Sayıştay 2. Dairesi 52008 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
52008
22 Mart 2023
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2013
-
Daire: 2
-
Dosya No: 52008
-
Tutanak No: 54638
-
Tutanak Tarihi: 22.03.2023
-
Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Sözleşmenin nüsha sayısı dikkate alınmadan damga vergisi kesilmesi;
- 438 sayılı Ek İlamın 2. maddesiyle; “… İşi” yüklenicisi … ile Üniversite arasında imzalanan işe ilişkin sözleşmenin nüsha sayısı dikkate alınmadan damga vergisi kesildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {287 sayılı (Asıl) İlamın 4. maddesiyle de aynı konu hakkında tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 11.09.2019 tarihli ve 46593 tutanak sayılı Kararı (1. maddesi) ile “anılan işte sözleşmenin ilk haliyle her ne kadar sözleşme beş nüsha düzenlenmişse de, sözleşmede yapılan değişiklikle resmi daireye bir nüshası ibraz edildiğinden ve ibraz edilen belgeye ait damga vergisinin de tahsil edildiği anlaşıldığından, (değişikliğe rağmen geriye kalanların nüsha olarak kabul edilmeleri durumunda dahi) ibraz edilmeyen nüshalardan damga vergisi kesilmemesinde de mevzuata aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle tazmin hükmünün (REF GEREKÇELİ) BOZULARAK dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğuyla karar verilmiş, ancak Sayıştay 2. Dairesi kararında direnerek (ısrar ederek) 438 sayılı Ek İlamın 2. maddesiyle yeniden aynı tutar için işbu tazmin hükmünü vermiştir.*}
Ek İlamda münferiden Sözleşmeyi İdare Adına İmzalayan sıfatıyla sorumluluk yüklenen Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı … ve işin yüklenicisi ahiz firma olarak sorumlunun yanında fer’i müdahil sıfatıyla duruşmaya katılmak isteyen … adlarına Sorumlu ve Fer’i Müdahil Vekili sıfatıyla temyiz talep eden Av. …, temyiz dilekçesinde Ek İlamın 2.maddesine ilişkin olarak özetle; Temyiz Kurulu’nun, “anılan işte sözleşmenin ilk haliyle her ne kadar sözleşme 5 nüsha düzenlenmişse de sözleşmede yapılan değişiklikle resmi daireye 1 nüshası ibraz edildiğinden ve ibraz edilen belgeye ait damga vergisinin de tahsil edildiği anlaşıldığından değişikliğe rağmen geriye kalanların nüsha olarak kabul edilmeleri durumunda dahi) ibraz edilmeyen nüshalardan damga vergisi kesilmemesinde de mevzuata aykırılık bulunmadığı" şeklindeki kararı hukuka ve mevzuata uygun olduğu halde hatalı değerlendirme ile tazmin yönünde karar tesis edilen 438 sayılı Ek İlamda hukuka uyarlık bulunmadığını, ihale sürecinde, damga vergisine tabi kâğıtlar bakımından düzenlenecek nüsha ve/veya çıkarılacak suret sayısına ilişkin olarak Damga Vergisi Kanunu’nda herhangi bir belirleme, daha açıkçası sınırlama bulunmadığını, Damga Vergisi Kanununun 5 inci maddesi gereği olarak bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kâğıtların her nüshasının ayrı ayrı aynı miktar ve nispette Damga Vergisi'ne tabi tutulmakta olduğunu, ancak Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tablonun “IV-makbuzlar ve diğer kâğıtlar” başlıklı bölümünün (3) numaralı fıkrasında, tabloda yazılı kayıtlardan aslî … TL'den fazla maktu ve nispî vergiye tabi olanların resmi dairelere ibraz edilecek özel suret ve tercümelerinin maktu olarak 2010 yılı için … TL damga vergisine tabi tutulmasının öngörüldüğünü, bu hükmün uygulanmasında “nüsha ve suret” ayrımı duraksama yaratmış olup, bu duraksamanın giderilmesine yönelik Maliye Bakanlığının 2010/1 sayılı “Damga Vergisi Kanunu Sirküleri”ni yayımladığını, söz konusu Sirkülerde de ifade edildiği üzere;
“Damga Vergisi Yasası uygulamasında aynı hüküm ve kuvveti haiz olmak üzere birden fazla düzenlenmiş ve taraf/taraflarca ayrıca imzalanmış olan kâğıtların her biri nüshadır. Bu kapsamda nüshalar, belli bir hususu ispat ve belli etmek üzere müstakilen ve aynı zamanlarda farklı mekânlarda ibraz edilebilen mahiyette olan kâğıtlardır.
Suret ise aslında bulunan ibarelerin aynısını taşıyan, fakat aslında bulunan imzaları taşımayıp, aslına uygun olduğuna ilişkin onaylayanın imzasını ve kaşesini ihtiva eden kâğıtları ifade etmektedir. Taraf veya taraflarca düzenlenerek imzalanmış, diğer bir ifadeyle hukuken tekemmül etmiş kâğıdın usulüne uygun olarak çıkarılmış, ancak taraflarca ayrıca imzalanmamış örnekleri surettir.
Kâğıtların fotokopi ile çoğaltılmış örneklerinin de 'aslına uygundur’ ya da 'aslı gibidir’ şerhi ile onaylayanın imzası veya kaşesini ihtiva etmesi halinde mahiyeti itibariyle suret; kâğıdın taraflarına ayrıca imzalanması halinde ise nüsha olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.”
Damga Vergisi'ne tabi kâğıtlar bakımından düzenlenecek nüsha ve/veya çıkarılacak suret sayısına ilişkin olarak Damga Vergisi Kanunu’nda herhangi bir belirleme, daha açıkçası sınırlama bulunmadığını, diğer yandan uygulamada örnek olarak düzenlendiği belirtilen kağıtlar bakımından, nüsha ve suret ayrımının bu açıklamalar doğrultusunda yapılması gerektiğini, dolayısıyla uygulamada düzenlenen;
-
Kâğıt nüshalarının birden fazla olması durumunda her bir nüsha ayrı ayrı miktar veya nispette,
-
Yasaya ekli (1) sayılı tabloda yazılı şartları haiz kâğıtların resmi dairelere ibraz edilecek suretleri ise maktu,
Damga vergisine tabi tutulmakta olduğunu, kaldı ki; Temyiz Kurulunun temyiz incelemesi sırasında yapılan mürafaada, sözleşmelerin gerek Temyiz Kurulu Başkanlığı gerekse de Savcılık makamı ve diğer taraflarca incelenmiş olmakla bahsi geçen sözleşmelerden birinin renkli fotokopi, dolayısıyla suret olduğunun açıklıkla görüldüğünü, hal böyle iken Sayıştay 2. Dairesi’nin tazmin hükmünün açıkça hukuka aykırı olduğunu, diğer yandan uygulamada örnek olarak düzenlendiği belirtilen kâğıtlar bakımından, nüsha ve suret ayrımının bu açıklamalar doğrultusunda yapılması gerekmekte olduğunu, dahası, 09/08/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanunun 23 üncü maddesiyle 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin; “Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kâğıtlardan, maktu vergiye tabi olanların her bir nüshası ayrı ayrı aynı miktarda; nispi vergiye tabi olanların ise sadece bir nüshası damga vergisine tabidir.” şeklinde değiştirildiğini, Kanunda yapılan değişiklikle, Damga Vergisi Kanunun amacının bir sözleşmeden bir tek damga vergisi alınması olduğunu tereddütte yer yermeyecek şekilde ortaya koyduğunu, hal böyle iken kanunun açık düzenlemesi karşısında birden fazla suret/nüsha yönünden vergilendirme yapılması gerektiği yönündeki tespit ve değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında özetle; temyiz dilekçesinde özetle; Temyiz Kurulunun “anılan işte sözleşmenin ilk haliyle her ne kadar sözleşme 5 nüsha düzenlenmişse de sözleşmede yapılan değişiklikle resmi daireye 1 nüsha olarak ibraz edildiğinden ve ibraz edilen belgeye ait damga vergisinin de tahsil edildiği anlaşıldığından (değişikliğe rağmen geriye kalanların nüsha olarak kabul edilmeleri durumunda dahi) ibraz edilmeyen nüshalardan damga vergisi kesilmemesinde de mevzuata aykırılık bulunmadığı" şeklindeki kararı hukuka ve mevzuata uygun olduğu halde hatalı değerlendirme ile tazmin yönünde karar tesis 438 sayılı Ek İlamda hukuka uyarlık bulunmadığı hususunun ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Mükellef ve vergi sorumlusu” başlıklı 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.” hükmü ile Daire İlamında yer alan yasal açıklamalar ve “Temyiz Kurulu Kararında; sözleşmenin imzalandığı günle aynı gün içerisinde değiştirilen bir sözleşme hükmü bulunduğu ve bu sözleşme hükmünde "sözleşmenin 1 asıl nüsha olarak imzalandığı ve sözleşmenin imzalarının tamamlanmasından sonra fotokopisi çekilerek çoğaltılacak 4 suretten, 3 adedinin İdarede kalacağı, 1 adedinin ise aslına uygunluğunun idarece onaylanacağı ve Yükleniciye verileceği” açık bir şekilde yazıldığı; dolayısıyla, asıl nüsha dışındaki bu ikinci sözleşmeyi suret olarak kabul etmek gerektiği belirtilmiş ise de denetim ekibine sunulan her iki sözleşmenin ayrı ayrı ıslak imza ile imzalanmış olup fotokopi ile çoğaltılmadığı açık olarak görülmektedir. Sözleşme imzalanması ardından sözleşmede yer verilen nüsha adedini değiştirmek için yapılan yeni sözleşme, gözle görülebilir bu gerçekliği değiştirmemektedir.” gerekçesi doğrultusunda verilen tazmin hükmünün mevzuata uygun olduğunun düşünüldüğü; bu nedenle, temyiz talebinin reddedilerek Daire kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu … ve fer’i müdahil (ahiz-yüklenici) ... adlarına (sorumlu ve fer’i müdahil vekili olarak) Av. … ve yanında duruşmaya katılmasına ve dinlenilmesine izin verilen yüklenici firma çalışanları … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Önceki (11.09.2019 tarihli ve 46593 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızda ifade edildiği şekliyle;
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun “Konu” başlıklı 1 inci maddesinde:
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.
Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.
…”
“Mükellef” başlıklı 3 üncü maddesinde:
“Damga Vergisinin mükellefi kağıtları imza edenlerdir.
Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder.
…”
“Kağıt Nüshalarının Birden Fazla Olması” başlıklı 5 inci maddesinde:
“Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette Damga Vergisine tabidir. Şu kadar ki, poliçe ve emre yazılı ticari senetlerin yalnız tedavüle çıkarılan nüshaları vergiye tabi tutulur.”
“Resmi Daire” başlıklı 8 inci maddesinde:
“Bu kanunda yazılı resmi daireden maksat, genel ve özel bütçeli idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerdir.
Bu dairelere bağlı olup ayrı tüzel kişiliği bulunan iktisadi işletmeler resmi daire sayılmaz.”
“Resmi dairelerin mecburiyeti” başlıklı 26 ncı maddesinde:
“Resmi dairelerin ilgili memurları kendilerine ibraz edilen kağıtların Damga Vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tesbit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecburdurlar.”
Hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden hareketle; yapılan inceleme sonucunda, İdare ile yüklenici arasında 15.07.2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin 36 ncı maddesinde (4) nüshasının İdarede, (1) nüshasının da yüklenicide alıkonulduğunun belirtildiği, (sorguya karşı verilen) savunma ekinde gönderilen ek sözleşmeyle, asıl sözleşmenin bahse konu 36 ncı maddesinin yeniden düzenlendiği, yapılan düzenleme ile sözleşmenin (1) nüsha ve (4) suretten oluştuğunun belirtildiği, ancak ödeme emri belgesi ekinde İdare ve yüklenici tarafından imzalanmış olan iki adet sözleşmenin bulunduğu, bunlardan sadece birisine ait damga vergisinin tahsil edildiği, diğer nüshaya ilişkin tahsil edilmeyen damga vergisinin tahsil edilmediği gerekçesiyle 488 sayılı Damga Vergisi Kanuna ekli (1) sayılı Tablonun “Akitlerle İlgili Kağıtlar” başlıklı I/A-1 maddesine göre sözleşmenin düzenlendiği 2011 yılı için mukavelenamelerden kesilmesi gereken binde 8,25 oranının sözleşme bedeliyle çarpılması sonucu ortaya çıkan tutar için ek ilam maddesiyle (temyize yeniden konu olan) tazmin hükmü verilmiştir.
Görüleceği üzere tazmin hükmünün temel dayanak noktası, Sayıştay Başkanlığına sunulan rapor ekleri arasında iki adet orijinal sözleşme nüshası bulunması üzerine kurulmuş olsa da; sözleşmenin düzenlendiği 15.07.2011 tarihinde ek bir sözleşmeyle sözleşmenin “Sözleşmenin İmzalanması” başlıklı 36.1. maddesi:
“Bu sözleşme 36 (otuzaltı) maddeden ibaret olup, İdare ile Yüklenici tarafından tam olarak okunup anlaşıldıktan sonra 15.07.2011 tarihinde 1 asıl nüsha olarak imzalanmış olup, sözleşmenin imzalarının tamamlanmasından sonra fotokopisi çekilerek çoğaltılacak 4 suretten, 3 adedi İdarede kalacak, 1 adedinin ise “aslına uygunluğu idarece onaylanacak” ve Yükleniciye verilecektir.”
Şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 30.03.2010 tarihli ve 19 sayılı “Damga Vergisi Kanunu uygulamasında nüsha ve suret ayrımı” konulu Sirkülerinde:
“…
Damga Vergisi Kanunu uygulamasında aynı hüküm ve kuvveti haiz olmak üzere birden fazla düzenlenmiş ve taraf/taraflarınca ayrıca imzalanmış olan kâğıtların her biri nüshadır. Bu kapsamda nüshalar, belli bir hususu ispat ve belli etmek üzere müstakilen ve aynı zamanda farklı mekanlarda ibraz edilebilir mahiyette olan kağıtlardır.
Suret ise aslında bulunan ibarelerin aynısını taşıyan, fakat aslında bulunan imzaları taşımayıp aslına uygun olduğuna ilişkin onaylayanın imzasını veya kaşesini ihtiva eden kâğıtları ifade etmektedir. Taraf/taraflarınca düzenlenerek imzalanmış, diğer bir ifadeyle hukuken tekemmül etmiş bir kâğıdın usulüne uygun olarak çıkarılmış, ancak taraflarınca ayrıca imzalanmamış örnekleri surettir.
Kâğıtların fotokopi ile çoğaltılmış örneklerinin de "Aslına uygundur" ya da "Aslı gibidir" şerhi ile onaylayanın imzası veya kaşesini ihtiva etmesi halinde mahiyeti itibarıyla suret; kâğıdın taraflarınca ayrıca imzalanması halinde ise nüsha olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Damga vergisine tabi kağıtlar bakımından düzenlenecek nüsha ve/veya çıkarılacak suret sayısına ilişkin olarak Damga Vergisi Kanununda herhangi bir belirleme bulunmamaktadır. Diğer taraftan, uygulamada örnek olarak düzenlendiği belirtilen kağıtlar bakımından, yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alınarak bu kağıtların nüsha ya da suret olma durumlarının belirlenmesi ve buna göre damga vergisinin aranması gerekmektedir.
Bu itibarla, mükelleflerce düzenlenen;
-
Kağıt nüshalarının birden fazla olması durumunda her bir nüsha ayrı ayrı aynı miktar veya nispette,
-
Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı şartları haiz kâğıtların resmi dairelere ibraz edilecek suretleri maktu,
damga vergisine tabi bulunmaktadır.”
Denilerek 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun konusuna giren kağıtların vergilendirilmesinde nüsha ve suret ayrımında yaşanan tereddütler açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu bağlamda, Denetçi tarafından rapor ekleri arasında sunulan sözleşmelerden ikincisi her ne kadar yukarıdaki Sirkülerde belirtilen “suret” kavramının şartlarını tam olarak taşımasa da; ortada fiili bir gerçeklik olarak, sözleşmenin imzalandığı günle aynı gün içerisinde değiştirilen bir sözleşme hükmü bulunmaktadır ve bu sözleşme hükmünde “sözleşmenin 1 asıl nüsha olarak imzalandığı ve sözleşmenin imzalarının tamamlanmasından sonra fotokopisi çekilerek çoğaltılacak 4 suretten, 3 adedinin İdarede kalacağı, 1 adedinin ise aslına uygunluğunun idarece onaylanacağı ve Yükleniciye verileceği” açık bir şekilde yazmaktadır. Dolayısıyla, bu fiili gerçeklik karşısında asıl nüsha dışındaki bu ikinci sözleşmeyi suret olarak kabul etmek gerekmekte olup, suretten damga vergisi kesilmemesinde mevzuata aykırı bir husustan söz edilemez.
Kaldı ki, Damga Vergisi Kanununun resmi dairelerin mecburiyeti başlığını taşıyan 26 ncı maddesinde de, resmi dairelerin ilgili memurlarının kendilerine ibraz edilen kağıtların damga vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecbur oldukları ifade edilmiştir. Söz konusu 26 ncı maddeye göre, sözleşmenin birden fazla nüsha olarak düzenlenmesi durumunda, şayet bu nüshalar resmi daireye ibraz edilmemişse sadece birden fazla nüsha düzenlemek damga vergisini doğurmaz.
Bu bağlamda da, anılan işte sözleşmenin ilk haliyle her ne kadar sözleşme beş nüsha düzenlenmişse de, sözleşmede yapılan değişiklikle resmi daireye bir nüshası ibraz edildiğinden ve ibraz edilen belgeye ait damga vergisinin de tahsil edildiği anlaşıldığından; (değişikliğe rağmen geriye kalanların nüsha olarak kabul edilmeleri durumunda dahi) ibraz edilmeyen nüshalardan damga vergisi kesilmemesinde de mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, önceki (11.09.2019 tarihli ve 46593 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızda ifade edildiği gibi damga vergisi konusunda İdarece yapılan uygulama mevzuata uygun olduğundan ve bu uygulama neticesinde bir nüsha üzerinden gerçekleştirilen ödeme 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet vermediğinden; sorumlu ve fer’i müdahil (ahiz) vekilinin temyiz dilekçesindeki iddiaların kabul edilerek 438 sayılı Ek İlamın 2. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA, (Üye …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 22.03.2023 tarih ve 54638 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …:
488 sayılı Damga Vergisi Kanununun “Konu” başlıklı 1 inci maddesinde:
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.
Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.”
Hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun “Kağıt Nüshalarının Birden Fazla Olması” başlıklı 5 inci maddesinde ise; “Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen kağıtların her nüshası ayrı ayrı aynı miktar veya nispette Damga Vergisine tabidir.” denilmektedir.
Önceki Temyiz Kurulu Kararmızda sözleşmenin imzalandığı günle aynı gün içerisinde değiştirilen bir sözleşme hükmü bulunduğu ve bu sözleşme hükmünde “sözleşmenin 1 asıl nüsha olarak imzalandığı ve sözleşmenin imzalarının tamamlanmasından sonra fotokopisi çekilerek çoğaltılacak 4 suretten, 3 adedinin İdarede kalacağı, 1 adedinin ise aslına uygunluğunun idarece onaylanacağı ve Yükleniciye verileceği” açık bir şekilde yazıldığı; dolayısıyla, asıl nüsha dışındaki bu ikinci sözleşmeyi suret olarak kabul etmek gerektiği belirtilmiş ise de; denetim ekibine sunulan her iki sözleşmenin ayrı ayrı ıslak imza ile imzalanmış olup fotokopi ile çoğaltılmadığı açık olarak görülmektedir. Sözleşme imzalanması ardından sözleşmede yer verilen nüsha adedini değiştirmek için ek sözleşme ile yapılan değişikliğin, vergi dairesini bağlamayacağı da açıktır.
Nitekim, 4735 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde; “… Bu Kanunda belirtilen haller dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamaz ve ek sözleşme düzenlenemez.” denilmek sureti ile 4735 sayılı Kanuna göre yapılan sözleşmelerde sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılabilecek haller sınırlandırılmıştır. 4735 sayılı Kanuna göre yapılan sözleşmelerde, nüsha sayısına ilişkin sözleşme hükümleri değişiklik yapılabilecek hükümler arasında değildir.
Buna göre; nüsha sayısında değişiklik yapmak amacı ile ek sözleşme yapılması 4735 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen hükmü gereği mümkün olmayıp, bu nitelikteki bir sözleşme Kanunen geçerli bir sözleşme değildir. Nüshaya ilişkin Damga Vergisi Kanununun amir hükmünde belirtilen tüm şartlar tekemmül ettiği ve vergiyi doğuran olay gerçekleştiği halde sözleşmedeki nüsha sayısına ilişkin maddenin yeni bir sözleşme hükmü ile değiştirilmesi, 4735 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine aykırı olup aynı zamanda Damga Vergisi Kanunu hükümlerini de geçersiz kılamayacağından, hazırlanan nüshanın suret olarak kabul edilmesi hukuken mümkün değildir.
Diğer taraftan, önceki Temyiz Kurulu Kararımızdaki “anılan işte sözleşmenin ilk haliyle her ne kadar sözleşme beş nüsha düzenlenmişse de, sözleşmede yapılan değişiklikle resmi daireye bir nüshası ibraz edildiğinden ve ibraz edilen belgeye ait damga vergisinin de tahsil edildiği anlaşıldığından, (değişikliğe rağmen geriye kalanların nüsha olarak kabul edilmeleri durumunda dahi) ibraz edilmeyen nüshalardan damga vergisi kesilmemesinde de mevzuata aykırılık bulunmadığı” yönündeki kanaate katılmak da mümkün değildir. Şöyle ki, Damga Vergisi Kanununun “Resmi dairelerin mecburiyeti” başlığını taşıyan 26 ncı maddesinde, resmi dairelerin ilgili memurlarının kendilerine ibraz edilen kağıtların damga vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş olanları bir tutanakla tespit etmeye veya bunları tutanağı düzenlemek üzere, vergi dairesine göndermeye mecbur oldukları ifade edilmiştir. Söz konusu 26 ncı maddeye göre, sözleşmenin birden fazla nüsha olarak düzenlenmesi durumunda, şayet bu nüshalar resmi daireye ibraz edilmemişse sadece birden fazla nüsha düzenlemek damga vergisini doğurmaz.
Kanun hükmü gereği tüm şartları tekemmül etmiş ve imza altına alınmış, yapılan sözleşmenin meşruiyetini ispat için denetim ekibine dahi ibraza edilen bir belge olarak hüküm ifade eder hale getirilmiş bir belgenin nüsha değil de suret olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, temyiz dilekçesindeki iddiaların reddedilerek tazmin hükmünün tasdik edilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17