Sayıştay 3. Dairesi 31561 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

31561

Karar Tarihi

1 Şubat 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 3

  • Dosya No: 31561

  • Tutanak No: 32847

  • Tutanak Tarihi: 01.02.2011

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği düşünüldü:

694 sayılı ilamın 3. maddesi ile Kurum denetçilerine ödenen aylıklara, yasada öngörülmediği halde, toplam; 13.046,88 YTL tutarında "taban aylığı" ilave edilmesi sebebiyle oluşan kamu zararı için tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle;

Daire ilamında, "2560 sayılı Kanun’un "Denetçiler" başlıklı 10. maddesi, “denetçi aylık hesabı”nda ek gösterge unsurunu bile hesaplama harici tutmuşken, taban aylık tutarının hesaplamaya dahil edilmesi mümkün değildir." açıklamasına bağlı olarak tazmine hükmedildiği,

Anılan Kanun’un çok açık olduğu ve sadece ek göstergeyi hariç tuttuğu, Sayıştay Temyiz Kurulu’nun; 14.05.2002 tarih ve 25673 sayılı kararında; emekli keseneğine esas aylığın tespitinden dolayı eksik kesilen gelir vergisi kesintileriyle ilgili kararında öncelikle; konunun taban ve kıdem aylıklarının aylık ya da maaşın unsurları olup olmadığı yönüyle irdelendiği ve aynen; "Taban aylığı ve kıdem aylığı mali sistemimize 375 sayılı KHK ile girmiştir. Söz konusu KHK'nin İnci maddesi ile yapılan düzenleme ile, personel kanunlarında geçen 'aylık' ya da 'maaş' ibaresinin taban ve kıdem aylığını da içine alacak şekilde genişletildiği ve bu ödemelerin aylığın birer unsuru haline getirildiği görülmektedir. 375 sayılı KHK ile yapılan bu düzenleme ile, 'aylık' ibaresinin taban ve kıdem aylığını da içine alacak şekilde genişletilerek aylığın birer unsuru haline getirildiği anlaşıldığından, dilekçi iddialarının kabulü ile ilamın İnci maddesiyle verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir" ifadesine yer verildiği,

Aylığın, memurlara, esas görevleri dolayısıyla bir aylık hizmetleri karşılığında görevin önemi, riski ve devlet için taşıdığı değer dikkate alınmak suretiyle belirlenerek ödenen para olarak tanımlandığı, aynı zamanda ek gösterge ve değişik adlar altında yapılan ödemeler ile aylık arasında nitelik itibariyle bir faklılık bulunmadığı, bunların aylık adı altında birleştirilebilecek; sebebi, amacı ve işlevi aynı olan parasal bir hakkın unsurlarını oluşturduğu,

Ayrıca 657 sayılı DMK'nın 43. maddesinde; bu Kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıklarının, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan derecelerin dikkate alınarak hesaplanacağının hüküm altına alındığı,

  1. maddesinde de, bu Kanun gereğince ödenecek aylık, taban aylığı, kıdem aylığı, zam ve tazminatlar ile ödenekler toplamının brüt tutarının, bulunulan yerde İş Kanunu gereğince işçiler için tespit olunan asgari ücretin aylık tutarından az olmayacağı, az olması halinde, aradaki farkın memurun diğer özlük hakları ile ilgilendirilmeksizin tazminat olarak ödeneceğinin düzenlendiği,

Taban aylık tutarının denetçi ücretlerine dâhil edilmemesi halinde, denetçilere ödenecek aylık tutarının; tazmine esas 2006 yılının birinci döneminde 63.98 TL, ikinci döneminde ise 67.12 TL. olacağı,

Yine 2560 sayılı Kanun’un 10. maddesinde, denetçilere ilişkin yer alan düzenlemede; denetçilerin üstlenmiş olduğu görevin derecesinin ve ağırlığının açıkça ortaya konduğu, böyle bir görevin, en az iki yıl süreyle süreklilik arz edecek biçimde yürütülmesi karşısında ödeneceği belirtilen; 63.98 TL. ve 67.12 TL tutarında ücret karşılığında yerine getirilmesinin, denetçiler eliyle gerçekleştirilen hizmetin, Devlet için taşıdığı değer, hizmetin riski, zorluğu ve şartları ve önem derecesiyle bağdaşmayacak nitelikte olduğu,

08.11.1995 tarih ve 22457 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan; Bakanlar Kurulu Kararı eki kararın l/b maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet memuru kadro aylığının (aile yardımı, yabancı dil ve lojman tazminatı hariç, diğer her türlü ödemeler dahil) net tutarının altında kalması halinde" ifadesine yer verildiği,

Yeni Türk Lirası işlemleri hakkında, Maliye Bakanlığınca 12.11.2004 tarih ve 25641 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan; Aylık ve ücretlere ilişkin 158 seri no’lu Tebliğ’de; "Örnek Aylık Hesabı" cetvelinde, "Aylık Unsurlar" içinde taban aylığı ve kıdem aylığının açıkça sayıldığı, aylık tanımının; aile yardımı, yabancı dil ve lojman tazminatı haricinde, memurlara kadro karşılığı yapılan her türlü ödemeyi kapsadığı,

Ayrıca, denetçi ücretlerini ele alan; 2560 sayılı Kanun’un 10. maddesinde; taban aylığının dâhil edilmesini engelleyen ya da ortadan kaldıran veyahut kısıtlayan bir hüküm bulunmadığı,

Açıklanan nedenlerle, yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunun kabulünü ve tazmin hükmünün kaldırılmasını arz ettikleri bildirilmiştir.

Sayıştay Savcılığı Birinci Karşılamasında;

“İlgililer ortak dilekçelerinde özetle; 2560 sayılı Kanun’un Denetçiler başlıklı 10 uncu maddesinin “Denetçilerin ücretleri, Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılır.” hükmüne amir olduğunu. Bu hüküm gereğince denetçilerin ücretlerinin hesabına taban aylığın dahil edilmesi gerektiğini. Konu ile ilgili olarak 14.5.2002 tarih ve 25673 nolu Sayıştay Temyiz Kurulu’nun kararı bulunduğunu bu karar gereğince tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir.

Emsal gösterilen 25673 sayılı Temyiz Kurulu kararı ,emekli keseneğine esas aylığın tespitine ve eksik kesilen gelir vergisine ilişkindir. Ayrıca temyiz dilekçesinde ileri sürülenler tazmin hükmünün kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz talebinin reddine, Daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Şeklinde görüş bildirmektedir.

Dilekçi Savcılık Karşılamasına Yanıtında;

08.09.2009 tarihli temyiz dilekçesinde konuyla ilgili olarak ileri sürülen hususları aynen tekrar ettiğini,

Ancak Savcılık Mütalaasında, dilekçede yer verilen Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 14.05.2002 tarih ve 25673 sayılı kararının, emekli keseneğine esas aylığın tespitine eksik kesilen gelir vergisine ilişkin olduğunun belirtildiği, bu hususun taraflarınca da kabul edildiği fakat kararda; “aylık ya da maaş” ibaresinin, taban ve kıdem aylığını da içine alacak şekilde genişletildiği ve bu ödemelerin aylığın birer unsuru haline gelmiş olduğuna karar verildiği, dolayısıyla anılan kararın, emekli keseneğine esas aylığın tespitine ilişkin olmakla beraber, taban ve kıdem aylıklarının, aylık ya da maaşın birer unsuru olduğunun tespitine ve kabulüne ilişkin de olduğunu,

Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi (EKSİ) Genel Müdürlüğü’nde denetçilere ödenen aylıklara yan ödemenin dahil edilmesi ile ilgili Sayıştay 4. Dairesince düzenlenen 835 sayılı ilamda; söz konusu 25673 sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile bütünlük sağlayacak şekilde; sorguda fazla ödeme hesabına dahil edilen taban aylığının, 375 sayılı KHK ile aylık kavramı içine dahil edilmiş olduğundan, yapılan yargılamada fazla ödeme hesaplanmasına dahil edilmediği kararına hükmedildiği,(EK.1, 1/1, 1/2, 1/3, 1/4, 1/5)

Bu ilamın dahi, dilekçede ileri sürülen hususların hukuki dayanağının olduğunu gösterdiği, Açıklanan nedenlerle, yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunun kabulüne ve tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini arz ettiğini belirtmiştir.

Sayıştay Savcılığı İkinci Karşılamasında;

“İlgi yazımız ekinde gönderilen ikinci temyiz dilekçesi incelenmiş olup; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların 25.01.2010 tarih ve 3069/7690 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

Temyiz Kurulu Kararı:

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 10. maddesinde;

“DENETÇİLER

MADDE 10 - (Değişik: 3009 - 23.5.1984 / m.8) İSKİ'nin işlemleri, hizmet süreleri içinde sürekli olarak çalışacak olan iki denetçi tarafından denetlenir.

Denetçi seçilebilmek için mühendislik, hukuk, ekonomi ve işletme konularından en az birinde yüksek öğrenim görmüş ve uzmanlaşmış bulunmak ve aynı konuda en az 10 yıl görev yapmış olmak gerekir.

Denetçilerin hizmet süreleri iki yıl olup, hizmet süreleri sonunda yeniden seçilmeleri mümkündür.

Denetçiler İSKİ'nin çalışmalarına ilişkin olarak tespit ettikleri eksiklikler, aksaklıklar ve yasa dışı işlemler hakkındaki raporlarını Genel Kurula verirler. Raporun bir örneği de bilgi için İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanına sunulur. Ayrıca Genel Kurulun Mayıs ayı toplantısında Yönetim Kurulunun bir yıllık faaliyeti hakkında rapor verirler.

Denetçilerin istedikleri bilgi ve belgelerin Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlükçe verilmesi zorunludur.

Denetçilerin ücretleri, Devlet memurlarına verilen birinci derecenin son kademesi aylık tutarını (Ek Gösterge hariç) aşmamak üzere Genel Kurulca kararlaştırılır.” Denilmektedir.

Denetçilere ödenecek ücret, 657 sayılı Kanun’da yer alan I sayılı Gösterge Tablosu’nda yer alan göstergelerin katsayı ile çarpılması sonucu bulunacak tutar kadardır. Ancak temyize konu ödemede aylık hesabına taban ve kıdem aylıklarının da eklendiği görülmektedir.

657 sayılı DMK'nın 155. maddesinde; "Bu Kanun’un 36. maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, Genel Bütçe Kanunu’nda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarlar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir." Denilmektedir.

27.06.1989 tarih ve 375 sayılı; “Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin 1. maddesinde ise;

“Bu göstergeler [1000 gösterge rakamı üzerinden ödenecek memuriyet taban aylığı ve her bir hizmet yılı için 15 (20) gösterge rakamı karşılığı ödenecek kıdem aylığı”] 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” Denilmektedir.

Taban ve kıdem aylıkları 375 sayılı KHK ile aylıklara ilişkin hükümler çerçevesinde ödenecek bir aylık unsuru olarak öngörülmüştür. Taban ve Kıdem aylıklarının, KHK’nin 1. maddesinin son fıkrasında yer alan; “Bu göstergeler 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” Hükmü gereğince, “denetçi ücretlerinin” ödenmesi sırasında hesaplamalara dâhil edilmemesi gerektiğinden, Yukarıda açıklanan nedenlerle; 694 sayılı ilamın 3. maddesi verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 01.02.2011 tarih ve 32847 numaralı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim