Sayıştay 2. Dairesi 49741 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
49741
28 Eylül 2022
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2019
-
Daire: 2
-
Dosya No: 49741
-
Tutanak No: 52342
-
Tutanak Tarihi: 28.09.2022
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
KONU: Yılın ilk yarısında ödenmiş olan avukatlık vekalet ücreti ile ilgili olarak yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artış doğrultusunda fark ödenmesi
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
107 İlam sayılı Daire Kararının 3’üncü maddesiyle, avukatlık vekalet ücreti ödemesinin tamamı 31.01.2019 ve 30.05.2019 tarihlerinde yapılmışken 2019 yılının ikinci altı aylık döneminde memur maaş katsayısının artışı gerekçesiyle fark ödenmesi neticesinde oluşan toplam … TL kamu zararının harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Esas yönünden inceleme
Mevzuat
5393 sayılı Belediye Kanununun “Avukatlık ücretinin dağıtımı” başlıklı 82’nci maddesi: “Belediye lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekâlet ücretlerinin; avukatlara (49 uncu maddeye göre çalıştırılanlar dâhil) ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” düzenlemesini içermektedir.
26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin “Yürürlükten kaldırılan ve uygulanmayacak hükümler ile atıflar” başlıklı 18’inci maddesinin ilk fıkrası: “2/2/1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç Eden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Diğer mevzuatta 1389 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanun Hükmünde Kararnameye yapılmış sayılır.” düzenlemesini içermektedir.
659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı 14 üncü maddesinde:
“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”
Hükmü yer almaktadır.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4.Dönem Toplu Sözleşmenin birinci kısmının “avukatlık vekalet ücreti” kenar başlıklı 22’nci maddesinde: “659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000” gösterge rakamı, “20.000” olarak uygulanır” denilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “katsayı” kenar başlıklı 154’üncü maddesine göre, gösterge rakamlarının aylık tutarlarına çevrilmesinde uygulanacak katsayılar üçer veya altışar aylık dönemler itibariyle uygulanmak üzere Genel Bütçe Kanunu ile tespit olunur. Ancak mali yılın ikinci yarısında memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin mali imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle Cumhurbaşkanı bu katsayıları ikinci yarının tamamı veya üçer aylık dönemleri itibariyle uygulanmak üzere değiştirmeye yetkilidir.
Mevzuat çerçevesinde somut uygulamanın değerlendirilmesi
659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14’üncü maddesi ve “Parasal sınırlar” başlıklı 15’inci maddesinde vekâlet ücretinin kimlere hangi usul ve yasal sınır içerisinde dağıtılacağına ilişkin hükümler yer almaktadır.
Mevzuatta avukatlara ödenecek vekalet ücretine aylık 10.000 gösterge sayısına memur aylık katsayısının uygulanması ile bulanacak tutarda üst limit getirilmiş, toplu sözleşme ile bu üst limitin aylık 20.000 gösterge sayısı olarak uygulanması düzenlenmiştir.
Mevzuata göre avukatlık vekalet ücreti, yılda bir defa veya üst sınırı yıllık “20.000 gösterge sayısı x 12 ay” olarak korunacak şekilde yıl içinde birden fazla defa dağıtımı yapılabileceği gibi tek seferde ve yıllık üst sınır tutarında dağıtılmasında da hukuka aykırılık yoktur. Bununla birlikte, avukatlık vekalet ücreti tutarının hesaplanmasında, dağıtımın yapıldığı tarihte yürürlükte olan memur maaş katsayısının esas alınması gerekmektedir.
Yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden ödenen avukatlık vekalet ücreti ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artışa tekabül eden tutarda fark ödemesi yapılması, 659 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.
Ayrıca bu uygulama, memur maaş katsayısındaki artışın amacıyla da bağdaşmamaktadır. Memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında artış yapılması, memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin mali imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle yılın ikinci yarısında yapılan ödemelerin satın alma gücünün korunması amacına dönüktür. Oysa ki somut uygulamada, avukatlık vekalet ücreti yılın il yarısında ve yıllık üst sınır üzerinden ödenmiştir.
Somut uygulamada 31.01.2019 ve 30.05.2019 tarihlerinde yıllık üst sınır olan “20.000 gösterge sayısı x 12 ay x yılın ilk yarısında yürürlükte olan memur aylık katsayısı” üzerinden yapılan ödeme ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında yürürlüğe giren daha yüksek maaş katsayısı dolayısıyla yılın ikinci yarısında fark ödenmesi, 659 sayılı KHK ve memur maaş katsayısının uygulanmasına aykırıdır. Zira somut uygulamada, avukatlık vekalet ücreti yılın ilk yarısında ve yıllık üst sınır üzerinden ödenmiştir.
Dolayısıyla, Belediye tarafından yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden tamamı ödenmiş olan avukatlık vekalet ücretleri ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında geçerli olan memur maaş katsayısındaki artış dolayısıyla yılın ikinci yarısında toplam … TL fark ödenmesi neticesinde bu tutarın tamamının kamu zararı teşkil ettiği ve kamu zararının sorumlu harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine yönelik hüküm içeren Daire Kararının 3’üncü maddesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
BU İTİBARLA, yukarıda yer alan açıklamalar ve belirtilen gerekçeyle, 35673 Karar-107 İlam sayılı Daire Kararının 3’üncü maddesinin TASDİKİNE (Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …, …, …’in aşağıda yazılı karşı oy gerekçelerine karşı), oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 28.09.2022 tarih ve 52342 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Karşı oy gerekçesi
Temyiz Kurulu ve ….Daire Başkanı …, Üyeler …, …, …, …, …’in karşı oy gerekçesi
Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde,
Somut uygulamayla ilgili olan 659 sayılı KHK’nın 14’üncü maddesi, Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinin ilk fıkrası, 4. Dönem Toplu Sözleşmenin 22’nci maddesi hükümlerine yukarıda çoğunluk görüşü içerisinde yer verilmiştir.
Mevzuata göre; avukatlara yapılabilecek avukatlık vekalet ücreti dağıtımının yıllık tutarı 20.000 gösterge sayısının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmeyecektir. Ayrıca, bu ödemenin ne zaman yapılacağı ile ilgili mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır.
Memur aylık katsayıları yılın ilk altı aylık döneminde ve ikinci altı aylık döneminde geçerli olmak üzere yılda iki defa belirlenmektedir.
Somut uygulamada Belediye tarafından avukatlık vekâlet ücreti yılın ilk yarısında, yıllık 240.000 gösterge sayısı ile ilk altı aylık dönemde geçerli olan memur aylık katsayısının çarpımı suretiyle hesaplanıp ödenmiştir. Daha sonra 240.000 gösterge sayısı ile ikinci altı aylık dönemde geçerli memur maaş katsayısı çarpılarak avukatlık vekalet ücreti tekrar hesaplanmış, yılın ilk yarısında ödenen tutar düşüldükten sonra kalan fark, avukatlık vekâlet ücreti adıyla ödenmiştir. Netice olarak 240.000 göstergenin tamamına karşılık gelen avukatlık vekalet ücreti yılın ilk yarısında ödenmiş olmakla birlikte, bu ücretin hesaplanmasında yılın ikinci altı aylık döneminde geçerli olan memur maaş katsayısı uygulanmıştır.
Daire Kararında kamu zararı ise; 240.000 gösterge sayısı ile birinci dönemde geçerli olan memur maaş katsayısının çarpılması suretiyle hesaplanmış, fark ödemeleri kamu zararı olarak değerlendirilmiş, gerekçe olarak ise, 240.000 gösterge sayısı ile birinci dönem memur maaş katsayısı esas alınmak suretiyle avukatlık vekalet ücretinin yılın ilk yarısında ödenmesi dolayısıyla, yılın ikinci yarısında geçerli olan maaş katsayısının uygulanamayacağı şeklinde ifade edilmiştir.
Oysa yukarıya alınan mevzuat ve ödemenin yapıldığı 2019 yılında geçerli olan memur maaş katsayılarına göre, bir avukata ödenebilecek yıllık azami vekâlet ücreti tutarı
İlk altı aylık dönem için: 20.000 x 6 ay x yılın ilk altı ayında yürürlükte olan memur maaş katsayısı ile
İkinci altı aylık dönem için: 20.000 x 6 ay x yılın ikinci altı ayında yürürlükte olan memur maaş katsayısının
Toplamından oluşmaktadır.
Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre yılın ilk yarısına tekabül eden 120.000 gösterge sayısına karşılık gelen fark ödemesi mevzuata aykırıdır. Yılın ikinci yarısına karşılık gelen 120.000 gösterge sayısına karşılık gelen fark ödemesi ise mevzuata uygundur.
Bu İtibarla, yukarıda belirtilen gerekçeyle, ilgili Temyiz Kurulu Kararının Karar Düzeltilmesine Mahal Bulunduğuna, 131 İlam sayılı Daire Kararının 1’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün Bozularak, yeniden hüküm kurulmasını teminen Dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
Üye …’un karşı oy gerekçesi
659 sayılı KHK ve bu KHK’nin 16’ncı maddesi uyarınca çıkarılan Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, idareler lehine karara bağlanan ve tahsil edilen vekâlet ücretleri, dava ve icra takibini yapan hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez muhasebe birimi nezdinde açılan bir emanet hesabında toplanmakta ve idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele dağıtılmaktadır. Diğer yandan, ödenecek vekâlet ücretinin yıllık tutarının; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlar için 2018 yılında (20.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçmemesi gerekmektedir. Aynı mevzuata göre, vekâlet ücretinin dağıtımı sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve gösterge rakamı/aylıklara uygulanan katsayı üzerinden hesaplanan tavan tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek ve bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilecektir.
Ayrıca, vekâlet ücreti ödenen ve yılı limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle hukuk biriminin bağlı olduğu merkez muhasebe birimince emanet hesabındaki limit dışı vekâlet ücretinden ödenmektedir.
659 sayılı KHK ve ilgili Yönetmelik incelendiğinde, vekâlet ücretlerinin yılı içinde hangi dönemlerde ve hangi aylık katsayısı üzerinden ödeneceğine dair açık bir düzenleme olmadığı görülmektedir. Mevzuatta sadece “gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tavan tutar”dan bahsedilmektedir. Bu durumda, mevzuatta açıkça yer almadığı halde, yargı kararlarında yılın tümüne Ocak ayı katsayısı veya Temmuz ayı katsayısının uygulanması gerektiği ya da yılın ilk altı ayı içinde Ocak ayı katsayısı ile ödeme yapıldıktan sonra Temmuz ayı katsayısı ile güncelleme yapılamayacağının belirtilmesi yasal düzenlemenin lafzına da ruhuna da aykırı olacağı gibi Yasa Koyucunun yerine hüküm tesis etmek anlamına da gelecektir.
Esasında, yılın tamamına ister Ocak ayı katsayısı uygulansın isterse de Temmuz ayı katsayısı uygulansın, her iki uygulamanın da yasal düzenlemeye aykırı olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Zira, her iki durumda da aykırılığın yasal düzenlemenin hangi açık ve net hükmüne göre oluştuğunun cevabı oluşmamaktadır. Dolayısıyla, Ocak ayı katsayısına göre tavan üzerinden ödeme yapıldıktan sonra, Temmuz ayı katsayısına göre tavan güncellemesinin yapılmasını yasaklayan bir hüküm yoktur. Kaldı ki, Ocak ayı katsayısına göre tavan üzerinden ödeme yapıldıktan sonra, Temmuz ayı katsayısına göre tavan güncellemesi yapılamayacağının belirtilmesi, mevzuatın açıkça sınırlandırmadığı mezkûr konuda yargı yoluyla kişi aleyhine sınırlama getirilmesi anlamına gelmektedir.
Kamu zararı konusunda adil yargılama yapılabilmesi için kamu zararı gerekçesinin açık ve net olması elzemdir. Vekâlet ücretlerinin ödenmesinde, yasal düzenleme her iki katsayı hususunda herhangi bir yönlendirme yapmamaktadır. Bu bağlamda, mevzuatında iki katsayıdan hangisinin uygulanması gerektiği hususunda herhangi bir tanımlama yapılmadığından, yılın tümü için Temmuz ayı katsayısı üzerinden ödeme yapılsa dahi, bu uygulamanın 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde sayılan kasıt, kusur ve ihmal halleriyle yorumlanması isabetli olmayacaktır. Zira, her iki katsayıdan birinin tercih edilmesi veya Ocak ayı katsayısı uygulandıktan sonra Temmuz ayı katsayısının uygulanamaması noktasında kıyas yapılacak mevzuat kuralı açıkça belirlenmiş olmadığından, idare uygulamasındaki vekalet ücreti ödemelerinin “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” şeklinde değerlendirilmesi de mümkün değildir. Bu durumda, söz konusu uygulamanın yargılamasının hakkaniyet ilkesine uygun olarak yapılması önem arz etmektedir.
Mevzuatta vekâlet ücretlerinin dağıtımında her iki katsayının nasıl uygulanması gerektiği hususunda açık hüküm olmaması nedeniyle,
yargılamanın her iki tarafın yani idare ve personelin yararına olacak şekilde yapılması ve aynı şekilde hüküm kurulması hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır. Dolayısıyla, yıl içinde iki katsayının olması durumunda, vekâlet ücreti tavanının hesabında iki katsayının da kullanılması yasal düzenlemenin amacına uyarlı olacaktır. Bu durumda, gösterge rakamının, iki katsayının toplamının yarısı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katı yıllık tavan tutar olarak belirlenebilecektir.
Bu itibarla, yılın ilk altı ayı içinde Ocak ayı katsayısı ile hesaplanıp ödenen vekâlet ücretleri için Temmuz ayı katsayısına göre güncelleme yapılıp katsayı farkı olarak ödenen toplam tutarın yarısının, kamu zararı olarak değerlendirilmemesi hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır. Dolayısıyla, Daire Kararında, Temmuz ayı katsayısına göre yapılan güncelleme neticesinde tüm yıl için ödenen farkın tamamına kamu zararı denilmiş olması mevcut yasal düzenlemeye uygun değildir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle 107 İlam sayılı Daire Kararının 3’üncü maddesinin Bozularak, yeniden hüküm tesis edilmek üzere Dosyanın Dairesine Gönderilmesine,
Karar verilmesi gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Üye …’ın karşı oy gerekçesi;
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ile Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 14’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi düzenlemesi gereğince, ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarının hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için toplu sözleşmede belirtilen gösterge rakamı ile memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemeyecektir. Söz konusu düzenlemede vekalet ücretlerinde yıllık üst limit tesbit edilirken dikkate alınacak memur maaş katsayısının, yılın ilk altı ayında mı yoksa ikinci altı ayında mı uygulanan katsayı olacağına dair bir ayırıma gidilmemektedir. Dolayısıyla söz konusu vekalet ödemesinde yılın ikinci altı ayında uygulanan katsayının dikkate alınmasında mevzuata aykırılık söz konusu değildir.
Netice itibariyle, avukatlık vekalet ücreti yıllık yapıldığından, avukatlık vekalet ücretinin tamamının Temmuz ayında belirlenen memur maaş katsayısı ile çarpılıp ödenebileceği gibi, Ocak ayında belirlenen memur maaş katsayısı ile çarpılıp ödenerek Temmuz ayındaki katsayıya göre oluşan farkın da ayrıca ödenebileceği anlaşılmaktadır. Temyize konu ilam hükmünde Temmuz ayında ikinci altı ay katsayısına ilişkin yapılan güncelleme neticesinde yapılan fark ödemesi neticesinde yıllık tavan tutarın aşılmadığı anlaşıldığından, 107 İlam sayılı Daire Kararının 3’üncü maddesi ile verilen hükmün Kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49