Sayıştay 3. Dairesi 33574 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
33574
10 Ekim 2012
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2007
-
Daire: 3
-
Dosya No: 33574
-
Tutanak No: 35549
-
Tutanak Tarihi: 10.10.2012
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
-
1138 sayılı ilamın 1 ve 2. maddeleri sosyal denge ödemesine ilişkin olup 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi kapsamında olduğu anlaşılan ilam maddelerinin İŞLEMDEN KALDIRILMASINA,
-
Aynı ilamın 3. maddesiyle Hukuk İşleri Müdürlüğünde görevli avukat ve memurlara vekalet ücretinin kanuni üst sınır aşılarak ödendiği gerekçesiyle 27.062,18 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle;
Karara konu dönemde 2 avukat 1 büro görevlisi olmak üzere 3 kişi olarak görev yapmaktadır. Müdürlük bünyesinde bulunan 2 avukatta sözleşmeli avukat olarak görev yapmaktadır. Sayıştay kararında belirtilen vekalet ücreti ödemesine ilişkin sınırlandırma 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur avukatlar için düzenlenmiş özel bir hükümdür. Bu sebeple Sözleşmeli çalışan Avukatları Devlet memurları için tanınan düzenlemelere tabi tutmak mümkün değildir.
Sayıştay kararında 657 sayılı yasanın 4/B maddesine göre çalıştırıldıklarından bahsedilmiştir. Ancak; Bu tespit hatalıdır. Dosya kapsamından da açıkça anlaşılacağı üzere istihdam biçimleri 5393 sayılı Kanununun 49.maddesinde tanımlanan sözleşmeli statüdür. Bu sebeple 657 sayılı Kanunun 4/B maddesine tabi oldukları gerekçesi ile haklarında hüküm tesisi hatalıdır. Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.11.2009 tarih ve 30996 sayılı ilamında benzer durumdaki kişi borçlarının yerinde olmadığına karar verilmiş ve avukatlara sınırsız olarak ödenen vekalet ücretinin yasaya uygun olduğuna karar verilmiştir.
İlgililerine yapılan ödemelerin yasal dayanağı Avukatlık Kanunu 164.maddesi ile 5393 sayılı yasanının 82.maddesidir.
Belediye kanununun 82. maddesinde "Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır..."denilmektedir.
Bu hükme göre belediyede çalışan avukatlara vekalet ücretlerinin verileceği ve bunun dağıtımının da 1389 sayılı yasaya göre yapılacağı belirtilmiş, bunun dışında herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir. 1389 sayılı yasada da sadece dağıtım usulünden bahsedilmiş herhangi bir kısıtlama getirilmemiştir. Bu durumda 657 sayılı yasadan kaynaklanan kısıtlamanın ilgililerine uygulanması yerinde değildir.
Kaldıki; 5393 sayılı yasa özel nitelikte bir yasadır. Bu yasanın UYGULANMAYACAK HÜKÜMLER başlıklı 84.maddesinde.... 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanun hükümlerine aykırılık bulunması durumunda bu Kanun hükümleri uygulanır, denilmektedir.
5393 sayılı Kanunun 82.maddesi ile 657 sayılı yasanın 146.maddesi hükümleri arasında çelişki bulunduğu açıktır.
Ancak; 5393 sayılı kanunun 84.maddesi gereğince dava konusu olayda uygulanacak Kanun hükmü 5393 sayılı Kanunun 82.maddesidir. Bu durumda hem 657 sayılı Devlet memurları Kanununa tabi bir çalışan olmamaları sebebiyle hem de Kanunun 82.maddesinde açıkça vekalet ücretinin sınırsız olarak verileceği düzenlemesi karşısında Sayıştay 3.Dairesinin kararının yerinde olmadığı açıktır.
Ayrıca; kamu kurumu tasarrufuna niteliği gereği geçemeyecek bir paranın kurum zararı olarak değerlendirilmesini gerektirecek hiçbir yasa hükmü yoktur. Bu nedenle söz konusu vekalet ücretlerinin ödenmesi ile gerçekleştirilmiş bir zarara da mevcut değildir.
Demiş, ayrıca 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi gazetede yayınlanan 5009 sayılı yasayı gerekçe göstererek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
13/07/2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Avukatlık Ücretinin Dağıtımı başlıklı 82.maddesinde; ”Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” Denilmektedir.
02.02.1929 tarih ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat Ve Saireye Verilecek Ücreti Vekalet Hakkında Kanunla, avukatlık vekalet ücretlerinin avukatlar, memurlar ve hukuk müşavirleri arasında ne oranda dağıtılacağına dair düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu Kanunun 1. maddesinde devlet lehine sonuçlanan davalardan dolayı hükme bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin %70 inin maaş ve ücretli avukatlara %30 unun Muhakemat müdürleri ve hukuk müşavirleriyle takibi icra memurlarına verileceği öngörülmüştür.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun Kapsam başlıklı 146. maddesinin ikinci fıkrasında; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği ve hiçbir yarar sağlanamayacağı belirtildikten sonra, üçüncü fıkrasında; bazı kanunların ilgili maddeleri sayılmış ve “1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle: 20/3/1997-KHK-570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10000, diğerleri için 6000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.” hükmüne yer verilmiştir.
19.04.1983 gün ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde; "Bu Yönetmelik Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile İl Özel İdareleri ve Belediyeler ve Özel Kanunlarındaki hükümlerle 1389 sayılı kanuna atfen vekalet ücretinden yararlanan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı birliklerde çalışan avukatlara ait limit dışı kalan vekalet ücretlerinin dağıtım usul ve esaslarını belirlemek amacıyla düzenlenmiştir" denilerek Yönetmeliğin amacı belirtilmiştir.
Yönetmeliğin 6. maddesinde; kurumların limit doldurmayan avukatlarından beyanname alarak o mali yıl içinde almış oldukları vekalet ücretinin miktarını ve avukatların isimlerinin bağlı bulundukları merkez teşkilatına göndermekle yükümlü oldukları, 7. maddesinde ise; listelerin her birim merkezinde birim başkanının başkanlığında 3 kişiden oluşan bir kurul tarafından kanuni limit esas alınarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, değerlendirmeden sonra hesapta toplanan paranın tüm hak sahiplerine bölünmek suretiyle bulunarak meblağın eşit olarak hak sahiplerine dağıtılacağı, bu dağıtım sırasında kanuni limit dolduranlardan artan miktarın yine geri kalan hak sahiplerinin sayısına bölünmek suretiyle eşit olarak dağıtıma devam olunacağı, bu dağıtımlardan artan miktarın da bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletileceği ve sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulacağı belirtilmiştir.
Bu hükümlere göre; vekalet ücreti limitinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi gereğince yıl içindeki tüm katsayılar dikkate alınarak belirlenmesi ve yukarıda belirtilen esaslara göre dağıtımının yapılması, limit dışı kalan meblağın olması halinde ise artan miktar hakkında yine yukarıda belirtilen usule göre işlem yapılarak artan miktarın bir sonraki yıl kullanılmak üzere adi emanet hesabında bekletilmesi ve bir sonraki yıl tahsil edilen limit dışı vekalet ücretinin, önceki yıla ait emanet hesabındaki meblağ ile birleştirilmek suretiyle dağıtıma tabi tutulması gerekmektedir.
Diğer taraftan; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu tüm avukatlarla ilgili düzenleme yapan genel bir kanundur. 657 sayılı Kanuna tabi olarak Avukatlık hizmetleri sınıfı kadrosunda görev yapan avukat ise devlet ile memuriyet hizmet sözleşmesi yapmıştır. Avukatlık vekalet ücretine ilişkin 657 sayılı kanunda yapılan düzenlemeler, avukatlık hizmetleri sınıfında çalışan kadrolu avukatlar için bağlayıcı özel düzenlemelerdir.
Dilekçi ayrıca iki adet avukatın ilamda belirtildiği gibi 657 sayılı yasanın 4/B maddesine göre değil, 5393 sayılı Kanununun 49.maddesine göre istihdam edildiğini belirtmişse de, 5393 sayılı Kanunun 49. maddesinin üçüncü fıkrasında avukatların yıllık, dördüncü fıkrasında kısmi zamanlı çalıştırılmasına imkan verilmiş ve beşinci fıkrasında da, “Üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri uyarınca çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmaz ve ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilmez. Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır.” Hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla vekalet ücretinin dağıtımında avukatların 5393 sayılı Kanunun 49. maddesine göre istihdam edilmesi esasa etkili bir husus değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 1138 sayılı ilamın 3. maddesiyle verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 10.10.2012 tarih ve 35549 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:02