Sayıştay 2. Dairesi 48382 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
48382
8 Şubat 2023
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2018
-
Daire: 2
-
Dosya No: 48382
-
Tutanak No: 53799
-
Tutanak Tarihi: 08.02.2023
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Konu: Mevzuata aykırı olarak müdür kadrosuna yapılan atama.
- 137 İlam sayılı Daire Kararının 5’inci maddesiyle, Belediyede şef kadrosunda bulunan . . . ’ın görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması ve kendisine bu kadro için öngörülen ek ödeme, yan ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucu oluşan . . . TL kamu zararının üst yönetici, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine hükmedilmiştir.
... Belediye Başkanlığı adına Başkan Vekili ... tarafından Daire Kararının 5’inci maddesi hakkında temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Daire Kararında yer alan tüm maddeler için ortak ifadeler içeren temyiz dilekçesi özeti ve başvuru üzerine Daire Kararının temyiz edilen tüm maddeleri ile ilgili olarak verilen Başsavcılık Mütalaası, Daire Kararının 1’inci maddesi ile ilgili olarak yukarıda yer almaktadır.
Daire Kararında Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Fen İşleri Md.V.) tarafından yapılan temyiz başvurusuna esas dilekçede özetle:
...’ın ... Belediyesinde 1987 yılında lise mezunu olarak çalışmaya başladığı,
Adı geçen kişinin ... Belediye Başkanlığının 22/06/1993 tarih ve Bşk-2964 sayılı yazıları ile 7. Derece Şef (Tahakkuk Şefi) kadrosuna ) 9/1 derece ile atandığı, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi 2 yıl süreli Sosyal bilimler Ön Lisans programındaki öğrenimini 1996/1997 öğretim yılında tamamlayarak ön lisans diploması aldığı, 2003 yılında ... Belediyesi Muhasebe Müdürlüğüne vekalet etmeye başladığı,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Geçici 5. Maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendine istinaden Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından 24/11/2007 tarihinde yapılan muhasebe yetkilisi imtihanını kazanarak Muhasebe Yetkilisi olduğu,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 62. Maddesi gereğince ... Belediye Başkanlığının 08/01/2008 tarih ve M.48.6.BOD.0.01.100-2008/462 sayılı yazıları ile Muhasebe Yetkilisi olarak görevlendirildiği,
Adı geçen personelin 2003 yılında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 68. Maddesindeki hükümleri taşımadığı gerekçesiyle kendi isteği doğrultusunda ... Valiliğinin açmış olduğu görevde yükselme eğitimine, Tarım il Müdürlüğünde katıldığı, Fakat o yıl görevde yükselme sınavlarının Devlet tarafından iptal edilmesi nedeniyle sınava katılamadığı,
Bunun üzerine içişleri Bakanlığındaki bazı müfettişlerle yapılan görüşmeler sonunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68. Maddesindeki şartları taşıyan söz konusu kişinin atama yolu ile atanabileceğinin söylendiği,
657 sayılı Kanunun 68’inci maddesine yer verilerek,
Adı geçen personelin Mali Hizmetler Müdürlüğüne atandığı tarih olan ... tarihine kadar bir alt kadro olan şef kadrosunda 15 yıl çalıştığı, bu arada Açık Öğretim Fakültesi Sosyal bilimler Ön Lisans Okulunu (2 Yıllık) bitirerek yüksek okul diplomasını aldığı, Bu nedenle kanundaki sürelere 2 yıllık yüksek okulu bitirenler için 2 yıl ilave edilir denildiğinden 1. Derecedeki görevdekilere 12+2 yıl= 14 yıl olduğuna göre mevzuatta aranan çalışma süresi bakımından adı geçen kişinin yeterli olduğu,
Yapılan tüm bu incelemeler sonunda ilgili personel Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazıları ile 3. Derece şef kadrosunda 1/3 derece ve kademede çalışmakta iken 1. Derece Mali Hizmetler Müdürlüğüne 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 74 ve 76 maddeleri gereğince atandığı,
Belediyenin iş ve işlemlerini denetleyen Sayıştay Denetçileri, Mülkiye Müfettişleri ve Mahalli idare Kontrolörlerinin kadrolarla ilgili yapmış olduğu denetimlerde bu atama ile ilgili hiçbir işlem yapmadıkları, Ekteki 2010 yılı İçişleri Bakanlığı Mahalli idareler Kontrolörlüğü raporunun 17. Maddesinde görüldüğü gibi Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosunun asaleten dolu olduğu, içişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin 2011 yılı teftiş raporunda Mali Hizmetler Müdürlüğünün kadrosunun dolu olduğu tespitinin yapıldığı,
Adı geçen personelin 15 Mayıs 2014 yılında Başkanlığın ... sayılı yazıları ile 1. Derece Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Kadrosuna ve 13/08/2014 tarih ve ... sayılı yazıları ile 1. Derece Müdür kadrosu ile Fen işleri Müdürlüğünde Aykome Sorumlusu olarak devam ettiği,
Anayasanın 11. Maddesinde yer alan "Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz" şeklindeki düzenlemeyle de kanunların Anayasa'ya aykırı olamayacağı belirtildiği, Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğunun vurgulandığı,
Anayasa'da normlar hiyerarşisi hususunda yer alan düzenlemelerden birinin bizzat Anayasa tarafından bazı konuların kanunlarla düzenlenmesi gerektiğinin önemle vurgulanması olduğu, Örneğin Anayasa'nın 13. Maddesinde temel hak ve hürriyetlerin kanunlar dışında daha alt hukuk normlarıyla herhangi bir düzenleme yapılması mümkün olmadığı,
Hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk sisteminde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunduğu, daha sonra gelen kanunların yürürlüğünü Anayasa'dan, tüzüklerin yürürlüğünü kanundan, yönetmeliklerin ise yürürlüğünü kanun ve tüzükten aldığı, Bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmadığı,
Hukuk devletinde yönetimin iş ve eylemlerine uygulanacak hukuk kurallarının şeffaf bir şekilde belirlenmesi kadar söz konusu hukuk normlarının normlar hiyerarşisine uygunluğu da önem taşıdığı, Normlar hiyerarşisine aykırı düzenlenen bir normun, denetim aşamasını da etkilediği ve denetime esas kararlarda çoğu zaman normlar hiyerarşisinden sapmaların hukuka aykırılık nedeni olarak kabul edildiği,
Kanun, tüzük, yönetmelik veya adsız düzenleyici işlemlerle getirilen hükümlerin uygulanabilmesi için her bir düzenlemenin üst norma uygun olması gerektiği, Ortada bir hukuk normu bulunmasına rağmen, söz konusu hukuk normu hukuk aleminde var olmasına esas oluşturan bir üst hukuk normuna aykırı olması halinde; Sayıştay tarafından yok kabul edilmekte ve yapılan idari İş ve eylemler hukuken kabul edilmemekte olduğu, Bu konularda alınmış Sayıştay Kararları bulunduğu,
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 1. Maddesinde bu kanun belediyeler hakkında uygulanır hükmü yer aldığı,
Yine bu kanunda 3/7/2005 tarihli 5393 Sayılı Belediye Kanununun 84. Maddesiyle bu kanunda Belediyenin zorunlu ve yetkili kılındığı görev ve hizmetlerle sınırlı olarak, 5393 Sayılı Belediye Kanunu hükümlerine aykırılık bulunması durumunda 5393 sayılı kanun hükümleri uygulanacağının hüküm altına alındığı,
Daire Kararının 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 68. Maddesine göre yapılan atama şartlarına bakılmadan, sadece yönetmelik hükümlerini değerlendirip ona göre karar aldığı, Oysaki bir memurun atanabilmesi için 68. Madde hükümlerini taşıması gerektiği, Bu madde hükümlerini taşıyan kişilerin atanabileceğinin kanunen açık olduğu,
Belediye Başkanı tarafından 5393 sayılı Kanunun 28. Maddesinin (J) bendine göre atamasının yapıldığı, Normlar hiyerarşisine göre kanuna uygun yapılan bir atamanın yönetmelik hükümlerini taşımadığı gerekçesi ile değerlendirilmesinin yanlış olduğu,
Oysaki Mahalli idareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair Yönetmelik 7/5/2014 tarih ve 28993 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve Sınav şartının "Madde 10 Müdür, Şube Müdürü ve bunlarla aynı düzeydeki görevlere görevde yükselme suretiyle atanacakların yazılı ve sözlü sınavda, diğer görevlere görevde yükselme suretiyle atanarak personelin ise yazılı sınavda başarılı olma " şartı bu tarihte getirildiği, Görüleceği üzere 2008 yılında yapılan atamanın kanun hükümlerine göre uygun olduğu, Belediyenin iş ve eylemlerini denetleyen içişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin bu şekilde değerlendirme yaparak düzenledikleri raporlarda Mali Hizmetler Müdürlüğü kadrosunu dolu olarak değerlendirdikleri ve raporlarını bu yönde tuttukları,
Sonuç olarak yapılan atamanın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 68. Maddesine uygun olduğu, Bu kanun maddesine göre atamalar halen yapıldığı, Sayın Cumhurbaşkanının 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerer) Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 703 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnameye eklenen 35. Madde ile 657 Sayılı Kanununun 68. Maddesindeki yıl süreleri yüksek öğrenim görenler için 5 yıl olarak uygulanır hükmü getirildiği, Bu nedenle 2002 yılından bu yana Mali Hizmetler Müdür Vekili olarak çalışmakta olan personelin ... tarihinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerine dayanarak 5393 Sayılı Kanunun 28. Maddesi (J) bendine göre Belediye Başkanına verilen yetki ile asaleten atama yapıldığı,
İfade edilerek Daire Kararının 5’inci maddesinin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Daire Kararında Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ... (Fen İşleri Md.V.) tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:
“Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
İlgili atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte müdürlük kadrosu görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında sayılmış olup, sınav yapılmaksızın müdürlük kadrosuna asaleten atama yapılması ve bu kadro için öngörülen mali haklardan yararlanılması mevzuata uygun değildir.
Bu nedenle, temyiz talebinin ret edilerek Daire kararının korunmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Arz Olunur.”
Denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
137 İlam sayılı Daire Kararının 5’inci maddesiyle, Belediyede şef kadrosunda bulunan ...’ın görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması ve kendisine bu kadro için öngörülen ek ödeme, yan ödeme ve özel hizmet tazminatının ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının üst yönetici, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine hükmedilmiştir.
Esas yönünden İnceleme
Somut uygulama
Adı geçen kişi ... tarihinde 3.derece şef kadrosunda 1/3 derece ve kademede çalışmakta iken 657 sayılı Kanunun 74 ve 76.maddeleri gereği 1.dereceli mali hizmetler müdürü kadrosuna asaleten atanmıştır. Adı geçen kişi bu atama yapılırken görevde yükselme sınavına katılmamıştır.
Daha sonra ... 15 Mayıs 2014 tarihinde Başkanlığın ... sayılı yazıları ile 1. Derece Emlak ve İstimlak Müdürlüğü Kadrosuna ve 13/08/2014 tarih ve ... sayılı yazıları ile 1. Derece Müdür kadrosu ile Fen işleri Müdürlüğünde Aykome Sorumlusu olarak çalışmaya devam etmiştir.
Mevzuat
İlgili atamanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan ve 2/2/2000 tarihli ve 23952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Kapsam” kenar başlıklı 2 nci maddesinde, bu Yönetmeliğin belediyelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan Devlet memurlarından müdür ve daha alt görevlere görevde yükselme suretiyle atanacaklar hakkında uygulanacağı belirtilmektedir.
Yönetmeliğin “Görevde yükselme sınavı” kenar başlıklı 9’uncu maddesinde: “Görevde yükselme eğitiminde başarılı olanların bu Yönetmelik kapsamında bulunan görevlere atanabilmeleri için kurumlarınca yaptırılacak ve yapılacak sınava katılarak başarılı olmaları şarttır” denilmektedir.
Yönetmeliğin “Hizmet grupları” kenar başlıklı 5’inci maddesinde:
“(Değişik:RG-31/12/2005-26040)
Bu Yönetmelik kapsamında görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar aşağıda belirtilmiştir.
Görevde yükselme suretiyle atama yapılacak kadrolar:
a) Yönetim hizmetleri grubu;
- İlçe Özel İdare Müdürü, Birlik Müdürü, İtfaiye Müdürü, Zabıta Müdürü ile bunlar dışında kalan diğer Müdürler;
…”
Düzenlemesi yer almaktadır.
Yönetmeliğin “Görevde yükselme eğitiminin şekli, süresi ve eğitim sonunda yapılacak sınav” kenar başlıklı 7’nci maddesinde: “-(Değişik : RG-20/04/2004-25439) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan memurların, görevde yükselme mahiyetindeki atamalarının yapılabilmesi amacıyla; ilgili kurumlar her yılın Nisan ayı sonuna kadar yükselme eğitimine tabi tutmak istedikleri personelin niteliklerini ve sayısını valiliklere bildirir. Valilikler, kendilerine ulaşan bilgilere göre atama yapılacak görevlerden ortak ders konularından günde en fazla 7 saat olmak üzere en az 30 saat, kurumsal konularda en az 45 saat olmak üzere toplam 75 saat olacak şekilde görevde yükselme eğitim programı hazırlar ve uygular. …” denilmektedir.
Değerlendirme
...’ın Belediyede mali hizmetler müdür kadrosuna asaleten atandığı ... tarihinde, Yönetmelikte belediyelerde mali hizmetler müdürü kadrosuna atama yapılmasında görevde yükselme sınavında başarılı olunması koşulu aranmaktadır. Ancak adı geçen kişinin mali hizmetler müdür kadrosuna atanmasında görevde yükselme sınavına katılarak başarılı olma koşulunun sağlanmadığı görülmektedir. Buna göre müdürlük kadrosu görevde yükselme sınavına tabi kadrolar arasında olup görevde yükselme sınavında başarılı olunması koşulu Yönetmelikte yürürlükteyken bu koşul sağlanmaksızın müdürlük kadrosuna asaleten atama yapılması mevzuata aykırıdır.
Daire Kararının kamu zararı tablosunda, ...’ın müdür kadrosunda aldığı özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödemeden şef kadrosunda olsaydı alacağı özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek ödeme çıkarılarak kamu zararı hesaplanmıştır. Daire Kararında yer alan hesaplamanın mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır.
Sorumluluk yönünden inceleme
Atamayı yapan Belediye Başkanının sorumluluğu bulunması
Daire Kararında Belediye Başkanı 2008 yılında mevzuata aykırılık içerir şekilde yapılan atama işlemi dolayısıyla 2018 yılında oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuştur.
5393 sayılı Kanunun “Belediye personelinin görev ve yetkileri” kenar başlıklı 38’inci maddesinin j-bendinde belediye personelini atamak başkanın görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
...’ın 657 sayılı Kanunun 74 ve 76’ncı maddeleri kapsamında mali hizmetler müdürü kadrosuna asaleten atandığını bildiren ... tarih, ...sayı, “Naklen Atama” konulu yazıda Belediye Başkanı ...’ın imzası bulunmaktadır.
Buna göre Belediye Başkanı görev ve yetkisi dahilinde bir atama işlemi gerçekleştirmiştir. Bu atama işleminin mevzuata aykırı olması durumunda bu mevzuata aykırılık dolayısıyla oluşan kamu zararından belediye başkanının sorumluluğu bulunmaktadır.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu bulunmaması
Daire Kararında harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi 2008 yılında mevzuata aykırılık içerir şekilde yapılan asaleten atama işlemi dolayısıyla 2018 yılında oluşan kamu zararından sorumlu tutulmuştur. Kararda harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulmasının yasal dayanağına yer verilmemiştir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu 5018 sayılı Kanunun 32, 33 ve diğer maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi görev ve yetkisinin bulunduğu iş ve işlemlerde sorumluluk üstlenmektedir.
Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Aylıklar” kenar başlıklı 8’inci maddesinin ilk fıkrasının b-bendinde naklen atamalarda, atama onayı, işe başlama yazısı ve personel nakil bildiriminin ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme emri belgesine ekleneceği belirtilmektedir. ...’ın atanmasında atama onayının 2008 yılının Mayıs ayına ait maaş ödeme emri belgesinin ekinde bulunması gerekmektedir. Mevzuatta bundan sonraki aylarda ve yıllarda maaş ödemelerinde atama onayının bulunması aranmamaktadır.
Dolayısıyla Daire Kararının 5’inci maddesinde tespiti yapılan kamu zararından harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.
BU İTİBARLA, adı geçen kişinin görevde yükselme sınavı şartını sağlamadığı halde asaleten müdür kadrosuna atanması sonucu oluşan kamu zararının sorumlulara ödettirilmesi hükmünü içeren 35626 Karar-137 İlam sayılı Daire Kararının 5’inci maddesinin, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğa iştirakı bulunmadığı gerekçesiyle BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE (Üye ...’ün aşağıda yer alan ilave gerekçesiyle birlikte; ….Daire Başkanı ..., ….Daire Başkanı ..., Üyeler ..., ..., ..., ..., ...’in aşağıda yer alan karşı oy gerekçesine karşı), oy çokluğuyla,
Karar verildiği 08.02.2023 tarih ve 53799 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(İlave gerekçe
Üye ...’ün ilave gerekçesi
Esas yönünden çoğunluk görüşüne katılmakla birlikte sorumluluk yönünden atamayı yapan Belediye Başkanının da sorumluluğu bulunmadığı değerlendirilmektedir. Belediye Başkanının sorumlu tutulamayacağının gerekçesi hukuka aykırı fiilin üzerinden Türk Borçlar Kanunu m.72’de belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin geçmiş olmasıdır.
Karşı oy gerekçesi
….Daire Başkanı ..., ….Daire Başkanı ..., Üye ...’ın karşı oy gerekçesi
Somut uygulamada 2008 yılında görevde yükselme sınavında başarılı olma şartı sağlanmadan adı geçen kişinin mali hizmetler müdürü kadrosuna atanması Yönetmeliğe aykırıdır. Hukuka aykırı atama işlemi 2008 yılında gerçekleşmiştir. Daire Kararına konu olan ve kamu zararı olduğuna hükmedilen ödemeler ise 2018 yılında yapılmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi düzenlemesi gereğince kamu zararı, kamu görevlilerinin kusurlu eylemleri nedeniyle kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olması sonucunda oluşmakta olup esasen haksız fiil talep temeline dayanan bir tazminat istemidir. Türk Borçlar Kanununun 72’nci maddesinde: “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” denilmektedir. Buna göre Belediye Başkanının hukuka aykırı atamayı yaptığı 2008 yılının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra 2018 yılında yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturduğu iddia edildiğinde 10 yıllık genel zamanaşımı süresi dikkate alınarak Belediye Başkanının sorumluluğuna gidilmemesi gerekmektedir.
Harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin ise çoğunluk görüşünde belirtilen gerekçeyle kamu zararından sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlık konusu olayda 2008 yılında yapılan asaleten atama hukuka aykırı olmakla birlikte bu atama işlemi ile ilgili olarak 2018 yılında yapılan ödemelerden Belediye Başkanı, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğuna hükmedilemeyeceğinden, Daire Kararının 5’inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Üye ...’in karşı oy gerekçesi
Somut uygulamada adı geçen personelin Yönetmelikte yer alan görevde yükselme sınavında başarılı olmak dışında mevzuattaki tüm koşulları sağladığı görülmektedir.
2008 yılından itibaren Sayıştay denetçileri, mülkiye müfettişleri ve mahalli idare kontrolörleri tarafından yapılan denetimlerde somut uygulamanın hukuka aykırı olduğu belirtilmemiştir. Kamu İdaresi ve sorumlu harcama yetkilisinin temyiz başvurularına esas dilekçelerde iddia edilen hususlar yerindedir.
Bu itibarla, somut uygulamanın hukuka uygun olduğu ve 2018 yılında adı geçen kişiye yapılan ödemeler kapsamında kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle Daire Kararının 5’inci maddesinin Kaldırılması gerekir.
Üyeler ..., ..., ...’in karşı oy gerekçesi
Somut uygulamada adı geçen kişinin mali hizmetler müdürü kadrosuna asaleten atanmasında aranan görevde yükselme sınavında başarılı olma koşulunu sağlamadan 2008 yılında bu göreve asaleten atanması sonucunda 2018 yılında bu kişiye ödenen maaş ile kişi hala şef kadrosunda olsaydı alacağı maaş arasındaki farkın 5018 sayılı Kanunun 71’inci maddesinin ikinci fıkrasının g-bendi kapsamında kamu zararı olduğu değerlendirilmektedir.
Sorumluluk yönünden 5393 sayılı Kanunun 38’inci maddesi ve ilgili diğer mevzuata göre, hukuka aykırı atamayı yapan belediye başkanının sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmektedir.
5018 sayılı Kanunun 32, 33, 55 ve devamında yer alan maddeleri ile İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 10 ve 12’nci maddeleri uyarınca harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin de kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla, Daire Kararının 5’inci maddesi hukuka uygun olup Tasdiki gerekir.)
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49