Sayıştay 3. Dairesi 33614 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

33614

Karar Tarihi

28 Ocak 2014

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2007

  • Daire: 3

  • Dosya No: 33614

  • Tutanak No: 38321

  • Tutanak Tarihi: 28.01.2014

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

1128 sayılı İlamın 1. maddesi ile 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan kurum avukatlarına ödenen vekalet ücreti hesabında yıllık tutar sınırlamasının dikkate alınmadığı gerekçesiyle 76.145,98 YTL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

İlam hükmüne karşı ilgili dilekçi gönderdiği temyiz dilekçesinde özetle; tazmin hükmünün Avukatlık Kanununa ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, Avukatlık Kanunun 164’üncü maddesinin 4667 sayılı Kanunla değiştirilmesinden sonra, tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu konusunda tereddüt kalmadığını, bu durumda Avukatlık Kanununun 164/son maddesi ile 657 sayılı Kanunun 146/3 maddesinin bir arada uygulanmasının mümkün olmadığını, iki Kanunun çelişik hükümler içerdiğini, karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretinin hiçbir limit ve sınırlama uygulanmaksızın kurumlarda sürekli olarak görev yapan avukatlara eşit olarak dağıtılması gerektiğini, Avukatlık Kanununun özel hüküm getirdiğini, 657 sayılı Kanunun genel hüküm içerdiğini, dolayısıyla Avukatlık Kanununun öncelikle uygulanması gerektiğini ve 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesine göre kamu zararı oluşmadığını beyan ederek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.

Bu itiraz üzerine Temyiz Kurulu, 10.07.2012 tarih ve 35407 tutanak sayılı kararında (19473 sayılı İlamında) açıklanan gerekçelerle dilekçi iddialarının reddi ile tazmin hükmünün tasdikine karar vermiştir.

Bu defa, dilekçi karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak buna ilişkin gönderdiği dilekçede; daha önce temyiz dilekçesinde ileri sürülen tüm hususları aynen tekrar ettikten sonra, temyiz dilekçesinden farklı olarak özetle; 17.01.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, kamu kurumları lehine hüküm altına alınacak ve karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağının hüküm altına alındığını, dolayısıyla bu Yönetmeliğin dahi, kamu kurumlarının avukatları tarafından yürütülen davalarda, karşı tarafa yüklenen vekalet ücretinin avukata ait olduğunu açık bir şekilde ortaya koyduğunu ve tereddütleri ortadan kaldırdığını, aksi düşüncenin kanun önünde eşitlik ilkesiyle bağdaşmayacağını, kamu avukatlarının kadrolarına istinaden idareden maaş aldıkları gerekçesiyle, karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretine hak kazanamayacaklarına ilişkin görüşe katılmanın hukuken mümkün olmadığını, kamu avukatlarının idarelerde aynı zamanda avukatlık temsil görevinin dışında, çok çeşitli görevler yürütmekte olduklarını, idare tarafından oluşturulan idari kurullarda ve komisyonlarda görev aldıkları gibi, aynı zamanda idari ve mali konularda, hukuki danışmanlık görevlerini de yerine getirmekte olduklarını, yani kamu avukatlarının kadroları karşılığında almış bulundukları maaşlarının karşılığını, yargılama görevi dışında üstlenmiş bulundukları görevleriyle çok fazlasıyla ifa etmekte olduklarını, örneğin avukatlarının İdarenin birçok komisyonlarında görev aldıkları gibi, İdarenin mali, personel, ihale, satın alma vb. birçok görevler yapmakta, mütalaa vermekte, toplantılara katılmakta olduklarını, halbuki karşı tarafa yüklenen avukatlık vekalet ücretinin, yalnızca yargılama görevine katılma sebebiyle avukat lehine hüküm altına alınmakta olduğunu, 17.01.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, serbest avukattan avukatlık hizmeti satın alınması halinde, söz konusu avukatın yalnızca yargılama faaliyetine katılması sebebiyle karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücretine hak kazanması karşısında, kamu avukatının idarede, yargılama faaliyetinin dışında da idari görevler üstlenmesine rağmen, yargılama faaliyetine katılarak karşı tarafa yüklenen avukatlık ücretine hak kazanamayacak bir sınırlamaya tabi tutulmuş olacağını ve bu şekilde bir sınırlama getirilmesinin, hiçbir maddi ve hukuki dayanağı olmadığı gibi, Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ve açıkça hakkaniyet ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini belirterek karar düzeltilmesi konusu Temyiz Kurulu Kararının, düzeltilerek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini arz etmiştir.

Yukarıda bahsi geçen İlamın ahizi konumunda bulunan Avukatlar Muammer ÖZ ve Hilal KÖMÜRCÜ ELMAS Temyiz Kurulunun 10.07.2012 tarih ve 35407 tutanak sayılı Kararına (19473 sayılı İlamına) karşı karar düzeltilmesi talebinde bulunan dilekçi Fedli KOÇ’un söz konusu talebine müdahil olarak katılmak istemişler ve konuya ilişkin dilekçelerinde özetle; İstanbul Üniversitesi'nde avukat olarak çalışmaya başladıkları tarihlerin sırasıyla 18.12.2006 ve 15.12.2006 olması dolayısıyla 2007 yılında tam yıl (izinsiz) çalışmış bulunmakta olmalarına rağmen fazla aldıkları miktarı gösteren tablolar incelendiğinde vekalet ücretinin ödenmesini hak ettikleri sürenin 6 ay olarak hesap edildiğini, bu hesaplama yönteminin hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, tam yıl çalışıldığı halde 6 ay çalışılmış gibi hesaplama yapılmasının tamamen hukuk dışı olduğunu, halbuki Üniversite Personel Dairesi Başkanlığındaki kayıtlar incelenmiş olsa idi 2007 yılını izinsiz olarak tam süre ile çalışarak geçirdiklerinin ve dolayısıyla 2007 yılı vekalet ücretinin tümüne hak kazanmış olduklarının anlaşılacağını ve hak ettikleri vekalet ücretinin de her biri için 2.901,00 YTL olarak değil 5.720,10 YTL olarak hesaplanacağını, bu hali ile eksik incelemeden kaynaklı (her biri için) 2.819,00 YTL fazla hesaplanan borcu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun'un 146’ncı maddesinde "vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10.000, diğerleri için 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemez." denildiğini, Kanunda anlaşılacağı üzere hesaplama yönteminin yıllık bazda olduğunu, böyle olduğu halde haklarında 6 aylık çalışmaları varmış gibi işlem yapıldığını, bütün bir yıl çalıştıkları için bütün yıl için hesaplama yapılması gerektiği düşüncesiyle yanlış hesaplamanın düzeltilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir.

Başsavcılık karşılamasında özetle; karar düzeltilmesine ilişkin dilekçede ileri sürülen hususların temyiz dilekçesindeki hususlara paralel ve aynı hususların tekrarından ibaret olduğu ve söz konusu hususların Temyiz Kurulu Kararında değerlendirildiği ifade edildikten sonra dilekçede yer alan açıklamaların karar düzeltilmesi talebini gerektirir nitelikte olmadığından bahisle, karar düzeltmesine mahal bulunmadığı yönünde karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Öncelikli olarak; dilekçiler (Avukatlar Muammer ÖZ ve Hilal KÖMÜRCÜ ELMAS) tarafından verilen ortak nitelikli dilekçelerde, Hukuk Müşavirliğinde görev yapan kadrolu avukatlarca takip edilen ve lehte sonuçlanan davalara ilişkin olarak mahkeme kararı ile hüküm altına alınan avukatlık ücretlerinin dağıtımındaki idari işlemin sorgu konusu yapılarak 1128 sayılı İlam ile tazminine ilişkin hüküm verildiğini, 10.07.2012 tarih ve 35407 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında (19473 sayılı Temyiz Kurulu İlamında) söz konusu hükmün tasdik edildiğini, karar düzeltilmesi aşamasında verilecek kararın ise, doğrudan doğruya taraflarına yönelik sonuçlar doğuracağını belirttikten sonra bu nedenle Sayıştay Kanununun 79’uncu maddesi hükmünün atıfta bulunduğu HUMK kuralları kapsamında karar düzeltilmesi sürecinde İlamda sorumluluğuna hükmedilen dilekçi Fedli KOÇ’un karar düzeltilmesi dilekçesine Müdahil olarak katılmayı talep etmişlerse de;

Sayıştay Kanununun “Bu Kanunda hüküm bulunmayan haller” başlıklı 79’uncu maddesinde;

“Kanun yollarına başvurma hallerinde bu kanunda yer almamış olan hususlar hakkında Hukuk Muhakeme Usulleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” denilmektedir. Sayıştay Dairelerince, hesap ve işlemlerin yargılanması sonucunda düzenlenen ilam hükümlerine karşı başvurulacak kanun yolları, Kanunun 67- 79. maddelerinde düzenlenmiştir. Sayıştay Kanununa göre Kanun Yolları; Temyiz (madde 67), Yargılamanın İadesi (madde 74) ve Karar Düzeltilmesi (madde 77) olmak üzere üç tanedir. Kanun yolları ve başvurma halleri ile ilgili hükümler, Sayıştay Kanununun bahsedilen maddelerinde yer aldığından 79’uncu madde işletilerek Hukuk Muhakeme Usulleri Kanununa gidilemez. Dilekçiler müdahil olarak katılmak istediklerini bildirmişlerse de tazmin hükmü ilamda isimleri yazılı sorumlulara yöneltilmiş olup dilekçilerin bu tazmin hükmündeki durumu, tazmine konu ödemenin sadece ahizi olmaktan ibaret bulunmaktadır.

Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68’inci maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63’üncü maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen (harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, üst yönetici gibi) memurlardan ibaret olup bunlar arasında tazmine esas olan parayı alanlar sayılmamış bulunduğundan ahiz durumunda olan dilekçilerin dilekçesi üzerine Kurulumuzca yapılacak işlem bulunmamaktadır.

Diğer yandan İlamda Harcama Yetkilisi olarak sorumluluğuna hükmedilen dilekçi Hukuk Müşaviri Fedli KOÇ’un karar düzeltilmesine ilişkin dilekçesinde yer alan iddialara gelince; hesap yılından sonra ortaya çıkan, sadece hizmet satın alma yoluyla kamuda görevlendirilen serbest avukatları ilgilendiren ve 17.01.2013 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Serbest Avukatlardan Hizmet Satın Alınmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte kamu kurumları lehine hüküm altına alınacak ve karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olacağının belirtilmiş olması kamuda kadrolu olarak görevli avukatlara yasal sınırlar dışında vekâlet ücreti ödenmesine haklı bir gerekçe oluşturmamaktadır.

Dilekçi tarafından ileri sürülen diğer iddia ve itirazların tamamının ise söz konusu Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca Kararın düzeltilmesini icap ettiren başka bir husus da ileri sürülmediğinden 10.07.2012 tarih ve 35407 tutanak sayılı (19473 İlam sayılı) TEMYİZ KURULU KARARININ DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA,

Karar verildiği 30.01.2014 tarih ve 38321 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim