Sayıştay 2. Dairesi 46887 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46887

Karar Tarihi

2 Kasım 2022

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2014

  • Daire: 2

  • Dosya No: 46887

  • Tutanak No: 52423

  • Tutanak Tarihi: 02.11.2022

  • Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Malzeme alınmamasına rağmen alım gerçekleşmiş gibi belge düzenlenerek ödeme yapılması;

401 sayılı Ek İlamın 7. maddesiyle; … Üniversitesi tarafından … Kitap-Kırtasiye firmasından kırtasiye malzemesi alınmamasına rağmen alım gerçekleşmiş gibi piyasa fiyat araştırması tutanağı, muayene ve kabul tutanağı, taşınır işlem fişi, ödeme emri belgesi düzenlenerek firmaya ödeme yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {182 sayılı (Asıl) İlamın 12. maddesiyle de aynı konu hakkında tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 11.10.2017 tarihli ve 43440 tutanak sayılı Kararı ile “eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiği” gerekçesiyle yeniden hüküm tesis edilmesini teminen hükmün BOZULARAK dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğuyla karar verilmiş, ancak Sayıştay 2. Dairesi kararında direnerek (ısrar ederek) 401 sayılı Ek İlamın 7. maddesiyle yeniden aynı tutar için işbu tazmin hükmünü vermiştir.}

Sorumlu [(Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Genel Sekreter Vekili …] [aynı ilam maddesinde (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Şef … ile (Muayene ve Kabul Tutanağı Üzerinde İmzası Bulunan) Muayene ve Kabul Komisyonu Üyesi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Bilgisayar İşletmeni …, (Taşınır Fişi Üzerinde İmzası Bulunan) Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan … ve (Piyasa Fiyat Araştırma Tutanağı ve Muayene ve Kabul Tutanağı Üzerinde İmzası Bulunan) Piyasa Fiyat Araştırma Görevlisi-Muayene ve Kabul Komisyonu Üyesi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Bilgisayar İşletmeni …’un kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarındaki temyiz dilekçelerinde de tamamen aynı mahiyette olmak üzere], temyiz dilekçesinde özetle; bozulan Daire Kararına istinaden ilgili Dairece düzenlenen Ek İlam incelendiğinde yapılan doğrudan teminle ilgili süreçlerin açıklanmasında yeni bir incelemeye yer verilmediği görüldüğünden, bu yönüyle konunun Sayıştay Denetçileri tarafından … Cumhuriyet Başsavcılığınca ihbarda bulunulduğunun değerlendirilmesi gerektiğini, şöyle ki; Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayı 07.05.2015 tarihinde incelemek üzere … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğini, Emekli Sayıştay Denetçileri ve hukukçudan oluşan 3 kişilik Bilirkişi Raporunda (Dilekçe Eki: 1) Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde öngörülen belgelerin eksiksiz olarak düzenlendiğinin anlaşılmakta olduğunu, ayrıca savunmada belirtilen “Söz konusu malzemeler teslim işlemlerinin tamamlanmasından sonra ambarda tutulmayarak tüketim birimlerine gönderilmiştir.” şeklindeki açıklamanın da durumu belli ölçüde açıklar nitelikte olduğunu, keza savunma ekinde, söz konusu malzemelerin toplu halde fotoğrafının yer aldığı görülmekte olup, fotoğrafların yine belli ölçüde kanaat verici nitelikte olduğunu, malzemelerin niteliğinin incelenmesinde; A4 kağıt, klasör, zımba teli, zımba makinası, delgeç, kalem, evrak rafı olduğunun görüleceğini, bu malzemelerin niteliği itibariyle tüketim malzemesi olup, ambarda bekletilmeden kullanılmak üzere birimlere gönderilmesinin mümkün olduğunun değerlendirildiğini, söz konusu dosyanın … talimat numarasıyla … Cumhuriyet Başsavcılığı Talimat Bürosuna da gönderilmiş olup, hukukçular ve Uzman Sayıştay Denetçisi tarafından oluşturulan 5 kişilik Bilirkişi Raporunda da Sayıştay Denetçilerinin beyanlarına itibar ederek ödeme evrakına bağlanan faturanın içerik itibarıyla sahte olduğu ve alınmış ve ambara girmiş görünen malların alınmadığı ve ambara girmediği yönündeki kanaatlere karşılık faturanın sahte olduğuna dair herhangi bir vergi incelemesi yapılmadığı, içeriğin ancak taraflarca itiraz edilmesi halinde tartışılabileceği, böyle bir itirazın da bulunmadığı dışarıdan 3. şahıs olarak beyanlara dayalı Sayıştay Denetçilerinin ortada olan faturayı sahte olarak değerlendirmelerinin yanlış olması nedeni ile bu görüşe itibar edilmediği (Dilekçe Eki: 2) yönünde değerlendirmede bulunulduğunu, gerçekleşen tüm süreçlere bakıldığında incelemenin eksik yönlerini tamamlaması gereken (suç yönünden) T.C. Cumhuriyet Savcılığı da … Karar ile kovuşturmaya yer olmadığına hükmettiğinden (Dilekçe Eki: 3); daha önce yapmış olduğu savunmalardan da anlaşılacağı üzere elden para alınmasıyla ilgili bir bilgisi olmadığından, Gerçekleştirme Görevlisi görevini kanunlara göre yerine getirdiği anlaşıldığından, alım süreciyle ilgili verdiği savunmaların hem yargılama sürecinin uzun sürmesi, denetimin yapıldığı dönemden sonra Üniversitede Rektör değişimi olması, yeni gelen yönetimin söz konusu olayı geçmiş dönemle bir hesaplaşma malzemesi görerek elden para aldığı iddia edilen personel yerine ısrarla satın alma sürecinde yer alan personel üzerine odaklanması nedeniyle yeni gelen Rektörün görevinden istila ettiği zamana kadar suçlu psikolojisiyle baş başa bırakıldığı gerçeği ve iddialarında ispata muhtaç olduğu göz önünde bulundurularak somut bilgi ve belgelere itibar edilmesinin doğru olacağından ve alım için gerekli belgelerin eksizsiz ödeme emrine eklendiği, belgelerden de malzemelerin alınmış olduğu anlaşıldığından ve sözlü ifadelere dayalı bir hüküm kurulup tazmin hükmü verilemeyeceğinden tanzim hükmünün kaldırılması gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.

Yukarıda adı geçen sorumlulardan …, bu açıklamalara ilaveten temyiz dilekçesinde özetle; şahsının memuriyet görevine engelli kadrosundan girdiğini, Üniversitede göreve başlamadan önce ve halen şizofreni hastalığıyla ilgili ilaç kullanmakta olduğunu, bu sebeple üstünden 6 yıl kadar bir süre geçmiş olan alımla ilgili hiçbir şey hatırlamadığını, hastalığıyla ilgili raporların dilekçe ekinde sunulduğunu ifade etmek suretiyle yapılan alımla ilgili resmi evraklara göre işlem yapılarak hakkındaki tazmin hükmünün kaldırılması istemini bir kez daha Kurulumuza iletmiştir.

(Sorumlular …, …, …, … ve …’un temyiz taleplerine yönelik) Başsavcılık mütalaasında sehven Ek İlamın 2. maddesi üzerinden bir değerlendirme yapılmıştır.

Yukarıda adı geçen sorumlu (…) (…, …, … ve … için de geçerli olmak üzere), (Başsavcılık mütalaasına yanıt olarak gönderdiği) ikinci temyiz dilekçesinde özetle; ilk Başsavcılık mütalaasının yanlış madde üzerinden verildiği ifade edilerek ilk temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar aynen tekrar edilmiştir.

(Sorumlular …, …, …, … ve …’un ikinci temyiz taleplerine yönelik) Başsavcılık ikinci mütalaasında özetle; sorumlunun bu dilekçesinde ilk temyiz dilekçesinde ilgili Ek İlamın 7. maddesini temyiz ettiğini, oysa aynı İlamın 2. maddesi çerçevesinde karşılama yapıldığını belirterek; ilk dilekçesinde ileri sürdüğü hususları da tekrarlayarak ve özellikle belgelerine dayanarak ödeme emri belgesini düzenleyip ödemeyi tahakkuk ettirdiğini ve belgelerden de malzemelerin alınmış olduğu anlaşıldığından ve sözlü ifadelere dayalı bir hüküm kurulup tazmin hükmü verilemeyeceğin hususlarını ileri sürdüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiği ifade edildikten sonra; sorumlunun, ilk temyiz dilekçesinde konu hakkında Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen adli süreçte bilirkişi incelemesi de yaptırıldığı, sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, sahte fatura iddiasının vergi incelemesine dayanmadığı, elden para alınması ile ilgili bir bilgisi olmadığı, alıma ilişkin belgelerin tamam olduğu ve bu belgelere göre ödeme emri belgesini düzenlediği ve belgelerden de malzemelerin alınmış olduğunun anlaşıldığı hususlarıyla belgeye dayanmaksızın sözlü ifadelere dayalı olarak kurulan hükmün kaldırılmasını talep ettiği, (… hariç diğer) sorumluların ilk temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü hususlar Sayıştay yargısı bakımından Ek İlamda ayrıntılı olarak açıklığa kavuşturulduğundan, temyiz talebinin yersiz olduğu değerlendirilmekte olup hükmün tasdik edilmesinin uygun olacağı düşünülmekle birlikte; sorumlunun (…’nun) ilk temyiz dilekçesinde ve bu dilekçesinde de tekrarladığı üzere, ilgili ödeme emri belgesinin düzenlenmesine esas ve mevzuatında belirtilen belgelerin tamam olduğunu görerek harcamanın tahakkukunu ve tahakkuk aşamasındaki ön mali kontrolünü yapan Gerçekleştirme Görevlisi olarak ödeme emri belgesini düzenlediği, Düzenleyen Gerçekleştirme Görevlisi olarak sorumluluğunun önüne gelen ve tahakkuka esas belgelerin mevzuatına uygun ve tamam olması ile sınırlı olup, sorumlunun ödeme emri belgesini mevzuatına uygun olarak tazmin edilmiş belgelere dayanarak gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı, bu bakımdan sorumlunun temyiz talebinin yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, daha sonra ortaya çıkan bilgi, beyan ve belgeler bağlamında; konu hakkındaki adli yargı kararı ve üçüncü kişilerin ifadelerine başvurulmamış olması ve sahte fatura başta olmak üzere ödemeye esas belgeler yönüyle konunun bir kez de İdaresince (YÖK tarafından) incelenmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

Sorumlu [(Piyasa Fiyat Araştırma Tutanağı ve Muayene ve Kabul Tutanağı Üzerinde İmzası Bulunan) Piyasa Fiyat Araştırma Görevlisi-Muayene ve Kabul Komisyonu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden Şef Vekili …], temyiz dilekçesinde yukarıda belirtilen ortak mahiyetteki dilekçelerden farklı olarak özetle; aşağıda açıklayacağı hususların bir kısım kırtasiye malzemelerinin iade edilip, elden para alınması hususunda ilgi ve bilgisi olduğu anlamına gelmemek üzere dosyadaki savunmalar, belgeler, bilirkişi raporları ve diğer delillerden yola çıkarak yapıldığını; … Üniversitesi Genel Sekreterliğinin ihtiyacı olan kırtasiye alımı işinin Kamu İhale Kanununun 22 inci maddesinin (d) fıkrasına uygun olarak Piyasa Fiyat Araştırma Görevlisi ve Muayene Kabul Komisyon Üyesi olarak 22.12.2014 tarihinde görevlendirilmiş olduğunu, ancak söz konusu görevlendirmelerin tarafına sözlü veya yazılı olarak herhangi bir şekilde tebliğ edilmediğini, Piyasa Fiyat Araştırma Görevlisi olduğunu piyasa fiyat araştırma tutanağı tarafına imzalattırılmak için getirildiğinde öğrendiğini, aynı şekilde Komisyonda görevli diğer kişilere de (…-…) söz konusu görevlendirme tebliğ edilmemiş olup, piyasa fiyat araştırma tutanağı imzalattırılmak için getirildiğinde öğrendiklerini, …’un, kendisine 23.12.2014 tarihli piyasa fiyat araştırma tutanağının, tutanakta adı geçen kırtasiyelerden teklif mektupları almak suretiyle Genel Sekreter Yardımcısı …tarafından hazırlandığını söylediğini, Genel Sekreter Yardımcısı …’ın, kendisinden tutanağı imzalamasını istediğini, yılsonu olması, söz konusu alımlar için çok az bir süre kalması, Genel Sekreter Yardımcısı …’ın kendinden ve yapılan işin doğruluğundan emin bir şekilde talep etmesi ve imzalamaması halinde ileride kendisi ve diğer ita amirleriyle problem yaşamaması ve mobbinge maruz kalmaması için söz konusu tutanağı imzaladığını, ayrıca belirtmek istediğini ki; 22.12.2014 tarihli Genel Sekreterlik Makamına hitaben Şef … tarafından kaleme alınan görevlendirme talep yazısının aynen; “Genel Sekreterliğin ihtiyacı olan kırtasiye alımı yapmak için malzeme alım işinin 4734 Sayılı Kanun ’un 22-d maddesine göre temin edilmesi için ayın kanunun 9. maddesine göre yaklaşık maliyetinin tespiti ve 22. maddesine göre piyasa fiyat araştırması yapılması gerekmekle olup; piyasa araştırması yapmak, alınan hizmetin muayene ve kabulünün yapılması için Birimde görevli Şef Vekili …, Bilgisayar İşletmeni … ve … görevlendirmelerini olurlarınıza arz ederim.” şeklide olduğunu, söz konusu talebe Genel Sekreter … tarafından aynı gün “Olur’’ verildiğini, söz konusu görevlendirmede gerek Piyasa Araştırması Görevlileri gerekse Muayene ve Kabul Komisyonu Üyelerinin aynı kişilerden yani Şef Vekili …, Bilgisayar İşletmeni … ve …’tan oluştuğunu, ancak muayene raporunda kendisinin (…), … ve …’in imzalarının bulunduğunu, görevlendirme yazısı taraflarına tebliğ edilmediği için neden …’in imzaladığı, neden …’nin imzalamadığının dahi taraflarınca kontrol edilemediğini, eğer … Mal Kabul Komisyonu için ayrı bir belge ile görevlendirilmemişse, söz konusu belgeye dayalı olarak kırtasiye sahibine ödeme yapılmaması, ya teslim alınan malzemelerin iadesi ya da gerekli görevlendirme yapıldıktan sonra tutanağın imzalanması gerektiğini, böyle bir hata var ise bunun tarafıyla bir ilgisinin bulunmadığını, daha önce de belirttiği üzere söz konusu görevlendirme yazıları taraflarına tebliğ edilmediğinden bu hususta ilgilileri uyarma veya tutanağı imzalamama gibi durumun söz konusu olmadığını, soruşturma üzerine dosyaya sunulan görevlendirme yazısını incelemesi üzerine işbu hatayı fark etmiş bulunduğunu, piyasa araştırma tutanağına istinaden kırtasiye malzemenin alınması ve giderinin ödenmesi yönünde Rektörlük Makamının … tarihli ve … sayılı oluru ile uygun görüldüğünü, işbu belgede …’un da imzasının bulunduğunu, ayrıca Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmeliğinin 11 inci maddesi gereğince yüklenicinin İdareye malı teslim ettiğine dair bir başvurusu, İdarenin de söz konusu malların kabulünün hangi tarih ve saatte yapılacağına dair yükleniciye bir yazısı bulunmadığını, söz konusu alımın tarihi yılsonuna denk geldiğinden dolayı zaten birçok kırtasiye alımı gerçekleştirildiğini, İdarenin deposuna birçok malzeme gelip dağıtıldığını, söz konusu alım döneminde malzemeler İdarenin deposunda olduğu söylenip üstün körü depoda gösterilip evrakların tarafına imzalatıldığını, Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmeliğinin 9 uncu maddesi gereğince de depoda muayenesi yapılacak mal ve malzemelerin İdarenin sorumluğunda olduğundan dolayı söz konusu alımın faturası tarafına gösterilmediği için depodaki malzemeler ile faturayı karşılaştırmadığını, satın alındığı belirtilen ve depoda gösterilen kırtasiye malzemeleri ile faturayı karşılaştırmasının fiilen engellendiğini, oldubittiye getirildiğini, bu gün gelinen bu noktan geriye dönüp baktığında, haklarında başlatılan soruşturma ve davalar ile söz konusu Denetçi raporları ve dosyadaki bir kısım savunmalar ile belgeleri incelediğinde; neden tarafına ve diğer arkadaşlara görevlendirmelerin tebliğ edilmediğini, neden önceden hazırlanmış tutanakların oldubittiye getirildiğini ve denetimin düzgün bir biçimde yapılmasına engel olunduğunu çok net bir şekilde anlamış bulunduğunu, 24.12.2016 tarihinde depoda bulunan mevcut kırtasiye malları tarafına yeni alınmış gibi beyan edilip kabul işlemleri yaptırılarak ve kabul işlemi yaparken tarafına yüklenicinin kesmiş olduğu fatura gösterilmeyerek muayyene kabul evrakı imzalatılmasının yukarıdaki sorunları daha da anlamlı kıldığını, kabulünü yaptığı kâğıtlar ile faturada belirtilen kağıtlar arasında marka farkının da bundan kaynaklandığını, dosyadaki mevcut delil durumuna göre, Üniversitenin zarara uğratılmasına Genel Sekreter Yardımcısı … ve onunla birlikte hareket edenlerin neden olduğu ve bir kısım kırtasiye malzemelerinin yükleniciye geri gönderilip, geri alınan … TL ile daha önce veya sonra yenen yemeklerin parasının ödendiğinin görüldüğünü, söz konusu yemeğin kim veya kimler tarafından yendiği ve bir kısım kırtasiye malzemelerinin geri gönderilmesine kim veya kimler tarafından karar verildiği, söz konusu malzemeleri kim veya kimlerin yükleniciye geri götürdüğü hususlarının hiç veya yeteri kadar araştırılmadığını, yüklenici firmanın sahibi ve varsa çalışanlarının bu hususlarda ifadeleri alınıp alınmadığının da belli olmadığını, Sayıştay 2. Dairesinin Kararından anladığı kadarıyla bu şahıslar ile görüşülmediğini, olayın aydınlatılmaya çalışılmadığını ve söz konusu soruşturmanın bu yönüyle eksik kaldığını, ayrıca, yine adı geçen restaurantlarda kimlerin ve ne amaçla yemek yedikleri hususunda da dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, ..’in ifadesinde belirttiği üzere kırtasiye malzemelerinin hepsinin veya bir kısmının direkt Merkez Rektörlük Binasına gönderilip, oradan da ihtiyacı olan birimlere dağıtılıp dağıtılmadığı hususunun da maalesef araştırılmadığını, piyasa fiyat araştırma tutanağını, Genel Sekreter Yardımcısı …’ın hazırladığını söyleyen ve kendisine güvenmesi konusunda telkinde bulunan … ile … isimli şahıslar tarafından yükleniciden … TL para alındığını ve … ve Restaurant’a ait … TL değerinde yemek giderleri ödendiğini, şifahen öğrendiğine göre; olayla ilgili … Üniversitesinin yürütmüş olduğu idari soruşturmada …’un vermiş olduğu yazılı ifadenin bu durumu doğruladığını, Kurulumuzun gerekli görmesi halinde idari soruşturma dosyasının gönderilmesini … Üniversitesi’nden isteyebileceğini, … ile … isimli şahısların, yaptıklarının suç olduğunu bile bile söz konusu işlemleri yaptıklarını ve sonra büyük olasılıkla kendi aralarında (Genel Sekreter Yardımcısı …’la ve/veya diğer kişilerle) yaşadıkları sürtüşme vb. bir nedenle söz konusu malzemelerin geri gönderilmesi ve alınan para ile ödeme yapılmasına ilişkin ihbarda bulunduklarının anlaşılmakta olduğunu, Denetçi raporunda Genel Sekreter Yardımcısı … ile yapılan şifahi görüşme yapıldığı ve görüşmede; “kendisinin … Kırtasiye’den alacağı olduğunu, bunu alarak Üniversitenin adı geçen restaurantlara olan borcunu kapattığı" şeklinde açıklamalarda bulunduğunun yazılı olduğunu, Genel Sekreter Yardımcısı …’ın, bu beyanı ile suç işlediğini dolaylı olarak kabul ettiğini, bunun da kendilerinin yukarıdaki iddialarını doğruladığını, Denetçi görüşünde de anlaşıldığı üzere 24.12.2016 tarihinde depoda bulunan mevcut kırtasiye malları tarafına yeni alınmış gibi beyan edilip kabul işlemleri yaptırılarak ve 26.12.2016 tarihinde konudan haberim olamadan kanuna aykırı olarak teslim alınan malların bir kısmı iade edilerek … TL lik nakit para alınıp … Restaurant ve … Restaurant’a ait … TL değerinde yemek giderlerin ödenmesinin iki personel tarafından gerçekleştirildiğini, söz konusu yemek ödemelerine ait belgeler dava dosyasında mevcut olup temsil tanıtma giderlerinde bile ödenmesi mevzuata aykırı olan kime ait olduğu belli olmayan giderlerin iki personel tarafından bu nakit parayla gerçekleştirildiğini, Sayıştay Temyiz Kurulunun 17.02.2009 tarihli ve 30639 sayılı tutanakla vermiş olduğu Karardaki;

“… 514 sayılı İlamın 2. maddesiyle; muhtelif lokantalara temsil ağırlama giderleri adı altında yapılan ödemelerde yemeklerin kimlere verildiğini gösteren liste eklenmediğinden, onay belgesinde temsil ağırlama giderinin niteliği ve davetlilerin sayısını gösteren herhangi bir açıklama olmadığından … YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Temsil ağırlama harcamalarında ita amirinin yetkisi esas olmakla birlikte bu yetkinin temsil ve ağırlamanın şenel anlam ve kapsamı içerisinde değerlendirilmesi gerekir."

Hükmüne göre söz konusu … TL’lik ödemenin de İta Amirinin ve onun görevlendirdiğinin Harcama Yetkilisinin sorumluğunda olduğunu, bu nedenle söz konusu kabul işleminden iki gün sonra temsil ağırlama giderlerini mevzuata aykırı şekilde ödemek suretiyle parayı yükleniciden elden alıp …Restaurant ve … Restaurant’a ödeyen iki personel, bunu yapmasını emreden Harcama Yetkilisi olan Genel Sekreter Yardımcısı ve İta Amirinin söz konusu kamu zararından sorumluğu bulunduğunu, 24.12.2014 tarihinde yapmış olduğu Muayene Kabul Komisyonu görevi sırasında tarafına kurulan komplo nedeniyle usulsüz yapılacak harcamanın üzerine yıkılmaya çalıştığını, söz konusu usulsüzlüğü yapanların, dosyada temsil tanıtma giderinin ödenmesinin ayrıntılı incelendiğinde ortaya çıkacağını, çünkü yapılan usulsüzlüklerin görevini ifa ettikten sonra meydana geldiğini, bu durumun ifadeler ve belgeler dâhilinde açık olduğunu, kaldı ki; yapmış olduğu mevzuata uygun belge üzerindeki imzası nedeniyle, 2 gün sonra başkaları tarafından yapılan usulsüzlüklerden sorumlu tutulmasının hem hukuki hem de vicdani olmadığını, yukarıda ayrıntılı olarak açıkladığı üzere, kendisinin herhangi bir hatası veya yasa dışı bir eyleminin söz konusu olmadığını, Sayıştay 2. Dairesinin, Sayıştay Temyiz Kurulunun Kararına karşı direnme kararı almadığı da göz önünde bulundurulduğunda; Sayıştay 2. Dairesinin, Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında Piyasa Fiyat Araştırma görevlilerinin sorumlu tutulmaması yönündeki kararına aykırı olarak karar vermesi ve Sayıştay Temyiz Kurulu kararında belirttiği hususların gereğini yerine getirmeden karar vermesinin yasaya ve usule aykırı olduğunu ifade etmek suretiyle söz konusu hükmün, zararın üzerine olan kısmının ortadan kaldırılmasını ve söz konusu işlemleri yapanların üzerinden tahsil edilmesini Kurulumuza arz etmiştir.

(Sorumlu …’ün temyiz talebine yönelik) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenin dilekçesinde özetle; iki husustan sorumlu tutulduğu, ilki Piyasa Araştırma Komisyonu üyesi olarak piyasa araştırması yapmakla görevli olduğu, ancak kendisine üç teklif getirilerek oldubitti ile imzalatıldığı, herhangi bir kastının olmadığı dönemin Genel Sekreter Yardımcısına güvendiğini beyan ettiği, diğer sorumlu tutulmasına neden olan hususun ise Muayene Kabul Komisyon üyeliği ile ilgili olarak da depoda bir kısım kırtasiye malzemesinin kontrolünü yaptığı, ancak bu kırtasiye malzemesinin önceden alınan malzemelerde olabileceği, dolayısıyla kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığı, komplo kurulduğu, bu konuda … ve .. Cumhuriyet Başsavcılıklarından bilirkişi raporları alındığı ve … Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmanın suç unsuru tespit edilemediğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ayrıca olayın yeterince araştırılmadığı hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; öncelikle temyiz talebinde bulunan sorumlunun Piyasa Fiyat Araştırma Komisyonu üyeliği nedeniyle sorumluluğu açısında değerlendirildiğinde Piyasa Araştırma Komisyonuna görevlendirilen kişilerin, malzemenin kontrol edilip, sağlam ve uygunluğunu tespit yönünde bir yetkisi ve yine teslim alma, kullanım yerlerine teslim etme şeklinde bir görevi bulunmadığından; bu görevinden dolayı sorumlu tutulmaması gerektiğinin değerlendirildiği, Muayene Kabul Komisyon üyesi sıfatıyla sorumluluğunun değerlendirilmesinde ise Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmeliğin, komisyonun görev ve sorumlulukları başlıklı 7 nci maddesinde belirtilen görevler başta olmak üzere mezkûr Yönetmelikte belirtilen görevlerin hemen hemen hiçbirini mevzuata göre yapmadığının adı geçenin ifade ve dilekçelerinden anlaşıldığı, bu çerçevede; görevini mevzuata uygun olarak yerine getirmediği açık olan bir kamu görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulmamasının 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesine göre mümkün olmadığı ancak, doğrudan temin suretiyle alınan kırtasiye sarf malzemelerinin tüm belgelerinin mevzuata göre tekemmül ettirildiği ve adı geçenin savunması ve diğer savunmalardan sarf malzemesinin İdareye teslim edildiği, ihbar üzerine konunun incelendiği, doğrudan temin kapsamında teslim edildiği iddia edilen malzemenin bir kısmının iade edilerek … TL’lik nakit para alınıp, … TL yemek gideri ödemesi iddiası üzerine hüküm tesis edildiğinin anlaşıldığı, gelen sarf malzemesinin savunmalarda Rektörlük binasına getirildiği ve oradan ihtiyaç belirtilen birimlere (bir kısmının ilgili kırtasiyeciye iade edildikten sonra) dağıtıldığının iddia edildiği, ortada, kırtasiyeciden alınmış … TL’nin Restoran sahiplerine yenilen yemek karşılığı dağıtılması hususu dışında hiçbir konuda netlik bulunmadığı, her savunmacının kendisi dışında herkes hakkında faraziyeler kurarak senaryolar ürettiğinin görüldüğü, Taşınır Mal Yönetmeliğinin son derece açık olduğu, sorumluların görmeden aldıkları ve taşınır işlem fişi düzenledikleri anlaşılan sarf malzemelerinin aynı şekilde çıkışının da taşınır işlem fişleri ile yapılması gerektiğinin açık olduğu, bu fişler kontrol edilip kimler tarafından alındığı tespiti yapılmadan, iade edildiği iddia edilen malzemelerin Rektörlük binasından kimler tarafından ne zaman alındığı ortaya konulmadan, yani öncelikle sarf malzemesinin gerçekten bir kısmının iade edilip edilmediği kesinleştirilmeden, kamu zararının varlığı ortaya konulmadan kamu zararı kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığının değerlendirildiği, kaldı ki; çalınmak veya iade edilmek suretiyle İdarenin mal varlığında eksilmenin olduğunun … Cumhuriyet Başsavcılığınca tespit edilemediği ve ortada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kamu zararının nedeni İdarenin parasını ödemiş olduğu malın bir kısmının hiç edilmesi olduğuna göre, bu malın yok edildiği veya hiç edildiğinin tespiti yapılmadan kamu zararı kararı verilmesinin mümkün olmadığı; açıklanan nedenlerle, tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

Sorumlu [(Piyasa Fiyat Araştırma Tutanağı Üzerinde İmzası Bulunan) Piyasa Fiyat Araştırma Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Bilgisayar İşletmeni …], temyiz dilekçesinde özetle; Üniversitenin Genel Sekreterlik harcama birimince 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 9 uncu ve 22 inci maddesinin (d) fıkrasına göre Genel Sekreterliğin ihtiyacı olan kırtasiye malzemesi alımı için piyasa fiyat araştırması yapmak ve anılan hizmetin muayene ve kabulünün yapılması için Genel Sekreterlik Makamının … tarihli ve … sayılı Oluru ile görevlendirmesinin yapıldığını (Dilekçe Eki: 1), ancak bu Olurun tarafına tebliğ edilmediğini, Piyasa Fiyat Araştırma Görevlisi olduğunu piyasa fiyat araştırma tutanağı tarafına imzalattırılmak için getirildiğinde öğrendiğini, … Kitap Kültür Merkezi, … Kırtasiye ve … Kitap Kırtasiyeden Piyasa Fiyat Araştırması yapılarak 23.12.2014 tarihinde piyasa araştırma tutanağı düzenlendiğini (Dilekçe Eki: 2), söz konusu piyasa fiyat araştırma tutanağı Genel Sekreter Yardımcısı … tarafından hazırlanarak, tarafına imzalattırılmak için gönderildiğini ve “fiyatların normal olduğu atacağı imzanın da formalite olduğu, sıradan bir matbu evrak olduğu, yılsonu olması nedeniyle acelemiz var şeklinde ki ifadelerle” üzerine baskı kurularak tutanağı imzalamak zorunda bırakıldığını, amirleri tarafından imza atmadığı takdirde tarafına mobbing derecesinde baskı uygulanacağına kanaatinin tam olduğunu, Sayıştay Ek İlamında ayrıntıları belirtilen konuya istinaden alınan karara (Dilekçe Eki: 3) ilişkin; 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin son fıkrasında; "Bu maddeye göre yapılacak atımlarda, ihale komisyonu kurma ve Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilir" denildiğini, Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin son bendinde piyasa fiyat araştırması tutanağının; “Doğrudan temin usulüyle ihale komisyonu kurulmadan yapılacak alımlarda; alımı yapmakla görevlendirilen kişi veya kişilerce yapılan piyasa fiyat araştırması sonucunda, alman teklifleri, uygun görülen fiyat ile yükleniciyi gösteren ve söz konusu kişi veya kişilerce imzalanan tutanağı ifade eder.” şeklinde tanımlandığını, belirtilen hükümler gereği, onay belgesinde yetkilendirilen kişi veya kişilerce, ihtiyacın gerçek piyasa rayiçlerine uygun bir şekilde temin edilmesini sağlamaya yönelik olarak piyasada fiyat araştırması yapılmakta ve buna ilişkin tutanak düzenlenmekte olduğunu, piyasa fiyat araştırmasında görevlendirilen kişilerin, malzemenin kontrol edilip sağlam ve uygunluğunu tespit yönünde bir yetkisi olmamakla birlikte yine teslim alma, kullanım yerlerine teslim etme şeklinde bir görevinin bulunmadığını, söz konusu piyasa fiyat araştırması tutanağı incelendiğinde tutanakta belirtilen malzemelere ilişkin fiyatların, piyasa rayiçlerine uygun olduğunu ve tarafları zarara uğratmayacağının aşikâr olduğunu, yukarıda yapılan açıklamaya istinaden Piyasa Fiyat Araştırma Görevlisi tarafından yapılan ancak tebliğ edilmeyen görevlendirme nedeniyle, hazır tutanağı baskı ile imzalamasından dolayı sorumlu tutulmasının hem hukuki hem de vicdani olmadığını ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün cezai ve hukuki sorumluluğunun üzerinden kaldırılmasını Kurulumuza arz etmiştir.

(Sorumlu …’ın temyiz talebine yönelik) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenin dilekçesinde özetle; piyasa fiyat araştırmasında görevlendirilen kişilerin, malzemenin kontrol edilip sağlam ve uygunluğunu tespit yönünde bir yetkisi ve yine teslim alma, kullanım yerlerine teslim etme şeklinde bir görevi bulunmadığı hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; gerek Temyiz Kurulunca verilen 11.10.2017 tarihli ve 43440 Tutanak sayılı Kararda belirtilen aynı husustaki bozma kararı, gerekse Ek İlamda yer alan ilave görüş çerçevesinde adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Ek ilam maddesinde tazmin hükmü, bir firmadan kırtasiye malzemesi alınmamasına rağmen alım gerçekleşmiş gibi belge düzenlenerek firmaya ödeme yapıldığı gerekçesine dayanan asıl ilam maddesinde ısrar edilerek verilmiştir.

Önceki (11.10.2017 tarihli ve 43440 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızda gerek konunun esası gerekse sorumluluk yönünden; söz konusu alıma sadece belge üzerinden bakıldığında, usulüne uygun gerçekleştirildiği sonucu ortaya çıkmakla birlikte ihbar üzerine konunun incelendiği, doğrudan temin kapsamında teslim alındığı iddia edilen malzemenin bir kısmının iade edilerek … TL’lik nakit para alınıp … Restaurant ve …’a … TL değerinde yemek gideri ödenmesi iddiası üzerine hüküm tesis edilmesine karşılık (Asıl) İlamda tazmin miktarının … TL olarak belirtildiği, alım tarihi yılsonuna denk geldiği için birçok kırtasiye alımının gerçekleştirildiği, görevleri ile ilgili belgeleri incelemeden imzaladıklarını ifade eden sorumluların bile bu alımdaki malzemenin İdarenin deposunda ya da birimlerinde olup olmadığını bilmedikleri, olayın gerçekleşme sürecinin (Asıl) İlamda net bir şekilde ortaya konulmadığı, kamu zararı iddiasının alıma ilişkin belgelere değil, bazı görevlilerin ifadelerine dayanmasına karşılık; olayla ilişkili olabilecek tüm ilgililerin ifadelerine başvurulmadığı, sadece sorumluların ve alım sürecinde hiçbir belgede imzası olmayan personelin yazılı beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulduğu ve kamu zararı hesaplandığı ve ilaveten piyasa fiyat araştırmasında görevlendirilen kişilerin, malzemenin kontrol edilip sağlam ve uygunluğunu tespit yönünde bir yetkisi ve yine teslim alma, kullanım yerlerine teslim etme şeklinde bir görevi bulunmadığından; yapılan görevlendirme nedeniyle tutanağı hazırlayıp imzalamalarından dolayı sorumlu tutulmamaları gerektiği sebepleriyle eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiği ve hükmünün bozularak yeniden hüküm tesisini teminen ilgili Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.

Önceki Temyiz Kurulu Kararımızda da ifade edildiği üzere; yargılamaya esas rapor ve eki belgelerden; doğrudan temin suretiyle alınan kırtasiye sarf malzemelerinin tüm belgelerinin mevzuata göre tekemmül ettirildiği temyiz dilekçeleri ve eki belgelerden; sarf malzemesinin İdareye teslim edildiği, ihbar üzerine konunun incelendiği, doğrudan temin kapsamında teslim edildiği iddia edilen malzemenin bir kısmının iade edilerek … TL’lik nakit para alınıp, … TL yemek gideri ödemesi iddiası üzerine hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Dilekçelerde; gelen sarf malzemesinin Rektörlük Binasına getirildiği ve oradan ihtiyaç belirtilen birimlere (bir kısmının ilgili kırtasiyeciye iade edildikten sonra) dağıtıldığı iddia edilmektedir.

Ortada, kırtasiyeciden alınmış … TL’nin Restoran sahiplerine, yenilen yemek karşılığı dağıtılması hususu dışında hiçbir konuda netlik bulunmadığı (hatta sahte fatura iddiasının vergi incelemesine dayanmadığı), her dilekçe sahibi sorumlunun kendisi dışında herkes hakkında ithamlarda bulunduğu görülmektedir.

Taşınır Mal Yönetmeliği gereğince, sorumluların görmeden aldıkları ve taşınır işlem fişi düzenledikleri anlaşılan sarf malzemelerinin aynı şekilde çıkışının da taşınır işlem fişleri ile yapılması gerektiği açıktır. Bu fişler kontrol edilip kimler tarafından alındığı tespiti yapılmadan, iade edildiği iddia edilen malzemelerin Rektörlük Binasından kimler tarafından ne zaman alındığı ortaya konulmadan, yani öncelikle sarf malzemesinin gerçekten bir kısmının iade edilip edilmediği kesinleştirilmeden; kısacası kamu zararının varlığı ortaya konulmadan kamu zararı kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.

Kaldı ki; ortada çalınan veya iade edilmek suretiyle İdarenin mal varlığında eksilmenin olduğu, bilirkişi incelemesine dayanan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen adli süreçte de tespit edilememiş ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

Sonuç itibarıyla, kamu zararının nedeni İdarenin parasını ödemiş olduğu malın bir kısmının hiç edilmesi olduğuna göre, bu malın yok edildiği veya hiç edildiğinin tespiti yapılmadan mevcut haliyle kamu görevlilerinin işlemleri ile oluştuğu iddia edilen zarar arasında illiyet bağı kurulamadığından; diğer bir ifadeyle, kamu zararı oluştuğuna karar verilmesi mümkün görülmediğinden; 401 sayılı Ek İlamın 7. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’nin aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 02.11.2022 tarih ve 52423 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Üye …, Üye … ve Üye …:

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 9 uncu maddesinde:

“Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesi yapılmadan önce idarece, her türlü fiyat araştırması yapılarak katma değer vergisi hariç olmak üzere yaklaşık maliyet belirlenir ve dayanaklarıyla birlikte bir hesap cetvelinde gösterilir …”,

22 nci maddesinin son fıkrasında:

“Bu maddeye göre yapılacak alımlarda, ihale komisyonu kurma ve 10 uncu maddede sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilir.”

Hükümleri,

19.12.2002 tarih ve 24968 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde:

“Yetkili makam tarafından biri başkan, biri işin uzmanı olmak üzere en az üç veya daha fazla tek sayıda kişi ile yedek üyelerden oluşan muayene ve kabul komisyonları kurulur. Ancak, ilgili idarede yeterli sayıda veya işin özelliğine uygun nitelikte uzman personel bulunmaması durumunda, 4734 sayılı Kanuna tabi idarelerden uzman personel görevlendirilebilir.”,

7 nci maddesinde:

“Komisyonun görev ve sorumlulukları aşağıda belirtilmiştir:

a) Yüklenici tarafından idareye teslim edilen malın veya yapılan işin ihale dokümanında belirtilen şartlara uygun olup olmadığını inceler.

b) Komisyon üyeleri her muayenede hazır bulunmak zorundadır.

c) Kısa sürede bozulabilen maddelerin muayenesine öncelik verir.

d) Komisyon, ihale dokümanında belirlenen şekilde kabul işlemlerinde esas alınacak işlemleri yürütür.”

Hükümleri yer almaktadır.

Yapılan incelemede;

14.12.2014 tarihinde Genel Sekreterliğe 4634 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin (d) fıkrası gereğince kırtasiye malzemesi alımı için Rektörlük Makamınca olur verildiği,

… tarihli ve … sayılı yazı ile söz konusu alım için piyasa fiyat araştırması ve muayene ve kabul yapmak üzere …, … ve …’un görevlendirildiği, bu kişilerin piyasa fiyat araştırması tutanağını düzenleyip imzaladıkları,

Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkilisi … tarafından, … Kitap-Kırtasiye firması tarafından teslim edilen malzemelerin muayenesinin yapılması hususunda Muayene ve Kabul Komisyonuna yazı yazıldığı,

Muayene ve Kabul Komisyonu başkanı …, üyeleri … ve … tarafından söz konusu malzeme ve işçiliğin kontrol edilip sağlam, çalışır olduğu ve şartname niteliklerine uygunluğunun tespit edildiği yönünde muayene raporu düzenlediği ve imzaladığı,

Yine Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkilisi … tarafından 24.12.2014 tarihinde bu malzemeler için taşınır işlem fişi düzenlendiği,

Bununla birlikte, ilgililerin söz konusu kırtasiye alımları konusunda 05.02.2015 tarihinde yazılı beyanda bulundukları,

Bu beyanlarda;

…’nin kendisinin fiyat araştırması yapmadığını, düzenlenmiş şekilde gelen evrakları imzaladığını,

…’in kırtasiye malzemelerini görmediğini, komisyon üyesi olarak önüne konulan evrak üzerine imza attığını,

…’un kırtasiye malzemelerini görmediğini, piyasa fiyat araştırması yapmadan önüne konulan evraka imza attığını,

…’in taşınır işlem fişlerini kendisinin düzenlediğini, fakat malzemelerin teslimi sırasında kendisi tarafından sayım yapılmadığını, kendisine malzemelerin geldiğinin ve taşınır işlem fişlerinin kesilmesi gerektiğinin söylendiğini, malzemelerin kullanılmak üzere birimlerinin bürolarına dağıtımın yapılacağının söylendiğini

İfade ettikleri,

Kırtasiye alımı sürecinde görevleri bulunmayan iki personelin 05.02.2015 tarihli yazılı beyanlarında, 26.12.2014 tarihinde Genel Sekreter Yardımcısı … tarafından verilen şifahi talimat doğrultusunda … Kırtasiye’den yaklaşık … TL aldıklarını, bu parayı … Restaurant ve … Restaurant’a yazar kasa fişi karşılığında teslim ettiklerini ifade ettikleri, içerisinde bu firmalara ait yazar kasa fişlerinin de bulunduğu, tutarı … TL olan 26.12.2014 tarihli fişlerin rapor dosyasında mevcut olduğu

Görülmüştür.

Bununla birlikte sorumlulardan …, …, … ve … sorguya gönderdikleri ilk savunmalarında kırtasiye alımının mevzuata uygun şekilde yapıldığını, alıma ilişkin Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinde belirtilen belgelerin ödeme emri belgesine ekli olduğunu, ayrıca söz konusu malzemelerin harcama biriminde olduğunu gösteren belgeler ile tüketime verildiği halde henüz tüketilmeyen kısmının fotoğrafının savunma ekinde gönderildiğini ifade etmiş olsalar da; …, … ve … Temyiz Kuruluna gönderdikleri ilk dilekçelerinde malzemeleri görmediklerini belirtmişlerdir.

Ancak savunma ekinde gönderilen ve malzemenin harcama birimine verildiğini gösterdiği ifade edilen taşınır istek belgelerinde istek yapan birimin yetkilisi … ve taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi …’in sadece isimlerinin yazılı olduğu, bu belgelerin ilgililerce imzalanmadığı, öte yandan savunma ekinde gönderilen fotoğraflarda fotokopi kağıtlarının markasının “…” olduğu, oysa … Kitap-Kırtasiye firmasının düzenlediği faturaya göre “…” marka fotokopi kağıdı alındığı, bu haliyle savunmanın kabul edilebilir nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.

Bu husustaki tespitler ve söz konusu yazılı beyanların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, … Kitap-Kırtasiye firmasından söz konusu alımın yapılmadığı, alım yapılmış gibi belge düzenlenerek firmaya ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Temyiz Kurulunun ilk Kararında her ne kadar 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin son fıkrası ile Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin son bendinde belirtilen hükümler gereği, onay belgesinde yetkilendirilen kişi veya kişilerce, ihtiyacın gerçek piyasa rayiçlerine uygun bir şekilde temin edilmesini sağlamaya yönelik olarak piyasada fiyat araştırması yapılmakta ve buna ilişkin tutanak düzenlendiğinden piyasa fiyat araştırmasında görevlendirilen kişilerin, malzemenin kontrol edilip sağlam ve uygunluğunu tespit yönünde bir yetkisi ve yine teslim alma, kullanım yerlerine teslim etme şeklinde bir görevi bulunmadığından sorumlu tutulmamaları gerektiği belirtilmiş ve Denetçi Görüşünde de bu durum kabul edilmiş olsa da; piyasa fiyat araştırması yapmak üzere görevlendirilen …, … ve …’un yapmadıklarını Temyiz Kuruluna gönderdikleri dilekçelerinde açıkça kabul ettikleri piyasa fiyat araştırması için düzenlenen tutanağı imzaladıkları, dolayısıyla sorumlu oldukları düşünülmektedir. Nitekim 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun “Giderin gerçekleştirilmesi “başlıklı 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında bulunan:

“Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.”

Ve dördüncü fıkrasında bulunan:

“Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.”

Hükmü gereği de giderin gerçekleştirilmesi sürecinde görevleri bulunan kişilerin sorumluluğu bulunmaktadır.

Zira 14.06.2007 tarih ve 5189/1 Karar nolu Genel Kurul Kararının “III Sorumlular” başlıklı kısmının Gerçekleştirme Görevlileri ile ilgili bölümümün “c) Kurul, Komisyon veya Benzeri Bir Organca Düzenlenen Gerçekleştirme Belgelerinde Sorumluluk” başlıklı maddesinde aynen:

“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir. Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dahil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine,”

Denilmektedir.

Bu kapsamda, Piyasa Fiyat Araştırma Komisyonu üyelerinin malların teslimine ilişkin sorumluluğu bulunmasa da; bu Komisyon üyelerinin sorumluluğu giderin gerçekleşmesine ilişkin belgelerin (piyasa fiyat araştırma tutanağı) imzalanmasıyla ortaya çıkmaktadır.

Temyiz Kurulunun ilk Kararında ayrıca, doğrudan temin kapsamında teslim alındığı iddia edilen malzemenin bir kısmının iade edilerek … TL’lik nakit para alınıp … Restaurant ve … Restauranta … TL değerinde yemek gideri ödendiği iddiası üzerine hüküm tesis edilmesine karşılık ilamda tazmin miktarının … TL olarak belirtildiği; görevleri ile ilgili belgeleri incelemeden imzaladıklarını ifade eden sorumluların bile bu alımdaki malzemenin idare deposunda ya da birimlerinde olup olmadığını bilmedikleri; olayın gerçekleşme sürecinin ilamda net bir şekilde ortaya konulmadığı; kamu zararı iddiası alıma ilişkin belgelere değil, bazı görevlilerin ifadelerine dayanmasına karşılık olayla ilişkili olabilecek tüm ilgililerin ifadelerine başvurulmadığı; sadece sorumluların ve alım sürecinde hiçbir belgede imzası olmayan personelin yazılı beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulduğu gerekçelerine dayanılarak bozma kararı verilmişse de; giderin gerçekleştirilmesinde düzenlenmesi gereken bütün belgeler sorumlular tarafından imzalanmasına ve ödeme emrine eklenmesi gereken bütün belgelerin eklenmiş olmasına karşılık, sorumlularca bu malların teslim alındığına dair hiçbir kanıt sunulamamış olmasının yanında, Harcama Yetkilisi dışındaki bütün sorumlularca işlemlerin kendilerinin bilgisi olmadan yapıldığını ve malları görmeden teslim alıp kayıt yaptıklarını ifade etmişlerdir. Dolayısıyla, sadece iade verilerek geri alındığı belirtilen … TL için değil, ödemenin tümü için kamu zararı hesaplanmıştır. Anılan nedenle, sorumlularca Temyiz Kuruluna gönderilen dilekçelerde yer alan ifadeler ile sorgu aşamasında ortaya çıkarılan hususların göz ardı edilerek yapılan ödemenin mevzuata uygun olduğu ve kamu zararı bulunmadığı şeklinde değerlendirme yapılması mümkün bulunmamaktadır.

Bu itibarla, … Kitap-Kırtasiye firmasından kırtasiye malzemesi alınmamasına rağmen alım gerçekleşmiş gibi piyasa fiyat araştırması tutanağı, muayene ve kabul tutanağı, taşınır işlem fişi, ödeme emri belgesi düzenlenerek firmaya ödeme yapılması sonucunda 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verildiğinden ve alınmamış malı alınmış gibi gösteren gerçek dışı belge düzenleyenler ve bu gibi kanıtlayıcı belgeleri düzenleyip imzalayan bütün sorumluların tazmin kararındaki sorumluluğa katılması esas olduğundan sorumluların temyiz dilekçelerindeki iddialarının reddedilerek tazmin hükmünün tasdiki gerekir.

Üye …:

Konunun esası ve sorumluluk bağlamında “tazmin hükmünün tasdik edilmesi gerektiğine” yönelik yukarıda ifade edilen ayrışık görüş gerekçelerine katılmakla beraber, hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak ayrıca;

Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular temyiz ve karar düzeltme ile yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.

Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.

İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.

Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (4 azınlık oyuna karşı 13 çoğunluk oyu ile) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılması mümkün olmayıp müzakerelere devam edilerek yapılacak oylama sonucuna göre tasdik veya bozma kararlarından hangisinin verildiğinin belirlenmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim