Sayıştay 3. Dairesi 31560 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

31560

Karar Tarihi

1 Şubat 2011

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 3

  • Dosya No: 31560

  • Tutanak No: 32842

  • Tutanak Tarihi: 01.02.2011

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği düşünüldü:

694 sayılı ilamın 1. maddesi ile; Belediye'de çalışan memurlara ödenen "iki maaş ikramiye" hesabına, hatalı olarak taban ve kıdem aylıklarının ilave edilmesi sebebiyle 826.040,72 YTL için tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle;

Sayıştay 3. Dairesince yapılan yargılama sonunda verilen kararda; 375 sayılı K.H.K'nin 1. maddesi içerisinde geçen "ve benzeri" ibaresi dikkate alınarak konu hakkında hüküm çıkarılmasının mümkün bulunmadığı belirtildikten sonra savunmada "her ne ad altında olursa olsun" ibaresine hiç değinilmediği ve anılan Kararnamenin 1. maddesinde yazılı "her ne ad altında olursa olsun ücret ve benzeri ödemeler" ibaresinin ücret ve ücret benzeri her türlü ödemeyi kapsadığı biçiminde değerlendirildiği ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61. maddesindeki ücret tarifinden hareketle ikramiyenin ücret benzeri bir ödeme olduğunun ve bu nedenle de 375 sayılı Kararnamede belirtilen ücret ve benzeri ödemeler ifadesi içinde yer aldığının çok açık olduğunun vurgulandığı; bu suretle konunun esas olarak ikramiyenin ücret ve benzeri ödemeler niteliğinde olmasına dayandırıldığı,

Savunmada kararda belirtildiğinin aksine "her ne ad altında olursa olsun" ibaresine yer verilmiş olup bu ibarenin kendinden sonra gelen ifadelerle bir bütün olarak ele alınıp değerlendirildiği,

375 sayılı Kararnameden çok daha sonra yürürlüğe giren; temsil ve görev tazminatlarının ödenmesini düzenleyen 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13/a bendinin dikkate alınması gerektiği, bu Kararname’de yer alan;"İlgili mevzuatına göre ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun benzeri ödemelerin hesabında... dikkate alınamaz." Hükmünde; "ücret ve her ne ad altında olursa olsun" ibaresinin yine yer aldığı fakat burada, 375 sayılı Kararnamede bulunmayan "ikramiye" ifadesinin ayrıca eklendiği,

Bu nedenle, ”ikramiye”nin, doğrudan ve tartışmasız bir biçimde ücret ve benzeri ödemeler kapsamına dahil edilmediği;

Esas konunun, taban ve kıdem aylıklarının, aylık ya da maaş kapsamında olması hususu olduğu, Savunmaya ekli gönderilen kararda; "Taban aylığı ve kıdem aylığı mali sistemimize 375 sayılı KHK ile girmiştir. Söz konusu KHK'nin 1. maddesi ile yapılan düzenleme ile, personel kanunlarında geçen 'aylık' ya da 'maaş' ibaresinin taban ve kıdem aylığını da içine alacak şekilde genişletildiği ve bu ödemelerin aylığın birer unsuru haline getirildiği görülmektedir. 375 sayılı KHK ile yapılan bu düzenleme ile, 'aylık' ibaresinin taban ve kıdem aylığını da içine alacak şekilde genişletilerek aylığın birer unsuru haline getirildiği anlaşıldığından, dilekçi iddialarının kabulü ile ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir" denildiğini,

375 sayılı Kararname ile getirilen taban ve kıdem aylıklarının, tartışmasız bir biçimde ister aylık densin isterse maaş, hak sahiplerine her ay ödenen maaşın ayrılmaz bir parçası olduğunu, 2560 sayılı Kanunda yer alan düzenlemeden, içinde taban ve kıdem aylığı unsurlarının bulunduğu aylık kavramının anlaşılması gerektiğini,

Daire kararında, savunmaya ekli; 08.11.1995 tarih ve 22457 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı eki kararın; l/b maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; "Devlet memurunun kadro aylığının (aile yardımı, yabancı dil ve lojman tazminatı hariç, diğer her türlü ödemeler dahil) net tutarının altında kalması halinde" ifadesi ile, para biriminin “Yeni Türk Lirası” olmasından sonra aylık ve ücretlere ilişkin Yeni Türk Lirası işlemleri hakkında Maliye Bakanlığınca 12.11.2004 tarih ve 25641 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan; 158 seri nolu Tebliğ’de yer alan; "Örnek Aylık Hesabı" cetvelinde "Aylık Unsurlar" içinde taban aylığı ve kıdem aylığını açıkça sayan düzenlemeye ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını, oysa her iki düzenlemenin de, aylık kavramının, aile yardımı, yabancı dil ve lojman tazminatı haricindeki her türlü ödemeyi kapsadığını ortaya koyduğunu,

657 sayılı DMK'nın 155. maddesindeki; "Bu Kanun’un 36. maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, Genel Bütçe Kanunu’nda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarlar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir." hükmünün yürürlüğe girdiği tarih itibariyle tazmine konu ödemeleri kapsamadığını, çünkü o tarihte taban aylık, kıdem aylığı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı gibi aylık asıl unsurları söz konusu olmadığını, Aynı hususun 2560 sayılı Kanunun ikramiyeyi düzenleyen maddesinin yürürlüğe girdiği tarih için de söz olduğunu,

Diğer yandan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerinde, ödemelerde ihtilaf bulunması halinde, konunun personel lehine yorumlanması gerektiğine ilişkin düzenlemeler mevcut olduğunu, Dolayısıyla konunun daire kararındaki gibi sonuçlanması hali, insan hakları sözleşmesine de aykırılık oluşturacağını,

Taban ve kıdem aylıklarının, ilamdaki gibi ikramiyeye dahi edilmemesi durumunda, 9. dereceden aylık alan bir memura ödenecek bir maaş tutarındaki ikramiyenin yaklaşık; 33.17 TL, 1. dereceden aylık alan bir memurun ikramiyesinin ise yaklaşık; 188.33 TL olacağını, Kanun koyucunun böyle bir sonucu öngörmemiş olduğunu,

Açıklanan nedenlerle, Yapılan uygulamanın mevzuata uygun olduğunun kabulüne ve tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini ve sorumlulardan İsmail ÖZCAN ile İZSU Genel Müdürü Ahmet Hamdi ALPASLAN'ın murafaa talebinin kabul edilmesini arz ettiklerini belirtmişlerdir.

Sayıştay Savcılığı Birinci Karşılamasında;

“Temyiz dilekçesinde ileri sürülenler gerekçeli karardaki tazmin hükmünün kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz talebinin reddine, Daire kararının onanmasına karar verilmesi uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

Dilekçilerin Savcılık Karşılamasına Yanıtında;

İlk dilekçesine ek olarak; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 68. maddesinin altıncı fıkrası ile Geçici 4. maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünde aylık ve maaşın, bir aylık emeğin karşılığı olarak ödenen gelirlerin toplamı biçiminde ifade edildiğini,

6245 sayılı Harcırah Kanunun 7. maddesinde de, harcırah hesabında aylık kavramının dikkate alınacağı hususunun düzenlendiğini, bu düzenleme, dar anlamda yorumlandığında sadece gösterge ve ek göstergenin hesaba dahil edilmesi gerektiğini, oysa maddede her türlü zam, tazminat ve ödeneklerin, aylık kavramına dahil olduğunun açık olarak vurgulandığını,

Temyiz dilekçesinin sunulduğu tarihten sonraki Eskişehir Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğünde, denetçilere ödenen aylıklara yan ödemenin dahil edilmesi ile ilgili Sayıştay 4. Dairesince düzenlenen 835 sayılı ilamda;

taban aylığı, aylık kavramı içine, 375 sayılı KHK ile dahil olduğundan, fazla ödeme hesaplanmasına dahil edilmediğine hükmedildiğini,

Bu durumun, Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 14.05.2002 tarih ve 25673 sayılı kararındaki; “Aylık yada maaş ibaresinin taban ve kıdem aylığını da içine alacak şekilde genişletildiği ve bu ödemelerin aylığın birer unsuru haline getirildiği” tespitinin 2009 yılı itibariyle bir kez daha tekrarlandığını, dolayısıyla bu yöndeki uygulamanın mevzuata aykırı olmadığını açıkça gösterdiğini,

Açıklanan nedenlerle, önceden gönderilen savunma ve temyiz dilekçesinde yer alan, konuyla ilgili tüm belgelerin göz önüne alınarak, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini arz ettiklerini belirtmişlerdir.

Sayıştay Savcılığı İkinci Karşılamasında;

“İleri sürülen hususların 25.01.2010 tarih ve 3070/7689 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizin değiştirilmesini sağlayacak mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.” Şeklinde görüş bildirmiştir.

TEMYİZ KURULU KARARI

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesinde;

“ NORM KADRO VE PERSONEL İSTİHDAMI

Madde 49 –

… …

Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının yüzde onunu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (20.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, hastalık ve yıllık izinleri dâhil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir.” Denilmektedir.

Dilekçiler dilekçelerinde;

27.06.1989 tarih ve 375 sayılı; “Devlet Memurları ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı ve Kıdem Aylığı ile Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”nin 1. maddesinde yer alan;

“Bu göstergeler [1000 gösterge rakamı üzerinden ödenecek memuriyet taban aylığı ve her bir hizmet yılı için 15 (20) gösterge rakamı karşılığı ödenecek kıdem aylığı”] 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.”

Hükmünün; “ikramiye” ödemelerinden bahsetmemesi sebebiyle, ikramiyelerin ücret kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmiş ve buna dayanak olarak 04.07.2001 tarih ve 631 sayılı; “Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı KHK’lerde Değişiklik Yapılması Hakkında KHK”nin 13. maddesinin; hesaplamalarına “temsil ve görev tazminatlarının” dahil edilemeyeceği ödemeler arasında “ikramiye”lerin de sayılmasını göstermişlerdir:

“Madde 13 - Temsil ve görev tazminatları;

a) İlgili mevzuatına göre ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye payı, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun benzeri ödemelerin hesabında,

b) Aylık ve ücret ödemeleri kendi özel mevzuatındaki hükümler uyarınca en yüksek Devlet memurunun veya diğer bir kamu personelinin her türlü ödemeler dahil ücretinin belli bir katı şeklinde veya benzeri atıf ve usullerle diğer şekillerde belirlenen her türlü ödemelerin tespitinde,

dikkate alınamaz ve bu gerekçeler ile ilave hiçbir artış yapılmaz.”

Ancak her ne kadar “ikramiye” kelimesine yer verilmemiş olsa da, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “ücretin tarifi” başlıklı 61. maddesi uyarınca, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinde yer alan; “her ne ad altında olursa olsun… ücret ve benzeri ödemeler” ifadesinin, “ücret” niteliği taşıyan “ikramiyeleri” de kapsadığı açıktır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde;

“Ücretin tarifi:

Madde 61 – (Değişik: 24/12/1980 - 2361/43 md.)

Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin, ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” Denilmekle; ikramiyeler de ücret mahiyetinde ödemeler olarak tanımlanmıştır.

Dilekçiler ayrıca; taban ve kıdem aylığının, “aylığın” asli unsurları olduğunu, bu nedenle aylıktan ayrı düşünmenin mümkün olmadığını belirtmiş, 08.11.1995 tarih ve 22457 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı eki karar ve 158 seri nolu Maliye Bakanlığı Tebliği’nden söz ederek, her iki düzenlemenin de, aylık kavramının, aile yardımı, yabancı dil ve lojman tazminatı haricindeki her türlü ödemeyi kapsadığını ortaya koyduğunu, buradan hareketle taban aylığının, aylığın asli unsuru olarak ikramiye hesabında yer alması gerektiğini ve,

Dilekçeye ekli gönderilen; ESKİ Genel Müdürlüğü 2006 yılı hesabına ilişkin 835 sayılı ilamın 1. maddesinde yer alan ifadelerden hareketle; 657 sayılı Kanun yürürlüğe girdiği tarihte taban aylık, kıdem aylığı, makam tazminatı, özel hizmet tazminatı gibi aylık unsurlarının olmadığını, Aynı hususun 2560 sayılı Kanunun ikramiyeyi düzenleyen maddesinin yürürlüğe girdiği tarih için de söz konusu olduğunu, bu sebeplerle Belediye'de çalışan memurlara ödenen "iki maaş ikramiye" hesabına, taban ve kıdem aylıklarının ilave edilmesinin mevzuata uygun olduğunu, öne sürmüşlerdir.

657 sayılı DMK'nın 155. maddesinde; "Bu Kanun’un 36. maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, Genel Bütçe Kanunu’nda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarlar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir." Denilmektedir.

Yukarıda yer verilen madde hükmü “gösterge ve ek gösterge” kavramlarına işaret ederek aylık tanımına gitmektedir. Taban ve kıdem aylıkları ise 375 sayılı KHK ile aylıklara ilişkin hükümler çerçevesinde ödenecek bir aylık unsuru olarak öngörülmüştür. Taban ve Kıdem aylıkları her ne kadar aylık asli unsuru olsalar dahi, KHK’nin 1. maddesinin son fıkrasında yer alan; “Bu göstergeler 657 sayılı Kanun ve diğer personel kanunlarına ve kanun hükmünde kararnamelere göre her ne ad altında olursa olsun ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, ücret ve benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınmaz.” Hükmü gereğince “ücret niteliği taşıyan” “ikramiyelerin” ödenmesi sırasında taban ve kıdem aylıklarına ilişkin göstergelerin hesaplamalara dahil edilmemesi gerekmektedir. Bu itibarla yapılan hesaplamalar mevzuata aykırıdır.

Ayrıca; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan aylık tanımının, diğer ödeme unsurlarını da içine alacak şekilde, yorum yoluyla değiştirilmesi ve genişletilmesi mümkün değildir. Bu düzenlemeler ancak “kanun” ile yapılabilir.

Mevcut mevzuat hükümleri söz konusu ödemelerin bu şekliyle yapılmasına cevaz vermediğinden, yukarıda açıklanan sebeplerle; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi gereğince, “ücret” olarak nitelendirilen “ikramiye” ödemeleri hesabına, 375 sayılı KHK’ye aykırı olarak “taban ve kıdem” aylıklarının dahil edilmesi sebebiyle, 826.040,72 YTL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 01.02.2011 tarih ve 32842 numaralı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim