Sayıştay 2. Dairesi 47891 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
47891
6 Nisan 2022
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2016
-
Daire: 2
-
Dosya No: 47891
-
Tutanak No: 51595
-
Tutanak Tarihi: 06.04.2022
-
Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Yapım işinde kesin teminat mektubunun süresinin dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması; buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılanması;
214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01.04.2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesiyle de aynı konu hakkında Harcama Yetkilisi (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin sorumlu olduklarına karar verilerek tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak (30165 ilam) sayılı Kararı (2. maddesi) ile; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için tazmin hükmünün BOZULARAK DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğuyla karar verilmiş, Sayıştay 2. Dairesi yeniden yaptığı yargılama sonucunda ise; teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi …'un ve Elektrik Teknikeri Levent …’ın sorumluluğu bulunmadığına; ...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan kamu zararından (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’un sorumlu olduğuna karar vererek aynı tutar için 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle işbu tazmin hükmünü vermiştir.}
Sorumlu (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …], temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu işin geçici kabulü yapıldıktan sonra işin kontrolü görevlendirme yapılan Kontrol Teşkilatı tarafından yapılmakta iken daha sonra Kontrol Teşkilatında görevli olan …’in hasta olmasına müteakip vefat etmesiyle neticelenmiş işin takibi konusunda ihmaller oluştuğunu, daha sonra yine kontrol teşkilatında görevli …’un tayin alması sonucunda işin kontrolünün tek olarak …’a kaldığını, …’ın savunmasında kontrollük hizmetlerinin Daire Başkanı (kendisi) ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük Makamının Olurları ile olduğunun belirtildiğini, beyanları doğru olmakla birlikte görevini yapıp teminatın takibini yapmamasına bir engel olmadığını, bu sorumluluğun kontrol olarak onun sorumluluğunda olduğunu, Kontrol Teşkilatında vefat ve tayinden dolayı oluşan boşlukta kendisine görevlendirme yapmasını söylediğimde işin takibini kendisinin yaptığını, …’ın da belirttiği gibi işin takibini daha önceden işin Kontrol Edeni olan … ve kendisinin yaptığını söyleyerek durumun kontrol altında olduğunu, işin denetiminde bir sıkıntı olmadığını belirttiğini, burada Gerçekleştirme Görevlisi olarak …’un görevlendirme yaparak kendisinden Olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturarak kendi onayına sunması gerekirken ne kontrollük görevlendirmesi yaptığını nede daha önce söylediği gibi işin takibini yaptığını, burada Harcama Yetkilisi olması sureti ile Kontrol Amiri görevinin ise tamamen Birimde bu görevi yapacak başka bir mühendis ya da mimarın Rektörlük Makamından olur vermeyişinden meydana geldiğini, görevlendirilmesinin ilgili mevzuattan kaynaklı olarak mecburiyetten Kontrol Amiri olarak kanunsuz olarak gerçekleştiğini, kendi kendini denetleme görevinin kendisine verildiğini, şöyle ki; işin yaptırılmasından sorumlu olan Kontrol Teşkilatının hem amiri olarak denetlemek hem de Harcama Yetkilisi olarak da Kontrol Amirini denetlemekle kendi kendini denetlemek durumunda kaldığını, öyle ki; Üniversite bünyesinde bulunan inşaatlar, atölyeler, araç işletme, araç bakım ve yakıt giderleri, doğalgaz giderleri, elektrik giderleri ve bunun gibi birçok kalemin tamamını Harcama Yetkilisi olarak denetlerken Şube Müdürü olarak görevli … ve Kontrol Teşkilatının teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerin denetiminde görevli olduklarını, daha sonraki dönemde görevden alınarak emekliye zorlanması ve 2016 yılında emekli olması neticesinde Kontrol Amirliğine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı biriminde Tekniker olarak çalışmaya başlayan daha sonra bir şekilde Şube Müdürü yapılan ve sonunda da yerine vekaleten Daire Başkanlığına görevlendirilen …’un Harcama Yetkilisi ve şartları sağlamamasına rağmen Kontrol Amiri olarak atanmış olup kendisi döneminde de ...nın kesin kabulünün yapılmayıp beklenmesi sonucunda binada rüzgar sonucunda yapısal hasarlar ortaya çıktığını ve bu hasarların müteahhit firmanın kusurlarından dolayı oluştuğu bildirilerek namı hesabına bu imalatların yaptırıldığını, bu imalatlar kesin kabul zamanı geldiğinde kontrol edilmiş olsaydı belki de bu hasarların olmayacağı gibi kontrol teşkilatının görevini eksik yapması ve Yine Şube Müdürü olarak görevli …’un Kontrol Teşkilatını görevlendirmesini olura sunmamasından ve kesin kabul zamanı gelen işin takibini yapmamasından dolayı oluştuğunu, kaldı ki Daire başkanlığı görevine getirildiğinde yine işle ilgilenmediğini; ancak şiddetli rüzgar etkisi ile Binada hasar oluşmasından sonra görevini yapmaya çalıştığını ve imalatların kusurlu olduğunu öne sürerek müteahhit firma namı hesabına yaptırmaya kalktığını, tüm bunların …’un yaptığı kanunsuz ve iş bilmezliklerinden yalnızca birisi olduğunu, kendisi hakkında devam eden benzer soruşturmalar bulunduğunu, sonuç olarak; 2011 yılında Rektör olarak göreve getirilen … ve yönetiminin Daire Başkanı olarak tüm yetkilerimi kısıtlaması ve daha sonra da pasifize edilmesi ve ardından da 2016 yılında görevden alınarak zorla emekli edilmesi neticesinde …’un Daire Başkanı edilerek hâlihazırda Kurumda çalışmakta olan mühendis ve mimarlar varken Kontrol Amiri olarak kendi kendini ataması sonucunda bu kamu zararının oluştuğunu Kurulumuza bildirmiştir.
Aynı ilam maddesinde (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü-Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyadaki temyiz dilekçesinde özetle; … Üniversitesi 2016 yılı hesabına ilişkin 100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesine konu edilen Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıklarının, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D.İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılıp, zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödemesi yapılan ve yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edilen kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup, şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığını bu nedenle hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiğini, işbu temyize konu Sayıştay Ek İlamında;
“Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın proje ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat süresinin takibinin, hem inşaat kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkam) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi ...'un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte ödettirilmesine”
Hükmedildiğini, bu hükme katılmadıklarını, bu aşamaya kadar gelen süreç incelendiğinde;
-
Öncelikle Sayıştay 2. Dairesinin 100 sayılı (Asıl İlamının 18. Maddesinde; . . . İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01. 04. 2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle İdarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalmasına bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle … TL kamu zararının Harcama Yetkilisi … ve Gerçekleştirme Görevlisi …'den tazmin edilmesine hükmedildiğini,
-
Bu hükme karşı düzenlenen 19. 06. 2018 tarihli dilekçe üzerine 6085 sayılı Kanun hükümlerine göre hazırlanan 44011 sayılı dosyanın Temyiz Kurulunda incelendiğini, yapılan yargılama sonucunda;
“Bu noktada ilam hükmüne bakıldığında; yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüştür. Kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur İdare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesi mevzuat gereğidir. Dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulması yerinde değildir.
Bu nedenle; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için 100 sayılı ilamın 18 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine”
Karar verildiğini,
-
Temyiz Kurulunca verilen bozma kararının, 2. Daire tarafından işleme alınarak 6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeniden yargılanmasına karar verildiğini,
-
Yeniden yargılama sürecinde teminat mektubunun kesin kabul yapılmadan hükümsüz kalmasında sorumlulukları bulunan kontrol örgütünde görevli Makine Müh. …, Elektrik Teknikeri … ile Daire Başkanı (Harcama Yetkilisi) ve Kontrol Amiri …’dan savunmalarının istendiğini,
a. …’un gönderdiği savunmasında özetle; Tıp Fakültesi Binası Kesin Kabul noksanlıklarının yapılması işinin, kesin teminat mektubunun süresi olan 01.04.2013 tarihinden önce yaptırılması gerektiğini, kendisinin … Üniversitesinden 06.09.2012 tarihinde ayrıldığını, 10.09.2012 tarihi itibariyle … Üniversitesinde göreve başladığını, kesin teminat süresinin bitmesinden önce görevden ayrıldığı için imalat kusurlarından haberi olmadığını, savunmasının kabul edilmesini arz ettiğini ifade ettiğini, yani …’un, iş artış kararları alındığında ve … tarihli ve … sayılı 84 gün ve … tarihli ve … sayılı 17 gün olmak üzere toplam 101 günlük süre uzatım kararları alındığında, bu kararlara göre son olarak belirlenen iş bitim tarihi olan 10.06.2012 tarihi ve geçici kabul tarihi olan 15.08.2012 tarihi itibarı ile halen … Üniversitesinde ve kontrol örgütündeki verilen görevine devam etmekte olduğunu,
b. …’ın gönderdiği savunmasında özetle; Kontrol Teşkilatının, başta Daire Başkanı (Kontrol Amiri) … ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük makamının olurları ile oluşturulduğunu, İnşaat Kontrol elemanı …’in 15.08.2012 geçici kabul işlemleri sonrası 14.03.2013 yılında vefat ettiğini, Makine Kontrol elemanı …’un kesin kabul işlemleri yapılmadan Üniversiteden ayrıldığını, işin kontrol görevlendirmesinin İdare tarafından yenilenmesi gerekirken 2013 yılı içerisinde yenilenmediğini, sürecin İdare tarafından görevlendirme yapılmadan …, Şube Müdürü … ve Daire Başkanı … tarafından sevk ve idare edilmeye çalışıldığını, Geçici Kabul Komisyonu tarafından 05.07.2012-31.07.2012 tarihleri arasında incelemelerin yapıldığını, kusurlu imalatların giderilmesi için 15 gün süre verildiğini, Elektrik Kontrol Teşkilatı olarak bu süre zarfında kusurlu görülen elektrik imalatlarının yükleniciye yaptırıldığını, mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediğini, söz konusu sürecin İnşaat Kontrolörleri tarafından yürütüldüğünü, kesin teminat tarihinin kesin kabulden önce dolduğunun yükleniciye İdare tarafından bildirildiğini, ancak firmadan cevap gelmediğinden, 7 ay sonra Bankaya teminat tarihini uzatmak amaçlı yazı yazıldığını ve bankadan ret cevabı geldiğini, söz konusu yazışmaları Şube Müdürü … ve Daire Başkanı …’nun sevk ve idare ettiğini, tüm bunlardan sonra kesin kabul yapılması için Şube Müdürü … ile İnşaat Teknikeri … tarafından işlem yapıldığını, Kesin Kabul Komisyonu tutanağının Şube Müdürü … tarafından yüklenici firmaya gönderildiğini, … ve … sayı ile Üniversitenin Hukuk Müşavirliğine gönderilen yazıda; “…. Asliye Hukuk Mahkemesinin tespiti ile Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 25 inci maddesine istinaden yüklenicinin namı hesabına 4734 sayılı Kanunun 22-d maddesine göre doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olup; yapılan onarmaların bedelinin yükleniciden tahsil edilmek üzere bütçenin 38.45.00.01.09.4.1,00.2.06.07.7.01 tertibinden ödenmiştir.” denilerek “söz konusu onarımlar için Başkanlıkça ödenen … TL’nin (KDV dahil) yüklenici …'den tahsil edilmesi”nin istendiğini, yazıda “yüklenicinin namı hesabına, doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olduğu” belirtmesine rağmen; bu tarihten sonra Daire Başkan Vekili …’un olurları ile oluşturulan Komisyon tarafından dış cephe kaplamalarında oluşan kusurların giderilmesi amaçlı piyasa fiyat araştırmasına çıkıldığı ve söz konusu imalat eksikliğinin bütçeden karşılanarak yapıldığını, sonuç olarak bahsedilen süreçle içerisinde yetkili kılındığı tüm işleri eksiksiz yaptığını, kesin teminat süresinin bitmesi ve eksiklerin yapılması ile ilgili İdarece tarafına havale edilmiş hiçbir belge ve bilgi olmadığını, savunmasının kabulünü arz ettiğini, ifade ettiğini, …’ın yapmış olduğu savunmada ileri sürdüğü iddiaların kendi sorumluluklarını başkalarına yıkmak için mevzuata ve hiçbir resmi belgeye dayanmayan, yersiz ve mesnetsiz iddialar olduğunu, zira işin başlangıcından itibaren geçici kabulü yapılarak tamamlandığı süreç içerisinde oluşturulan Kontrol Teşkilatı görevlendirmelerinin hiçbirisinin Şube Müdürü olarak tarafından yapılmadığını (Dilekçe Eki: 1), yeni bir görevlendirme yapılıncaya kadar önceki yapılan görevlendirmeler geçerliliğini korumakla birlikte, 05.09.1979 tarihli ve 16745 ayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliğinin, “Kontrol Amiri” başlıklı 8 inci maddesinde görev, yetki ve sorumluluğunun;
“8.1. Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.
-
- Kontrol mühendisliğince düzenlenecek, röleve, ataşman defteri, plankote, proje, hesap, tutanak, şantiye defteri ve işin yürütülmesi için gerekli diğer evrakın zamanında ve usulüne uygun olarak hazırlanmasını ve kontrollük hizmetinde çalışanların görevlerini eksiksiz olarak yapmalarını titizlikle izler. Bu evrakı kontrol ettiği tarihleri yazarak imzalar.
-
- Kontrol şef ve kontrol mühendislerinin süreli veya süresiz ayrılışlarında; işin yürütülmesini aksatmamak için gerekli önlemleri alır.
-
- Yukarıdaki fıkralarda sayılmayan; sözleşme ve şartnameler gereği işin iyi bir şekilde yürütülmesi ve bitirilmesi için gerekli her türlü önlemi alır, aldırır, kontrol şef ve kontrol mühendislerine gereken direktifleri verir. ”
Şeklinde açıklandığını, bu hüküm gereğince yeni bir görevlendirme yapma yetkisi yönetimi ve denetiminin kendisine verilen kontrol amirinin ve kontrol örgütünün görevleri arasında sayıldığını, aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki;
“Kontrol şenel adı altında yönetim ve denetim yapan görevliler, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin ilgili hükümlerine uygun olarak ve aşağıda yazılı sıraya göre birbirlerinin emir denetim ve gözetimi altında görevlerini yürütürler.
-
- İşveren Makam: İşin ihalesine karar veren makam veya yetkili kıldığı vekilidir.
-
- Kontrol Amiri: (Mühendis, Mimar) Kontrol amirliği işin idari ve teknik ilişki durumuna göre idarelerin aşağıda yazılı mühendis veya mimarları tarafından yapılır.
Kontrol amiri her iş için yetkili makamın yazılı emri veya onayı ile belirlenir ve görevlendirilir.
■ Bölge Müdürleri veya Başmüdürleri
■ İllerde (Teknik) Şube Müdürleri
■ İnşaat Müdürleri
■ Fen İşleri Müdürleri
■ Başmühendisler veya Servis Şefleri
■ İşin özelliğine göre doğrudan doğruya idareye bağlı olarak görevlendirilen Kontrol Amirleri.
Bir kontrol amirinin sorumluluğunda birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Şefi: (Mühendis. Mimar) Kontrol amirine bağlıdır.
Bir kontrol şefinin sorumluluğundan birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Mühendisi : (Mühendis, Mimar) Kontrol şefine bağlıdır. Bir kontrol mühendisine birden fazla işin kontrollüğü verilebilir. Kontrol mühendisliği görevi idarece zorunlu görülen hallerde işveren makamının onayı ve kontrol görevlisi unvanı ile Teknikerlere de yaptırılabilir.
-
- Kontrol Yardımcısı: Gereksinime ve işin önemine göre Mühendis, Mimar. Tekniker ve Teknisyen olup kontrol mühendisine bağlıdır.
-
- Sürveyan: Teknisyen Okulu, Yapı ve Endüstri Meslek Liseleri, Yapı ve Sanat Enstitüleri mezunları sürveyan olarak denetimde görev yaparlar. ”
Hükmüne göre mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığından Kontrol Amiri olarak tarafına görev verilmesinin mümkün olmadığını, Dilekçe Eki: 1’de sunulan belgelerde de görüldüğü üzere Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi Kontrol Amiri olarak da herhangi bir görev tevdii edilmediğini, …’ın “mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediği, söz konusu sürecin inşaat kontrolörleri tarafından yürütüldüğü” iddiasının da gerçekçi olmadığını, zira sözü edilen Yönetmeliğin 7 nci maddesindeki; “Kontrol edilecek işe ait sözleşme dosyası örneği, işe başlama süresi içinde, proje, resim ve diğer evrak, işin gerektirdiği zamanlarda, dairesi tarafından kontrol örgütüne bir yazı ekinde gönderilir.” hükmü gereğince sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan kesin teminat mektubunun aslı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına, alındı belgesi ile birlikte teminat mektubunun fotokopisinin ise sözleşme dosyasıyla birlikte Kontrol Teşkilatına teslim edildiğini, söz konusu işe ait sözleşmenin 11. maddesinin teminata ilişkin hükümleri içermekte olup, sözleşmenin bir parçasından ziyade ana maddeleri arasında yer aldığını, kontrol amiri ve kontrol teşkilatında görevli personelin sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından değil, yönetim ve denetimi kendisine verilen islerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve is programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumlu olduklarını, kontrol amiri tarafından kontrol örgütü içerisinde yer alan personel arasında teknik uzmanlık alanları dışındaki diğer işlerin yürütülmesi için herhangi bir görev dağılımı yapılmamışsa, sadece inşaat kontrollerinin sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını, …’ın savunmasında yer alan bazı yazışmaların tarafından yapıldığı veya takip edildiği iddiasıyla şahsımı suçlamasının da doğru olmadığını, sözü edilen yazışmaların, kesin teminatın hükümsüz kalmış olduğu 01.04.2013 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olup, kesin teminatın hükümsüz kalmasına yapılan bu yazışmaların sebep olmadığını, aksine süresi dolan teminatın süresinin uzatılması, işin teminatsız kalmaması ve kesin kabul sürecinin mevzuata uygun olarak yapılmasına yönelik, yapılması zaruriyet arz eden yazışmalar olduğunu, bu yazışmaların bazılarında parafının veya imzasının bulunmasının ise İdarenin imza yönergesine göre kurum içi ve kurum dışı yazışmalarda izlenmesi gereken iş akışından dolayı olduğunu,
c. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …’nun ise sorguyu 06.12.2019 tarihinde almış olup, cevap vermediğini,
- Denetçi görüşünde ise;
“Sorumluların savunmalarından, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinden, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevleri nedeniyle … ve …'un görevleri arasında olduğunun anlaşıldığı,
Yapı Denetim Görevlisi olarak inşaat Mühendisi …, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri … bu dönemde görevli olmakla birlikte, yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını. Teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadıkları,
Teminat mektubunun süresi zamanında uzatılmış olsaydı, meydana gelen kamu zararının teminatla giderilmesinin mümkün olacağını, bu nedenle Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkamı … ile Şube Müdürü, daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı olan …’un kamu zararından sorumlu oldukları,
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda harcama yetkilisinin Ön plana çıktığı
Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin 5018 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre “... harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini ...” yürütmekle sorumlu olduğundan, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı,
Bu nedenle İlamın 18. maddesi ile tazminine hükmedilen … TL kamu zararının 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 56 inci maddesi hükmü gereğince, yargılamanın iadesi yolu ile (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan) …’a ortaklaşa ve müteselsilen ödettirilmesi uygun olacağı,”
Hususlarının ifade edildiğini,
Denetçi görüşünde; İdarenin resmi görevlendirme olurlarını ve Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümlerini hiçe sayarak, Kontrol Teşkilatında görevli olanların, sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını belirtmesinin, mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, zira sözü edilen Yönetmeliğin, yönetim ve denetim görevini birlikte düzenlediğini, "Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.” hükmünü ve "Kontrol mühendisi, kendisine verilen işleri, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, uygulama projelerine, fen ve sanat kurallarına ve iş programına uysun olarak yürütülüp süresinde bitirilmesini sağlamak için (aşağıda belirtilen işleri) kendisi çalışarak, işin büyüklük ve önemine göre emrine verilen kontrol yardımcıları, sürveyanlar ile diğer personelin hizmetlerinden de yararlanarak yapmakla görevli ve sorumludur” hükmünü dikkate almadığını, yukarıda da belirtildiği gibi teminat, sözleşme ve şartnamelerin ana unsuru olup, teminata ilişkin düzenlemeler sözleşmenin 11. maddede açıklandığını, işin yürütülmesi sürecinde dört kez iş artışı yapıldığını ve akabinde iki kez süre uzatımı verilerek sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 31.08.2011’den 10.06.2012 tarihine uzatıldığını, verilen bu süre uzatımıyla sözleşme yapılırken verilen kesin teminat mektubunun süresinin, teminat süresini karşılamada yetersiz kaldığını, Kontrol Teşkilatı ve yüklenicinin, iş artışı ve verilen süre uzatımıyla belirlenen yeni tarihe göre yeniden iş programı oluşturup, sözleşmenin 11. maddesi hükümlerine göre ek kesin teminat almaktan ve mevcut teminatın süresi için de gerekli tedbirleri almaktan sorumlu olduklarını, ayrıca Kontrol Teşkilatı tarafından düzenlenen ara hakedişlerde ödenen fiyat farkları için, geçici kabul noksanlıkları için ve iş artışından dolayı alınması gereken ek kesin teminat miktarı ve süresini belirleyerek alınmasından, mevcut teminatların bu şartları sağlayıp sağlamadığını kontrol ederek gerekli önlemleri almaktan da sorumlu olduklarını, şahsının hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevler nedeniyle sorumlu tutulmasının hiçbir dayanağı bulunmadığını, zira yukarıda da arz ettiği gibi söz konusu işin başlangıcından geçici kabul yapılarak tamamlanmasına kadar geçen süreç içerisinde işin yönetimi ve denetiminden sorumlu olarak kontrol örgütünde tarafına herhangi bir görev verilmediğini, Birimin Şube Müdürlüğü kadrosuna 03.07.2012 tarihli Tayin-Terfı Kararnamesi ile ataması yapılmış olup, mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığı için de Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümleri gereğince Kontrol Amiri olarak görevlendirilme yapılmasının mevzuat hükümlerine de aykırı olduğunu, Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi ayrıca Şube Müdürü olarak da söz konusu işin yönetimi ile ilgili herhangi bir görevlendirme de yapılmadığını, ... İnşaatı İşinin sözleşmesinin imzalanıp, 07.07.2008 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlanılmasından, geçici kabul yapılarak işin bitirilmesi, sözleşme hükümlerine göre geçici kabulden sonra kesin kabul için ön görülen 18 aylık sürenin tamamlanarak kesin kabul işlemlerinin başlatılması, … numaralı kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalması süreçlerinin tamamında Harcama Yetkilisi olarak herhangi bir görevi bulunmadığını, söz konusu teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra Personel Daire Başkanlığının 04.12.2014 tarihli Rektörlük Makamının onayları ile Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilmiş ve Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 15.12.2014 tarihli ve 779 sayılı yazısında belirtildiği gibi 15.12.2014 tarihinde göreve başladığını, dolayısıyla Harcama Yetkilisi olarak sorumluluğunun bu tarihten sonra başladığını, kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesi sürecinde görev aldığı için sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, zira kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığını, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılmasından kaynaklandığını,
- Sonuç olarak, Ek İlamla verilen tazmin hükmünün Kurulumuzca yapılacak inceleme sonucunda kaldırılması isteğini Kurulumuza iletmiştir.
(Temyiz talep eden her iki sorumlu için de geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle;
Adı geçenin (…) dilekçesinde; işin yürütülmesinden sorumlu kontrol personelinin tayin ve vefatı nedeniyle sadece …'ın kaldığı; ancak resmi bir görevlendirmenin olmadığı, Gerçekleştirme Görevlisi …'un görevlendirme yaparak kendisinden olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturması gerektiği halde bunu yapmadığı, bu nedenle mecburen Kontrol Amiri olarak görev yaptığı, bu durumda hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak kendi kendini kontrol etme gibi bir hukuksuz durumun oluştuğu, Şube Müdürü olarak görevli olan …'un teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerden sorumlu olduğu, ayrıca Kontrol Mühendislerini görevlendirmeyip kontrol yükümlülüğünü üzerine alması ve buna rağmen kesin kabulde işin sağlıklı olarak yapılmaması nedeniyle zararın oluştuğunu belirterek sorumluluğun …'a ait olduğu
Adı geçenin (…) dilekçesinde; Üniversite tarafından ilgili yüklenicinin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava edildiği, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü ve şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığı, firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubunun vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığı, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılması nedeniyle oluştuğunun dikkate alınması gerektiği, asıl sorumluların yapım işini kontrol etmekle yükümlü olan yapım işleri kontrol personeli olduğu, kendisinin kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra 15.12.2014 tarihinde göreve başladığı,
Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının (bozulmasının) talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya içeriğinin incelenmesi sonucunda; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve ... İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un olduğunun değerlendirildiği, şöyle ki her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığının görüleceği, Strateji Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu amir ve idareci olarak Daire İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığının ortada olduğu; açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının korunması gerektiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Önceki (17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızdan (2. maddesi), tazmin hükmü verilen konuyla ilgili süreçte;
-
İdare ile yüklenici … arasında düzenlenen 01.07.2008 tarihli ve 06149 yevmiye numaralı sözleşme kapsamında yapılan “… İşi”’nin 1150 takvim gününde 31.08.2011 tarihi itibarıyla bitmesi gerekirken, 101 günlük süre uzatımı ile 10.06.2012 tarihinde bittiği,
-
15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, teminat süresinin sözleşmenin 21. maddesinde geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlendiği, bu sürenin ise 15.02.2014 tarihine denk geldiği,
-
Sözleşmenin 11 inci maddesi gereği süre uzatımı nedeniyle işin sözleşme süresi uzadığı halde, ihtar yapılmasına gerek duyulmadan yüklenicinin teminat süresini uzatarak İdareye bildirmesi gerekirken sözleşme hükümlerine uymadığı, bunun üzerine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 26.06.2013 tarihli ve 449 sayılı yazısıyla süresi dolan teminatın yerine yenisinin talep edildiği ancak yüklenicinin sözleşmeye göre taahhüdünü yerine getirmediği, İdareye yazılı veya sözlü bir cevap vermediği, bunun üzerine 03.01.2014 tarihli ve 908 sayılı yazı ile Bankadan sürenin uzatılmasının istenildiği, bu talebin 14.01.2014 tarihli ve Ref:8 sayılı yazı ile Banka tarafından reddedildiği,
-
Bankanın red yazısında, teminat mektubu vadesinin 01.04.2013 tarihinde dolduğunun ifade edildiği,
-
Geçici kabulden sonra sözleşmenin 21. maddesinde belirtilen 18 aylık süre dolmasına rağmen yüklenicinin kesin kabul talebinde bulunmaması üzerine 11.04.2014 tarihli ve 224 sayılı yazı ile yüklenicinin kesin kabul için iş yerinde hazır bulunmasının istenildiği,
-
Yüklenicinin 27.06.2014 tarihli dilekçe ile İdareye başvurarak kesin kabul talebinde bulunması üzerine Kesin Kabul Komisyonunun oluşturulduğu, Komisyonun saptamış olduğu eksikleri 18.08.2014 tarihli ve 005479 sayılı yazı ile yükleniciye bildirdiği, söz konusu eksiklerin tamamı giderilmediğinden 01.09.2014 tarihli ve 554 sayılı yazı ile hukuki sürecin başlatılmasının talep edildiği ve bu kapsamda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde … D. İş nolu dosya içeriğinde bilirkişi oluşturularak yerinde tespit yaptırıldığı,
-
Geçen zaman zarfında bina dış cephesinde kullanılan alüminyum kompozit panel kaplamalarında oluşan deformasyonun tehlikeli boyuta ulaşması nedeniyle sorunun giderilmesi için Tıp Fakültesi Dekanlığınca Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına başvurulması üzerine gerekli onarımın yüklenici namına yaptırıldığı; ancak yüklenicinin teminatının süresinin dolması nedeniyle yaptırılan onarım bedelinin teminattan karşılanamadığı, bu nedenle de 16.11.2016 tarihli ve 7869 yevmiye nolu ödeme emri belgesi ile Üniversite bütçesinden ödendiği,
-
24.11.2016 tarihli ve 18779 sayılı yazı ile durumun Hukuk Müşavirliğine bildirildiği, Hukuk Müşavirliğinin de yüklenici hakkında … 1. İcra Dairesinde icra takibi başlattığı,
-
Yüklenicinin icraya itirazı üzerine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/274 Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davasının açıldığı
Anlaşılmakta olup, yargı sürecinin devam ettiği de görülmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde;
“Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların;
a) Yapım işlerinde; varsa eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı,
…
Yükleniciye iade edilir.”
Hükmüne yer verilirken, Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin “Kesin kabulde görülecek kusur ve noksanlar” başlıklı 12 inci maddesinde ise;
“…
komisyonca tespit olunan sürelerde kusur ve noksanlıklar yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idare, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatır.”
Denilmektedir.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa dayanılarak çıkartılan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki (anılan ihalenin yapıldığı tarihte yürürlükteki haliyle) Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Hatalı, kusurlu ve eksik işler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Yapı denetim görevlisi, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren delil ve işaretler gördüğü takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kesin kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklerin, hataların ve kusurların incelenmesi ve tespiti için gerekli görülen yerlerin kazılmasını ve/veya yıkılıp yeniden yapılmasını yükleniciye tebliğ eder. Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak tebliğe uymazsa, incelemeler yapı denetim görevlisince tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir. Bu gibi inceleme ve araştırmaların giderleri, işlerin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunun anlaşılması halinde yükleniciye ait olur. Aksi anlaşılırsa genel hükümlere göre işlem yapılır. Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veyahut teminatından kesilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre; yüklenici tespit edilen eksiklikleri gidermediği takdirde idare kendisinden yükümlülüklerini yerine getirmesini bir yazı ile ister, durumun yükleniciye tebliğinden sonra yüklenici hala yükümlülüklerini yerine getirmeye fiilen başlamamış veya başlayıp da belirlenen süre içinde işi bitirmediği takdirde idare, söz konusu işleri, bütün giderleri yükleniciye ait olmak üzere 4734 sayılı Kanundaki usullerden biri ile yaptırabilir.
Bahsi geçen iş sürecinde, anahtar teslim götürü bedel olarak yapılan sözleşmeye göre 1150 gün olarak tespit edilen iş süresi, 101 gün daha uzatılmış, 15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulü yapılmış ve sözleşmenin 21. maddesine göre teminat süresi geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlenmiş olduğundan 15.02.2014 tarihinde biten teminat süresi içerisinde; vadesi 01.04.2013 tarihinde dolan teminat mektubunun süresinin uzatılması işleminde; yüklenici bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş, İdare de tedbirli davranma (teminat mektubunun vadesi dolmadan banka nezdinde nakde çevrilmesi) hususunda geç kalmıştır. Dolayısıyla, daha sonra imalat kusurlarının yüklenici adına yaptırılması nedeniyle İdarenin bütçesinden yapılan zorunlu harcamanın, kesin teminat bedelinden karşılanması imkânı ortadan kalkmıştır.
Olayın bu yönleriyle gerek 100 sayılı (Asıl) İlamda gerekse de 214 sayılı Ek İlamda konunun esası yönünden yapılan açıklamalar doğrultusunda; zamanında tedbir alınmayarak imalat kusurlarının teminatsız kaldığı ve bunun sonucunda kesin kabul eksikliklerinin Üniversitenin bütçesinden yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
İhtilafa sebep olan asıl husus, sorumluluk tevcihi konusunda yaşanmış olup, 100 sayılı (Asıl) İlamda sadece kamu zararına konu olan ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine sorumluluk yüklenmiş, kendilerine sorumluluk yüklenen bu kişilerin ortaklaşa temyiz başvurusu üzerine verilen önceki Temyiz Kurulu Kararımızda ise; “100 sayılı (Asıl) İlamda yüklenicinin işe ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısıyla kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkların yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu, oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatması, bu amaçla gerekirse idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı” belirtilerek kamu zararının, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluşması nedeniyle söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespitine yönelik Dairesince yeniden bir değerlendirme yapılması istenmiştir.
Bunun üzerine, Dairesince, süreçte ismi yer alanlara Denetçi tarafından sorgu gönderilmesi sağlanmış, verilen cevaplar ve süreçle ilgili tüm yazışmalar detaylarıyla incelenerek kurulan illiyet bağı neticesinde 214 sayılı Ek İlam ile;
“…
Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın projesine ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinin, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin, Makine Mühendisi …’un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması neticesinde oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
…”
Hükmedilmiştir.
Bu defa sorumluluk yüklenen …, sorgu ve önceki temyiz aşamasındaki aynı gerekçelerle; … ise, …’un tek başına sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin gerekçelerle, Kurulumuz nezdinde müstakilen adlarına açılan dosyalarla temyiz talebinde bulunmakta iseler de; söz konusu dosyaların içeriğinin incelenmesi sonucunda; … İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un sebep olduğu değerlendirilmektedir. Şöyle ki; her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de; teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığı görülmektedir.
Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu itibarıyla 07.10.1983 tarihli ve 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesindeki genel görevleri kapsamında amir ve idareci olarak Daire Ek İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığı ortadadır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumluların temyiz dilekçelerindeki iddialarının reddedilerek 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 06.04.2022 tarih ve 51595 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye … ve Üye …:
Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıkları, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D. İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılmış ve bedeli zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödenmiştir.
Yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edildiği de anlaşılan kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup; kamu görevlilerinin herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinden söz edilemez.
Bu itibarla, İdarece gerçekleştirilen hukuki takibatla konuyla ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiği de göz önüne alınarak temyiz talebinde bulunan sorumluların dilekçelerindeki iddialarının kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Yapım işinde kesin teminat mektubunun süresinin dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması; buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılanması;
214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01.04.2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesiyle de aynı konu hakkında Harcama Yetkilisi (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin sorumlu olduklarına karar verilerek tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak (30165 ilam) sayılı Kararı (2. maddesi) ile; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için tazmin hükmünün BOZULARAK DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğuyla karar verilmiş, Sayıştay 2. Dairesi yeniden yaptığı yargılama sonucunda ise; teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi …'un ve Elektrik Teknikeri Levent …’ın sorumluluğu bulunmadığına; ...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan kamu zararından (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’un sorumlu olduğuna karar vererek aynı tutar için 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle işbu tazmin hükmünü vermiştir.}
Sorumlu (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …], temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu işin geçici kabulü yapıldıktan sonra işin kontrolü görevlendirme yapılan Kontrol Teşkilatı tarafından yapılmakta iken daha sonra Kontrol Teşkilatında görevli olan …’in hasta olmasına müteakip vefat etmesiyle neticelenmiş işin takibi konusunda ihmaller oluştuğunu, daha sonra yine kontrol teşkilatında görevli …’un tayin alması sonucunda işin kontrolünün tek olarak …’a kaldığını, …’ın savunmasında kontrollük hizmetlerinin Daire Başkanı (kendisi) ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük Makamının Olurları ile olduğunun belirtildiğini, beyanları doğru olmakla birlikte görevini yapıp teminatın takibini yapmamasına bir engel olmadığını, bu sorumluluğun kontrol olarak onun sorumluluğunda olduğunu, Kontrol Teşkilatında vefat ve tayinden dolayı oluşan boşlukta kendisine görevlendirme yapmasını söylediğimde işin takibini kendisinin yaptığını, …’ın da belirttiği gibi işin takibini daha önceden işin Kontrol Edeni olan … ve kendisinin yaptığını söyleyerek durumun kontrol altında olduğunu, işin denetiminde bir sıkıntı olmadığını belirttiğini, burada Gerçekleştirme Görevlisi olarak …’un görevlendirme yaparak kendisinden Olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturarak kendi onayına sunması gerekirken ne kontrollük görevlendirmesi yaptığını nede daha önce söylediği gibi işin takibini yaptığını, burada Harcama Yetkilisi olması sureti ile Kontrol Amiri görevinin ise tamamen Birimde bu görevi yapacak başka bir mühendis ya da mimarın Rektörlük Makamından olur vermeyişinden meydana geldiğini, görevlendirilmesinin ilgili mevzuattan kaynaklı olarak mecburiyetten Kontrol Amiri olarak kanunsuz olarak gerçekleştiğini, kendi kendini denetleme görevinin kendisine verildiğini, şöyle ki; işin yaptırılmasından sorumlu olan Kontrol Teşkilatının hem amiri olarak denetlemek hem de Harcama Yetkilisi olarak da Kontrol Amirini denetlemekle kendi kendini denetlemek durumunda kaldığını, öyle ki; Üniversite bünyesinde bulunan inşaatlar, atölyeler, araç işletme, araç bakım ve yakıt giderleri, doğalgaz giderleri, elektrik giderleri ve bunun gibi birçok kalemin tamamını Harcama Yetkilisi olarak denetlerken Şube Müdürü olarak görevli … ve Kontrol Teşkilatının teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerin denetiminde görevli olduklarını, daha sonraki dönemde görevden alınarak emekliye zorlanması ve 2016 yılında emekli olması neticesinde Kontrol Amirliğine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı biriminde Tekniker olarak çalışmaya başlayan daha sonra bir şekilde Şube Müdürü yapılan ve sonunda da yerine vekaleten Daire Başkanlığına görevlendirilen …’un Harcama Yetkilisi ve şartları sağlamamasına rağmen Kontrol Amiri olarak atanmış olup kendisi döneminde de ...nın kesin kabulünün yapılmayıp beklenmesi sonucunda binada rüzgar sonucunda yapısal hasarlar ortaya çıktığını ve bu hasarların müteahhit firmanın kusurlarından dolayı oluştuğu bildirilerek namı hesabına bu imalatların yaptırıldığını, bu imalatlar kesin kabul zamanı geldiğinde kontrol edilmiş olsaydı belki de bu hasarların olmayacağı gibi kontrol teşkilatının görevini eksik yapması ve Yine Şube Müdürü olarak görevli …’un Kontrol Teşkilatını görevlendirmesini olura sunmamasından ve kesin kabul zamanı gelen işin takibini yapmamasından dolayı oluştuğunu, kaldı ki Daire başkanlığı görevine getirildiğinde yine işle ilgilenmediğini; ancak şiddetli rüzgar etkisi ile Binada hasar oluşmasından sonra görevini yapmaya çalıştığını ve imalatların kusurlu olduğunu öne sürerek müteahhit firma namı hesabına yaptırmaya kalktığını, tüm bunların …’un yaptığı kanunsuz ve iş bilmezliklerinden yalnızca birisi olduğunu, kendisi hakkında devam eden benzer soruşturmalar bulunduğunu, sonuç olarak; 2011 yılında Rektör olarak göreve getirilen … ve yönetiminin Daire Başkanı olarak tüm yetkilerimi kısıtlaması ve daha sonra da pasifize edilmesi ve ardından da 2016 yılında görevden alınarak zorla emekli edilmesi neticesinde …’un Daire Başkanı edilerek hâlihazırda Kurumda çalışmakta olan mühendis ve mimarlar varken Kontrol Amiri olarak kendi kendini ataması sonucunda bu kamu zararının oluştuğunu Kurulumuza bildirmiştir.
Aynı ilam maddesinde (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü-Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyadaki temyiz dilekçesinde özetle; … Üniversitesi 2016 yılı hesabına ilişkin 100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesine konu edilen Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıklarının, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D.İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılıp, zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödemesi yapılan ve yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edilen kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup, şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığını bu nedenle hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiğini, işbu temyize konu Sayıştay Ek İlamında;
“Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın proje ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat süresinin takibinin, hem inşaat kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkam) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi ...'un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte ödettirilmesine”
Hükmedildiğini, bu hükme katılmadıklarını, bu aşamaya kadar gelen süreç incelendiğinde;
-
Öncelikle Sayıştay 2. Dairesinin 100 sayılı (Asıl İlamının 18. Maddesinde; . . . İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01. 04. 2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle İdarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalmasına bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle … TL kamu zararının Harcama Yetkilisi … ve Gerçekleştirme Görevlisi …'den tazmin edilmesine hükmedildiğini,
-
Bu hükme karşı düzenlenen 19. 06. 2018 tarihli dilekçe üzerine 6085 sayılı Kanun hükümlerine göre hazırlanan 44011 sayılı dosyanın Temyiz Kurulunda incelendiğini, yapılan yargılama sonucunda;
“Bu noktada ilam hükmüne bakıldığında; yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüştür. Kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur İdare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesi mevzuat gereğidir. Dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulması yerinde değildir.
Bu nedenle; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için 100 sayılı ilamın 18 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine”
Karar verildiğini,
-
Temyiz Kurulunca verilen bozma kararının, 2. Daire tarafından işleme alınarak 6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeniden yargılanmasına karar verildiğini,
-
Yeniden yargılama sürecinde teminat mektubunun kesin kabul yapılmadan hükümsüz kalmasında sorumlulukları bulunan kontrol örgütünde görevli Makine Müh. …, Elektrik Teknikeri … ile Daire Başkanı (Harcama Yetkilisi) ve Kontrol Amiri …’dan savunmalarının istendiğini,
a. …’un gönderdiği savunmasında özetle; Tıp Fakültesi Binası Kesin Kabul noksanlıklarının yapılması işinin, kesin teminat mektubunun süresi olan 01.04.2013 tarihinden önce yaptırılması gerektiğini, kendisinin … Üniversitesinden 06.09.2012 tarihinde ayrıldığını, 10.09.2012 tarihi itibariyle … Üniversitesinde göreve başladığını, kesin teminat süresinin bitmesinden önce görevden ayrıldığı için imalat kusurlarından haberi olmadığını, savunmasının kabul edilmesini arz ettiğini ifade ettiğini, yani …’un, iş artış kararları alındığında ve … tarihli ve … sayılı 84 gün ve … tarihli ve … sayılı 17 gün olmak üzere toplam 101 günlük süre uzatım kararları alındığında, bu kararlara göre son olarak belirlenen iş bitim tarihi olan 10.06.2012 tarihi ve geçici kabul tarihi olan 15.08.2012 tarihi itibarı ile halen … Üniversitesinde ve kontrol örgütündeki verilen görevine devam etmekte olduğunu,
b. …’ın gönderdiği savunmasında özetle; Kontrol Teşkilatının, başta Daire Başkanı (Kontrol Amiri) … ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük makamının olurları ile oluşturulduğunu, İnşaat Kontrol elemanı …’in 15.08.2012 geçici kabul işlemleri sonrası 14.03.2013 yılında vefat ettiğini, Makine Kontrol elemanı …’un kesin kabul işlemleri yapılmadan Üniversiteden ayrıldığını, işin kontrol görevlendirmesinin İdare tarafından yenilenmesi gerekirken 2013 yılı içerisinde yenilenmediğini, sürecin İdare tarafından görevlendirme yapılmadan …, Şube Müdürü … ve Daire Başkanı … tarafından sevk ve idare edilmeye çalışıldığını, Geçici Kabul Komisyonu tarafından 05.07.2012-31.07.2012 tarihleri arasında incelemelerin yapıldığını, kusurlu imalatların giderilmesi için 15 gün süre verildiğini, Elektrik Kontrol Teşkilatı olarak bu süre zarfında kusurlu görülen elektrik imalatlarının yükleniciye yaptırıldığını, mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediğini, söz konusu sürecin İnşaat Kontrolörleri tarafından yürütüldüğünü, kesin teminat tarihinin kesin kabulden önce dolduğunun yükleniciye İdare tarafından bildirildiğini, ancak firmadan cevap gelmediğinden, 7 ay sonra Bankaya teminat tarihini uzatmak amaçlı yazı yazıldığını ve bankadan ret cevabı geldiğini, söz konusu yazışmaları Şube Müdürü … ve Daire Başkanı …’nun sevk ve idare ettiğini, tüm bunlardan sonra kesin kabul yapılması için Şube Müdürü … ile İnşaat Teknikeri … tarafından işlem yapıldığını, Kesin Kabul Komisyonu tutanağının Şube Müdürü … tarafından yüklenici firmaya gönderildiğini, … ve … sayı ile Üniversitenin Hukuk Müşavirliğine gönderilen yazıda; “…. Asliye Hukuk Mahkemesinin tespiti ile Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 25 inci maddesine istinaden yüklenicinin namı hesabına 4734 sayılı Kanunun 22-d maddesine göre doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olup; yapılan onarmaların bedelinin yükleniciden tahsil edilmek üzere bütçenin 38.45.00.01.09.4.1,00.2.06.07.7.01 tertibinden ödenmiştir.” denilerek “söz konusu onarımlar için Başkanlıkça ödenen … TL’nin (KDV dahil) yüklenici …'den tahsil edilmesi”nin istendiğini, yazıda “yüklenicinin namı hesabına, doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olduğu” belirtmesine rağmen; bu tarihten sonra Daire Başkan Vekili …’un olurları ile oluşturulan Komisyon tarafından dış cephe kaplamalarında oluşan kusurların giderilmesi amaçlı piyasa fiyat araştırmasına çıkıldığı ve söz konusu imalat eksikliğinin bütçeden karşılanarak yapıldığını, sonuç olarak bahsedilen süreçle içerisinde yetkili kılındığı tüm işleri eksiksiz yaptığını, kesin teminat süresinin bitmesi ve eksiklerin yapılması ile ilgili İdarece tarafına havale edilmiş hiçbir belge ve bilgi olmadığını, savunmasının kabulünü arz ettiğini, ifade ettiğini, …’ın yapmış olduğu savunmada ileri sürdüğü iddiaların kendi sorumluluklarını başkalarına yıkmak için mevzuata ve hiçbir resmi belgeye dayanmayan, yersiz ve mesnetsiz iddialar olduğunu, zira işin başlangıcından itibaren geçici kabulü yapılarak tamamlandığı süreç içerisinde oluşturulan Kontrol Teşkilatı görevlendirmelerinin hiçbirisinin Şube Müdürü olarak tarafından yapılmadığını (Dilekçe Eki: 1), yeni bir görevlendirme yapılıncaya kadar önceki yapılan görevlendirmeler geçerliliğini korumakla birlikte, 05.09.1979 tarihli ve 16745 ayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliğinin, “Kontrol Amiri” başlıklı 8 inci maddesinde görev, yetki ve sorumluluğunun;
“8.1. Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.
-
- Kontrol mühendisliğince düzenlenecek, röleve, ataşman defteri, plankote, proje, hesap, tutanak, şantiye defteri ve işin yürütülmesi için gerekli diğer evrakın zamanında ve usulüne uygun olarak hazırlanmasını ve kontrollük hizmetinde çalışanların görevlerini eksiksiz olarak yapmalarını titizlikle izler. Bu evrakı kontrol ettiği tarihleri yazarak imzalar.
-
- Kontrol şef ve kontrol mühendislerinin süreli veya süresiz ayrılışlarında; işin yürütülmesini aksatmamak için gerekli önlemleri alır.
-
- Yukarıdaki fıkralarda sayılmayan; sözleşme ve şartnameler gereği işin iyi bir şekilde yürütülmesi ve bitirilmesi için gerekli her türlü önlemi alır, aldırır, kontrol şef ve kontrol mühendislerine gereken direktifleri verir. ”
Şeklinde açıklandığını, bu hüküm gereğince yeni bir görevlendirme yapma yetkisi yönetimi ve denetiminin kendisine verilen kontrol amirinin ve kontrol örgütünün görevleri arasında sayıldığını, aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki;
“Kontrol şenel adı altında yönetim ve denetim yapan görevliler, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin ilgili hükümlerine uygun olarak ve aşağıda yazılı sıraya göre birbirlerinin emir denetim ve gözetimi altında görevlerini yürütürler.
-
- İşveren Makam: İşin ihalesine karar veren makam veya yetkili kıldığı vekilidir.
-
- Kontrol Amiri: (Mühendis, Mimar) Kontrol amirliği işin idari ve teknik ilişki durumuna göre idarelerin aşağıda yazılı mühendis veya mimarları tarafından yapılır.
Kontrol amiri her iş için yetkili makamın yazılı emri veya onayı ile belirlenir ve görevlendirilir.
■ Bölge Müdürleri veya Başmüdürleri
■ İllerde (Teknik) Şube Müdürleri
■ İnşaat Müdürleri
■ Fen İşleri Müdürleri
■ Başmühendisler veya Servis Şefleri
■ İşin özelliğine göre doğrudan doğruya idareye bağlı olarak görevlendirilen Kontrol Amirleri.
Bir kontrol amirinin sorumluluğunda birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Şefi: (Mühendis. Mimar) Kontrol amirine bağlıdır.
Bir kontrol şefinin sorumluluğundan birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Mühendisi : (Mühendis, Mimar) Kontrol şefine bağlıdır. Bir kontrol mühendisine birden fazla işin kontrollüğü verilebilir. Kontrol mühendisliği görevi idarece zorunlu görülen hallerde işveren makamının onayı ve kontrol görevlisi unvanı ile Teknikerlere de yaptırılabilir.
-
- Kontrol Yardımcısı: Gereksinime ve işin önemine göre Mühendis, Mimar. Tekniker ve Teknisyen olup kontrol mühendisine bağlıdır.
-
- Sürveyan: Teknisyen Okulu, Yapı ve Endüstri Meslek Liseleri, Yapı ve Sanat Enstitüleri mezunları sürveyan olarak denetimde görev yaparlar. ”
Hükmüne göre mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığından Kontrol Amiri olarak tarafına görev verilmesinin mümkün olmadığını, Dilekçe Eki: 1’de sunulan belgelerde de görüldüğü üzere Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi Kontrol Amiri olarak da herhangi bir görev tevdii edilmediğini, …’ın “mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediği, söz konusu sürecin inşaat kontrolörleri tarafından yürütüldüğü” iddiasının da gerçekçi olmadığını, zira sözü edilen Yönetmeliğin 7 nci maddesindeki; “Kontrol edilecek işe ait sözleşme dosyası örneği, işe başlama süresi içinde, proje, resim ve diğer evrak, işin gerektirdiği zamanlarda, dairesi tarafından kontrol örgütüne bir yazı ekinde gönderilir.” hükmü gereğince sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan kesin teminat mektubunun aslı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına, alındı belgesi ile birlikte teminat mektubunun fotokopisinin ise sözleşme dosyasıyla birlikte Kontrol Teşkilatına teslim edildiğini, söz konusu işe ait sözleşmenin 11. maddesinin teminata ilişkin hükümleri içermekte olup, sözleşmenin bir parçasından ziyade ana maddeleri arasında yer aldığını, kontrol amiri ve kontrol teşkilatında görevli personelin sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından değil, yönetim ve denetimi kendisine verilen islerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve is programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumlu olduklarını, kontrol amiri tarafından kontrol örgütü içerisinde yer alan personel arasında teknik uzmanlık alanları dışındaki diğer işlerin yürütülmesi için herhangi bir görev dağılımı yapılmamışsa, sadece inşaat kontrollerinin sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını, …’ın savunmasında yer alan bazı yazışmaların tarafından yapıldığı veya takip edildiği iddiasıyla şahsımı suçlamasının da doğru olmadığını, sözü edilen yazışmaların, kesin teminatın hükümsüz kalmış olduğu 01.04.2013 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olup, kesin teminatın hükümsüz kalmasına yapılan bu yazışmaların sebep olmadığını, aksine süresi dolan teminatın süresinin uzatılması, işin teminatsız kalmaması ve kesin kabul sürecinin mevzuata uygun olarak yapılmasına yönelik, yapılması zaruriyet arz eden yazışmalar olduğunu, bu yazışmaların bazılarında parafının veya imzasının bulunmasının ise İdarenin imza yönergesine göre kurum içi ve kurum dışı yazışmalarda izlenmesi gereken iş akışından dolayı olduğunu,
c. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …’nun ise sorguyu 06.12.2019 tarihinde almış olup, cevap vermediğini,
- Denetçi görüşünde ise;
“Sorumluların savunmalarından, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinden, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevleri nedeniyle … ve …'un görevleri arasında olduğunun anlaşıldığı,
Yapı Denetim Görevlisi olarak inşaat Mühendisi …, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri … bu dönemde görevli olmakla birlikte, yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını. Teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadıkları,
Teminat mektubunun süresi zamanında uzatılmış olsaydı, meydana gelen kamu zararının teminatla giderilmesinin mümkün olacağını, bu nedenle Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkamı … ile Şube Müdürü, daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı olan …’un kamu zararından sorumlu oldukları,
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda harcama yetkilisinin Ön plana çıktığı
Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin 5018 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre “... harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini ...” yürütmekle sorumlu olduğundan, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı,
Bu nedenle İlamın 18. maddesi ile tazminine hükmedilen … TL kamu zararının 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 56 inci maddesi hükmü gereğince, yargılamanın iadesi yolu ile (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan) …’a ortaklaşa ve müteselsilen ödettirilmesi uygun olacağı,”
Hususlarının ifade edildiğini,
Denetçi görüşünde; İdarenin resmi görevlendirme olurlarını ve Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümlerini hiçe sayarak, Kontrol Teşkilatında görevli olanların, sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını belirtmesinin, mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, zira sözü edilen Yönetmeliğin, yönetim ve denetim görevini birlikte düzenlediğini, "Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.” hükmünü ve "Kontrol mühendisi, kendisine verilen işleri, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, uygulama projelerine, fen ve sanat kurallarına ve iş programına uysun olarak yürütülüp süresinde bitirilmesini sağlamak için (aşağıda belirtilen işleri) kendisi çalışarak, işin büyüklük ve önemine göre emrine verilen kontrol yardımcıları, sürveyanlar ile diğer personelin hizmetlerinden de yararlanarak yapmakla görevli ve sorumludur” hükmünü dikkate almadığını, yukarıda da belirtildiği gibi teminat, sözleşme ve şartnamelerin ana unsuru olup, teminata ilişkin düzenlemeler sözleşmenin 11. maddede açıklandığını, işin yürütülmesi sürecinde dört kez iş artışı yapıldığını ve akabinde iki kez süre uzatımı verilerek sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 31.08.2011’den 10.06.2012 tarihine uzatıldığını, verilen bu süre uzatımıyla sözleşme yapılırken verilen kesin teminat mektubunun süresinin, teminat süresini karşılamada yetersiz kaldığını, Kontrol Teşkilatı ve yüklenicinin, iş artışı ve verilen süre uzatımıyla belirlenen yeni tarihe göre yeniden iş programı oluşturup, sözleşmenin 11. maddesi hükümlerine göre ek kesin teminat almaktan ve mevcut teminatın süresi için de gerekli tedbirleri almaktan sorumlu olduklarını, ayrıca Kontrol Teşkilatı tarafından düzenlenen ara hakedişlerde ödenen fiyat farkları için, geçici kabul noksanlıkları için ve iş artışından dolayı alınması gereken ek kesin teminat miktarı ve süresini belirleyerek alınmasından, mevcut teminatların bu şartları sağlayıp sağlamadığını kontrol ederek gerekli önlemleri almaktan da sorumlu olduklarını, şahsının hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevler nedeniyle sorumlu tutulmasının hiçbir dayanağı bulunmadığını, zira yukarıda da arz ettiği gibi söz konusu işin başlangıcından geçici kabul yapılarak tamamlanmasına kadar geçen süreç içerisinde işin yönetimi ve denetiminden sorumlu olarak kontrol örgütünde tarafına herhangi bir görev verilmediğini, Birimin Şube Müdürlüğü kadrosuna 03.07.2012 tarihli Tayin-Terfı Kararnamesi ile ataması yapılmış olup, mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığı için de Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümleri gereğince Kontrol Amiri olarak görevlendirilme yapılmasının mevzuat hükümlerine de aykırı olduğunu, Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi ayrıca Şube Müdürü olarak da söz konusu işin yönetimi ile ilgili herhangi bir görevlendirme de yapılmadığını, ... İnşaatı İşinin sözleşmesinin imzalanıp, 07.07.2008 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlanılmasından, geçici kabul yapılarak işin bitirilmesi, sözleşme hükümlerine göre geçici kabulden sonra kesin kabul için ön görülen 18 aylık sürenin tamamlanarak kesin kabul işlemlerinin başlatılması, … numaralı kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalması süreçlerinin tamamında Harcama Yetkilisi olarak herhangi bir görevi bulunmadığını, söz konusu teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra Personel Daire Başkanlığının 04.12.2014 tarihli Rektörlük Makamının onayları ile Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilmiş ve Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 15.12.2014 tarihli ve 779 sayılı yazısında belirtildiği gibi 15.12.2014 tarihinde göreve başladığını, dolayısıyla Harcama Yetkilisi olarak sorumluluğunun bu tarihten sonra başladığını, kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesi sürecinde görev aldığı için sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, zira kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığını, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılmasından kaynaklandığını,
- Sonuç olarak, Ek İlamla verilen tazmin hükmünün Kurulumuzca yapılacak inceleme sonucunda kaldırılması isteğini Kurulumuza iletmiştir.
(Temyiz talep eden her iki sorumlu için de geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle;
Adı geçenin (…) dilekçesinde; işin yürütülmesinden sorumlu kontrol personelinin tayin ve vefatı nedeniyle sadece …'ın kaldığı; ancak resmi bir görevlendirmenin olmadığı, Gerçekleştirme Görevlisi …'un görevlendirme yaparak kendisinden olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturması gerektiği halde bunu yapmadığı, bu nedenle mecburen Kontrol Amiri olarak görev yaptığı, bu durumda hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak kendi kendini kontrol etme gibi bir hukuksuz durumun oluştuğu, Şube Müdürü olarak görevli olan …'un teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerden sorumlu olduğu, ayrıca Kontrol Mühendislerini görevlendirmeyip kontrol yükümlülüğünü üzerine alması ve buna rağmen kesin kabulde işin sağlıklı olarak yapılmaması nedeniyle zararın oluştuğunu belirterek sorumluluğun …'a ait olduğu
Adı geçenin (…) dilekçesinde; Üniversite tarafından ilgili yüklenicinin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava edildiği, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü ve şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığı, firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubunun vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığı, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılması nedeniyle oluştuğunun dikkate alınması gerektiği, asıl sorumluların yapım işini kontrol etmekle yükümlü olan yapım işleri kontrol personeli olduğu, kendisinin kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra 15.12.2014 tarihinde göreve başladığı,
Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının (bozulmasının) talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya içeriğinin incelenmesi sonucunda; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve ... İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un olduğunun değerlendirildiği, şöyle ki her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığının görüleceği, Strateji Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu amir ve idareci olarak Daire İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığının ortada olduğu; açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının korunması gerektiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Önceki (17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızdan (2. maddesi), tazmin hükmü verilen konuyla ilgili süreçte;
-
İdare ile yüklenici … arasında düzenlenen 01.07.2008 tarihli ve 06149 yevmiye numaralı sözleşme kapsamında yapılan “… İşi”’nin 1150 takvim gününde 31.08.2011 tarihi itibarıyla bitmesi gerekirken, 101 günlük süre uzatımı ile 10.06.2012 tarihinde bittiği,
-
15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, teminat süresinin sözleşmenin 21. maddesinde geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlendiği, bu sürenin ise 15.02.2014 tarihine denk geldiği,
-
Sözleşmenin 11 inci maddesi gereği süre uzatımı nedeniyle işin sözleşme süresi uzadığı halde, ihtar yapılmasına gerek duyulmadan yüklenicinin teminat süresini uzatarak İdareye bildirmesi gerekirken sözleşme hükümlerine uymadığı, bunun üzerine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 26.06.2013 tarihli ve 449 sayılı yazısıyla süresi dolan teminatın yerine yenisinin talep edildiği ancak yüklenicinin sözleşmeye göre taahhüdünü yerine getirmediği, İdareye yazılı veya sözlü bir cevap vermediği, bunun üzerine 03.01.2014 tarihli ve 908 sayılı yazı ile Bankadan sürenin uzatılmasının istenildiği, bu talebin 14.01.2014 tarihli ve Ref:8 sayılı yazı ile Banka tarafından reddedildiği,
-
Bankanın red yazısında, teminat mektubu vadesinin 01.04.2013 tarihinde dolduğunun ifade edildiği,
-
Geçici kabulden sonra sözleşmenin 21. maddesinde belirtilen 18 aylık süre dolmasına rağmen yüklenicinin kesin kabul talebinde bulunmaması üzerine 11.04.2014 tarihli ve 224 sayılı yazı ile yüklenicinin kesin kabul için iş yerinde hazır bulunmasının istenildiği,
-
Yüklenicinin 27.06.2014 tarihli dilekçe ile İdareye başvurarak kesin kabul talebinde bulunması üzerine Kesin Kabul Komisyonunun oluşturulduğu, Komisyonun saptamış olduğu eksikleri 18.08.2014 tarihli ve 005479 sayılı yazı ile yükleniciye bildirdiği, söz konusu eksiklerin tamamı giderilmediğinden 01.09.2014 tarihli ve 554 sayılı yazı ile hukuki sürecin başlatılmasının talep edildiği ve bu kapsamda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde … D. İş nolu dosya içeriğinde bilirkişi oluşturularak yerinde tespit yaptırıldığı,
-
Geçen zaman zarfında bina dış cephesinde kullanılan alüminyum kompozit panel kaplamalarında oluşan deformasyonun tehlikeli boyuta ulaşması nedeniyle sorunun giderilmesi için Tıp Fakültesi Dekanlığınca Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına başvurulması üzerine gerekli onarımın yüklenici namına yaptırıldığı; ancak yüklenicinin teminatının süresinin dolması nedeniyle yaptırılan onarım bedelinin teminattan karşılanamadığı, bu nedenle de 16.11.2016 tarihli ve 7869 yevmiye nolu ödeme emri belgesi ile Üniversite bütçesinden ödendiği,
-
24.11.2016 tarihli ve 18779 sayılı yazı ile durumun Hukuk Müşavirliğine bildirildiği, Hukuk Müşavirliğinin de yüklenici hakkında … 1. İcra Dairesinde icra takibi başlattığı,
-
Yüklenicinin icraya itirazı üzerine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/274 Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davasının açıldığı
Anlaşılmakta olup, yargı sürecinin devam ettiği de görülmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde;
“Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların;
a) Yapım işlerinde; varsa eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı,
…
Yükleniciye iade edilir.”
Hükmüne yer verilirken, Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin “Kesin kabulde görülecek kusur ve noksanlar” başlıklı 12 inci maddesinde ise;
“…
komisyonca tespit olunan sürelerde kusur ve noksanlıklar yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idare, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatır.”
Denilmektedir.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa dayanılarak çıkartılan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki (anılan ihalenin yapıldığı tarihte yürürlükteki haliyle) Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Hatalı, kusurlu ve eksik işler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Yapı denetim görevlisi, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren delil ve işaretler gördüğü takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kesin kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklerin, hataların ve kusurların incelenmesi ve tespiti için gerekli görülen yerlerin kazılmasını ve/veya yıkılıp yeniden yapılmasını yükleniciye tebliğ eder. Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak tebliğe uymazsa, incelemeler yapı denetim görevlisince tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir. Bu gibi inceleme ve araştırmaların giderleri, işlerin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunun anlaşılması halinde yükleniciye ait olur. Aksi anlaşılırsa genel hükümlere göre işlem yapılır. Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veyahut teminatından kesilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre; yüklenici tespit edilen eksiklikleri gidermediği takdirde idare kendisinden yükümlülüklerini yerine getirmesini bir yazı ile ister, durumun yükleniciye tebliğinden sonra yüklenici hala yükümlülüklerini yerine getirmeye fiilen başlamamış veya başlayıp da belirlenen süre içinde işi bitirmediği takdirde idare, söz konusu işleri, bütün giderleri yükleniciye ait olmak üzere 4734 sayılı Kanundaki usullerden biri ile yaptırabilir.
Bahsi geçen iş sürecinde, anahtar teslim götürü bedel olarak yapılan sözleşmeye göre 1150 gün olarak tespit edilen iş süresi, 101 gün daha uzatılmış, 15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulü yapılmış ve sözleşmenin 21. maddesine göre teminat süresi geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlenmiş olduğundan 15.02.2014 tarihinde biten teminat süresi içerisinde; vadesi 01.04.2013 tarihinde dolan teminat mektubunun süresinin uzatılması işleminde; yüklenici bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş, İdare de tedbirli davranma (teminat mektubunun vadesi dolmadan banka nezdinde nakde çevrilmesi) hususunda geç kalmıştır. Dolayısıyla, daha sonra imalat kusurlarının yüklenici adına yaptırılması nedeniyle İdarenin bütçesinden yapılan zorunlu harcamanın, kesin teminat bedelinden karşılanması imkânı ortadan kalkmıştır.
Olayın bu yönleriyle gerek 100 sayılı (Asıl) İlamda gerekse de 214 sayılı Ek İlamda konunun esası yönünden yapılan açıklamalar doğrultusunda; zamanında tedbir alınmayarak imalat kusurlarının teminatsız kaldığı ve bunun sonucunda kesin kabul eksikliklerinin Üniversitenin bütçesinden yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
İhtilafa sebep olan asıl husus, sorumluluk tevcihi konusunda yaşanmış olup, 100 sayılı (Asıl) İlamda sadece kamu zararına konu olan ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine sorumluluk yüklenmiş, kendilerine sorumluluk yüklenen bu kişilerin ortaklaşa temyiz başvurusu üzerine verilen önceki Temyiz Kurulu Kararımızda ise; “100 sayılı (Asıl) İlamda yüklenicinin işe ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısıyla kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkların yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu, oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatması, bu amaçla gerekirse idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı” belirtilerek kamu zararının, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluşması nedeniyle söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespitine yönelik Dairesince yeniden bir değerlendirme yapılması istenmiştir.
Bunun üzerine, Dairesince, süreçte ismi yer alanlara Denetçi tarafından sorgu gönderilmesi sağlanmış, verilen cevaplar ve süreçle ilgili tüm yazışmalar detaylarıyla incelenerek kurulan illiyet bağı neticesinde 214 sayılı Ek İlam ile;
“…
Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın projesine ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinin, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin, Makine Mühendisi …’un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması neticesinde oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
…”
Hükmedilmiştir.
Bu defa sorumluluk yüklenen …, sorgu ve önceki temyiz aşamasındaki aynı gerekçelerle; … ise, …’un tek başına sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin gerekçelerle, Kurulumuz nezdinde müstakilen adlarına açılan dosyalarla temyiz talebinde bulunmakta iseler de; söz konusu dosyaların içeriğinin incelenmesi sonucunda; … İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un sebep olduğu değerlendirilmektedir. Şöyle ki; her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de; teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığı görülmektedir.
Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu itibarıyla 07.10.1983 tarihli ve 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesindeki genel görevleri kapsamında amir ve idareci olarak Daire Ek İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığı ortadadır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumluların temyiz dilekçelerindeki iddialarının reddedilerek 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 06.04.2022 tarih ve 51595 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye … ve Üye …:
Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıkları, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D. İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılmış ve bedeli zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödenmiştir.
Yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edildiği de anlaşılan kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup; kamu görevlilerinin herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinden söz edilemez.
Bu itibarla, İdarece gerçekleştirilen hukuki takibatla konuyla ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiği de göz önüne alınarak temyiz talebinde bulunan sorumluların dilekçelerindeki iddialarının kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Yapım işinde kesin teminat mektubunun süresinin dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması; buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılanması;
214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01.04.2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesiyle de aynı konu hakkında Harcama Yetkilisi (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin sorumlu olduklarına karar verilerek tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak (30165 ilam) sayılı Kararı (2. maddesi) ile; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için tazmin hükmünün BOZULARAK DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğuyla karar verilmiş, Sayıştay 2. Dairesi yeniden yaptığı yargılama sonucunda ise; teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi …'un ve Elektrik Teknikeri Levent …’ın sorumluluğu bulunmadığına; ...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan kamu zararından (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’un sorumlu olduğuna karar vererek aynı tutar için 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle işbu tazmin hükmünü vermiştir.}
Sorumlu (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …], temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu işin geçici kabulü yapıldıktan sonra işin kontrolü görevlendirme yapılan Kontrol Teşkilatı tarafından yapılmakta iken daha sonra Kontrol Teşkilatında görevli olan …’in hasta olmasına müteakip vefat etmesiyle neticelenmiş işin takibi konusunda ihmaller oluştuğunu, daha sonra yine kontrol teşkilatında görevli …’un tayin alması sonucunda işin kontrolünün tek olarak …’a kaldığını, …’ın savunmasında kontrollük hizmetlerinin Daire Başkanı (kendisi) ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük Makamının Olurları ile olduğunun belirtildiğini, beyanları doğru olmakla birlikte görevini yapıp teminatın takibini yapmamasına bir engel olmadığını, bu sorumluluğun kontrol olarak onun sorumluluğunda olduğunu, Kontrol Teşkilatında vefat ve tayinden dolayı oluşan boşlukta kendisine görevlendirme yapmasını söylediğimde işin takibini kendisinin yaptığını, …’ın da belirttiği gibi işin takibini daha önceden işin Kontrol Edeni olan … ve kendisinin yaptığını söyleyerek durumun kontrol altında olduğunu, işin denetiminde bir sıkıntı olmadığını belirttiğini, burada Gerçekleştirme Görevlisi olarak …’un görevlendirme yaparak kendisinden Olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturarak kendi onayına sunması gerekirken ne kontrollük görevlendirmesi yaptığını nede daha önce söylediği gibi işin takibini yaptığını, burada Harcama Yetkilisi olması sureti ile Kontrol Amiri görevinin ise tamamen Birimde bu görevi yapacak başka bir mühendis ya da mimarın Rektörlük Makamından olur vermeyişinden meydana geldiğini, görevlendirilmesinin ilgili mevzuattan kaynaklı olarak mecburiyetten Kontrol Amiri olarak kanunsuz olarak gerçekleştiğini, kendi kendini denetleme görevinin kendisine verildiğini, şöyle ki; işin yaptırılmasından sorumlu olan Kontrol Teşkilatının hem amiri olarak denetlemek hem de Harcama Yetkilisi olarak da Kontrol Amirini denetlemekle kendi kendini denetlemek durumunda kaldığını, öyle ki; Üniversite bünyesinde bulunan inşaatlar, atölyeler, araç işletme, araç bakım ve yakıt giderleri, doğalgaz giderleri, elektrik giderleri ve bunun gibi birçok kalemin tamamını Harcama Yetkilisi olarak denetlerken Şube Müdürü olarak görevli … ve Kontrol Teşkilatının teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerin denetiminde görevli olduklarını, daha sonraki dönemde görevden alınarak emekliye zorlanması ve 2016 yılında emekli olması neticesinde Kontrol Amirliğine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı biriminde Tekniker olarak çalışmaya başlayan daha sonra bir şekilde Şube Müdürü yapılan ve sonunda da yerine vekaleten Daire Başkanlığına görevlendirilen …’un Harcama Yetkilisi ve şartları sağlamamasına rağmen Kontrol Amiri olarak atanmış olup kendisi döneminde de ...nın kesin kabulünün yapılmayıp beklenmesi sonucunda binada rüzgar sonucunda yapısal hasarlar ortaya çıktığını ve bu hasarların müteahhit firmanın kusurlarından dolayı oluştuğu bildirilerek namı hesabına bu imalatların yaptırıldığını, bu imalatlar kesin kabul zamanı geldiğinde kontrol edilmiş olsaydı belki de bu hasarların olmayacağı gibi kontrol teşkilatının görevini eksik yapması ve Yine Şube Müdürü olarak görevli …’un Kontrol Teşkilatını görevlendirmesini olura sunmamasından ve kesin kabul zamanı gelen işin takibini yapmamasından dolayı oluştuğunu, kaldı ki Daire başkanlığı görevine getirildiğinde yine işle ilgilenmediğini; ancak şiddetli rüzgar etkisi ile Binada hasar oluşmasından sonra görevini yapmaya çalıştığını ve imalatların kusurlu olduğunu öne sürerek müteahhit firma namı hesabına yaptırmaya kalktığını, tüm bunların …’un yaptığı kanunsuz ve iş bilmezliklerinden yalnızca birisi olduğunu, kendisi hakkında devam eden benzer soruşturmalar bulunduğunu, sonuç olarak; 2011 yılında Rektör olarak göreve getirilen … ve yönetiminin Daire Başkanı olarak tüm yetkilerimi kısıtlaması ve daha sonra da pasifize edilmesi ve ardından da 2016 yılında görevden alınarak zorla emekli edilmesi neticesinde …’un Daire Başkanı edilerek hâlihazırda Kurumda çalışmakta olan mühendis ve mimarlar varken Kontrol Amiri olarak kendi kendini ataması sonucunda bu kamu zararının oluştuğunu Kurulumuza bildirmiştir.
Aynı ilam maddesinde (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü-Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyadaki temyiz dilekçesinde özetle; … Üniversitesi 2016 yılı hesabına ilişkin 100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesine konu edilen Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıklarının, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D.İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılıp, zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödemesi yapılan ve yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edilen kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup, şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığını bu nedenle hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiğini, işbu temyize konu Sayıştay Ek İlamında;
“Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın proje ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat süresinin takibinin, hem inşaat kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkam) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi ...'un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte ödettirilmesine”
Hükmedildiğini, bu hükme katılmadıklarını, bu aşamaya kadar gelen süreç incelendiğinde;
-
Öncelikle Sayıştay 2. Dairesinin 100 sayılı (Asıl İlamının 18. Maddesinde; . . . İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01. 04. 2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle İdarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalmasına bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle … TL kamu zararının Harcama Yetkilisi … ve Gerçekleştirme Görevlisi …'den tazmin edilmesine hükmedildiğini,
-
Bu hükme karşı düzenlenen 19. 06. 2018 tarihli dilekçe üzerine 6085 sayılı Kanun hükümlerine göre hazırlanan 44011 sayılı dosyanın Temyiz Kurulunda incelendiğini, yapılan yargılama sonucunda;
“Bu noktada ilam hükmüne bakıldığında; yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüştür. Kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur İdare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesi mevzuat gereğidir. Dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulması yerinde değildir.
Bu nedenle; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için 100 sayılı ilamın 18 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine”
Karar verildiğini,
-
Temyiz Kurulunca verilen bozma kararının, 2. Daire tarafından işleme alınarak 6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeniden yargılanmasına karar verildiğini,
-
Yeniden yargılama sürecinde teminat mektubunun kesin kabul yapılmadan hükümsüz kalmasında sorumlulukları bulunan kontrol örgütünde görevli Makine Müh. …, Elektrik Teknikeri … ile Daire Başkanı (Harcama Yetkilisi) ve Kontrol Amiri …’dan savunmalarının istendiğini,
a. …’un gönderdiği savunmasında özetle; Tıp Fakültesi Binası Kesin Kabul noksanlıklarının yapılması işinin, kesin teminat mektubunun süresi olan 01.04.2013 tarihinden önce yaptırılması gerektiğini, kendisinin … Üniversitesinden 06.09.2012 tarihinde ayrıldığını, 10.09.2012 tarihi itibariyle … Üniversitesinde göreve başladığını, kesin teminat süresinin bitmesinden önce görevden ayrıldığı için imalat kusurlarından haberi olmadığını, savunmasının kabul edilmesini arz ettiğini ifade ettiğini, yani …’un, iş artış kararları alındığında ve … tarihli ve … sayılı 84 gün ve … tarihli ve … sayılı 17 gün olmak üzere toplam 101 günlük süre uzatım kararları alındığında, bu kararlara göre son olarak belirlenen iş bitim tarihi olan 10.06.2012 tarihi ve geçici kabul tarihi olan 15.08.2012 tarihi itibarı ile halen … Üniversitesinde ve kontrol örgütündeki verilen görevine devam etmekte olduğunu,
b. …’ın gönderdiği savunmasında özetle; Kontrol Teşkilatının, başta Daire Başkanı (Kontrol Amiri) … ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük makamının olurları ile oluşturulduğunu, İnşaat Kontrol elemanı …’in 15.08.2012 geçici kabul işlemleri sonrası 14.03.2013 yılında vefat ettiğini, Makine Kontrol elemanı …’un kesin kabul işlemleri yapılmadan Üniversiteden ayrıldığını, işin kontrol görevlendirmesinin İdare tarafından yenilenmesi gerekirken 2013 yılı içerisinde yenilenmediğini, sürecin İdare tarafından görevlendirme yapılmadan …, Şube Müdürü … ve Daire Başkanı … tarafından sevk ve idare edilmeye çalışıldığını, Geçici Kabul Komisyonu tarafından 05.07.2012-31.07.2012 tarihleri arasında incelemelerin yapıldığını, kusurlu imalatların giderilmesi için 15 gün süre verildiğini, Elektrik Kontrol Teşkilatı olarak bu süre zarfında kusurlu görülen elektrik imalatlarının yükleniciye yaptırıldığını, mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediğini, söz konusu sürecin İnşaat Kontrolörleri tarafından yürütüldüğünü, kesin teminat tarihinin kesin kabulden önce dolduğunun yükleniciye İdare tarafından bildirildiğini, ancak firmadan cevap gelmediğinden, 7 ay sonra Bankaya teminat tarihini uzatmak amaçlı yazı yazıldığını ve bankadan ret cevabı geldiğini, söz konusu yazışmaları Şube Müdürü … ve Daire Başkanı …’nun sevk ve idare ettiğini, tüm bunlardan sonra kesin kabul yapılması için Şube Müdürü … ile İnşaat Teknikeri … tarafından işlem yapıldığını, Kesin Kabul Komisyonu tutanağının Şube Müdürü … tarafından yüklenici firmaya gönderildiğini, … ve … sayı ile Üniversitenin Hukuk Müşavirliğine gönderilen yazıda; “…. Asliye Hukuk Mahkemesinin tespiti ile Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 25 inci maddesine istinaden yüklenicinin namı hesabına 4734 sayılı Kanunun 22-d maddesine göre doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olup; yapılan onarmaların bedelinin yükleniciden tahsil edilmek üzere bütçenin 38.45.00.01.09.4.1,00.2.06.07.7.01 tertibinden ödenmiştir.” denilerek “söz konusu onarımlar için Başkanlıkça ödenen … TL’nin (KDV dahil) yüklenici …'den tahsil edilmesi”nin istendiğini, yazıda “yüklenicinin namı hesabına, doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olduğu” belirtmesine rağmen; bu tarihten sonra Daire Başkan Vekili …’un olurları ile oluşturulan Komisyon tarafından dış cephe kaplamalarında oluşan kusurların giderilmesi amaçlı piyasa fiyat araştırmasına çıkıldığı ve söz konusu imalat eksikliğinin bütçeden karşılanarak yapıldığını, sonuç olarak bahsedilen süreçle içerisinde yetkili kılındığı tüm işleri eksiksiz yaptığını, kesin teminat süresinin bitmesi ve eksiklerin yapılması ile ilgili İdarece tarafına havale edilmiş hiçbir belge ve bilgi olmadığını, savunmasının kabulünü arz ettiğini, ifade ettiğini, …’ın yapmış olduğu savunmada ileri sürdüğü iddiaların kendi sorumluluklarını başkalarına yıkmak için mevzuata ve hiçbir resmi belgeye dayanmayan, yersiz ve mesnetsiz iddialar olduğunu, zira işin başlangıcından itibaren geçici kabulü yapılarak tamamlandığı süreç içerisinde oluşturulan Kontrol Teşkilatı görevlendirmelerinin hiçbirisinin Şube Müdürü olarak tarafından yapılmadığını (Dilekçe Eki: 1), yeni bir görevlendirme yapılıncaya kadar önceki yapılan görevlendirmeler geçerliliğini korumakla birlikte, 05.09.1979 tarihli ve 16745 ayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliğinin, “Kontrol Amiri” başlıklı 8 inci maddesinde görev, yetki ve sorumluluğunun;
“8.1. Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.
-
- Kontrol mühendisliğince düzenlenecek, röleve, ataşman defteri, plankote, proje, hesap, tutanak, şantiye defteri ve işin yürütülmesi için gerekli diğer evrakın zamanında ve usulüne uygun olarak hazırlanmasını ve kontrollük hizmetinde çalışanların görevlerini eksiksiz olarak yapmalarını titizlikle izler. Bu evrakı kontrol ettiği tarihleri yazarak imzalar.
-
- Kontrol şef ve kontrol mühendislerinin süreli veya süresiz ayrılışlarında; işin yürütülmesini aksatmamak için gerekli önlemleri alır.
-
- Yukarıdaki fıkralarda sayılmayan; sözleşme ve şartnameler gereği işin iyi bir şekilde yürütülmesi ve bitirilmesi için gerekli her türlü önlemi alır, aldırır, kontrol şef ve kontrol mühendislerine gereken direktifleri verir. ”
Şeklinde açıklandığını, bu hüküm gereğince yeni bir görevlendirme yapma yetkisi yönetimi ve denetiminin kendisine verilen kontrol amirinin ve kontrol örgütünün görevleri arasında sayıldığını, aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki;
“Kontrol şenel adı altında yönetim ve denetim yapan görevliler, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin ilgili hükümlerine uygun olarak ve aşağıda yazılı sıraya göre birbirlerinin emir denetim ve gözetimi altında görevlerini yürütürler.
-
- İşveren Makam: İşin ihalesine karar veren makam veya yetkili kıldığı vekilidir.
-
- Kontrol Amiri: (Mühendis, Mimar) Kontrol amirliği işin idari ve teknik ilişki durumuna göre idarelerin aşağıda yazılı mühendis veya mimarları tarafından yapılır.
Kontrol amiri her iş için yetkili makamın yazılı emri veya onayı ile belirlenir ve görevlendirilir.
■ Bölge Müdürleri veya Başmüdürleri
■ İllerde (Teknik) Şube Müdürleri
■ İnşaat Müdürleri
■ Fen İşleri Müdürleri
■ Başmühendisler veya Servis Şefleri
■ İşin özelliğine göre doğrudan doğruya idareye bağlı olarak görevlendirilen Kontrol Amirleri.
Bir kontrol amirinin sorumluluğunda birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Şefi: (Mühendis. Mimar) Kontrol amirine bağlıdır.
Bir kontrol şefinin sorumluluğundan birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Mühendisi : (Mühendis, Mimar) Kontrol şefine bağlıdır. Bir kontrol mühendisine birden fazla işin kontrollüğü verilebilir. Kontrol mühendisliği görevi idarece zorunlu görülen hallerde işveren makamının onayı ve kontrol görevlisi unvanı ile Teknikerlere de yaptırılabilir.
-
- Kontrol Yardımcısı: Gereksinime ve işin önemine göre Mühendis, Mimar. Tekniker ve Teknisyen olup kontrol mühendisine bağlıdır.
-
- Sürveyan: Teknisyen Okulu, Yapı ve Endüstri Meslek Liseleri, Yapı ve Sanat Enstitüleri mezunları sürveyan olarak denetimde görev yaparlar. ”
Hükmüne göre mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığından Kontrol Amiri olarak tarafına görev verilmesinin mümkün olmadığını, Dilekçe Eki: 1’de sunulan belgelerde de görüldüğü üzere Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi Kontrol Amiri olarak da herhangi bir görev tevdii edilmediğini, …’ın “mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediği, söz konusu sürecin inşaat kontrolörleri tarafından yürütüldüğü” iddiasının da gerçekçi olmadığını, zira sözü edilen Yönetmeliğin 7 nci maddesindeki; “Kontrol edilecek işe ait sözleşme dosyası örneği, işe başlama süresi içinde, proje, resim ve diğer evrak, işin gerektirdiği zamanlarda, dairesi tarafından kontrol örgütüne bir yazı ekinde gönderilir.” hükmü gereğince sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan kesin teminat mektubunun aslı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına, alındı belgesi ile birlikte teminat mektubunun fotokopisinin ise sözleşme dosyasıyla birlikte Kontrol Teşkilatına teslim edildiğini, söz konusu işe ait sözleşmenin 11. maddesinin teminata ilişkin hükümleri içermekte olup, sözleşmenin bir parçasından ziyade ana maddeleri arasında yer aldığını, kontrol amiri ve kontrol teşkilatında görevli personelin sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından değil, yönetim ve denetimi kendisine verilen islerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve is programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumlu olduklarını, kontrol amiri tarafından kontrol örgütü içerisinde yer alan personel arasında teknik uzmanlık alanları dışındaki diğer işlerin yürütülmesi için herhangi bir görev dağılımı yapılmamışsa, sadece inşaat kontrollerinin sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını, …’ın savunmasında yer alan bazı yazışmaların tarafından yapıldığı veya takip edildiği iddiasıyla şahsımı suçlamasının da doğru olmadığını, sözü edilen yazışmaların, kesin teminatın hükümsüz kalmış olduğu 01.04.2013 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olup, kesin teminatın hükümsüz kalmasına yapılan bu yazışmaların sebep olmadığını, aksine süresi dolan teminatın süresinin uzatılması, işin teminatsız kalmaması ve kesin kabul sürecinin mevzuata uygun olarak yapılmasına yönelik, yapılması zaruriyet arz eden yazışmalar olduğunu, bu yazışmaların bazılarında parafının veya imzasının bulunmasının ise İdarenin imza yönergesine göre kurum içi ve kurum dışı yazışmalarda izlenmesi gereken iş akışından dolayı olduğunu,
c. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …’nun ise sorguyu 06.12.2019 tarihinde almış olup, cevap vermediğini,
- Denetçi görüşünde ise;
“Sorumluların savunmalarından, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinden, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevleri nedeniyle … ve …'un görevleri arasında olduğunun anlaşıldığı,
Yapı Denetim Görevlisi olarak inşaat Mühendisi …, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri … bu dönemde görevli olmakla birlikte, yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını. Teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadıkları,
Teminat mektubunun süresi zamanında uzatılmış olsaydı, meydana gelen kamu zararının teminatla giderilmesinin mümkün olacağını, bu nedenle Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkamı … ile Şube Müdürü, daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı olan …’un kamu zararından sorumlu oldukları,
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda harcama yetkilisinin Ön plana çıktığı
Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin 5018 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre “... harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini ...” yürütmekle sorumlu olduğundan, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı,
Bu nedenle İlamın 18. maddesi ile tazminine hükmedilen … TL kamu zararının 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 56 inci maddesi hükmü gereğince, yargılamanın iadesi yolu ile (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan) …’a ortaklaşa ve müteselsilen ödettirilmesi uygun olacağı,”
Hususlarının ifade edildiğini,
Denetçi görüşünde; İdarenin resmi görevlendirme olurlarını ve Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümlerini hiçe sayarak, Kontrol Teşkilatında görevli olanların, sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını belirtmesinin, mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, zira sözü edilen Yönetmeliğin, yönetim ve denetim görevini birlikte düzenlediğini, "Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.” hükmünü ve "Kontrol mühendisi, kendisine verilen işleri, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, uygulama projelerine, fen ve sanat kurallarına ve iş programına uysun olarak yürütülüp süresinde bitirilmesini sağlamak için (aşağıda belirtilen işleri) kendisi çalışarak, işin büyüklük ve önemine göre emrine verilen kontrol yardımcıları, sürveyanlar ile diğer personelin hizmetlerinden de yararlanarak yapmakla görevli ve sorumludur” hükmünü dikkate almadığını, yukarıda da belirtildiği gibi teminat, sözleşme ve şartnamelerin ana unsuru olup, teminata ilişkin düzenlemeler sözleşmenin 11. maddede açıklandığını, işin yürütülmesi sürecinde dört kez iş artışı yapıldığını ve akabinde iki kez süre uzatımı verilerek sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 31.08.2011’den 10.06.2012 tarihine uzatıldığını, verilen bu süre uzatımıyla sözleşme yapılırken verilen kesin teminat mektubunun süresinin, teminat süresini karşılamada yetersiz kaldığını, Kontrol Teşkilatı ve yüklenicinin, iş artışı ve verilen süre uzatımıyla belirlenen yeni tarihe göre yeniden iş programı oluşturup, sözleşmenin 11. maddesi hükümlerine göre ek kesin teminat almaktan ve mevcut teminatın süresi için de gerekli tedbirleri almaktan sorumlu olduklarını, ayrıca Kontrol Teşkilatı tarafından düzenlenen ara hakedişlerde ödenen fiyat farkları için, geçici kabul noksanlıkları için ve iş artışından dolayı alınması gereken ek kesin teminat miktarı ve süresini belirleyerek alınmasından, mevcut teminatların bu şartları sağlayıp sağlamadığını kontrol ederek gerekli önlemleri almaktan da sorumlu olduklarını, şahsının hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevler nedeniyle sorumlu tutulmasının hiçbir dayanağı bulunmadığını, zira yukarıda da arz ettiği gibi söz konusu işin başlangıcından geçici kabul yapılarak tamamlanmasına kadar geçen süreç içerisinde işin yönetimi ve denetiminden sorumlu olarak kontrol örgütünde tarafına herhangi bir görev verilmediğini, Birimin Şube Müdürlüğü kadrosuna 03.07.2012 tarihli Tayin-Terfı Kararnamesi ile ataması yapılmış olup, mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığı için de Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümleri gereğince Kontrol Amiri olarak görevlendirilme yapılmasının mevzuat hükümlerine de aykırı olduğunu, Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi ayrıca Şube Müdürü olarak da söz konusu işin yönetimi ile ilgili herhangi bir görevlendirme de yapılmadığını, ... İnşaatı İşinin sözleşmesinin imzalanıp, 07.07.2008 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlanılmasından, geçici kabul yapılarak işin bitirilmesi, sözleşme hükümlerine göre geçici kabulden sonra kesin kabul için ön görülen 18 aylık sürenin tamamlanarak kesin kabul işlemlerinin başlatılması, … numaralı kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalması süreçlerinin tamamında Harcama Yetkilisi olarak herhangi bir görevi bulunmadığını, söz konusu teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra Personel Daire Başkanlığının 04.12.2014 tarihli Rektörlük Makamının onayları ile Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilmiş ve Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 15.12.2014 tarihli ve 779 sayılı yazısında belirtildiği gibi 15.12.2014 tarihinde göreve başladığını, dolayısıyla Harcama Yetkilisi olarak sorumluluğunun bu tarihten sonra başladığını, kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesi sürecinde görev aldığı için sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, zira kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığını, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılmasından kaynaklandığını,
- Sonuç olarak, Ek İlamla verilen tazmin hükmünün Kurulumuzca yapılacak inceleme sonucunda kaldırılması isteğini Kurulumuza iletmiştir.
(Temyiz talep eden her iki sorumlu için de geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle;
Adı geçenin (…) dilekçesinde; işin yürütülmesinden sorumlu kontrol personelinin tayin ve vefatı nedeniyle sadece …'ın kaldığı; ancak resmi bir görevlendirmenin olmadığı, Gerçekleştirme Görevlisi …'un görevlendirme yaparak kendisinden olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturması gerektiği halde bunu yapmadığı, bu nedenle mecburen Kontrol Amiri olarak görev yaptığı, bu durumda hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak kendi kendini kontrol etme gibi bir hukuksuz durumun oluştuğu, Şube Müdürü olarak görevli olan …'un teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerden sorumlu olduğu, ayrıca Kontrol Mühendislerini görevlendirmeyip kontrol yükümlülüğünü üzerine alması ve buna rağmen kesin kabulde işin sağlıklı olarak yapılmaması nedeniyle zararın oluştuğunu belirterek sorumluluğun …'a ait olduğu
Adı geçenin (…) dilekçesinde; Üniversite tarafından ilgili yüklenicinin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava edildiği, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü ve şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığı, firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubunun vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığı, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılması nedeniyle oluştuğunun dikkate alınması gerektiği, asıl sorumluların yapım işini kontrol etmekle yükümlü olan yapım işleri kontrol personeli olduğu, kendisinin kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra 15.12.2014 tarihinde göreve başladığı,
Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının (bozulmasının) talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya içeriğinin incelenmesi sonucunda; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve ... İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un olduğunun değerlendirildiği, şöyle ki her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığının görüleceği, Strateji Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu amir ve idareci olarak Daire İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığının ortada olduğu; açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının korunması gerektiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Önceki (17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızdan (2. maddesi), tazmin hükmü verilen konuyla ilgili süreçte;
-
İdare ile yüklenici … arasında düzenlenen 01.07.2008 tarihli ve 06149 yevmiye numaralı sözleşme kapsamında yapılan “… İşi”’nin 1150 takvim gününde 31.08.2011 tarihi itibarıyla bitmesi gerekirken, 101 günlük süre uzatımı ile 10.06.2012 tarihinde bittiği,
-
15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, teminat süresinin sözleşmenin 21. maddesinde geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlendiği, bu sürenin ise 15.02.2014 tarihine denk geldiği,
-
Sözleşmenin 11 inci maddesi gereği süre uzatımı nedeniyle işin sözleşme süresi uzadığı halde, ihtar yapılmasına gerek duyulmadan yüklenicinin teminat süresini uzatarak İdareye bildirmesi gerekirken sözleşme hükümlerine uymadığı, bunun üzerine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 26.06.2013 tarihli ve 449 sayılı yazısıyla süresi dolan teminatın yerine yenisinin talep edildiği ancak yüklenicinin sözleşmeye göre taahhüdünü yerine getirmediği, İdareye yazılı veya sözlü bir cevap vermediği, bunun üzerine 03.01.2014 tarihli ve 908 sayılı yazı ile Bankadan sürenin uzatılmasının istenildiği, bu talebin 14.01.2014 tarihli ve Ref:8 sayılı yazı ile Banka tarafından reddedildiği,
-
Bankanın red yazısında, teminat mektubu vadesinin 01.04.2013 tarihinde dolduğunun ifade edildiği,
-
Geçici kabulden sonra sözleşmenin 21. maddesinde belirtilen 18 aylık süre dolmasına rağmen yüklenicinin kesin kabul talebinde bulunmaması üzerine 11.04.2014 tarihli ve 224 sayılı yazı ile yüklenicinin kesin kabul için iş yerinde hazır bulunmasının istenildiği,
-
Yüklenicinin 27.06.2014 tarihli dilekçe ile İdareye başvurarak kesin kabul talebinde bulunması üzerine Kesin Kabul Komisyonunun oluşturulduğu, Komisyonun saptamış olduğu eksikleri 18.08.2014 tarihli ve 005479 sayılı yazı ile yükleniciye bildirdiği, söz konusu eksiklerin tamamı giderilmediğinden 01.09.2014 tarihli ve 554 sayılı yazı ile hukuki sürecin başlatılmasının talep edildiği ve bu kapsamda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde … D. İş nolu dosya içeriğinde bilirkişi oluşturularak yerinde tespit yaptırıldığı,
-
Geçen zaman zarfında bina dış cephesinde kullanılan alüminyum kompozit panel kaplamalarında oluşan deformasyonun tehlikeli boyuta ulaşması nedeniyle sorunun giderilmesi için Tıp Fakültesi Dekanlığınca Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına başvurulması üzerine gerekli onarımın yüklenici namına yaptırıldığı; ancak yüklenicinin teminatının süresinin dolması nedeniyle yaptırılan onarım bedelinin teminattan karşılanamadığı, bu nedenle de 16.11.2016 tarihli ve 7869 yevmiye nolu ödeme emri belgesi ile Üniversite bütçesinden ödendiği,
-
24.11.2016 tarihli ve 18779 sayılı yazı ile durumun Hukuk Müşavirliğine bildirildiği, Hukuk Müşavirliğinin de yüklenici hakkında … 1. İcra Dairesinde icra takibi başlattığı,
-
Yüklenicinin icraya itirazı üzerine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/274 Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davasının açıldığı
Anlaşılmakta olup, yargı sürecinin devam ettiği de görülmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde;
“Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların;
a) Yapım işlerinde; varsa eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı,
…
Yükleniciye iade edilir.”
Hükmüne yer verilirken, Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin “Kesin kabulde görülecek kusur ve noksanlar” başlıklı 12 inci maddesinde ise;
“…
komisyonca tespit olunan sürelerde kusur ve noksanlıklar yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idare, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatır.”
Denilmektedir.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa dayanılarak çıkartılan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki (anılan ihalenin yapıldığı tarihte yürürlükteki haliyle) Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Hatalı, kusurlu ve eksik işler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Yapı denetim görevlisi, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren delil ve işaretler gördüğü takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kesin kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklerin, hataların ve kusurların incelenmesi ve tespiti için gerekli görülen yerlerin kazılmasını ve/veya yıkılıp yeniden yapılmasını yükleniciye tebliğ eder. Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak tebliğe uymazsa, incelemeler yapı denetim görevlisince tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir. Bu gibi inceleme ve araştırmaların giderleri, işlerin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunun anlaşılması halinde yükleniciye ait olur. Aksi anlaşılırsa genel hükümlere göre işlem yapılır. Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veyahut teminatından kesilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre; yüklenici tespit edilen eksiklikleri gidermediği takdirde idare kendisinden yükümlülüklerini yerine getirmesini bir yazı ile ister, durumun yükleniciye tebliğinden sonra yüklenici hala yükümlülüklerini yerine getirmeye fiilen başlamamış veya başlayıp da belirlenen süre içinde işi bitirmediği takdirde idare, söz konusu işleri, bütün giderleri yükleniciye ait olmak üzere 4734 sayılı Kanundaki usullerden biri ile yaptırabilir.
Bahsi geçen iş sürecinde, anahtar teslim götürü bedel olarak yapılan sözleşmeye göre 1150 gün olarak tespit edilen iş süresi, 101 gün daha uzatılmış, 15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulü yapılmış ve sözleşmenin 21. maddesine göre teminat süresi geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlenmiş olduğundan 15.02.2014 tarihinde biten teminat süresi içerisinde; vadesi 01.04.2013 tarihinde dolan teminat mektubunun süresinin uzatılması işleminde; yüklenici bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş, İdare de tedbirli davranma (teminat mektubunun vadesi dolmadan banka nezdinde nakde çevrilmesi) hususunda geç kalmıştır. Dolayısıyla, daha sonra imalat kusurlarının yüklenici adına yaptırılması nedeniyle İdarenin bütçesinden yapılan zorunlu harcamanın, kesin teminat bedelinden karşılanması imkânı ortadan kalkmıştır.
Olayın bu yönleriyle gerek 100 sayılı (Asıl) İlamda gerekse de 214 sayılı Ek İlamda konunun esası yönünden yapılan açıklamalar doğrultusunda; zamanında tedbir alınmayarak imalat kusurlarının teminatsız kaldığı ve bunun sonucunda kesin kabul eksikliklerinin Üniversitenin bütçesinden yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
İhtilafa sebep olan asıl husus, sorumluluk tevcihi konusunda yaşanmış olup, 100 sayılı (Asıl) İlamda sadece kamu zararına konu olan ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine sorumluluk yüklenmiş, kendilerine sorumluluk yüklenen bu kişilerin ortaklaşa temyiz başvurusu üzerine verilen önceki Temyiz Kurulu Kararımızda ise; “100 sayılı (Asıl) İlamda yüklenicinin işe ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısıyla kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkların yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu, oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatması, bu amaçla gerekirse idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı” belirtilerek kamu zararının, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluşması nedeniyle söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespitine yönelik Dairesince yeniden bir değerlendirme yapılması istenmiştir.
Bunun üzerine, Dairesince, süreçte ismi yer alanlara Denetçi tarafından sorgu gönderilmesi sağlanmış, verilen cevaplar ve süreçle ilgili tüm yazışmalar detaylarıyla incelenerek kurulan illiyet bağı neticesinde 214 sayılı Ek İlam ile;
“…
Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın projesine ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinin, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin, Makine Mühendisi …’un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması neticesinde oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
…”
Hükmedilmiştir.
Bu defa sorumluluk yüklenen …, sorgu ve önceki temyiz aşamasındaki aynı gerekçelerle; … ise, …’un tek başına sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin gerekçelerle, Kurulumuz nezdinde müstakilen adlarına açılan dosyalarla temyiz talebinde bulunmakta iseler de; söz konusu dosyaların içeriğinin incelenmesi sonucunda; … İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un sebep olduğu değerlendirilmektedir. Şöyle ki; her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de; teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığı görülmektedir.
Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu itibarıyla 07.10.1983 tarihli ve 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesindeki genel görevleri kapsamında amir ve idareci olarak Daire Ek İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığı ortadadır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumluların temyiz dilekçelerindeki iddialarının reddedilerek 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 06.04.2022 tarih ve 51595 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye … ve Üye …:
Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıkları, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D. İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılmış ve bedeli zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödenmiştir.
Yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edildiği de anlaşılan kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup; kamu görevlilerinin herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinden söz edilemez.
Bu itibarla, İdarece gerçekleştirilen hukuki takibatla konuyla ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiği de göz önüne alınarak temyiz talebinde bulunan sorumluların dilekçelerindeki iddialarının kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Yapım işinde kesin teminat mektubunun süresinin dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması; buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılanması;
214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01.04.2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesiyle de aynı konu hakkında Harcama Yetkilisi (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin sorumlu olduklarına karar verilerek tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak (30165 ilam) sayılı Kararı (2. maddesi) ile; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için tazmin hükmünün BOZULARAK DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğuyla karar verilmiş, Sayıştay 2. Dairesi yeniden yaptığı yargılama sonucunda ise; teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi …'un ve Elektrik Teknikeri Levent …’ın sorumluluğu bulunmadığına; ...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan kamu zararından (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’un sorumlu olduğuna karar vererek aynı tutar için 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle işbu tazmin hükmünü vermiştir.}
Sorumlu (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …], temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu işin geçici kabulü yapıldıktan sonra işin kontrolü görevlendirme yapılan Kontrol Teşkilatı tarafından yapılmakta iken daha sonra Kontrol Teşkilatında görevli olan …’in hasta olmasına müteakip vefat etmesiyle neticelenmiş işin takibi konusunda ihmaller oluştuğunu, daha sonra yine kontrol teşkilatında görevli …’un tayin alması sonucunda işin kontrolünün tek olarak …’a kaldığını, …’ın savunmasında kontrollük hizmetlerinin Daire Başkanı (kendisi) ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük Makamının Olurları ile olduğunun belirtildiğini, beyanları doğru olmakla birlikte görevini yapıp teminatın takibini yapmamasına bir engel olmadığını, bu sorumluluğun kontrol olarak onun sorumluluğunda olduğunu, Kontrol Teşkilatında vefat ve tayinden dolayı oluşan boşlukta kendisine görevlendirme yapmasını söylediğimde işin takibini kendisinin yaptığını, …’ın da belirttiği gibi işin takibini daha önceden işin Kontrol Edeni olan … ve kendisinin yaptığını söyleyerek durumun kontrol altında olduğunu, işin denetiminde bir sıkıntı olmadığını belirttiğini, burada Gerçekleştirme Görevlisi olarak …’un görevlendirme yaparak kendisinden Olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturarak kendi onayına sunması gerekirken ne kontrollük görevlendirmesi yaptığını nede daha önce söylediği gibi işin takibini yaptığını, burada Harcama Yetkilisi olması sureti ile Kontrol Amiri görevinin ise tamamen Birimde bu görevi yapacak başka bir mühendis ya da mimarın Rektörlük Makamından olur vermeyişinden meydana geldiğini, görevlendirilmesinin ilgili mevzuattan kaynaklı olarak mecburiyetten Kontrol Amiri olarak kanunsuz olarak gerçekleştiğini, kendi kendini denetleme görevinin kendisine verildiğini, şöyle ki; işin yaptırılmasından sorumlu olan Kontrol Teşkilatının hem amiri olarak denetlemek hem de Harcama Yetkilisi olarak da Kontrol Amirini denetlemekle kendi kendini denetlemek durumunda kaldığını, öyle ki; Üniversite bünyesinde bulunan inşaatlar, atölyeler, araç işletme, araç bakım ve yakıt giderleri, doğalgaz giderleri, elektrik giderleri ve bunun gibi birçok kalemin tamamını Harcama Yetkilisi olarak denetlerken Şube Müdürü olarak görevli … ve Kontrol Teşkilatının teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerin denetiminde görevli olduklarını, daha sonraki dönemde görevden alınarak emekliye zorlanması ve 2016 yılında emekli olması neticesinde Kontrol Amirliğine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı biriminde Tekniker olarak çalışmaya başlayan daha sonra bir şekilde Şube Müdürü yapılan ve sonunda da yerine vekaleten Daire Başkanlığına görevlendirilen …’un Harcama Yetkilisi ve şartları sağlamamasına rağmen Kontrol Amiri olarak atanmış olup kendisi döneminde de ...nın kesin kabulünün yapılmayıp beklenmesi sonucunda binada rüzgar sonucunda yapısal hasarlar ortaya çıktığını ve bu hasarların müteahhit firmanın kusurlarından dolayı oluştuğu bildirilerek namı hesabına bu imalatların yaptırıldığını, bu imalatlar kesin kabul zamanı geldiğinde kontrol edilmiş olsaydı belki de bu hasarların olmayacağı gibi kontrol teşkilatının görevini eksik yapması ve Yine Şube Müdürü olarak görevli …’un Kontrol Teşkilatını görevlendirmesini olura sunmamasından ve kesin kabul zamanı gelen işin takibini yapmamasından dolayı oluştuğunu, kaldı ki Daire başkanlığı görevine getirildiğinde yine işle ilgilenmediğini; ancak şiddetli rüzgar etkisi ile Binada hasar oluşmasından sonra görevini yapmaya çalıştığını ve imalatların kusurlu olduğunu öne sürerek müteahhit firma namı hesabına yaptırmaya kalktığını, tüm bunların …’un yaptığı kanunsuz ve iş bilmezliklerinden yalnızca birisi olduğunu, kendisi hakkında devam eden benzer soruşturmalar bulunduğunu, sonuç olarak; 2011 yılında Rektör olarak göreve getirilen … ve yönetiminin Daire Başkanı olarak tüm yetkilerimi kısıtlaması ve daha sonra da pasifize edilmesi ve ardından da 2016 yılında görevden alınarak zorla emekli edilmesi neticesinde …’un Daire Başkanı edilerek hâlihazırda Kurumda çalışmakta olan mühendis ve mimarlar varken Kontrol Amiri olarak kendi kendini ataması sonucunda bu kamu zararının oluştuğunu Kurulumuza bildirmiştir.
Aynı ilam maddesinde (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü-Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyadaki temyiz dilekçesinde özetle; … Üniversitesi 2016 yılı hesabına ilişkin 100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesine konu edilen Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıklarının, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D.İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılıp, zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödemesi yapılan ve yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edilen kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup, şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığını bu nedenle hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiğini, işbu temyize konu Sayıştay Ek İlamında;
“Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın proje ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat süresinin takibinin, hem inşaat kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkam) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi ...'un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte ödettirilmesine”
Hükmedildiğini, bu hükme katılmadıklarını, bu aşamaya kadar gelen süreç incelendiğinde;
-
Öncelikle Sayıştay 2. Dairesinin 100 sayılı (Asıl İlamının 18. Maddesinde; . . . İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01. 04. 2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle İdarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalmasına bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle … TL kamu zararının Harcama Yetkilisi … ve Gerçekleştirme Görevlisi …'den tazmin edilmesine hükmedildiğini,
-
Bu hükme karşı düzenlenen 19. 06. 2018 tarihli dilekçe üzerine 6085 sayılı Kanun hükümlerine göre hazırlanan 44011 sayılı dosyanın Temyiz Kurulunda incelendiğini, yapılan yargılama sonucunda;
“Bu noktada ilam hükmüne bakıldığında; yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüştür. Kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur İdare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesi mevzuat gereğidir. Dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulması yerinde değildir.
Bu nedenle; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için 100 sayılı ilamın 18 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine”
Karar verildiğini,
-
Temyiz Kurulunca verilen bozma kararının, 2. Daire tarafından işleme alınarak 6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeniden yargılanmasına karar verildiğini,
-
Yeniden yargılama sürecinde teminat mektubunun kesin kabul yapılmadan hükümsüz kalmasında sorumlulukları bulunan kontrol örgütünde görevli Makine Müh. …, Elektrik Teknikeri … ile Daire Başkanı (Harcama Yetkilisi) ve Kontrol Amiri …’dan savunmalarının istendiğini,
a. …’un gönderdiği savunmasında özetle; Tıp Fakültesi Binası Kesin Kabul noksanlıklarının yapılması işinin, kesin teminat mektubunun süresi olan 01.04.2013 tarihinden önce yaptırılması gerektiğini, kendisinin … Üniversitesinden 06.09.2012 tarihinde ayrıldığını, 10.09.2012 tarihi itibariyle … Üniversitesinde göreve başladığını, kesin teminat süresinin bitmesinden önce görevden ayrıldığı için imalat kusurlarından haberi olmadığını, savunmasının kabul edilmesini arz ettiğini ifade ettiğini, yani …’un, iş artış kararları alındığında ve … tarihli ve … sayılı 84 gün ve … tarihli ve … sayılı 17 gün olmak üzere toplam 101 günlük süre uzatım kararları alındığında, bu kararlara göre son olarak belirlenen iş bitim tarihi olan 10.06.2012 tarihi ve geçici kabul tarihi olan 15.08.2012 tarihi itibarı ile halen … Üniversitesinde ve kontrol örgütündeki verilen görevine devam etmekte olduğunu,
b. …’ın gönderdiği savunmasında özetle; Kontrol Teşkilatının, başta Daire Başkanı (Kontrol Amiri) … ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük makamının olurları ile oluşturulduğunu, İnşaat Kontrol elemanı …’in 15.08.2012 geçici kabul işlemleri sonrası 14.03.2013 yılında vefat ettiğini, Makine Kontrol elemanı …’un kesin kabul işlemleri yapılmadan Üniversiteden ayrıldığını, işin kontrol görevlendirmesinin İdare tarafından yenilenmesi gerekirken 2013 yılı içerisinde yenilenmediğini, sürecin İdare tarafından görevlendirme yapılmadan …, Şube Müdürü … ve Daire Başkanı … tarafından sevk ve idare edilmeye çalışıldığını, Geçici Kabul Komisyonu tarafından 05.07.2012-31.07.2012 tarihleri arasında incelemelerin yapıldığını, kusurlu imalatların giderilmesi için 15 gün süre verildiğini, Elektrik Kontrol Teşkilatı olarak bu süre zarfında kusurlu görülen elektrik imalatlarının yükleniciye yaptırıldığını, mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediğini, söz konusu sürecin İnşaat Kontrolörleri tarafından yürütüldüğünü, kesin teminat tarihinin kesin kabulden önce dolduğunun yükleniciye İdare tarafından bildirildiğini, ancak firmadan cevap gelmediğinden, 7 ay sonra Bankaya teminat tarihini uzatmak amaçlı yazı yazıldığını ve bankadan ret cevabı geldiğini, söz konusu yazışmaları Şube Müdürü … ve Daire Başkanı …’nun sevk ve idare ettiğini, tüm bunlardan sonra kesin kabul yapılması için Şube Müdürü … ile İnşaat Teknikeri … tarafından işlem yapıldığını, Kesin Kabul Komisyonu tutanağının Şube Müdürü … tarafından yüklenici firmaya gönderildiğini, … ve … sayı ile Üniversitenin Hukuk Müşavirliğine gönderilen yazıda; “…. Asliye Hukuk Mahkemesinin tespiti ile Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 25 inci maddesine istinaden yüklenicinin namı hesabına 4734 sayılı Kanunun 22-d maddesine göre doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olup; yapılan onarmaların bedelinin yükleniciden tahsil edilmek üzere bütçenin 38.45.00.01.09.4.1,00.2.06.07.7.01 tertibinden ödenmiştir.” denilerek “söz konusu onarımlar için Başkanlıkça ödenen … TL’nin (KDV dahil) yüklenici …'den tahsil edilmesi”nin istendiğini, yazıda “yüklenicinin namı hesabına, doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olduğu” belirtmesine rağmen; bu tarihten sonra Daire Başkan Vekili …’un olurları ile oluşturulan Komisyon tarafından dış cephe kaplamalarında oluşan kusurların giderilmesi amaçlı piyasa fiyat araştırmasına çıkıldığı ve söz konusu imalat eksikliğinin bütçeden karşılanarak yapıldığını, sonuç olarak bahsedilen süreçle içerisinde yetkili kılındığı tüm işleri eksiksiz yaptığını, kesin teminat süresinin bitmesi ve eksiklerin yapılması ile ilgili İdarece tarafına havale edilmiş hiçbir belge ve bilgi olmadığını, savunmasının kabulünü arz ettiğini, ifade ettiğini, …’ın yapmış olduğu savunmada ileri sürdüğü iddiaların kendi sorumluluklarını başkalarına yıkmak için mevzuata ve hiçbir resmi belgeye dayanmayan, yersiz ve mesnetsiz iddialar olduğunu, zira işin başlangıcından itibaren geçici kabulü yapılarak tamamlandığı süreç içerisinde oluşturulan Kontrol Teşkilatı görevlendirmelerinin hiçbirisinin Şube Müdürü olarak tarafından yapılmadığını (Dilekçe Eki: 1), yeni bir görevlendirme yapılıncaya kadar önceki yapılan görevlendirmeler geçerliliğini korumakla birlikte, 05.09.1979 tarihli ve 16745 ayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliğinin, “Kontrol Amiri” başlıklı 8 inci maddesinde görev, yetki ve sorumluluğunun;
“8.1. Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.
-
- Kontrol mühendisliğince düzenlenecek, röleve, ataşman defteri, plankote, proje, hesap, tutanak, şantiye defteri ve işin yürütülmesi için gerekli diğer evrakın zamanında ve usulüne uygun olarak hazırlanmasını ve kontrollük hizmetinde çalışanların görevlerini eksiksiz olarak yapmalarını titizlikle izler. Bu evrakı kontrol ettiği tarihleri yazarak imzalar.
-
- Kontrol şef ve kontrol mühendislerinin süreli veya süresiz ayrılışlarında; işin yürütülmesini aksatmamak için gerekli önlemleri alır.
-
- Yukarıdaki fıkralarda sayılmayan; sözleşme ve şartnameler gereği işin iyi bir şekilde yürütülmesi ve bitirilmesi için gerekli her türlü önlemi alır, aldırır, kontrol şef ve kontrol mühendislerine gereken direktifleri verir. ”
Şeklinde açıklandığını, bu hüküm gereğince yeni bir görevlendirme yapma yetkisi yönetimi ve denetiminin kendisine verilen kontrol amirinin ve kontrol örgütünün görevleri arasında sayıldığını, aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki;
“Kontrol şenel adı altında yönetim ve denetim yapan görevliler, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin ilgili hükümlerine uygun olarak ve aşağıda yazılı sıraya göre birbirlerinin emir denetim ve gözetimi altında görevlerini yürütürler.
-
- İşveren Makam: İşin ihalesine karar veren makam veya yetkili kıldığı vekilidir.
-
- Kontrol Amiri: (Mühendis, Mimar) Kontrol amirliği işin idari ve teknik ilişki durumuna göre idarelerin aşağıda yazılı mühendis veya mimarları tarafından yapılır.
Kontrol amiri her iş için yetkili makamın yazılı emri veya onayı ile belirlenir ve görevlendirilir.
■ Bölge Müdürleri veya Başmüdürleri
■ İllerde (Teknik) Şube Müdürleri
■ İnşaat Müdürleri
■ Fen İşleri Müdürleri
■ Başmühendisler veya Servis Şefleri
■ İşin özelliğine göre doğrudan doğruya idareye bağlı olarak görevlendirilen Kontrol Amirleri.
Bir kontrol amirinin sorumluluğunda birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Şefi: (Mühendis. Mimar) Kontrol amirine bağlıdır.
Bir kontrol şefinin sorumluluğundan birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Mühendisi : (Mühendis, Mimar) Kontrol şefine bağlıdır. Bir kontrol mühendisine birden fazla işin kontrollüğü verilebilir. Kontrol mühendisliği görevi idarece zorunlu görülen hallerde işveren makamının onayı ve kontrol görevlisi unvanı ile Teknikerlere de yaptırılabilir.
-
- Kontrol Yardımcısı: Gereksinime ve işin önemine göre Mühendis, Mimar. Tekniker ve Teknisyen olup kontrol mühendisine bağlıdır.
-
- Sürveyan: Teknisyen Okulu, Yapı ve Endüstri Meslek Liseleri, Yapı ve Sanat Enstitüleri mezunları sürveyan olarak denetimde görev yaparlar. ”
Hükmüne göre mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığından Kontrol Amiri olarak tarafına görev verilmesinin mümkün olmadığını, Dilekçe Eki: 1’de sunulan belgelerde de görüldüğü üzere Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi Kontrol Amiri olarak da herhangi bir görev tevdii edilmediğini, …’ın “mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediği, söz konusu sürecin inşaat kontrolörleri tarafından yürütüldüğü” iddiasının da gerçekçi olmadığını, zira sözü edilen Yönetmeliğin 7 nci maddesindeki; “Kontrol edilecek işe ait sözleşme dosyası örneği, işe başlama süresi içinde, proje, resim ve diğer evrak, işin gerektirdiği zamanlarda, dairesi tarafından kontrol örgütüne bir yazı ekinde gönderilir.” hükmü gereğince sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan kesin teminat mektubunun aslı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına, alındı belgesi ile birlikte teminat mektubunun fotokopisinin ise sözleşme dosyasıyla birlikte Kontrol Teşkilatına teslim edildiğini, söz konusu işe ait sözleşmenin 11. maddesinin teminata ilişkin hükümleri içermekte olup, sözleşmenin bir parçasından ziyade ana maddeleri arasında yer aldığını, kontrol amiri ve kontrol teşkilatında görevli personelin sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından değil, yönetim ve denetimi kendisine verilen islerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve is programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumlu olduklarını, kontrol amiri tarafından kontrol örgütü içerisinde yer alan personel arasında teknik uzmanlık alanları dışındaki diğer işlerin yürütülmesi için herhangi bir görev dağılımı yapılmamışsa, sadece inşaat kontrollerinin sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını, …’ın savunmasında yer alan bazı yazışmaların tarafından yapıldığı veya takip edildiği iddiasıyla şahsımı suçlamasının da doğru olmadığını, sözü edilen yazışmaların, kesin teminatın hükümsüz kalmış olduğu 01.04.2013 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olup, kesin teminatın hükümsüz kalmasına yapılan bu yazışmaların sebep olmadığını, aksine süresi dolan teminatın süresinin uzatılması, işin teminatsız kalmaması ve kesin kabul sürecinin mevzuata uygun olarak yapılmasına yönelik, yapılması zaruriyet arz eden yazışmalar olduğunu, bu yazışmaların bazılarında parafının veya imzasının bulunmasının ise İdarenin imza yönergesine göre kurum içi ve kurum dışı yazışmalarda izlenmesi gereken iş akışından dolayı olduğunu,
c. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …’nun ise sorguyu 06.12.2019 tarihinde almış olup, cevap vermediğini,
- Denetçi görüşünde ise;
“Sorumluların savunmalarından, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinden, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevleri nedeniyle … ve …'un görevleri arasında olduğunun anlaşıldığı,
Yapı Denetim Görevlisi olarak inşaat Mühendisi …, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri … bu dönemde görevli olmakla birlikte, yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını. Teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadıkları,
Teminat mektubunun süresi zamanında uzatılmış olsaydı, meydana gelen kamu zararının teminatla giderilmesinin mümkün olacağını, bu nedenle Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkamı … ile Şube Müdürü, daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı olan …’un kamu zararından sorumlu oldukları,
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda harcama yetkilisinin Ön plana çıktığı
Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin 5018 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre “... harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini ...” yürütmekle sorumlu olduğundan, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı,
Bu nedenle İlamın 18. maddesi ile tazminine hükmedilen … TL kamu zararının 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 56 inci maddesi hükmü gereğince, yargılamanın iadesi yolu ile (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan) …’a ortaklaşa ve müteselsilen ödettirilmesi uygun olacağı,”
Hususlarının ifade edildiğini,
Denetçi görüşünde; İdarenin resmi görevlendirme olurlarını ve Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümlerini hiçe sayarak, Kontrol Teşkilatında görevli olanların, sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını belirtmesinin, mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, zira sözü edilen Yönetmeliğin, yönetim ve denetim görevini birlikte düzenlediğini, "Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.” hükmünü ve "Kontrol mühendisi, kendisine verilen işleri, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, uygulama projelerine, fen ve sanat kurallarına ve iş programına uysun olarak yürütülüp süresinde bitirilmesini sağlamak için (aşağıda belirtilen işleri) kendisi çalışarak, işin büyüklük ve önemine göre emrine verilen kontrol yardımcıları, sürveyanlar ile diğer personelin hizmetlerinden de yararlanarak yapmakla görevli ve sorumludur” hükmünü dikkate almadığını, yukarıda da belirtildiği gibi teminat, sözleşme ve şartnamelerin ana unsuru olup, teminata ilişkin düzenlemeler sözleşmenin 11. maddede açıklandığını, işin yürütülmesi sürecinde dört kez iş artışı yapıldığını ve akabinde iki kez süre uzatımı verilerek sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 31.08.2011’den 10.06.2012 tarihine uzatıldığını, verilen bu süre uzatımıyla sözleşme yapılırken verilen kesin teminat mektubunun süresinin, teminat süresini karşılamada yetersiz kaldığını, Kontrol Teşkilatı ve yüklenicinin, iş artışı ve verilen süre uzatımıyla belirlenen yeni tarihe göre yeniden iş programı oluşturup, sözleşmenin 11. maddesi hükümlerine göre ek kesin teminat almaktan ve mevcut teminatın süresi için de gerekli tedbirleri almaktan sorumlu olduklarını, ayrıca Kontrol Teşkilatı tarafından düzenlenen ara hakedişlerde ödenen fiyat farkları için, geçici kabul noksanlıkları için ve iş artışından dolayı alınması gereken ek kesin teminat miktarı ve süresini belirleyerek alınmasından, mevcut teminatların bu şartları sağlayıp sağlamadığını kontrol ederek gerekli önlemleri almaktan da sorumlu olduklarını, şahsının hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevler nedeniyle sorumlu tutulmasının hiçbir dayanağı bulunmadığını, zira yukarıda da arz ettiği gibi söz konusu işin başlangıcından geçici kabul yapılarak tamamlanmasına kadar geçen süreç içerisinde işin yönetimi ve denetiminden sorumlu olarak kontrol örgütünde tarafına herhangi bir görev verilmediğini, Birimin Şube Müdürlüğü kadrosuna 03.07.2012 tarihli Tayin-Terfı Kararnamesi ile ataması yapılmış olup, mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığı için de Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümleri gereğince Kontrol Amiri olarak görevlendirilme yapılmasının mevzuat hükümlerine de aykırı olduğunu, Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi ayrıca Şube Müdürü olarak da söz konusu işin yönetimi ile ilgili herhangi bir görevlendirme de yapılmadığını, ... İnşaatı İşinin sözleşmesinin imzalanıp, 07.07.2008 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlanılmasından, geçici kabul yapılarak işin bitirilmesi, sözleşme hükümlerine göre geçici kabulden sonra kesin kabul için ön görülen 18 aylık sürenin tamamlanarak kesin kabul işlemlerinin başlatılması, … numaralı kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalması süreçlerinin tamamında Harcama Yetkilisi olarak herhangi bir görevi bulunmadığını, söz konusu teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra Personel Daire Başkanlığının 04.12.2014 tarihli Rektörlük Makamının onayları ile Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilmiş ve Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 15.12.2014 tarihli ve 779 sayılı yazısında belirtildiği gibi 15.12.2014 tarihinde göreve başladığını, dolayısıyla Harcama Yetkilisi olarak sorumluluğunun bu tarihten sonra başladığını, kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesi sürecinde görev aldığı için sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, zira kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığını, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılmasından kaynaklandığını,
- Sonuç olarak, Ek İlamla verilen tazmin hükmünün Kurulumuzca yapılacak inceleme sonucunda kaldırılması isteğini Kurulumuza iletmiştir.
(Temyiz talep eden her iki sorumlu için de geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle;
Adı geçenin (…) dilekçesinde; işin yürütülmesinden sorumlu kontrol personelinin tayin ve vefatı nedeniyle sadece …'ın kaldığı; ancak resmi bir görevlendirmenin olmadığı, Gerçekleştirme Görevlisi …'un görevlendirme yaparak kendisinden olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturması gerektiği halde bunu yapmadığı, bu nedenle mecburen Kontrol Amiri olarak görev yaptığı, bu durumda hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak kendi kendini kontrol etme gibi bir hukuksuz durumun oluştuğu, Şube Müdürü olarak görevli olan …'un teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerden sorumlu olduğu, ayrıca Kontrol Mühendislerini görevlendirmeyip kontrol yükümlülüğünü üzerine alması ve buna rağmen kesin kabulde işin sağlıklı olarak yapılmaması nedeniyle zararın oluştuğunu belirterek sorumluluğun …'a ait olduğu
Adı geçenin (…) dilekçesinde; Üniversite tarafından ilgili yüklenicinin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava edildiği, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü ve şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığı, firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubunun vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığı, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılması nedeniyle oluştuğunun dikkate alınması gerektiği, asıl sorumluların yapım işini kontrol etmekle yükümlü olan yapım işleri kontrol personeli olduğu, kendisinin kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra 15.12.2014 tarihinde göreve başladığı,
Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının (bozulmasının) talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya içeriğinin incelenmesi sonucunda; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve ... İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un olduğunun değerlendirildiği, şöyle ki her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığının görüleceği, Strateji Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu amir ve idareci olarak Daire İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığının ortada olduğu; açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının korunması gerektiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Önceki (17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızdan (2. maddesi), tazmin hükmü verilen konuyla ilgili süreçte;
-
İdare ile yüklenici … arasında düzenlenen 01.07.2008 tarihli ve 06149 yevmiye numaralı sözleşme kapsamında yapılan “… İşi”’nin 1150 takvim gününde 31.08.2011 tarihi itibarıyla bitmesi gerekirken, 101 günlük süre uzatımı ile 10.06.2012 tarihinde bittiği,
-
15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, teminat süresinin sözleşmenin 21. maddesinde geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlendiği, bu sürenin ise 15.02.2014 tarihine denk geldiği,
-
Sözleşmenin 11 inci maddesi gereği süre uzatımı nedeniyle işin sözleşme süresi uzadığı halde, ihtar yapılmasına gerek duyulmadan yüklenicinin teminat süresini uzatarak İdareye bildirmesi gerekirken sözleşme hükümlerine uymadığı, bunun üzerine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 26.06.2013 tarihli ve 449 sayılı yazısıyla süresi dolan teminatın yerine yenisinin talep edildiği ancak yüklenicinin sözleşmeye göre taahhüdünü yerine getirmediği, İdareye yazılı veya sözlü bir cevap vermediği, bunun üzerine 03.01.2014 tarihli ve 908 sayılı yazı ile Bankadan sürenin uzatılmasının istenildiği, bu talebin 14.01.2014 tarihli ve Ref:8 sayılı yazı ile Banka tarafından reddedildiği,
-
Bankanın red yazısında, teminat mektubu vadesinin 01.04.2013 tarihinde dolduğunun ifade edildiği,
-
Geçici kabulden sonra sözleşmenin 21. maddesinde belirtilen 18 aylık süre dolmasına rağmen yüklenicinin kesin kabul talebinde bulunmaması üzerine 11.04.2014 tarihli ve 224 sayılı yazı ile yüklenicinin kesin kabul için iş yerinde hazır bulunmasının istenildiği,
-
Yüklenicinin 27.06.2014 tarihli dilekçe ile İdareye başvurarak kesin kabul talebinde bulunması üzerine Kesin Kabul Komisyonunun oluşturulduğu, Komisyonun saptamış olduğu eksikleri 18.08.2014 tarihli ve 005479 sayılı yazı ile yükleniciye bildirdiği, söz konusu eksiklerin tamamı giderilmediğinden 01.09.2014 tarihli ve 554 sayılı yazı ile hukuki sürecin başlatılmasının talep edildiği ve bu kapsamda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde … D. İş nolu dosya içeriğinde bilirkişi oluşturularak yerinde tespit yaptırıldığı,
-
Geçen zaman zarfında bina dış cephesinde kullanılan alüminyum kompozit panel kaplamalarında oluşan deformasyonun tehlikeli boyuta ulaşması nedeniyle sorunun giderilmesi için Tıp Fakültesi Dekanlığınca Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına başvurulması üzerine gerekli onarımın yüklenici namına yaptırıldığı; ancak yüklenicinin teminatının süresinin dolması nedeniyle yaptırılan onarım bedelinin teminattan karşılanamadığı, bu nedenle de 16.11.2016 tarihli ve 7869 yevmiye nolu ödeme emri belgesi ile Üniversite bütçesinden ödendiği,
-
24.11.2016 tarihli ve 18779 sayılı yazı ile durumun Hukuk Müşavirliğine bildirildiği, Hukuk Müşavirliğinin de yüklenici hakkında … 1. İcra Dairesinde icra takibi başlattığı,
-
Yüklenicinin icraya itirazı üzerine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/274 Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davasının açıldığı
Anlaşılmakta olup, yargı sürecinin devam ettiği de görülmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde;
“Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların;
a) Yapım işlerinde; varsa eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı,
…
Yükleniciye iade edilir.”
Hükmüne yer verilirken, Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin “Kesin kabulde görülecek kusur ve noksanlar” başlıklı 12 inci maddesinde ise;
“…
komisyonca tespit olunan sürelerde kusur ve noksanlıklar yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idare, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatır.”
Denilmektedir.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa dayanılarak çıkartılan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki (anılan ihalenin yapıldığı tarihte yürürlükteki haliyle) Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Hatalı, kusurlu ve eksik işler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Yapı denetim görevlisi, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren delil ve işaretler gördüğü takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kesin kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklerin, hataların ve kusurların incelenmesi ve tespiti için gerekli görülen yerlerin kazılmasını ve/veya yıkılıp yeniden yapılmasını yükleniciye tebliğ eder. Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak tebliğe uymazsa, incelemeler yapı denetim görevlisince tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir. Bu gibi inceleme ve araştırmaların giderleri, işlerin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunun anlaşılması halinde yükleniciye ait olur. Aksi anlaşılırsa genel hükümlere göre işlem yapılır. Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veyahut teminatından kesilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre; yüklenici tespit edilen eksiklikleri gidermediği takdirde idare kendisinden yükümlülüklerini yerine getirmesini bir yazı ile ister, durumun yükleniciye tebliğinden sonra yüklenici hala yükümlülüklerini yerine getirmeye fiilen başlamamış veya başlayıp da belirlenen süre içinde işi bitirmediği takdirde idare, söz konusu işleri, bütün giderleri yükleniciye ait olmak üzere 4734 sayılı Kanundaki usullerden biri ile yaptırabilir.
Bahsi geçen iş sürecinde, anahtar teslim götürü bedel olarak yapılan sözleşmeye göre 1150 gün olarak tespit edilen iş süresi, 101 gün daha uzatılmış, 15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulü yapılmış ve sözleşmenin 21. maddesine göre teminat süresi geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlenmiş olduğundan 15.02.2014 tarihinde biten teminat süresi içerisinde; vadesi 01.04.2013 tarihinde dolan teminat mektubunun süresinin uzatılması işleminde; yüklenici bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş, İdare de tedbirli davranma (teminat mektubunun vadesi dolmadan banka nezdinde nakde çevrilmesi) hususunda geç kalmıştır. Dolayısıyla, daha sonra imalat kusurlarının yüklenici adına yaptırılması nedeniyle İdarenin bütçesinden yapılan zorunlu harcamanın, kesin teminat bedelinden karşılanması imkânı ortadan kalkmıştır.
Olayın bu yönleriyle gerek 100 sayılı (Asıl) İlamda gerekse de 214 sayılı Ek İlamda konunun esası yönünden yapılan açıklamalar doğrultusunda; zamanında tedbir alınmayarak imalat kusurlarının teminatsız kaldığı ve bunun sonucunda kesin kabul eksikliklerinin Üniversitenin bütçesinden yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
İhtilafa sebep olan asıl husus, sorumluluk tevcihi konusunda yaşanmış olup, 100 sayılı (Asıl) İlamda sadece kamu zararına konu olan ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine sorumluluk yüklenmiş, kendilerine sorumluluk yüklenen bu kişilerin ortaklaşa temyiz başvurusu üzerine verilen önceki Temyiz Kurulu Kararımızda ise; “100 sayılı (Asıl) İlamda yüklenicinin işe ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısıyla kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkların yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu, oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatması, bu amaçla gerekirse idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı” belirtilerek kamu zararının, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluşması nedeniyle söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespitine yönelik Dairesince yeniden bir değerlendirme yapılması istenmiştir.
Bunun üzerine, Dairesince, süreçte ismi yer alanlara Denetçi tarafından sorgu gönderilmesi sağlanmış, verilen cevaplar ve süreçle ilgili tüm yazışmalar detaylarıyla incelenerek kurulan illiyet bağı neticesinde 214 sayılı Ek İlam ile;
“…
Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın projesine ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinin, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin, Makine Mühendisi …’un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması neticesinde oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
…”
Hükmedilmiştir.
Bu defa sorumluluk yüklenen …, sorgu ve önceki temyiz aşamasındaki aynı gerekçelerle; … ise, …’un tek başına sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin gerekçelerle, Kurulumuz nezdinde müstakilen adlarına açılan dosyalarla temyiz talebinde bulunmakta iseler de; söz konusu dosyaların içeriğinin incelenmesi sonucunda; … İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un sebep olduğu değerlendirilmektedir. Şöyle ki; her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de; teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığı görülmektedir.
Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu itibarıyla 07.10.1983 tarihli ve 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesindeki genel görevleri kapsamında amir ve idareci olarak Daire Ek İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığı ortadadır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumluların temyiz dilekçelerindeki iddialarının reddedilerek 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 06.04.2022 tarih ve 51595 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye … ve Üye …:
Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıkları, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D. İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılmış ve bedeli zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödenmiştir.
Yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edildiği de anlaşılan kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup; kamu görevlilerinin herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinden söz edilemez.
Bu itibarla, İdarece gerçekleştirilen hukuki takibatla konuyla ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiği de göz önüne alınarak temyiz talebinde bulunan sorumluların dilekçelerindeki iddialarının kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Yapım işinde kesin teminat mektubunun süresinin dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması; buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılanması;
214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01.04.2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle idarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalması buna bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversitenin bütçesinden karşılandığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesiyle de aynı konu hakkında Harcama Yetkilisi (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin sorumlu olduklarına karar verilerek tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak (30165 ilam) sayılı Kararı (2. maddesi) ile; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için tazmin hükmünün BOZULARAK DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğuyla karar verilmiş, Sayıştay 2. Dairesi yeniden yaptığı yargılama sonucunda ise; teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi …'un ve Elektrik Teknikeri Levent …’ın sorumluluğu bulunmadığına; ...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan kamu zararından (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’un sorumlu olduğuna karar vererek aynı tutar için 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle işbu tazmin hükmünü vermiştir.}
Sorumlu (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …], temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu işin geçici kabulü yapıldıktan sonra işin kontrolü görevlendirme yapılan Kontrol Teşkilatı tarafından yapılmakta iken daha sonra Kontrol Teşkilatında görevli olan …’in hasta olmasına müteakip vefat etmesiyle neticelenmiş işin takibi konusunda ihmaller oluştuğunu, daha sonra yine kontrol teşkilatında görevli …’un tayin alması sonucunda işin kontrolünün tek olarak …’a kaldığını, …’ın savunmasında kontrollük hizmetlerinin Daire Başkanı (kendisi) ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük Makamının Olurları ile olduğunun belirtildiğini, beyanları doğru olmakla birlikte görevini yapıp teminatın takibini yapmamasına bir engel olmadığını, bu sorumluluğun kontrol olarak onun sorumluluğunda olduğunu, Kontrol Teşkilatında vefat ve tayinden dolayı oluşan boşlukta kendisine görevlendirme yapmasını söylediğimde işin takibini kendisinin yaptığını, …’ın da belirttiği gibi işin takibini daha önceden işin Kontrol Edeni olan … ve kendisinin yaptığını söyleyerek durumun kontrol altında olduğunu, işin denetiminde bir sıkıntı olmadığını belirttiğini, burada Gerçekleştirme Görevlisi olarak …’un görevlendirme yaparak kendisinden Olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturarak kendi onayına sunması gerekirken ne kontrollük görevlendirmesi yaptığını nede daha önce söylediği gibi işin takibini yaptığını, burada Harcama Yetkilisi olması sureti ile Kontrol Amiri görevinin ise tamamen Birimde bu görevi yapacak başka bir mühendis ya da mimarın Rektörlük Makamından olur vermeyişinden meydana geldiğini, görevlendirilmesinin ilgili mevzuattan kaynaklı olarak mecburiyetten Kontrol Amiri olarak kanunsuz olarak gerçekleştiğini, kendi kendini denetleme görevinin kendisine verildiğini, şöyle ki; işin yaptırılmasından sorumlu olan Kontrol Teşkilatının hem amiri olarak denetlemek hem de Harcama Yetkilisi olarak da Kontrol Amirini denetlemekle kendi kendini denetlemek durumunda kaldığını, öyle ki; Üniversite bünyesinde bulunan inşaatlar, atölyeler, araç işletme, araç bakım ve yakıt giderleri, doğalgaz giderleri, elektrik giderleri ve bunun gibi birçok kalemin tamamını Harcama Yetkilisi olarak denetlerken Şube Müdürü olarak görevli … ve Kontrol Teşkilatının teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerin denetiminde görevli olduklarını, daha sonraki dönemde görevden alınarak emekliye zorlanması ve 2016 yılında emekli olması neticesinde Kontrol Amirliğine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı biriminde Tekniker olarak çalışmaya başlayan daha sonra bir şekilde Şube Müdürü yapılan ve sonunda da yerine vekaleten Daire Başkanlığına görevlendirilen …’un Harcama Yetkilisi ve şartları sağlamamasına rağmen Kontrol Amiri olarak atanmış olup kendisi döneminde de ...nın kesin kabulünün yapılmayıp beklenmesi sonucunda binada rüzgar sonucunda yapısal hasarlar ortaya çıktığını ve bu hasarların müteahhit firmanın kusurlarından dolayı oluştuğu bildirilerek namı hesabına bu imalatların yaptırıldığını, bu imalatlar kesin kabul zamanı geldiğinde kontrol edilmiş olsaydı belki de bu hasarların olmayacağı gibi kontrol teşkilatının görevini eksik yapması ve Yine Şube Müdürü olarak görevli …’un Kontrol Teşkilatını görevlendirmesini olura sunmamasından ve kesin kabul zamanı gelen işin takibini yapmamasından dolayı oluştuğunu, kaldı ki Daire başkanlığı görevine getirildiğinde yine işle ilgilenmediğini; ancak şiddetli rüzgar etkisi ile Binada hasar oluşmasından sonra görevini yapmaya çalıştığını ve imalatların kusurlu olduğunu öne sürerek müteahhit firma namı hesabına yaptırmaya kalktığını, tüm bunların …’un yaptığı kanunsuz ve iş bilmezliklerinden yalnızca birisi olduğunu, kendisi hakkında devam eden benzer soruşturmalar bulunduğunu, sonuç olarak; 2011 yılında Rektör olarak göreve getirilen … ve yönetiminin Daire Başkanı olarak tüm yetkilerimi kısıtlaması ve daha sonra da pasifize edilmesi ve ardından da 2016 yılında görevden alınarak zorla emekli edilmesi neticesinde …’un Daire Başkanı edilerek hâlihazırda Kurumda çalışmakta olan mühendis ve mimarlar varken Kontrol Amiri olarak kendi kendini ataması sonucunda bu kamu zararının oluştuğunu Kurulumuza bildirmiştir.
Aynı ilam maddesinde (Teminat Mektubunun Süresinin Takibinde Görevli) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü-Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyadaki temyiz dilekçesinde özetle; … Üniversitesi 2016 yılı hesabına ilişkin 100 sayılı (Asıl) İlamın 18. maddesine konu edilen Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıklarının, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D.İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılıp, zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödemesi yapılan ve yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edilen kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup, şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığını bu nedenle hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin gerektiğini, işbu temyize konu Sayıştay Ek İlamında;
“Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın proje ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat süresinin takibinin, hem inşaat kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkam) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin, Makine Mühendisi ...'un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte ödettirilmesine”
Hükmedildiğini, bu hükme katılmadıklarını, bu aşamaya kadar gelen süreç incelendiğinde;
-
Öncelikle Sayıştay 2. Dairesinin 100 sayılı (Asıl İlamının 18. Maddesinde; . . . İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin 01. 04. 2013 tarihinde dolarak işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması nedeniyle İdarenin zamanında tedbir almayarak imalat kusurlarının teminatsız kalmasına bağlı olarak kesin kabul noksanlıkları bedelinin Üniversite bütçesinden karşılanması nedeniyle … TL kamu zararının Harcama Yetkilisi … ve Gerçekleştirme Görevlisi …'den tazmin edilmesine hükmedildiğini,
-
Bu hükme karşı düzenlenen 19. 06. 2018 tarihli dilekçe üzerine 6085 sayılı Kanun hükümlerine göre hazırlanan 44011 sayılı dosyanın Temyiz Kurulunda incelendiğini, yapılan yargılama sonucunda;
“Bu noktada ilam hükmüne bakıldığında; yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu görülmektedir.
Oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüştür. Kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur İdare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesi mevzuat gereğidir. Dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulması yerinde değildir.
Bu nedenle; kamu zararı, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluştuğundan söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespiti için 100 sayılı ilamın 18 inci maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine”
Karar verildiğini,
-
Temyiz Kurulunca verilen bozma kararının, 2. Daire tarafından işleme alınarak 6085 sayılı Kanunun 55 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeniden yargılanmasına karar verildiğini,
-
Yeniden yargılama sürecinde teminat mektubunun kesin kabul yapılmadan hükümsüz kalmasında sorumlulukları bulunan kontrol örgütünde görevli Makine Müh. …, Elektrik Teknikeri … ile Daire Başkanı (Harcama Yetkilisi) ve Kontrol Amiri …’dan savunmalarının istendiğini,
a. …’un gönderdiği savunmasında özetle; Tıp Fakültesi Binası Kesin Kabul noksanlıklarının yapılması işinin, kesin teminat mektubunun süresi olan 01.04.2013 tarihinden önce yaptırılması gerektiğini, kendisinin … Üniversitesinden 06.09.2012 tarihinde ayrıldığını, 10.09.2012 tarihi itibariyle … Üniversitesinde göreve başladığını, kesin teminat süresinin bitmesinden önce görevden ayrıldığı için imalat kusurlarından haberi olmadığını, savunmasının kabul edilmesini arz ettiğini ifade ettiğini, yani …’un, iş artış kararları alındığında ve … tarihli ve … sayılı 84 gün ve … tarihli ve … sayılı 17 gün olmak üzere toplam 101 günlük süre uzatım kararları alındığında, bu kararlara göre son olarak belirlenen iş bitim tarihi olan 10.06.2012 tarihi ve geçici kabul tarihi olan 15.08.2012 tarihi itibarı ile halen … Üniversitesinde ve kontrol örgütündeki verilen görevine devam etmekte olduğunu,
b. …’ın gönderdiği savunmasında özetle; Kontrol Teşkilatının, başta Daire Başkanı (Kontrol Amiri) … ve Şube Müdürü olmak üzere Rektörlük makamının olurları ile oluşturulduğunu, İnşaat Kontrol elemanı …’in 15.08.2012 geçici kabul işlemleri sonrası 14.03.2013 yılında vefat ettiğini, Makine Kontrol elemanı …’un kesin kabul işlemleri yapılmadan Üniversiteden ayrıldığını, işin kontrol görevlendirmesinin İdare tarafından yenilenmesi gerekirken 2013 yılı içerisinde yenilenmediğini, sürecin İdare tarafından görevlendirme yapılmadan …, Şube Müdürü … ve Daire Başkanı … tarafından sevk ve idare edilmeye çalışıldığını, Geçici Kabul Komisyonu tarafından 05.07.2012-31.07.2012 tarihleri arasında incelemelerin yapıldığını, kusurlu imalatların giderilmesi için 15 gün süre verildiğini, Elektrik Kontrol Teşkilatı olarak bu süre zarfında kusurlu görülen elektrik imalatlarının yükleniciye yaptırıldığını, mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediğini, söz konusu sürecin İnşaat Kontrolörleri tarafından yürütüldüğünü, kesin teminat tarihinin kesin kabulden önce dolduğunun yükleniciye İdare tarafından bildirildiğini, ancak firmadan cevap gelmediğinden, 7 ay sonra Bankaya teminat tarihini uzatmak amaçlı yazı yazıldığını ve bankadan ret cevabı geldiğini, söz konusu yazışmaları Şube Müdürü … ve Daire Başkanı …’nun sevk ve idare ettiğini, tüm bunlardan sonra kesin kabul yapılması için Şube Müdürü … ile İnşaat Teknikeri … tarafından işlem yapıldığını, Kesin Kabul Komisyonu tutanağının Şube Müdürü … tarafından yüklenici firmaya gönderildiğini, … ve … sayı ile Üniversitenin Hukuk Müşavirliğine gönderilen yazıda; “…. Asliye Hukuk Mahkemesinin tespiti ile Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 25 inci maddesine istinaden yüklenicinin namı hesabına 4734 sayılı Kanunun 22-d maddesine göre doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olup; yapılan onarmaların bedelinin yükleniciden tahsil edilmek üzere bütçenin 38.45.00.01.09.4.1,00.2.06.07.7.01 tertibinden ödenmiştir.” denilerek “söz konusu onarımlar için Başkanlıkça ödenen … TL’nin (KDV dahil) yüklenici …'den tahsil edilmesi”nin istendiğini, yazıda “yüklenicinin namı hesabına, doğrudan temin usulü ile Başkanlıkça yaptırılmış olduğu” belirtmesine rağmen; bu tarihten sonra Daire Başkan Vekili …’un olurları ile oluşturulan Komisyon tarafından dış cephe kaplamalarında oluşan kusurların giderilmesi amaçlı piyasa fiyat araştırmasına çıkıldığı ve söz konusu imalat eksikliğinin bütçeden karşılanarak yapıldığını, sonuç olarak bahsedilen süreçle içerisinde yetkili kılındığı tüm işleri eksiksiz yaptığını, kesin teminat süresinin bitmesi ve eksiklerin yapılması ile ilgili İdarece tarafına havale edilmiş hiçbir belge ve bilgi olmadığını, savunmasının kabulünü arz ettiğini, ifade ettiğini, …’ın yapmış olduğu savunmada ileri sürdüğü iddiaların kendi sorumluluklarını başkalarına yıkmak için mevzuata ve hiçbir resmi belgeye dayanmayan, yersiz ve mesnetsiz iddialar olduğunu, zira işin başlangıcından itibaren geçici kabulü yapılarak tamamlandığı süreç içerisinde oluşturulan Kontrol Teşkilatı görevlendirmelerinin hiçbirisinin Şube Müdürü olarak tarafından yapılmadığını (Dilekçe Eki: 1), yeni bir görevlendirme yapılıncaya kadar önceki yapılan görevlendirmeler geçerliliğini korumakla birlikte, 05.09.1979 tarihli ve 16745 ayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliğinin, “Kontrol Amiri” başlıklı 8 inci maddesinde görev, yetki ve sorumluluğunun;
“8.1. Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.
-
- Kontrol mühendisliğince düzenlenecek, röleve, ataşman defteri, plankote, proje, hesap, tutanak, şantiye defteri ve işin yürütülmesi için gerekli diğer evrakın zamanında ve usulüne uygun olarak hazırlanmasını ve kontrollük hizmetinde çalışanların görevlerini eksiksiz olarak yapmalarını titizlikle izler. Bu evrakı kontrol ettiği tarihleri yazarak imzalar.
-
- Kontrol şef ve kontrol mühendislerinin süreli veya süresiz ayrılışlarında; işin yürütülmesini aksatmamak için gerekli önlemleri alır.
-
- Yukarıdaki fıkralarda sayılmayan; sözleşme ve şartnameler gereği işin iyi bir şekilde yürütülmesi ve bitirilmesi için gerekli her türlü önlemi alır, aldırır, kontrol şef ve kontrol mühendislerine gereken direktifleri verir. ”
Şeklinde açıklandığını, bu hüküm gereğince yeni bir görevlendirme yapma yetkisi yönetimi ve denetiminin kendisine verilen kontrol amirinin ve kontrol örgütünün görevleri arasında sayıldığını, aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesindeki;
“Kontrol şenel adı altında yönetim ve denetim yapan görevliler, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin ilgili hükümlerine uygun olarak ve aşağıda yazılı sıraya göre birbirlerinin emir denetim ve gözetimi altında görevlerini yürütürler.
-
- İşveren Makam: İşin ihalesine karar veren makam veya yetkili kıldığı vekilidir.
-
- Kontrol Amiri: (Mühendis, Mimar) Kontrol amirliği işin idari ve teknik ilişki durumuna göre idarelerin aşağıda yazılı mühendis veya mimarları tarafından yapılır.
Kontrol amiri her iş için yetkili makamın yazılı emri veya onayı ile belirlenir ve görevlendirilir.
■ Bölge Müdürleri veya Başmüdürleri
■ İllerde (Teknik) Şube Müdürleri
■ İnşaat Müdürleri
■ Fen İşleri Müdürleri
■ Başmühendisler veya Servis Şefleri
■ İşin özelliğine göre doğrudan doğruya idareye bağlı olarak görevlendirilen Kontrol Amirleri.
Bir kontrol amirinin sorumluluğunda birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Şefi: (Mühendis. Mimar) Kontrol amirine bağlıdır.
Bir kontrol şefinin sorumluluğundan birden fazla işin kontrollüğü toplanabilir.
-
- Kontrol Mühendisi : (Mühendis, Mimar) Kontrol şefine bağlıdır. Bir kontrol mühendisine birden fazla işin kontrollüğü verilebilir. Kontrol mühendisliği görevi idarece zorunlu görülen hallerde işveren makamının onayı ve kontrol görevlisi unvanı ile Teknikerlere de yaptırılabilir.
-
- Kontrol Yardımcısı: Gereksinime ve işin önemine göre Mühendis, Mimar. Tekniker ve Teknisyen olup kontrol mühendisine bağlıdır.
-
- Sürveyan: Teknisyen Okulu, Yapı ve Endüstri Meslek Liseleri, Yapı ve Sanat Enstitüleri mezunları sürveyan olarak denetimde görev yaparlar. ”
Hükmüne göre mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığından Kontrol Amiri olarak tarafına görev verilmesinin mümkün olmadığını, Dilekçe Eki: 1’de sunulan belgelerde de görüldüğü üzere Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi Kontrol Amiri olarak da herhangi bir görev tevdii edilmediğini, …’ın “mevcut işin kesin teminat ve ek teminat alınması sürecinde elektrik kontrolü olarak tarafına branşının dışında hiçbir evrak havale edilmediği, söz konusu sürecin inşaat kontrolörleri tarafından yürütüldüğü” iddiasının da gerçekçi olmadığını, zira sözü edilen Yönetmeliğin 7 nci maddesindeki; “Kontrol edilecek işe ait sözleşme dosyası örneği, işe başlama süresi içinde, proje, resim ve diğer evrak, işin gerektirdiği zamanlarda, dairesi tarafından kontrol örgütüne bir yazı ekinde gönderilir.” hükmü gereğince sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan kesin teminat mektubunun aslı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına, alındı belgesi ile birlikte teminat mektubunun fotokopisinin ise sözleşme dosyasıyla birlikte Kontrol Teşkilatına teslim edildiğini, söz konusu işe ait sözleşmenin 11. maddesinin teminata ilişkin hükümleri içermekte olup, sözleşmenin bir parçasından ziyade ana maddeleri arasında yer aldığını, kontrol amiri ve kontrol teşkilatında görevli personelin sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından değil, yönetim ve denetimi kendisine verilen islerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve is programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumlu olduklarını, kontrol amiri tarafından kontrol örgütü içerisinde yer alan personel arasında teknik uzmanlık alanları dışındaki diğer işlerin yürütülmesi için herhangi bir görev dağılımı yapılmamışsa, sadece inşaat kontrollerinin sorumlu tutulmasının da doğru olmadığını, …’ın savunmasında yer alan bazı yazışmaların tarafından yapıldığı veya takip edildiği iddiasıyla şahsımı suçlamasının da doğru olmadığını, sözü edilen yazışmaların, kesin teminatın hükümsüz kalmış olduğu 01.04.2013 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olup, kesin teminatın hükümsüz kalmasına yapılan bu yazışmaların sebep olmadığını, aksine süresi dolan teminatın süresinin uzatılması, işin teminatsız kalmaması ve kesin kabul sürecinin mevzuata uygun olarak yapılmasına yönelik, yapılması zaruriyet arz eden yazışmalar olduğunu, bu yazışmaların bazılarında parafının veya imzasının bulunmasının ise İdarenin imza yönergesine göre kurum içi ve kurum dışı yazışmalarda izlenmesi gereken iş akışından dolayı olduğunu,
c. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı …’nun ise sorguyu 06.12.2019 tarihinde almış olup, cevap vermediğini,
- Denetçi görüşünde ise;
“Sorumluların savunmalarından, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinden, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevleri nedeniyle … ve …'un görevleri arasında olduğunun anlaşıldığı,
Yapı Denetim Görevlisi olarak inşaat Mühendisi …, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri … bu dönemde görevli olmakla birlikte, yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını. Teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadıkları,
Teminat mektubunun süresi zamanında uzatılmış olsaydı, meydana gelen kamu zararının teminatla giderilmesinin mümkün olacağını, bu nedenle Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkamı … ile Şube Müdürü, daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı olan …’un kamu zararından sorumlu oldukları,
5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda harcama yetkilisinin Ön plana çıktığı
Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …'nin 5018 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre “... harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini ...” yürütmekle sorumlu olduğundan, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığı,
Bu nedenle İlamın 18. maddesi ile tazminine hükmedilen … TL kamu zararının 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 56 inci maddesi hükmü gereğince, yargılamanın iadesi yolu ile (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü. Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkan) …’a ortaklaşa ve müteselsilen ödettirilmesi uygun olacağı,”
Hususlarının ifade edildiğini,
Denetçi görüşünde; İdarenin resmi görevlendirme olurlarını ve Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümlerini hiçe sayarak, Kontrol Teşkilatında görevli olanların, sadece yapılan inşaatın proje ve fen kurallarına uygun yapılmasından sorumlu olduklarını belirtmesinin, mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, zira sözü edilen Yönetmeliğin, yönetim ve denetim görevini birlikte düzenlediğini, "Yönetim ve denetimi kendisine verilen işlerin, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ve iş programı gereğince iyi bir biçimde yapılıp süresinde bitirilmesini sağlamakla görevli ve sonuçlarından sorumludur.” hükmünü ve "Kontrol mühendisi, kendisine verilen işleri, sözleşme ve eklerine, şartnamelere, uygulama projelerine, fen ve sanat kurallarına ve iş programına uysun olarak yürütülüp süresinde bitirilmesini sağlamak için (aşağıda belirtilen işleri) kendisi çalışarak, işin büyüklük ve önemine göre emrine verilen kontrol yardımcıları, sürveyanlar ile diğer personelin hizmetlerinden de yararlanarak yapmakla görevli ve sorumludur” hükmünü dikkate almadığını, yukarıda da belirtildiği gibi teminat, sözleşme ve şartnamelerin ana unsuru olup, teminata ilişkin düzenlemeler sözleşmenin 11. maddede açıklandığını, işin yürütülmesi sürecinde dört kez iş artışı yapıldığını ve akabinde iki kez süre uzatımı verilerek sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 31.08.2011’den 10.06.2012 tarihine uzatıldığını, verilen bu süre uzatımıyla sözleşme yapılırken verilen kesin teminat mektubunun süresinin, teminat süresini karşılamada yetersiz kaldığını, Kontrol Teşkilatı ve yüklenicinin, iş artışı ve verilen süre uzatımıyla belirlenen yeni tarihe göre yeniden iş programı oluşturup, sözleşmenin 11. maddesi hükümlerine göre ek kesin teminat almaktan ve mevcut teminatın süresi için de gerekli tedbirleri almaktan sorumlu olduklarını, ayrıca Kontrol Teşkilatı tarafından düzenlenen ara hakedişlerde ödenen fiyat farkları için, geçici kabul noksanlıkları için ve iş artışından dolayı alınması gereken ek kesin teminat miktarı ve süresini belirleyerek alınmasından, mevcut teminatların bu şartları sağlayıp sağlamadığını kontrol ederek gerekli önlemleri almaktan da sorumlu olduklarını, şahsının hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak idari görevler nedeniyle sorumlu tutulmasının hiçbir dayanağı bulunmadığını, zira yukarıda da arz ettiği gibi söz konusu işin başlangıcından geçici kabul yapılarak tamamlanmasına kadar geçen süreç içerisinde işin yönetimi ve denetiminden sorumlu olarak kontrol örgütünde tarafına herhangi bir görev verilmediğini, Birimin Şube Müdürlüğü kadrosuna 03.07.2012 tarihli Tayin-Terfı Kararnamesi ile ataması yapılmış olup, mühendis veya mimar kariyerine haiz olmadığı için de Bayındırlık İşleri Kontrol Yönetmeliği hükümleri gereğince Kontrol Amiri olarak görevlendirilme yapılmasının mevzuat hükümlerine de aykırı olduğunu, Kontrol Teşkilatı içerisinde yer almadığı gibi ayrıca Şube Müdürü olarak da söz konusu işin yönetimi ile ilgili herhangi bir görevlendirme de yapılmadığını, ... İnşaatı İşinin sözleşmesinin imzalanıp, 07.07.2008 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlanılmasından, geçici kabul yapılarak işin bitirilmesi, sözleşme hükümlerine göre geçici kabulden sonra kesin kabul için ön görülen 18 aylık sürenin tamamlanarak kesin kabul işlemlerinin başlatılması, … numaralı kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalması süreçlerinin tamamında Harcama Yetkilisi olarak herhangi bir görevi bulunmadığını, söz konusu teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra Personel Daire Başkanlığının 04.12.2014 tarihli Rektörlük Makamının onayları ile Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirilmiş ve Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 15.12.2014 tarihli ve 779 sayılı yazısında belirtildiği gibi 15.12.2014 tarihinde göreve başladığını, dolayısıyla Harcama Yetkilisi olarak sorumluluğunun bu tarihten sonra başladığını, kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanlıkların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapı İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesi sürecinde görev aldığı için sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, zira kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığını, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılmasından kaynaklandığını,
- Sonuç olarak, Ek İlamla verilen tazmin hükmünün Kurulumuzca yapılacak inceleme sonucunda kaldırılması isteğini Kurulumuza iletmiştir.
(Temyiz talep eden her iki sorumlu için de geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle;
Adı geçenin (…) dilekçesinde; işin yürütülmesinden sorumlu kontrol personelinin tayin ve vefatı nedeniyle sadece …'ın kaldığı; ancak resmi bir görevlendirmenin olmadığı, Gerçekleştirme Görevlisi …'un görevlendirme yaparak kendisinden olur almak sureti ile işin kontrollük hizmetlerinin eksiksiz yapılabilmesi için Kontrol Teşkilatı oluşturması gerektiği halde bunu yapmadığı, bu nedenle mecburen Kontrol Amiri olarak görev yaptığı, bu durumda hem Kontrol Amiri hem de Harcama Yetkilisi olarak kendi kendini kontrol etme gibi bir hukuksuz durumun oluştuğu, Şube Müdürü olarak görevli olan …'un teminat mektuplarının saklanması gibi idari işlerden sorumlu olduğu, ayrıca Kontrol Mühendislerini görevlendirmeyip kontrol yükümlülüğünü üzerine alması ve buna rağmen kesin kabulde işin sağlıklı olarak yapılmaması nedeniyle zararın oluştuğunu belirterek sorumluluğun …'a ait olduğu
Adı geçenin (…) dilekçesinde; Üniversite tarafından ilgili yüklenicinin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava edildiği, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü ve şahsının herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin bulunmadığı, firmanın yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubunun vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısı ile kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, kamu zararı olarak değerlendirilen, kesin kabul noksanlıkları için yapılan ödemenin, mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı oluşmadığı, işin kesin kabulü yapılmadan önce, teminat mektubunun süresinin uzatılmayarak hükümsüz kalmasından dolayı işin teminatsız bırakılması nedeniyle oluştuğunun dikkate alınması gerektiği, asıl sorumluların yapım işini kontrol etmekle yükümlü olan yapım işleri kontrol personeli olduğu, kendisinin kesin teminat mektubunun 01.04.2013 tarihinde süresi dolarak hükümsüz kalmasından yaklaşık 21 ay sonra 15.12.2014 tarihinde göreve başladığı,
Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının (bozulmasının) talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya içeriğinin incelenmesi sonucunda; ... İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve ... İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un olduğunun değerlendirildiği, şöyle ki her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığının görüleceği, Strateji Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu amir ve idareci olarak Daire İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığının ortada olduğu; açıklanan nedenlerle temyiz talebinin reddedilerek Daire Kararının korunması gerektiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Önceki (17.04.2019 tarihli ve 46123 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızdan (2. maddesi), tazmin hükmü verilen konuyla ilgili süreçte;
-
İdare ile yüklenici … arasında düzenlenen 01.07.2008 tarihli ve 06149 yevmiye numaralı sözleşme kapsamında yapılan “… İşi”’nin 1150 takvim gününde 31.08.2011 tarihi itibarıyla bitmesi gerekirken, 101 günlük süre uzatımı ile 10.06.2012 tarihinde bittiği,
-
15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulünün yapıldığı, teminat süresinin sözleşmenin 21. maddesinde geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlendiği, bu sürenin ise 15.02.2014 tarihine denk geldiği,
-
Sözleşmenin 11 inci maddesi gereği süre uzatımı nedeniyle işin sözleşme süresi uzadığı halde, ihtar yapılmasına gerek duyulmadan yüklenicinin teminat süresini uzatarak İdareye bildirmesi gerekirken sözleşme hükümlerine uymadığı, bunun üzerine Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığının 26.06.2013 tarihli ve 449 sayılı yazısıyla süresi dolan teminatın yerine yenisinin talep edildiği ancak yüklenicinin sözleşmeye göre taahhüdünü yerine getirmediği, İdareye yazılı veya sözlü bir cevap vermediği, bunun üzerine 03.01.2014 tarihli ve 908 sayılı yazı ile Bankadan sürenin uzatılmasının istenildiği, bu talebin 14.01.2014 tarihli ve Ref:8 sayılı yazı ile Banka tarafından reddedildiği,
-
Bankanın red yazısında, teminat mektubu vadesinin 01.04.2013 tarihinde dolduğunun ifade edildiği,
-
Geçici kabulden sonra sözleşmenin 21. maddesinde belirtilen 18 aylık süre dolmasına rağmen yüklenicinin kesin kabul talebinde bulunmaması üzerine 11.04.2014 tarihli ve 224 sayılı yazı ile yüklenicinin kesin kabul için iş yerinde hazır bulunmasının istenildiği,
-
Yüklenicinin 27.06.2014 tarihli dilekçe ile İdareye başvurarak kesin kabul talebinde bulunması üzerine Kesin Kabul Komisyonunun oluşturulduğu, Komisyonun saptamış olduğu eksikleri 18.08.2014 tarihli ve 005479 sayılı yazı ile yükleniciye bildirdiği, söz konusu eksiklerin tamamı giderilmediğinden 01.09.2014 tarihli ve 554 sayılı yazı ile hukuki sürecin başlatılmasının talep edildiği ve bu kapsamda … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde … D. İş nolu dosya içeriğinde bilirkişi oluşturularak yerinde tespit yaptırıldığı,
-
Geçen zaman zarfında bina dış cephesinde kullanılan alüminyum kompozit panel kaplamalarında oluşan deformasyonun tehlikeli boyuta ulaşması nedeniyle sorunun giderilmesi için Tıp Fakültesi Dekanlığınca Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına başvurulması üzerine gerekli onarımın yüklenici namına yaptırıldığı; ancak yüklenicinin teminatının süresinin dolması nedeniyle yaptırılan onarım bedelinin teminattan karşılanamadığı, bu nedenle de 16.11.2016 tarihli ve 7869 yevmiye nolu ödeme emri belgesi ile Üniversite bütçesinden ödendiği,
-
24.11.2016 tarihli ve 18779 sayılı yazı ile durumun Hukuk Müşavirliğine bildirildiği, Hukuk Müşavirliğinin de yüklenici hakkında … 1. İcra Dairesinde icra takibi başlattığı,
-
Yüklenicinin icraya itirazı üzerine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/274 Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davasının açıldığı
Anlaşılmakta olup, yargı sürecinin devam ettiği de görülmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Kesin teminat ve ek kesin teminatların geri verilmesi” başlıklı 13 üncü maddesinde;
“Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların;
a) Yapım işlerinde; varsa eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından sonra yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı,
…
Yükleniciye iade edilir.”
Hükmüne yer verilirken, Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin “Kesin kabulde görülecek kusur ve noksanlar” başlıklı 12 inci maddesinde ise;
“…
komisyonca tespit olunan sürelerde kusur ve noksanlıklar yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idare, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatır.”
Denilmektedir.
Diğer taraftan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa dayanılarak çıkartılan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği eki (anılan ihalenin yapıldığı tarihte yürürlükteki haliyle) Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Hatalı, kusurlu ve eksik işler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Yapı denetim görevlisi, yüklenici tarafından yapılmış olan işin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunu veya malzemenin şartnamesine uygun olmadığını gösteren delil ve işaretler gördüğü takdirde, gerek işin yapımı sırasında ve gerekse kesin kabule kadar olan sürede bu gibi eksiklerin, hataların ve kusurların incelenmesi ve tespiti için gerekli görülen yerlerin kazılmasını ve/veya yıkılıp yeniden yapılmasını yükleniciye tebliğ eder. Bu incelemeler yüklenici veya vekili ile birlikte yapılır. Yüklenici veya vekili bu konuda yapılacak tebliğe uymazsa, incelemeler yapı denetim görevlisince tek taraflı olarak yapılıp durum bir tutanakla tespit edilir. Bu gibi inceleme ve araştırmaların giderleri, işlerin eksik, hatalı ve kusurlu olduğunun anlaşılması halinde yükleniciye ait olur. Aksi anlaşılırsa genel hükümlere göre işlem yapılır. Sorumluluğu yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı, kusurlu ve malzemesi şartnameye uymayan işlerin bedelleri, geçici hakedişlere girmiş olsa bile, yüklenicinin daha sonraki hakedişlerinden veya kesin hakedişinden veyahut teminatından kesilir.” hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre; yüklenici tespit edilen eksiklikleri gidermediği takdirde idare kendisinden yükümlülüklerini yerine getirmesini bir yazı ile ister, durumun yükleniciye tebliğinden sonra yüklenici hala yükümlülüklerini yerine getirmeye fiilen başlamamış veya başlayıp da belirlenen süre içinde işi bitirmediği takdirde idare, söz konusu işleri, bütün giderleri yükleniciye ait olmak üzere 4734 sayılı Kanundaki usullerden biri ile yaptırabilir.
Bahsi geçen iş sürecinde, anahtar teslim götürü bedel olarak yapılan sözleşmeye göre 1150 gün olarak tespit edilen iş süresi, 101 gün daha uzatılmış, 15.08.2012 tarihinde işin geçici kabulü yapılmış ve sözleşmenin 21. maddesine göre teminat süresi geçici kabul tarihinden itibaren 18 ay olarak belirlenmiş olduğundan 15.02.2014 tarihinde biten teminat süresi içerisinde; vadesi 01.04.2013 tarihinde dolan teminat mektubunun süresinin uzatılması işleminde; yüklenici bu yükümlülüğünü yerine getirmemiş, İdare de tedbirli davranma (teminat mektubunun vadesi dolmadan banka nezdinde nakde çevrilmesi) hususunda geç kalmıştır. Dolayısıyla, daha sonra imalat kusurlarının yüklenici adına yaptırılması nedeniyle İdarenin bütçesinden yapılan zorunlu harcamanın, kesin teminat bedelinden karşılanması imkânı ortadan kalkmıştır.
Olayın bu yönleriyle gerek 100 sayılı (Asıl) İlamda gerekse de 214 sayılı Ek İlamda konunun esası yönünden yapılan açıklamalar doğrultusunda; zamanında tedbir alınmayarak imalat kusurlarının teminatsız kaldığı ve bunun sonucunda kesin kabul eksikliklerinin Üniversitenin bütçesinden yapılarak kamu zararına sebebiyet verildiği noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
İhtilafa sebep olan asıl husus, sorumluluk tevcihi konusunda yaşanmış olup, 100 sayılı (Asıl) İlamda sadece kamu zararına konu olan ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine sorumluluk yüklenmiş, kendilerine sorumluluk yüklenen bu kişilerin ortaklaşa temyiz başvurusu üzerine verilen önceki Temyiz Kurulu Kararımızda ise; “100 sayılı (Asıl) İlamda yüklenicinin işe ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemesine bağlı olarak teminat mektubu vadesinin dolmuş olmasında gereken takibi yapmayan, dolayısıyla kusuru bulunanların sorumlu tutulmayıp, kesin kabulde tespit edilen noksanlıkların yüklenici nam ve hesabına idare tarafından karşılanarak can ve mal güvenliğinin temini amacıyla yaptırılması sürecinde görev alanların sorumlu tutulduğu, oysa kesin kabulde, yüklenici tarafından yerine getirilmeyen noksanlıkların giderilmesine ilişkin işlemlerin mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, kesin kabulde görülen kusur ve noksanların, yüklenici tarafından tamamlanmadığı durumda idarenin, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41 ve 44 üncü maddelerine göre, kusur ve noksanlıkları yüklenici nam ve hesabına tamamlatması, bu amaçla gerekirse idare bütçesinden ödeme yapılarak bilahare yasal yollardan yükleniciye rücu edilmesinin mevzuat gereği olduğu, dolayısıyla kesin kabul noksanlıklarının giderilmesinde görev alanların sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı” belirtilerek kamu zararının, imalat kusurlarının teminatsız kalması sonucu oluşması nedeniyle söz konusu işte süre uzatımı da verilmesine rağmen zamanında tedbir alınmadığı için teminat mektubunun vadesinin dolarak geçersiz hale gelmesinde sorumluluğu bulunanların tespitine yönelik Dairesince yeniden bir değerlendirme yapılması istenmiştir.
Bunun üzerine, Dairesince, süreçte ismi yer alanlara Denetçi tarafından sorgu gönderilmesi sağlanmış, verilen cevaplar ve süreçle ilgili tüm yazışmalar detaylarıyla incelenerek kurulan illiyet bağı neticesinde 214 sayılı Ek İlam ile;
“…
Sorumluların göndermiş oldukları savunmalardan; Yapı Denetim görevlisi olarak, Makine Mühendisi …, Elektrik Teknikeri …’ın yapılan inşaatın projesine ve fen kuralına uygun yapılmasından sorumlu olduğu ve teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevleri bulunmadığı, yapılan ihalenin sözleşme sürecinin ve teminat mektubu süresinin takibinin, hem inşaatın kontrol amiri olmaları sıfatıyla, hem de Harcama Yetkilisi olarak … ve …’un görevleri arasında olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla kesin teminat süresinin dolmasına neden olarak kamu zararının oluşmasına sebebiyet verenlerin, (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin 5018 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinde belirtilen iş ve işlemlerde yetkili olduğundan teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir sorumluluğunun olmadığı değerlendirilmektedir.
Bu itibarla, teminat mektubunun süresinin takibi ile ilgili bir görevi olmadığı için Gerçekleştirme Görevlisi (İnşaat Teknikeri) …’nin, Makine Mühendisi …’un ve Elektrik Teknikeri …’ın sorumluluğu bulunmadığına,
...nın kesin kabul noksanlıkları bedelinin üniversite bütçesinden karşılanması neticesinde oluşan … TL kamu zararının (Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) … ile (Şube Müdürü, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı) …’a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereğince işleyecek faizleri ile ödettirilmesine,
…”
Hükmedilmiştir.
Bu defa sorumluluk yüklenen …, sorgu ve önceki temyiz aşamasındaki aynı gerekçelerle; … ise, …’un tek başına sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin gerekçelerle, Kurulumuz nezdinde müstakilen adlarına açılan dosyalarla temyiz talebinde bulunmakta iseler de; söz konusu dosyaların içeriğinin incelenmesi sonucunda; … İnşaatı için düzenlenen … numaralı kesin teminat mektubunun süresinin, işin kabulü yapılmadan 01.04.2013 tarihinde dolarak hükümsüz hale gelmesine; bu tarihten önce görevli olan Yapı İşleri Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri … ve o dönemde Şube Müdürü olan daha sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı ve … İnşaatı Kontrol Amiri olan …'un sebep olduğu değerlendirilmektedir. Şöyle ki; her ne kadar sorumlu … kesin teminat mektubunun süresi geçtikten 21 ay sonra Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığına vekaleten atandığını belirtse de; teminat mektubunun süresinin dolmasından önce de ilgili Şube Müdürlüğü görevini yaptığı görülmektedir.
Strateji Geliştirme Daire Başkanlığında bulunan kesin teminat mektubunun diğer belgelerle birlikte Yapım İşleri Daire Başkanlığına gönderilmesi gerektiği açık olup, sorumluluk yönüyle gerek süre uzatımı gerekse yapılan imalatın durumu itibarıyla 07.10.1983 tarihli ve 124 sayılı Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesindeki genel görevleri kapsamında amir ve idareci olarak Daire Ek İlamında sorumlu tutulan … ve … gözetiminde yapıldığı ortadadır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumluların temyiz dilekçelerindeki iddialarının reddedilerek 214 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (Üye … ve Üye …’un aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 06.04.2022 tarih ve 51595 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye … ve Üye …:
Üniversitenin ...nın kesin kabul noksanlıkları, iş için düzenlenen teminat mektubunun işin kesin kabulü yapılmadan hükümsüz kalması ve yüklenicinin taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … D. İş. numaralı dosyasında tespit yaptırılarak, müteakiben yüklenicinin namı hesabına yaptırılmış ve bedeli zorunlu olarak Üniversitenin bütçesinden ödenmiştir.
Yüklenici aleyhine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu edildiği de anlaşılan kamu zararı olarak nitelendirilen tutarın ödenmesine ilişkin yapılan işlemler mevzuata uygun olarak yürütülmüş olup; kamu görevlilerinin herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinden söz edilemez.
Bu itibarla, İdarece gerçekleştirilen hukuki takibatla konuyla ilgili yükümlülüklerin yerine getirildiği de göz önüne alınarak temyiz talebinde bulunan sorumluların dilekçelerindeki iddialarının kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45