Sayıştay 2. Dairesi 46352 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
46352
29 Aralık 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2015
-
Daire: 2
-
Dosya No: 46352
-
Tutanak No: 50756
-
Tutanak Tarihi: 29.12.2021
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Pedagojik formasyon programında döner sermayeden mükerrer ödeme yapılması;
329 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; Eğitim Fakültesinde yapılan Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programında elde edilen gelirlerin dağıtılması hususunda Döner Sermaye Yönetim Kurulu tarafından alınan … tarih ve … sayılı Karara göre, Programı yürüten koordinatör ve yardımcıları ile komisyon başkanlarına 2015 yılı Mart, Nisan ve Mayıs ayları için ek ödeme ödenmesine rağmen, Kurulun aldığı … tarih ve … sayılı Karar uyarınca bu aylar için tekrar ödeme yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. {264 sayılı (Asıl) İlamın 1. maddesiyle de aynı konu hakkında tazmin hükmü verilmiş, bu hükme karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunun 19.09.2018 tarihli ve 45053 tutanak (29160 ilam) sayılı Kararı ile; kamu zararı tablosundaki hesaplamaların yeniden gözden geçirilip Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi ile birlikte ödeme yapılmasına ilişkin … sayılı Kararı alan Döner Sermaye Yönetim Kurulu üyelerinin de sorumluluğa dâhil edilmesini teminen tazmin hükmünün BOZULARAK DAİREYE GÖNDERİLMESİNE oy çokluğuyla karar verilmiş, Sayıştay 2. Dairesi yeniden yaptığı yargılama sonucunda ise; Yönetim Kurulu Üyelerini de sorumluluğa dâhil ederek aynı tutar için 329 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle işbu tazmin hükmünü vermiştir.}
İlam maddesinde Yönetim Kurulu Kararını Alan-Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla sorumluluğu bulunan (işbu dosyadaki sorumlu) … (ve kendi gündem sıralarında görüşülen diğer dosyalardaki sorumlular) … ve … adlarına Sorumlu Vekili sıfatıyla işbu dosya ile temyiz talep eden ve …, her üç sorumlu için aynı mahiyette kaleme aldığı temyiz dilekçelerinde özetle;
-
Söz konusu karar usulün ve yasaya aykırı olduğunu, kamu zararının oluşmasında müvekkil(ler)inin sorumluluğunu ve kamu zararına neden olduğu yönünde illiyet bağı kurulmasını sağlayacak bir delil bulunmadığını, şöyle ki;
-
Döner Sermaye Yönetim Kurulu tarafından tesis edilen … tarih ve … sayılı Karara ilişkin belgelerin Dilekçe Eki-1’de yer aldığını,
-
Bu Kararın alınmasını talep eden 16.02.2015 tarihli ve Pedagojik Formasyon Birimi Üyesi … imzalı belgedeki (Dilekçe Eki-2) Döner Sermaye Yönetim Kurulundan alınması istenilen karara ilişkin kullanılan ifadenin; “… hakediş sahiplerine ödenebilmesi teklifimizin ,..” şeklinde olduğunu,
-
Döner Sermaye Yönetim Kurulu tarafından alınan … tarih ve … sayılı Karara konu belgelerin Dilekçe Eki-3’te yer aldığını, 11.05.2015 tarihli ve Pedagojik Formasyon Birimi Üyesi … imzalı belgedeki (Dilekçe Eki-4) Döner Sermaye Yönetim Kurulundan alınması istenilen karara ilişkin kullanılan ifadenin “... hakediş sahiplerine ödenebilmesi teklifimizin ,..” şeklinde olduğunu,
-
Sözü edilen Döner Sermaye Yönetim Kurulunun … ve … nolu Kararları alınmasını talep etmek için Pedagojik Formasyon Birimi tarafından sunulan belgelerde yer alan “hakediş sahiplerine ödenebilmesi” ifadeleri dikkate alındığında, teklifi yapan Pedagojik Yönetim Biriminin Döner Sermaye Yönetim Kurulundan bu kararın alınıp alınmayacağı hususunu talep etmediği, tam tersine teklifinin hakedişin ödenebilmesi şeklinde olduğunun, bu teklifin ise salt kararın alınmasını talep edilen bir birimden bir değerlendirme yapılmasını değil, yalnızca bir onay işlemini talep eder nitelikte olduğunun açık bir şekilde anlaşılabileceğini, bir başka anlatımla, Pedagojik Formasyon Birimi Döner Sermaye Yönetim Kurulunda hakediş sahiplerine ödeme yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilerek bir karar verilmesini değil, kendisinin bu hakedişin ödenmesi yönünde vermiş olduğu kararı onaylamasını teklif ettiğini,
-
Esasen teklifin bu şekilde sunulmasının da doğal olduğunu, çünkü Pedagojik Formasyon Biriminin programa ilişkin akademik, idari ve mali işler bakımından görevlendirilmiş bir birim olduğunu, bu nedenle görevlendirildiği konuda işin uzmanı olarak teknik çalışmasını yapmış, ödemenin yapılması gerektiğini değerlendirerek bu kararı verdiğini, bunu yukarıda açıklandığı şekilde teklif metnine yansıtarak söz konusu programa dair mali değerlendirme yapmakla sorumlu olmayan Döner Sermaye Yönetim Kurulundan … ve … nolu Kararı için Döner Sermaye Yönetim Kuruluna gönderdiğini,
-
Teklifini bu yönde geliştirip Döner Sermaye Yönetim Kuruluna sunan Pedagojik Yönetim Biriminin ise kendisinin de bir komisyon olarak bu kararı birden fazla kişinin katılımı ile tesis ettiğini, 5018 sayılı Kanunun 31/3 üncü maddesi düzenlemesinin asıl sorumluluk sahibi olan bu birimi kapsadığını, buna engel bir durum bulunmadığını, Sayıştay İlamında Pedagojik Formasyon Biriminin … ve … nolu Karar için teklifini içeren işleminin karar olmadığı yönündeki değerlendirmesine katılmanın mümkün olmadığını,
-
Bir an için Pedagojik Formasyon Biriminin Sayıştay İlamında bahsedildiği şekilde 31/3 üncü madde kapsamı dışında kaldığı düşünülecek olursa, bu kez aynı Kanunun Hesap verme sorumluluğu başlıklı 8 inci maddesinin; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.” şeklindeki düzenlemesi nedeniyle mükerrer ödemenin bu ödemeyi hazırlayan ve kullanan ve bu konuda yetkili olan Pedagojik Formasyon Birimine ait olduğunun dikkate alınmak zorunda olduğunu, aksi tutumun hukuksuzluk olacağı gibi büyük bir haksızlığa da neden olacağını, şöyle ki;
-
Pedagojik Formasyon Biriminin Üniversitede rastgele görev yapan sıradan bir birim olmadığını, … Üniversitesi Eğitim Fakültesi bünyesinde 2014-2015 eğitim-öğretim dönemi içerisinde ilki güz döneminde, ikincisi bahar döneminde olmak üzere YÖK tarafından iki ayrı Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika programı açılmasına onay verildiğini, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yayımlanmış olan “Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 3 üncü bölümünde, bu birimin şu şekilde tanımlandığını;
“Pedagojik Formasyon Birimi madde 9: (1) Programa ilişkin akademik, idari ve mali işler, fakülte dekanı tarafından oluşturulan Pedagojik Formasyon Birimince yürütülür. Bu birim; bir dekan yardımcısı başkanlığında eğitim bilimleri bölüm başkanı, doktorası ya da doçentliği eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanından olan bir öğretim üyesinden oluşur. Dekan yardımcısı, programın idari ve mali; eğitim bilimleri bölüm başkanı ise, akademik konularındaki koordinatörüdür. Birimin sekretarya işleri için de yeterli sayıda personel görevlendirilir.”
-
Pedagojik Formasyon Biriminin Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esasların 3 üncü bölümü uyarınca yetki kullanan ve pedagojik formasyon eğitimi sertifika programı puantaj-performans sistemi için ayrılan tutarın, Eğitim Öğretim Faaliyet Cetvelinde belirtilen puanların karşılığı için ne kadar süre, kimlere dağıtılacağı konusunda değerlendirme yaparak bu bilgileri Döner Sermaye Yönetim kuruluna sunan bir birim olduğunu, ilgili ödemelerden hangisinin ne şekilde gerçekleştirip gerçekleşmeyeceğini teknik olarak hesap edip bunu talep eden ve bununla ilgili teknik çalışmaların tamamını gerçekleştiren birim olduğunu,
-
Yukarıda açıklandığı şekilde fonksiyon alanı ayrıntılı şekilde tanımlanmış olan bir birim olan Pedagojik Formasyon Biriminin, bu tanıma uygun olarak çalışmasını yukarıdaki şekilde gerçekleştirmiş ve mükerrer ödemeye konu olan talebini Döner Sermaye Yönetim Kuruluna ilgili tutarın “ödenebilmesi teklifini” ileterek ifa ettiğini,
-
Bu durumda, Döner Sermaye Yönetim Kurulunun alınan Karardaki sorumluluğunun kendisine iletilen teklifin doğruluğunu araştırma değil, söz konusu kararı kendisine tanımlanmış sınırlar içerisinde onaylamak olacağını, Döner Sermaye Yönetim Kurulunun yerindelik denetimi yapamayacağını, olayın gelişimi ve dilekçe ekinde yer alan söz konusu belgelerin mahiyeti dahi tek başına Döner Sermaye Yönetim Kurulu üyesi müvekkil(ler)in somut olayda mali zararın oluşmasında bir sorumluluğunun olmadığını ortaya koyduğunu,
-
Döner Sermaye Yönetim Kurulunun vermiş olduğu Kararda kendisine sunulan bilgilerin tamamının Pedagojik Formasyon Birimi tarafından hazırlandığını, müvekkillerinin bu Kuruldaki görevi sırasında tamamen bir başkasının görev ve sorumluluğuna ilişkin teknik bir çalışmayı değerlendirmek gibi bir sorumluluğu olmadığı gibi, buna ilişkin eğitimleri ve yeterliliklerinin de bulunmadığını, bu kapsamda 5018 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gözetilerek asıl hesap verme sorumluluğu olan bu konudaki yetkilendirilmiş ve kamu kaynağını kullanan kimselerin mali sorumluluğuna karar vermek gerektiğini,
-
5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin “Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” şeklinde düzenlendiğini,
-
5018 sayılı Kanundan önce mali sorumluluk için tek şartın, mevzuata aykırılık olup, ayrıca zarar, kusur gibi başkaca bir şart öngörülmemiş iken; sorumlulukta sadece mevzuata aykırılığın yeterli sayıldığı bu sistemin, 5018 sayılı Kanunla değiştirilmiş olduğunu (Sayıştay Genel Kurul Kararı, Karar Tarihi: 14.06.2007, Karar No: 5189/1),
-
Gerçekten, bu Kanunun 71 inci maddesinde kamu zararının; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlanarak kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurların a-g işaretli bentlerde sayıldığını (Sayıştay Genel Kurul Kararı, Karar Tarihi: 14.06.2007, Karar No: 5189/1),
-
Gerek bu madde gerek diğer maddeler nazara alındığında 5018 sayılı Kanuna göre mali sorumluluğun şartlarının şöylece sıralanabileceğini;
-
Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.
-
Ortada bir kamu zararı olmalıdır.
-
Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.
Bu yeni sorumluluk sistemiyle objektif (kusursuz) sorumluluk anlayışından vazgeçilmiş olduğunu (Sayıştay Genel Kurul Kararı, Karar Tarihi: 14.06.2007, Karar No: 5189/1),
-
5018 sayılı Kanunun getirdiği sistemde kusursuz sorumluluk anlayışından vazgeçildiğine göre, müvekkil(ler)inin durumunun bu bakımdan değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması ve bu durumun da gerekçelendirilmesi gerektiğini,
-
Söz konusu mükerrer ödeme işleminde, müvekkil(ler)in kasıt, kusur ya da ihmalini ortaya koyacak bir delil mevcut olmadığını, müvekkillerin konu ilgili teknik bir eğitim almadığı gibi tamamen bir başka birimin sorumluluğu altında hazırlanan ve kabulü yönündeki teklifle gelen bir işlemde yer aldıklarını,
-
Müvekkil(ler)in Döner Sermaye Yönetim Kurulu üyeliği nedeniyle ayrı bir ücret almamakta olup bu görev için ayrı bir eğitim evresinden de geçmediklerini, ayrıca söz konusu mükerrer ödemeyi kullanan kişiler arasında da yer almadıklarını, görevini layıkıyla yerine getiren birer üniversite öğretim üyesi olduklarını, büyük bir özen yükümlülüğü ile alınan her türlü tedbir neticesinde yapılan bir incelemede dahi Yönetim Kuruluna sunulan talebin mükerrer ödemeye konu kamunun zararına sebep olacak nitelikte bir ödeme olduğunu anlamasının mümkün olmadığını, bu nedenle, kusur, ihmal ya da kastlarının olmadığını, kamu zararına sebebiyet veren tutarı kullanmadıklarını, bu para nedeniyle herhangi bir kazanç temin etmediklerini, yukarıda bahsi geçen tüm hususlar bir arada değerlendirildiğinde müvekkil(ler)in doğan kamu zararında en ufak bir kusurlarının bulunmadığının anlaşılacağını,
-
Ancak Sayıştay İlamında bu husus tartışma konusu yapılmadan müvekkil(ler)in sorumluluğuna karar verildiğini, aksi düşünülüyor ise kusuru ya da ihmale ilişkin olarak 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi uyarınca bu kusur ya da ihmalin tartışılarak ortaya konulması gerektiğini,
-
5018 sayılı Kanunun 31/3 üncü maddesinde; “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur” hükmüne yer verildiğini,
-
Sayıştay 2. Dairesinin sorumluluğa hükmeden İlamında bu madde nedeniyle söz konusu tutarın tazmin edilmesi gerektiği ifade edilmiş ise de Sayıştay Genel Kurulu’nun 5189/1 sayılı kararında belirtildiği üzere yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken;
-
Kurul halinde alınan kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığı,
-
Kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığı hususlarının
Müvekkil(ler) yönünden değerlendirilmesi gerektiğinin düşünüldüğünü,
-
Buna göre, yönetim kurulu, icra komitesi, yürütme kurulu, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağını,
-
Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 4 üncü maddesi uyarınca harcama talimatının “kamu ihale mevzuatına tabi olmayan bir giderin idare adına geçici veya kesin olarak ödenebilmesi için giderin konusunu, gerekçesini, yapılacak iş veya hizmetin süresini, hukuki dayanaklarını, tutarını, kullanılabilir ödeneğini, tertibini, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgileri gösteren ve harcama yetkilisinin imzasını taşıyan belgeyi” ifade etmekte olduğunu, bu tanımlama dikkate alınarak Döner Sermaye İşletmesi Yönetim Kurulu Kararı (Dilekçe Eki-3) incelediğinde bu Kararın harcama talimatı belgesinin taşıması gereken unsurları taşımadığının anlaşılacağını,
-
Yönetim Kurulu Kararı harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşımadığına göre yukarıda yapılan düzenleme ve açıklamalar ışığında harcama yetkisinden doğan sorumluluğun Yönetim Kuruluna ve dolayısıyla müvekkil(ler)ine ait olmayacağını,
-
Kamu zararına sebep olan fazla ödemeyi alan öğretim üyeleri; … (Eğitim Fakültesi Dekanı), … (Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı), … (Eğitim Fakültesi Dekan yardımcısı) ve …’ın Pedagojik Formasyon Birimi üyesi olduklarını, somut olayla ilgili dönemdeki pedagojik formasyon sertifika programlarına ilişkin hakediş ve puantaj tablolarının hazırlanmasına ve uygulanmasına ilişkin süreçlerin tamamıyla bu komisyon tarafından düzenlendiğini,
-
Müvekkil(ler)in dahil olmadığı bir eğitim sürecinde kimin ne kadar derse girdiğini, kimin eğitim programını düzenlediğini, puantajların hangi hizmetlere göre düzenlendiğini bilmesinin de mümkün olmadığını, kaldı ki, bunu bilmesi gereken ve mevzuatla da bu konuda yetkilendirilen görevlilerin de savunmalarında söz konusu ödemenin mükerrer niteliğini anlayamadıklarını ya da bu ödemenin tamamen hak edilen bir ödeme olduğunu belirtmekte olduklarını,
-
Yukarıda bahsedilen tüm hususların Rektörlük Makamının … tarih ve … sayılı Oluru ile Üniversite İç Denetim Birimince gerçekleştirilen 17/04/2018 tarih ve 2018/1 sayılı Rapor ile de doğrulandığını, (Dilekçe Eki-5)
-
Bu Raporda; “... eğitim öğretim faaliyet cetvelinde belirtilen 6400 puan karşılığı olarak 4 ayda (Mart-Nisan-Mayıs-Haziran 2015) hizmet karşılığı olarak kişi başına aylık sabit 400 puan ve 9,271325 dönem ek ödeme katsayısı ile hakediş sahiplerine ödenebilmesinin teklif edilmesi kararı alınarak bizatihi ek ödeme akan kişilerce şahsılarına mükerrer hakediş ödemesi teklif edilmiştir.” denildiğini (rapordan aynen alıntılanmıştır, sayfa 12)
-
Görüleceği üzere Rektörlük İç Denetim Biriminin gerçekleştirdiği konuya özgü denetimde konunun uzmanı Denetçinin de görüşünün “bizatihi ek ödeme alan kişilerce şahsılarına mükerrer hakediş ödemesi teklif edildiği” ve bunun da ayrı bir karar olduğu yönünde olduğunu,
-
Ayrıca, yine aynı Raporda görüleceği üzere denetleme sonucunda oluşan kamu zararının zarara sebep olan Pedagojik Formasyon Birimi üyelerinden tahsili hususunun zamanaşımına uğramayacağının, çünkü bu konuda açık hata ya da bu kapsamda değerlendirilebilecek kusurlarının bulunabileceği belirtilerek tutarın bu kimselerden tahsilinin uygun olduğunun belirtildiğini,
-
Bu durumda konuyla teknik olarak hiçbir ilgisi olmayan ve tam aksine ödemenin mali ve idari sorumluluğu mevzuatla kendilerine yüklenmiş olan ödeme kararını alan ve bu ödemeden yararlanan kimselerle müvekkil(ler)in nasıl müşterek ve müteselsil sorumlu olunmasına karar verilebileceğinin sorgulanması gerektiğini,
-
Ayrıca, bu hususlara ilave olarak, Muhasebat Genel Müdürlüğünün Kişilerden Alacaklar Başlıklı 16 sıra nolu Genel Tebliğindeki; “Kişilerden alacaklar konusunu oluşturan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin geri alınmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerin borçlular tarafından dava konusu edilmemesi veya idare aleyhine sonuç doğuracak işlem tesis edilmemesi bakımından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14/6/1974 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 22/12/1973 tarihli ve E. No. 1968/8, K. No.1973-14 sayılı kararının göz önünde bulundurulması gerekmektedir.” düzenlemesinin de Temyiz Kurulu tarafından dikkate alınması gerektiğini,
-
Anılan Danıştay Kararında;
-
İdarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın geri istenmesine bir mahkeme kararına lüzum olmadan işlem tesis edebileceği ve bu işleme karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay’ın görevi içinde olduğu,
-
İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği,
-
Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde mümkün olduğu, 60 günlük süre geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olamayacağı,
Hususlarının belirtildiğini,
-
Yukarıda açıklanan nedenler ve İç Denetim Raporundan da anlaşılacağı üzere, müvekkil(ler)in kurul olarak gerçekleştirdiği işlemde söz konusu 16 sıra nolu Tebliğde belirtilen ve kamu zararını karşılamasını gerektirecek istisna dışında kalmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığını, kamu zararını tazminle sorumlu olanların, ancak konudan teknik olarak sorumlu ve görevli ve mükerrer hakediş ödemesini teklif eden kişiler olabileceğini,
-
Bu durumda, ilgili Tebliğ ve Tebliğde belirtilen söze konu İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararında “idarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği” hususunun belirtildiğini, bu açık hataya …, …, … ve …’ın Pedagojik Formasyon Birimi üyesi olarak şahıslarına mükerrer hakediş ödemesi teklif etmek suretiyle neden olduklarının İç Denetim Raporuyla da resmi olarak ortaya konulmuş olduğuna göre, ancak bu kimselerden söz konusu kamu zararının zaman aşımına uğramaksızın her zaman geri alınabileceğini,
-
Ancak müvekkil(ler)i için durumun tam tersi olduğunu ve kamu zararının tahsili hususunun zamanaşımına uğradığını, şöyle ki; müvekkil(ler)inin ve görev yaptığı Yönetim Kurulunun tesis ettiği idari işlemin Muhasebat Genel Müdürlüğünün Kişilerden Alacaklar Başlıklı 16 sıra nolu Genel Tebliğinde ifade edilen; “Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde mümkün olduğu, 60 günlük süre geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olamayacağı, belirtilmiştir.” şeklindeki düzenlemesi kapsamında olduğunu,
-
Bu itibarla, müvekkillerinin, tesis edilen Kararda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu ya da açık bir hatası ya da hilesi olmadığına göre hatalı ödemenin yapıldığı tarihten 60 gün sonrası olan bir tarihte bu düzenlemeye göre zamanaşımı süresi dolduğundan müvekkillerinden kamu zararı tahsil edilemeyeceğini ve bu yönde bir karar verilemeyeceğini,
-
Ancak maalesef yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan mükerrer ödemeye konu Döner Sermaye İşletmesi Yönetim Kurulu Kararının yalnızca ve çok dar bir çerçeveden bakılarak salt 5018 sayılı Kanunun 31/3 üncü maddesi kapsamında yapılan kısıtlayıcı bir değerlendirme sonucu Kurul üyeleri ve müvekkil(ler)inin sorumlu tutulduğunu,
-
5018 Sayılı Kanun’da her birimin görevi ve sorumluluğunun kapsamının ayrıntılı olarak ele alındığını, sorumluluk doğuracak konular ve sorumlunun tespiti yapılırken yasal dayanakların dikkate alınması gerektiğini ve sorumluluğun kapsamının genişletilmemesi gerektiğini,
-
Müvekkil(ler)in bugüne değin görev yaptığı tüm birimlerde yetki ve sorumlulukları uyarınca titiz bir şekilde kamu görevini yerine getirmiş birer üniversite öğretim üyesi olduklarını, sorumlu olmadıkları bir hususu illiyet bağı olmaksızın şahıslarıyla ilişkilendirilerek kamu zararının tazminine hükmedilmesinin büyük bir haksızlık olacağını,
İfade ederek açıklanan bu nedenlerle, sundukları tüm deliller dikkate alınarak ve Kurulumuzun incelemeleri sırasında tespit edeceği sair nedenlerle, müvekkil(ler) hakkında verilmiş olan tazmin hükmünün kaldırılmasına veya aynı gerekçelerle bozularak aleyhe tüm hususların kaldırılmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekâleten Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Kararını İmzalayan-Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden … (yine aynı ilam maddesi ile ilgili olarak aynı sıfatla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …’in dilekçesi de tamamen aynı mahiyette olmak üzere), temyiz dilekçesinde özetle; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 8 inci, 31 inci, 32 nci ve 33 üncü maddeleri ve Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 9 uncu ve 10 uncu maddeleri ile Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükümleri incelendiğinde; bir harcamanın yapılabilmesi için, harcama yetkililerinin bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olarak harcama talimatı vermeleri gerektiğini ve bu talimatta belirledikleri gerçekleştirme görevlilerinin de kendilerine verilen görevlerin mevzuatına ve usulüne uygun olarak yürütülmesinden, düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve yapmaları gereken kontrollerden sorumlu olduklarını, 2015 yılında üyesi bulunduğu Yönetim Kurulunun harcama talimatı verme yetkisi olmadığı gibi aldığı … ve … nolu Kararlarla Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün teklifinde öngörülen ödeme oranlarını onaylamasının harcama talimatı olmayıp, mükerrer ödemeyi gerektirecek içeriğinin de bulunmadığını, diğer yandan Yürütme Kurulu Kararları YÖK’ün belirlediği kriterlere uygun olmamış olsa dahi, harcamaların mevzuata uygun olmamasını ya da mükerrerliğini gerçekleştirenin ve harcama talimatını verenin sorumlu olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, varsa bir mükerrer ödemeden dolayı şahsi sorumluluğu bulunmadığını, bu savunmaya rağmen adına tazmin hükmü verilmesinin usule, hukuka, kanuna ve Sayıştay’ın yerleşik uygulamalarına aykırı olduğunu, her şeyden önce adıma böyle bir ilamın gönderilmesi ve varsa mükerrer ödeme veya kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için harcama yetkilisi sıfatına sahip olması gerektiğini, oysa kendisinin harcama yetkilisi kabul edilmesinin mümkün olmadığını, nitekim Sayıştay Temyiz Kurulunun 10.01.2012 tarih ve 34205 nolu Kararında harcama yetkilisine ilişkin olarak aynen şu ifadelere yer verildiğini; “24.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararında harcama yetkilisinin sorumluluğuna ilişkin aynen: 5018 sayılı Kanunda harcama yetkilisi ifadesiyle bir program sorumlusuna ve statü hukukunda tanımlanan daire/birim amirine işaret edilmektedir. Bu konumda olan yöneticilerin, 657 sayılı Kanunun 10'uncu maddesinde belirtildiği gibi, amiri oldukları kuruluş ve hizmet biriminde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurları takip ve kontrol etmekten görevli ve sorumlu tutulacakları da tabiidir./Bu hükümler karşısında, bütçeden yapılacak harcamalar konusunda 5018 sayılı Kanunda öngörülen harcama sürecinde tek ve tam yetkili olan, giderin yapılmasına karar vermekten ödeme aşamasına kadar tüm işlemleri emir ve talimatı çerçevesinde yürüten ve maiyetindekiler ve onların eylem ve işlemlerini gözetmek ve denetlemekle yükümlü olan harcama yetkilisinin, Sayıştay'a karşı hesap verme konusunda tam ve doğrudan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır”, itiraz konusu işlemde kendi görevinin sadece Yönetim Kurulu üyeliğinden ibaret olduğunu, Kanunda ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararında belirtilen herhangi bir yöneticilik sıfatı olmadığı gibi bir hesap, tahakkuk, tediye, ödeme, harcama gibi bir yetki ve görevinin de bulunmadığını, ayrıca başkalarına ödeme yapmaları konusunda talimat verme yetkisinin de olmadığını, zaten böyle bir yetkisi olduğuna ilişkin iddia dahi yer almadığını, 10 kişilik Yönetim Kurulunda üye olması kendisini harcama yetkilisi yapmayacağından varsa bir usule aykırı ödeme, bundan harcama yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu, Yönetim Kurulunun kendisi olmadan da toplanabileceğini ve kendi oyu olmadan da karar alabileceğini, bu durumda böyle bir harcamadan sorumlu tutulmasının ve adına ilam gönderilmesinin, usule, Kanuna, Sayıştay’ın yerleşik kararlarına da aykırı olduğunu, sorumlu tutulmasının hak ve vicdan ölçüleriyle de bağdaşmayacağını, bu nedenle ödeme emrine, buna ek iş ve işlemlere itiraz ettiğini ve ödeme emrinin iptalini istediğini arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan-Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen … ile Yönetim Kurulu Kararını Alan-Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyaları kendi gündem sıralarında görüşülen Rektör … ve …nün (aşağıda belirtilen farklı kısımları hariç) aynı mahiyette gönderdikleri temyiz dilekçelerinde özetle; Eğitim Fakültesi bünyesinde 2014-2015 eğitim - öğretim donemi içerisinde ilki güz döneminde, ikincisi bahar döneminde olmak üzere YÖK tarafından iki ayrı Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika programı açılmasına onay verildiğini, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yayımlanmış olan “Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul Ve Esaslar”’ın 3 üncü bölümünde programın yürütülmesinden sorumlu birimler şu şekilde tanımlandığını;
Fakülte Yönetim Kurulu
MADDE 8: (1) Fakülte Yönelim Kurulu, programın açılması ve uygulanmasıyla ilgili kararları vermek ve aşağıdaki görevleri yerine getirmekle yükümlüdür:
(a) Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığının önerileri doğrultusunda ve öğretim elemanlarının uzmanlık alanları da dikkate alınarak programda yer alan dersleri verecek öğretim üyelerinin görevlendirilmesini sağlamak,
(b) Programın yürütülmesinde görevlendirilecek öğretim elemanları ve personelle birlikte Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan uygulama öğretmenlerine ve koordinatörlere ödenecek katkı paylarıyla ilgili işlemleri yürütmek,
(c) Program kapsamında eğitim-öğretim ve sınavlarla ilgili diğer konularda rektörlük, alan fakülteleri ve yüksekokullarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.
Pedagojik Formasyon Birimi
MADDE 9: (1) Programa ilişkin akademik, idari ve mali işler, fakülte dekanı tarafından oluşturulan Pedagojik Formasyon Birimince yürütülür. Bu birim; bir dekan yardımcısı başkanlığında eğitim bilimleri bölüm başkanı, doktorası ya da doçentliği eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanından olan bir öğretim üyesinden oluşur. Dekan yardımcısı, programın idari ve mali; eğitim bilimleri bölüm başkanı ise, akademik konularındaki koordinatörüdür. Birimin sekretarya işleri için de yeterli sayıda personel görevlendirilir.
Birimin görevleri şunlardır:
a) Akademik takvimi ve ders programlarını yapmak, programın uygulama ilkelerini belirlemek, uygulamaları izlemek, stratejiler geliştirmek, programları değerlendirmek.
b) Diğer birimlerle işbirliği yaparak dersleri yürütecek öğretim üyelerinin ders programlarını belirlemek.
c) İlgili birim ve kişiler arasında işbirliğini sağlayarak programın düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak.
ç) Sınav programlarını hazırlamak ve uygulamak,
d) Öğretmenlik Uygulaması dersinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı uygulama yapılacak okulları ve uygulamaya gidecek öğrencilerin listesini hazırlamak.
e) Okullara ve öğrenci gruplarına göre, danışman öğretim üyelerini ve rehber öğretmenleri belirlemek,
f) Uygulamalar için valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden izinleri almak için gerekli belgelerle birlikte dekanlığa başvurmak.
g) Dekanlıkça verilecek diğer görevleri yapmak.
Eğitim Fakültesi bünyesinde 2014-2015 eğitim öğretim dönemi güz yarıyılında devam eden Pedagojik Eğitim Sertifika Programı kapsamında ikinci taksit gelirlerinin 2015 Ocak ayı içerisinde tahsil edildiğini, program içerisinde 1042 öğrencinin eğitim kapsamına alındığını, Eğitim Fakültesi Dekanlığının … tarihli … nolu Kararı ile Pedagojik Formasyon Komisyon hizmetlerine … ayda toplam … TL ödenmesini; … nolu Karar ile ödemeye esas olan Pedagojik Formasyon Biriminde görev alan eğitimcilerin hizmetlerini ve görev sürelerince verilecek puanlarını, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yayınlanan “Eğitim Öğretim Faaliyet Cetveli”ne istinaden, şu şekilde olmasını talep ettiğini;
Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ayları boyunca 5 defa olmak üzere aylık,
… - Dönem Koordinatörü görevi ile 400 puan.
…- Dönem Koordinatör Yardımcısı ve Ölçme Değerlendirme Komisyonu Başkanlığı görevleri ile 400 puan,
…- Dönem Koordinatör Yardımcısı ve Stratejik Takip Komisyonu Başkanlığı görevi ile 400 puan,
…- Ders, Modül, Komite Kurulu, Staj Başkanlığı ve Mezuniyet Sonrası Eğitim Komisyonu Başkanı görevi ile 400 puan.
Pedagojik Formasyon birimince alınan kararların Üniversite Döner Sermaye Yönetim Kurulu’na sunulduğunu ve … ve … nolu Karar uyarınca ilgililere ödeme yapılmaya başlandığını, mevcut 2014-2015 yılı formasyon eğitimi devam etmekte iken Yüksek Öğretim Kurulu tarafından Üniversiteye 698 öğrencili yeni bir sertifika program kontenjanı verildiğini, verilecek eğitimin 13 Mart-13 Haziran 2015 tarihleri arasında olmasına karar verildiğini, Eğitim Fakültesi Dekanlığının ise Formasyon Birimi tarafından … tarihinde alınan …, … ve … nolu Kararları Döner Sermaye İşletme Müdürlüğüne bildirdiğini, Kararda Pedagojik Formasyon Biriminde görev alan eğitimcilerin hizmetlerinin ve görev sürelerince verilecek puanlarının, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yayınlanan “Eğitim Öğretim Faaliyet Cetveli”ne istinaden, şu şekilde olmasının talep edildiğini;
Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ayları boyunca 4 defa olmak üzere aylık,
… - Dönem Koordinatörü görevi ile 400 puan,
…- Dönem Koordinatör Yardımcısı ve Ölçme Değerlendirme Komisyonu Başkanlığı görevleri ile 400 puan,
…- Dönem Koordinatör Yardımcısı ve Stratejik Plan Takip Komisyonu Başkanlığı görevi ile 400 puan,
…- Ders, Modül, Komite Kurulu, Staj Başkanlığı ve Mezuniyet Sonrası Eğitim Komisyonu Başkanı görevi ile 400 puan.
Pedagojik Formasyon Birimince alınan kararların görüşülmek üzere Üniversite Döner Sermaye Yönetim Kurulu’na sunulduğunu, Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı Kararına istinaden ilgililere ödemeler yapıldığını, Mart, Nisan ve Mayıs 2015 ayları içerisinde aynı iş olarak kabul edilen ve mükerrer ödeme olarak karar verilen ödemelerle ile ilgili, dönemin Eğitim Fakültesi Dekanlığı ve Pedagojik Formasyon Birimi ile yapılan görüşmelerde konunun tartışıldığını, Dekanlık ve Pedagojik Formasyon Biriminin bunun mükerrerlik teşkil etmeyeceğini bildirdiklerini ve “2014/2015 eğitim öğretim dönemi güz yarıyılı formasyon sertifika programı kayıtlarının 20.10.2014 tarihinde başladığı ve 23.06.2015 tarihinde sertifikaların başarılı öğrencilere sunulması ile tamamlandığı, yaklaşık 8 ay sürdüğü, mezun edilen öğrenci sayısının 1042 olduğu, komisyon çalışmalarının hafta içi 17.00’dan 22.30’a kadar sürdüğü, ayrıca hafta sonları da her iki formasyon grubu için ayrı ayrı çalışma ve komisyon hizmetleri yapıldığı” şeklinde savunduklarını, bu esnada Dekanlık tarafından oluşturulan Pedagojik Formasyon Biriminin her bir komisyon üyesinin farklı görevler ifa etmek suretiyle yaptıkları görevleri aşağıdaki şekilde detaylandırdıklarını;
-
Yüksek Öğrenim Kuruluna her yıl yapılan başvuru hazırlık aşamaları ve yazışmaları,
-
YÖK’ten izin çıkması halinde ilanın yapılması işlemleri,
-
Öğrencilerin programa başvurabilmesi için mekân ve şartların oluşturulması,
-
Ön başvuruların kabulü,
-
Başvuru sahiplerinin evraklarının incelenmesi,
-
Başvuruda bulunanların not ortalamasına göre sıralanması,
-
Kayıt hakkı kazananların (kontenjan dâhilinde) belirlenmesi,
-
Ders yapılacak sınıfların hazırlanması,
-
Ders programının hazırlanması,
-
Ders e girecek öğretim elemanlarının tespit ve tedariki,
-
Kontenjan dolmaması halinde yedek adaylara ulaşılması,
-
Taksit ödemelerinin takibi,
-
İI milli eğitim müdürlüğü ile irtibata geçilmesi, öğrencilerin staj yapacağı okulların tespit edilmesi, öğrencilerin bu okullara dağılımının öğretmenler bazında yapılması,
-
Bir dönem boyunca bu öğrencilerin her hafta staj yaptıkları okullarda denetim ve gözetimlerinin yapılması,
-
Öğrencilere rehberlik hizmetinin sunulması, staj yapılan okullardaki ilgili öğretmenlerle görüşülmesi,
15.Staj notlarının toplanması ve kayda geçirilmesi,
-
Öğrencilerin vize ve finallerinin sağlıklı koşullarda yapılmasının sağlanması, sınav notlarının internet ortamına aktarılması ve bunların öğrencilere duyurulması, mazeret sınavlarının gerçekleştirilmesi, öğrencilerin vize ve final notlarına itirazlarının değerlendirilmesi,
-
Başarılı öğrencilere verilecek sertifikaların hazırlanması,
Yapılan her işin ayrı ayrı ve öğrenci bazında yapıldığını ve YÖK tarafından hazırlanmış olan “Eğitim Öğretim Cetvelinde” belirtilen hizmetlerin yapılan görevlerin sadece bir kısmına karşılık geldiğini bildirdiklerini, öğrenci sayısının artmasına bağlı olarak iş yükünün daha da fazlalaştığını ve harcanan zaman ve eforun arttığını ifade ettiklerini, güz döneminde devam eden programa ilave olarak Şubat 2015 ayı içerisinde başlayan ve 497 öğrencinin 2015 Temmuz ayında mezun olduğu yeni bir programın açıldığını, yapılan iş çeşidinin aynı olmasına rağmen ayrılan zaman ve eforun ikiye katladığını ifade ettiklerini, örnek olarak bir tıp hekiminin aynı ay içerisinde aynı tip bir ameliyatı birden fazla yapabildiğini, ay sonu döner sermaye hakedişleri hesaplanmasında her bir ameliyat için ayrı ayrı puanlama yapıldığını, hepsi için tek puan verilmediğini belirttiklerini, Üniversite Yönetim Kurulunda ilgili savunmanın etkili olduğu kanaatinde olduğunu, Çünkü Eğitim Fakültesi Dekanının da Üniversite Döner Sermaye Yönetim Kurulunda asil üye olarak yer aldığını, konu ile ilgili diğer bir hususun da T.C Anayasası 18 inci maddesinde geçen; “Kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır” ibaresi olduğunu, ödeme emri belgesini imzalarken yapılan işin fazladan yapılan bir iş olduğu ve nitelik olarak aynı olsa bile sayısal artışın işin niceliğini değiştirdiğini, imzalanmaması halinde “angarya” kapsamında değerlendirilebileceğinin tarafınca düşünüldüğünü, ayrıca YÖK tarafından yayımlanmış olan “Eğitim Öğretim Cetvelinde” belirtilen hizmetlere ilişkin ifade edilen “görev süresince aylık” ibaresinin muğlak bir ifade olarak gözüktüğünü, çünkü yapılan işin muhtevası aynı olsa dahi mükerrer olarak kabul edilen aylar için yapılan ödemeyi ayrı bir görev olarak kabul etmek gerektiğini düşünmekte olduğunu, mali sorumlulukla ilgili hususta ise Pedagojik Formasyon Birimi ile Döner Sermaye Yönetim Kurulundan onaylanarak gelen akademik faaliyet ile alakalı bir karara istinaden gerçekleştirme görevlisinin yerindelik denetimi yapma yetkisinin bulunmadığını, bahse konu Mart-Nisan-Mayıs 2015 ayları için mükerrer olarak kabul edilen ödemelerle ilgili “Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esaslarım 9 uncu maddesinde; “Dekan yardımcısı, programın idari ve mali; eğitim bilimleri bölüm başkanı ise, akademik konularındaki koordinatörüdür.” ibaresi ile mali görev tanımının da yapıldığını ve bu durumun ödemelerin mali sorumluluğunun aynı zamanda Pedagojik Formasyon Biriminde olduğunu göstermekte olduğunu, kaldı ki; Pedagojik Formasyon Biriminde katkı payı ödemelerini düzenleyen komisyon üyelerinin tamamının katkı payı aldıklarının görüleceğini, 5018 sayılı Kanunun harcama yetkilisi ve yetkisinin anlatıldığı 31 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurut, komite veya komisyona ait olur.” Denilmekte olduğunu, Buna istinaden Pedagojik Formasyon Birimi komisyonuna ait olması gereken mali sorumluluğun dikkate alınmadığını iddia etmek suretiyle İlamda verilen hükmün kaldırılması hususunu Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Kararını Alan-Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, yukarıda belirtilen hususları aynen tekrar ettikten sonra temyiz dilekçesinde farklı olarak özetle; söz konusu Pedagojik Formasyon Biriminin, fazla para iktisap etmek amacıyla bilinçli teklifte bulunduklarının ve teklifin üst makam tarafından onaylanması sonucunda fazla para aldıklarının ve bunun kamu zararına neden olduğunun yetkililerin tahkiki sonucunda tespit edildiğini, Formasyon Biriminin, söz konusu teklifinde kamu zararına olsa dahi kendi çıkarlarına öncelik verdiklerinin ve bu hususta yasal yetkilerini kamu yararını düşünmeden kendi çıkarları doğrultusunda kötüye kullandıklarının ve amaçlarına ulaştıklarının anlaşıldığını, kendilerine yapılan fazla ödeme nedeniyle kamu zararının ortaya çıkmasından sonra, aldıkları fazla parayı kamu yararı gereği geri ödemeleri talep edildiğinde, hakkaniyet icabı memnuniyetle ödemeleri akla, vicdana uygun bir davranış olduğu halde onların, ödememekte ısrarcı olmalarının, tekliflerinde iyi niyet sahibi olmadıklarını gösterdiğini, Formasyon Biriminin, üst makama yaptıkları belirtilen ödeme teklifinin, Döner Sermaye Yönetim Kurulu üyelerinin ilgili birime güvenmeleri nedeniyle, gelen teklifi onayladıklarının düşünülebileceğini; ancak teklifi sunanların, teklifin onaylanmasında ve gereğinin gerçekleşmesinde -kamu zararı da bulunsa- bilinçli olarak fazla para iktisap etme kastında bulunduklarının ve bunun iyi niyete yorumlanamayacağının dikkate alınması gerektiğini, kamu zararına konu fazla parayı alanların halen mevcut olmaları nedeniyle aldıkları parayı gen ödemelerinin hakkaniyet gereği olduğunu, ödememekte temerrüt etmelerinin iyi niyete yorumlanamayacağını; sonuç olarak, söz konusu kamu zararı meblağını, öncelikle Pedagojik Formasyon Birimi üyelerinin ödemesi gerektiğini veya onlarla birlikte Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin müteselsilen ödemesi gerektiğini, Döner Sermaye Yönetim Kurulunda yapılan görüşmelerde formasyon ödemelerinin mütemadiyen gelmesi, gündem yoğunlukları ve üyelerin farklı akademik disiplinlerden gelmesi gibi nedenlerle detaylı bir inceleme yapılamadığını, kaldı ki; yukarıda da belirttiği gibi formasyon ödemelerine ilişkin teklifler öncesinde pedagojik formasyon biriminin komisyon olarak almış olduğu kararlar doğrultusunda görüşüldüğünü, formasyondan kaynaklı puantaj işlemleri, katkı paylarının dağıtılması, yapılan iş ve hizmetlerin detaylandırılması işlemlerinin tamamının; Üniversite Rektörlüğünce YÖK tarafından yayımlanmış olan “Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esaslar”’ın 9 uncu maddesine istinaden Eğitim Fakültesi tarafından oluşturulmuş olan “Pedagojik Formasyon Birimi”ne verildiğini, ilgili maddenin birinci fıkrasında; “Programa ilişkin akademik, idari ve mali işler, fakülte dekanı tarafından oluşturulan Pedagojik Formasyon Birimince yürütülür. Bu birim; bir dekan yardımcısı başkanlığında eğitim bilimleri bölüm başkanı, doktorası ya da doçentliği eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanından olan bir öğretim üyesinden oluşur. Dekan yardımcısı, programın idari ve mali; eğitim bilimleri bölüm başkanı ise, akademik konularındaki koordinatörüdür.” denildiğini, bu madde uyarınca Üniversite Döner Sermaye Yönetim Kurulunun pedagojik formasyon ile ilgili akademik, idari ve mali yetkiyi, Eğitim Fakültesi Dekanlığına bıraktığını, söz konusu 3 aylık dönem için (2015 Mart-Nisan-Mayıs) ödenmesi için (… TL) ilk Yönetim Kurulu Kararının Şubat 2015, ikinci Kararın ise üç ay sonra Mayıs 2015'te alındığını, Yönetim Kurulu üyelerinin mükerrer ödemedeki üç aylık bir kararı hafızasında tutma ihtimalinin olamayacağını, eğer belirtilen hatanın tespiti ve düzeltilmesi işini Yönetim Kurulunun yapma sorumluluğu var ise o takdirde “Pedagojik Formasyon Biriminin lağvedilmesi ve tüm bu işlemlerin Yönetim Kurulunda yürütülmesi anlamı çıkacağını ki; bunun da olmayacak bir husus olduğunu, diğer bir konunun ise fazla ödemede sorumluluğun Döner Sermaye Yönetim Kuruluna ait olduğu bildirimidir ki; bu ifadenin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 31 inci maddesinin ilgili fıkrasında belirtilen; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” şekliyle doğru olduğunu, ancak Üniversitede formasyon işlemlerini yapan ’’Pedagojik Formasyon Birimi”nin de Yükseköğretim Kanununa uygun olarak düzenlenmiş olan “Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esaslar” uyarınca faaliyetlerini icra eden yetkili bir kurul olduğunu ve yetkisini ilgili kanunlardan aldığını, idari ve mali yetkilerini kullanarak ilgili ödemenin yapılmasına karar verdiğini, aynı zamanda verdikleri hizmetler karşılığında katkı payı alan yasal bir komisyona hiçbir sorumluluk verilmeden, doğrudan üst komisyon üyeleri olan kendilerinin sorumlu tutulmasının 31 inci maddenin tam anlamı ile dikkate alınmadığını düşündürmekte olduğunu, böyle bir sorumluluk kararının hukuki, ancak adaletli olmadığını, çünkü; sorguya (sonrasına ilama) konu olan mükerrer ödeme miktarlarını uhdesinde bulunduran …, …, … ve …’ın Pedagojik Formasyon Biriminde görevli olup, hepsinin komisyon üyesi olduğunu, bu kişilerin kamu zararına konu olan ödemenin yapılması için komisyon olarak karar aldıklarını ve alınan bu Karara dayalı olarak Döner Sermaye Yönetim Kurulu Kararı alındığını, bu nedenle adı geçen kişilerin mükerrer ödemeden sorumlu olarak kabul edilmesi gerektiği kanısında olduğunu, Başkanlığımızca direkt sorumlu olarak kabul edilmemesi görüşü söz konusu ise; 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi, ve Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 inci ve 12 inci maddeleri gereğince kamu zararlarının tahsilinde sorumluların yanında ilgililerin de sürece dahil edilmesi gerektiği kanısında olup, … (Eğitim Fakültesi Dekanı), … (Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı), … (Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı) ve …’ın Pedagojik Formasyon Birimi üyesi sıfatıyla sorguya (sonrasında ilama) konu dönemdeki pedagojik formasyon sertifika programlarına ilişkin hakediş ve puantaj tablolarının hazırlanmasına ve uygulanmasına ilişkin süreçlere iştirak etmelerinden dolayı yapılan fazla ödemelerin bilgileri dışında yapılan ödemeler olmadığı ve fazla ödemelerin kendi uhdelerinde bulunduğu hususlarının da Kararda özellikle dikkate alınması gerektiğini dile getirmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Yönetim Kurulu Kararını Alan-Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla temyiz talep eden ve buna ilişkin dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki;
-
… Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği madde 4/1’de Döner Sermaye İşletmesinin yönetim organı olan Yönetim Kurulunun, Üniversite Yönetim Kurulu olduğunun belirtilmekte olduğunu, üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliği m. 6/l-(a) gereği, üniversite yönetim kurulunun; rektörün başkanlığında dekanlardan, üniversiteye bağlı değişik öğretim birim ve alanları temsil edecek şekilde senatoca dört yıl için seçilecek üç profesörden oluşmakta olduğunu, anılan Yönetmelik maddeleri uyarınca, kamu zararının oluşmasına neden olduğu ileri sürülen 13/05/2015 tarih ve … sayılı … Üniversitesi Döner Sermaye Yönetim Kurulu toplantısında doğal üye olarak ver almasının, ilgili tarihte Yrd. Doç. Dr. unvanına sahip Dekan Yardımcısı olması nedeniyle mümkün olmadığını, ilgili tarihte toplantıya katılma gerekçesinin; Döner Sermaye Yönetim Kurulu’nun doğal üyesi olan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Vekilinin 12-14. 05. 2015 tarihleri arasında … Üniversitesinde resmi olarak görevli olması sebebiyle, Dekan Yardımcısı olarak Dekanlık makamına vekâlet etmesi olduğunu (Rektörlük makamının vekâlete ilişkin resmi görevlendirme yazısının Dilekçe Eki-1’de sunulduğunu), bu sebeple, Döner Sermaye Yönetim Kurulu’na vekâleten bir defalığına mahsus katılmasının söz konusu olduğunu, bu nedenle kamu zararının doğmasına sebep olduğu iddia edilen ödemeye ilişkin, daha önce alınan mükerrer bir karar olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını,
-
Mükerrer ödemeye yol açarak kamu zararına sebep olduğu iddia edilen … tarih ve … sayılı toplantıya ait gündem yazısı 12. 05. 2015 tarihinde saat 14:39’da tarafına e-posta olarak gönderildiğini, bu elektronik belgede 2 madde yer aldığını (Dilekçe Eki-2 ve gerekirse kurumsal e-postasının incelenebileceğini), bu maddelerin birincisinin pedagojik formasyon eğitim faaliyetlerini bilfiil yürüten öğretim elamanlarına yapılacak döner sermaye ek ders ödemelerinin görüşülmesi olduğunu, ikinci maddenin de bu olaydan tamamen bağımsız bir konu olduğunu, sorgusu yapılan mükerrer döner sermaye ek ödemesine ilişkin maddenin toplantı esnasında gündeme alındığını (Dilekçe Eki-3), bu sebeple Pedagojik Formasyon Komisyonunun eğitim öğretim faaliyet cetvelinde belirtilen puan karşılıklarına göre döner sermaye hakedişlerinin ödenmesine ilişkin … nolu Karar ile ilgili toplantı öncesinde bir bilgi sahibi olunmasının mümkün olmadığını, ayrıca, belirttiği üzere Kurula Dekan adına vekâleten katılmasından dolayı toplantının öncesinde bilgi sahibi olabilmesinin ve bu kapsamda hazırlık yapabilmesinin hukuken imkansız olduğunu,
-
Hayatın olağan akışına uygun olarak, toplantıda dermeyan edilen belgeleri sadece şekli açıdan incelediğini, soruşturmaya konu ödemeye ilişkin toplantıda alınan kararın dayanağı olan Pedagojik Formasyon Biriminin iradesini taşıyan belgenin, birimin en üst düzey mercii olarak Harcama Yetkilisi Dekan tarafından imza edildiğini (Dilekçe Eki-4), maddi açıdan bu evrakların gerçeğe uygun olup olmadığı hususunda denetim yapabilmesinin sübjektif olarak imkânsız olduğunu, nitekim gerek hesaplamalar sebebiyle teknik açıdan gerekse sunulan belgelerin somut gerçeğe uygun olması açısından belgeleri inceleyebilmesinin somut olayın koşulları gereği sahip olduğu sınırlı bilgiler çerçevesinde mümkün olmadığını, gereken tüm özeni göstermesine rağmen, evrak üzerinden maddi inceleme yapabilmesinin hukuki terimle “imkânsız” olduğunu, kendi kusuru olmadığını; bu imkânsızlığı dikkatlerimize sunduğunu,
-
İddia edilen mükerrer ödemeye ilişkin sürecin evveliyatını bilmesinin mümkün olmaması ve Kararda açık bir hukuka aykırılık bulunmaması sebebiyle ilgili kamu zararından şahsının sorumlu tutulmasının “kusur sorumluluğu” ilkesiyle bağdaşmadığını, nitekim bu konuda kusursuz kişileri sorumlu kılan özel bir kanun hükmünün de bulunmadığını, objektif özen yükümlülüğü çerçevesinde kendisinden beklenebilecek tüm özeni göstermiş biri olarak, sorumlu kılınabilmesi için bu sorumluluğu açıklayan bir kanun hükmünün ilgili Sayıştay İlamında dermeyan edilemediğini, idarenin kanuniliği ilkesini göz ardı eden bu tazmin hükmünün, tamamen sübjektif bir değerlendirmeyle verilmiş olup, kusursuz olan kişilerin sorumluluğunu ortaya koyan maddi bir düzenlemeye dayandırılamadığını, salt bir kararın alınmasında yer almış olmanın sorumluluk için yeterli olmadığını, kanunun kusursuz kişiler için özel olarak öngördüğü hâller dışında, kişilerin ancak kusurluysa sorumlu olduklarını, Sayıştay’ın anılan Dairesinin ilgili kararına dayanak teşkil eden 5018 Sayılı Kanun’un ilgili hükümleri incelendiğinde, bu düzenlemelerin kusurlu kişilerin sorumluluğunu düzenlediğinin anlaşılmakta olduğunu, kaldı ki; aksi yoruma izin veren bir ifadenin Kanunda yer almadığını,
-
Döner Sermaye Yönetim Kurulu’na sadece bir kez ve vekaleten katılan birisinin aynı konuda daha önce ödeme yapılmış olduğunu bilmesinin imkansız olduğunu, ayrıca mükerrer ödemeye yol açtığı iddia edilen Kararda açık bir hukuka aykırılık da bulunmadığını, sorumluluk hukukunun genel ilkelerini dikkate almadan verilmiş bu tazmin hükmünün hukuken izahının mümkün olmadığını,
-
Ayrıca, karşı oy şerhinde; “5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32 İnci maddesinde yer alan “Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe İlke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikleri ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur. ” hükmüne istinaden Döner Sermaye Yönetim Kurulunun yukarıda geçen kararları alınış olmasından sorumlu tutulması mümkün görünmemektedir. Pedagojik Formasyon Birimi, Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı puantaj-performans sistemi için ayrılan tutarın, “Eğitim-Öğretim Faaliyet Cetveli’nde belirtilen puanların karşılığı için ne kadar süre, kimlere dağıtılacağı konusunda değerlendirme yapıp bu bilgileri Döner Sermaye Yönetim Kuruluna sunmaktadır. Pedagojik Formasyon Birimi konu ile ilgili bilgi sahibi olup, Döner Sermaye Yönetim Kurulu da birimden gelen bilgi doğrultusunda karar vermektedir. Döner Sermaye Yönetim Kurulunun aldığı karar ile ortaya çıkan kamu zararı arasında illiyet bağı kurulamayacağı düşünülmektedir. Ayrıca Pedagojik Formasyon Birimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esaslar’ın “Pedagojik Formasyon Birimi” başlıklı 9 uncu maddesinde, programa ilişkin akademik, idari ve mali işlerin, fakülte dekanı tarafından oluşturulan Pedagojik Formasyon Birimi tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Sonuç olarak Mart, Nisan ve Mayıs ayları için ek ödeme ödenmesine rağmen, bu aylar için tekrar ödeme yapılması sonucu sebep olunan … TL kamu zararının Pedagojik Formasyon Birimi üyeleri ile birlikte Harcama Yetkilisi (Rektör) … ve Gerçekleştirme Görevlisi (Döner Sermaye İşletme Müdür Vekili) …’a müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmesi gerekirdi. ” ifadelerine yer verilmiş olup, zararla hukuka aykırı fiil arasında isabetle bağ kuran bu görüşün mükerrer ödemeye ilişkin sorumluluğun Döner Sermaye Yönetim Kurulu üyelerinde olamayacağını açıkça ifade etmekte olduğunu,
-
5018 Sayılı Kanun’un sorumluluğa ilişkin hükümlerinin düzenlendiği madde 31 ve devamı incelendiğinde harcama yetkilisinin sorumluluğunun ön plana çıktığını, ayrıca anılan Kanunun 33 üncü maddesinde gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğunun düzenlendiğini, nitekim Sayıştay içtihatlarında kamu zararı sebebi ile harcama yetkilileri ile gerçekleştirme görevlilerinin müteselsilen sorumlu oldukları konusunda bir yeknesak uygulamanın yerleşik olduğunu, soruşturmaya konu olan olayda harcama yetkilisi veya gerçekleştirme görevlisi gibi bir görevinin bulunmadığını, bu sebeple tarafına sorumluluk isnad edilebilmesinin kanuni dayanağının bulunmadığını, aksini düzenleyen yönetmelik ve yönerge hükümlerinin kanuna aykırı oldukları için uygulama niteliğini haiz olmadıklarını,
-
İddia edilen mükerrer ödemenin yapılmasında herhangi bir menfaatinin söz konusu olmadığını, zira, bu ödemelerin şahsı hesabına yapılmış olmadığı gibi, adı geçen üçüncü kişilerle herhangi bir ilişkisinin de bulunmadığını, bu Kararın alınarak, kamu zararı riskinin doğmasına yönelik kast, ağır ihmal ya da hafif ihmalinin bulunmadığını, kusuru olmadığının sabit olduğunu,
-
Sayıştay raporlarında sabit olduğu üzere, kamu zararlarından kaynaklı birinci derecede sorumluluğunun harcama yetkilisinde olduğunu, ayrıca, söz konusu raporlar uyarınca, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin olası kamu zararlarından müteselsilen sorumlu olduklarını, olayda, gerçekleştirme görevlisi veya harcama yetkilisi olarak bir görevinin söz konusu olmadığını,
Yukarıda açıklanan hususlardan hareketle, herhangi bir kusurunun bulunmadığı olayla ilgili hukukun genel ilkeleri ve hakkaniyet gereği değerlendirme yapılarak karar verilmesini Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.
Bu itirazlar üzerine Temyiz Kurulunun 23.09.2020 tarihli ve 48252 tutanak (31968 ilam) [temyiz talebinde bulunan diğer sorumlulardan … için 48247 tutanak (31963 ilam), … için aynı tarihli ve 48248 tutanak (31964 ilam); … ve … adlarına (vekilleri) … için aynı tarihli ve sırasıyla 48250 ve 48251 tutanak (31966 ve 31967 ilam)] sayılı Kararında özetle; ““Eğitim-Öğretim Faaliyet Cetvelinde” belirtilen görevler için aylık puanlama yapılması gerekmekte olup, bu görevleri yerine getiren kişiler söz konusu Cetvelde belirtilen aylık sabit puanlardan fazla puan alamayacaklarından yapılan mükerrer ödeme 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet verdiği ve döner sermaye gelirlerinden yapılan ödemeleri Döner Sermaye Yönetim Kurulunun ilgili Kararının kesinleştirdiği sabit olduğundan; Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisine ilaveten sadece bu Kararı alan Kurul üyelerinin sorumluluğa dâhil edilmesi gerektiği; bu çerçevede, gerek konunun esası gerekse de sorumluluk yönünden verilen tazmin hükmünde hukuken bir isabetsizlik bulunmadığı” belirtilerek tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yukarıda adı geçen sorumlu vekili (… adına …) (aynı ilam maddesinde sorumluluğu bulunan … ve … adlarına açılan dosyalarda da tamamen aynı mahiyette olmak üzere) karar düzeltilmesi dilekçelerinde özetle; her ne kadar Sayıştay Temyiz Kurulu’nca “gerek konunun esası gerek sorumluluk yönünden verilen tazmin hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı” belirtilmiş ise de söz konusu değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını, bu Karar “hükmün esasına etkili iddia ve itirazlarını karşılamadığından” aşağıda belirtilen nedenlerle karar düzeltme talebinde bulunmak zorunluluğunun hâsıl olduğunu,
AÇIKLAMALAR:
-
Müvekkillerinden …’nin, hali hazırda (…) … Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalında …’un (…) … Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Beslenme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalında, Prof. Dr. ve …’nin (…) … Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalında Prof. Dr. olarak görev yapmakta olduğunu,
-
Kamu zararının oluşmasında müvekkil(ler)inin sorumluluğunu ve kamu zararına neden olduğu yönünde illiyet bağı kurulmasını sağlayacak bir delil bulunmadığı gibi bu konuda herhangi bir tartışma yapılmadığını,
-
Kararda 5018 sayılı Kanunun 31/3 üncü maddesi düzenlemesine atfen konu hakkında ilgilisi hakkında herhangi bir bireysel tartışma yapılmadan ve sübjektif değerlendirmelerle sonuca gidildiğini,
-
Mükerrer ödemenin bu ödemeyi hazırlayan ve teklif eden Pedagojik Formasyon Birimi üyelerinin kasıtlı bir işlemi olduğunu, bu itibarla 5018 sayılı Kanunun 33/1 inci maddesi kapsamında sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen müvekkil(ler)inin kusuru veyahut kastının ortaya konulması ve bunun kamu zararı ile ilişkilendirilmesi gerektiğini,
-
5018 sayılı Kanundan önce mali sorumluluk için tek şartın, mevzuata aykırılık olup, ayrıca zarar, kusur gibi başkaca bir şart öngörülmemiş iken; sorumlulukta sadece mevzuata aykırılığın yeterli sayıldığı bu sistemin, 5018 sayılı Kanunla değiştirilmiş bulunduğunu (Sayıştay Genel Kurul Kararı, Karar Tarihi: 14.06.2007, Karar No: 5189/1),
-
Kanunun 71 inci maddesinde, kamu zararının; “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlandığını (Sayıştay Genel Kurul Kararı, Karar Tarihi: 14.06.2007, Karar No: 5189/1),
-
5018 sayılı Kanunun getirdiği sistemde kusursuz sorumluluk anlayışından vazgeçildiğine göre, müvekkil(ler)inin durumunun bu bakımdan değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması ve bu durumun da gerekçelendirilmesi gerektiğini,
-
Söz konusu mükerrer ödeme işleminde, müvekkil(ler)inin kasıt, kusur ya da ihmalini ortaya koyacak bir delil mevcut olmadığını, müvekkil(ler)in konu ilgili teknik bir eğitim almadığı gibi tamamen bir başka birimin sorumluluğu altında hazırlanan ve kabulü yönündeki teklifle gelen bir işlemde yer aldığını,
-
Ancak buna rağmen Temyiz Kurulu Kararında, dayanaktan yoksun bir şekilde ve konuya ilişkin müvekkil(ler)iyle herhangi bir illiyet bağı kurulmaksızın sübjektif bir değerlendirmeyle “bu teklifin açık bir şekilde mükerrer ödemeye sebep olduğu bilinmesine rağmen Döner Sermaye Yönetim Kurulunca onaylandığı; kaldı ki, Döner Sermaye Yönetim Kurulunun ödeme yapılmadan önce de haberdar edildiği” hususlarının ileri sürüldüğünü,
-
Kararda yer alan; “Bu teklifin açık bir şekilde mükerrer ödemeye sebep olduğu bilinmesine rağmen Döner Sermaye Yönetim Kurulunca onaylanmıştır.” değerlendirmesinin müvekkil(ler)i bakımından kesinlikle kabul edilemeyeceğini, gerçek olmadığını, “Döner Sermaye Yönetim Kurulu ödeme yapılmadan önce de haberdar edilmiştir.” ifadesinin de yanlış olduğunu, bu hususun herhangi bir delile dayanmadığını, Döner Sermaye Yönetim Kurulu toplantısında bu konunun tartışılmadığını,
-
Karar ilişkin Temyiz Kurulu İlamında yer verilen (sayfa 28); “Eğitim Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulu ve Pedagojik Formasyon Birimi konuyu tartışmış ve konu hakkında Döner Sermaye Yönetim Kuruluna savunma vermişlerdir.” ifadesinin de yanlış olduğunu, böyle bir savunmanın söz konusu olmadığını, bile bile mükerrer ödeme kararı alındığı şeklindeki bu değerlendirmenin maddi gerçeği yansıtmadığını,
-
Buna ilave olarak Karara ilişkin İlam sayfa 13’te; “Pedagojik Formasyon Birimince alınan kararların görüşülmek üzere Üniversite Döner Sermaye Yönetim Kurulu’na sunulduğunu, Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı Kararına istinaden ilgililere ödemeler yapıldığını, Mart, Nisan ve Mayıs 2015 ayları içerisinde ayni iş olarak kabul edilen ve mükerrer ödeme olarak karar verilen ödemelerle ile ilgili, dönemin Eğitim Fakültesi Dekanlığı ve Pedagojik Formasyon Birimi ile yapılan görüşmelerde konunun tartışıldığını, Dekanlık ve Pedagojik Formasyon Biriminin bunun mükerrerlik teşkil etmeyeceğini bildirdiklerini ...” şeklinde bir tespit yapıldığını
-
Ancak yukarıda yer alan ifadede kimin, kiminle, nerede, hangi sıfatla görüştüğü, kime açıklama, savunma yaptığı, kimin bu açıklama ve savunmayı kabul ettiği hususlarının belli olmadığını, ancak buna rağmen ileri sürülen bu hususların (Karara ilişkin) İlamda gerekçe olarak yer aldığını ve müvekkil(ler)in aleyhine bir olgu olarak izafe edildiğini,
-
Üniversite Döner Sermaye Yönetim Kurulu’nun uygun olmadığını bile bile ödemeyi onaylaması iddiasının mantıklı olmadığını, bu durumdan Yönetim Kurulunun hiçbir çıkarı bulunmadığını, Pedagojik Formasyon Birimi üyeleri ile Yönetim Kurulu toplantısında görüşme yapılmadığını, öncesinde de kendisine bu kapsamda bir açıklama yapılmadığını, Bbu kapsamda çıkarı olan ve ödemeyi alan kimselerin belli olduğunu,
-
Sayıştay’ın raporunda açıkça ifade ve tespit ettiği gibi, bahsedilen yanlış veya fazladan ödemelerin evraklarını Pedagojik Formasyon Birimi ve Eğitim Fakültesinin hazırladığını, Yönetim Kurulunun mükerrer ödeme konusunda hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini ve bu konunun Yönetim Kurulu toplantısında tartışılmadığını,
-
Mükerrer (fazladan) ödeme konusunda Yönetim Kurulunu uyarabilecek ve bu konunun tartışılmasını sağlayacak birim ve kişilerin, bu ödemeden faydalanan kişiler olduğunu, bu kimselerin Yönetim Kurulunu mükerrer ödeme konusunda bilgilendirip konunun tartışılmasını sağlamadıklarını, aksine konuyu kendi birimlerinde (Eğitim Fakültesi içindeki, Pedagojik Formasyon Kurulunda) görüşüp, evrakları hazırlayıp, Yönetim Kurulunun onayına “hakediş tutarı tespit edilmiştir” ibaresiyle sunduklarını, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünce, 12.05.2015 E. 18361 sayı ve konu olarak hakediş yazısı ile hakediş sahiplerine ödenebilmesi teklifimizin” seklinde Genel Sekreterlik Makamına hitaben yazı yazıldığını, Genel Sekreterlik’ten sonra konunun Yönetim Kurulu gündemine geldiğini,
-
Kaldı ki müvekkil(ler)in somut olayda kamu zararının oluşmasına ilişkin bir kusurunun bulunmadığı Rektörlük Makamının … tarihli ve … sayılı Oluru ile Üniversite İç Denetim Birimince gerçekleştirilen 17/04/2018 tarihli ve 2018/1 sayılı Rapor ile de doğrulandığını,
-
Bu Raporda da; “... eğitim öğretim faaliyet cetvelinde belirtilen 6400 puan karşılığı olarak 4 ayda (Mart-Nisan-Mayıs-Haziran 2015) hizmet karşılığı olarak kişi başına aylık sabit 400 puan ve 9,271325 dönem ek ödeme katsayısı ile hakediş sahiplerine ödenebilmesinin teklif edilmesi kararı alınarak bizatihi ek ödeme alan kişilerce şahsılarına mükerrer hakediş ödemesi teklif edilmiştir.” Denilerek bu durumun tespit edildiğini (rapor, sayfa 12),
-
Böylece söz konusu teklifteki açık hataya …, …, … ve …’ın Pedagojik Formasyon Birimi üyesi olarak şahıslarına mükerrer hakediş ödemesi teklif etmek suretiyle neden olduklarının İç Denetim Raporuyla da resmi olarak ortaya konulduğunu,
-
Söz konusu kimseler açık hataları kapsamında kamu zararına neden olduklarına ve bu husus konusunun uzmanı bir İç Denetçi tarafından tespit edilerek raporlandığına göre müvekkil(ler)in somut olayda kusurunun bulunduğunun nasıl ileri sürülebileceği ve bu tür bir kusur mevcut ise bu kusurun ne şekilde vuku bulduğunu tarafımıza sormak istediğini, bu tür bir hukuka aykırılık olsa idi söz konusu denetimde bu durumun açıklıkla ortaya konulması gerektiğini ki bunun yapılmadığını,
-
Buna rağmen söz konusu durumu bilerek işlemi onayladığını ileri sürmenin hukuka uygun olmadığı gibi hakkaniyete de uygun olmadığını, bu durumun 5018 sayılı Kanunun 33/1 inci maddesi düzenlemesine ve özellikle Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 ve 5189/1 nolu Kararının sorumluluk esasının tayinine yönelik işaret edilen yaklaşıma aykırı olduğunu,
-
Ancak yapılan temyiz başvurusu neticesinde tesis edilen Kararda bu hususun tartışılarak değerlendirilmesi gerekirken buna rağmen bir değerlendirmede bulunulmamasını ve aksine herhangi bir dayanak olmaksızın “ bu teklifin açık bir şekilde mükerrer ödemeye sebep olduğu bilinmesine rağmen Döner Sermaye Yönetim Kurulunca onaylandığı; Kaldı ki, Döner Sermaye Yönetim Kurulu ödeme yapılmadan önce de haberdar edildiği” şeklinde bir kanaate ulaşılmasını anlamanın mümkün olmadığını,
-
Ancak yukarıdaki hususlar dikkate alınmadan mükerrer ödemeye konu Döner Sermaye İşletmesi Yönetim Kurulu Kararının yalnızca ve çok dar bir çerçeveden bakılarak salt 5018 sayılı Kanunun 31/3 üncü maddesi kapsamında yapılan kısıtlayıcı bir değerlendirme sonucu Kurul üyeleri ve müvekkil(ler)inin sorumlu tutulduğunu, söz konusu durumun tersini ortaya koyan; kamu zararı ile müvekkil(ler)in eylemi arasında bir illiyet bağı bulunmadığı ve kamu zararının oluşmasında müvekkil(ler)in kusurunun olmadığını delilleri ile açıklığa kavuşturmalarına rağmen Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında söz konusu hususlar karşılanmadan aleyhlerine karar tesis edildiğini,
-
Müvekkil(ler)inin bugüne değin görev yaptığı tüm birimlerde yetki ve sorumlulukları uyarınca titiz bir şekilde kamu görevini yerine getirmiş bir üniversite öğretim üyesi olduğunu, sorumlu olmadığı bir hususu illiyet bağı olmaksızın şahsıyla ilişkilendirilerek kamu zararının tazminine hükmedilmesinin büyük bir haksızlık olacağını
İfade etmek suretiyle yukarıda açıklanan nedenlerle, sundukları tüm deliller dikkate alınarak ve incelemeler sırasında tespit edilecek sair nedenlerle, müvekkil(ler)i hakkında tesis edilmiş olan tasdik kararının düzeltilmesine ve müvekkil(ler)i hakkındaki tazmin hükmünün kaldırılmasına veya aynı gerekçelerle bozularak aleyhe tüm hususların kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini Kurulumuza arz etmiştir.
Yine yukarıda adı geçen sorumlulardan … ve …, kendi gündem sırasında görüşülen dosyalardaki karar düzeltilmesi dilekçelerinde tamamen aynı mahiyette özetle; Sayıştay Temyiz Kurulu’nun müsnet sorumluluğuna ilişkin karar düzeltilmesine konu Kararında; hükmün esasına etkili olan itirazının karşılanmadığını; şöyle ki; kendi yapmış olduğu itiraz ve savunmaların esasının Döner Sermaye İşletmelerinde kamu zararının sorumluluğuna ilişkin olarak Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı hususuna ilişkin olduğunu, sorumluluğun idare hukuku anlamında memurun görevi gereği yapması gereken işi verilen amacına uygun olarak ifa edip etmediğinin, bunun yanı sıra yetkisini görevinin gereği olarak kullanıp kullanmadığının sorgulanması olduğunu, mali sorumluluk kavramının ise; 5018 sayılı Kanun çerçevesinde Hazineye verilen zararın zarar veren kişi tarafından giderilmesi sonucunu doğuran sorumluluk türü olarak tanımlandığını, ihmal veya kasta dayalı her kusurda olduğu gibi herhangi bir kimsenin oluşan bir mağduriyet veya zarardan sorumlu tutulabilmesi için ilgili kişinin eylemiyle oluşan zarar arasında illiyet rabıtasının tesis edilebilmesi gerektiğini, kişinin eylemiyle oluşan zarar arasında tespit edilecek illiyet bağının ise doktrinde de kabul edildiği üzere uygun illiyet bağı olmak zorunda olduğunu, bu nedenle nedensellik bağı içerisinde yer alan tüm kişilerin değil, oluşan zararı meydana getirmeye elverişli en uygun eylemin kimler tarafından meydana getirildiğinin tespit edilmesi, akabinde sorumlu olarak tespit edilen kişilere yüklenen zarar ve eylemlerin mevzuat kapsamında ilişkilendirilmesi gerektiğini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinde her türlü kararların gerekçeli olarak yazılması gerektiğinin belirtildiğini, gerekçenin maksadının ise yukarıda anılan kişi, eylem, zarar ve mevzuat ilişkisini ortaya koymak olduğunu, Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında: harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, muhasebe birimi sorumlusu, ödemeyi alan asıl sorumlular ve yönetim kurulu üyelerinin mevzuat kapsamında hangi hallerde sorumlu olduklarının kanun maddelerinin mücerret tekrarı niteliğinde sayılmış olup, anılan mevzuat hükümleriyle sorumlu tutulan bireylerin görev ve sorumlulukları arasında herhangi bir ilişki veya illiyet bağı kurulması yoluna gidilmediğini, anılan Temyiz Kurulu Kararında açık bir şekilde 5018 sayılı Kanunun 31/3 maddesinde; “Kanunların veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmüne yer verildiği belirtildikten sonra; icra komitesi, komisyon vb. kurul veya komite kararı ile yapılan harcamalarda harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken, kurul halinde alınan kararın harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığı; kurulun harcama sürecinde rol alıp almadığı hususlarının tespitinin önemli olduğunun vurgulandığını, Kararın sonuç bölümünde de;
“- Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağı,
-
Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağı,
-
Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme seklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağı”
Hususlarının belirtildiğini, ancak Karara konu somut olayda bu şartların ne şekilde yerine geldiği belirtilmeksizin bir ön kabul ile bu hususların herhangi birinin mevcut olayda bulunduğu ve her hâlükârda sorumluların her olay için aynı kusur ağırlık derecesine göre zararı gidermeleri gerektiği gibi bir sonuca varıldığını, yukarıda Kurulun hangi hallerde ne şekilde sorumlu olduğu belirtilirken hangi halin ne derecede bir sorumluluk atfına sebebiyet vereceğine dahi değinilmeyerek, böyle bir tasnifin yapılmasını gereksiz kılacak şekilde bütüncül bir yaklaşımla herhalde herkesin aynı şekilde sorumlu olacağı şeklinde bir sonuca gidildiğini, bu nedenle itirazının hükmün esasına etkili bir hususa ilişkin olmasına rağmen, bu hususun gerekçeli olarak Kararda karşılanmadığını, ayrıca Sayıştay Kanununun 63 üncü maddesinde; bu kanunda yargılama usulüne ve kanun yoluna ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, anılan Kanun yürürlükten kaldırılmış olup. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun hüküm bulunmayan hallerde uygulanması gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 165 inci maddesi uyarınca bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamanın bekletilebileceğinin belirtildiğini, Sayıştay ilamına karşı itiraz kanun yoluna başvurduğu esnada muttali olmadığı bir davayı öğrenmiş bulunduğunu, aynı ilam gereğince sorumluluğu yoluna gidilen … hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde … Esas sayısı ile yürütülmekte olan davada ilgili hakkında davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle Sayıştay denetimine konu olayda ödemeyi bizzat alarak mal varlığında artışa sebep olanların kusursuz; Harcama Yetkilisi veya Gerçekleştirme Görevlisi olmamasına rağmen Yönetim Kurulu üyesi olarak Kurul Kararını imzalayan kişilerin kusurlu olduğu gibi bir anlam ve adalet duygusunu inciten bir durum ortaya çıktığını, bu nedenle anılan davanın bekletici mesele yapılarak karara bağlanmasının beklenmesinin usule, yasaya ve kamu vicdanına daha uygun düşeceği ve muhtemel istirdat davaları ile kamunun daha fazla zarara uğramasının önüne geçilebileceğinin izahtan vareste olduğunu, anılan nedenlerle bu davanın bekletici mesele yapılarak neticesine göre bir hükme bağlanması da gerektiğini, yukarıda anılan davanın neticelenmesi neticesinde ortaya çıkacak durum Sayıştay Kanununun 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca denetleme veya hesaplama sırasında bulunmayan hükme tesir edebilecek belge niteliğinde bulunduğundan dolayı yargılamanın iadesinin de gerekeceğinin değerlendirildiğini ifade etmek suretiyle sonuç olarak, yukarıda açıklanan sebeplerle Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek;
-
Savunma ve itirazlarında belirttiği ve hükmün esasına etkili hususların kararda karşılanmaması üzerine yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin olarak unsurların somut olayda ne şekilde gerçekleşmiş olabileceğinin irdelenerek, oluşan zarar ile uygun nedensellik bağı içerisinde bulunmayan eylemi hakkında şahsının sorumlu olmadığına karar verilmesi,
-
Şahsının sorumlu olduğu yönünde bir kanaat oluşması durumunda yukarıda açıklanan sebeplerle 6085 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi delaletiyle 6100 sayılı Kanunun 165 inci maddesi uyarınca sorumlulardan biri olan … hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın reddine karar verilen mahkeme kararının bekletici mesele yapılarak karar yönünde kesinleşmesi durumunda Temyiz Kurulu Kararında bu hususun dikkate alınarak şahsının sorumlu olmadığına karar verilmesi.
-
Yukarıda belirtilen ve sorumlulardan … hakkında açılan davanın reddi yönündeki kararın kesinleşmesi durumunda bu hususun 6085 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi uyarınca yargılamanın iadesi sebeplerinden biri sayılarak yargılamanın iade edilerek şahsının sorumlu olmadığı yönünde karar verilmesi
Hususlarını Kurulumuzun bilgisine arz etmiştir.
…, … ve … adlarına … için) (Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; bu defa adı geçen sorumlu vekilinin, müvekkil(ler)i hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına yönelik karar düzeltilmesi talebinde bulunmuş olup dilekçesinde özetle;
-
Kamu zararının oluşmasında müvekkilinin sorumluluğu ve kamu zararına neden olduğu yönünde illiyet bağı kurulmasını sağlayacak bir delil bulunmadığı,
-
Kararda 5018 sayılı Kanunun 31/3 üncü maddesi düzenlemesine atfen konu hakkında ilgilisi hakkında herhangi bir bireysel tartışma yapılmadan ve sübjektif değerlendirmelerle sonuca gidildiği,
-
Mükerrer ödemeyi hazırlayan ve teklif eden Pedagojik Formasyon Birimi üyelerinin kasıtlı bir işlemi olduğu, bu nedenle 5018 sayılı Kanunun 33/1 inci maddesi kapsamında sorumluluğu bulunduğu ileri sürülen müvekkilinin kusuru veyahut kastının ortaya konulması ve bunun kamu zararı ile ilişkilendirilmesi gerektiği,
-
Müvekkil(ler)inin somut olayda kamu zararının oluşmasına ilişkin bir kusurunun bulunmadığının Rektörlük Makamının … tarihli ve … sayılı olurları ile Üniversite İç Denetim Birimince gerçekleştirilen 17/04/2018 tarihli ve 2018/1 sayılı Rapor ile de doğrulandığı,
-
Söz konusu mükerrer ödeme işleminde, müvekkil(ler)in kasıt, kusur ya da ihmalini ortaya koyacak bir delil mevcut olmadığı, konu ilgili teknik bir eğitim almadığı gibi tamamen bir başka birimin sorumluluğu altında hazırlanan ve kabulü yönündeki teklifle gelen bir işlemde yer aldığı
Hususlarını ileri sürdüğü ve bu meyanda Temyiz Kurulu Kararının hükmün esasına etkili iddia ve itirazlarını karşılamadığı gerekçesiyle bu Kararın düzeltilmesine ve müvekkil(ler)i hakkındaki tazmin hükmünün kaldırılmasını vekaleten talep ettiği ifade edildikten sonra; dosya münderecatı ve karar düzeltme talebine ilişkin dilekçenin incelenmesi sonucunda; yukarıda adı geçen sorumlu(lar) hakkında verilen tazmin kararının tasdikinde döner sermayeden yapılan fazla ve yersiz ödemelerin Döner Sermaye Yönetim Kurulunun İlamda bahsedilen Kararının 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmüne istinaden mevzuata aykırı harcama sürecini başlatma yönünde etkide bulunarak kamu zararına yol açtığı ve bu nedenle oluşan kamu zararı ile nedensellik bağı bulunduğu, Yönetim Kurulu Üyelerinin kararı alırken gerekli dikkat ve özeni göstermemek ve iç kontrol süreçlerini işletmemek nedeniyle kusurlu oldukları sabit olduğundan; Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin yanı sıra bu Kararı alan Kurul Üyelerinin de sorumluluğa dâhil edilmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı, Kararda hükmün esasına etkili iddia ve itirazların karşılandığının anlaşıldığı, öte yandan dilekçede bahsedilen sorumluluk yüklenen müvekkil(ler)in kamu zararının oluşmasına ilişkin bir kusurunun bulunmadığının Üniversite İç Denetim Birimince düzenlenen 17/04/2018 tarihli ve 2018/1 sayılı Rapor ile de doğrulandığına ilişkin iddianın idari ve adli süreçlere ilişkin olduğu ve hesap yargısını ilgilendirmediği anlaşıldığından karar düzeltilmesi ile ilişkisinin bulunmadığının değerlendirildiği; bu nedenle, dilekçede yer alan hususlar karar düzeltilmesini gerektirir nitelikte olmadığından; karar düzeltilmesine mahal bulunmadığı yönünde karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
(… ve … için) (Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; bu defa adı geçen sorumlunun, hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına yönelik karar düzeltilmesi talebinde bulunmuş olup dilekçesinde özetle;
-
Savunma ve itirazlarında belirttiği ve hükmün esasına etkili hususların kararda karşılanmaması üzerine yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin olarak unsurların somut olayda ne şekilde gerçekleşmiş olabileceğinin irdelenerek, oluşan zarar ile uygun nedensellik bağı içerisinde bulunmayan eylemi hakkında şahsının sorumlu olmadığına karar verilmesi,
-
6085 sayılı Kanun'un 61'inci maddesi delaletiyle 6100 sayılı Kanunun 165 inci maddesi uyarınca sorumlulardan biri olan … hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın reddine karar verilen mahkeme kararının bekletici mesele yapılarak, karar yönünde kesinleşmesi durumunda temyiz kurulu kararında bu hususun dikkate alınarak şahsının sorumlu olmadığına karar verilmesi,
-
Sorumlulardan … hakkında açılan davanın reddi yönündeki kararın kesinleşmesi durumunda ise bu hususun 6085 sayılı Kanun un 56 ncı maddesi uyarınca yargılamanın iadesi sebeplerinden biri sayılarak yargılamanın iade edilerek şahsının sorumlu olmadığı yönünde karar verilmesi
Hususlarını ileri sürdüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiği ifade edildikten sonra; dosya münderecatı ve karar düzeltme talebine ilişkin dilekçenin incelenmesi sonucunda; yukarıda adı geçen sorumlu(lar) hakkında verilen tazmin kararının tasdikinde döner sermayeden yapılan fazla ve yersiz ödemelerin Döner Sermaye Yönetim Kurulunun İlamda bahsedilen Kararının 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan; “Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmüne istinaden mevzuata aykırı harcama sürecini başlatma yönünde etkide bulunarak kamu zararına yol açtığı ve bu nedenle oluşan kamu zararı ile nedensellik bağı bulunduğu sabit olduğundan; Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisinin yanı sıra bu Kararı alan Kurul Üyelerinin de sorumluluğa dâhil edilmesinde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı, öte yandan sorumlunun dilekçesinde bahsettiği ahiz … hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen red kararının karar düzeltilmesi ile ilişkisinin bulunmadığının değerlendirildiği; bu nedenle, dilekçede yer alan hususlar karar düzeltilmesini gerektirir nitelikte olmadığından; karar düzeltilmesine mahal bulunmadığı yönünde karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
(Genel Anlamda Bir İtiraz Bulunmamakla Birlikte) Konunun Esası Yönünden İnceleme:
Önceki (23.09.2020 tarihli ve 48247 sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızda belirtildiği üzere;
(2015 yılında Sayıştay İlamına konu olan ödemelerden önce) Pedagojik Formasyon Birimince .. tarihli ve … nolu Karar ile üyeler …, …, …, … ve ..’a döner sermayeden ek ödemesi yapılması için bireysel gelir getirici faaliyet puanının (B puanı) kullanılmasına karar verilmiştir. Buna göre bu kişilere hizmetleri karşılığı 200’er puan dağıtılması kararlaştırılmıştır. Bununla birlikte sözü edilen Karar iptal edilerek … tarihinde Pedagojik Formasyon Birimince yeni bir Karar alınmıştır. Bu Karar metninde gelir getirici faaliyet puanlarının (B puanı) kullanılacağı belirtildiği halde Karar ekindeki tabloda Eğitim-Öğretim Faaliyet Cetveline (C puanı) dayalı puan hesaplaması yapıldığı ve buna göre …’a “Dönem Koordinatörü” sıfatıyla görevi süresince aylık 400 puan, …’a “Dönem Koordinatör Yardımcısı” ve “Ölçme Değerlendirme Komisyon Başkanı” sıfatlarıyla görevi süresince aylık toplam 400 puan, …’a “Dönem Koordinatör Yardımcısı” ve “Ölçme Değerlendirme Komisyon Başkanı” sıfatlarıyla görevi süresince aylık toplam 400 puan, …’e “Proje Değerlendirme Komisyon Başkanı” ve “Stratejik Plan Takip Komisyonu Başkanı” sıfatlarıyla görevi süresince aylık toplara 400 puan, …’a “Ders, Modül, Komite Kurulu ve Staj Başkanı” ve “Mezuniyet Sonrası Eğitim Komisyonu Başkanı” sıfatlarıyla görevi süresince aylık toplam 400 puan karşılığı döner sermaye ek ödemesi yapılmasına yine adı geçen kişilerce karar verildiği görülmektedir.
Söz konusu ödemelere dayanak teşkil eden, Yükseköğretim Kurulu Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığının internet adresinde (http:/www.yok.gov.tr/web/guest/strateji-gelistirme-dairesi-baskanligi) yayımlanan ve Yükseköğretim Genel Kurulunun 20/02/2014 tarihli Kararı ile kabul edilen "Eğitim-Öğretim Faaliyet Cetveli” incelendiğinde “Dönem Koordinatörleri” için görevleri süresince aylık 400 puan; “Dönem Koordinatör Yardımcıları” için görevleri süresince aylık 200 puan; “Ölçme Değerlendirme Komisyon Başkanlığı” için görevleri süresince aylık 200 puan; “Proje Değerlendirme Komisyon Başkanlığı” için görevleri süresince aylık 200 puan; “Stratejik Plan Takip Komisyonu Başkanlığı” için görevleri süresince aylık 200 puan; “Ders, Modül, Komite Kurulu ve Staj Başkanlığı” için görevleri süresince aylık 200 puan ve “Mezuniyet Sonrası Eğitim Komisyonu Başkanlığı” için görevleri süresince aylık 200 puan öngörüldüğü anlaşılmakta olup, 2014 yılı için yapılan ödemeler Cetvelde belirtilen bu puanlamalara uygun olarak gerçekleştirilmiştir.
2015 yılında da aynı sistemin uygulanmasına devam edilmiş ve Döner Sermaye Yönetim Kurulunun .. tarihli ve … sayılı toplantısında alınan 1 nolu Karar ile Eğitim Fakültesi bünyesinde faaliyetlerini sürdürmekte olan Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı puantaj sistemi için ayrılan … TL’nin “Eğitim-Öğretim Faaliyet Cetveli”nde belirtilen puan karşılığı olarak toplam beş ay boyunca ve aylık dönemler halinde (Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs 2015) hizmet karşılığı olarak toplam 8000 puan karşılığı ve 9,625 dönem ek ödeme katsayısı ile aylık olarak Mayıs 2015 sonuna kadar hakediş sahiplerine ödenebilmesine karar verilmiştir. Bu karara göre 8000/5 ay=aylık 1600 puan/4 kişi=kişi başı 400 puan karşılığı döner sermaye ek ödemesi öngörülmüştür. Bu Karara uygun olarak komisyon üyeleri …, …, … ve …’a Ocak-Mayıs 2015 arası beş ay süreyle aylık brüt … TL döner sermaye ek ödemesi tahakkuk ettirilmiştir. 2015 yılı Ocak-Mayıs ayları arasında komisyon çalışmaları karşılığında …’ın toplam brüt … TL, …’ın brüt .. TL…’in brüt … TL ve …’ın brüt … TL ek ödeme aldıkları görülmüştür.
Daha sonra, Döner Sermaye Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı toplantısında alınan … nolu Karar ile performans sistemi için ayrılan .. TL tutarın “Eğitim Öğretim Faaliyet Cetveli”nde belirtilen 6400 puan karşılığı olarak dört ayda (Mart-Nisan-Mayıs-Haziran 2015) hizmet karşılığı olarak 9,271325 dönem ek ödeme katsayısı ile hakediş sahiplerine ödenebilmesi kararlaştırılmıştır. Bu Karara göre 6400/4 ay=aylık 1600 puan/4 kişi=kişi başı 400 puan karşılığı döner sermaye ek ödemesi öngörülmüştür. Bu Karara uygun olarak da komisyon üyeleri …, …, … ve …’a Mart-Haziran 2015 arası dört ay süreyle aylık brüt … döner sermaye ek ödemesi tahakkuk ettirilmiştir. 2015 yılı Mart-Haziran ayları arasında komisyon çalışmaları karşılığında M. …’ın toplam brüt … TL, …’ın … TL, …’in … TL ve …’ın … TL ek ödeme aldıkları görülmüştür.
Görüldüğü üzere, Döner Sermaye Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı toplantısında alınan … nolu Karar ile 2015 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarında sabit 400+400+400=1200 puan karşılığı …, …, … ve …’a döner sermaye ek ödemesi yapılmasına karar verildiği halde, Döner Sermaye Yönetim Kurulunun … tarihli ve … sayılı toplantısında alınan … nolu Karar ile bu kişilere 2015 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarında sabit 400+400+400=1200 puan karşılığı tekrar ödeme yapılmasına karar verilmiştir.
Döner Sermaye Yönetim Kurulu Kararlarında bu ödemelere esas kabul edilen Yükseköğretim Genel Kurulunun 20/02/2014 tarihli Kararı ile kabul edilen “Eğitim-Öğretim Faaliyet Cetveli” incelendiğinde Pedagojik Formasyon Birimi üyelerince kurulduğu ileri sürülen komisyon çalışmalarının görev süresince aylık olarak sabit puanlandığı görülmektedir. Bunun yanında Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esaslarda Pedagojik Formasyon Birimi üyelerinin görevleri tanımlanmış olup, bu görevlerin aynı anda devam eden program sayısına bakılmaksızın sabit olarak sürdürülmesi gerekmektedir. İlgili Yönetim Kurulu Kararlarında da birim üyelerine görevleri süresince aylık sabit 400 puan döner sermaye ek ödeme yapılması hususu belirtilmiştir.
Dolayısıyla, “Eğitim-Öğretim Faaliyet Cetvelinde” belirtilen görevler için aylık puanlama yapılması gerekmekte olup, bu görevleri yerine getiren kişiler söz konusu Cetvelde belirtilen aylık sabit puanlardan fazla puan alamayacaklarından yapılan mükerrer ödeme, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararına sebebiyet vermektedir.
Sorumluluk Yönünden İnceleme:
Döner Sermaye Yönetim Kurulu üyesi olarak sorumluluklarına hükmedilen sorumlulardan bazıları (üçü ortak vekilleri aracılığıyla) bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurmuşlar ve konunun esası yönünden herhangi bir itirazda bulunmayarak sadece sorumluluk yönünden itirazda bulunmuşlardır.
Söz konusu itirazların temelinde; önceki Temyiz Kurulu Kararında harcama yetkilisi, gerçekleştirme görevlisi, muhasebe birimi sorumlusu, ödemeyi alan asıl sorumlular ve yönetim kurulu üyelerinin mevzuat kapsamında hangi hallerde sorumlu olduklarına ilişkin kanun maddelerinin mücerret tekrarı niteliğinde sayılmış olup, anılan mevzuat hükümleriyle sorumlu tutulan bireylerin görev ve sorumlulukları arasında herhangi bir ilişki veya illiyet bağı kurulması yoluna gidilmediği; bu sebeple hükmün esasına etkili itirazların Kararda karşılanmadığı, Ek İlama karşı itiraz kanun yoluna başvurulduğu esnada muttali olunmayan bir davanın öğrenildiği, aynı Ek İlam gereğince sorumluluğu yoluna gidildiği ifade edilen … hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2020/39 Esas sayısı ile yürütülmekte olan davada ilgili hakkında davanın reddine karar verildiği; bu nedenle Sayıştay denetimine konu olayda ödemeyi bizzat alarak mal varlığında artışa sebep olanların kusursuz, Harcama Yetkilisi veya Gerçekleştirme Görevlisi olmamasına rağmen Döner Sermaye Yönetim Kurulu Üyesi olarak Kurul Kararını imzalayan kişilerin kusurlu atfedilmesinin hakkaniyetle bağdaşmayacağı; bu nedenle de anılan davanın bekletici mesele yapılarak karara bağlanmasının beklenmesi gerektiği, önceki Kararda ifade edilen; “Eğitim Fakültesi Fakülte Yönetim Kurulu ve Pedagojik Formasyon Birimi konuyu tartışmış ve konu hakkında Döner Sermaye Yönetim Kuruluna savunma vermişlerdir” ifadesinin de yanlış olduğu, böyle bir savunmanın söz konusu olmadığı; bile bile mükerrer ödeme kararı alındığı şeklindeki bu değerlendirmenin maddi gerçeği yansıtmadığı, mükerrer (fazladan) ödeme konusunda Döner Sermaye Yönetim Kurulunu uyarabilecek ve bu konunun tartışılmasını sağlayacak birim ve kişilerin, bu ödemeden faydalanan kişiler olduğu, bu kimselerin Yönetim Döner Sermaye Kurulunu mükerrer ödeme konusunda bilgilendirip konunun tartışılmasını sağlamadıkları, aksine konuyu kendi birimlerinde (Eğitim Fakültesi içindeki, Pedagojik Formasyon Kurulunda) görüşüp, evrakları hazırlayıp, Yönetim Kurulunun onayına “hakediş tutarı tespit edilmiştir” ibaresiyle sundukları, Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünce, … E. … sayı ve konu olarak hakediş yazısı ile “hakediş sahiplerine ödenebilmesi teklifimizin” şeklinde Genel Sekreterlik Makamına hitaben yazı yazıldığı, Genel Sekreterlik’ten sonra konunun Döner Sermaye Yönetim Kurulu gündemine geldiği, kaldı ki; somut olayda Kurul Üyelerinin kamu zararının oluşmasına ilişkin bir kusurunun bulunmadığı Rektörlük Makamının … tarihli ve … sayılı Olurları ile Üniversite İç Denetim Birimince gerçekleştirilen 17/04/2018 tarihli ve 2018/1 sayılı Rapor ile de doğrulandığı, tüm bu olanlar karşısında Kurul üyelerine sorumluluk yüklenmesinin 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 karar nolu Sayıştay Genel Kurul Kararındaki 5018 sayılı Kanunla birlikte uygulamaya konulan kusurlu (sübjektif) sorumluluk anlayışıyla ters düştüğü iddiaları yer almaktadır.
Tüm bu iddialara karşın, önceki (23.09.2020 tarihli ve 48247 sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızda belirtildiği üzere;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında:
“Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.”
Aynı Kanunun 32 nci maddesinde:
“Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,
Yine aynı Kanunun 33 üncü maddesinde:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler. …
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar. …”
Hükümleri yer almaktadır.
Diğer taraftan, Sayıştayca yapılan incelemeler sonucunda kamu zararı tespit edildiğinde ve kamu kaynağının verimli, etkin ve ekonomik kullanılmadığı saptandığında, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde sorumlu tutulacak görevli ve yetkililerin belirlenmesi hususundaki tereddütleri gidermeye yönelik 14.06.2007 tarihli ve 5189/1 karar nolu Sayıştay Genel Kurul Kararında da; harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının ve buna konu olan harcamaların bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygunluğundan sorumlu olduklarına; asli bir gerçekleştirme belgesi olan ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiğine karar verilmiştir.
Ayrıca, yukarıda sözü edilen Sayıştay Genel Kurul Kararının “SORUMLULAR” başlıklı 3 üncü Bölümünün “Harcama Yetkilileri” başlıklı 3 üncü maddesinin “Kurul, Komite veya Komisyon Üyelerinin Harcama Yetkisinden Doğan Sorumluluğu” başlıklı (b) fıkrasında:
“Kurul halinde görev yapan karar organlarının genellikle icra yetkileri bulunmamaktadır. Ancak Savunma Sanayi Müsteşarlığında olduğu gibi bazı kuruluşların karar organlarının icra yetkisi bulunmaktadır. Bu nedenle Kanunun 31 'inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk belirlenirken; kararın, harcama talimatının unsurlarını taşıyıp taşımadığının ve kurul, komisyon veya komitenin harcama sürecinde rol alıp almadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu durumda;
-
Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor ve kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer alıyorsa, harcama yetkisinden doğan sorumluluğun yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul, komite veya komisyona ait olacağına,
-
Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı, harcama talimatının taşıması gereken unsurları taşıyor, ancak kurul, komisyon, komite harcama sürecinde yer almıyorsa, yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komitenin sadece harcama talimatının kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olmasından sorumlu olacağına,
-
Yönetim kurulu, icra komitesi, encümen gibi adlarla teşkil edilen yönetim organlarının kararı bir giderin yapılması için harcama yetkilisine izin verme seklinde düzenlenmiş ise, bu halde kurul, komisyon veya komitenin harcamaya izin veren kararın kanun, tüzük ve yönetmeliğe uygun olmasıyla sınırlı olarak sorumlu olacağına”
Şeklinde karar verilmiştir.
Yine aynı Kararın “Gerçekleştirme Görevlileri” başlıklı 4 üncü maddesinin “Kurul, Komisyon veya Benzeri Bir Organca Düzenlenen Gerçekleştirme Belgelerinde Sorumluluk” başlıklı (c) fıkrasında da:
“5018 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir.
Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dahil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla,”
Denilerek kurul, komisyon veya benzeri bir organca düzenlenen gerçekleştirme belgelerindeki sorumluluk durumu açıklığa kavuşturulmuştur.
Öte yandan, (hesap yılında yürürlükte olan) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik’in “Yönetim” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“Döner sermaye işletmesinin yönetim kurulu üniversite yönetim kuruludur. İta amiri rektördür. Rektör bu yetkisini uygun gördüğü ölçüde yardımcılarına, dekanlara veya enstitü, yüksekokul ve araştırma ve uygulama merkez müdürlerine devredebilir.
Üniversite yönetim kurulu yetkilerini uygun gördüğü ölçüde kuracakları yürütme kuruluna devredebilir. Yürütme kurulu üniversite yönetim kurulunca seçilecek bir rektör yardımcısı, üç öğretim elemanı (dekan veya yüksekokul müdürü de olabilir) ve bir sayman olmak üzere 5 kişiden oluşur. …”
Hükmünün yer aldığı görülmektedir.
Yukarıda yer alan söz konusu bu hükme göre; döner sermaye işletmelerinin yönetim yetkisi öncelikli olarak üniversite yönetim kurulundadır. Ancak üniversite yönetim kurulu bu yetkisini 5 kişiden oluşacak (ihtilafa esas olayda döner sermaye yönetim kurulu olarak adlandırılmış) döner sermaye yürütme kuruluna devredebilecektir. Böyle bir kurul oluşturularak yetki devrinin yapılması halinde döner sermayenin yönetiminden artık bu kurul sorumlu olacaktır. Kaldı ki, Yönetmelikte döner sermayenin yönetimi konusunda üniversite yönetim kurulu ya da yetkinin devredildiği döner sermaye yürütme kurulu dışında –Ek İlama esas olaydaki Eğitim Fakültesi altında örgütlenen Pedagojik Formasyon Birimi gibi- döner sermaye gelirinin elde edildiği fakülteler altında komisyon şeklinde örgütlenen birimlerin de yetkili olduğuna ya da bu birim üyelerinin aldığı kararların döner sermaye yürütme kurulu tarafından dikkate alınması, uygunluğuna karar verilmesi ya da onaylanması gibi bir sürecin uygulanması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla, pedagojik formasyon birimi kararlarının döner sermaye işletme müdürlüğü ve/veya döner sermaye yürütme kurulu üzerinde herhangi bir yaptırımı ve bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu çerçevede, ilgili mevzuat gereği döner sermaye işletmesinin yönetiminde herhangi bir yetkisi olmayan kişi ya da kurulun döner sermaye uygulamaları konusunda istişari vb. her ne mahiyette olursa olsun alacağı bir kararın döner sermaye yürütme kurulunca aynen kabul edilerek uygulamaya konulması, bu kişi ya da kurul üyelerinin de sorumluluğuna gidilmesini haklı kılmayacaktır. Zira döner sermaye yürütme kurulu başkan ve üyelerinin, yönetim sorumluluğunun bizzat ve sadece kendilerinde bulunduğunu bilerek, mevzuata aykırı karar almamaları gerektiği gibi önlerine her kim ve/veya kuruldan ve ne mahiyette gelirse gelsin, mevzuatına uygun hükümler içermeyen bir kararı da onaylamaması ya da uygulamaması gerekir.
Bunun yanı sıra, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından yayımlanmış olan “Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esaslar”’ın 3 üncü bölümünde programın yürütülmesinden sorumlu birimler ve görevleri:
“Fakülte Yönetim Kurulu
MADDE 8: (1) Fakülte Yönelim Kurulu, programın açılması ve uygulanmasıyla ilgili kararları vermek ve aşağıdaki görevleri yerine getirmekle yükümlüdür:
(a) Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığının önerileri doğrultusunda ve öğretim elemanlarının uzmanlık alanları da dikkate alınarak programda yer alan dersleri verecek öğretim üyelerinin görevlendirilmesini sağlamak,
(b) Programın yürütülmesinde görevlendirilecek öğretim elemanları ve personelle birlikte Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan uygulama öğretmenlerine ve koordinatörlere ödenecek katkı paylarıyla ilgili işlemleri yürütmek,
(c) Program kapsamında eğitim-öğretim ve sınavlarla ilgili diğer konularda rektörlük, alan fakülteleri ve yüksekokullarla işbirliği ve koordinasyonu sağlamak.
Pedagojik Formasyon Birimi
MADDE 9: (1) Programa ilişkin akademik, idari ve mali işler, fakülte dekanı tarafından oluşturulan Pedagojik Formasyon Birimince yürütülür. Bu birim; bir dekan yardımcısı başkanlığında eğitim bilimleri bölüm başkanı, doktorası ya da doçentliği eğitim bilimleri ve öğretmen yetiştirme alanından olan bir öğretim üyesinden oluşur. Dekan yardımcısı, programın idari ve mali; eğitim bilimleri bölüm başkanı ise, akademik konularındaki koordinatörüdür. Birimin sekretarya işleri için de yeterli sayıda personel görevlendirilir.
Birimin görevleri şunlardır:
a) Akademik takvimi ve ders programlarını yapmak, programın uygulama ilkelerini belirlemek, uygulamaları izlemek, stratejiler geliştirmek, programları değerlendirmek.
b) Diğer birimlerle işbirliği yaparak dersleri yürütecek öğretim üyelerinin ders programlarını belirlemek.
c) İlgili birim ve kişiler arasında işbirliğini sağlayarak programın düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak.
ç) Sınav programlarını hazırlamak ve uygulamak,
d) Öğretmenlik Uygulaması dersinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı uygulama yapılacak okulları ve uygulamaya gidecek öğrencilerin listesini hazırlamak.
e) Okullara ve öğrenci gruplarına göre, danışman öğretim üyelerini ve rehber öğretmenleri belirlemek,
f) Uygulamalar için valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden izinleri almak için gerekli belgelerle birlikte dekanlığa başvurmak.
g) Dekanlıkça verilecek diğer görevleri yapmak.”
Şeklinde sıralanmış olmakla birlikte, bu görevlerden eğitim fakültesi yönetim kurulu ve (fakülte altında örgütlenen) pedagojik formasyon biriminin mali nitelikte nitelendirilebilecek görevlerinin icrası, son kararı veren merci olarak yukarıda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin “Yönetim” başlıklı 10 uncu maddesinde belirtildiği üzere üniversite yönetim kuruluna verilen yetkiyi kullanan döner sermaye yürütme kurulunun aldığı kararlara bağlıdır.
Nitekim rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinden; …, …, … ve …’ın Pedagojik Formasyon Komisyonu Üyesi sıfatı ile … tarihli Pedagojik Formasyon Biriminin …, … ve … nolu Kararlarını hazırladıkları ve imzaladıkları, adı geçen Kararlarda, … TL’nin puantaj performans sistemi için ayrılması, bu tutarın “Eğitim Öğretim Faaliyet Cetvelinde” belirtilen 6400 puan karşılığı olarak 4 ayda (Mart-Nisan-Mayıs-Haziran 2015) hizmet karşılığı olarak kişi başına aylık sabit 400 puan ve 9,271325 dönem ek ödeme katsayısı ile döner sermaye ek ödemesi sahiplerine ödenebilmesi kararı alınarak bizatihi ek ödeme alan kişilerce şahıslarına mükerrer ek ödeme teklif edildiği ve Üniversitenin Döner Sermaye Yönetim Kurulunca söz konusu ödemelerin … tarihli ve … sayılı toplantısında alınan … nolu Karar ile onaylandığı anlaşılmaktadır.
Bu anlamda, sorumlularca Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanmış olan “Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programına İlişkin Usul ve Esaslar” 3 üncü bölümündeki “Pedagojik Formasyon Birimi” başlıklı 9 uncu maddesi gereğince ve aynı zamanda parayı da almış oldukları da göz önünde tutulduğunda Pedagojik Formasyon Birimi üyelerinin sorumlu tutulması gerektiği iddia edilmekte ise de; bu birim, sadece teklifte bulunmuştur ve teklifi açık bir şekilde mükerrer ödemeye sebep olduğu görülmesine rağmen Döner Sermaye Yönetim Kurulunca onaylanmıştır.
Döner Sermaye Yönetim Kurulunun ödeme yapılmadan önce haberdar edildiğine ilişkin önceki Temyiz Kurulu Kararımızda belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığı iddiasına gelince; söz konusu hususlar Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla … ile Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla (Rektör) … ve …’nün temyiz aşamasında Kurulumuza sundukları dilekçelerindeki ifadelerden aynen alıntılanmış olup, bu ifadelerde özetle; “mükerrer ödeme olarak karar verilen ödemelerle ile ilgili, dönemin Eğitim Fakültesi Dekanlığı ve Pedagojik Formasyon Birimi ile yapılan görüşmelerde konunun tartışıldığı, Dekanlık ve Pedagojik Formasyon Biriminin bunun mükerrerlik teşkil etmeyeceğini bildirdikleri ve 2014/2015 eğitim öğretim dönemi güz yarıyılı formasyon sertifika programı kayıtlarının 20.10.2014 tarihinde başladığı ve 23.06.2015 tarihinde sertifikaların başarılı öğrencilere sunulması ile tamamlandığı, yaklaşık 8 ay sürdüğü, mezun edilen öğrenci sayısının 1042 olduğu, komisyon çalışmalarının hafta içi 17.00’dan 22.30’a kadar sürdüğü, ayrıca hafta sonları da her iki formasyon grubu için ayrı ayrı çalışma ve komisyon hizmetleri yapıldığı şeklinde savunma verdikleri, bu esnada Dekanlık tarafından oluşturulan Pedagojik Formasyon Biriminin her bir komisyon üyesinin farklı görevler ifa etmek suretiyle yaptıkları görevleri teker teker sıralamak suretiyle detaylandırdıkları, yapılan her işin ayrı ayrı ve öğrenci bazında yapıldığını ve YÖK tarafından hazırlanmış olan Eğitim Öğretim Cetvelinde belirtilen hizmetlerin yapılan görevlerin sadece bir kısmına karşılık geldiğini bildirdikleri, öğrenci sayısının artmasına bağlı olarak iş yükünün daha da fazlalaştığını ve harcanan zaman ve eforun arttığını ifade ettikleri, güz döneminde devam eden programa ilave olarak Şubat 2015 ayı içerisinde başlayan ve 497 öğrencinin 2015 Temmuz ayında mezun olduğu yeni bir programın açıldığını; yapılan iş çeşidinin aynı olmasına rağmen ayrılan zaman ve eforun ikiye katladığını ifade ettikleri, örnek olarak bir tıp hekiminin aynı ay içerisinde aynı tip bir ameliyatı birden fazla yapabildiğini, ay sonu döner sermaye hakedişleri hesaplanmasında her bir ameliyat için ayrı ayrı puanlama yapıldığını; hepsi için tek puan verilmediğini belirttikleri, çünkü Eğitim Fakültesi Dekanının da asil üye olarak yer aldığı Üniversite Döner Sermaye Yönetim Kurulunda ilgili savunmanın etkili olduğu” dile getirilmiştir.
Bu ifadelerden, Döner Sermaye Yönetim Kurulunun ödeme yapılmadan konu hakkında haberdar olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Dolayısıyla, döner sermaye gelirlerinden yapılan ödemeleri Döner Sermaye Yönetim Kurulunun yukarıda tarihli ve sayısı belirtilen Kararının kesinleştirdiği sabit olduğundan; bu Kararı alan Kurul üyelerinin sorumluluğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Pedagojik Formasyon Birimi üyeleri, Sayıştay yargılaması bağlamında tazmin hükmünün sadece (parayı alan) ahizleri konumunda olup; bu üyelerden -sorumlularca Ek İlamda sorumluluğuna gidildiği iddia edilen ancak herhangi bir sorumluluk yüklenmeyen- … hakkında adli yargıda (… 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde) devam etmekte olan davada verilen red kararı, ahizlerin de sorumluluğuna gidilmesi gibi bir sonuca sebebiyet vermemektedir.
Sonuç itibariyle, -genel anlamda konunun esası yönünden bir itiraz bulunmamakla beraber- sorumlular (ve üçünün ortak vekili) tarafından sorumluluk yönünden ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca Kararın düzeltilmesini icap ettiren başka bir husus da ileri sürülmediğinden; (329 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu 23.09.2020 tarihli ve 48251 tutanak (31967 ilam) sayılı Temyiz Kurulu Kararında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, oy birliğiyle
Karar verildiği 29.12.2021 tarih ve 50756 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45