Sayıştay 3. Dairesi 31466 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

3

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

31466

Karar Tarihi

30 Kasım 2010

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2006

  • Daire: 3

  • Dosya No: 31466

  • Tutanak No: 32358

  • Tutanak Tarihi: 30.11.2010

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Duruşma talebinde bulunan dilekçi Kubilay ÇELİK Vekili Avukat Hüseyin ÖZ ile Sayıştay Savcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. ) 695 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen 30.240,61.. TL’nin tazminine dair hükmün, aynı tazmin hükmünde harcama yetkilisi sıfatıyla iştiraki bulunan İlhami ASLANOĞLU’nun başvurusu üzerine düzenlenen 30.11.2010 tarih ve 32356 Tutanak sayılı Temyiz Kurulu ilamı ile Kaldırılmış bulunduğundan dilekçinin bu madde ile ilgili itirazı üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

  2. ) 695 sayılı ilamın 2. maddesi ile Ankara Gölbaşı Belediyesi ve Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası ile Hizmet. İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi uyarınca Cumartesi ve Pazar günlerinin hafta tatili olarak belirlenmesi ve fazla çalışma ile fazla sürelerle çalışma ücretlerinin normal çalışma ücretinin %100 fazlası olarak belirlenmesi sonucu Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde çalışan işçilere Cumartesi günleri yapılan çalışmaların karşılığının normal çalışma ücretlerinin %100 fazlası olarak ödenmesi nedeniyle 14.772,32.. TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle, 4857 sayılı İş Kanunun Hafta Tatili Ücreti başlıklı 46. maddesinde, İşçiye yirmi dört saatten az bir dinlenme verilemeyeceğinin vurgulandığını ve madde içeriğinde kullanılan "en az" ifadesi ile işçiye yirmi dört saatten fazla hafta tatili verilebileceğinin anlaşıldığını;

Kanunu'nun "Saklı Haklar" başlıklı 45. maddesinde; "Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz. Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır" denildiğini;

İş Kanununda yer alan emredici nitelikteki hükümlerin toplu iş sözleşmesi ile düzenlenecek hükümler karşısında bazen mutlak emredici, bazense nispi emredici nitelikte hükümler olarak ortaya çıktığını ve tarafların sözü edilen mutlak emredici nitelikte olan kuralları değiştiremediklerini, aksi halde bu kurallara aykırılığın hükümsüzlüğe yol açacağını; nispi emredici hükümlerin ise işçi lehine olmak koşulu ile değiştirilebileceğini, Toplu iş sözleşmelerinin içeriğinin Kanun’un mutlak emredici nitelikteki hükümlerine aykırı olmamak üzere taraflarca serbestçe kararlaştırılabildiğini;

Bu sınırlar içerisinde kalmak şartıyla tarafların, başta ücret ve çalışma süresi olmak üzere çalışma şartlarını ilgilendiren tüm sorunlara toplu iş sözleşmesinde yer verebileceklerini ve yürürlükte bulunan Yasa hükümlerinin öngördüğü haklardan daha fazlasının işçilerin yararına olmak üzere, toplu iş sözleşmeleri ile sağlanmasının mümkün olduğunu;

Toplu iş sözleşmesi ile işçilere haftada iki gün hafta tatili hakkı tanınmasının kanunlara ve mevzuata uygun olduğunu; uygulamada ve yerleşik Yargıtay kararlarında da bu şekilde belirlenen hafta tatili günlerine "akdi tatil" denildiğini ve bu nedenle toplu iş sözleşmesi gereği işçilere haftada iki gün hafta tatili hakkı verilerek hafta tatili ücreti ödenmesinde hukuka ve kanuna aykırı husus bulunmadığını;

İş Kanunu'nun 41. maddesinin, fazla çalışma ücretini ve esaslarını belirlediğini ve doktrinde fazla çalışma ücretinin toplu iş sözleşmeleri ile Kanunda belirtilenden daha yüksek nispetlerde ödenebileceğinin ifade edildiğini;

Hizmet-İş Sendikası ile yapılan Toplu İş Sözleşmesinin 45. maddesinde, fazla sürelerle yapılan çalışma ile fazla çalışma süresinin tanımlandığını ve fazla sürelerle çalışma ile fazla çalışma için ödenecek ücretin, normal çalışma ücretinin %100 fazlası olarak belirlendiğini;

Nispi emredici hükümlerin işçi lehine değiştirilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını; Kanunda belirlenen fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücretlerinin işçiye tanınacak en az miktarı göstermekte olduğunu ve bu hakların sözleşmeyle artırabileceğini; fakat hakkın azaltılmasının mutlak olarak yasaklandığını;

Sonuç olarak, hafta tatili, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücretlerini düzenleyen hükümlerin nispi emredici hükümler olduğundan Toplu İş Sözleşmesi ile işçi lehine değiştirilebileceğini belirterek tazmin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Savcılık Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.

Rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesi neticesinde; Ankara Gölbaşı Belediyesi ve Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası ile Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin 46’ncı maddesi ile Cumartesi ve Pazar günlerinin hafta tatili olarak belirlendiği ve hafta tatilinde çalıştırılacak işçilere çalıştıkları her gün için yevmiyelerine ilave iki yevmiye ödeneceğinin kararlaştırıldığı; ayrıca, Toplu İş Sözleşmesinin 47’nci maddesi ile de fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma için ödenecek ücretin normal çalışma ücretinin %100 fazlası olarak belirlendiği; buna göre Cumartesi günleri çalıştırılan işçilere çalıştıkları her saat başına normal çalışma ücretlerinin %100 fazlasının ödendiği görülmüştür.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Saklı Haklar” başlıklı 45 inci maddesinde; “Toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmelerine hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatillerde işçilere tanınan haklara, ücretli izinlere ve yüzde usulü ile çalışan işçilerin bu Kanunla tanınan haklarına aykırı hükümler konulamaz.

Bu hususlarda işçilere daha elverişli hak ve menfaatler sağlayan kanun, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi veya gelenekten doğan kazanılmış haklar saklıdır.” denilmektedir.

Aynı Kanun’un “Hafta Tatili Ücreti” başlıklı 46’ncı maddesinde ise, bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmak koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saat dinlenme (hafta tatili) verileceği hükme bağlanmış olup, çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretinin tam olarak ödeneceği belirtilmiştir.

Ankara Gölbaşı Belediyesi ve Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası ile Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin 46’ncı maddesinde; “Ulusal Bayram, genel tatil ve hafta tatillerinde işçilerin dinlendirilmesi esastır. Hafta Tatili Cumartesi ve Pazar günüdür. Ancak onayı alınarak çalıştırılacak işçilerin, çalıştırıldıkları her gün için yevmiyelerine ilave iki yevmiye ödenir.” denilerek Cumartesi ve Pazar günleri hafta tatili olarak belirlenmiştir.

2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 3 üncü maddesinde; “Hafta tatili Pazar günüdür. Bu tatil 35 saatten az olmamak üzere Cumartesi günü en geç saat 13.00'ten itibaren başlar.” denilmektedir. Buna göre, hafta tatilinin Pazar günü olacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte; Cumartesi günü, Toplu İş Sözleşmesinde öngörülen çalışma süresinin haftanın diğer günlerinde doldurulması halinde akdi tatil olarak verilebilir.

4857 sayılı Kanun’un “Fazla Çalışma Ücreti” başlıklı 41 inci maddesinde;

“Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırk beş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.

Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırk beş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmi beş yükseltilmesiyle ödenir.

Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.” hükmü bulunmaktadır.

Ankara Gölbaşı Belediyesi ve Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası ile Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi’nin 47 nci maddesinde ise;

“40 saatin üzerinde yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışma, kanuni haftalık çalışma süresinin üzerinde yapılan çalışmalar fazla çalışmadır. Fazla sürelerle çalışmalar ile fazla çalışmalar, işçiler arasında hakkaniyet esaslarına göre ve aynı unvandaki işçiler arasından sırayla yaptırılır. Yapılacak her bir saat fazla sürelerle çalışma ile fazla çalışma için ödenecek ücret, normal çalışma ücretinin %100 fazlasıdır. Bu çalışmaların karşılığı zamlı ücret yerine aynı artış esasına göre izin ile de karşılanabilir.” hükmü getirilerek fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma ücretleri hakkında 4857 sayılı Kanun’daki hükümlere kıyasla işçiler lehine hükümler getirilmiştir.

Anayasa’nın “Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı” başlıklı 53 üncü maddesi ışığında çıkarılan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun “Toplu İş Sözleşmesine Konulamayacak Hükümler” başlıklı 5 inci maddesinde; “Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe, genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz.” denilmektedir.

Yukarıda da belirtildiği gibi çalışma hayatını düzenleyen İş Kanunu hükümleri kural olarak nispi emredici olmakla birlikte zaman zaman mutlak emredici hükümler de yasada yer almaktadır. Nitekim; 2822 Sayılı Kanunun 5 inci maddesinde Toplu İş Sözleşmesine kanunların emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamayacağı açıkça belirtilmiştir.

Bu kapsamda aksi belirtilmedikçe, iş kanunları ile çalışma şartları konusunda getirilen hükümler mutlak emredici hukuk kuralları olmayıp nispi emredici kurallardır. Hizmet sözleşmeleri ve özellikle de toplu iş sözleşmeleri ile kanun hükmüne nazaran daha çok işçi lehine hükümler getirilmesi halinde, aynı konuda artık kanun hükmü değil; toplu iş sözleşmesindeki hükümler uygulanır ve söz konusu durumda sözleşmedeki ilgili hükümlerin kanuna aykırılığından söz edilemez. Esasen Anayasa’nın 53. maddesinde kaynağını bulan ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu ile uygulamaya konulan toplu iş sözleşmesi özerkliği ya da toplu iş sözleşmesiyle düzenleme yapabilme yetkisi denilen kavramların işlevi ve içeriği de budur.

Hal böyle olunca fazla çalışmaya ilişkin yasa hükmünün mutlak emredici nitelikte olduğu söylenemez. Buna göre, fazla sürelerle çalışma ücretinin normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %25 fazlası, fazla çalışma ücretinin ise normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının %50 fazlası olduğuna ilişkin yasa hükmü, fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma ücretlerinin toplu iş sözleşmeleri ile işçiler lehine yükseltilmesi karşısında hukuki bir engel olarak görülmemelidir.

Bu itibarla, Ankara Gölbaşı Belediyesi ve Mahalli İdareler İşverenleri Sendikası ile Hizmet-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi uyarınca Cumartesi günü akdi tatil olarak düşünüldüğünde, bu günlerde yapılan fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışmaların Toplu İş Sözleşmesinin 47 nci maddesi gereği normal çalışma ücretlerinin %100 fazlası olarak ücretlendirilmesi gerekeceğinden 695 sayılı ilamın 2. maddesi ile toplam 14.772,32.-TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 30.11.2010 tarih ve 32358 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tazmin kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim