Sayıştay 2. Dairesi 45107 Kararı - Yüksek Öğretim Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

45107

Karar Tarihi

13 Mart 2024

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2017

  • Daire: 2

  • Dosya No: 45107

  • Tutanak No: 56562

  • Tutanak Tarihi: 13.03.2024

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Ara sınav dönemlerinde fiilen yapılmayan dersler için ek ders ücreti ödenmesi;

143 sayılı İlamın 12. maddesiyle; Hukuk Fakültesinin ara sınav dönemlerinde ders yapılmadığı halde akademisyenlere ek ders ücreti ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu [(Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Dekan Vekili …] (aynı ilam maddesi ile ilgili olarak temyiz talep eden diğer iki sorumlunun kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçelerindeki iddia ve itirazları da kapsayacak şekilde), temyiz dilekçesinde özetle;

  1. İşbu temyiz dilekçesinde aşağıda arz edeceği gerekçelerle Denetçi tarafından tespit edilen kamu zararının ve bu çerçevede Sayıştay 2. Dairesince tesis edilen ilam maddesinin 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu, YÖK Genel Kurulu tarafından kabul edilen Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Sayıştay Kanunu ve sair ilgili mevzuata aykırı olduğunu, öncelikle Denetçi tarafından yapılan hesap ile İlamda yer alan hesap şeklinin hatalı olduğunu öncelikle belirtmek gerektiğini, götürü şekilde hesap yapıldığını, İlam ekinde yer alan kamu zararı hesap tablosunda belirtilen öğretim elemanlarının ilgili dönemde Yüksekokulun ara sınavlarının gerçekleştirildiği ... ve ... tarihleri arasında fiilen hiç ders yapmadığı varsayımından hareketle değerlendirme yapıldığını, nitekim İlamın 105. sayfasında; “... ara sınav dönemlerinde fiilen ders yapılmadığı, dolayısıyla Kanunun öngördüğü maaş karşılığı mecburi ders yükü doldurulmadığı halde akademisyenlere ek ders ücreti ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.” denildiğini, oysa Fakültenin ara sınav dönemini (... ve ...) kapsayan ders yükü bildirim formları ve uygulama incelendiğinde mecburi ders yükünün gerek Fakülte, gerek Fakültenin dışındaki birimlerin dersleri ile dolmuş olduğunun tespit edileceğini (yani sadece Hukuk Fakültesinin değil, yanı sıra söz gelimi Sosyal Bilimler Enstitüsündeki (SBE) dersler, uzmanlık alan dersleri, Adalet Meslek Yüksekokulundaki ders yükleri gibi), dekan, dekan yardımcısı, enstitü ve yüksekokul müdürlerinin ders verme yükümlülüğünün olmadığı, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdür yardımcıları ve bölüm başkanlarının haftalık 5 saatlik mecburi ders yükü olduğu hususlarının da dikkate alınması gerektiğini (Esaslar m.1. c), hizmet alınmadan ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, mecburi ders yükünün yalnızca tek bir birimde doldurulması zorunluluğunun da söz konusu olmadığını, ders yükü bildirim formlarında da görüleceği üzere hesap tablosunda belirtilen öğretim elemanlarının Üniversitenin bünyesinde yer alan Fakülte dışı birimlerde de (Üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü gibi) ders vermekte olduğunu, Üniversitenin birimlerindeki ara sınavların da birbirinden farklı zamanlarda gerçekleştirilebildiğini, örneğin öğretim elemanlarının Fakültede ara sınavları yaparken Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki derslerine de ara sınavları aynı zamanda olmadığından fiilen devam ettiklerini, ayrıca Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesindeki uzmanlık alanı dersleri ile seminer derslerinde ve tez danışmanlıklarında ara sınavın söz konusu olmadığını, örneğin kamu zararı hesap tablosunda ismi yer alan ve belirtilen dönemde Dekan Yardımcısı olan …’ın Enstitü bünyesinde fiilen haftada beş saat uzmanlık alanı derslerini ve dört saat tez çalışmalarını da gerçekleştirdiğini, …’un Enstitü bünyesinde fiilen Şirketler Hukuku II dersi ile uzmanlık alanı ve seminer dersleri ile tez çalışmalarını da gerçekleştirdiğini, sonuç olarak "fiilen ders yapılmadığından mecburi ders yükünün doldurulmadığı” iddiasının hatalı olduğunu, kaldı ki; YÖK Genel Kurulu tarafından kabul edilen Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esasların 1. a maddesinde maaş karşılığı haftalık ders yükünün 10 saat olduğunun belirtildiğini, söz konusu düzenlemede belirtilenin ders yükü olduğunu, Esasların 2 nci maddesinde ders yükünün kapsamının belirtildiğini, Esasların 2. a maddesine göre her ders saatinin bir ders yüküne eş değer olduğunu, yine Esasların ders yükünün kapsamını belirleyen 2. b maddesinin 4 üncü bendine göre de diğer faaliyetler kapsamında yer alan ara sınavların karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına göre belirlenen ders yükü sınavın yapıldığı haftanın ders yüküne eklendiğini, diğer bir ifade ile mecburi ders yükü kapsamına ders saati dışında ara sınav karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına güre belirlenen ders yükünün de dahil olduğunu, “Ek ders ücreti” başlıklı 3 üncü maddede de; “Ek ders ücreti ödemelerinde 2. maddede belirtilen hususlar da dikkate alınarak aşağıdaki esaslar uygulanır.” denildiğini, Esasların 3. a maddesine göre ek ders ücretinin haftalık ders yükü sınırını aşan teorik dersler ve diğer faaliyetler için ödendiğini,

  2. Denetçi tarafından ileri sürülen kamu zararı iddiasının ispatlanamadığını, iddianın ileri süren tarafından ispatlanması gerektiğini, Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esasların 2/b. 4’üncü maddesinde; “Bir yarı yıl içinde yapılan her ara sınav karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına göre: ders yükü sınavın yapıldığı haftanın ders yüküne aynen eklenir.” hükmünün yer aldığını, somut olayda kamu zararının olup olmadığının tespiti için;

a- YÖK Genel Kurulu tarafından kabul edilen Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar uyarınca ara sınavın söz konusu olduğu dersler bakımından ara sınav karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına göre ders yükünün belirlenmesinin zorunlu olduğunu,

b. Haftalık ders yükü toplamının, öğretim elemanlarının fiilen yürüttükleri derslerin saat sayısına ara sınav karşılığı olarak belirlenen ders yükünün eklenmesi suretiyle belirlendiğini (2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu m. 11 ve YÖK Genel Kurulu tarafından kabul edilen Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar), (somut olayda Denetçinin ders yükü bildirim formunu sadece Hukuk Fakültesinde yer alan ve yapılmamış dersler olarak değerlendirdiğini, oysa ders yükü bildirim formu dikkatli incelendiğinde haftalık ders yükü toplamı içerisinde fiilen diğer birimlerde/bölümlerde yapılan derslerin de olduğunun görüleceğini, fiilen yapılan bu dersleri (Enstitü bünyesindeki uzmanlık alanı dersleri (uzmanlık alan derslerinin ara sınavı bulunmamaktadır) veya SBE'deki ara sınavlar aynı zamanda yapılmadığından SBE bünyesinde devam eden dersler gibi) yapılmamış olarak nitelendirerek mecburi ders yükünün tamamlanmadığı ileri sürülerek kamu zararından söz edilmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki; yukarıda belirtildiği üzere YÖK Genel Kurulu tarafından kabul edilen Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar uyarınca mecburi ders yükü kapsamına ders saati dışında ara sınav karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına göre belirlenen ders yükünün de dahil olduğunu ve ek ders ücretinin haftalık ders yükü sınırını aşan teorik dersler ve diğer faaliyetler için ödendiğini,

c. Haftalık ders yükü toplamı olarak belirlenen sayıdan mecburi ders yükü sayısı çıkarıldığında toplam ücretli ders saat sayısının belirlendiğini, diğer bir ifade ile ödeme yapılması gereken saat sayısının belirlendiğini, ödeme yapılan saat sayısı, ödeme yapılması gereken saat sayısından fazla ise kamu zararının söz konusu olacağını, üstelik bu hesabın Fakültenin tüm öğretim üyeleri bakımından yapılması gerektiğini, bu hesabın yapılması durumunda fazla değil; eksik ödeme yapılmış olduğunun tespit edileceğini, nitekim iki saatlik bir dersin öğrenci sayısı nedeniyle ara sınav karşılığı olarak beş saatlik ders yükünün söz konusu olduğunu,

  1. İlamın 106. sayfasında, yapılan ödemeler için; “… Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esasların 2 inci maddesinde geçen "yapılan her ara sınav karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına göre belirlenen ders yüküne göre hesaplanan ek ders ücreti değildir. ...” denildiğini, Dekan Vekilliği döneminde Üniversitede yıllardır yapılan aynı uygulamanın devam ettiğini ve gerek iç denetim gerek Sayıştay denetimlerinde bir sorun yaşanmadığını, şayet taraflarınca yapılan uygulama hatalı ise o dönemlerin ve Sayıştay denetçilerinin de sorumlu tutulması gerektiğini, Üniversitenin otomasyon sisteminden alınan çıktıların imzalandığını, Üniversitenin Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ve Strateji Daire Başkanlığının gerekli düzeltmeleri yapmaması nedeniyle formların sistemden otomasyon sisteminin kuruluşundan bu yana yıllardır öğretim elemanlarının haftalık ders programına göre çıkmakta olduğunu, ancak formların sistemden bu şekilde çıkmasının tek başına kamunun zarara uğramış olduğunu ortaya koymayacağını, nitekim kamu zararı kararı verilebilmesi için kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması, bu işlem veya eylem sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve bu durum ile karar veya eylem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, kamu zararının olup olmadığının tespiti için derse kayıtlı öğrenci sayısının, öğretim elemanı tarafından yapılan sınav sayısının İdareden talep edilmesi ve Fakültenin tüm öğretim üyeleri bakımından yukarıda belirtildiği şekilde hesabın yapılması gerektiğini, bu hesabın yapılması durumunda (iki saatlik bir dersin öğrenci sayısı nedeniyle ara sınav karşılığı olarak beş saatlik ders yükü olduğundan formda iki görünen kısım beş olacağından) öğretim elemanlarına fazla değil eksik ödeme yapılmış olduğu tespit edileceğinden ve bu hesabın yapılmasındaki güçlük veya üşengeçlik nedeniyle mecburi ders yükünün doldurulmadığı varsayımından hareketle götürü şekilde hatalı hesap yapıldığını ve haksız yere kamu zararının olduğu belirtilerek bundan sorumlu tutulmuş bulunduğunu, bu durumu bir örnek ile belirtmek gerekirse; kamu zararı hesap tablosunda ve imzaladığı ödeme emri belgesinin ekindeki Yüksek Öğretim Ek Ders Ücreti Çizelgesinde adı geçen ilgili dönemdeki Dekan Yardımcısı …'ın ders yükü bildirim formuna göre 15/05/2017. 21/05/2017 haftasındaki haftalık ders yükü toplamının 20, mecburi ders yükü Dekan Yardımcısı olduğu için 5, toplam ücretli ders saatinin ise 15 olduğunu, iddiaya göre; söz konusu hafta nedeniyle Hukuk Fakültesi tarafından Medeni Usul Hukuku dersi için 2, Einführung in Türkisches Zivilprozessrecht için 2 ve Tebligat Hukuku dersi için 2 saat olmak üzere toplam 6 saatlik fazla ödemeye neden olunduğunu (iddiaya göre; ders yükü bildirim formunun 15/05/2017. 21/05/2017 haftasına ilişkin toplam ücretli ders saati kısmında görünen 15 saatlik ders yükünün 6 saatlik kısmı bakımından Hukuk Fakültesinde fazla ödemeye neden olunduğunu, kalan 9 saatlik kısmın Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Adalet Meslek Yüksekokulu gibi Üniversitenin diğer birimlerine ilişkin olduğunu), ancak konu dikkatli bir şekilde incelendiğinde hizmet alınmadan ödeme yapılmadığının, kamu zararına neden olunmadığının anlaşıldığını, adı geçen öğretim üyesinin fiilen ders yaptığını, Dekan Yardımcısı olduğundan mecburi ders yükü 5 olan …’ın 15/05/2017. 21 05 2017 haftasında fiilen toplam 5 saat (2+3) uzmanlık alanı dersi ile 2 saat tez dersi (1+1) yaptığını, mecburi ders yükünü doldurmuş olan …’ın, Medeni Usul Hukuku sınavını Fakültedeki iki şube için ayrı ayrı 15 Mayıs 2017'de yaptığını, A şubesinin 393, B şubesinin 387 öğrencisinin bulunduğunu, ara sınav karşılığı olarak Medeni Usul Hukuku A şubesi dersine kayıtlı öğrenci sayısına göre ders yükünün 5 olduğunu, ara sınav karşılığı olarak Medeni Usul Hukuku B şubesi dersine kayıtlı öğrenci sayısına göre ders yükünün de 5 olduğunu, Tebligat Hukuku dersinin sınavını da 17/05/2017'de yaptığını, söz konusu dersin de 76 öğrencisi bulunduğunu, ara sınav karşılığı olarak Tebligat Hukuku dersine kayıtlı öğrenci sayısına göre ders yükünün 2 olduğunu, ERA 3004 kodlu Einführung in Türkisches Zivilprozessrecht dersinin ders yükünün de 1 olduğunu, …’ın, belirtilen haftada fiilen 7 saat ((uzmanlık için 2+3) . (tez için 1 + 1)) ders yaptığını, ara sınav karşılığı olarak da Hukuk Fakültesinde en az 13 saat (Medeni Usul A şubesi için 5. Medeni Usul B şubesi için 5+ Tebligat Hukuku için 2+ ERA 2004 için 1) ders yüküne sahip olduğunu, ders yükü bildirim formunda belirtildiği gibi …’ın fiilen üstlendiği haftalık ders yükü toplamının 20, mecburi ders yükünün Dekan Yardımcısı olduğu için 5, toplam ücretli ders saatinin ise 15 olduğunu (Esasların 2 nci maddesi uyarınca ders yükünün hesabında teorik dersler ve diğer faaliyetlerin dikkate alındığını, … için maaş karşılığı haftalık ders yükünün 5 saat olduğunu, Esasların 3. a maddesine göre ek ders ücretinin haftalık ders yükü sınırını aşan teorik dersler ve diğer faaliyetler için ödendiğini), hizmet alınmadan ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ve Strateji Daire Başkanlığı tarafından gerekli düzeltmeler yapılmaması nedeniyle formların sistemden öğretim elemanlarının haftalık ders programına göre çıkmasının netice itibarıyla kamu zararına neden olmadığını, aksine …'a 15/05/2017. 21/05/2017 haftası için Fakültece en az 8 saatlik ödeme yapılması gerekirken 6 saatlik ödeme yapıldığını, diğer bir ifade ile 15/05/2017. 21/05/2017 haftası bakımından Hukuk Fakültesi tarafından …'a 6 saatlik fazla ödeme yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Fakültenin tüm öğretim üyeleri bakımından ara sınav karşılığı olarak belirlenen ders yükünün fiilen yürütülen derslerin saat sayısına eklenmesi suretiyle hesabın yapılması durumunda fazla değil, aksine aslında oldukça eksik bir ödeme yapılmış olduğunun tespit edileceğini, İlamın kopyala yapıştır yöntemiyle hazırlandığının da sabit olduğunu, nitekim İlamın 106. sayfasında; “Sorumlular savunmalarında Adalet Meslek Yüksekokulunun ara sınav dönemlerinin bir haftaya sıkıştırılması mümkün olmadığından 2016. 2017 bahar Yarıyılında 3 hafta, 2017. 2018 güz yarıyılında 2 hafta olarak belirlendiği, ara sınavlarda akademik takvime göre ders devam edebilseydi ilgili öğretim üyelerinin dersleri zaten yapacaklarını belirtmiş olmakla da bu dönemlerde derslerin yapılmadığını kabul etmişlerdir.” ifadesinin yer aldığını, bu yönde bir savunmalarının olmadığını, Hukuk Fakültesinin hesabının ayrı, Adalet Meslek Yüksekokulunun hesabının ayrı olduğunu, söz konusu ifadeden Adalet Meslek Yüksekokuluna da sorgu çıkarıldığı; Adalet Meslek Yüksekokulu hesapları nedeniyle başka kişiler adına da sorumluluk öngörüldüğü anlaşılmakla birlikte, bunun tarafıyla ve Hukuk Fakültesi sorgusu ile bir ilgisinin bulunmadığını, kendilerinde hesap şeklinde olduğu gibi İlamın hazırlanmasında da hata yapıldığı; konunun aceleye getirildiği izlenimi uyandığını,

  2. Sayıştay sorgusu üzerine 27.06.2018 tarihinde Üniversitemiz Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına ait … hesabına … TL yatırdığını (Fakülte Sekreteri …’de … TL) ve savunmasıyla birlikte banka dekontlarını gönderdiğini, ancak Sayıştay İlamında; “Sorumlular ayrıca savunmalarında kamu zararının tahsil edilmiş olduğunu belirtmiş olsalar da savunma ekinde gönderilen belgelerin banka dekontu olduğu anlaşılmıştır. Ancak, Üniversite Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına ait … Bankası hesabına yapılan ödemenin Üniversite muhasebe kayıtlarına ne şekilde girdiği, hangi hesaplara kaydedildiği anlaşılmadığından yapılan işlemi tahsilat olarak kabul etmek mümkün görülmemektedir. Zira bankaya yatırılan tutarın tahsilat olarak kabul edilebilmesi için bütçede gelir hesaplarına kaydedilmesi gerekmektedir. Gönderilen belgeler arasında bankaya yatırılan tutarın gelir hesaplarına kaydedildiğine dair herhangi bir belge bulunmadığından. Hukuk fakültesinin ara sınav dönemlerinde ders yapılmadığı halde akademisyenlere ek ders ücreti ödemesi sonucu oluşan … TL kamu zararından ….. ... TL'sinin Gerçekleştirme Görevlisi (Fakülte Sekreteri) … ile Harcama Yetkilisi (Dekan V.) …'a müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikle ödettirilmesine.” hükmünün yer aldığını, oysa sorguda belirtilen tutarı 27.06.2018'de Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına ait … Bankası hesabına yatırdığını (Dilekçe Eki:1), Denetçi ve Sayıştay Savcısı tarafından da belirtildiği üzere tahsilat gerçekleştiğinden konu hakkında ilişik kalmadığına karar verilmesi gerekirken İlamda kamu zararının ödettirilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına ait … Bankası hesabına yatırmış olduğu tutarın bütçede gelir hesabına kaydedilmesinin tarafınca değil. Üniversitenin Strateji Çeliştirme Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirilebildiğini, İlamda yer alan yukarıda belirttiği ifadenin tarafınca ödenmiş olan tutarın tekrar ödettirilmesi anlamına geldiğini, gelir hesabına kayıt yapma ve söz konusu belgeyi Sayıştay Başkanlığına göndermenin esasen Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının görevi olduğunu, bununla birlikte ilam üzerine Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına 03.05.2019 tarihinde yazdığı dilekçe ile Sayıştay sorgusu üzerine 27.06.2018 tarihinde Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına ait … Bankası hesabına yatırmış olduğu … ve … TL'nin gelir hesabına kaydedilmiş olduğuna dair belgenin Sayıştay Başkanlığına ve tarafına gönderilmesini istediğini, söz konusu yazı üzerine muhasebe işlem kaydı örneğinin Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından tarafına gönderildiğini ve Sayıştay Başkanlığına muhasebe işlem kayıtlarının daha sonra toplu olarak ulaştırılacağının belirtildiğini (Dilekçe Eki: 2), bunun üzerine tarafına iletilen 10.05.2019 yevmiye tarihli, 2019/7706 (ve 2019/7740) defter yevmiye numaralı muhasebe işlem fişi (Dilekçe Eki: 3) ile tarafınca 27.06.2018 tarihinde yapılan ödemelere ilişkin banka dekontlarını (Dilekçe Eki: 4) Sayıştay Başkanlığına 22.05.2019'da gönderdiğini (Dilekçe Eki: 5),

  3. Ayrıca aşağıda yer alan 04.07.2018 tarihli dilekçesini de aynen tekrarladığını, dilekçesinde belirtilen hususların şöyle olduğunu:

“1- 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun “Ek ders ücreti” başlıklı 11 inci maddesinde; “... ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yüksek Öğretim Kurulunca belirlenir...” hükmünün yer aldığını, 16.09.2005 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurul Toplantısında alınan karar ile “Ders Yükü Tespitinde ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar”’ın belirlendiğini, Sayıştay Denetçisinin 16.09.2005 tarihli YÖK Genel Kurulu Kararını (Dilekçe Eki: 1) dikkate almamasının hukuka aykırı olduğunu, şöyle ki; 2914 s. Yükseköğretim Personel Kanunu Ek Ders Ücreti başlıklı 11 inci maddesinde; “... ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yüksek Öğretim Kurulunca belirlenir.. ..” hükmünün yer aldığını, dolayısıyla kanun koyucunun bu konuyu YÖK'ün idari takdir yetkisine bıraktığını, konu ile ilgili olarak;

"Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar"ın 2/b-4. maddesinde;

“Bir yarı yıl içinde yapılan her ara sınav karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına göre;

Öğrenci Sayısı Ders Yükü

  1. 50 1 saat

51- 100 2 saat

101-150 3 saat

151-200 4 saat

201 ve daha çok 5 saat

ders yükü sınavın yapıldığı haftanın ders yüküne aynen eklenir.”

Hükmünün yer aldığını,

  1. 2914 s. Yüksek Öğretim Personel Kanunu’nda ek ders ücretinin düzenlendiğini, buna göre; ek ders ücretinin; “... Öğretim elemanlarının teorik derslerle yaptırdıkları uygulama, yönettikleri tez, seminer ve doktora çalışmalarının ve ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yükseköğretim Kurulunca belirlenir. Ara sınavlar için Yükseköğretim Kurulunca öğrenci sayısı göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilecek ders yükü beş saati diğer faaliyetler için belirlenecek ders yükü ise bir saati seçemez. Teorik dersler dışındaki, faaliyetlerin ders yükünün tamamlanmasından sonraki kısmı ek ders ücretinin hesabında dikkate alınır. Ancak mecburi ders yükünün tamamlanmasında ve ek ders ücretinin hesabında, teorik dersler dışındaki faaliyetlerin haftalık en fazla on saatlik kısmı dikkate alınır, kalan kısmı ise maaş karşılığı sayılır. Dersi, veren öğretim elemanına her ders için ayrı ayrı olmak üzere yarı yıl ve yıl sonu dönemlerinde her 50 öğrenci için 300 gösterge rakamının Devlet Memurları Kanununa göre aylıklar için belirlenen katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda sınav ücreti ödenir. Öğrenci sayısının hesabında küsurlar tama iblağ edilir ve 500 öğrenciden fazlası dikkate alınmaz... Ara sınavlar ve bütünleme sınavları için sınav ücreti, ödenmez.” hükümleriyle açıklığa kavuşturulduğunu, somut olayda konunun “ara sınavlarda sınav ücreti ödenmez” hükmünün kapsamına çekilmesinin hatalı olduğunu, burada ödenenin ara sınav ücreti olmadığını, bu ücretin Yasadan ve YÖK Genel Kurulu Kararında belirtilen ders yüküne sayılması kararından kaynaklanan ve bu çerçevede yıllardır yapılan bir ödeme ve uygulama olduğunu,

  2. Görüldüğü üzere, YÖK Başkanlığının 16.09.2005 tarihli Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar başlıklı düzenlemesi madde 2. b/4’üncü bendinde; “bir yarıyıl içinde yapılan her ara sınav karşılığı olarak, derse kayıtlı öğrenci sayısına göre ders yükü, sınavın yapıldığı haftanın ders yüküne aynen eklenir.” hükmünün yer aldığını, “ders yüküne eklenir” demenin, “ders yükünden sayılır” manasına geldiğini, ders yükünden sayılmanın mali sonuçlarının da bulunduğunu, anılan hükmün açık, emredici ve bağlayıcı olduğunu, oysa Denetçilerin, bu hükmü dikkate almadan sorgu çıkardığının anlaşılmakta olduğunu, aynı YÖK Genel Kurul Kararı Madde 3/b’de; “ara sınavlar için öngörülen yükten doğan ek ders ücretleri, yalnızca ara, sınavların veya ara sınavların yerine geçen değerlendirmelerin yapıldığı hafta, için ödenir.” denilmekte olduğunu, hükümden de anlaşılacağı üzere (sadece dersin yapıldığı hafta değil) “ara sınavların yapıldığı hafta”ya referans verildiğini, kezâ, bir öğretim üyesinin birden fazla dersi ve sınavının söz konusu olabildiğini, bu hususun da dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, Sayıştay 6. Dairesinin; aynı dersin ortaklaşa verilmesinde sınav ücretinin 1/2 oranında ödeneceğine dair mevzuatta herhangi bir hüküm bulunmayıp, aksine 2914 sayılı YÖK Personel Kanunu md.11/3’te; “Dersi veren öğretim elemanına ... sınav ücreti ödenir.” ifadesi yer aldığından ve her iki öğretim üyesi de dersi veren öğretim elemanı olduğundan “kendilerine ayrı ayrı tam sınav ücreti ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı”na karar verdiğini (Sayıştay 6. Dairesinin 21.03.2006 tarihli ve 11281 sayılı Kararı), 1 haftayı aşan ara sınavlarda şayet akademik takvime göre ders devam edebilseydi zaten, ilgili öğretim üyelerinin derslerini yapacağını, bu mantığın da ödemenin hatalı olmadığını ortaya koymakta olduğunu, her sene 500'den fazla öğrencisi olan ve yıllık eğitim yapan, ağır müfredatı ve ders sayısı fazla olan Hukuk Fakültesinde ara sınavların 1 haftaya sıkıştırılmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını ve Fakülte tarihinde de olmadığını, Fakülte Kurulunun sınav haftasını somut olayda 3 hafta olarak belirlediğini (Dilekçe Eki: 2), Sayıştay Denetçileri tarafından hazırlanan kamu zararı hesap tablolarında, 16.09.2005 tarihli YÖK Genel Kurulu Kararının dikkate alınmadığını, kaldı ki; 2547 s. Yüksek Öğrenim Kanununda, öğretim üyelerinin görevlerini düzenleyen Madde 22/a'da; “Yükseköğretim kurumlarında ve bu kanundaki amaç ve ilkelere uygun biçimde önlisans, lisans ve lisansüstü düzenlerde eğitim. öğretim ve uygulamalı çalışmalar yapmak ve yaptırmak, proje hazırlıklarını ve seminerleri yönetmek”ten söz edilmekte olduğunu, sınavların da sosyal bilimler açısından “uygulamalı çalışma” kapsamında olduğunu, geniş anlamda “uygulamalı çalışma”nın, sadece laboratuvar sınavlarında, bir ölçme. değerlendirme uygulaması olduğunu, kanunla verilen, çalışılan, emek harcanan bir görevin yok sayılmasının, ödeme kapsamına alınmamasının yasaya ve anayasaya aykırı olduğunu,

  3. Fakültede ara sınavların yapıldığı haftaların (3) hafta olduğunu ve bir öğretim üyesinin farklı haftalarda birden fazla dersinin sınavının olabildiğini, kendilerinde de sınav haftasının Fakülte Kurulu kararına dayanılarak 3 hafta yapılmakta olduğunu (Bkz. … Hukuk Fakültesi 2016/2017 Öğretim Yılı Akademik Takvimi, Bahar Yarıyılı II. Ara Sınav Tarihleri: ... ve 2017/2018 Öğretim Yılı Akademik Takvimi, Güz Yarıyılı I. Ara Sınav Tarihleri: ...), bu süre içerisinde öğretim üyelerinin hem soru hazırlamakta, hem kağıt okumakta, hem sınav nöbeti tutmakta olduklarını, ders anlatma sadece 2 saat iken, anılan faaliyetlerin tüm sınav hafta/haftaları boyunca tüm gün yapılmakta olduğunu, bu nedenle YÖK Genel Kurulunun, bu haftaları ders yüküne dahil ettiğini, konuya dönülecek olursa; bir öğretim üyesinin 200'den fazla öğrencisi olan her bir dersinin ara sınavı karşılığı olarak açık, emredici ve bağlayıcı YÖK Genel Kurul Kararı çerçevesinde ara sınav haftası kapsamında her bir hafta için (5) saat ek ders yükü yüklenmesinin gerektiğini, ara sınavlar süresince öğretim üyelerinin hem soru hazırlamakta, hem kağıt okumakta, hem sınav nöbeti tutmakta, hem de Oracle Sistemine 200'den fazla öğrencinin notunu girmekte olduğunu, sınav dönemlerinde yıllık izin bile kullanılamadığını, Sayıştay Denetçisinin bu mevzuat ve hukuki uygulamayı dikkate almadan sorgu çıkarmasının hatalı olduğunu, rektör, rektör yardımcısı, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürlerinin ders verme yükümlülüğünün bulunmadığını, ek ders hesabında bu durumun her bir ders için +5 saat yansıyacağını, başhekimler, dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdür yardımcıları ve bölüm başkanlarının, haftada asgari beş saat ders vermekle yükümlü olduklarını, dolayısıyla mecburi ders yükü 10 değil, 5 saat olacağından ek ders yükü +5 saat olarak her bir ders için incelenmesi ve bu statüde olanlar için somutlaştırılması gerektiğini, bu yapılmadan götürü kamu zararı isnadının hatalı olduğunu,

  4. Öyle ki, Fakültedeki diğer öğretim üyeleri açısından da ara sınav dönemlerine ilişkin ders yükünün de ayrıca hesaplanması gerektiğini, ara sınav dönemindeki yukarıdaki esaslar çerçevesinde hesaplanması gereken ders yükünün ek ders ücreti ödenmesini gerektirebileceğini, “Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar”’ın m. 2/b. 4 ve m. 3/b çerçevesinde yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde hesap yapıldığında kamu zararından söz edilemeyeceğini, hatta eksik ödemenin söz konusu olduğu hususunun ortaya çıkacağının açık olduğunu,

  5. Bu çerçevede Denetçilerin ... TL’lik kamu zararını, hatalı olarak aşağıdaki tabloya göre çıkardıklarını;

Oysa anılan YÖK Genel Kurulu Kararı çerçevesinde aşağıdaki tabloya göre hesabın yapılması gerektiğini;

(Not: Fakültede iki şube (tek, çift), uygulaması yapıldığı için olması gereken ek ders saatinde (5+5) yazılmıştır).

Kamu zararının belirlenmesinde esas mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması esas alındığını (Sayıştay 1. Daire, T. 28.4.2009, K. 9485, http://www.kazanci. com/kho2/ ibb/giriş.htm) oysa olayda anılan YÖK Genel Kurul Kararı nedeniyle ödeme yapılması öngörüldüğü için ödemenin hukuki gerekçesi olarak bağlayıcı YÖK mevzuatı bulunmakta ve tüm üniversitelerde aynı şekilde uygulanmakta olduğunu, bu nedenle kamu zararından söz edilemeyeceğini,

  1. Konunun “ara sınavlarda sınav ücreti ödenmez” hükmünün kapsamına çekilmesinin hatalı olduğunu, burada ödenenin ara sınav ücreti olmadığını, örneğin açık öğretimdeki gibi sınav ücreti ödenmez anlamında bu hükmün, ders yüküne sayılmadan kaynaklanan ücretle karıştırılmasının mevcut yanlış sonucu doğurduğunu, bu ücretin YÖK Genel Kurulu Kararından kaynaklanan ders yüküne sayılması kuralından kaynaklanan ve bu çerçevede yıllardır yapılan bir ödeme ve uygulama olduğunu,

  2. Bir başka hukuki gerekçenin de şu olduğunu; … Üniversitesi Önlisans ve Lisans Öğretim ve Sınav Çerçeve Yönetmeliği madde 2, cümle 2'ye göre; öğretim yılının güz ve bahar yarıyıllarından oluştuğunu ve her yarıyılın cumartesi, pazar ve resmi tatil günleri hariç 70 (yetmiş) eğitim. öğretim günü olduğunu, dolayısıyla her yarıyılın 14 hafta ders kapsamına dahil olduğunu, ara sınavın tatil olmadığını, ders tanıtım formlarının da 14 haftalık yapıldığını, bunun da uygulamanın Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu ispatlamakta olduğunu, bu nedenle denetim yükümlülüğünü ihmalden söz etmenin mümkün olmadığını, somut olayda kast veya ihmalin söz konusu olmadığını, anılan 14 haftalık programın ve hukuki temelinin Denetçi tarafından dikkate alınmamasının sorgudaki hata ve eksikliği açıkça ortaya koymakta olduğunu önemli diğer bir gerekçe olarak; yıllardır yapılan aynı uygulama devam etmiş (idari istikrar ilkesi), iç ve dış denetimde yıllardır bir sorun çıkmamış iken, şimdi sorun çıkarılmasının da kararın hatalı olduğunu ortaya koymakta olduğunu, nitekim en az 2005 yılından beri benzer uygulamanın devam etmekte olduğunu, Sayıştay denetiminin her yıl yapıldığını ve bir sorun çıkmamış iken aynı uygulamayı sadece 2017 için varmış gibi yine Denetçinin ileri sürmesinin, hatalı olduğu kadar yanıltıcı olduğunu, söz konusu uygulamanın yıllardır Üniversitede aynı şekilde yapılmakta ve yürütülmekte olduğunu, dolayısıyla idari istikrar kazanmış bir uygulama olduğunu, yıllardır Üniversitede yapılan gerek iç denetim, gerekse dış denetim kapsamında bir sorun doğmamışken, sadece 2017 yılma özgü ve üstelik aynı uygulama yapılırken kamu zararı olduğunu iddia etmenin eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine açıkça aykırı bir haksızlık oluşturduğunu, iç ve dış denetimde daha önce sorun oluşturmayan bu hususun günümüzde sorun oluşturduğunu iddia etmenin mümkün olmadığını, bu yaklaşımın önceki Sayıştay denetçilerini de töhmet altına sokmakta olduğunu, konunun binlerce akademik personel ve idarecilerde infial uyandırdığını,

10- Diğer birçok kamu üniversitesinde de aynı uygulamanın yapıldığını ve yapılmakta olduğunu, emsal uygulamaların bulunduğunu, örneğin Ege Üniversitesinde de benzer uygulama yapıldığı bilgisinin verildiğini, demek ki bu durumun, ilgili kamu görevlilerine kamu zararı anlamında bir kusur isnat edilemeyeceğini ispatladığını ve gösterdiğini

11- Şahsıyla ilgili hesaplamada hesap hatasının mevcut olduğunu, Dekan Vekili olduğu 8 aylık dönemde yapılan, sadece 2016-2017 Bahar dönemine denk gelen ve oluştuğu iddia edilen hesaplamanın da hatalı olduğunu, şöyle ki, 20.06.2017 tarihli ve 14142 sayılı ödeme emri belgesinde … TL, 23.06.2017 tarihli ve 14722 sayılı ödeme emrinde ise … TL kamu zararından söz edilirken, Bahar dönemi kamu zararı hesabının ekli tabloda … TL yazıldığını,

12- Strateji Daire Başkanlığı'nın ödeme yapmadan evvel denetim ve sorumluluğunun bulunduğunu, ödeme emirlerinin Strateji Daire Başkanlığı'na gönderildiğini, onlar tarafından da kontrol edilip, denetlenerek, uygunluk verildiğini, bu çerçevede bir hata veya kusur olsaydı anılan birimin bu hususu belirterek, düzeltme istemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla, şayet Denetçinin iddiası bir an için doğru kabul edilirse somut olayda idarenin hizmet kusurundan söz edilmesi gerektiğini, hizmet kusurunun, bir kamu hizmetin yürütülmesinden kaynaklanan aksaklık veya bozukluklar olduğunu, bu kusurun İdare Hukukuna özgü olduğunu, otomasyon sisteminden kaynaklanan bu durumun, Üniversite idaresinin işletimsel kusurunu oluşturabileceğini, ancak bu hizmet kusurunun, somut olayda kamu görevlilerine döndürülemeyeceğini, bir başka deyişle, somut olayda mal alımı, ihale vb.’den kaynaklanan bir kusur değil, otomasyon sisteminden kaynaklanan bir kusur kabul edilecekse, burada muhatabın otomasyon sistemi dışındaki kamu görevlilerinin zaten olamayacağını, bu noktaları incelemeden sorgu çıkarılmasının da hizmet kusuru olduğunu ve infial oluşturduğunu,

13- İlgili Öğretim Üyelerinin Beyanı: Ödeme emrine esas alınan öğretim elemanının ders yükü bildirim formlarının her bir öğretim elemanı tarafından imzalanmakta ve söz konusu formlarda belirtilen derslerin fiilen yapıldığının belirtilmekte olduğunu, ara sınavlar ders yükünden sayıldığı için öğretim üyelerinin de bu formları imzalayarak teslim ettiğini, öğretim üyeleri idareye bu şekilde beyanda bulunduğu için buna dayalı olarak da söz konusu imzayı Dekan Vekili olarak atmış bulunduğunu,

14- Bu çerçevede kusurun paylaştırılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, zararın ilgililerin kusuru oranında tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle sorguda iddia edilen tüm zararın şahsına yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu ve adil olmadığını,

15- Kamu Zararına Sebebiyet Verme Kastının Olmaması: Kamu zararına sebebiyetin kasten işlenebilen bir hukuka aykırılık olduğunu, şahsının böyle bir kastının asla olmadığını ve olamayacağını, 28 yıllık öğretim üyeliği yaşamında hiçbir kusurunun veya cezasının olmadığını, Dekan Vekilliğini dahi ülkemizin en zor koşullarında bilâbedel, yapmış bir öğretim üyesinin kamu zararına sebebiyet vermekle ithamının manevi mağduriyet oluşturduğunu, asla kabul anlamına gelmemek ve faiz işletilmesini önlemek amacıyla hakkında talep edilen para … Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı uhdesindeki … Bankası'nın ilgili şubesine tamamının ödendiğini (Dilekçe Eki: 3) (… BANKASI AIBAN MERKEZ ŞUBESİ IBAN: …), öte yandan anılan para, ilgili öğretim üyelerine aktarıldığına göre, onlardan bu paranın tahsilinin de mümkün olduğunu, kaldı ki, iddia edilen kamu zararının ilgili öğretim üyelerinden rızaen tahsilinin mümkün olduğunu, bu konuda bir mutabakat/konsensus olduğu, Üniversite Yönetim Kurulu kararı olduğu bilgisinin verildiğini,

Sonuç olarak, yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen araştırılacak diğer gerekçelerle kamu zararının olmadığını, tersine İdarece eksik ödeme yapıldığını, kamu zararına neden olma kastının olmadığını, ders yükü bildirim formunun hatalı incelendiğini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek üzere yüklenen kamu zararının yaklaşık bir yıl önce ödendiği de dikkate alınarak. Sayıştay 2. Dairesinin eksik incelemeye dayalı ve hukuken hatalı tazmin hükmünün bozularak kaldırılmasını Kurulumuza arz etmiştir.

(Sorumlu …’ın temyiz dilekçesi için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenin dilekçesinde; tazmine konu edilen ek derslerin fiilen yapıldığı, öğrenci devam çizelgeleri ile bu durumun ortaya konulabileceği, fazla ve yersiz ödeme olduğu ifade edilen ders ücretlerinden bir kısmının tahsil edildiği, yapılan ödemelerin mevzuatına uygun olduğu, tazmin hükmü verilirken YÖK tarafından çıkarılan ek ders ücretlerinin ödenmesine ilişkin düzenlemelerin dikkate alınmadığı, Sayıştay 6. Dairesi tarafından benzeri bir konuda farklı karar verildiği hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; 6085 sayılı Kanunun 48 inci maddesinde yargılamaya esas rapora yer verildiği, burada sorumlulardan bahsedildiği, diğer yandan, sorumluluk tevcih edilen kişilerin borcun tahsili aşamasında ahizlerine rücu etme haklarının bulunduğunun da hukuki bir gerçek olduğu, ayrıca, bahis konusu kamu zararının ahizlerden (gönüllülük esasına göre de olsa) tahsil edilmesinin, ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu, bu itibarla, adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile fiilen ders yapılan sürelerin ve ödenen ek ders ücretlerinin araştırılması maksadıyla Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmuştur.

(Sorumlu … ve …’in temyiz dilekçeleri için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenin dilekçesinde; tazmine konu edilen ek derslerin YÖK tarafından çıkarılan yönetmeliğe uygun olarak hesaplanıp ödendiği, fazla ve yersiz ödeme olduğu ifade edilen ders ücretlerinin tahsil edildiği, muhasebe kayıtlarına alındığı belirtilerek belgelerinin gönderildiği hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dilekçe ve eklerinin incelenmesinden tazmine konu tutarın ilam tarihinden önce tahsil edilmiş olmakla birlikte, emanet hesaplarında gösterildiği, tahsilatla ilgili işlemlerin hüküm tarihinden sonra tamamlandığının görüldüğü, bu durumun, ilam hükmünün infazı mahiyetinde olduğu; bu itibarla, adı geçenin temyiz talebinin reddi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmuştur.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Temyize konu işbu ilam maddesinde tazmin hükmü, ilgili Yüksekokulun/Fakültenin/Enstitünün ara sınav dönemlerinde fiilen ders yapılmadığı halde öğretim elemanlarına ek ders ücreti ödenerek kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle verilmiştir.

2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanununun “Çalışma Esasları” başlıklı 36 ncı maddesinde:

“Öğretim elemanları, üniversitede devamlı statüde görev yapar.

Öğretim üyesi, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın ve ihtiyaç bulunması halinde görevli olduğu üniversitede haftada asgari on saat ders vermekle yükümlüdür. Öğretim görevlisi ve okutmanlar ise, haftada asgari on iki saat ders vermekle yükümlüdür.”

Hükmüne yer verilirken, 2914 sayılı Yüksek Öğrenim Personel Kanununun “Ek ders ücreti” başlıklı 11 inci maddesinde:

“2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesine göre haftalık okutulması mecburi ders yükü saati dışında, kısmi statüde bulunanlar dâhil öğretim elamanlarına görev unvanlarına göre Maliye Bakanlığının görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen mecburi ve isteğe bağlı dersler ve diğer faaliyetler için bu ders ve faaliyetlerin haftalık ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla en çok yirmi saate kadar, ikinci öğretimde ise en çok on saate kadar ek ders ücreti ödenir. Ders yüklerinin tamamlanmasında öncelikle normal örgün öğretimde verilen ders ve faaliyetler dikkate alınır.

Öğretim elemanlarının teorik derslerle yaptırdıkları uygulama, yönettikleri tez, seminer ve doktora çalışmalarının ve ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yükseköğretim Kurulunca belirlenir. Ara sınavlar için Yükseköğretim Kurulunca öğrenci sayısı göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilecek ders yükü beş saati, diğer faaliyetler için belirlenecek ders yükü ise bir saati geçemez. Teorik dersler dışındaki faaliyetlerin ders yükünün tamamlanmasından sonraki kısmı ek ders ücretinin hesabında dikkate alınır. Ancak mecburi ders yükünün tamamlanmasında ve ek ders ücretinin hesabında, teorik dersler dışındaki faaliyetlerin haftalık en fazla on saatlik kısmı dikkate alınır, kalan kısmı ise maaş karşılığı sayılır.

Dersi veren öğretim elemanına her ders için ayrı ayrı olmak üzere yarıyıl ve yılsonu dönemlerinde her 50 öğrenci için 300 gösterge rakamının Devlet Memurları Kanununa göre aylıklar için belirlenen katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda sınav ücreti ödenir. Öğrenci sayısının hesabında küsurlar tama iblağ edilir ve 500 öğrenciden fazlası dikkate alınmaz. Ara sınavlar ve bütünleme sınavları için sınav ücreti ödenmez.”

Hükmü yer almaktadır.

Anılan mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşılacağı üzere, görevli oldukları üniversitede; öğretim üyeleri haftada 10 saat, öğretim görevlileri ve okutmanlar ise haftada 12 saat ders vermekle yükümlüdür. Kanunun öngördüğü bu yükümlülük yerine getirildikten sonra ücrete konu ders ve faaliyetlerin ders programında yer alması ve fiilen yapılması şartıyla örgün eğitimde haftada 20 saat, ikinci öğretimde ise haftada 10 saati geçmemek üzere ek ders ücreti ödemesi yapılabilecektir.

Ancak yapılan incelemede, öğretim elemanlarının ara sınav dönemleri haricindeki haftalık standart ders programına belirlenen ders yüklerinin, fiilen ders yapılmadığı halde ara sınav dönemlerinde de fiilen ders yapılmış gibi ders yükünden sayılmak suretiyle toplam ders yüküne eklendiği ve bu şekilde maaş karşılığı mecburi ders yükü doldurulmadığı halde ek ders ücreti ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.

Sorumlular temyiz dilekçelerinde temel olarak, 16.09.2005 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurul toplantısında alınan karar ile çıkartılan Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esasların 2 nci maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini; nitekim bu maddenin (b) bendinin 4 üncü alt bendinde derse kayıtlı öğrenci sayısına göre belirlenen ders yükünün sınavın yapıldığı haftanın ders yüküne aynen ekleneceğinin hüküm altına alındığını iddia etmekte iseler de; ilişikli ödeme emirleri ve eki belgeler incelendiğinde, ara sınav için haftalık ders yüküne eklenecek olan ders yükünün belirlenmesi için derse kayıtlı öğrenci sayısı ve öğretim elemanı tarafından kaç sınav yapıldığı gibi hususların belirtilmediği (bu defa temyiz aşamasında herhangi bir belgeye dayanmaksızın yazılı olarak bildirilmekle beraber) ve sadece ek ders formunun haftalık ders programına göre doldurulduğu anlaşılmakta olup, kamu zararına konu olan ödemeler yalnızca, fiilen yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın ara sınav dönemdeki ders yüküne haftalık ders programından direkt aktarılan; ancak fiilen yapılmadığı tespit edilen dersler karşılığı ödenen ek ders ücretlerinden kaynaklanmaktadır.

Ancak 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun “Ek ders ücreti” başlıklı 11 inci maddesinde; “... ara sınavların ne ölçüde ders yükünden sayılacağı Yükseköğretim Kurulunca belirlenir. ...” hükmü yer almakta olup, bu çerçevede 16.09.2005 tarihli Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurul Toplantısında alınan Karar ile “Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar” belirlenmiştir.

Bu Esasların 2/(b)-4 maddesinde:

“Bir yarı yıl içinde yapılan her ara sınav karşılığı olarak dene kayıtlı öğrenci sayısına göre;

Öğrenci Sayısı Ders Yükü

  1. 50 1 saat

51- 100 2 saat

101-150 3 saat

151-200 4 saat

201 ve daha çok 5 saat

Ders yükü sınavın yapıldığı haftanın den yüküne aynen eklenir.”

Denilmektedir.

Buradaki “eklenir” ifadesinin “ders yüküne sayılır” manasındadır. Aynı şekilde aynı YÖK Genel Kurulu Kararı md.3/(b)’de; “Ara sınavlar için öngörülen yükten doğan ek ders ücretleri yalnızca ara sınavların veya ara sınavların yerine geçen değerlendirmelerin yapıldığı hafta için ödenir.” denilmekte olup YÖK Genel Kurulu tarafından kabul edilen Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar uyarınca ara sınavın söz konusu olduğu dersler bakımından ara sınav karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına göre ders yükünün belirlenmesinin zorunlu olduğu noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.

Gerek Denetçi sorgusunda (ve sonrasında düzenlediği yargılamaya esas raporunda) gerekse Daire İlamında söz ara sınavlar için ek ders yükleneceğine ilişkin YÖK Kararının bu açık düzenlemesi dikkate alınmamıştır. Bunun üzerine de sorumlularca bu defa, İlamda öğretim elemanlarının fiilen yapmadığı belirtilen derslerin (şube bazında) ara sınavları ve bu sınavlara giren öğrenci sayıları yazılı olarak Kurulumuza bildirilmiştir.

Öte yandan, Denetçi sorgusu doğrultusunda ilgili Sayıştay Dairesi, ders yükü bildirim formunu sadece ilgili birimde (Yüksekokul/Fakülte/Enstitü) yer alan ve yapılmamış dersler olarak değerlendirmiştir. Oysa ders yükü bildirim formu dikkatli incelendiğinde haftalık ders yükü toplamı içerisinde fiilen diğer birimlerde/bölümlerde yapılan derslerin de olduğu görülecektir. Fiilen yapılan bu (Enstitü bünyesindeki ara sınavı bulunmayan uzmanlık alanı dersleri veya Enstitüdeki ara sınavlar aynı zamanda yapılmadığından Enstitü bünyesinde devam eden dersler gibi) dersleri yapılmamış olarak nitelendirerek mecburi ders yükünün tamamlanmadığını ileri sürerek kamu zararından söz edilmesi de hatalı bir yaklaşım olacaktır. Kaldı ki, yukarıda belirtildiği üzere YÖK Genel Kurulu tarafından kabul edilen Ders Yükü Tespiti ve Ek Ders Ücreti Ödemelerinde Uyulacak Esaslar uyarınca mecburi ders yükü kapsamına ders saati dışında ara sınav karşılığı olarak derse kayıtlı öğrenci sayısına göre belirlenen ders yükü de dahildir ve ek ders ücreti haftalık ders yükü sınırını aşan teorik dersler ve diğer faaliyetler için ödenir.

Bu hususların dışında, temyiz talebinde bulunan sorumlu(lar), tazmin hükmündeki (daha önce 29.06.2018 tarihinde makbuzla Üniversitenin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına ait … Bankası hesabına yatırılmış olan gelir hesabına kaydedilmiş olduğuna dair belgenin Sayıştay Başkanlığına gönderilmemiş olması nedeniyle tahsilat olarak kabul edilmeyen) kamu zararının, bu defa 09.05.2019 yevmiye tarihli 2019/7655 defter yevmiye numaralı muhasebe işlem fişi ile kayıtlara alındığını ve bu belgenin 31.05.2019 tarihinde Sayıştay Başkanlığına gönderildiğini bildirmekte ise(ler) de; temyiz dilekçesinde bildirilen tahsilat, temyiz sebebi sayılmadığından bu hususta Kurulumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Bu tahsilatın temyiz talebinde bulunanlar tarafından kararı veren yargılama dairesine yapılması gerekir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, yalnızca ara sınav dönemlerinde fiilen yapılmayan dersler esas alınarak kamu zararı tespit edilmesinde hukuki isabet görülmediğinden; temyiz talebinde bulunan sorumluların iddia ve itirazlarının kabul edilerek 143 sayılı İlamın 12. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alınarak haftalık ders yükü toplamının tekrardan hesaplanmasını ve bu doğrultuda hesaplanacak ders yükü sayısından mecburi ders yükünün çıkarılmasıyla bulunacak ek ders ücretine esas ders yükü üzerinden kamu zararı oluşup oluşmadığının yeniden tespit edilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye … ve Üye …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 13.03.2024 tarih ve 56562 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Temyiz Kurulu ve …. Daire Başkanı … ile Üye …, Üye … ve Üye …:

Bozmaya gerekçe olarak gösterilen hesaplamalar sorumlular tarafından tablolar halinde yapılmış olup, bu hesaplamalara göre (sınavlar dolayısıyla ders yüküne sayılması gereken ders saati, ders programı doğrultusunda fiilen yapılmadığı belirtilen ders saatinden fazla olması hasebiyle) ek ders ödemelerinde kamu zararı oluşmadığı görüldüğünden; temyiz talebinde bulunan sorumluların iddia ve itirazlarının kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim