Sayıştay 2. Dairesi 44131 Kararı - Yüksek Öğretim Çeşitli Konular

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

44131

Karar Tarihi

6 Nisan 2022

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2016

  • Daire: 2

  • Dosya No: 44131

  • Tutanak No: 51592

  • Tutanak Tarihi: 06.04.2022

  • Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar

KARAR

Kazaya karışan bir araç için yapılan ödemenin sorumlusuna rücu edilmemesi;

  1. 100 sayılı İlamın 2. maddesiyle; kazaya karışan bir araç için yapılan ödemenin sorumlusuna rücu edilmediği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlular [(Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden SKS Daire Başkanı Okutman … ile (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Şube Müdürü …] ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; Üniversitenin Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı emrinde hizmet vermekte iken 7 Haziran Türkiye Genel Seçimlerinde … … grubunda oy pusulaları ile birlikte intikal sırasında meydana gelen bir kaza esnasında araçta oluşan hasar ile ilgili olarak gerekli tutanakların tutulamadığını ve sürücü hatası belirlenemediğinden meydana gelen kazaya bağlı olarak ortaya çıkan bakım onarım bedelinin sorumlusuna rücu edilmemesi işleminin herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalden kaynaklanmadığını, ilam maddesine konu edilen ve daha önce taraflarınca verilen savunmaya aynen katılmakla birlikte, işin mahiyeti ve önemi göz önünde bulundurulduğunda tutanak tutulacak zamanın olmadığı ve söz konusu aracın taşıdığı oy pusulalarının güvenlik gerekçesiyle zamanında oy sayım merkezine ulaşması gerektiği için … plakalı aracın tampon onarımının da Başkanlıkça yaptırıldığını, bundan sonraki iş ve işlemlerde daha dikkatli olunacağını beyan ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.

Bu itirazlar üzerine Temyiz Kurulunun 17.04.2019 tarihli ve 46124 tutanak (30166 ilam) sayılı Kararında (1. maddesinde) özetle; “kazaya karışan araç için yapılan ödemenin, sorumlusuna rücu edilmemesi kamu zararı olarak nitelendirileceği” belirtilerek verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Yukarıda adı geçen sorumlular, bu defa karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurarak ortaklaşa gönderdikleri dilekçede temyiz dilekçesinde dile getirdikleri hususları aynen tekrar etmişlerdir.

(Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenlerin dilekçesinde İlamın 1. maddesine ilişkin olarak; trafik kazasının seçim belgelerinin nakli esnasında gerçekleştiği, görevin özelliği ve ivediliği nedeniyle gerekli tutanağın düzenlenemediği, bu bakımdan görev yapan şoföre rücu yapılamadığı, Temyiz Kurulu Kararında iddialarının karşılanmadığı hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda karar düzeltilmesi yoluyla tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; ortaya konulanlar gerek Daire yargılaması gerekse temyiz yargılaması öncesinde dile getirilmiş olup, yargılama ve temyiz aşamasında dikkate alındığı; bu itibarla, adı geçenlerin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Öncelikle, karar düzeltilmesi dilekçesinden; Üniversitenin Sağlık- Kültür ve Spor Daire Başkanlığı emrinde hizmet vermekte iken 7 Haziran Türkiye Genel Seçimlerinde … grubunda oy pusulaları ile birlikte intikal sırasında meydana gelen bir kaza esnasında araçta oluşan hasar ile ilgili olarak; işin mahiyeti ve önemi göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu aracın taşıdığı oy pusulalarının güvenlik gerekçesiyle zamanında oy sayım merkezine ulaşması gerektiği, tutanak tutulacak vaktin olmadığı anlaşıldığından ve şoförün kusurlu olup olmadığına yönelik bir tespit olmadığından; araca ilişkin onarım bedelinin Üniversitenin bütçesinden ödenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu Zararı” başlıklı 71 inci maddesi hükümleri kapsamında, kamu zararından ve mali sorumluluktan bahsedilebilmesi için somut olayda, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemin bulunması, bununla kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması ve bu durum ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylem arasında bir illiyet bağının olması şartlarının birlikte aranması gerekmektedir.

Rücu etmediği için İlamda sorumlu tutulan Gerçekleştirme Görevlisi ve Harcama Yetkilisi sadece araç onarım bedelinin ödenmesi işlemini gerçekleştirmişlerdir. Bu anlamda, hiçbir şekilde konuyla illiyet bağı bulunmayan ve sadece kamu aracını tamir ettiren bu kamu görevlilerine tazmin hükmünden dolayı sorumluluk yüklenmesi de sorumluluk hukukuna uyguna düşmeyecektir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, sorumluların karar düzeltilmesi dilekçelerindeki iddialarının kabul edilerek söz konusu 17.04.2019 tarihli ve 46124 tutanak (30166 ilam) sayılı Temyiz Kurulu Kararında (1. maddesinde) KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLDUĞUNA ve 100 sayılı İlamın 2. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’nin aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 06.04.2022 tarih ve 51592 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:

Önceki (17.04.2019 tarihli ve 46124 sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızda (1. maddesi) belirtildiği üzere;

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12 nci maddesinde:

“Devlet memurları, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundadırlar.

Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esastır.

Zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulanır. Ancak fiilin meydana geldiği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre ilgili memurca ödenir.”,

Aynı Kanunun “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13 üncü maddesinde ise:

“Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki değerli kağıtların ilgili personel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.

12 nci maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Başbakanlıkça (2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 182 nci maddesinden sonra Cumhurbaşkanınca) düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.”

Hükümleri yer almaktadır.

Diğer taraftan, 657 sayılı Kanunun yukarıya alınan 12 nci ve 13 üncü maddelerine göre çıkarılan 13.08.1983 tarihli ve 18134 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik’in;

“Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde:

“1 - Kasdi zarar: Memurların idare veya kişilere bile bile, isteyerek zarar vermesi halidir.

2 - İhmal sonucu zarar: Memurların sorumlu oldukları işlere gerekli özeni göstermemeleri veya işleri savsaklamaları sebebiyle idare veya kişilerin zarara uğraması halidir.

3 - Tedbirsizlik sonucu zarar: Memurların gerekli önlemleri zamanında almamaları veya eksik olarak almaları sonucunda idarenin veya kişilerin zarara uğraması halidir.

4 - Memur: 657 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasında sayılan kurumlarda çalışan ve aynı kanunun 4 üncü maddesinin (B), (C) ve (D) bentleri kapsamına girmeyen kamu görevlileridir.

5 - Devlet malı: Devletin malik olduğu her çeşit taşınır ve taşınmaz varlıklardır.”,

“Memurların Sorumlulukları ve Zararları Tazmin Mükellefiyeti” başlıklı 4 üncü maddesinde:

“Memurlar görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek; Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almakla görevli ve sorumludurlar.

Memurlar, bu görev ve sorumlulukların yerine getirilmemesi sebebiyle doğan zararları bu yönetmelikte belli edilen usul ve esaslar uyarınca tazminle mükelleftirler. Sayıştaya karşı sorumlu olanların sorumlulukları hakkında 832 (19.12.2010 tarihinden itibaren 6085) sayılı Sayıştay Kanunu hükümleri saklıdır.”,

5 inci maddesinde:

“Bu yönetmelik hükümlerine göre memurlarca tazmin edilecek zararlar:

a) Kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile belirlenmiş görevlerini kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu gerekli dikkat ve itina ile yapmamaları sebebiyle idarenin veya kişilerin uğradığı zararlar,

b) Kendilerine teslim edilen Devlet malının korunması ve heran hizmete hazır halde bulundurulması için gerekli tedbirleri kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu almamaları sonucu Devlet malında meydana gelen zararlardan,

ibarettir.”,

“Zararların tazmini için gerekli şartlar” başlıklı 6 ncı maddesinde:

“a) Zararın mevcut olması,

b) Zararın doğrudan doğruya memurun fiilinden doğması,

c) Zararın mücbir sebebten hâsıl olmaması,

şarttır.”,

“Zararların Ödettirilme Şekli” başlıklı 8 inci maddesinde:

“7 nci maddede belirtilen usul ve esaslar uyarınca tesbit edilen zarar miktarının, en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brüt aylığının yarısını geçmediği hallerde memurun kabul etmesi kaydıyla zarar disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu kararına göre memurca ödenir. Ödemeyi kabul etmeyen memurların verdikleri zararlar hükmen tahsil edilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen miktarı aşan zararlar, işin icabına ve genel hükümlere göre sorumlularından sulh yolu ile veya hükmen tahsil edilir.

Birinci fıkra kapsamına giren zararlar, ödemeyi kabul edenler hakkında disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulunca verilen kararların kesinleştiği tarihi izleyen aybaşından itibaren kararda belirtilen esaslara göre, memurların aylıklarından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilir. Zararın ödenmesinin sulh yolu ile sağlanması halinde de sulh işleminin kesinleştiği tarihi izleyen aybaşından itibaren anlaşma esaslarına göre memurların aylıklarından kesinti yapılır.

Memurların aylıklarından yapılacak kesinti miktarı, kendilerine ödenecek net aylıkların 1/3 ünden fazla ve 1/4 ünden az olamaz.”,

“Amirlerin Sorumlulukları” başlıklı 9 uncu maddesinde:

a) Amirler, emirlerindeki memurların, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmelerini, Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almalarını temin ve takip etmekle görevli ve sorumludurlar.

b) Memurlarca verilen zararların miktarının tesbiti ve ilgililerden bu yönetmelik veya genel hükümlere göre tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirleri müteselsilen sorumludurlar.”

“Zararların Takibi ve Yapılacak Diğer İşlemler” başlıklı 10 uncu maddesinde:

“Zararı veren memurun amirleri, zararın vukubulduğu tarihi izleyen 3 gün içinde zararın konusu ile memurun sorumluluğunu belirten tüm bilgi ve belgeleri, o kurum ve kuruluşun en üst yöneticisine iletirler. En üst yöneticiler bilgi ve belgelerin kendilerine intikal ettiği tarihi izleyen 10 gün içinde bu yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar uyarınca zarar miktarını tesbit ettirirler.

Zarar miktarının bu yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen miktarı geçmediği hallerde, zararlarla ilgili belgeler en üst yöneticiler tarafından karar verilmek üzere ilgili disiplin amirine, gerektiğinde yetkili disiplin kuruluna gönderilir. Ayrıca zarar veren memurdan ödemeyi kabul edip etmediği hususunda yazılı beyanda bulunması istenir. Bu işlemler en geç 10 gün içinde tamamlanır.

Yukarıdaki fıkra kapsamına giren miktardaki zararları ödemeyi kabul eden memurlar hakkında düzenlenen dosya disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulunca dosyanın intikalini izleyen 10 gün içinde incelenip karara bağlanır. Kararda aylıklardan yapılacak kesinti miktarı ve taksit sayısı belli edilir.

İdareye verdikleri zararı ödemeyi kabul etmeyen memurlar hakkında genel hükümlere göre takibat yapılmak ve dava açılmak üzere zarara ait bütün bilgi ve belgeler kurum ve kuruluşun en üst yöneticilerince konuyla ilgili mercilere gönderilir.” ve

“İdarenin Rücu Hakkı” başlıklı 11 inci maddesinde:

“Memurların görevlerini, kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu gereken dikkat ve itina ile yapmamaları sebebiyle zarara uğrayan kişilerin zararları, başvurdukları mahkeme veya makamlarca verilen kararlar uyarınca ilgili kurumlarca karşılanır.

Kurumların genel hükümlere göre sorumlu memurlara rücu hakları saklıdır.”

Denilmek suretiyle memurların kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizlik sonucu idareye verdikleri zararlar ile kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak kişilerin uğradıkları zararların nevi ve miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları, yapılacak işlemlerle ilgili usul ve esasları belirlenmiştir.

Yukarıya detaylı bir şekilde alıntılanan mevzuat hükümleri karşısında ihtilafa konu olay değerlendirilecek olursa;

Sorumlularca temyiz kanun yolu aşamasında dile getirilen “Üniversitenin Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı emrinde hizmet vermekte iken 7 Haziran Türkiye Genel Seçimlerinde … … grubunda oy pusulaları ile birlikte intikal sırasında meydana gelen bir kaza esnasında araçta oluşan hasar ile ilgili olarak gerekli tutanakların tutulamadığı ve sürücü hatası belirlenemediğinden meydana gelen kazaya bağlı olarak ortaya çıkan bakım onarım bedelinin sorumlusuna rücu edilmemesi işleminin herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalden kaynaklanmadığı, işin mahiyeti ve önemi göz önünde bulundurulduğunda tutanak tutulacak zamanın olmadığı ve söz konusu aracın taşıdığı oy pusulalarının güvenlik gerekçesiyle zamanında oy sayım merkezine ulaşması gerektiği için … plakalı aracın tampon onarımının da Başkanlıkça yaptırıldığı” iddiaları bu defa karar düzeltilmesi kanun yolu aşamasında da ileri sürülmekte ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun “Trafik kazalarına karışanlar ile ilgili kurallar” başlıklı 81 inci maddesi gereğince “trafik kazalarını karışanlar, kazayı; yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorunda olduklarından” ve “yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dâhil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabileceklerinden”; bildirim ve kaza tutanağı düzenleme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri dilekçedeki iddialardan ve kazadan yaklaşık 4 yıl sonra Kurulumuza gönderilen dilekçe ekindeki (14.10.2019 tarihli) beyan yazısından açıkça anlaşılan kamu görevlilerinin bu bağlamda kusur ve ihmallerinin bulunduğu açıktır.

Kaldı ki, kazaya karışan şoförlerin kazanın oluş biçimi bağlamında kusurlu olduklarına ilişkin hâlihazırda bir tespit bulunmasa bile, kusurlu olmamaları halinde de; kamu taşıtına verilen zarar bir başka taşıttan kaynaklanmış ise, bu zararın kazaya karışan diğer tarafa ödettirilmesi gerekirdi.

Bu itibarla, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi kapsamında kamu zararı oluşmuş olup, aynı Kanunun 8 inci, 32 nci ve 33 üncü maddeleri gereğince bu zarardan; rücu işlemi yapmayarak ödemeyi imzaları vasıtasıyla gerçekleştiren (ödeme emri belgesi üzerinde imzası bulunan) Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlisi müştereken sorumludur.

-Genel anlamda önceki Kararımızda da ifade edilen- tüm bu açıklamalar çerçevesinde, konunun esası yönünden sorumlular tarafından temyiz aşamasında ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca bu aşamada Kararın düzeltilmesini icap ettiren herhangi bir husus da ileri sürülmediğinden; karar düzeltilmesine mahal olmadığına karar verilmesi gerekir.

Üye …:

Karar düzeltilmesine mahal olmadığına yönelik yukarıda verilen azınlık görüşündeki gerekçelere katılmakla beraber, ayrıca hesap yargılama usulü bağlamında temyiz mercii olan Temyiz Kurulu çalışma usulüne ilişkin olarak;

Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanun’un “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.

Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dâhil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde temyiz incelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.

İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.

Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında bozma kararı verildiği kabul edilemeyeceğinden sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.

Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (6 azınlık oyuna karşı 11 çoğunluk oyu ile) ulaştığı gerekçe gösterilerek müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kaldırma kararının oylandığı ancak bu kararın gerektirdiği üçte iki çoğunluğa ulaşılmadığı halde kurulun çoğunluğunun kaldırma yönünde oy kullandığı gerekçesiyle kaldırma gerekçeli bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılması mümkün olmayıp, müzakerelere ve oylamalara devam edilmesi gerekmektedir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim