Sayıştay 2. Dairesi 47179 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
47179
22 Mart 2023
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2017
-
Daire: 2
-
Dosya No: 47179
-
Tutanak No: 54648
-
Tutanak Tarihi: 22.03.2023
-
Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Personel çalıştırmasına dayalı hizmet alımında; emekli personel çalıştırıldığı halde, diğer personel ile maliyeti arasında sigorta priminden doğan fark düşülmeden ödeme yapılması;
- 253 sayılı İlamın 2. maddesinin (A) bendiyle; yılın ilk 10 ayında açık ihale usulü ile …’nden, kalan 2 ayında ise pazarlık usulü ile …’nden temin edilen “…” İşinde yüklenici tarafından emekli personel çalıştırıldığı halde emekli personel ile diğer personel maliyeti arasında sigorta priminden doğan fark düşülmeden ödeme yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Temyiz talebinde bulunan sorumlulardan (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla Tahakkuk Şube Müdür Vekili … ve (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla İdari ve Mali İşler Daire Başkan Vekili …, kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette özetle; sorgulara vermiş olduğum cevaplara ilave olarak; yapılan sorgu konusunda ve ilgili İlamda bahsi geçen Kontrol Teşkilatları (…-…) Üniversitenin … ve … yerleşkeleri olmak üzere 2 Kontrol Teşkilatı oluşturulmasına rağmen söz konusu sorgu ve İlamda sadece … Kontrol Teşkilatı sorumlu tutularak … Kontrol Teşkilatının bu sorgudan muaf tutulduğunu, sorumluluk paylaşımı açısından bu konunun atlanılmaması gerektiğini, 2017 yılı denetimleri sonucu oluşturulan sorgulara vermiş olduğu cevaplarda; Gerçekleştirme görevlisi olarak özetle; “Devlet memuriyetinde ve 5018 Sayılı Kanun uygulamalarında görev-yetki ile sorumluluk paraleldir ilkesi geçerlidir. Başka bir anlatımla yapılan işlemde, örneğin bir satın alma işleminde tarafım, satın alma işlemlerinin tüm aşamalarında değil yalnızca yapılacak ödemenin ödeme emri belgesine bağlanması aşamasında görev sahibiyim. Bu nedenle de yalnızca bu aşama ile ilgili sorumluyum. Ödeme emri belgesi gerçekleştirme görevlisi olarak, işe ait ihale onay belgesinin, ihale komisyon kararının, muayene kabul komisyon kararının ve kontrol teşkilatı tarafından düzenlenerek imza altına alınan hizmet işleri hak ediş raporlarının ve de faturanın varlığı ödeme emri belgesini düzenlemem için yeterlidir. Tarafım belirttiğim bu belgelerin eksiksiz olmasını kontrol dışında diğer komisyon ya da kişilerin işlerini doğru yapıp yapmadığını kontrol etme gibi bir yetkim ve bunun sonucunda sorumluluğum bulunmamaktadır.” dediğini, buna karşın İlamda belirtildiği şekilde; “5018 sayılı Kamu Mali ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesi gereği asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği” hususunun belirtildiğini, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin “Kontrol Hizmetleri Başlıklı, Kontrol Teşkilatı ve Yetkileri” başlıklı 4 üncü bölümünün 26 ncı maddesinde; “… , Kontrol teşkilatının yetkileri sözleşmede belirtilir. Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa kontrol teşkilatı; işlerin yürütülmesiyle ilgili olarak her türlü denetim, malzeme, işlerin ve sözleşmesinde onaya sunulması gerektiği belirtilen yüklenici personelinin onay veya reddi, ödeme miktarlarının tespiti, işlerin düzeltilmesi ve sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmesi konusunda talimat vermeye ve uygulamaya yetkili olup, fesih, tasfiye, süre uzatımı, iş artışı, iş eksilişi, kabul, yüklenici nam ve hesabına iş yaptırma ve alt yüklenicileri onaylama hususlarında ise idareye görüş bildirir .” denildiğini; bu nedenle görev-yetki ile sorumluluk paraleldir ilkesi gereği; hakedişlerde Kontrol teşkilatı olarak isimleri belirtilen … Kontrol Teşkilatı ile birlikte … Kontrol Teşkilatı oluşumunun da bu sorumluluğa dahil edilmesinin ve bu işlem nedeniyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünüldüğünü Kurulumuza arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Tahakkuk Şefi …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; 03.10.2017 tarihli ve 37625 yevmiye no.lu temizlik hizmet alımı işinde ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) kişi yıllık izinde olduğundan geçici olarak Daire Başkanlığı tarafından görevlendirildiğini, 15.01.2018 tarihinde de emekli olduğunu, 28.01.2018 tarihinde Başkanlığımıza yazılı savunmasını beyan ettiğini, 25.03.2020 tarihinde de tekrar tarafına temyiz yolu açık olmak üzere Başkanlığımızdan tebliğ geldiğini, kendisinin ilgili temizlik firmasına sadece ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) bölüme imza attığı ve şahsının Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme görevlisi olarak Rektörlük Makamınca hiçbir görev yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, Hizmet işleri Kabul Tutanağında Muayene ve Kabul Komisyonunda, temizlik hizmet alımı ihalesi için hakediş icmali Kontrol Teşkilatı evraklarında görevlendirmesinin ve imzasının bulunmadığını, ödeme emri belgesindeki (Düzenleyen) kişi olarak Tahakkuk Şefi olması münasebetiyle belgede yapılan işlemlerin bütçe gideri, harcama kodları, damga vergisi, KDV tevkifatı ve gider yansıtma kodlarını kontrol etmek olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasına veya belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi istemini Kurulumuza arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Muayene ve Kabul Komisyonu Tutanağı Üzerinde İmzası Bulunan) Diğer Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Hakediş Komisyonu Başkanı/Üyesi-Destek Hizmetleri Şube Müdür Vekili/Ayniyat Saymanlığı Şefi …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Ayniyat Saymanlığı Şefi …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Koruma Güvenlik Müdür Vekili …, Hakediş Komisyonu Üyesi-Kültür Merkezi Müdür Vekili … ve Hakediş Komisyonu Başkanı/Üyesi-Destek Hizmetleri Şube Müdür Vekili/Ayniyat Saymanlığı Şefi … kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette özetle; temizlik hizmet alımı işi için Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 5 inci maddesine göre oluşturulan Komisyonda üye-başkan olarak görevlendirildiklerini, muayene ve kabul komisyonlarının görev tanımında ise aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde; “... kabule engel bir durum bulunmadığı takdirde, işin kabulünü yapar.”, ayrıca, komisyon üyesi “... sözleşmede işin kabulü yüklenici firma tarafından gerçekleştirilen işleri, hizmet işleri yönünden inceler ve işin yerine getirildiğini gördüğü durumda işin kabulünü yapar.” hükümlerinin yer aldığını, hakedişlerin hazırlanması ve ödemeye ilişkin hususlarının tespiti ve uygulaması hususu ile mevzuata uygunluk ve ödeme emri belgesinin düzenlenmesi sorumluluğunun, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31 inci maddesine göre harcama yetkilisi ve aynı Kanunun 33 üncü maddesine göre ise gerçekleştirme görevlisinde (ödeme emri belgesi düzenleyicisi) bulunduğunu, ayrıca, hakedişlerin ve sigorta prim ve işçi maliyetlerinin hesaplanmasında muhasebe bilgisin yeterli olmadığı, bu görevi kendisine verirken bunları hesaplayacağı bilgisinin verilmediğini, ilgili birimdeki görevi nedeniyle çalışan işçilerin işe düzenli gelip gitmelerini kontrol edebildiğini, bu işçiler için yukarıda dile getirilen Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükümleri dahilinde puantaj düzenleyerek İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığına gönderdiğini ve hakedişi imzaladığını, bu şekilde yükümlülüğünü yerine getirdiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve diğer mali mevzuatla ilgili hiçbir bilgisi, eğitimi (hizmet içi eğitimimde dahil) bulunmadığını, Muayene ve Kabul Komisyonu üyesi-başkanı olarak atanmasında da kişilerin düzenli işe gelip gelmediklerini kontrol edileceğini sorumluluğunun olacağını bunun dışında bir sorumluluğumun da bulunduğunu bilmediğini ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasına veya belirtilen gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi istemlerini Kurulumuza iletmişlerdir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak … Üniversitesi Rektörlüğü adına Kurum vekili sıfatıyla temyiz talep eden Av. … ve Av. … gündem sırasında görüşülen dosyasındaki ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; idari işlemlerde hukuka uygunluk karinesinin esas olduğunu öncelikle belirtmek istediklerini, doğruluk karinesi ilkesinin doğal sonucu olarak, idari işlemlerde devamlılık ve istikrarın esas olduğunu, yetkili mercii veya makamlarca aksi tespit edilinceye kadar, idari işlemlerin doğruluk karinesinden yararlandıklarını, doğru kabul edilen bu işlemlerin doğurduğu sonuçların, diğer bir ifadeyle söz konusu işlemlere dayalı olarak yapılan ödemelerinde doğru kabul edilmesinin gerektiğini, somut olayda da hukuka uygun olarak Üniversitece tesis edilen işlemlere müteakip, yapılan ödemeler neticesinde tazmin hükmü çıkarılmasının kanlarınca hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yargılama konusu olan işlemlerin, Üniversitece bugüne kadar gerçekleştirilen tüm işlemlerde olduğu gibi; ilgili kanun ve ihale sözleşme hükümleri çerçevesinde tesis edildiğini, somut olayda, ilgili kanunlar ve yapılan ihale sözleşmeleri çerçevesi dışına çıkan bir durum vuku bulmadığını, İdarenin tüm işlemlerinin usul ve mevzuata uygun olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılması isteminde bulunmuşlardır.
(Temyiz talep eden sorumlulardan … ve … için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; geçenin temyiz dilekçesinde özetle; Üniversitenin … ve … yerleşkeleri olmak üzere 2 Kontrol Teşkilatı oluşturulmasına rağmen söz konusu sorgu ve İlamda sadece … Kontrol Teşkilatının sorumlu tutularak … Kontrol Teşkilatının bu tazminden sorumlu tutulmadığı, Gerçekleştirme Görevlisi olarak ihale komisyonu kararı, muayene kabul komisyonu raporu, kontrol teşkilatının işleme dair düzenlemiş olduğu hizmet hakediş raporlarına dayanarak ödeme belgelerini imzaladığı, bu görevlilerin işlerini doğru yapıp yapmadığını kontrol etme gibi bir yetkisinin ve bunun sonucunda sorumluluğum bulunmadığı; bu nedenlerle kamu zararından sorumlu tutulamayacağı hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; … Kontrol Ekibinin de sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin olarak kamu zararı tespit edilen ödeme emri belgeleri eki evrakta yer alan imzalara göre sorumluluk tayini yapıldığı; bu nedenle imzası olmayan görevlilerin sorumlu tutulamayacağının açık olduğu, ayrıca, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesi gereği aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiği, bu nedenle, temyiz taleplerinin ret edilerek Daire kararının korunmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
(Temyiz talep eden sorumlulardan … için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenin temyiz dilekçesinde özetle; 03.10.2017 tarihli ve 37625 yevmiye no.lu temizlik hizmet alımı işinde Gerçekleştirme Görevlisi olarak ödeme emri belgesini imzaladığı, bunun dışında hiçbir görevinin olmadığını, ilgili kişinin yıllık izinde olması nedeniyle geçici olarak Daire Başkanlığı tarafından görevlendirildiği ve herhangi bir bilgisinin yada eğitiminin konuyla ilgili olmadığı; bu nedenle ilama konu olan kamu zararından sorumlu tutulamayacağı hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesi gereği aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğinin belirtildiği, bu nedenle, temyiz taleplerinin ret edilerek Daire kararının korunmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
(Temyiz talep eden sorumlulardan …, …, …, … ve … için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenin temyiz dilekçesinde özetle; Muayene ve Kabul Komisyon üyesi-başkanı olduğu, bu görevin ifasıyla ilama konu olan kamu zararından sorumlu tutulamayacağı hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Muayene ve Kabul Komisyonu başkanı veya üyesi olarak sorumluluklarının işin yerine getirilmesi ile sınırlı olduğunu belirtmiş olsalar da; ödeme emri ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda, bu kişilerin kontrol ile ilgili yaptıkları işlemlerden değil hakediş raporu ile ekinde bulunan fiyat farkı hesap tablosu ve hakediş icmalini düzenleyenler olarak isimleri ve imzalarının bulunması nedeniyle sorumlu tutulduklarının anlaşıldığı; bu nedenle, temyiz taleplerinin reddedilerek Daire kararının korunmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
(Temyiz talep eden Kurum vekilleri … ve Av. … için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenlerin temyiz dilekçesinde özetle; idari işlemlerde hukuka uygunluk karinesi esas olduğu, aksi ispat edilene kadar da söz konusu işlemlere dayalı olarak yapılan ödemelerinde doğru kabul edilmesi gerektiği ve Üniversitenin bugüne kadar gerçekleştirilen tüm işlemlerde olduğu gibi ilgili kanun ve ihale sözleşme hükümleri çerçevesinde işlem tesis edildiği hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81 inci maddesinde yer alan hükümlere göre çalışan personelin prim oranı % 37,5 iken, "Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 14 üncü maddesinde yer alan; “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı 80 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına yüzde 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır.” hükmü uyarınca emekli olup çalışmaya devam eden ve sosyal güvenlik destek primine tabi olanlar için prim oranı % 32 olarak belirlenmiş olmasına karşın mevzuata açık aykırı işlem yapılması nedeniyle yükleniciye fazla ödeme gerçekleştirildiği; bu nedenle, temyiz taleplerinin reddedilerek Daire kararının korunmasının uygun olacağı belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Konunun Esası Yönünden İnceleme:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81 inci maddesinde aynen:
“Bu Kanun gereğince alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki şekildedir:
a) Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının % 20’sidir. Bunun % 9’u sigortalı hissesi, % 11’i işveren hissesidir.
…
c) Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının % 2’sidir. Bu primin tamamını işveren öder. Bu oranı % 1,5 oranına düşürmeye ya da % 2,5 oranına artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
…
f) Genel sağlık sigortası primi, kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olanlar için 82 nci maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan prime esas kazancın % 12,5’idir. Bu primin % 5’i sigortalı, % 7,5’i ise işveren hissesidir. Yalnızca genel sağlık sigortasına tâbi olanlar ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendi ve bu Kanunun geçici 13 üncü maddesinde belirtilenlerin genel sağlık sigortası primi, prime esas kazancın % 12’sidir. (Ek cümle: 23/2/2017-6824/15 md.) Ancak, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendine tabi olanlar için genel sağlık sigortası primi, prime esas kazancın % 3’ü olup, bu oranı % 12’ye kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
…”
Denilmek suretiyle sigorta prim oranları genel itibariyle belirlenmiştir. Aynı Kanunun “Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 14 üncü maddesinde ise aynen:
“(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi veya sigortalı olanlar, vazife malûllüğü, malullük ve yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler hakkında; bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hariç olmak üzere sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilir. Ancak;
a) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı 80 inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden 81 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim oranına yüzde 30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. Yüzde 30 oranının dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların prim ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Bunlar hakkında sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
…”
Hükmü yer almaktadır.
Söz konusu hükümlere göre emekli işçilerin prim oranları ile emekli olmayan işçilerin prim oranları aşağıdaki gibidir:
SGK Prim Açıklaması Normal İşçi Prim Oranı % Emekli İşçi Prim Oranı %
Kısa Vadeli Sigorta Kolları 2 2
MYÖ 20 -
GSS 12,5 -
İşsizlik Sigortası 3 -
Sosyal Güvenlik Destek Primi - 30
TOPLAM % 37,5 % 32
Mevzuat hükümleri doğrultusunda yukarıda hazırlanan tablo uyarınca; emekli personel için Sosyal Güvenlik Kurumuna (Kısa Vadeli Sigorta Kolları Primi Hariç) % 7,5 oranında sigortalı ve % 22,5 oranında işveren hissesi olmak üzere toplam % 30 oranında “sosyal güvenli destek primi” ödenmekte ve işsizlik sigortası primi ödenmemektedir.
Buna paralel olarak, ilama konu temizlik ihalesinde olduğu gibi emekli personel çalıştırılan bir ihalede, idare tarafından yüklenici firmaya emekli ve normal işçi ayrımı yapılmaksızın çalıştırılacak her personel için Kısa Vadeli Sigorta Kolları Primi hariç olmak üzere (İşveren Sigorta Primi: % 18,5 + İşveren İşsizlik Primi % 2 + İşçi Sigorta Primi % 14 + İşçi İşsizlik Primi % 1=) % 35,5 prim oranı dâhilinde hakediş ödemesi yapılması halinde; diğer bir ifadeyle, yüklenici firmanın, sonuçta Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapacağı prim ödemesini sözleşme bedeli dâhilinde % 35,5 üzerinden tahsil etmesine rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu’na % 30 oranında prim beyanında bulunması durumunda; yüklenici firma aradaki fark kadar haksız iktisap elde edecektir.
Diğer taraftan, 31.08.2013 tarihli ve 28751 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/5215 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esasların 6 ncı maddesinde aynen:
“(1) İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca çalıştırılan işçinin idari şartnameye göre ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyeti ile uygulama ayındaki brüt maliyeti arasındaki fark, 5 inci madde uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.
(2) İhale dokümanında sözleşme kapsamında çalıştırılacak personele brüt asgari ücretin belli bir yüzde fazlası oranında ücret ödenmesi öngörülmüş ise, uygulama ayında fiilen ödenen ücret üzerinden fiyat farkına esas olacak brüt maliyet bulunur ve fiyat farkı, bu maliyete asgari ücretteki brüt artış oranı uygulanarak hesaplanır. Ulusal bayram ve genel tatil günleri ile fazla çalışma ücretiyle ilgili olarak bu fıkraya göre belirlenen ücret esas alınarak fiyat farkı hesaplanır.
(3) Uygulama ayına ilişkin aylık ücret bordrosunda belirtilen kısa vadeli sigorta kolları prim oranı ile idari şartnamede idarece öngörülen kısa vadeli sigorta kolları prim oranı arasında farklılık olması halinde, bu değişiklik fiyat farkı hesabında dikkate alınır.”
Denilmekte olup, bu hüküm uyarınca da; yine ilama konu temizlik ihalesinde olduğu gibi ihale öncesinde emekli personel çalıştırılacağına ilişkin bir karar alınmamış olması durumunda söz konusu prim farkının hakedişlerden fiyat farkı olarak kesilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, ihaleye ilişkin hakedişlerin ekinde yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü tahakkuk fişleri ve maaş bordrolarının incelenmesi neticesinde tespit edilen; anılan temizlik işindeki normal işçi ile emekli işçiler arasında oluşan ve yüklenici tarafından yasal hükümler çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumuna % 5,5 oranında eksik yatırılan prim farkının, yükleniciden fiyat farkı kesintisi olarak tahsil edilememesi kamu zararına sebebiyet vermekte olup, bu anlamda tazmin hükmünde konunun esası yönünden hukuki bir isabetsizlik söz konusu değildir.
Sorumluluk Yönünden İnceleme:
İlam maddesinde Diğer Sorumlu sıfatıyla sorumlu tutulan ve hakedişlerde düzenleyen olarak imzaları bulunan sorumlular temyiz dilekçelerinde ortak mahiyette özetle; kendilerinin Muayene ve Kabul Yönetmeliği hükümlerine göre işin kabulünü yaptıklarını; Muayene ve Kabul Komisyonu Başkanı ve üyeleri olarak sorumluluklarının işin yerine getirilmesi ile sınırlı olduğunu belirtmiş olsalar da; ödeme emri ve eki belgelerin incelenmesi sonucunda, bu kişilerin kontrol ile ilgili yaptıkları işlemlerden değil hakediş raporu ile ekinde bulunan fiyat farkı hesap tablosu ve hakediş icmalinde Düzenleyenler olarak isimleri ve imzalarının bulunması nedeniyle sorumlu tutuldukları anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, Hakedişi Düzenleyenler olarak imzası bulunanların kamu zararından sorumlu oldukları değerlendirilmiştir. Nitekim her birimde (…, … Kampüsleri gibi) kontrol teşkilatı farklı olup, bu kişilerin sorumlu tutulmadığı görülmektedir.
Aynı şekilde, Gerçekleştirme Görevlileri ile Harcama Yetkilileri de sorumlu olmadıklarını; Kontrol Teşkilatı tarafından düzenlenerek imza altına alınan Hizmet Hakediş raporlarına istinaden düzenlenen faturaya göre ödeme emri belgeleri düzenlendiğini belirtmiş olsalar da; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesine göre harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
Kanunun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde de aynen:
“Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.
…”
Denilmektedir.
14.06.2007 tarihli ve 5189/1 nolu Sayıştay Genel Kurulu Kararının “III-Sorumlular” başlıklı bölümünde ise aynen:
“…
Harcama yetkilileri ile ilgili olarak 5018 sayılı Kanunda, giderin yapılmasından ödeme aşamasına kadar tüm işlemlerin harcama yetkilisinin gözetim ve denetimi altında, onun emir ve talimatı ile yürütülmesi öngörüldüğünden, sorumluluk konusunda da harcama yetkilisi ön plana çıkmaktadır.
Kanunda harcama yetkilisinin, bütçeyle ödenek tahsis edilen her harcama biriminin en üst yöneticisi olarak tanımlanması, idari açıdan üst yöneticilere; hukuka uygunluk açısından da yetkili kılınmış mercilere hesap vermekle sorumlu olduğunu göstermektedir. Bu anlamda harcama yetkililerinin Sayıştaya hesap verme sorumluluğu bulunmaktadır.”
Denildikten sonra “a) Harcama Yetkililerinin Genel Sorumluluğu” başlığı altında aynen:
“5018 sayılı Kanunda harcama yetkilisi ifadesiyle bir program sorumlusuna ve statü hukukunda tanımlanan daire/birim amirine işaret edilmektedir. Bu konumda olan yöneticilerin, 657 sayılı Kanunun 10’uncu maddesinde belirtildiği gibi, amiri oldukları kuruluş ve hizmet biriminde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurları takip ve kontrol etmekten görevli ve sorumlu tutulacakları da tabiidir.
Bu hükümler karşısında, bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekileri ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştaya karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına,
…”
Karar verilmiştir.
Aynı Kararda Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumlulukları ile ilgili olarak ise özetle; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 33 üncü maddesi gereği aslî bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtildikten sonra “c) Kurul, Komisyon veya Benzeri Bir Organca Düzenlenen Gerçekleştirme Belgelerinde Sorumluluk” başlıklı kısmında aynen:
“…
5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir.
Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dahil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine,”
Karar verilmiştir.
Anılan nedenlerle Harcama Yetkilileri ve Gerçekleştirme Görevlilerinin ihtilafa konu olayda düzenlenen belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan sorumlulukları bulunmaktadır.
Bu anlamda, sorumluluk yönünden yapılan bu değerlendirmeler yönünden de tazmin hükmünde herhangi bir hukuki isabetsizlikten söz edilememektedir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumluların ve Kurumunun temyiz dilekçelerindeki itirazlarının gerek konunun esası gerekse de sorumluluk yönlerinden reddedilerek 253 sayılı İlamın 2. maddesinin (A) bendiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, (Üye … ve Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
6085 Sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,
Karar verildiği 22.03.2023 tarih ve 54648 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye … ve Üye …:
İhale dokümanında emekli işçi-normal işçi çalıştırılacağına ilişkin herhangi bir ayrım ve zorunluluk bulunmamakla beraber, burada yapılan ödeme işçilere değil hizmet alımını üstlenen (yüklenici) firmaya yapıldığından; sözleşmesine uygun yapılan ödemede prim farkından dolayı kamu zararına sebebiyet veren bir husustan söz edilemez.
Bu itibarla, temyiz dilekçesindeki iddiaların kabulüyle tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:17