Sayıştay 2. Dairesi 44468 Kararı - Yüksek Öğretim Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
44468
18 Aralık 2019
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2016
-
Daire: 2
-
Dosya No: 44468
-
Tutanak No: 47039
-
Tutanak Tarihi: 18.12.2019
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Döner sermaye işletmesinin ticari alacaklarının zaman aşımına uğratılması;
123 sayılı İlamın 17. maddesiyle; Tıp Fakültesinde Döner Sermaye İşletmesinin Ticari Alacaklarının zaman aşımına uğratıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu (Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Döner Sermaye İşletme Saymanlık Müdürü …), temyiz dilekçesinde özetle; Döner Sermayeli işletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin gelirlerin tahakkuku, takibi ve tahsili ile ilgili 8 inci maddesi, gerçekleştirme görevlileri ve sorumluluğu ile ilgili 10 uncu maddesi, muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri ile ilgili 14 üncü maddesi, muhasebe yetkilisinin sorumlulukları ile ilgili 15 inci maddesi, alacakların takip ve tahsil sorumluluğu ile ilgili 23 üncü maddesi ve ayrıca 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesine istinaden düzenlenen “Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik”’in kamu zararlarının tespiti ve tahsilinde zamanaşımı ile ilgili 19 uncu maddesi hükümleri karşısında söz konusu işlem ile ilgili ekli muhasebe kaydının incelenmesinde; … Üniversitesi Tıp Fakültesi yetkilileri tarafından ilgili şirkete eksik hizmetten dolayı … TL ceza kesildiği ve cezanın … TL’sinin 31.05.2005 tarihinde tahsil edildiğinin görüldüğünü, dolayısıyla bu kamu zararı ile ilgili işlemlerin gelir gerçekleştirme ve harcama birimlerince yerine getirildiğini, bu işlemlere ait muhasebe kayıtlarının Saymanlık Müdürü tarafından verine getirildiğini, dolayısıyla kamu zararının tespitinin İdare tarafından yapıldığını, … TL’lik tahsilatın da yine gerçekleştirme görevlilerince yerine getirildiğini ve Saymanlık Müdürlüğünce muhasebeleştirildiğini, geri kalan tutarın tahsil edilmesinin İdare tarafından mütalaa edildiği ve konunun Hukuk Müşavirliği ile görüşüldüğü, alınan sözlü görüşle söz konusu alacağın dava yoluyla tahsiline gidilse bile davanın kaybedileceğinin belirtildiğini, Harcama Yetkilisi … ile Gerçekleştirme Görevlisi …’in duruşma sırasında yazılı savunmalarına ek olarak verdiği savunmaların Sayıştay İlamında da dile getirildiğini, dolayısıyla gerek Harcama Yetkilisi ve gerekse Gerçekleştirme Görevlisi ile Hukuk Müşavirliğinin bu kamu zararının farkında ve bu konuda tahsilinden vazgeçilmesi ve alacağın terkini gerektiğini dile getirdiklerini, bu aşamada Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin ilgili 8 inci maddesindeki;
“(1) İşletme gelirlerinin tahakkuku ve takibi gelir gerçekleştirme görevlilerince, tahsil işlemleri ise muhasebe birimlerince yürütülür.
(2) Alacakların takibinden vazgeçilmesinde, işletmelerin kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmayan hâllerde. Kanunun 79 uncu maddesi hükmüne göre işlem yapılır.”
İle Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 21 inci maddesindeki;
“Zorunlu veya mücbir sebeplerle takip ve tahsil imkânı kalmayan kamu zararından doğan alacaklardan merkezî yönetim bütçe kanununda gösterilen tutara kadar olanların kayıtlardan çıkarılmasına, genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde Maliye Bakanı, diğer kamu idarelerinde özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla üst yöneticiler yetkilidir.”
Hükümlerine istinaden Saymanlık Müdürlerine verilen bir yetki ve sorumluluk bulunmadığını, Harcama Yetkilisinin ve Gerçekleştirme Görevlisinin duruşma sırasındaki yazılı savunmalarında dile getirdikleri gibi Hukuk Müşavirliğinin görüşü ile birlikte Üst Yöneticiye sunup bunun terkin edilmesinin sağlanması gerektiğini ve söz konusu belgeler Saymanlık Müdürlüğüne gönderildiğinde de Saymanlık Müdürünün bununla ilgili muhasebe kayıtlarını yapmakla sorumlu olacağını, dolayısıyla yetkili olmadığı bir konuda Saymanlık Müdürüne sorumluluk yüklenmesinin yasalara açıkça aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki; Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğinin zaman aşımı ile ilgili 19 uncu maddesinde;
“(1) Kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımı süresi, zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla, on yıldır." ve
“(2) Zamanaşımı süresi, 17 nci maddede kamu zararının oluştuğu kabul edilen tarihi takip eden malî yılın başında işlemeye başlar ve onuncu yılın sonunda biter.”
Hükmünün yer aldığını, söz konusu kamu zararının İlamda da açıkça belirtildiği gibi 28.04.2005 ve 09.05.2005 tarihlerinde meydana geldiğini ve ilgili kayıtlara alındığını, yukarıdaki maddelerde açıkça belirtilen on (10) yıllık zaman aşımı süresinin, zararın oluştuğu kabul edilen 28.04.2005 ve 09.05.2005 tarihi takip eden mali yılın basından (01.01.2006) işlemeye başladığını ve onuncu yılın sonunda (31.12.2015) bittiğini; bu nedenle, İlamın ilgili maddesinin hüküm bölümündeki alacağın zaman aşımına uğradığı tarihte görevde bulunduğu belirtilen …'dan müştereken ve müteselsilen tazminine hükmedilmesinin de yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Zira … Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğü görevinden 31.07.2015 tarihinde ayrıldığını ve 10.08.2015 tarihinde …'da yeni görevine başladığını, bununla ilgili belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, dolayısıyla kamu zararının zaman aşımına uğradığı tarihte görevde bulunmadığını, tüm bu hususların yanı sıra; konu ile ilgili bir sorgunun tarafına tebliğ edilmediğinin ve tarafından herhangi bir savunmanın da verilmediğinin, İlamın 144. sahifesindeki bahsedilen savunmanın konu ile ilgisinin olmadığı ve savunmanın alacak senetleri ile ilgili olduğu, bu konuda Muhasebe Yetkilisi (Döner Sermaye Saymanlık Müdür Vekili) …'in savunma verdiğinin görüleceğini, 145. sahifedeki Denetçi Görüşünde de “... …’ın da sorumlu tutulduğu diğer maddelerle ortak bir savunma yaptığından açıklamalarında bu maddeye özgü bir bilgi yer almadığı, …’in savunmasının da konu ile ilişkilendirilemediği ...”nin belirtildiğini, bunun da sorgunun da konu ile ilgili kendisinden savunma istenmediği ve sorgunun zamanaşımı esnasında görevde bulunan …’e gönderildiğini göstermekte olduğunu, izah edilen bu sebeplerle; söz konusu madde de belirtilen kamu zararlarının zaman aşımına uğratılmasında gerek yetki ve sorumluluğumun olmaması gerekse zamanaşımı tarihinde söz konusu görevde (Muhasebe Yetkilisi) olmadığından İlamda belirtilen tazmin hükmünün kaldırılması yönünde karar alınmasını arz etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde konuya ilişkin olarak; tazmine kamu zararının zamanaşımına uğradığı tarihte görevde olmadığı, rapor düzenlenmesi öncesinde kendisinden savunma istenilmediği ve bahse konu alacağın zamanaşımına uğratılmasından kendisinin sorumlu tutulamayacağı hususlarının iddia edildiği ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği ifade edildikten sonra; dilekçede ortaya konulan hususlar karşısında, temyiz talebinin kabulü ile belirtilen hususların araştırılması maksadıyla Dairesine Tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan sorumlu … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
İlamda tazmin hükmü, 2005 yılında eksik güvenlik hizmeti sunması nedeniyle …’ye kesilen ceza tutarı olan ve 28.04.2005 ve 09.05.2005 tarihlerinde ilgili şirket adına 127-Diğer Ticari Alacaklar hesabına kaydedilen … TL ve … TL olmak üzere toplam … TL’nin … TL’sinin tahsil edildiği, … TL’lik kısmının 09.05.2015 tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle verilmiş olup, söz konusu tazmin hükmünden alacağın zamanaşımına uğradığı tarihte görevde olan Döner Sermaye İşletme Müdürü (Harcama Yetkilisi olarak) ve Döner Sermaye Saymanlık Müdürü (Muhasebe Yetkilisi olarak) sorumlu tutulmuştur.
Öncelikle, tazmin hükmü konunun esası yönünden irdelenecek olursa; İlamda da belirtildiği gibi; yükleniciye kesilen cezanın kayıtlara alınmasından yaklaşık 4 yıl sonra 03.07.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve idareler tarafından kesilecek cezanın toplam tutarının, hiçbir durumda, sözleşme bedelinin % 30’unu geçemeyeceği şeklinde bir düzenlemeyi içeren Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 49 uncu maddesindeki bir değişikliğin öne sürerek 127 nolu hesaba alınan alacağın tahsil imkânının kalmadığından bahsetmek mümkün değildir. Çünkü mevzuatta öngörülen değişiklik 03.07.2009 tarihinden önce yapılmış olan ihale sözleşmeleri için geçerli değildir. Bu durum karşısında İdare tarafından yapılan mütalaa sonucunda Hukuk Müşavirliğinin de görüşü alınarak söz konusu alacağın ancak dava yoluyla alınabileceği; dava edilse bile bu davanın kaybedileceği şeklinde bir kanaate varılması üzerine alacağın tahsil edilmediği yönünde bir savunmanın herhangi bir hukuki geçerliliği de bulunmamaktadır. Bu itibarla, konunun esası yönünden tazmin hükmünde bir isabetsizlik görülmemektedir.
Sonrasında, sorumluluk yönünden bir değerlendirme yapılacak olursa;
05.07.1983 tarihli ve 18098 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58. Maddesine Göre Döner Sermaye İşletmelerinin Kurulmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik’in “Yönetim ve Örgüt” başlıklı Üçüncü Bölümündeki “Tahakkuk Memuru” başlıklı 13 üncü maddesinde:
“Döner sermayeden yapılacak giderler ile tahsis edilecek gelirler, tahakkuk memuru tarafından tahakkuk ettirilir. Tahakkuk memurluğu işletme müdürü tarafından yürütülür.
(Ek:RG-23/1/2001-24296) İlgili üniversitenin tüm eğitim öğretim, araştırma ve uygulama birimlerinin faaliyet alanlarını kapsayan döner sermaye işletmelerinde tahakkuk memurluğu görevi uygun görüldüğü ölçüde üniversite bünyesindeki fakülte, enstitü, yüksekokul ve diğer birimlerde görevli yöneticilere, Rektörün onayını almak şartıyla devredilebilir.”,
“Tahakkuk Memurunun Görevleri” başlıklı 14 üncü maddesinde:
“Tahakkuk memurları gider ve gelirlere ilişkin tahakkuk belgeleri üzerinde aşağıda belirtilen hususları aramakla yükümlüdür:
a) Yeteri kadar ödenek bulunması,
b) Giderlerin bütçedeki tertiplere uygun olması,
c) Giderlerin kanun, tüzük, kararname ve yönetmeliklere uygun olması,
d) Maddi hata bulunmaması,
e) Verile emrine bağlanması gereken taahhüt ve tahakkuk belgelerinin tamam olması,
f) İstihdamın kadro dahilinde bulunması,
g) Gelirlerin kanun ve yönetmeliklere uygun olması,”,
“Sayman” başlıklı 15 inci maddesinde:
“(Başlığıyla birlikte değişik:RG-25/12/1998-23564)
Döner sermaye işletmelerinin saymanlık hizmetleri Maliye Bakanlığınca kurulacak döner sermaye saymanlıklarınca yürütülür.
Döner sermaye işletmelerinin mali ve muhasebe işlemleri Maliye Bakanlığınca atanacak sayman ile saymanlık personeli tarafından yürütülür. Saymanın geçici veya sürekli olarak görevi başında olmadığı hallerde saymanlık görevi Maliye Bakanlığınca vekaleten görevlendirilecek personel tarafından yürütülür.” ve
“(Değişik başlık:RG-25/12/1998-23564) Saymanın Görevleri” başlıklı 16 ıncı maddesinde:
“Sorumlu saymanın başlıca görevleri şunlardır:
a) Malî işlemleri mevzuatta belirtilen usullere uygun biçimde yapmak ve yaptırmak,
b) (Değişik:RG-25/12/1998-23564) Tekdüzen Hesap Çerçevesi ve hesap planına göre muhasebe ve defter kayıtlarını tutmak,
c) Usulüne uygun olarak tahakkuk ettirilen istihkakları sahiplerine ödemek, gelirleri tahsil ettirmek,
d) Gelir ve gidere ilişkin her türlü belgeleri, defterleri ve makbuzları saklamak,
e) Ayniyat, ambar ve vezne işlerinin usulüne uygun biçimde yürütülmesini sağlamak,
f) Demirbaş ve ambar kayıtlarının esas deftere uygunluğunu sağlamak,
g) Banka ve kasada bulunan para ve bu mahiyetteki kıymetli evrakın kontrolünü yapmak,
h) İşletmenin bütün alacak ve borçlarının zamanında tahsil edilmesini veya ödenmesini sağlamak, bu yönde gerekli takibatı yapmak,
i) (Değişik:RG-25/12/1998-23564) Aylık mizanları izleyen ayın 9'una kadar düzenlemek,
j) Malî yılın bitimini izleyen 2 ay içinde işletmenin envanterini, kesin mizanını ve bilançosunu düzenlemek ve asılları ile birlikte gelir gider belgelerini Sayıştay’a, bilanço ve eklerinin onaylı birer örneğini Maliye Bakanlığına göndermek,
k) Veznedar, ayniyat memuru ve ambar memurlarını, kefalet kanunu esasları dahilinde kontrol etmek,
l) Sayman mutemetleri ile İta Amiri mutemetlerinin hesaplarını kontrol etmek, Yönetmeliğe uymalarını sağlamak,
m) Muhasebe ile ilgili diğer işleri yapmak.”
Hükümleri yer almaktadır.
Diğer taraftan, 01.05.2007 tarihli ve 26509 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Döner Sermayeli işletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “Gelirlerin tahakkuku, takibi ve tahsili” başlıklı 8 inci maddesinde:
“(1) İşletme gelirlerinin tahakkuku ve takibi gelir gerçekleştirme görevlilerince, tahsil işlemleri ise muhasebe birimlerince yürütülür.
(2) Alacakların takibinden vazgeçilmesinde, işletmelerin kendi özel mevzuatlarında hüküm bulunmayan hâllerde. Kanunun 79 uncu maddesi hükmüne göre işlem yapılır.”,
“Harcama yetkilisinin yetki ve sorumluluğu” başlıklı 9 uncu maddesinde:
“(1) İşletme bütçelerinden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında; hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.
(2) Harcama yetkilileri harcama yetkisini; yardımcılarına, yardımcısı olmayanlar ise hiyerarşik olarak bir alt kademedeki yöneticilere, kısmen veya tamamen devredebilirler.
(3) Harcama yetkisi aşağıdaki şartlara uygun olarak devredilir:
a) Yetki devri yazılı olmak zorundadır.
b) Devredilen yetkinin sınırları açıkça belirlenmiş olmalıdır.
c) Muhasebe yetkilisine yazılı olarak bildirilmelidir.
(4) Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve ilgili mevzuata göre yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.
(5) Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, komisyon ve benzeri kurul veya komisyon kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul veya komisyona ait olur.
(6) Harcama yetkilisinin kanunî izin, hastalık, geçici görev, disiplin cezası uygulaması, görevden uzaklaştırma ve benzeri nedenlerle geçici olarak görevinden ayrılması hâlinde, ilgili harcama biriminin harcama yetkilisi, anılan görevi yürütmekle görevlendirilen kişidir.”,
“Gerçekleştirme görevlileri ve sorumluluğu” başlıklı 10 uncu maddesinde:
“(1) Gider gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
(2) Harcama yetkilisi, kendisine en yakın üst kademe yöneticilerinden birisini veya birkaçını ödeme emri belgesini düzenlemek üzere görevlendirir. Görevlendirilen kişiler de gerçekleştirme görevlisi olup, harcama birimindeki ön malî kontrol görevini yaparlar.
(3) Gelir gerçekleştirme görevlileri; işletme gelirlerinin tahakkuk ve takip işlemlerini yürütürler.
(4) Gider ve gelir gerçekleştirme görevlileri, kendilerine verilen görevlerin mevzuatına ve usulüne uygun olarak yürütülmesinden, düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve diğer gerçekleştirme görevlileri tarafından düzenlenen belgeler üzerinde yapmaları gereken kontrollerden sorumludurlar.”,
“Muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri” başlıklı 14 üncü maddesinde:
“(1) Muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri aşağıda belirtilmiştir:
a) Gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek.
b) Giderleri ve borçları hak sahiplerine ödemek.
c) Para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetleri almak, saklamak ve ilgililere vermek veya göndermek.
ç) Yukarıdaki bentlerde sayılan işlemlere ve diğer malî işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, belge ve bilgileri her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek.
d) Yönetmelik gereğince düzenlenmesi gereken belge ve bilgileri, belirtilen sürelerde ilgili yerlere düzenli olarak vermek.
e) Veznenin kontrolünü ilgili mevzuatında öngörülen sürelerde yapmak.
f) Muhasebe hizmetlerine ilişkin defter, kayıt ve belgeleri ilgili mevzuatında belirtilen sürelerle muhafaza etmek ve denetime hazır bulundurmak.
g) Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin hesap, belge ve işlemlerini ilgili mevzuatında öngörülen zamanlarda denetlemek veya muhasebe biriminden uzak yerlerde görev yapan muhasebe yetkilisi mutemedinin bulunduğu yerdeki birim yöneticisinden kontrol edilmesini istemek.
ğ) Hesabını kendinden sonra gelen muhasebe yetkilisine devretmek, devredilen hesabı devralmak.
h) Muhasebe birimini yönetmek.
ı) Diğer mevzuatla verilen görevleri yapmak.”,
“Muhasebe yetkilisinin sorumlulukları” başlıklı 15 inci maddesinde:
“(1) Muhasebe yetkilileri;
a) Bu Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde sayılan hizmetlerin zamanında yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından.
b) Mutemetleri aracılığıyla aldıkları ve elden çıkardıkları para ve parayla ifade edilen değerler ile bunlarda meydana gelen kayıplardan,
c) Ön ödeme ile kesin ödemelerin yapılması ve ön ödemelerin mahsubu aşamalarında ödeme emri belgesi ve eki belgelerin usulünce incelenmesi ve kontrolünden,
ç) Yersiz ve fazla tahsil edilen tutarların ilgililerine geri verilmesinde, geri verilecek tutarın, düzenlenen belgelerde öngörülen tutara uygun olmasından,
d) Ödemelerin, ilgili mevzuatın öngördüğü öncelik sırası da göz önünde bulundurularak, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre yapılmasından.
e) Rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla. kendinden önceki muhasebe yetkilisinden hesabı devralırken göstermediği noksanlıklardan.
f) Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin hesap, belge ve işlemlerini ilgili mevzuata göre kontrol etmekten,
g) Yetkili mercilere hesap vermekten,
sorumludurlar.
(2) Muhasebe yetkililerinin Kanuna göre yapacakları kontrollere ilişkin sorumlulukları, görevleri gereği incelemeleri gereken belgelerle sınırlıdır.
(3) Muhasebe yetkililerinin ret ve iadeler ile ayrılıp gönderilmesi gereken paylara ilişkin fazla ve yersiz ödemelerde sorumluluğu, bu Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca yapması gereken kontrollerle sınırlıdır.” ve
“Alacakların takip ve tahsil sorumluluğu” başlıklı 23 üncü maddesinde:
“(1) Alacakların takip edilerek tahsil edilebilir hâle getirilmesi idarenin görev ve sorumluluğundadır.
(2) Muhasebe yetkilisi, alacakların takibi için gerekli bilgileri ve belgeleri düzenli olarak işletmeye vermekle yükümlüdür.
(3) Muhasebe yetkilisi, idarelerce ilgili mevzuatına göre tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hâle gelmiş gelir ve alacakları ilgili hesaplara kaydederek nakden veya mahsuben tahsil edilmesinden sorumludurlar.”
Hükümleri yer almaktadır.
Her iki Yönetmeliğin yukarıya detaylı bir şekilde alınan ilgili hükümleri doğrultusunda temyize konu İlamda; kamu zararından doğan alacağın zamanaşımına uğratıldığı anda görevde olan Döner Sermaye İşletme Müdürüne İlamda Harcama Yetkilisi olarak yazılmış ise de esasen (gelirlerin tahakkuk ve takibinden sorumlu) İşletme Müdürü sıfatından; Döner Sermaye Saymanlık Müdürüne ise (gelirlerin tahsilinden sorumlu) Muhasebe Yetkilisi sıfatından dolayı sorumluluk yüklenmiştir.
İşletme Müdürünün sorumluluğu açısından olaya bakılacak olursa; … Üniversitesi Rektörlüğü Genel Sekreterlik Makamının Harcama Yetkilisi yetki devri konulu yazısıyla, 04.02.2013 tarihinden itibaren … Üniversitesi’nin 42 adet döner sermaye biriminin her birine ayrı ayrı (döner sermaye faaliyetleri bulunan ilgili fakülte ve yüksekokulundan) harcama yetkilisi atanmış olduğu, sadece birden fazla birim ihtiyacının tek ihale ile temin edileceği durumlarda harcama yetkilisi görevlerinin Döner Sermaye İşletme Müdürüne verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. (**Döner Sermaye İşletme Müdürüne gerçekleştirme görevlisi sorumluluk unvanı da verilmemiştir.)
Bu görevlendirmeler karşısında, Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 8 inci maddesi uyarınca, … Tıp Fakültesindeki kamu zararı ile ilgili işletme gelirlerinin tahakkuku ve takibinden … Tıp Fakültesi Hastanesi Döner Sermaye harcama birimi yetkilileri ve gelir gerçekleştirme görevlilerinin sorumlu olduğu aşikârdır.
Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğuna gelince; Muhasebe Yetkilisi Döner Sermaye Saymanlık Müdürünce temyiz dilekçesinde kamu zararına konu alacağın tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş bir alacak olmadığı gerekçesiyle kendisinin sorumlu tutulamayacağı iddia edilmişse de; söz konusu alacağın kişi borcuna alınarak tahakkuk ettirildiği ve bu haliyle tahsil edilebilir durumda olduğu muhasebe kayıtlarından açık bir şekilde gözükmektedir. (*Yalnızca, Hukuk Müşavirliğinden alınan sözlü görüşe itibar edilerek tahsil edilmemiş durumdadır.)
Bu durum karşısında da, Döner Sermaye Saymanlık Müdürüne Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla sorumluluk tevcih edilmesinde bir isabetsizlik görülmemekle beraber; kamu zararından doğan alacağın zamanaşımına uğradığı anda görevde olanlara sorumluluk yüklenip yüklenmediği konusunda tereddüt hâsıl olmuştur.
Şöyle ki; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesine istinaden düzenlenen “Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik” in “Kamu zararlarının tespiti ve tahsilinde zamanaşımı” başlıklı 19 uncu maddesinde:
“1) Kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımı süresi, zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla, on yıldır.
(2) Zamanaşımı süresi, 17 nci maddede kamu zararının oluştuğu kabul edilen tarihi takip eden malî yılın basında islemeye baslar ve onuncu yılın sonunda biter.
(3) Borç aslı zamanaşımına uğramış olan kamu zararından doğan alacakların faizleri de zaman aşımına uğrar.”
Denilmektedir.
İhtilafa esas kamu zararı için İlamda “eksik güvenlik hizmeti nedeniyle kesilmesi gereken ceza tutarının 28.04.2005 ve 09.05.2005 tarihlerinde ilgili şirket adına 127-Diğer Ticari Alacaklar hesabına kaydedildiği ve tahsil edilmeyen kısımdan geri kalan tutarın 09.05.2015 tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığı” ifade edilmiş ve buna göre sorumluluk belirlenmişse de; yukarıdaki maddelerde açıkça belirtilen on (10) yıllık zaman aşımı süresi, zararın oluştuğu kabul edilen 28.04.2005 ve 09.05.2005 tarihi takip eden mali yılın basından (01.01.2006) işlemeye başlamakta ve onuncu yılın sonunda (31.12.2015) bitmektedir.
Bu nedenle, İlamda Döner Sermaye Saymanlık Müdürü olarak …'a sorumluluk yüklenmesi hukuken mümkün değildir. Zira adı geçen kişi, … Üniversitesi Döner Sermaye Saymanlık Müdürlüğü görevinden 31.07.2015 tarihinde ayrılmış ve 10.08.2015 tarihinde …'da yeni görevine başlamıştır; diğer bir ifadeyle, 31.12.2015 tarihinde görevde değildir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sadece sorumluluk yönünden iddiaların kabulüyle 123 sayılı İlamın 17. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün BOZULMASINA ve kamu zararından doğan alacağın zaman aşımı tarihi olan 31.12.2015 tarihinde görevde olan … Tıp Fakültesi Harcama Yetkilisi ve Gelir Gerçekleştirme Görevlisi (ya da Görevlileri) ile Döner Sermaye Saymanlık Müdürüne sorumluluk tevcih edilmesini teminen dosyanın ilgili DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’in farklı gerekçeleri ile) (Üye … ve Üye …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karar verildiği 18.12.2019 tarih ve 47039 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Farklı gerekçe
Üye …:
Muhasebe Yetkilisinin duruşma sırasında yaptığı açıklamalardan takiple ilgili birimleri bilgilendirdiği anlaşılmaktadır. Gerçekten böyle bir bilgilendirme yapılmışsa Muhasebe Yetkilisinin sorumluluğundan söz edilemez.
Dolayısıyla, Muhasebe Yetkilisinin bu durumu dikkate alınarak bozma kararı verilmesi gerekir.
Üye …:
Öncelikle kamu zararına sebebiyet veren olayın ne olduğu hususu İlamda açık bir şekilde dile getirilmemiş olup, bu haliyle kamu zarar oluşup oluşmadığı anlaşılamamaktadır.
Öte yandan, İlamda savunmalar kısmında savunmaları alınan ve bu savunmalar neticesinde sorumlulukları kaldırılan sorumluların sorumluluklarının niçin kaldırıldığına ilişkin yeterli bir bilgi olmadığı gibi savunmalarında söz edilen hususlara da İlamda hiç değinilmemiştir.
Bu itibarla, hem konunun esası hem de sorumluluk hususlarının iyice araştırılıp en baştan bir hüküm tesis edilmesini teminen tazmin hükmünün bozulması gerekir.
Üye …:
Tazmine konu olayda, söz konusu alacağın hesaplara girdiği tarihten zamanaşımına uğradığı sürece kadarki 10 yıllık süreçte sorumluluğu bulunanların sorumluğuna gidilmesi gerekirken böyle yapılmayarak sadece zamanaşımı tarihinde görevli olan kamu görevlilerine sorumluluk yüklenmiştir.
Olayın bu yönüyle, tazmin hükmünün bozularak Dairesine gönderilmesi gerekir.
Üye …:
Öncelikle sorumlu tarafından gönderilen dilekçede ve duruşma sırasında yapmış olduğu açıklamalarda, İlamın bu maddesi ile ilgili kendisine sorgu gönderilmediği ifade edilmektedir.
Bu husus, tazmin hükmünün usul yönünden bozulması için yeterli bir sebep olup, araştırılması gerekir.
Diğer taraftan, yukarıya detaylı bir şekilde alınan Teşkilat Yönetmeliği hükümleri gereğince Muhasebe Yetkilisinin sorumlu olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Ayrıca, duruşma sırasında hazır bulunan Muhasebe Yetkilisi, Hukuk İşleri Müdürlüğüne yazı yazıp öğrenmesi gerekirken alacaktan vazgeçildiğini şifahen öğrendiğini ifade etmiş olup, bu durum dahi başlı başına kendisinin sorumlu kılınmasını gerektirmektedir.
Son olarak, Döner Sermaye İşletme Müdürünün sorumluğuna gelince; Döner Sermaye İşletme Müdürü Harcama Yetkilisi olarak değil, esasen Teşkilat Yönetmeliğindeki “Tahakkuk Memuru”nünün görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin hükümler gereğince “İşletme Müdürü” sıfatıyla sorumlu tutulmuş olup, bu anlamda Döner Sermaye İşletme Müdürüne sorumluluk yüklenmesinde de mevzuata aykırı bir husus bulunmamaktadır.
Ancak, yukarıda bozma gerekçesinde belirtilen zamanaşımı tarihi dikkate alınarak sorumluluk tevcihi yapılmalıdır.
Dolayısıyla, bu hususlar açısından tazmin hükmünün bozularak Dairesine gönderilmesi gerekir.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …:
Söz konusu işlem ile ilgili muhasebe kaydının incelenmesinde; … Üniversitesi Tıp Fakültesi yetkilileri tarafından güvenlik hizmeti alımı ile ilgili olarak yüklenici şirkete eksik hizmetten dolayı … TL ceza kesildiği ve cezanın … TL’sinin 31.05.2005 tarihinde tahsil edildiği, dolayısıyla bu kamu zararı ile ilgili işlemlerin gelir gerçekleştirme ve harcama birimlerince yerine getirildiği, bu işlemlere ait muhasebe kayıtlarının ise Saymanlık Müdürü tarafından gerçekleştirildiği, bu bağlamda işle ilgili kamu zararının tespitinin Sayıştay denetimine dayanmadığı, … TL’lik tahsilatın da yine … Üniversitesi (Döner Sermaye Bütçesi) 2016 gerçekleştirme görevlilerince yerine getirildiği ve Saymanlık Müdürlüğünce muhasebeleştirildiği, geri kalan tutarın tahsil edilmesi hususunun İdare tarafından mütalaa edildiği ve konunun Hukuk Müşavirliği ile görüşüldüğü, alınan sözlü görüşle söz konusu alacağın dava yoluyla tahsiline gidilse bile davanın kaybedileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Hizmet alım sözleşmelerinde öngörülen cezai şartlar, sözleşme konusu işin ifa edilmemesi veya eksik ifa edilmesi halinde, yükleniciyi sözleşmede öngörüldüğü şekliyle hizmeti ifa etmeye zorlama amacı taşır. Cezai şartlarda, esasen ceza tahsilinde amaç bir gelir elde etmek değil, sözleşmeden doğan hizmetin noksansız gerçekleştirilmesini sağlamaktır.
Söz konusu olaya ilişkin dosyada sözleşme konusu güvenlik işinin gerçekleştirilmediğine ya da eksik gerçekleştirildiğine veya ne ölçüde eksik gerçekleştirildiğine dair her hangi bir belge bulunmamakta, diğer bir ifade ile cezanın hangi gerekçeyle kesildiğine, cezai işlemlerle ilgili idarenin yükümlülüklerinin neler olduğuna ve bunların yerine getirilip getirilmediğine dair bir tespit bulunmamakta, sadece kesilen cezanın eksikliği nedeniyle kamu zararı tespitinde bulunulmaktadır. Sözleşme hukuku gereği taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Bu bağlamda idarenin tespiti yerinde olabilir. İdarenin bu cezayı isteme hakkı da bulunabilir. Ancak cezaya sebep olan eksiklik nedeniyle yüklenicinin elde ettiği yarar ile ceza nedeniyle uğradığı zarar arasında da bir uyumun olması hakkaniyete uygun olur. “Türk Medeni Kanunun 2. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Yani bir hak sahibi hakkını kullanırken ve borçlu borcunu öderken objektif iyi niyet kurallarına uymak, dürüst davranmak, başkalarını zarara uğratmamak zorundadır. Hak sahibi başkasına zarar vermek amacını taşımasa bile hareketi açıkça iyi niyet kurallarına aykırı ise ve başkasını zarara uğratıyorsa veya hak sahibine sağladığı yarar ile başkasına verdiği zarar arasında aşırı dengesizlik varsa bu durumu hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirebiliriz. Anayasa başta olmak üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hak sahibinin hakkını kullanırken objektif iyi niyet kuralları içinde hareket etmesini emretmiş aksi davranışın hukuk düzeni tarafından korunamayacağını belirtmiştir. (Yargıtay 12.HD. Kararı T: 10.9.2012, 2012/18690 E. , 2012/25539 K.)”
Ayrıca her ne kadar işlemin gerçekleştiği yıldan sonra yapılmış bir düzenleme olsa da, 03.07.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 49 uncu maddesinde, idare tarafından uygulanacak cezalarla ilgili düzenlemeler yapılmış, Hizmet almalarına ait tip sözleşmenin konuyla ilgili 16 ncı maddesinin dip notu da “İdare tarafından kesilecek cezanın toplam tutarının, hiçbir durumda, sözleşme bedelinin %30’unu geçmeyeceği hususu da bu maddede belirtilecektir.” şeklinde değiştirilmiştir.
İşin ihale bedeli … TL iken, irade tarafından hesaplanan cezanın … TL olması, sözleşme bedelinin yaklaşık % 95’i oranında ceza kesilmesi hakkaniyetle bağdaşmaz. Bu çerçevede sözleşme gereği İdare tarafından yapılan … TL’lik tahsilatın ihale bedelinin yaklaşık % 74’üne tekabül ettiği, geri kalan tutarın tahsil edilmesinin bir ihmal veya kasıttan kaynaklanmadığı, konunun idare tarafından mütalaa edildiği ve Hukuk Müşavirliği ile de görüşüldüğü, alınan sözlü görüşle söz konusu alacağın dava yoluyla tahsiline gidilse bile davanın kaybedileceği, idarenin bir de dava masrafı ile karşı karşıya kalabileceği değerlendirmesi üzerine tahsilatın gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durum idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmelidir.
Bu durum karşısında, tazmine konu olayda zamanaşımına uğramış bir alacak değil, İdarenin takdiriyle tahsil edilmiş ve mevzuat karşısında tahsilinden vazgeçilmiş bir alacak söz konusu olup, kamu zararına sebebiyet veren bir husus bulunmamaktadır.
Bu itibarla, tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Üye …:
Tazmin konusu alacak, Döner Sermaye İşletmesi’nin mali tablolarında 127-Diğer Ticari Alacaklar hesabında kayıtlı olan bir alacaktır. Ticari Alacaklar, Borçlar Kanununun 146 ncı maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre de alacağın doğduğu tarihte başlar, onuncu yılın dolduğu tarihte (zamanaşımını durduran ya da kesen sebeplerin olmaması halinde) alacak zamanaşımına uğrar.
İlama konu olan alacak, 09.05.2005 tarihinde doğmuş olduğundan 09.05.2015 tarihinde zamanaşımına uğramış olup, söz konusu alacağın 10.05.2015 tarihinden itibaren hukuki yollarla tahsili imkânı kalmamıştır. Bu nedenle … TL tutarındaki alacağın zamanaşımına uğradığı 09.05.2015 tarihinde görevde olan Döner Sermaye işletme Müdürü ile Döner Sermaye Saymanlık Müdürüne (Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla) sorumluluk yüklenmesinde hukuki bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Diğer yandan, Temyiz Kurulu çoğunluk kararında belirtilen “Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 19 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımının on yıl olduğu ve bu sürenin kamu zararının oluştuğu kabul edilen tarihi takip eden mali yılın başında işlemeye başlayacağı ve onuncu yılın sonunda biteceği” şeklindeki hükümlerinden hareketle alacağa ilişkin zamanaşımının 31.12.2015 tarihinde dolduğu, dolayısıyla sorumluluğun 31.12.2015 tarihinde görevde olanlara tevcih edilmesi gerektiği şeklindeki bozma gerekçesi yerinde değildir. Çünkü söz konusu alacak kamu zararından kaynaklanan bir alacak değil, ticari bir alacaktır. Bu alacağın kamu zararı haline geldiği tarih de zamanaşımına uğradığı 09.05.2015’tir. Bu tarihten sonra alacağın hukuki yollarla tahsili mümkün değildir. Bu nedenle 31.12.2015 tarihinde görevde olan Gelir Gerçekleştirme Görevlileri ile Döner Sermaye Saymanlık Müdürünün, alacağın hukuki yollarla takibi ve tahsili noktasında kullanabilecekleri yasal bir yetki olmadığından bunlara sorumluluk yüklenmesi mevzuata aykırı olacaktır.
Bu nedenlerle tazmin hükmü hem konunun esası hem de sorumluluk yönünden yerinde olup Dairece verilen hükmün tasdikine karar verilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35