Sayıştay 3. Dairesi 29809 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
3
Sayıştay Kararı
29809
7 Ekim 2008
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2002
-
Daire: 3
-
Dosya No: 29809
-
Tutanak No: 30369
-
Tutanak Tarihi: 07.10.2008
-
Konu:
KARAR
1002 sayılı ilamın 1.maddesi ile, emeklilik nedeniyle iş akdi sona erdirilen belediye işçisi Kemal Karaduman’ın hak etmiş olduğu kıdem tazminatının 4 taksit halinde ödenmesine dair belediye encümenince karar alındığı halde ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle adı geçen tarafından açılan dava neticesinde yapılan anlaşma üzerine yersiz olarak faiz ve diğer masraf olarak 4.000,00 YTL ödendiği gerekçesi ile tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi özetle; kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, belediyede muhasebe yetkilisi olarak çalışmakta olduğunu, Kemal Karaduman'ın emekli olduğu tarihte belediye bütçesinin kıdem tazminatını ödemeye müsait olmaması nedeniyle, kendisiyle kıdem tazminatının 4 taksit halinde ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığını ve konunun encümen tarafından karara bağlandığını, Kemal Karaduman'a bir miktar ödeme yapıldığını, ancak belediyenin parası olmadığından geri kalan kısmın ödenemediğini, İlişikte Kemal Karaduman'ın emekli olduğu aylardaki ve takip eden aylardaki belediyenin maddi durumunu gösterir banka kayıtlarından da görüleceği gibi, çok cüzi miktarlarda (hatta öyle ki birçok aylarda banka hesabında 104,00 YTL, 19,00 YTL) banka hesabında para bulunduğunu, gelen para ve zorunlu giderlerin ödeme tarihleri nazara alındığında bu tazminatın bir defada veya taksit tarihlerinde ödemek mümkün olmadığını, esasen belediyelerinin küçük bir belde belediyesi olduğunu, gelir imkanlarının çok kısıtlı olduğunu, personel giderlerinin dahi zorla karşılanabildiğini, zorunlu ve acil hizmetlere öncelik verilmek durumunda kalındığını, her ne kadar kararda gecikme zammının ödenmesi mahkeme kararına dayanmadığı belirtilmekte ise de, kıdem tazminatı alacağının mahiyeti nazara alındığında gecikme halinde İş. Kanununda belirtildiği gibi mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağının belli olduğunu, gecikme halinde İş Yasası hükmü de nazara alınarak belediye başkanı ile alacaklı Kemal Karaduman arasında anlaşma yapıldığını, Belediye Başkanı tarafından yapılan anlaşmanın belediyenin menfaatine uygun bulunduğunu, Ödemiş 1.İcra Müdürlüğünün 2002/1599 esas sayılı dosyasındaki hesap tablosunda 23.10.2002 tarihi itibarı ile borç miktarının 22.320,26 YTL olduğunu, belediye tarafından ödenen para miktarının 18.000,00 YTL içerisinde olduğunu, kaldı ki, 21.10.2002 tarihli yapılan protokolden sonra paraların bir kısmının 16.11.2002 ve 16.12.2002 tarihlerinde ödendiğini, bu tarihler itibarı ile de gecikme zammının çalıştırılmadığını, gecikme zammının alacaklı tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle doğduğunu, diğer taraftan karar konusu alacağın ödenmesi ile ilgili 21.10.2002 tarihli protokolün alacaklı ile belediye başkanı arasında düzenlendiğini, Belediye Başkanının yapmış olduğu protokol ve anlaşmaya uyarak ödeme yaptığını, İta amirinin belediye başkanı olduğunu, bu nedenle de sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Dilekçinin sorumluluk iddiası ile ilgili olarak; ödeme belgelerini imzalamadan önce belediye başkanından deruhte-i mesuliyet belgesini istediğini, aldığını ve ekte gönderdiğini bildirmişse de; yargılanan hesap yılı 2002 olmasına rağmen söz konusu deruhte-i mesuliyet yazısı 19.12.2000 tarihini taşımaktadır. Yani hesap yılından 2 sene önce alındığı gibi, deruhte-i mesuliyet yazı ödeme emirlerine de ekli değildir. Bu nedenle bu konudaki deruhte-i mesuliyet yazısının kabulü mümkün değildir.
Diğer taraftan, saymanın tanımı 1050 sayılı kanunun 9. maddesinde yapılmış, görev ve sorumluluklarına ilişkin hükümlere ise, aynı Kanunun 13, 14, 22 ve 81. maddeleri ve Belediye Bütçe Muhasebe Usulü Tüzüğünün 42. maddesinde yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 13. ve Tüzüğün 43. maddesine göre, saymanlar düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan, 14. maddesine göre de, aldıkları ve elden çıkardıkları nakit ve mallardan ve görevlerine ilişkin her türlü işlemlerden sorumludurlar. Saymanın ödeme belgesi üzerinde yaptırmak zorunda olduğu incelemenin kapsamı 81. maddede açıklanmıştır.
Saymana, 1050 sayılı Kanun çerçevesinde genel bir sorumluluk yüklenmiş bulunmaktadır. Mevzuatın açık biçimde sorumluluk dışında bıraktığı durumlar dışında yaptığı bütün işlemlerden sorumlu tutulmuştur Çünkü 1050 sayılı Kanunun yukarıda sayılan hükümlerine göre sayman, hazırlanmasında, düzenlenmesinde katkıları olmasa da, ödemeye esas olan belgelerin doğruluğundan, kanun, tüzük ve kararlara uygunluğundan sorumludur.
Bu nedenle dilekçinin sorumlulukla ilgili itirazının reddine karar verilerek konunun esasına geçildi.
Konunun esası ile ilgili olarak rapor dosyasının incelenmesinde; emeklilik nedeniyle iş akdi sona erdirilen belediye işçisi Kemal Karaduman’ın hak etmiş olduğu kıdem tazminatının 4 taksit halinde ödenmesine dair belediye encümenince karar alındığı, ancak ödemelerin belediyenin içinde bulunduğu nakit sıkıntısı nedeniyle zamanında yapılaması nedeniyle alacaklı kişi tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle gecikme zammının ödenmek durumunda kalındığı anlaşıldığından, dilekçinin esasa ilişkin iddialarının kabulü ile 1002 sayılı ilamın 1.maddesi ile verilen 4.000,00 YTL.ye ilişkin tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,
Karar verildiği 07.10.2008 tarih ve 30369 sayılı tutanakta yazılı olmakla iş bu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:03:53