Sayıştay 2. Dairesi 46769 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

46769

Karar Tarihi

2 Kasım 2022

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2014

  • Daire: 2

  • Dosya No: 46769

  • Tutanak No: 52415

  • Tutanak Tarihi: 02.11.2022

  • Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Tıbbi cihazların rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla alınması;

  1. 401 sayılı Ek İlamın 8. maddesiyle; Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla tıbbi cihaz alındığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {182 sayılı (Asıl) İlamın 34. maddesiyle de aynı konu hakkında tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 11.10.2017 tarihli ve 43431 tutanak sayılı Kararı (3. maddesi) ile “kamu zararına esas fiyatların Malzeme Kaynak Yönetimi Sisteminden alındığı, Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların kullandığı bu sistemin üniversitelere açık olmadığı, ayrıca toptan yapılmış bir alımda fiyat mukayesesinin alıma giren malzemelerin tümü üzerinden yapılması gerekirken, veri alınan sisteme (MKYS) göre sadece fiyatın yüksek görüldüğü malzeme kalemleri bazında yapılan bir hesaplamanın hatalı olacağı göz önüne alındığında; İdare tarafından tıbbi malzeme temininin en düşük teklifi veren firmadan yapılmış olmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle belirtilen bu hususların tekrar değerlendirilmesini teminen hükmün BOZULARAK dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE (REF GEREKÇELİ BOZMA) oy çokluğuyla karar verilmiş, ancak Sayıştay 2. Dairesi kararında direnerek (ısrar ederek) 401 sayılı Ek İlamın 8. maddesiyle yeniden aynı tutar için işbu tazmin hükmünü vermiştir.}

Sorumlular [(Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Döner Sermaye İşletme Müdür Vekili … ile (Yaklaşık Maliyet Cetveli Üzerinde İmzası Bulunan) Yaklaşık Maliyet Tespit Komisyonu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden Teknisyen …, Hastane Müdür Yardımcısı-Bilgisayar İşletmeni …, Bilgisayar İşletmeni … ve Sağlık Teknisyeni …], ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; Sayıştay Başkanlığı 2. Dairesi tarafından verilen tazmin hükmünde hukuka uygunluk bulunmadığını, şöyle ki;

  1. Ek İlamın gerekçesinde de belirtildiği gibi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin T.C. Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Tıbbi Cihazlarla İlgili Mal ve Hizmet Alımı İşlemleri konulu 2010/11 sayılı Genelgesi ile yapılan düzenlemelere uymak için elinden gelen çabayı eksiksiz gösterdiğini, bu bağlamda … tarihli ve … sayılı ve … tarihli ve … sayılı iki farklı resmi yazı ile … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne MKYS KULLANICI ŞİFRESİ talebinde bulunduğunu (Dilekçe Eki: 1),

• … İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen … tarihli ve … sayılı cevabi yazıda ise aynen; “Müdürlüğümüzden talep etmiş olduğunuz MKYS şifresi Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde geçerli bir uygulamadır.” ifadelerine ver verilmek suretiyle, şifre talebinin açıkça reddedildiğini (Dilekçe Eki: 2),

• Bunun üzerine, İdarenin MKYS sisteminden fiyat araştırına yapma imkânı olmaması nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda belirtilen yaklaşık maliyetin belirlenmesinde tercih edilen yöntemler arasında yer alan “piyasada bu malzemeleri tedarik eden firmalardan” fiyat teklifi almak ve

• Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankasının https://titubb.titck.gov.tr/Forms/UrunListe.aspx?Durum=D adresli sitesinden TİTUBB alım fiyatlarını kontrol etmek suretiyle yaklaşık maliyetin belirlediğini,

Ödeme Emri Tarih/No UBB no’su Tıbbi Cihazın

Adı Miktarı İhale Birim Fiyat (TL) Referans En Yüksek Uygun Fiyat (TL) Alım

Yapan

Kurum

21.05.14/231 +M289UMH6500X Uterin manipilatör 1 adet … … …Üniv.

+M289UMH6760D Ut.man.uç 1 adet … UBB kaydı yoktur

8697831062813 T. obturator tape 5 adet … …

… … Dev. Hast

… Dev. Hast

• Sayıştay denetçisi tarafından +M289UMH6500X kodlu “Uterin Manipilatör” cihazının en yüksek referans fiyatının … TL olduğu ifade edilse de, yapılan UBB sorgulamasında söz konusu cihazın … TL bedelle … Üniversitesi tarafından alındığının açık bir biçimde görülebileceğini (Dilekçe Eki: 3), Kurumun “Uterin Manipilatör” cihazını … TL’ye aldığı düşünüldüğünde herhangi bir kamu zararının söz konusu olmadığını,

• Sayıştay denetçisi tarafından +M289UMH6760D kodlu “uterin manipilatör ucu” malzemesinin en yüksek referans fiyatının … TL olduğu ifade edilse de, yapılan UBB sorgulamasında söz konusu cihazın ihale detayının olmadığı açık bir biçimde görülebileceğini (Dilekçe Eki: 4), bu durum dikkate alındığında Kurumun bir kamu zararına yol açmasının söz konusu olmadığını,

• Sayıştay denetçisi tarafından 8697831062813 kodlu “T. Obturator Tape” cihazının en yüksek referans fiyatının … TL olduğu ifade edilse de, yapılan UBB sorgulamasında söz konusu cihazın … TL bedelle … Devlet Hastanesi, … TL bedelle … Devlet Hastanesi ve … TL bedelle … Devlet Hastanesi ve … TL bedelle … Devlet Hastanesi tarafından alındığının açık bir biçimde görülebileceğini (Dilekçe Eki: 5), Kurumun “T. OBTURATOR TAPE” cihazını … TL’ye aldığı düşünüldüğünde herhangi bir kamu zararının söz konusu olmadığını,

Ödeme Emri Tarih/No UBB no’su Tıbbi

Cihazın

Adı Miktarı İhale Birim Fiyat (TL) Referans En Yüksek Uygun Fiyat (TL) Alım Yapan Kurum

29.12.14/865 10884521057869 L.

Endoskopik Klip Atıcı 10 mm 1 adet … … …

Üniversitesi

Yapılan UBB sorgusunda söz konusu cihazın 13.10.20113 tarihinde … TL bedelle …Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından alındığının tespit edildiğini (Dilekçe Eki: 6), Kurumun ise söz konusu malzemeden 1 kutu yani 3 adet/6 klips atıcı almasına rağmen, bu alımın firma tarafından faturaya sehven 1 adet olarak geçirildiğini, bu durumla ilgili olarak Başhekimlik tarafından hazırlanan resmi yazı ile söz konusu malzemenin hastalara kullanıldığına dair folyo faturaları ve ameliyathane sarf malzeme listesinin (Dilekçe Eki: 7)’de sunulduğunu,

Söz konusu ilamda kamu zararı olarak ele alınan tıbbi cihazların tamamının sorgulamasının Malzeme Kaynakları Yönetim Sistemi (MKYS)’ne girilerek gerçekleştirildiğinin görüleceğini, dilekçenin başında da ifade edildiği gibi üniversitelerin MKYS sistemine üye olmadıklarını, bu nedenle de alımı yapılan tüm tıbbi cihazların kontrollerinin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankasın (TİTUBB)’dan yapılabildiğini, Üniversitenin mevzuat açısından MKYS’e üye olma gibi bir durumunun da söz konusu da olmadığını, bu fiili durumun, 2013 yılı Sayıştay İlamında; “Üniversitelerin MKYS'ye giriş izinlerinin olmaması, bu nedenle mal ve malzemelerin ortalama fiyat düzeylerinin belirlendiği bir sistemde fiyat sorgulaması yapamamaları üniversitelerin mal alımı ihalelerinde piyasa rayiçlerinden daha yüksek yaklaşık maliyet belirlemelerine ve ihale bedellerinin daha yüksek oluşmasına neden olmaktadır.” ifadeleri ile ortaya konulduğunu, yine 2014 yılı Sayıştay İlamında da benzer duruma dikkat çekilerek; “Buna göre üniversitelerin tıbbi cihaz ve demirbaş malzeme ihalelerini sağlıklı bir şekilde sonuçlandırabilmeleri ve sonucunda kamu yararı sağlayabilmeleri için Malzeme Kaynak Yönetim Sistemini kullanmalarında fayda bulunmaktadır. Üniversitelerin tıbbi cihaz ve tıbbi demirbaş malzemesi alımlarında Malzeme Kaynak Yönetim Sistemini kullanmalarının sağlanması hususunun Başkanlığa bildirilmesine” ifadelerine yer verildiğini (Dilekçe Eki: 8), Sayıştay Başkanlığı tarafından tespit edilen durumun hali hazırda devam etmesine rağmen, söz konusu İlamda bu fiili durumun kısmen görmezden gelindiğinin görüleceğini, kısmen ifadesinin kullanmasındaki temel nedenin şu olduğunu; Sayıştay Başkanlığında 17 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilen mürafaalı savunma öncesinde söz konusu alımlar arasında yer alan “Dik Tip Otoklav” ve “Ritim Holter Cihazları” için de Üniversiteye gönderilen denetim raporunda “kamu zararı olduğu belirtilmesine” rağmen, Üniversite tarafından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankasın (TİTUBB)’dan diğer kamu kurumlan tarafından yapılan alımların fiyatlarının çıktı alınarak emsal olarak sunulduğunu, sonuçta taraflarına gönderilen Sayıştay İlamında; “söz konusu tıbbi cihazlar için ödenen tutarların kamu zararı oluşturmadığı anlaşılmıştır” ibarelerine yer verildiğini (Dilekçe Eki: 9), bu fiili durum ortadayken aynı ilamda geri kalan 4 kalem tıbbi cihaz için aynı şekilde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankasın (TİTUBB)’dan alınan emsal fiyatların dikkate alınması halinde herhangi bir kamu zararı oluşmadan, kamu hizmetinin yerine getirildiğinin görülebileceğini Kurulumuza arz etmişlerdir.

Yukarıda adı geçen sorumlulardan …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde içerik yönünden itirazlarını ayrıntılı şekilde diğer sorumlu kişilerle beraber toplu olarak yapmış bulunduklarını dile getirmiş, ancak Ek İlamın işbu maddesi ile ilgili farklı olarak ise; yukarıda Ek İlamın 1. maddesi için yapmış olduğu açıklamaları aynen tekrar etmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Yaklaşık Maliyet Cetveli Üzerinde İmzası Bulunan) Yaklaşık Maliyet Tespit Komisyonu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden Sağlık Teknisyeni …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; Asıl ilamda da kanıtlayıcı belgelerle 2. Dairenin verdiği kararın haksızlık oluşturduğunu ve bundan dolayı sorumlu gösterilmesinin doğru olmadığını ve kanıtlayıcı belgelerde de görüleceği üzere müştereken ve müteselsilen verilen tazmin hükmünde ayrıca illiyet bağı kavramının yanlış yorumlandığını bunun neticesinde tarafınca kamu zararı oluşturduğuna karara verilmesinin yanlış olduğunu, şöyle ki; Sayıştay 2. Dairesinin Asıl İlamında da (182) ve Ek İlamda da (401), kamu zararına sebep iki konu üzerinde ısrar ederek bu kanıya vardığını, birincisi açık ihale yapılmaması ve bunun neticesinde ülke genelindeki tüm firmaların Kurumun yapmış olduğu alımlara ihale yapılmamasından dolayı katılamaması ve alımların doğrudan temin ile yapılmasının alınan malzemelerin daha yüksek bedelle alınmasına yol açılması olarak gösterildiğini, tam da bu konunun müştereken ve müteselsilen olarak uygun illiyet bağı kapsamında değerlendirilmemesinin haksız ve adaletsiz olduğunu, çünkü tüm kurumlar da olduğu gibi özellikle yataklı tedavi kurumlarında tüm alımların ne şekilde yapılacağı, hangi yöntemin kullanılacağı (ihale, doğrudan temin), bütçenin yeterli olup olmadığı bütçe yeterli olsa dahi alımın Kamu İhale Kanununda belirtilen şartlara uyup uymadığı gibi konularda tüm sorumluluğun harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumluluğunda olduğunu, bu sebeple 182 nolu İlamda da bunu görevlendirme belgelerini sunmasına rağmen dikkate alınmadığını, 401 sayılı Ek İlamda da aynı konuda kanıtlayıcı belgelere rağmen birinci derece de kamu zararı oluşturulduğuna dair sebep gösterildiğini, bir kamu görevlisi olarak, görev sorumluluğu ve bu sorumluluğun görev alanıma ne derece ve hangi şartlar da girdiğinin kanunlarla ve ispatlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla neden ihale yapılmadığı konusuna cevap vermesinin bundan dolayı mümkün olmadığını, bunun dışında yerine getirmiş olduğu görevlerden dolayı da eğer ki yanlış yapmışsa bunun bedelini de ödemesinin tabii ki de hem kanunen hem vicdanen gerekli olduğunu, ancak alımların üst amirlerimce doğrudan teminle alınması kararı verilmişse ki öyle verildiğini, bunun nasıl yapılacağının da 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda belirtilen şekiller de yapıldığını, bunun haricinde sorumluluk alanına girmeyen bir konu hakkında savunma vermesinin de bundun dolayı imkânsız olduğunu, buna binaen 182 sayılı İlamda da ve 401 sayılı Ek İlamda da sorumluluğu dâhilinde verilen bu kararın da haksız ve hukuk dışı olduğunu, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda da ast-üst, amir-memur ilişkisi çerçevesin de kurum işlerinin yürütülmesinin nasıl olması gerektiğinin açıkça belirtildiğini, hem memurların hem de amirlerin görev ve sorumluluklarının 657 sayılı Kanunda ayrı birer madde şeklinde (Md. 10 ve 11) yer aldığını, Sayıştay 2. Dairesinin Asıl İlamda da (182) ve Ek İlamda da (401), kamu zararına sebep iki konu üzerinde ısrar ederek bu kanıya vardığını, bu konulardan ikincisinin ise kamu zararına dayanak gösterilen Malzeme Kaynak Yönetim Sistemi (MKYS) olduğunu, hâlbuki ilk sorguda da kanıtlı belgelerde de bulunan Kurumlarının MKYS şifresi talep etiğini, ancak sadece Sağlık Bakanlığının kullanımına açık olduğu gerekçesiyle … İl Sağlık Müdürlüğünce olumsuz cevap verilmesine rağmen 2. Dairenin ilk kararında ısrar ederek 401 sayılı Ek İlamda da bu hususu kamu zararına dayanak gösterdiğini, bu konuda da şahsının itirazının geçersiz olduğu ve başka üniversitelerin bu sisteme kayıtlı olduğu, daha öncesinde de Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün (Tıbbi Cihazlarla İlgili Mal ve Hizmet Alım İşlemleri) Genelgesinde Bakanlıkça daha önce yayınlanan Genelgelerin uygulama birliği sağlanarak birleştirilmesinin uygun olacağı, Bu Genelgenin gereği için YÖK'e gönderileceği, bunun neticesinde YÖK'ün üniversite hastanelerini bilgilendirmesi gerektiği ve bu alımların da MKYS sisteminden yararlanılarak fiyatların mukayese edilebileceği hususlarının belirtildiğini, bunlar neticesinde Denetçinin, Kurumun şifre almamasının kendi sorumluluğunda olduğunu; bir an için Üniversitelerin MKYS sisteminin dışında kaldığı kabul edilse dahi bunun yüksek bedelle malzeme alınmasının sebebi gösterilemeyeceğini belirttiğini, halbuki Dairece verilen kararda da belirtildiği üzere kurumlar arası gerçekleştirilmesi gereken sorumluluktan dolayı Yaklaşık Maliyet Tespit Komisyonu üyesinin sorumluluğunun olduğu kararı verilmesinin Anayasa ve kanunlara aykırı olduğunu, şöyle ki; ast memur konumunda olan personelin kurumlar arasında gerçekleştirilen bilgilendirme, yazı, belge paylaşımını bilmesinin mümkün olmadığını, personelin bunu bilmesi veya bilgilendirildiği halde buna riayet etmemesi durumunda zarar yada kusurlu olmasının ancak kurumca ilgili personele yazılı olarak tebliğ edilmesi ile mümkün olduğunu, görev yaptığım kurum ile YÖK ve Bakanlık arasında uygulamaya konulan yada konulmayan hususlardan dolayı tarafına kamu zararı çıkarılamayacağının ve bunun neden gerçekleşmediği konusunda sorumlu gösterilemeyeceğinin gayet açık olduğunu, kaldı ki Kurumlarının MKYS şifresi için gerekli girişimde bulunduğunu; ancak şifre verilmediğini, tüm bu bilgiler ışığında Sayıştay Dergisi'nde de gayet açık ve net ortaya konulan illiyet bağının yanlış yorumlanması neticesinde müştereken ve müteselsilen verilen karar sorumluluk ve görev yönünden aynı derecede sorumlu olamayacak hem ast-üst, amir-memur hem de tamamıyla kurumların sorumluluğu ve görev alanından kaynaklanacak olaylardan herkesin eşit ve aynı sorumlulukta gösterilmesinin kesinlikle yanlış olduğunu, tüm bu doğrudan temin alımlarında müştereken ve müteselsilen herkesin eşit sorumlu tutulmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine de aykırı olduğunu, her personelin görevlerinin farklı olduğunu ve amirin görevlendirmesinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda belirtilen esaslara göre görevlerin yerini getirilmesinden kaynaklandığını, aksi halde ast görevde bulunun personelin üst görevdeki amirin emrini yerine getirmemesinin suç teşkil etmediğini, üst amir alımın ihale, doğrudan temin vb. yöntemlerle alınmasına alıma ilk çıkılırken verilen görevlendirme belgesinde karar verildiğinden ast memur olarak üst amire bu alımı bu şekilde çıkılamaz demek gibi bir kanuni sorumluluk verilmediğini, dilekçe ekinde de sunulduğu üzere Sağlık Bakanlığı Doğrudan Temin Alımları Kılavuzu'nda da doğrudan teminin kanuni gereklilikleri ve nasıl yapılabileceğinin gayet açık bir şekilde de izah edildiğini, açıklamaya çalıştığı bu hususlar doğrultusunda ve Sayıştay 2. Dairesinin 401 sayılı Ek İlamında da ifade edildiği gibi 5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesi karşısında tüm sorumluların da aynı derecede sorumlu göstermelerinin de kesinlikle yanlış olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün dilekçe ekinde sunduğu kanıtlayıcı belgelerle yeniden değerlendirilerek kaldırılması gerektiğini Kurulumuza iletmiştir.

Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Rektör Vekili …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; bahse konu 2014 yılı hesabı ile ilgili kendisine ait maddelere ilişkin savunmalarının tümünün dosyamızda bulunduğunu, iddialara karşı her maddenin ayrıntılı olarak cevaplarını yazdığını, onları aynen kabul ve tekrarladığını, sadece birkaç konuya cevaplarının eski savunmalarında olmasına rağmen kısaca değineceğini; Denetçinin kamu zararına neden olarak MKYS’ye göre hesaplamaları gerekçe olarak gösterdiğini ki bu hesabının da hatalı olduğunun hem karşı görüş yazan Üye tarafından hem taraflarından daha önce de belirtildiğini, onlarca kalem arasından sadece MKYS'ye göre yüksek bulunan belirli kalemlerden hesap yapmanın ve sadece o kalemlere bakarak onlarca kalemi ve total ödenen parayı es geçerek konunun bütününü görmekten uzaklaşarak bir zarar çıkarmanın ne hakkaniyetli ne de hukuki bir yaklaşım olduğunu, söz konusu tıbbi sarf malzemelerinin alınmasında Malzeme Kaynak Yönetim Sistemi (MKYS) verilerine göre kamu zararı çıkarıldığını, bilindiği üzere MKYS’nin Kamu Hastaneler Birliğinin kullandığı ve 2013 yılında Üniversite Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezlerinin erişemediği bir veri tabanı olduğunu (daha önceki savunmalarında ilgili belgede dosyada bulunduğunu, bizzat tarafından sadece bu soruşturmaya ait malzemelerin alınması ile ilgili olarak değil aylar önceki bir tarihte … sayılı yazı ile … İl Sağlık Müdürlüğüne MKYS şifresi verilmesi için başvurulduğunu ancak İl Sağlık Müdürlüğü tarafından red cevabı verildiğini, nitekim bu konunun karşıt görüş yazan Üye tarafından da gündeme getirildiğini, aynı şekilde kendinden sonra idareci olan kişiler tarafından 2016 yılında tekrar MKYS şifresi verilmesi amacıyla yazılan yazılara da İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tekrar red yazısı yazıldığını), bu sebeple tıbbi sarf malzemelerinin alınmasında MKYS’ye bakılamadan piyasa fiyat araştırması yapıldığını, yapılan piyasa fiyat araştırmasına göre en düşük fiyattan alım gerçekleştirildiğini, keza üniversitelerin MKYS sistemine giremediklerinin Üniversitenin 2013 yılı Sayıştay Raporunda da belirtildiğini ve söz konusu Raporun sonuç kısmında bu konunun TBMM’ne bildirilmesinin öngörüldüğünü, Denetçinin, Sağlık Bakanlığı ‘’Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün tıbbi cihazlarla ilgili mal ve hizmet alımı işleri” konulu 1.3.2010 tarihli ve B. 10.=.THG.0.82.00.01-010.06 sayılı 2010/11 sayılı Genelgeye atıf yaptığını, bu Genelgenin 2010 yılına ait olmasına rağmen 2013 yılında tarafımdan … İl Sağlık Müdürlüğü'ne MKYS şifresi kullanımı için yazılan yazıya İl Müdürlüğü tarafından red cevabı verildiğini, keza 2016 yılında da aynı şekilde red cevabı verilmesine rağmen MKYS kullanmamalarının nasıl suç oluşturabildiğini anlamadıklarını, o Genelgeye göre ya İl Sağlık Müdürlüğünün suç işlediğini ya da bu Genelgenin uygulanmadığını, çünkü o Genelgede sözü edilen komisyonlara Hastanelerinden de ilgili uzmanların alınması gerekirken herhangi bir uzman üye alınmadığını, Üniversitenin ya da Sağlık İl Müdürlüğünün uygulamadığı ya da bilmediği bir Genelgeden kendilerinin nasıl haberlerinin olacağının da ayrı bir gerçek olduğunu, ayrıca bakanlık hastanelerinde uygulanan ancak üniversite hastanelerinde uygulanmayan o kadar çok genelge ya da tüzük bulunduğunu ki her iki kurum tamamen farklı yasalara göre kurulduğunu ve işletildiğini, bir diğer eleştirinin de ihalelere kısmi teklif alınmaması ile ilgili olduğunu, bu malzemeler çok özellikli malzemeler olduğundan kısmi teklif alınması durumunda bazen ciddi sorunlar çıkmakta olduğunu, bu malzemelerle ilgisi olmayan bir firmanın, bayisi bile olmadığı bir malzeme için teklif verebilmekte, ihale kendilerinde kaldığında ise malzemeyi temin edemediğinden ya da şartnameye uymayan belirsiz bir marka ile başvurduğundan hem ihale tekrarı hem zaman kaybı hem tıbbi hizmet verememe durumu ile karşılaşılabildiğini, firmalar arasında anlayamadıkları bazı gerekçelerle ülke çapındaki ihalelerde bu tür davranışların sıklıkla karşılaşılabilir bir durum olduğunu, yine 300-400 malzemelik bir listeye her malzemeye ayrı firma teklif verebilir dendiğinde onlarca firma teklif verdiği düşünülürse bunun pratik olarak içinden çıkılmaz bir hal alacağını, öte yandan bir malzemeye verilen fiyat ile yüzlerce malzemenin bir arada fiyatlandırılmasının “ölçek ekonomisi”ne göre inanılmaz fiyat farkları doğuracağını, kaldı ki taşrada her çeşit malzemeye fiyat verecek medikal firma da bulunmadığını, Sağlık Bakanlığının Kamu Hastaneler Birliği Yasasına geçmesinden sonra zaten ülkemizde binlerce medikal firmanın kapanmak zorunda kaldığını, çünkü o ilin kamu hastaneler birliği sekreteri ildeki tüm hastaneler için aynı anda birçok kaleme ihale açtığından bunun altından kalkabilecek firmanın bırakın il bazını ülke bazında bile çok az olduğunu, nitekim geçen aylarda … ili bazındaki tüm hastanelerin yemek ihalesinin tek kalemde yapıldığını, günlerce gazetelerde bununla ilgili haber yapıldığını, onlarca firmanın bu ölçekte bir ihaleye katılım şartı sağlayamadığından elendiğini, ancak Kurumun kendi menfaatini düşünerek çoklu yemek ihalesini tek kalemde yaptığını, bir diğer konunun malzemelerin depolanamaz türden olması gerekliliği olduğunu, zaten listeye bakılırsa malzemelerin çoğunun zaten bir ya da iki kalem olduğunu, çünkü bir malzeme alınırken mutlaka yedeğinin olması gerektiğini, örneğin hava yolu açmak için kullanılan bir malzemenin acil müdahale sırasında kırıldığını, elinizde sadece bir adet varsa hastanın göz göre göre solunum yetmezliğine gireceğini; belki de kaybedileceğini, sağlığın hareketli ve bilinmezliklerle dolu bir alan olduğunu, ne zaman ne olacağının bazen önceden kestirilemediğini, acil serviste günde 3-5 hasta gelen bir poliklinik düşünüldüğünde o gün oradan geçen bir otobüs devrildiğinde bir ay içinde görülecek hastanın bir gün içinde görüleceğini, Covid-19 pandemisinin de buna en güzel örnek olduğunu, dün çok eleştirilen tek kişilik odaların, çok sayıda yoğun bakım odası olmasının, odaların lükslüğünün ya da büyük hastanelerin bugün bu pandemide ülkemizi dünyanın en başarılı birkaç ülke arasına soktuğunu, Ek İlamın 3. maddesindeki endovenöz lazer ablasyon seti ile “varis” ile yaşayan onlarca insanın belki olası bir “emboli” ile hayatını kaybetmesine ya da en hafifinden felç olmasına engel olunduğunu, bu setten bir adet alınmasının söz konusu olamayacağını, çünkü ameliyathaneyi hazırladığınızda kısa süreli bir işlem olduğundan, rantabl olabilmesi için, o ameliyat odasının hazır kirlenmişken yapılan işlemin bir değer ifade edebilmesi için 8-10 hastaya operasyon yapılmasının hem etik açıdan hem ekonomik açıdan daha uygun olduğunu, yeni açılan bir hastanede de her gün her hasta için ihale yapılmasının o kadar kolay bir iş olmadığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesi kapsamında yapılan alımlarda “doğrudan teminin bir ihale usulü olmadığı, bu nedenle bir ihale dokümanı hazırlanmasına gerek duyulmayacağı, yapılacak alımlarda yaklaşık maliyet tespitinin zorunlu olmadığı, bununla birlikte işin limit altında olup olmadığının tespiti için buna gerek duyulabileceği”nin açık bir biçimde belirtilmesine rağmen yine de Kurum tarafından piyasa fiyat araştırılması yapılarak ve ilgili satıcılardan üç adet fiyat teklifi alınarak en uygunundan bu alımlar gerçekleştirildiğini ifade etmek suretiyle kendisiyle ilgili verilen tazmin hükümlerinin kaldırılması gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.

Başsavcılık mütalaası, Ek İlamın 1. maddesine yönelik yukarıda belirtilen Başsavcılık mütalaası ile tamamen aynıdır.

İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlulardan … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra (aynı dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlulardan …’ye 14.10.2022, …’ya 14.10.2022, …’ya 24.10.2022, …’a 24.10.2022 ve …’e 24.10.2022, tarihlerinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadıklarından, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyaplarında),

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Ek İlam hükmünün içeriği (doğrudan temin usulüyle rayiç fiyatların üzerinde tıbbi malzeme-alet-gereç alımı), Ek İlamın 1. maddesi ile aynı olduğundan; söz konusu ilam maddesi için yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; önceki (11.10.2017 tarihli ve 43431 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızda da (3. maddesi) ifade edildiği gibi İdarece yapılan tıbbi malzeme alımında kamu zararı oluşmadığı anlaşıldığından; 401 sayılı Ek İlamın 8. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA, (Üye … ve Üye …’nun aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 02.11.2022 tarih ve 52415 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Üye … ve Üye …:

Ek İlamın 1. maddesine ilişkin işbu tutanağın 1. maddesinde Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü kısmında yapılan açıklamalar doğrultusunda sorumluların iddialarının reddedilerek tazmin hükmünün tasdik edilmesi gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim