesi” (çay ocağı, spor tesisi, otopark, iskele, büfe vb gibi) olarak değerlendirileceğinden anılan Kanunun 1/3. f maddesine göre katma değer vergisine tabi olacaktır.
…” denilmek suretiyle, iktisadi işletme mahiyetinde olan gayrimenkul kiralarından KDV kesilmesi gerekliliği açıkça ifade edilmiştir. Verilen muktezalar genel bir bağlayıcılığı olmasa da mevzuatın nasıl yorumlanacağı ve uygulamanın nasıl olacağı konularına açıklık getirmeye yardımcı olmaktadır.
(2007 hesap yılında olmamasına rağmen konunun anlaşılması açısından işbu ilama alınan) Ayrıca, uygulamada tereddüt edilen hususlara yönelik açıklamaların yapılması amacıyla 08.08.2011 tarihinde yayımlanan KDVK-60/2011-160 Nolu KDV Sirkülerinde:
“1.4. Kiralama İşlemleri
-
-
- KDV Kanununun 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin; 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV'nin konusuna girdiği hüküm altına alınmıştır.
-
Aynı Kanunun 17/4-d maddesinde ise iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV'den müstesnadır.
Buna göre, iktisadi işletmelerin her türlü kiralama işlemleri KDV Kanununun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabidir.
Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması işlemleri KDV Kanununun 1/3-f maddesine göre KDV'ye tabi olmakla birlikte iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV'den müstesnadır.
Bu çerçevede, gelir vergisi açısından gayrimenkul sermaye iradı olarak tanımlansa dahi bir işletme veya müessesenin belirli bir bedel ve süre dahilinde başkasının kullanımına bırakılması şeklindeki işletme hakkının kiralanması işlemleri Kanunun 1/3-f maddesine göre KDV'ye tabi tutulacaktır.
Buna göre;
-
Belediye veya bir devlet üniversitesine ait arsanın kiraya verilmesi KDV Kanununun 17/4-d maddesine göre KDV'den müstesnadır. Ancak arsanın, bu kurumların iktisadi işletmesine dahil olması veya bu kiralama işlemi nedeniyle bir iktisadi işletme oluşması halinde, söz konusu kiralama işlemi Kanunun 1/1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır.
-
Belediye veya bir devlet üniversitesi tarafından bir yerin çay bahçesi olarak işletilmek üzere kiraya verilmesi durumunda işletme hakkının kiralanması söz konusu olacağından, çay bahçesinin, kiraya veren kurumun bir iktisadi işletmesine dahil olup olmadığına bakılmaksızın, bu kiralama işlemi Kanunun 1/3-f maddesi gereğince KDV'ye tabi tutulacaktır.
-
Belediye veya devlet üniversitesinin iktisadi işletmesine dahil olmayan gayrimenkulü, bankalara ATM cihazı konulmak ya da banka şubesi olarak kullanılmak üzere kiraya vermesi Kanunun 17/4-d maddesine göre KDV'den müstesnadır. Ancak, söz konusu gayrimenkul belediye veya üniversitenin iktisadi işletmesine dahil ise bu kiralama işlemi Kanunun 1 inci maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır.
-
Şehiriçi özel toplu taşıma hattının kiralanması, işletme hakkının kiralanması niteliğinde olduğundan Kanunun 1/3-f maddesi kapsamında KDV'ye tabidir.
-
Bir kişinin sahibi olduğu otomobili il özel idaresine kiraya vermesi işlemi Kanunun 1/3-f maddesine göre KDV'ye tabi olacaktır.
-
Bir vakfın, iktisadi işletmesine dahil olmayan gayrimenkulünü kiraya vermesi, Kanunun 17/4-d maddesine göre KDV'den müstesnadır.
-
KDV mükellefiyeti olmayan işhanı yönetimine ait otoparkın kiraya verilmesi, Kanunun 1/3-f maddesi gereğince KDV'ye tabidir.”
denilmek suretiyle kiralama işlemlerinde KDV konusu tam anlamıyla açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu itibarla, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, işletme hakkının kiralanması işlemini 3065 sayılı Yasa kapsamında bir hizmet, ve bu hizmet karşılığında alınan kira bedellerini ise katma değer vergisinin matrahı olarak kabul etmek gerekecektir.
Buraya kadar yapılan açıklamalar sonucunda, işletme hakkının kiralanması işlemini 3065 sayılı Yasa kapsamında bir hizmet, ve bu hizmet karşılığında alınan kira bedellerini ise katma değer vergisinin matrahı olarak kabul etmek gerektiği tabii ise de esas ihtilaf konusu olan ve giderilmesi gereken belirsizlik; işletme hakkının kiralanması işleminden kaynaklanan KDV’nin beyan edilmesi ve vergi dairesine ödenmesi hususlarındaki mükellefiyetin (veya burada olduğu gibi sorumluluğun) kime ait olduğunun tespitindeki zorluktur.
Bu yüzden, katma değer vergisinde sorumluluk ve sorumluluk kapsamına alınan işlemlerin açıklığa kavuşturulması büyük önem arz etmektedir.
KDV’de vergi sorumluluğu müessesesi, Kanun’un 9. maddesinde, vergi alacağının emniyet altına alınabilmesi amacıyla düzenlenmiş bulunmaktadır. Maddenin 1. fıkra hükmüne göre Maliye Bakanlığı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla;
-
Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde,
-
Gerekli görülen diğer hallerde vergiye tabi işlemlere taraf olanları,
verginin ödenmesinden sorumlu tutabilmektedir. İşleme taraf olanlar, mükellefin temsilcisi, vekili, mükellef adına hareket etmeye yetkili herhangi bir kimse veya kendisine mal teslim edilen veyahut hizmet ifa edilen kişi olabilecektir.
KDV’de sorumluluk müessesesi tam ve kısmi sorumluluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Tam sorumluluk uygulamasında sorumluluk gerektiren işleme ait KDV’nin tamamı vergi sorumlusu tarafından beyan edilerek vergi dairesine ödenirken, kısmi sorumluluk uygulamasında, işleme ait verginin belirli bir kısmı vergi sorumlusu tarafından beyan edilmektedir.
GVK’nın 70. maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması işlemleri (30 ve 31 Seri No.lu KDV Genel Tebliğleri), KDV’de tam sorumluluk uygulamasının geçerli olduğu işlemler arasında yer almaktadır.
Buna göre; Katma Değer Vergisi Kanunu’nun; 1. maddesinin 3/f bendinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiraya verilmesi işlemlerinin, verginin konusuna girdiği hüküm altına alınmıştır. Buna göre, söz konusu mal ve hakların kiraya verilmesi işlemi, ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde verilen bir hizmet olmasa dahi katma değer vergisine tabi olacaktır.
Bu kiralama işlemleri ile ilgili katma değer vergisi:
-
Kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetinin bulunmaması,
-
Kiralayanın (kiracının) gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olması,
şartlarının birlikte varolması halinde, kiralayan tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecektir. Bu kapsamdaki kiralamalarda kiraya verenler tarafından beyanname verilmeyecektir.
Kiraya verenlerin başka faaliyetleri dolayısıyla gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olmaları halinde, sorumluluk uygulaması söz konusu olmayacak, kiraya verenler, kiralama faaliyetleri ile ilgili katma değer vergisini diğer faaliyetleri ile birlikte genel esaslara göre beyan edeceklerdir.
Öte yandan, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDVK’nın 17/4-d maddesine göre KDV’den istisna olduğundan, bu kiralama işlemleri üzerinden KDV hesaplanmayacaktır. Örneğin, bir devlet memurunun sahibi olduğu konutu kiraya vermesi işlemi, bu madde gereğince KDV'den istisnadır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, üniversiteye ait kantin, kafeterya, büfe, banka, atm, bilet satış yeri, fotokopi hizmeti, taksi durağı vb. yerlerin kullanım amaçlarının belirlenerek ihale ilanına çıkarılması ve ihale sözleşmesinin gayrimenkulün kullanım amacının belirtilerek imzalanması halinde (kullanım amacı belirlenmeksizin boş bir halde kiracıların kullanımına bırakılması durumu hariç), gayrimenkul kiralaması değil, bunların işletme hakkının kiralanması söz konusu olacağından, bu durumun katma değer vergisinin konusuna gireceği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamakta olup, ilama esas bilgi ve belgelerden gerek söz konusu yerlerin kullanım amacının ne olduğu (boş olarak kiraya verilip verilmediği), gerekse kullanım amacı belirlenerek işyeri olarak kiraya verildiyse vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği anlaşılamamaktadır. Ayrıca konu ile ilgili üniversitenin vergi mükellefiyeti/sorumluluğu durumunun tespit edilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
- 739 sayılı ilamın 13. maddesi ile 14288. 32 yevmiye ve sıra numarası ile taşınmaz kaydı bulunan gayrimenkulün kiralama ihalesi ile ilgili olarak;
A) Taraflar arasında imzalanan Kira sözleşmesi hükümlerine göre, kiracı tarafından karşılanması gereken su bedellerinin idarece kiracıdan tahsil edilmediği gerekçesiyle 5.912,72 TL’nin,
B) Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 3.240,00 TL’nin,
tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
A) Dilekçi ilam hükmünün A) bendi ile ilgili olarak temyiz dilekçesinde özetle; İdare ile Kiralayan Başkar İnternet Evi Limited Şirketi arasında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesinde;
"Kiracı, kiraladığı iş yerinin işletmesinden doğan elektrik ve su sarfiyatı bedelini Üniversitemiz Bütçe Dairesi Başkanlığına her ayın beşine kadar yatırmak zorundadır. Bu sürede bedeli yatırılmayan elektrik ve su kesilecek olup Tedaş ve Belediyenin uyguladığı gecikme bedeli, açma ve kesme ücreti alınacaktır.
a) Kiracı elektrik sayacı için Üniversitemiz Rektörlüğüne başvuruda bulunacak, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığınca hazırlanacak elektrik sözleşmesini imzalayacak ve kiraladığı işletmenin ihtiyaç duyacağı elektriğin projesini hazırlayarak enerjiyi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği panodan alacaktır.
b) Su tesisatı için D.Ü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği yere su sayacı konulacak, burada işyerine yeni tesisat çekilecektir.
c) Kiracı Üniversitemize ait dahili telefon hattından yararlanabilmek için Rektörlüğümüz Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği şebeke ve santrale ait tesis ücretini Bütçe Dairesi Başkanlığına yatıracaktır." denildiğini,
Yukarıdaki sözleşme maddesinin idarenin talimatı doğrultusunda Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından hazırlanarak sözleşmeye eklenmek üzere İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığına iletildiğini, söz konusu sözleşme maddesinin gerek elektrik, gerek su ve gerekse şebeke ve santral işlemlerinin İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının bilgisi dışında gerçekleştiğini, bu işlemlerin kendi birimlerinin görev alanına girmediğinin Sayıştay Denetçisinin sayaç taktırma ve okuma işlemlerini Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı elemanlarına yaptırarak su bedelini tutanakla tespit ettirmesinden de anlaşılacağını, Üniversitenin DİSKİ'ye sadece Atık Su Aboneliğinin bulunduğunu, yapılan hesaplamanın ise su bedeli ve atık su bedeli birim fiyatı toplamı üzerinden yapıldığını, 2007 yılı içinde İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığınca su bedeline ait herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca sözleşmelerin ilgili maddelerinin sadece 1. paragrafı alınarak tazminen tahsilattan tek başına sorumlu tutulmasının sözleşme maddesinin tamamı yorumlandığında haksız ve dayanaksız bir karar olduğunu, kaldı ki "Kiracı, kiraladığı iş yerinin işletmesinden doğan elektrik ve su sarfiyatı bedelini Üniversitemiz Bütçe Dairesi Başkanlığına her ayın beşine kadar yatırmak zorundadır." hükmünün uygulanmasına ait takibin İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından yapılmasının SAY 2000i kullanma yetkileri olmadığından sistemden kaynaklanan sebeplerle mümkün olmadığını, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinin (e) fıkrasında ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesinin (k) fıkrasında yer alan; "İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek." hükmüne göre tahsil işlemlerinden Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının sorumlu tutulması gerektiğini, bildirmiş ve tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında İlam hükmünün A) bendi ile ilgili olarak; sorumlu tarafından ileri sürülen iddialar 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 60 ıncı maddesi ve 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesinin (d) fıkrası gereğince tahsilatın İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından yapılması gerektiğinden bahisle temyiz talebinin reddine ve Daire kararının onanmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Dilekçi ikinci temyiz dilekçesinde birinci dilekçesinde belirttiği aynı gerekçelerle söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında, dilekçi tarafından ikinci temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların önceki Başsavcılık mütalaasının değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı gerekçesiyle yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
İdare ile Kiralayan İnternet Evinin İşletmecisi Başkar Limited Şirketi arasında düzenlenen ve 11.11.2004 - 11.11.2007 Dönemi Kapsayan Kira Şartnamesinin 15. maddesinde;
“Kiracı, kiraladığı iş yerinin işletmesinden doğan elektrik ve su sarfiyatı bedelini Üniversitemiz Bütçe Dairesi Başkanlığına her ayın beşine kadar yatırmak zorundadır. Bu sürede bedeli yatırılmayan elektrik ve su kesilecek olup Tedaş ve Belediyenin uyguladığı gecikme bedeli, açma ve kesme ücreti alınacaktır.”
İdare ile Kiralayan Başkar Limited Şirketi arasında düzenlenen sözleşmenin 8. maddesinde ise;
"Kiracı, kiraladığı iş yerinin işletmesinden doğan elektrik ve su sarfiyatı bedelini Üniversitemiz Bütçe Dairesi Başkanlığına her ayın beşine kadar yatırmak zorundadır. Bu sürede bedeli yatırılmayan elektrik ve su kesilecek olup Tedaş ve Belediyenin uyguladığı gecikme bedeli, açma ve kesme ücreti alınacaktır.
a) Kiracı elektrik sayacı için Üniversitemiz Rektörlüğüne başvuruda bulunacak, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığınca hazırlanacak elektrik sözleşmesini imzalayacak ve kiraladığı işletmenin ihtiyaç duyacağı elektriğin projesini hazırlayarak enerjiyi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği panodan alacaktır.
b) Su tesisatı için D.Ü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği yere su sayacı konulacak, burada işyerine yeni tesisat çekilecektir.
c) Kiracı Üniversitemize ait dahili telefon hattından yararlanabilmek için Rektörlüğümüz Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği şebeke ve santrale ait tesis ücretini Bütçe Dairesi Başkanlığına yatıracaktır." denilmektedir.
İlamda, İdare ile kiralayan arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine göre üniversite tarafından kiraya verilen iş yerinin işletilmesi amacıyla kullanılan su miktarının tespit edilerek bedelinin idarece tahsil edilmesi gerektiği halde herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Tazmin hükmüne ilişkin tutarın tespiti için ise; Sayıştay Denetçisi tarafından düzenlettirilen tutanak esas alınmıştır. Bu tutanakta; yerinde denetim sırasında (2008 yılında) Sayıştay Denetçisi tarafından Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı elemanlarına sayaç taktırılmış, bu sayaçla 8 günlük su tüketimi tespit ettirilmiş, buradan ortalama günlük su tüketim miktarı bulunmuştur. Daha sonra bu tüketimin yıl boyunca devam edeceği varsayılmak suretiyle yıllık su tüketim miktarının bedeli hesaplanmıştır. İşyeri için İdarece su sayacı konulmadığı için Sayıştay Denetçisi tarafından başka bir yöntem kullanılmak suretiyle su tüketim miktarının hesaplanması mümkün olmadığından yukarıda bahsedilen hesaplama yöntemi kullanılmıştır.
İdare ile kiralayan arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine göre üniversite tarafından kiraya verilen iş yerinin işletilmesi amacıyla kullanılan su miktarının tespit edilerek bedelinin idarece tahsil edilmesi gerektiği halde herhangi bir tahsilat yapılmadığından kamu zararına sebep olunmakla birlikte söz konusu taşınmaz kiralama ihaleleri İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığınca yapıldığı ve ihalelere ilişkin dosyalar bu birimde tutulduğundan su bedellerinin tahakkukunda İdari ve Mali İşler Daire Başkanının sorumlu tutulmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi iddialarının reddi ile 739 sayılı ilamın 13. maddesinin A) bendi ile verilen 5.912,72 TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE,
B) İlam hükmünün B) bendi ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
- 739 sayılı ilamın 14. maddesi ile taşınmaz kaydı bulunmayan Tıp Fakültesi Hastanesi alanında yer alan otoparkın kiralama ihalesi ile ilgili olarak;
A) 2007-2008 yılı kira bedelinin kiralayan tarafından sözleşmede belirtilen süre geçirildikten sonra yatırılmasına rağmen gecikme zammının tahsil edilmediği gerekçesiyle 3.939,59 TL’nin,
B) Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 17.019,00 TL’nin,
tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
A) Dilekçi İlam hükmünün A) bendi ile ilgili olarak temyiz dilekçesinde özetle;
Sorgu aşamasında yapılan savunmada; "5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinde; "Kamu idarelerinde aşağıda sayılan görevler, malî hizmetler birimi tarafından yürütülür" hükmü bulunduğunun, aynı maddenin (e) bendinde; "İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek." ifadesi yer aldığının, ayrıca 14.06.2007 tarih ve 5189/1 Sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının III/5/d maddesinde; "Kanunun 60'ıncı maddesinde de, İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek muhasebe biriminin görevleri arasında sayılmıştır." denildiğinin belirtildiğini, ancak bu hükümler dikkate alınmadan tahsilatlardan (Gecikme Zammından) İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak sorumlu tutulduğunu, yapılan savunmanın 14.06.2007 tarih ve 5189/1 Sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının 111/5/d bölümünde idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulması gerektiği şeklinde değerlendirilerek reddedildiğinin düşünüldüğünü, lakin sorgu aşamasında yapılan savunmada Muhasebe Yetkilisinin sorumlu olduğunun kastedilmediğini, buna rağmen, atıfta bulunulan 5189/1 Sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararının 111/5/d bölümünün Muhasebe Yetkilisinin Gelir ve Alacakları Tahsil Görevi başlıklı olması sebebiyle muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu tutulması gerektiği şeklinde bir değerlendirmeye yol açtığını, 5018 sayılı Yasanın Mali Hizmetler Birimi Başlıklı 60. maddesinde yer alan; “Alım, satım, yapım, kiralama, kiraya verme, bakım-onarım ve benzeri malî işlemlerden; idarenin tamamını ilgilendirenler destek hizmetlerini yürüten birim tarafından gerçekleştirilir.” hükmü ile 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Komptrolörlük Daire Başkanlığı Başlıklı 30. maddesinin d)fıkrasında yer alan; "Üniversitenin ayniyat işleri ile her türlü ödeme ve tahsil işlemini yürütmek" hükmü gerekçe gösterilerek, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak tek başına gecikme cezalarından sorumlu tutulmasının yasal dayanaktan yoksun bir karar olduğunu, bilindiği üzere 5018 sayılı yasanın yürürlüğe girmesiyle Bütçe Dairesi Başkanlıklarının Mali Hizmetler Birimine (Strateji Geliştirme Daire Başkanlıkları) dönüştürüldüğünü, gerek 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesi gerekse Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesi hükümleri dikkate alındığında 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Komptrolörlük Daire Başkanlığı Başlıklı 30. maddesi hükümlerinin tamamını geçersiz kıldığını, diğer üniversitelerde aynı şekilde değerlendirmeler yapıldığını, Hacettepe Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının buna ait değerlendirmesinin de ekte sunulduğunu, ayrıca Taşınır Mal Yönetmeliğinin Taşınır konsolide görevlileri başlıklı 7. maddesinin 2.fıkrasında; "(2) Taşınır konsolide görevlisi, kamu idarelerinin merkez teşkilatlarında strateji geliştirme birimi yöneticisine bağlı malî hizmetleri yürüten birimin bünyesindeki taşınır kayıt işlemlerinden sorumlu yöneticidir. İlçe, il veya bölge teşkilatlarında ise taşınır konsolide görevlisi, bu teşkilatların en üst yöneticileri tarafından belirlenir." hükmü bulunduğunu, buna istinaden 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Komptrolörlük Daire Başkanlığı Başlıklı 30. maddesinin d) fıkrası; "Üniversitenin ayniyat işleri ile her türlü ödeme ve tahsil işlemini yürütmek" hükmü gerekçe gösterilerek İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak hakkında tazmin hükmü verilmesinin hukuki geçerliliği bulunmadığını, 5018 sayılı Yasanın Mali Hizmetler Birimi Başlıklı 60. maddesinde "Alım, satım, yapım, kiralama, kiraya verme, bakım-onarım ve benzeri malî işlemlerden; idarenin tamamını ilgilendirenler destek hizmetlerini yürüten birim tarafından gerçekleştirilir." hükmü tahsilatla ilgili hükümleri içermediğinden belirtilen gerekçe ile de tazminen tahsilden İdari ve Mali İşler Daire Başkanı olarak sorumlu tutulmaması gerektiğini, 5018 sayılı Kanunda harcama yetkililerinin görevlerinin alım, satım, yapım, kiralama, kiraya verme, bakım-onarım ve benzeri malî işlemleri kapsadığını, madde de tahsilatla ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığını, İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının tahsilatların takip edilmesinde SAY 2000i programını kullanma yetkisi sistemden kaynaklanan sebeplerle mümkün olmadığından yapılan ihalelere ait dosyaların 18.11.2005 tarihinde toplu olarak Bütçe Dairesine gönderildiğini, sonrasında ihale aşamalarında farklı yazılar ile Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına dosyalar gönderilerek bilgi verildiğini, Sayıştay Denetçisi tarafından düzenlenen 28.08.2007 tarih ve 2006/168/4 sayılı sorgu doğrultusunda 2006 Yılı sorgusunda kira gecikme cezalarına ait tahsilatlarla ilgili sıkıntılar görülmesi üzerine 14.12.2007 tarihli yazı ile 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Ve Kontrol Kanunu ile Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesi doğrultusunda gereği yapılmak üzere İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığınca ihalesi yapılan kiralama işlemlerine ait dosyaların tamamının birer suretinin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına gönderildiğini, ayrıca Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı temsilcisinin ihalelerin tamamında Komisyon Üyesi olarak yer aldığını, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60.Maddesinin (e) fıkrasında ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5.Maddesinin (k) fıkrasında yer alan; "İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek." hükmüne göre tahsil işlemlerinden Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının sorumlu tutulması gerektiğini bildirmiştir.
Başsavcılık karşılamasında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 60 ıncı maddesi ve 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 30 uncu maddesinin (d) fıkrası gereğince tahsilatın İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından yapılması gerektiği, bu nedenle temyiz talebinin reddine Daire kararının onanmasına karar verilmesi mütalaa edilmiştir.
Dilekçi ikinci temyiz dilekçesinde birinci dilekçesinde belirttiği aynı gerekçelerle söz konusu tazmin hükmünün Kurulumuzca kaldırılmasını istemiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında, dilekçi tarafından ikinci temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların önceki Başsavcılık mütalaasının değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı gerekçesiyle yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
Dilekçi verilen tazmin hükmüyle ilgili, esasa itiraz etmemekte, sadece sorumluluk itirazında bulunmaktadır.
Sorumluluk yönünden inceleme
İlam hükmünün A) bendinde 2007 - 2008 yılı kira bedelinin kiralayan tarafından sözleşmede belirtilen süre geçirildikten sonra yatırılmasına rağmen gecikme zammının tahsil edilmediği gerekçesiyle verilen tazmin hükmünde (İdari ve Mali İşler Daire Başkanı) Halit KAPLAN’ın tek başına sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Dilekçi, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinin (e) ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesinin (k) fıkralarında yer alan;
"İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek."
hükmü gereği ilamda bahsi geçen konu ile ilgili olarak sorgu aşamasında yapılan savunmada Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın da sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiğini, ancak bu savunmanın muhasebe yetkilisinin de sorumlu tutulması gerektiği şeklinde anlaşılarak reddedildiğini ifade etmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 61. maddesinin 5436 sayılı kanunun 10/a ve 10/b maddesiyle değişik şekli: Muhasebe Hizmetini; "gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemidir." şeklinde tanımlayarak bu işlemleri yürütenlerin muhasebe yetkilisi olduğunu, memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkili olmadığı hükmünü düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrası, muhasebe yetkilisinin yukarıda sayılan hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından söz ederek, ana hatlarıyla sorumluluğunu belirlemiş, Üçüncü fikrası ise ödeme aşamasında ödeme emri ve eki belgeler üzerinde;
-Yetkililerin imzasını,
-Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını,
-Maddi hata bulunup bulunmadığını,
-Hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlüdür diyerek inceleme yetkilerini yukarıda sayılan hususlarla sınırlı tutmuştur.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli, 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir. Kararda; “5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, “idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,” karar verilmiştir. Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilâtla ilgili sorumluluğu başlamaktadır. Bir başka deyişle tahakkuk işlemi ancak verilen talimat ile (ilgili gelir veya gider belgesi) üzerinde yapılacak işlemle gerçekleşeceği dikkate alındığında, ancak tahakkuk ettirilen gelirin muhasebe kayıtlarına alınması ve ilgililerine kanuni süresinde gönderilmesi hususunda Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilebilir. Tahakkuk ettirilmeyen bir gelirle ilgili sorumluluktan söz etmek mümkün değildir.
Bu bağlamda dilekçinin de iddia ettiği gibi 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60. maddesinin (e) ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin Strateji geliştirme birimlerinin görevleri başlıklı 5. maddesinin (k) fıkralarında yer alan;
"İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek."
hükmü gereği ilamda bahsi geçen konu ile ilgili olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın sorumluluğunun bulunduğu konusunda da tereddüt bulunmamaktadır. Ancak burada bahsedilen sorumluluk Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının alt birimlerinden biri olan muhasebe biriminin dolayısıyla muhasebe yetkilisinin sorumluluğu değil, Daire Başkanlığı olarak Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının sözü edilen gelirin tahakkuk ettirilmesindeki sorumluluğudur.
Son olarak, 5018 sayılı Yasanın Mali Hizmetler Birimi Başlıklı 60. maddesinde; “Alım, satım, yapım, kiralama, kiraya verme, bakım-onarım ve benzeri malî işlemlerden; idarenin tamamını ilgilendirenler destek hizmetlerini yürüten birim tarafından gerçekleştirilir.” hükmü,
124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları İle Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Komptrolörlük Daire Başkanlığı Başlıklı 30. maddesinin d)fıkrasında ise;
“Üniversitenin ayniyat işleri ile her türlü ödeme ve tahsil işlemini yürütmek” hükmü yer almaktadır.
Bu durumda, Üniversitenin destek hizmetlerini ve taşınmazlarının kiralanması işlemlerini yürüten İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığının kiralama işlemlerine ilişkin gelirlerin tahakkukunda sorumluluğu bulunduğu anlaşıldığından (İdari ve Mali İşler Daire Başkanı) Halit KAPLAN’a sorumluluk yüklenmesinde ise mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda ilama esas konu hakkında adı geçen kişiye tek başına sorumluluk yüklenmesi mevzuata aykırılık teşkil etmekte olup sorumluluğun genişletilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün sorumluluk açısından BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilerin de sorumluluğunu teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
B) İlam hükmünün B) bendi ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
- 739 sayılı ilamın 15. maddesi ile 14287. 11. 59 yevmiye ve sıra numarası ile taşınmaz kaydı bulunan gayrimenkulün kiralama ihalesi ile ilgili olarak; Kiracı tarafından kira bedelin geç yatırılmasına rağmen, sözleşme hükümlerine göre uygulanması gereken gecikme cezasının tahsil edilmediği gerekçesiyle 12.006,90 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi verilen tazmin hükmüyle ilgili, esasa itiraz etmemekte, sadece sorumluluk itirazında bulunmaktadır.
Dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 5. maddesinde bulunan ilam hükmünün A) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda;
Sorumluluk yönünden;
Dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün sorumluluk açısından BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilerin de sorumluluğunu teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE;
B) İlam hükmünün B) bendi ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
- 739 sayılı ilamın 16. maddesi ile taşınmaz kaydı bulunmayan Tıp Fakültesi Acilinde yer alan kantin işletme ve katlara servis yapan seyyar arabalarla hizmet verme, Hastane İçi Poliklinik Kantin ile Hastane Önü büfe kiralama ihalesi ile ilgili olarak;
A) Kiracı tarafından kira bedelin 56 gün geç yatırılmasına rağmen, sözleşme hükümlerine göre uygulanması gereken gecikme cezasının tahsil edilmediği gerekçesiyle 3.175,20 TL’nin,
B) Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 12.247,20 TL’nin,
tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi verilen tazmin hükmüyle ilgili, esasa itiraz etmemekte, sadece sorumluluk itirazında bulunmaktadır.
Dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 5. maddesinde bulunan ilam hükmünün A) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda;
Sorumluluk yönünden;
Dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün sorumluluk açısından BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilerin de sorumluluğunu teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
B) İlam hükmünün B) bendi ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
- 739 sayılı ilamın 17. maddesi ile taşınmaz kaydı bulunmayan Tıp Fakültesi Hastane Polikliniğinde kantin ile hastane önü büfe kiralama ihalesi ile ilgili olarak; Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 10.404,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
İlam hükmü ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
- 739 sayılı ilamın 18. maddesi ile taşınmaz kaydı bulunmayan Tıp Fakültesi Hastane önünde bulunan Üniversite kafeterya adlı işyerinin kiralama ihalesi ile ilgili olarak;
A) Taraflar arasında imzalanan Kira sözleşmesi hükümlerine göre kiracı tarafından karşılanması gereken su bedellerinin idarece kiracıdan tahsil edilmediği gerekçesiyle 9.219,20 TL’nin,
B) Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 5.040,00 TL’nin,
tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
A) İlam hükmünün A) bendi ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve Başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 4. Maddesinde belirtildiği gibidir.
Ayrıca dilekçi tarafından kiracılardan Şeyhmus ÇELEBİ'ninde DİSKİ aboneliğinin mevcut olup, belgelerden DİSKİ tarafından 2007 yılı su gideri tahakkuk ettirildiğinin anlaşıldığını, diğer kiracıların ise belirtilen tarihlerde su aboneliklerinin bulunmadığının ilamdan da anlaşıldığını, kiracılardan DİSKİ aboneliği bulunan Şeyhmus ÇELEBİ'ye DİSKİ tarafından Resmi Belge ile tahakkuk ettirilen miktarın hesaplamada dikkate alınması gerektiği bildirilmiştir.
İdare İle Kiralayan Üniversite Kafeteryanın İşletmecisi Şeyhmus ÇELEBİ arasında düzenlenen (2004-2007) dönemi kapsayan sözleşmenin 8’inci maddesinde:
"Kiracı, kiraladığı iş yerinin işletmesinden doğan elektrik ve su sarfiyatı bedelini Üniversitemiz Bütçe Dairesi Başkanlığına her ayın beşine kadar yatırmak zorundadır. Bu sürede bedeli yatırılmayan elektrik ve su kesilecek olup Tedaş ve Belediyenin uyguladığı gecikme bedeli, açma ve kesme ücreti alınacaktır.
a) Kiracı elektrik sayacı için Üniversitemiz Rektörlüğüne başvuruda bulunacak, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığınca hazırlanacak elektrik sözleşmesini imzalayacak ve kiraladığı işletmenin ihtiyaç duyacağı elektriğin projesini hazırlayarak enerjiyi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği panodan alacaktır.
b) Su tesisatı için D.Ü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği yere su sayacı konulacak, burada işyerine yeni tesisat çekilecektir.
c) Kiracı Üniversitemize ait dahili telefon hattından yararlanabilmek için Rektörlüğümüz Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği şebeke ve santrale ait tesis ücretini Bütçe Dairesi Başkanlığına yatıracaktır." denilmektedir.
İlamda, İdare ile kiralayan arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine göre üniversite tarafından kiraya verilen iş yerinin işletilmesi amacıyla kullanılan su miktarının tespit edilerek bedelinin idarece tahsil edilmesi gerektiği halde herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Tazmin hükmüne ilişkin tutarın tespiti için ise; Sayıştay Denetçisi tarafından düzenlettirilen tutanak esas alınmıştır. Bu tutanakta; yerinde denetim sırasında (2008 yılında) Sayıştay Denetçisi tarafından Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı elemanlarına sayaç taktırılmış, bu sayaçla 8 günlük su tüketimi tespit ettirilmiş, buradan ortalama günlük su tüketim miktarı bulunmuştur. Daha sonra bu tüketimin yıl boyunca devam edeceği varsayılmak suretiyle yıllık su tüketim miktarının bedeli hesaplanmıştır.
Öte yandan dilekçe ekinde gönderilen belgelerden Üniversite Kafeteryanın İşletmecisi Şehymus ÇELEBİ'nin DİSKİ aboneliğinin mevcut olduğu ve DİSKİ tarafından 2007 yılı için su giderinin tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında DİSKİ’ye aboneliği bulunan Şehymus ÇELEBİ’nin ödediği su faturaları belge ibrazı niteliğinde olup temyiz konusu olmayıp, yargılamanın iadesiyle ilgili olduğundan Kararı veren Daireye GÖNDERİLMESİNE,
B) İlam hükmünün B) bendi ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
10- 739 sayılı ilamın 19. maddesi ile 14288-30 yevmiye ve sıra numarası ile taşınmaz kaydı bulunan Tıp Fakültesi karşısında bulunan iş yerinin 3 yıllığına kebap baklava salonu olarak kiralama ihalesi ile ilgili olarak;
A) Taraflar arasında imzalanan Kira sözleşmesi hükümlerine göre kiracı tarafından karşılanması gereken su bedellerinin idarece kiracıdan tahsil edilmediği gerekçesiyle 2.148,08 TL’nin,
B) Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 4.820,94 TL’nin,
tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
A) İlam hükmünün A) bendi ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve Başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 4. maddesinde belirtildiği gibidir.
Ayrıca dilekçi, İdare ile Aziz Kadri Gıda Ltd. Şti. arasında 2003 - 2006 yıllarını kapsayan sözleşmenin esas alındığını, 2007 yılını kapsayan sözleşmede su giderinin tahakkuku ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmadığını bildirmiştir.
İdare İle Kiralayan Üniversite Kebap Salonunun İşletmecisi Aziz Kadri Gıda Ltd. Şti. arasında düzenlenen (2003-2006) dönemi kapsayan sözleşmenin 9’uncu maddesinde:
"Kiracı, kiraladığı iş yerinin işletmesinden doğan elektrik ve su sarfiyatı bedelini Üniversitemiz Bütçe Dairesi Başkanlığına her ayın beşine kadar yatırmak zorundadır. Bu sürede bedeli yatırılmayan elektrik ve su kesilecek olup Tedaş ve Belediyenin uyguladığı gecikme bedeli, açma ve kesme ücreti alınacaktır.
a) Kiracı elektrik sayacı için Üniversitemiz Rektörlüğüne başvuruda bulunacak, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığınca hazırlanacak elektrik sözleşmesini imzalayacak ve kiraladığı işletmenin ihtiyaç duyacağı elektriğin projesini hazırlayarak enerjiyi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği panodan alacaktır.
b) Su tesisatı için D.Ü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği yere su sayacı konulacak, burada işyerine yeni tesisat çekilecektir.
c) Kiracı Üniversitemize ait dahili telefon hattından yararlanabilmek için Rektörlüğümüz Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının belirleyeceği şebeke ve santrale ait tesis ücretini Bütçe Dairesi Başkanlığına yatıracaktır." denilmektedir.
İlamda, İdare ile kiralayan arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine göre üniversite tarafından kiraya verilen iş yerinin işletilmesi amacıyla kullanılan su miktarının tespit edilerek bedelinin idarece tahsil edilmesi gerektiği halde herhangi bir tahsilat yapılmadığı gerekçesiyle tazmin hükmü verilmiştir. Tazmin hükmüne ilişkin tutarın tespiti için ise; Sayıştay Denetçisi tarafından düzenlettirilen tutanak esas alınmıştır. Bu tutanakta; yerinde denetim sırasında (2008 yılında) Sayıştay Denetçisi tarafından Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı elemanlarına sayaç taktırılmış, bu sayaçla 7 günlük su tüketimi tespit ettirilmiş, buradan ortalama günlük su tüketim miktarı bulunmuştur. Daha sonra bu tüketimin yıl boyunca devam edeceği varsayılmak suretiyle yıllık su tüketim miktarının bedeli hesaplanmıştır.
Ancak ilamda, İdare ile Kiralayan Aziz Kadri Gıda Ltd. Şti. arasında 2003-2006 yıllarını kapsayan sözleşme esas alınmıştır. 2007 yılını kapsayan sözleşmede su giderinin tahakkuku ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dilekçi iddiaların kabulü ile 739 sayılı ilamın 19. maddesinin A) bendi ile verilen 2.148,08 TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA,
B) İlam hükmünün B) bendi ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
11- 739 sayılı ilamın 20. maddesi ile taşınmaz kaydı bulunmayan alanların ATM cihazı kullanımına ilişkin kiralama ihalesi ile ilgili olarak; Kiracı tarafından kira bedelin geç yatırılmasına rağmen, sözleşme hükümlerine göre uygulanması gereken gecikme cezasının tahsil edilmediği gerekçesiyle 850,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Dilekçi verilen tazmin hükmüyle ilgili, esasa itiraz etmemekte, sadece sorumluluk itirazında bulunmaktadır.
Dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 5. maddesinde bulunan ilam hükmünün A) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda;
Sorumluluk yönünden;
Dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün sorumluluk açısından BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilerin de sorumluluğunu teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
12- 739 sayılı ilamın 21. maddesi ile 14871-36 yevmiye ve sıra numarası ile taşınmaz kaydı bulunan gayrimenkulün banka şubesi olarak kiralama ihalesi ile ilgili olarak; Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 987,87 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
İlam hükmü ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
13- 739 sayılı ilamın 22. maddesi ile taşınmaz kaydı bulunmayan Üniversitenin kantin ve açık alanlarında bulunan reklam vitrini, panoları ve çerçevelerinin Üniversite Medya Pazarlama ile Kampus Medya Pazarlama şirketlerine kiralama ihalesi ile ilgili olarak; Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 2.520,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
İlam hükmü ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
14- 739 sayılı ilamın 23. maddesi ile taşınmaz kaydı bulunmayan Hastane Girişi-Acil Bitişiği- Tıp Fak Dershane altı iş yerlerinin Çiçekçi, kontörlü telefon, fotoğrafçı, fotokopi çekimine ilişkin kiralama ihalesi ile ilgili olarak; Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 5.991,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
İlam hükmü ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
15- 739 sayılı ilamın 24. maddesi ile 14288-37 yevmiye ve sıra numarası ile taşınmaz kaydı bulunan gayrimenkulün kreş olarak kiralama ihalesi ile ilgili olarak; Kira bedeli üzerinden Katma Değer Vergisi tahsil edilmediği gerekçesiyle 8.820,00 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
İlam hükmü ile ilgili dilekçi iddiaları, Başsavcılık karşılaması, ikinci temyiz dilekçesi ve başsavcılık ikinci karşılaması işbu ilamın 3. maddesinin B) bendinde belirtildiği gibi olup bu doğrultuda dilekçi iddialarının kısmen kabulü ile tazmin hükmünün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak hem sorumluluğun genişletilmesi suretiyle ilama esas konu hakkında sorumluluğu bulunan kişilere de sorumluluk tevcih edilmesini hem de adı geçen işyeri ile ilgili olarak vergi tahakkuk ve tahsilatının gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin ve üniversitenin vergi mükellefiyetinin/sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti açısından konunun Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına yazılmasını teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,
Karar verildiği 12.03.2013 tarih ve 36708 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56