Sayıştay 3. Dairesi 31563 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

31563

Karar Tarihi

1 Şubat 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 3

  • Dosya No: 31563

  • Tutanak No: 32844

  • Tutanak Tarihi: 01.02.2011

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği düşünüldü:

694 sayılı ilamın 5. maddesi ile; İZSU Genel Müdürlüğü'nde kadrolu;

  • Daire Başkanlarına ve I.Hukuk Müşavirlerine; 657 sayılı Kanun’a ekli “makam tazminatı” cetvelinde yer almamasına rağmen, makam tazminatı ödenmesi müfettişlere ise dördüncü aydan itibaren ödenmesi gereken makam tazminatının Ocak ayından itibaren ödenmesi;

  • Müfettişlere özel hizmet tazminatı olarak II sayılı özel hizmet tazminatı cetvelinde B- denetim hizmetleri kısmının 4 üncü sırasında yer alan Büyükşehir belediyeleri ve bunlara bağlı genel müdürlükler için belirlenmiş tazminat oranının ödenmesi gerekirken 3 üncü sırada yer alan bağımsız genel müdürlükler için öngörülen oran üzerinden ödemede bulunulması, ayrıca III sayılı diğer tazminatlar cetvelinin denetim tazminatı bölümünde yer alan b- fıkrasında belirlenen oran üzerinden ödenmesi gereken özel hizmet tazminatının ise diğer tazminatlar cetvelinin a fıkrasında belirtilen oran üzerinden ödenmesi;

  • I.Hukuk Müşavirine 3000 puan üzerinden ödenmesi gereken ek gösterge tutarının 3600 puan üzerinden ödenmesi suretiyle oluşan 70,074.38 YTL kamu zararının tazminine hükmedilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Su ve kanalizasyon idarelerinin, diğer genel müdürlüklerde olduğu gibi bağımsız bütçeli ve bağımsız tüzel kişilikli birer kuruluş olduğu, bağlılık deyiminin yine diğer genel müdürlüklerdeki gibi idarenin iç bünyesini ilgilendirdiği ve bunun siyasal sistemimizin bir gerekliliği olduğu hatta bu bağlılık deyiminin "İlgili Büyükşehir belediyesiyle koordineli olarak hizmetleri yürütmek" anlamında değerlendirilmesi gerektiği, su ve kanalizasyon idareleri ile diğer tüm müstakil genel müdürlüklerin hepsinde temsil yetkisinin genel müdürde bulunduğu, bu nedenle tüm genel müdürlerin aynı önemde görülmesinden dolayı aynı mali haklarla donatıldığı dikkate alındığında daire kararının eksik incelemeye dayandığının görüleceği,

Her ne kadar 2560 sayılı Kanun’un birinci maddesinde; İZSU Genel Müdürlüğü’nün, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olduğu belirtilmiş olsa da, aynı maddede müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kamu kuruluşu olduğunun da hükme bağlandığını bu nedenle; işlemlerin, Anayasa’nın 123. maddesinde yer alan; "İdare kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve Kanunla düzenlenir...Kamu tüzel kişiliği ancak kanunla veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulur" hükmüne uygun olduğunu,

Bahse konu Anayasal ilkeye uygun olarak kurulan bütün genel müdürlüklerin müstakil genel müdürlük olduğu, Bu niteliklerini belirleyen tek veya öncelikli unsurun, ilamda ele alındığı gibi taşra teşkilatı bulunup bulunmaması değil; müstakil bütçeli olması, bağımsız tüzel kişiliğinin bulunması ile yönetim ve denetim kurullarının bulunmasının olduğu,

İZSU Genel Müdürlüğü’nün yönetim kurulu ve denetim kuruluna sahip olduğu, tüm genel müdürlüklerin kuruluş kanunlarının birinci maddelerinde kurumun adı belirtildikten sonra bağlı oldukları siyasi otoritenin vurgulandığı, bilahare bağlı olduğu yerlerden, bütçe ve tüzel kişilik olarak farklılığının ortaya konduğu, istisnasız bütün genel müdürlükler için böyle olduğu,

Kanun koyucunun, hiçbir zaman, genel müdürlüklerin bağımsız bütçeleri ve bağımsız tüzel kişiliklerini ortadan kaldıracak bir amaç gütmediğini, hepsinde de belirli bir mal yahut hizmetin üretilmesi ve kamuya sunulması hedefinin ortaya konduğunu, ancak idarenin bütünlüğü ilkesi gereğince bu kurumların siyasal sorumlularını belirlediğini

Bütün bu genel müdürlükleri temsil eden genel müdürler için, görevin önemi çerçevesinde belirlenen özel hizmet tazminatı ve makam tazminatında bir puanlık dahi fark bulunmadığını,

Danıştay 5. Dairesinin, 16.05.1990 tarih ve 1989/2630 E., 1990/1042 K. sayılı kararında; 2560 sayılı Kanunun 1. maddesindeki "bağlı" ifadesinin "Büyükşehir belediyesi ile koordineli olarak hizmetleri yürütmek" anlamında değerlendirilmesi gerektiğine yer verildikten sonra su ve kanalizasyon idarelerinden biri ve hatta ilki olan İSKİ Genel Müdürlüğü’nün bağımsız genel müdürlük olduğu yolunda verilen daire kararının onanmasına hükmedildiğini, bu karar gereğince Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Dairesi Başkanlığınca gerekli değerlendirmeler yapıldığını ve Maliye Bakanlığının, 19.08.1997 tarih ve B.07.0.BMK.0.15.115.509-1965-16231 sayılı Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği yazısında, 570 sayılı KHK'deki makam tazminatına ilişkin düzenlemeye aynen yer verilerek birinci derecede görev yapan daire başkanlarına, 2000 gösterge rakamı üzerinden makam tazminatı ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, Aynı nitelemenin, Başbakanlık Devlet Personel Dairesi Başkanlığınca İçişleri Bakanlığına gönderilen 22.09.1997 tarih ve B.02.1.DPB.0.12.01/3081 sayılı yazıda da tekrarlandığı,

Bu itibarla tazmine hükmedilen daire kararında yer verilen ve Maliye Bakanlığı ile Devlet Personel Başkanlığınca gönderilmiş söz konusu yazıların herhangi bir yasal dayanak ya da açıklamada bulunulmadan görüş bildirilmesine ilişkin yazılar olduğu yönündeki değerlendirmenin, hukuki dayanağı bulunmadığı, çünkü anılan kurumların mevzuat doğrultusunda görüş bildirdiklerini, bu yazılarla, Su ve Kanalizasyon İdareleri Genel Müdürlükleri’nin Müstakil Genel Müdürlük niteliklerinin ortaya konduğunu,

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 22. maddesinin ikinci fıkrasında "Büyükşehir Belediyesi daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar." hükmüne açık bir biçimde yer verildiği, Kanun’un bu maddesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU Genel Müdürlüğü’nün bağımsız genel müdürlük olduğunun, bu nedenle daire başkanlarına makam ve görev tazminatları ödendiğinin, yasama organınca bilindiği ve kabul edildiği gösteren açık bir gösterge olduğu, Ancak bu hususun daire kararında irdelenmediği,

5216 sayılı Kanun’un TBMM’de görüşülmesi sırasında; 22. Dönem 2. Yasama Yılı 113. Birleşiminde, Samsun Milletvekili Haluk KOÇ ve arkadaşları tarafından "büyükşehir belediyesi daire başkanları, 657 sayılı devlet memurları kanununa ekli (IV) sayılı makam tazminatı cetvelinin 7 nci sırasında yer alan merkez teşkilatı daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar" ifadesini içeren bir önerge verildiğini, fakat bu önergenin, hükümet tarafından; bu konunun yasada yer alması sebebiyle reddedildiği,

Bu hususlardan da açıkça görüleceği üzere, su ve kanalizasyon idarelerindeki daire başkanlarına makam tazminatı ödenmesinin bütün yasal ve hukuksal alt yapısının mevcut olduğu, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda yazılı makam ve görev tazminatlarının alınması için 570 sayılı KHK'deki koşulların su ve kanalizasyon idareleri personelinde bulunduğu, yani su ve kanalizasyon idareleri genel müdürlüklerinin bağımsız olduklarına dair nitelemenin bir kez de bu Kanun ile saptanmış olduğu,

Kaldı ki, "Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç" ibaresinin, mutlaka su ve kanalizasyon idarelerini kastettiğinin düşünülmemesi gerektiği, çünkü bu ibarenin, belediyelere bağlı olup da İZSU'da olduğu gibi özel yasası bulunmayan, sadece yönetmeliği olan, ESHOT gibi bağlı genel müdürlükleri, döner sermayeleri; büyük şehir olmayan belediyelerde de, 3659 sayılı Kanunun 1. maddesinin (c) bendi gereğince kurulan su idarelerini, otobüs idarelerini, doğal gaz idarelerini vb kapsadığı,

Sayılan bu idarelerin hiçbirinin müstakil bütçeleri, yönetim ve denetim kurulları, tüzel kişilikleri, daha da önemlisi özel kuruluş ve görev kanunları olmadığı,

Daire başkanlarına makam tazminatı ödenmesini getiren Makam Tazminatı Cetvelinin 7. sırasında; "Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı Hariç), Milli Kütüphane Başkan yardımcısı Bölge Müdürleri ( Kamu İktisadi teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum kuruluşlar hariç), Gümrük Müsteşarlığı Başmüdürleri, Üniversite Genel Sekreterleri ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılarına 2000 Tazminat Göstergesi" düzenlemesine yer verildiği,

Parantez içindeki; “belediyeler ve bunlara bağlı kurum kuruluşlar hariç” ifadesinin, “bölge müdürleri” ifadesinden sonra yazıldığı, Bu nedenle parantez içindeki bu ifadenin, kamu iktisadi teşebbüsleri ile belediyeler ve bunlara bağlı kurum kuruşların bölge müdürleri için söz konusu olup, müstakil genel müdürlüklerin daire başkanları ile hiçbir ilgisi bulunmadığı,

Aynı şekilde, sorgu kâğıdında yazılı Bakanlar Kurulu Kararı’na ekli II sayılı “Özel Hizmet Tazminatı Cetveli”nde "Bağımsız Genel Müdürlük (Mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç)" ifadesinin mevcut olduğu, Bu ifadenin İZSU Genel Müdürlüğü’nün bağımsız genel müdürlük olduğunu gösterdiğini, çünkü il özel idareleri ve köylere bağlı genel müdürlükler bulunmadığı, parantez içindeki bu ifadenin de, bağımsız genel müdürlük ifadesinden sonra yazıldığı,

İlamda, bu hususun karıştırılarak, özel kanunlarla kurulmuş büyükşehir su ve kanalizasyon idareleri ile ilişkilendirildiği, Aksinin söz konusu olması, yani su ve kanalizasyon idaresi genel müdürlüklerinin kapsam içinde kalması durumunda, 1997 yılında yayımlanmış kararnamedeki madde metninin mevcut haliyle değil "Büyükşehir Belediyelerine ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç" biçiminde yazılmasının gerekli olacağı,

Diğer yandan, I.Hukuk Müşavirine makam tazminatı ödenmesinin dayanağı olan bahse konu cetvelin 5. sırasında “belediye ve bağlı kurum ve kuruluşlar hariçtir” ibaresinin bulunmadığı,

Ayrıca İZSU'nun kuruluşunu düzenleyen; 2560 sayılı Kanun’un geçici 9. maddesi gereğince ek gösterge cetvelinin bu Kanun’a eklenmiş ve ekli ek gösterge cetvelinde Genel Müdür Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi, Teftiş Kurulu Başkanı ve I.Hukuk Müşavirinin ek göstergesi 1995 yılı itibariyle 400 puan olarak gösterilmiş olduğu, Bu göstergenin günümüze yürütüldüğünde, 3600 puana karşılık gelmekte olduğu,

Görüldüğü gibi özel kanunda I:Hukuk Müşavirinin ek göstergesi 3600 olarak belirtildiği halde genel bir kanun olan 657 sayılı Kanun eki II sayılı ek gösterge cetvelinin 6. sırasındaki müstakil genel müdürlük niteliği bulunmayan büyükşehir belediyesine bağlı kuruluşların I.Hukuk Müşavirlerine 3000 puanlık ek gösterge ödenmesi hususunun öngörülmesinin, özel kanun öncelikle uygulanır ilkesine uygun düşmediğini,

İlamda herhangi bir yasal dayanak ya da açıklamada bulunulmadan bildirildiği belirtilen Maliye Bakanlığının 19.08.1997 tarih ve B.07.0.BMK.0.15.115.509-1965-16231 sayılı ve Başbakanlık Devlet Personel Dairesi Başkanlığınca İçişleri Bakanlığına gönderilen 22.09.1997 tarih ve B.02.l.DPB.0.12.01/3081 sayılı yazılarının, esasen bu açıklamalara dayandırılması gerektiği,

İzmir 2. İdare Mahkemesi’nce verilmiş; 13.07.2004 tarih ve 2004/867 K sayılı kararda; İZSU'nun bu niteliğine göndermede bulunularak İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler İle Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların, Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmeliğin İZSU memurlarının görevde yükselmelerine ilişkin usul ve esasları hakkında uygulanması olanağının bulunmadığına hükmedildiği,

Bu yargı kararının da, tazmini içeren daire kararında yazılı; Büyükşehir Belediye Başkanının İZSU'nun Yönetim Kurulu Başkanı" olması sebebiyle, İZSU’nun büyükşehir belediyelerine bağlı kuruluş olduğuna açık bir karine teşkil ettiği açıklamasının dayanak görüşünü ortadan kaldırdığı,

Kaldı ki, Kanundaki bu düzenlemelerin 2560 sayılı Kanun’a 3009 sayılı Kanunla sonradan eklenmiş olup, 2560 sayılı Kanun ile getirilmiş olan müstakil genel müdürlük niteliğini değiştirmediği, çünkü 2560 sayılı Kanun’un çıkış amacının, müstakil genel müdürlük kurmak olduğu,

Mevzuatla ilgili yapılan bu açıklamaların İZSU'nun müstakil genel müdürlük olduğunu açıkça gösterdiği, İZSU Genel Müdürlüğünde görevli daire başkanlarına makam ve görev tazminatları ödenmesi ve I.Hukuk Müşavirine de Müstakil Genel Müdürlük makam ve görev tazminatları ile 3600 puan üzerinden ek gösterge ödenmesi işlemlerinde kamu zararı bulunmadığı,

Müfettişlere yapılan ödemeler açısından ise; makam ve görev tazminatlarının ödenmesine ilişkin işlemde, ilamdaki şekilde karar verilmesinin, aşağıdaki tabloda gösterildiği üzere görevin önemi, riski ve devlet için taşıdığı değer dikkate alınmak suretiyle belirlenen ilkesel değerlerin dışına çıkılması sonucunu doğuracağı,

2009 yılı itibariyle;

A- Daire Başkanının makam ve görev tazminatları dahil aylığının 2.535,00 YTL

Bu tazminatlar hariç tutulduğunda 1.979,00 YTL

B- Daire başkanının emrinde çalışan aynı niteliklere sahip eşit hizmeti olan 1. derecenin son kademesinde bulunan bir mühendisin aylığının 1.981,00 YTL,

Aynı şekilde sözleşmeli personel statüsündeki bir mühendisin aylığının da 2238.00 YTL olduğu,

657 sayılı DMK'nun 43. maddesinde bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıklarının, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan derecelerin dikkate alınarak hesaplanacağının hüküm altına alındığı,

Ayrıca 570 sayılı KHK'nin gerekçesinde de bu tazminatın, belli görev yerlerinde bulunanlara, görevin önemine binaen yapılan bir ödeme olduğunun belirtildiği ek gösterge ve değişik adlar altında yapılan ödemeler ile aylığın nitelik itibariyle faklı olmadığına,

Bu hususlar karşısında bir daire başkanının üstlendiği riski, önemi ve derecesi yüksek bir görevde, kendisine bağlı olarak çalışan sicil notunu verdiği, disiplin amiri olduğu bir mühendisten çok daha az aylık almasının büyük bir sorun olacağı, Daire başkanlarının aynı zamanda 5018 sayılı Kanunun uygulanmasında harcama yetkilileri olarak ayrıca büyük mali sorumlulukla karşı karşıya oldukları,

Açıklanan nedenlerle, mahkemenizce takdir edilecek hususlar göz önüne alınarak;

a) Yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunun kabulüne ve tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini,

b) Bu maddeyle ilgili olarak sözlü savunmada bulunmak üzere, sorumlulardan İsmail ÖZCAN ile İZSU Genel Müdürü Ahmet Hamdi ALPASLAN'in murafaa talebinin kabul edilmesini arz ettikleri belirtilmiştir.

Sayıştay Savcılığı Birinci Karşılamasında;

“İlgililer ortak dilekçelerinde özetle; Söz konusu ilamın 5 inci maddesindeki tazmin hükmü verilmesindeki temel sorunun: Su ve Kanalizasyon İdaresinin müstakil (bağımsız) Genel Müdürlük olup olmadığında yattığını. Genel Devlet teorisi, Türk Devleti geleneği ve Anayasa ilkeleri ışığında; Su ve kanalizasyon idarelerinin, diğer genel müdürlüklerde olduğu gibi bağımsız bütçeli ve bağımsız tüzel kişilikli kuruluşlar olduğunu, bağlılık deyiminin yine diğer genel müdürlüklerdeki gibi idarenin iç bünyesini ilgilendirdiğini, bağlılık deyiminin, ilgili Büyükşehir belediyesiyle koordineli olarak hizmetleri yürütmek anlamında değerlendirilmesi gerektiğini. Su ve kanalizasyon İdareleri ile diğer tüm müstakil genel müdürlüklerin hepsinde temsil yetkisinin genel müdürde bulunduğunu, diğer genel müdürlüklerin aynı önemde görülmesinden dolayı, aynı mali haklara sahip olması gerektiğini,

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün de müstakil Genel Müdürlük olarak kabul edildiğini, ödemelerinde müstakil genel müdürlükler gibi hesap edildiğini bu nedenle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedirler.

Temyiz dilekçesinde ileri sürülenler gerekçeli karardaki tazmin hükmünün kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz talebinin reddine, Daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

Dilekçi Savcılık Karşılamasına Yanıtında;

Göndermiş olduğu 08.09.2009 tarihli temyiz dilekçesinde konuyla ilgili olarak ileri sürdüğü hususları aynen tekrar ettiğini, Söz konusu hususlara ek olarak aşağıdaki açıklamaların da yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu,

2560 sayılı Kanunun 1. maddesinde; "İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak hizmetlerini yürüten, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir kuruluş olup personel statüsü bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek geçici 9 ncu maddesi hükümlerine, diğer işlemlerinde ise özel hukuk hükümlerine tabidir." denilmekte iken,

23.05.1984 tarihli ve 3009 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile yapılan değişiklik ile bu maddenin; "İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabidir." şeklinde değiştirildiği,

İdarenin yapısını belirleyen organlarında ve görevlerinde hiç bir değişikliğe gidilmeksizin, ilk düzenlemede İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile koordineli olarak çalışacağı belirlenen İSKİ'nin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olduğu düzenlemesinin getirilmiş olmasının, müstakil olarak kurulan İdarenin yapısını ve işleyişini değiştiren bir düzenleme olmadığı,

İdarenin, kamu tüzel kişiliğine sahip olduğundan-müstakil genel müdürlük statüsünde bulunduğundan, alınan kararlarda her hangi bir makamın iznine, onayına ve denetimine tabi bulunmadığı, kamulaştırma kararlarını kendi aldığı ve bu kararların iptali, kamulaştırma bedelinin artırılması ve kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davaların İdare hasım gösterilerek açıldığı,

2560 sayılı kuruluş Kanunu’nun "Kuruluş amacına dönük çalışmaların gerekli kılması halinde her türlü taşınmaz malı kamulaştırmak veya üzerinde kullanma hakları tesis etmek." şeklindeki 2/f maddesi gereğince kamulaştırma yetkisi bulunduğu,

Onaylı imar planı dışında kalan yerlerde yapılacak kamulaştırmalarda idarece alınan kamu yararı kararı İçişleri Bakanlığı'nca onaylandığı halde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce alman kamu yararı kararı için valinin onayının yeterli bulunduğu, Başka bir ifadeyle İdarece alınan kamu yararı kararının İzmir Büyükşehir Belediyesi onayına tabi olmadığı gibi, vali onayına dahi tabi bulunmadığı, dolayısıyla İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürlüğü’nü Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ve müstakil olmayan bir genel müdürlük olarak değerlendirmenin, kamulaştırma mevzuatı bakımından da hukuka uygun olmadığı,

Merkezi idare içinde yer alan Bakanlıkların kuruluşunu düzenleyen 3046 sayılı “Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında 174 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 13.12.1983 tarih ve 174 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kaldırılması ve Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında 202 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun”un 10.maddesinde; Bakanlık Bağlı Kuruluşlarının tanımlandığı, Bu maddede yer alan düzenlemeye göre;"Bağlı kuruluşların, bakanlığın hizmet ve görev alanına giren ana hizmetleri yürütmek üzere, bakanlığa bağlı olarak özel kanunla kurulan, genel bütçe içinde ayrı bütçeli veya katma bütçeli veya özel bütçeli kuruluşlardır." İfadesinin yer aldığı,

Bakanlık İlgili Kuruluşlarının ise, aynı Kanunun 11. maddesinde şu şekilde düzenlendiği; “ilgili kuruluşlar; özel kanun veya statü ile kurulan, iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müessese ortaklık ve iştirakleri veya özel hukuki, mali ve idari statüye tabi, hizmet bakımından yerinden yönetim kuruluşları şeklinde düzenlenir."

5393 sayılı Belediye Kanunu’nda, belediyeye bağlı veya ilgili kuruluş düzenlemelerine yer verilmediği,

5216 sayılı Kanun’da ise, Büyükşehir Belediye teşkilatını belirleyen 21. maddede; "Büyükşehir belediyesi teşkilatı; norm kadro esaslarına uygun olarak genel sekreterlik, daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşur.

Birimlerin kurulması, kaldırılması veya birleştirilmesi büyükşehir belediyesi meclisinin kararı ile olur." düzenlemesine yer verildiği,

Bağlı kuruluş, ilgili kuruluş veya bağlı genel müdürlük ifadelerine, büyükşehir belediyesinin yapılanması kısmında yer verildiği, yürürlükteki mevzuatta Bağımsız Genel Müdürlük tanımına yer veren hukuki bir düzenleme de bulunmadığı,

570 sayılı KHK'nin 10. maddesi ile getirilen IV Sayılı Makam Tazminatı Cetvelinin 7. sırasındaki düzenleme içinde esasen;

  1. Başbakanlık,

  2. Bakanlık,

  3. Müsteşarlık,

  4. Kurum Başkanlığı

  5. Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı dahil),

  6. Gelir İdaresi Grup Başkanı (KOD 1)

  7. Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç),

  8. Gümrük Müsteşarlığı Başmüdürleri,

  9. Üniversite Genel Sekreterleri ile

  10. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları şeklinde, bir cümle içerisinde 10 cümlecik bulunduğu,

Bu cümleciklerin her birinin ayrı bir unvan veya kuruluşu tanımladığı, 5. cümlecik içerisinde daire başkanları gösterilmiş, 7. cümlecik içerisinde ise, bölge müdürleri ibaresinden sonra, "Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç" ibaresi belirtilmiş olduğu, parantez içinde bulunan bu ifadenin, bölge müdürleri ibaresi ile aynı cümlecik içerisinde bulunduğundan, bölge müdürleri ibaresinin açılımı şeklinde olduğu, Başka bir ifade ile; belediye ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşların bölge müdürleri, 2000 göstergeye dayanan makam tazminatından hariç tutulduğu,

Belediye ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşların, daire başkanlarını kapsaması için bu parantez içinin 7. cümlecikte değil 5. cümlecikte ve daire başkanları ibaresinden sonra konması gerektiği,

Nitekim 08/01/2002 tarih ve 2002/25454 sayılı, 03/06/2003 tarih ve 2003/26490 sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararlarının her ikisinde de, IV sayılı makam tazminatı cetvelinde bulunmayan unvan için, benzer kuruluştaki unvanın kıyas alınabileceği ve makam tazminatı ödenebileceği hususunun da kabul edilmiş olduğu,

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğüne ilişkin aynı konuda yapılan yargılama sonucu verilen Sayıştay 6. Daire kararında İSU ile aynı kanuna tabi olan İZSU'nun da merkez teşkilatına sahip Müstakil Genel Müdürlük olduğunun vurgulandığı ve kabul edildiği, (Ek. 1, 1/1,1/2, 1/3)

Açıklanan nedenlerle, yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunun kabulüne ve tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin arz edildiği belirtilmiştir.

Sayıştay Savcılığı İkinci Karşılamasında;

“İlgi yazımız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 27.01.2010 tarih ve 3088/7693 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

TEMYİZ KURULU KARARI

a) -Dilekçi dilekçesinde; İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün “Müstakil (Bağımsız) Genel Müdürlük” olduğunu, bu sebeple Daire Başkanları ve 1. Hukuk Müşavirlerine müstakil genel müdürlükler için öngörülen göstergeler üzerinden makam tazminatı ödendiğini ve mevzuata aykırılık olmadığını öne sürmüştür.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Kuruluş” başlıklı 1. maddesinde;

“MADDE 1 - (Değişik: 3009 - 23.5.1984 / m.1) İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bu Kanunla İSKİ olarak anılır.

Genel Müdürlüğün hizmeti, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin görev alanı ile sınırlıdır. Ancak, şehrin yararlandığı su kaynaklarının korunmasına ilişkin hizmetler, büyük şehir belediye sınırları dışında da olsa bu kuruluş tarafından yürütülür. Ayrıca İçişleri ile Bayındırlık ve İskân bakanlıklarının teklifi üzerine Bakanlar kurulu anasistem ile ilgili başka belediye ve köylerin su ve kanalizasyon işlerini de bu Genel Müdürlüğe verebilir.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. İSKİ personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.” Denilmektedir.

Madde hükmünden anlaşılacağı üzere; İSKİ İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne bağlı bir kuruluştur. Ancak bütçesi müstakil- bağımsızdır. Bu ifadeden İSKİ’nin müstakil genel müdürlük olduğu anlaşılmamalıdır.

Ayrıca; Belediyelere bağlı su ve kanalizasyon idareleri, 10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı “Mahalli İdareler Bütçe Ve Muhasebe Yönetmeliği” nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde yapılan “Bağlı İdare” tanımına girmektedir;

“Madde 4 - (1) Bu yönetmelikte geçen;

a) Bağlı idare: Belediyelere bağlı, kanunla kurulan, ayrı bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine haiz su ve kanalizasyon, otobüs, ulaştırma ve benzeri hizmetleri yürüten idareleri,

... … ifade eder.”

Madde hükmünden de İZSU Genel Müdürlüğü’nün bağlı idare olduğu anlaşılmaktadır.

Dilekçinin aksi iddialar içerdiğini öne sürdüğü Danıştay kararı ve bakanlık yazılarına ulaşılamamıştır fakat mevzuat hükümleri açıktır.

657 sayılı Kanun’un IV SAYILI MAKAM TAZMİNATI CETVELİ'nin 7. sırasında yer alan;

"Birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla; Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Daire Başkanı hariç), Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç), Gümrük Müsteşarlığı Başmüdürleri, Üniversite Genel Sekreterleri ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları" için 2000 tazminat göstergesi öngörülmüştür.

Bu düzenleme, Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlar için; 2000 tazminat göstergesi öngörmektedir. Örneğin Müstakil birer Genel Müdürlük olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, DSİ Genel Müdürlüğü’nde Daire Başkanı kadrolarına atanan kamu personeli bu düzenleme kapsamında yer almaktadır.

Ancak; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Bağlı Kuruluşu” statüsünde bulunan İZSU’da görev yapan daire başkanları bu madde kapsamına girmemektedir.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, Ek 5. maddesinde yer alan hüküm uyarınca; diğer Büyükşehir belediyelerine de uygulanmaktadır. Kanun’un 1. maddesine göre; 657 sayılı Kanun’a tabi kurum personeline, Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde yer alan rakamlar üzerinden makam tazminatı ödenecektir.

Dilekçinin de iddia ettiği gibi; makam tazminatı cetvelinin 7. sırasında yer verilen istisna sadece “bölge müdürlerini” kapsadığından, ilam hükmüne dayanak değildir;

“IV SAYILI MAKAM TAZMİNATI CETVELİ

Sıra No Kadro ve Görev Ünvanı Tazminat Göstergeleri

… …

  1. Birinci dereceli kadroya atanmış olmak şartıyla; Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı ve Müstakil Genel Müdürlüklerin merkez teşkilatı Daire Başkanı kadrolarına atananlar (Bütçe Dairesi Başkanı hariç), Milli Kütüphane Başkan Yardımcısı(5), Bölge Müdürleri (Kamu İktisadi Teşebbüsleri, Belediyeler ve bunlara bağlı kurum ve kuruluşlar hariç), Gümrük Müsteşarlığı Başmüdürleri, Üniversite Genel Sekreterleri ile Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları : 2.000”

Fakat Kanun’a ekli IV sayılı cetvelde; Müstakil Genel Müdürlük daire başkanları için makam tazminatı ödenmesi öngörülmüşken mahalli idareler ve buna bağlı kuruluşlarda çalışan daire başkanlarına değinilmemiştir;

Dilekçi 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 22. maddesinin 3. fıkrasında yer alan;

“Personel istihdamı

MADDE 22.-

Büyükşehir belediyesi daire başkanları, bağlı genel müdürlüklerin daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar.”

Hükmünden hareketle, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU Genel Müdürlüğü’nün bağımsız genel müdürlük olduğunu, makam ve görev tazminatı alabildiklerini, bu nedenle daire başkanlarına tazminat ödendiğini, bu hususun daire kararında irdelenmediğini öne sürmüştür.

Ancak madde hükmü, Büyükşehir belediyesi daire başkanlarına makam ve görev tazminatından yararlanma hakkı tanırken emsal olarak “bağlı genel müdürlükleri” göstermiştir. “Bağımsız” kelimesine yer vermemiştir.

Şayet İZSU bağlı genel müdürlük ise “müstakil daire başkanlarının” faydalandığı hakları alamayacaktır. Dolayısıyla maddenin anılan fıkrası iddiaları kanıtlamamaktadır.

Dilekçede ayrıca; Bakanlar Kurulu Kararı’na ekli II sayılı “Özel Hizmet Tazminatı Cetveli”nde yer alan;"Bağımsız Genel Müdürlük (Mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç)" ifadesinin, İZSU Genel Müdürlüğü’nün bağımsız genel müdürlük olduğunu gösterdiği, çünkü il özel idareleri ve köylere bağlı genel müdürlükler bulunmadığı, parantez içindeki bu ifadenin de, bağımsız genel müdürlük ifadesinden sonra yazıldığını belirtmiştir.

Ancak; “Mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç" hükmünün lafzına bakıldığında; kastedilen genel müdürlüklerin yine “bağlı genel müdürlükler” olduğu anlaşılmaktadır.

İkinci dilekçede; 5216 sayılı Kanun’un TBMM’de görüşülmesi sırasında; 22. Dönem 2. Yasama Yılı 113. Birleşiminde, Samsun Milletvekili Haluk KOÇ ve arkadaşları tarafından "büyükşehir belediyesi daire başkanları, 657 sayılı devlet memurları kanununa ekli (IV) sayılı makam tazminatı cetvelinin 7 nci sırasında yer alan merkez teşkilatı daire başkanlarının yararlandığı makam ve görev tazminatından aynen yararlanırlar" ifadesini içeren bir önerge verildiğini, fakat bu önergenin, hükümet tarafından; bu konunun yasada yer alması sebebiyle reddedildiği ifade edilmiştir. Ancak söz konusu düzenleme büyükşehir belediyesi daire başkanlarını kastetmektedir ve bağlı kuruluşların genel müdürlükleri ile ilgisi bulunmamaktadır.

08/01/2002 tarih ve 2002/25454 sayılı, 03/06/2003 tarih ve 2003/26490 sayılı Sayıştay Temyiz Kurulu Kararlarının her ikisinde de, IV sayılı makam tazminatı cetvelinde bulunmayan unvan için, benzer kuruluştaki unvanın kıyas alınabileceği ve makam tazminatı ödenebileceği hususunun da kabul edilmiş olduğu belirtilmiştir. Ancak; anılan kararlar; faaliyetleri itibariyle Üniversiteye benzeyen Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü’nün görev ve sorumlulukları itibariyle rektöre benzeyen “Genel Müdürüne” rektör gibi, görev ve sorumlulukları benzeyen enstitü genel sekreterine de üniversite genel sekreteri gibi ödeme yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı hususundadır. Bu kararların bağımsız genel müdürlüklerde görev yapan kişiler ile belediyeye bağlı kuruluşlarda görev yapanlar arasında kıyasen uygulanması hususu tartışmalıdır.

Ekte gönderilen “hukuk müşavirliği görüş yazısı”nın da herhangi bir kanuni dayanağı bulunmadığından yargılamaya tesir etmemektedir.

Açıklanan sebeplerle İZSU daire başkanlarına yersiz makam tazminatı ödemesi yapıldığı görülmektedir.

-Tazmine konu ilam hükmünde makam tazminatı alamayacağı öngörülen 1. hukuk müşavirlerine; IV sayılı Makam Tazminatı Cetveli’nin 5/d maddesi uyarınca tazminat ödendiği görülmektedir. Madde hükmünde;

“5-…d) Başbakanlık, Bakanlık, Müsteşarlık, Kurum Başkanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi(8) ve Müstakil Genel Müdürlüklerin Birinci Hukuk Müşavirleri (1 er kişi) ile Maliye Bakanlığı …3.000” denilmektedir.

Ancak, yukarıda izah ettiğimiz gerekçelerle müstakil genel müdürlük olmadığını öne sürdüğümüz İZSU Genel Müdürlüğü’nde görev yapan 1. Hukuk Müşavirleri makam tazminatı alamamaktadır. Belediyeler ve bağlı kuruluşları için de makam tazminatı öngörülmediğinden yapılan ödeme mevzuata aykırıdır.

-Tazmine konu ilam hükmünde; kurum müfettişlerine 4’üncü aydan itibaren ödenmesi öngörülen makam tazminatının ocak ayından itibaren ödenmesi sebebiyle tazmin hükmedildiği görülmektedir.

31.03.2006 tarih ve 26125 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5473 sayılı Kanun’un 3/h bendi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli IV sayılı cetvelin 8.sırasına aşağıdaki (d) bendi eklenmiştir:

"d) En az dört yıl süreli yükseköğrenim veren fakülte veya yüksekokulları bitirmiş, mesleğe özel yarışma sınavıyla girerek belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavında başarılı olmuş, birinci dereceli kadroya atanmış ve doğrudan belediye başkanı veya genel müdür adına teftiş, denetim ve inceleme yetkisine sahip büyükşehir belediyeleri ile bunlara bağlı genel müdürlük müfettişleri ve büyükşehir belediye sınırları içindeki ilçe belediye müfettişleri 1.000"

Kanun’un yürürlük maddesinde;

“MADDE 12 – Bu Kanunun;

e) 3 üncü maddesinin (d), (g), (h) bentleri, 4 üncü maddesi, 5 inci maddesinin (b) fıkrası yayımını izleyen aybaşında,

f) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.” Denilmektedir.

Hükümlerden anlaşılacağı üzere; Büyükşehir Belediyesi ve Bağlı Genel Müdürlük müfettişlerine 5473 sayılı Yasa gereğince nisan ayından başlamak üzere 1000 gösterge puanı üzerinden makam tazminatı öngörüldüğünden nisan ayına kadar yapılan makam tazminatı ödemeleri yasal dayanaktan yoksun kalmaktadır.

b) Temyize konu ilam hükmünün b bendi ile İZSU’da görevli Müfettişlere 657 sayılı Kanun’a ekli II sayılı “Özel Hizmet Tazminatı” cetvelinin 4. sırasında yer alan göstergeler üzerinden ödeme yapılması gerekirken, 3. sırasındaki göstergelerin esas alınması ve III sayılı ‘Diğer Tazminatlar’ cetvelinin “denetim tazminatı” bölümü “b” fıkrasında yer alan göstergeler yerine “a” fıkrasında yer alan göstergeler esas alınarak ödeme yapılması sebepleriyle tazmin hükmedilmiştir.

II sayılı cetvelin 3. ve 4. kısımları aşağıdaki gibidir:

3…a) Bakanlık, Denizcilik Müsteşarlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bağımsız genel

müdürlük (mahalli idarelere bağlı genel müdürlükler hariç) Müfettişleri,

Başkanlık, Müstakil Genel Müdürlük, Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi

bulunan illerin İl Özel İdaresi ile Üniversiteler ve Yüksek Teknoloji Enstitüleri İç Denetçileri,

  • 1-2 derecelerden aylık alanlar ....................... : 195

  • Diğer derecelerden aylık alanlar ............................................ : 185

b) Bunların Yardımcıları, Stajyer Kontrolörler ....................... : 125

4 …,,Büyükşehir Belediyeleri ile bunlara bağlı genel müdürlük Müfettişleri,

İlköğretim Müfettişleri, Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri, Sosyal Yardım Uzmanları ile (2) ve (3) üncü sırada sayılmayan İç Denetçilerden;

  • 1-2 derecelerden aylık alanlar ...................... : 130

  • Diğer derecelerden aylık alanlar ..................... : 125

b) Bunların Yardımcıları (meslekte üç yıldan daha az kıdemli İlköğretim

Müfettişleri dahil) .................................................... : 92

Dilekçenin “a” bendinde de yer alan, İZSU Genel Müdürlüğü’nün “müstakil genel müdürlük olduğu yönündeki gerekçeleri ile “bağlı kuruluş statüsündeki” İZSU Genel Müdürlüğü müfettişlerine 4.sırada yer alan göstergeler üzerinden ödeme yapılması gerekirken, 3. sırada yer alan göstergelerin esas alınması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Ayrıca müfettişlere III sayılı cetvelin E kısmı/ b bendi yerine a bendinde yer alan göstergeler esas alınarak ödeme yapılmıştır;

E.Denetim Tazminatı:

II Sayılı Cetvelin (B) Denetim Hizmetleri Bölümünün;

a) 1, 2 ve 3 üncü sıralarında sayılanlardan;

-KİT personeli.......................................................... : 10

-Diğerleri................................................................. :30

b) 4, 5, 6 ve 7 nci sıralarında sayılanlar …........ : 20

Cetvelin “b” kısmında II sayılı cetvelin 4. sırasına “Büyükşehir Belediyeleri ile bunlara bağlı genel müdürlük Müfettişleri” atıf yapılmaktadır. Ancak müstakil daire olduğu öne sürülen İZSU müfettişlerine “a” bendinde yer alan göstergeler üzerinden ödeme yapılması önceden açıkladığımız gerekçelerle mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

c) Temyize konu ilam hükmünün “c” bendi ile İZSU’da görevli 1. Hukuk Müşavirine, 657 sayılı Kanun’a ekli II sayılı “Ek Gösterge” cetvelinin 4. sırasında yer alan 3000 gösterge üzerinden ödeme yapılması gerekirken, 2. sırasındaki 3600 göstergenin esas alınması sebebiyle tazmin hükmedilmiştir.

“6- MAHALLİ İDARELER İLE BAĞLI VE İLGİLİ KURULUŞLARDA Daire Başkanı, Büyükşehir Belediyesi ile Bağlı Kuruluşlarındaki I. Hukuk Müşaviri, Belediye Başkan Yardımcısı, Boğaziçi İmar Müdürü, Fen ve Tetkik Kurulu Başkanı, 3000” denilmektedir.

Yukarıda anılan madde hükmü uyarınca İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU 1. hukuk müşavirine 3000 gösterge rakamı üzerinden ek gösterge ödenmesi gerekmektedir.

Dilekçi dilekçesinde 2560 sayılı Kanun’un geçici 9. maddesi gereğince, ek gösterge cetvelinin Kanun’a eklendiğini, cetvelde, Genel Müdür Yardımcısı, Yönetim Kurulu Üyesi, Teftiş Kurulu Başkanı ve I.Hukuk Müşavirinin ek göstergesinin 1995 yılı itibariyle 400 puan olarak gösterildiğini, bu göstergenin günümüze yürütüldüğünde, 3600 puana karşılık gelmekte olduğunu belirtmiştir. Ancak;

“ Geçici Madde 9 - (23/5/1984 - 3009/13 md. ile gelen Geçici 3 üncü md. hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir.)

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün 1 - 4 derece kadroları, 13/12/1983 gün ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca gerekli düzenleme yapılıncaya kadar geçerli olmak üzere Ek - 1 sayılı cetvelde gösterilmiştir.” Şeklinde yer alan madde hükmü, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca gerekli düzenleme yapılıncaya kadar geçerli olmak üzere konulmuştur.

Bu tarihten sonra, 09.04.1990 tarih ve 418 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesi ve 18.05.1994 tarih ve 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3. maddesi ile yapılan düzenlemeler sonucu anılan madde hükmü geçersiz olmakla birlikte, geçici maddede “400” puan olarak belirlenen oranların günümüze yürütülmesi söz konusu değildir. Bu sebeplerle yapılan ek gösterge ödemeleri mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenler ve anılan hükümler gereği 694 sayılı ilamın 5. maddesi ile verilen 70.074,38 YTL tutarında tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 01.02.2011 tarih ve 32844 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim