Sayıştay 2. Dairesi 43844 Kararı - Yüksek Öğretim Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
43844
15 Mayıs 2019
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2016
-
Daire: 2
-
Dosya No: 43844
-
Tutanak No: 46220
-
Tutanak Tarihi: 15.05.2019
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Özel yetenek sınavları için öğrencilerden toplanan paraların Vakfa aktarılması ve buradan sınavlarda görevlendirilen personele ödeme yapılması;
67 sayılı İlamın 2. maddesiyle; Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Müdürlüğüne ait bazı programlara yönelik özel yetenek sınavlarında öğrenci adaylarından … Vakfına bağış adı altında ücret alındığı ve alınan bu paralardan Vakıfça sınavlarda görevli personele ödeme yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu (Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü-Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden …), temyiz dilekçesinde özetle; sorguya verdiği cevapta belirttiği gibi öğrenci adaylarının Vakıf hesabına kendi iradeleri ile para yatırarak bağışta bulunduğunu, şahsı ve diğer birim yöneticilerinin aday öğrencilerden parayı toplayarak Vakıf hesaplarına aktarmalarının söz konusu olmayıp; öğrencilerin bizzat kendilerinin paraları Vakfın hesabına yatırdıklarını ki bunun dilekçe ekinde görülebileceğini, ayrıca Vakıf yönetiminin sınavda görev alan personele yardım taleplerine kendi yönetim organlarının inisiyatifi ile olumlu cevap verdiğini ve görevlilerin hesaplarına yardımların dilekçe ekindeki bankaya ödeme emriyle havale edildiğini, görevlilerin hesabına yatırılan paraların yasal dayanağı olup olmadığı konusuna gelince, Vakfın (dilekçe ekindeki) kendi amaçları doğrultusunda sınavda görev alan personele yardımda bulunmuş olup, yapılan ödemelerin yasal olup olmamasının tamamı ile Vakfın kendi sorumluluğunda olan bir konu olduğunu, yine Denetçi Görüşünde “savunmalarda sorumluluğa ilişkin yapılan değerlendirilmelerde, sorgu ekinde yer verilen anılan Vakıftan temin edilen yazılardan anlaşılacağı üzere sorumlu kişilerin yazıları sonucu Vakıf hesaplarına kaynakların aktarıldığı anlaşıldığından sorumluluklarının bulunmadığına yönelik iddiaların gerçekle bağdaşmadığının” ifade edilmekte olduğunu, bahse konu olan Vakıftan temin edildiği söylenen yazıların BESYO ve diğer birimlerden … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılmış olduğunun ve bu yazının özel yetenek sınavlarıyla ilgili kısa bir bilgi verildikten sonra sınavın sorunsuz ve başarılı bir şekilde bitirildiğini ve sınavda görev alan personele maddi destek vermek istediklerini fakat bunu yapacak bir bütçe olmaması sebebiyle eğer uygun görülürse … Üniversitesi Vakfından gerekli yardımın yapılması konusunu Vakıf Başkanlığını da yürütmesi sebebiyle Rektörlük Makamına arz etmelerinden ibaret olduğunun dilekçe eklerinden anlaşılabileceğini, yani ifade edildiği gibi öğrencilerden alınan paraların Vakıf hesaplarına aktarılmasının söz konusu olmadığını, Vakfın yardımda bulunup bulunmamasının kendi yönetim organlarıyla karar verdiği bir konu olup Vakıftan yardım istemiş olmalarının Vakfın yaptığı yardım konusundaki iradi sorumluluğu BESYO Müdürü olarak şahsına ve diğer birim yöneticilerine yüklemeyeceğini, Vakıf tarafından yapılan ödemelerin yasal olup olmadığının sorumluluğunun tamamı ile Vakıf yönetim organlarına ait olduğunu, yine Denetçi Görüşünde; “Sayıştay Temyiz Kurulunun 14.12.2016 tarihli ve 42492 tutanak nolu kararında da açık olarak ödenemeyeceği belirtilen özel yetenek sınav ücreti için adaylardan toplanan ücretlerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Gelir kaynakları” başlıklı 55 inci maddesi hükmüne ve 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanuna aykırı olarak Üniversite bütçesi yerine Vakıf hesaplarına yatırılması kamu zararı olduğundan toplam ... TL’nin sorumlulardan tazminine karar verilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir.” denildiğini, Denetçi Görüşünde belirtilen (dilekçe ekindeki) Sayıştay Temyiz Kurulunun 14.12.2016 tarihli ve 42492 Kararının, özel yetenek sınavlarında öğrenci adaylardan para toplanamayacağı, toplanacaksa da Strateji Daire Başkanlığında idare olunan özel hesaplarda toplanabileceği ve Harcama Yetkilisi ile birlikte sınavla ilgili ödemeye ilişkin Kararı alan Üniversite Yönetim Kurulunun da sorumluluğa dâhil edilmesi gerekçesiyle kararın bozulması gerektiğinden ibaret olduğunu, kendilerinin mali ödemeler konusunda alınmış (Sayıştay Temyiz Kurulu Kararında belirtildiği gibi) bir kurul kararının bulunmadığını, bir kurul kararından bahsedilecekse bu Vakfın yönetim organlarının vermiş olduğu karar olabileceğini, özel yetenek sınavına müracaat eden ve Vakfa bağış yapan öğrencilerin paraları direk kendilerinin Vakfın … Bankasındaki hesaplarına bağışta bulunarak yatırdıklarını, banka hesabına toplanan paralardan da Vakıf yönetim organlarının uygun görmesi neticesinde sınavda görev alan personele ödeme yapıldığını, eğer Vakfın özel yetenek sınavına giren öğrencilerden bağış/para toplaması ve bu paralardan bir kısmını sınavda görevli personele kendi yönetim organlarının aldığı kararla dağıtmasıyla ilgili kanunlara aykırılık teşkil eden bir durum varsa bunun sorumluluğunun sadece Vakfa ait olduğunu, eğer bir kamu zararı varsa bu zararın sorumlusu olan Vakıftan tazmin edilmesi gerektiğini, yapılan işlemlerle ilgili olarak sadece Vakıftan özel yetenek sınavında görev alan personele yardım talebinde bulunan şahsına ve diğer birim yöneticilerine var olduğu iddia edilen kamu zararının tazmin ettirilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını, İlamın (gereği görüşülen) Karar kısmında;
“BESYO ve diğer birimlerin Rektörlük Makamına yazılan ve Rektörlükçe de uygun görülen “Sınavlarda görev alan ve özveri ile çalışan akademik ve idari personelin adları, görevleri ve kendilerine ödemek istediğimiz ücret miktarını gösteren listeler ektedir.
Yüksekokulumuz’un söz konusu ödemeyi yapacak harcama kalemi ve bütçesi olmaması nedeni ile uygun görülmesi halinde ödemenin … Üniversitesi Vakfı tarafından yapılması hususunda bilgilerinizi ve gereğini arz ederiz” ibaresinin bulunduğu, söz konusu yazılara ekli listelerde ise personele yapılacak ödeme tutarlarına yer verildiği; dolayısıyla bu yazıların, personelin Vakıf karan ile başarılı çalışmaları nedeniyle ödüllendirilmesinden ziyade yasal olarak yapılması mümkün olmayan ödemelerin Vakıf tarafından yapılması için talimat niteliğinde olduğu görülmüştür. Nitekim söz konusu yazıların Vakıf yerine Rektörlük Makamına yazılması ve Rektörlük Makamından onay alınması da bu durumu teyit etmektedir.”
Denildiğini, BESYO Müdürlüğünden Rektörlük Makamına gönderilen 25/07/2016 tarihli (dilekçe ekindeki) yazının tamamı incelendiğinde; “2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Yüksek Okulumuz Beden Eğitimi Öğretmenliği, Engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi, Antrenörlük Eğitimi Normal ve Antrenörlük Eğitimi İkinci öğretim bölümlerine öğrenci olacak olanların Özel Yetenek Sınavı 18-24 Temmuz 2016 tarihlerinde yapılmış olup bu bölümlere toplam 808 aday başvurmuştur.” denilip Rektörlüğe idari bir bilgilendirme yapıldıktan sonra; “Sınavlarda görev alan ve özveri ile çalışan akademik ve idari personelin adları, görevleri ve kendilerine ödemek istediğimiz ücret miktarını gösteren listeler ektedir. Yüksekokulumuz’un söz konusu ödemeyi yapacak harcama kalemi ve bütçesi olmaması nedeni ile uygun görülmesi halinde ödemenin … Üniversitesi Vakfı tarafından yapılması hususunda bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.” denildiğini, bilindiği üzere rektörün üniversitelerde en üst yönetici olduğunu, BESYO’nun ise Rektörlüğe direk bağlı bir birim olduğunu, Rektörlük Makamına yazılan yazıda öncelikle idari bir bilgi verildikten sonra Rektörlük Makamına özel yetenek sınavında görev alan akademik ve idari personele yaptıkları işin mahiyetine göre takdir ve tahmin ettikleri bir para miktarını ödemek istediklerini ancak bunu ödeyebilecek bir harcama kalemi ve bütçelerinin olmadığını bildirdiklerini, Rektörlük Makamının Vakıf Başkanlığı görevini de üzerinde bulundurması sebebiyle Rektörlük Makamına Vakfın işini kolaylaştırması ve ödül takdir miktarını belirlemede yardımcı olabilmesi için sınavda görevli personelin isim listesi ve karşısında hak ettiğini tahmin ettikleri miktarları arz ettiklerini, Rektörlüğe bağlı bir birimin Rektörlüğe talimat vermesinin, 2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi (b)-1, 3, 5, 6 numarayla işaret ettiği rektörün görev, yetki ve sorumluluklarında birinci dereceden yetkili ve sorumlu olduğuna yönelik hükümlere idari hukuk açısından aykırı olduğu gibi mali hukuk açısından da Vakıf yönetim organlarınca (dilekçe ekindeki) harcama imza yetkisi verilmiş olan Vakıf Başkanına/Rektörlük Makamına kendine bağlı olan/olmayan bir birimin ödeme emri ya da talimatı vermesinin mümkün olmadığını, yine 5072 sayılı Kanuna atıfla özel yetenek sınavlarında her ne suretle ve adla olursa olsun öğrenci adaylarından para alınamayacağı hususu ile ilgili olarak; paraların Vakıf hesaplarına yatırıldığının Vakıf Başkanlığınca açıkça ifade ve kabul edildiğini, ayrıca Vakıf Başkanlığından temin edilen (dilekçe ekindeki) Gelir Tablosunda 2016-2017 Eğitim Öğretim yılı Özel Yetenek Sınavlarında BESYO’dan Vakıf hesabına … TL, Eğitim Fakültesinden … TL, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinden … TL yatırıldığının açıkça gösterilmekte olduğunu, bu durumun (dilekçe ekindeki) 26.01.2017 tarihli Vakıf Karar Defterinde … Üniversitesi Vakfı Yönetim Kurulunun 1 nolu Kararında ve Vakıf Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağı 4. gündem maddesinde görüşülüp kabul edilerek karara bağlandığını, ayrıca BESYO, Eğitim Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültesinin 1. Sınıfına alınacak öğrencilerin kayıt ve sınavlarda mesai dışında görev yapan Üniversite personeline … TL ödemenin de olduğu (dilekçe ekindeki) 2016 yılı Faaliyet Raporlarının Denetleme Kurulunca ibra edilerek Vakıf Genel Kuruluna sunulmasının oybirliği ile kabul edildiğinin ve 20.02.2017 tarihinde toplanan Genel Kurulca da görüşülerek oybirliği ile kabul edildiğinin açıkça görülmekte olduğunu, yine Karar kısmında 2547 sayılı Kanuna atfen rektörün görev ve sorumluluklarına, 5018 sayılı Kanuna atfen de rektörün kamu mali yönetimi ve kontrolüne yönelik görevlerine vurgu yapıldıktan sonra, BESYO’nun 25.07.2016 tarihli ve diğer birimlerin Rektörlük Makamına BESYO Müdürlüğü (şahsı) ve birim amirleri tarafından imzalanarak gönderilen yazılar incelendiğinde; “Mevzuata aykırı olarak özel yetenek sınavlarında öğrenci adaylarından … Üniversitesi Vakfına bağış adı altında ücret alındığı, alınan bu paralardan Vakıfça sınavlarda görevli personele ödeme yapıldığı hususunun Üniversite üst yönetimince bilindiği ve buna onay verildiği anlaşılmaktadır.” ve ilaveten “Nitekim Vakıf başkanı (Rektör) … ile Vakıf Başkan Yardımcısı (Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü) … tarafından … Bankası Kampüs Şubesine Vakıf adına yazılan ve özel yetenek sınavlarında görev alan personele ödeme yapılmasına ilişkin 25.07.2016 tarihli ve …, diğer birimlere ait yazılar incelendiğinde bu husus netlik kazanmaktadır.” denildiğini, 2547 sayılı Kanunun “Rektör” başlıklı 13 üncü maddesinin b) bendinde görev, yetki ve sorumluluklarının sıralandığını ve Kanunda açık olarak bildirildiği üzere rektörün üniversitelerde en üst düzeyde yetkili ve sorumlu olduğunu, BESYO Müdürlüğü ve diğer birimlerden Rektörlük Makamına özel yetenek sınavıyla ilgili bilgi verilmesi bu birimlerin Rektörün 2547 sayılı YÖK kanununda sayılan sorumluluğuna karşılık BESYO ve diğer birimlerin Rektöre karşı sorumluluğunun bir gereği olduğunu, ilgili birimlerden yazılan yazıların BESYO özel yetenek sınavları yapıldıktan sonra gönderilmiş olup bunun ilgili birim yöneticilerince sonrasında da Rektörlükçe bilinmesinin doğal olduğunu, keza BESYO Özel Yetenek Sınavının 18-24 Temmuz tarihlerinde yapılmasına karşın, 25.07.2016 tarihlerinde Rektörlük Makamına arz edilmiş olup Özel Yetenek Sınavının yapılacağının daha önceden BESYO Yönetim Kurulunun 03.06.2016 tarihli ve … sayılı Kararıyla Rektörlük Makamına arz edildiğini, … Üniversitesi Vakfı Senedinde Vakfın Organlarının 6 ncı maddede Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve Disiplin Kurulu olarak sayıldığını, Vakfın Yönetim Kurulu Başkanının 12 nci madde gereğince … Üniversitesi Rektörü olduğunu, ayrıca Yönetim Kurulunun kendi üyeleri arasından bir Başkan Yardımcısı seçeceğini, Başkanın yokluğunda Başkan Yardımcısının Başkanın yetkilerini kullanacağını, Vakfın Temsili başlıklı 14 üncü maddesine göre de Vakfı gerek idari gerekse hukuki alanda resmi makamlara ve üçüncü şahıslara karşı Genel Kurul ve Yönetim Kurulunun kararları doğrultusunda olmak kaydı ile Vakıf Başkanının temsil edeceğini, Başkanın herhangi bir sebeple bulunmaması halinde Başkan Yardımcısının bu görevi yerine getireceğini, … Üniversitesi Vakıf Senedinde açıkça Vakıf Başkanının Rektör olduğunun yazıldığını, Rektörün hem 2547 sayılı kanunun işaret ettiği görev, yetki ve sorumluluk bakımından Üniversitenin en üst düzeyde yetkili mercii hem de Vakfı Başkanı olarak … Üniversitesi Vakfının Yönetim Kurulunun Başkanı olduğunu, dolayısıyla her iki görevi birden yürütme otoritesini bünyesinde barındıran Rektörlük Makamının kendine bağlı birim olan BESYO yöneticilerinden yada diğer yöneticilerden izin yada onay almasının idari hukuk açısından mümkün olmadığını, ayrıca 5018 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğunun ve 32 nci maddesinde bütçelerden harcama yapılabilmesinin, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkün olduğunun ifade edildiğini, söz konusu işlemlerle ilgili 5018 sayılı Kanunda belirtilen ne bir bütçe ve bu bütçeyle ilgili herhangi bir ödeme emrinin bulunmadığını, dolayısıyla BESYO yöneticisi olarak ne şahsının ne de diğer birim yöneticilerinin özel yetenek sınavlarına müracaat eden adaylardan harcama yetkilisi olarak para/bağış alınması konusunda herhangi bir yazılı yada sözlü bir talimatlarının bulunmadığını, Vakfın öğrenci adaylarından para/bağış alınması ve sınavlarda görev alan personele para ödenmesinin Vakfın yönetim organlarının sorumluluğunda bir konu olduğunu, Vakıf Başkanı/Rektör … tarafından 25.07.2016 tarihli ve … sayılı BESYO’ya ve 26.07.2016 tarihli ve … sayılı Eğitim Fakültesine ait yazıların Vakıf adına özel yetenek sınavlarında görevli personele ödenmek üzere imzalanarak T.C. … Bankası Üniversite Şubesine ödeme yapılmak üzere gönderildiğini, Vakıf Başkan Yardımcısı olarak …/Şahsının 27.07.2016 tarihli ve … sayılı yazıyı Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Özel Yetenek Sınavında görev alan personele Vakıf adına ödenmek üzere … Bankası Üniversite şubesine imzalayarak gönderdiğini ve Güzel Sanatlar Fakültesinden Vakıf Başkanlığına 27.07.2016 tarihli ve … sayı ile gönderilen yazının Vakıf Başkanlığına vekalet ettiği sürede geldiğini ve Vakıf Başkanı olan Rektörün sözlü onay ve iznini alarak ve yazıyı da bu doğrultuda yazı üzerinde “Rektörümüzün tensipleriyle uygun görüşmüştür” ibaresiyle paraflayarak üst yazıyla imzaladığı bir ödeme emri olduğunu, 2016-2017 Eğitim ve Öğretim döneminde BESYO, Eğitim Fakültesi ve Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi öğrenci adayları için yapılan özel yetenek sınavları için Vakıf tarafından Vakıf hesaplarına bağış alındığını, sınavlar tamamlandıktan sonrada Vakfın yetkili organlarınca sınavlarda görev alan personele Vakfın amaçları doğrultusunda yardım amacıyla ödemeler yapıldığını, ayrıca 8 Ağustos 2016 tarihinde yeni atama nedeniyle Rektörlüğün ve dolayısıyla Vakıf Başkanı ve kısmen Yönetim Kurulu üyelerinin bir kısmı değişmesine rağmen 2016 yılı gelir-gider tabloları ve faaliyet raporlarının ibra edilerek hem Yönetim Kurulu hem de Genel Kurul tarafından oybirliği ile onaylandığını, eğer Vakfın öğrenci adaylarından bağış alması ve sınavlarda görev alan personele yardım amacıyla ödeme yapması sonucu bir kamu zararının varlığı söz konusu ise bunun sorumlusunun paraların toplanması ve dağıtılmasından sorumlu Vakfın yetkili karar organları olduğunu, eğer bir zararın tazminine hükmedilecekse bunun … Üniversitesi Vakfının yetkili organlarından istenmesi gerektiğini, çünkü bütün sorumluluğun … Üniversitesi Vakfına ait olduğunu ki bu durumun, … Üniversitesi Vakfının 26.01.2017 tarihli Yönetim Kurulu Toplantısının kayda alındığı Karar Defterinde Karar 1. ve 2. maddesinde görüşülüp karara bağlanan 2016 yılı Faaliyet Raporunda ve 20.02.2017 tarihli Vakıf Genel Kurulu 4. ve 5. gündem maddelerinde görüşülerek mevcut Vakıf yönetim organlarınca oybirliği ile kabul edildiğini ifade etmek suretiyle yetki aşımı nedeniyle tazmin hükmünün tamamen kaldırılması hususunu bilgilerimize arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Eğitim Fakültesi Dekanı-Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 43843 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, temyiz dilekçesinde özetle;
- Alınan başvuru ücretlerinin Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde idare olunan özel bütçesine “gelir” olarak kaydedilmesi gerekirken … Üniversitesi Vakfına aktarılması iddiası ile ilgili olarak;
Birinci maddedeki ifadeden Eğitim Fakültesi’nin özel yetenek sınavları için öğrencilerden para topladığı ve sonra da bu parayı … Üniversitesi Vakfının hesabına aktardığının anlaşılmakta olduğunu, oysa bu bölümlere girecek öğrencilerden başvuru sırasında başvuru ücreti alınacağına dair ne 2547 sayılı Kanunda, ne de 2914 sayılı Kanunda bir düzenleme yapılmamış olup, Yükseköğretim Kurulunun 24.09.2014 tarihli toplantısında aldığı kararda, mevzuatta bir düzenleme olmadığı gerekçesi ile özel yetenek sınavlarından ücret alınmaması gerektiğini belirttiğini, bu nedenle Fakültelerince hiçbir öğrenciden başvuru harcı alınmadığını ve alınması ile ilgili hiçbir kararlarının ve onaylarının bulunmadığını, mevzuat gereği alınması mümkün olmayan bir harcın alınarak özel bütçeye gelir olarak kaydedilmesinin de mümkün olmadığını, kaldı ki, incelemeye esas 2016 yılı … Üniversitesi harcama belgeleri arasında bu tazmine konu başvuru harçlarının tahsil edildiği ve akademik ve idari personele ödeme yapıldığına ilişkin hiçbir belge de bulunmadığını, incelemenin tamamen Sayıştay denetimine tabi olmayan … Üniversitesi Vakfına ait olan ve ne şekilde, hangi maksatla düzenlendiği ve ulaştırıldığı bilinmeyen belgelerin incelenmesine dayalı olduğunu, bu yönüyle de sorgu ve tazminin mevzuata aykırılık teşkil etmekte olduğunu, yine 5018 sayılı Yasanın 71 inci maddesinde ise kamu zararının; "kamu görevlilerinin kasıt kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmakta olduğunu, bu tanıma göre kamu zararından söz edebilmek için kendisinin mevzuata aykırı bir karar, işlem veya eylemim nedeni ile devletin gelirinde bir artışa engel ya da eksilmeye neden olmuş olması gerektiğini, oysa yukarda arz ve izah edildiği gibi yükseköğretim kuruluşlarının özel yetenek sınav gelirleri gibi bir gelirinin bulunmadığını, dolayısıyla bu sınavlar için alınması gereken bir ücret olmadığı için bir kayıp da söz konusu olmadığını, nitekim Sayıştayın, uygunluk denetimi kapsamında yapılan denetimlerinde, yükseköğretim kurumlarının bu sınavlara ilişkin ücret alıp, almadığını kontrol etmediğini, böyle bir ücret tahsil etmeyen kamu görevlileri hakkında devleti zarara uğrattıkları için işlem yapmadığını, öyleyse kendisinin de devleti zarara uğrattığından bahisle tazmin yükümlülüğünden söz edilemeyeceğini, ayrıca tazmine gerekçe olarak gösterilen, … Üniversitesi Rektörlüğüne yazılan 27.07.2016 tarihli ve … sayılı yazıda aynen; “Sınavlarda görev alan ve özveri ile çalışan idari personelin adları, görevleri ve kendilerine ödemek islediğimiz ücret miktarını gösteren listeler ektedir. Fakültemizin söz konusu ödemeyi yapacak harcama kalemi ve bütçesi olmaması nedeni ile uygun görülmesi halinde ödemenin … Üniversitesi Vakfı tarafındım yapılması hususunda bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.” denilmiş olup, buradan başvuru harcı alındığı ve Vakfa aktarıldığı sonucunu çıkarmanın da mümkün olmadığını, 5018 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde; “Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” denilmekte olup, bu anlamda Harcama Yetkilisi olduğu Eğitim Fakültesi bütçesinden bir ödeme yapılması yönünde hiç bir talimatının bulunmadığını, Üniversite Vakfınca tahsil edilen ve bu Vakıf tarafından yapılan ödemelerden dolayı Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulmasının da yukarıdaki madde hükmüne aykırı olacağını,
- Özel yetenek sınavlarında görevli akademik ve idari personele … Üniversitesi Vakfı tarafından ödeme yapılması iddiası ile ilgili olarak;
Söz konusu ödemenin tamamen Vakıf Yönetim Kurulunun kararına ve takdirine bağlı olduğunu, Eğitim Fakültesi Dekanı olarak kendisinin, özel yetenek sınavlarında görev alan ve büyük bir özveri ile çalışan akademik ve idari personele katkıları nedeni ile ödeme yapılması için talebini Üniversite tüzel kişiliğini temsil etmesi nedeni ile Rektörlük Makamına yazdığını ve onların da talebini Üniversite Vakfına ilettiklerini, kendisinin bir dekan olarak ne Rektörlük Makamına ne de … Üniversitesi Vakfına emir ya da talimat (ödeme emri) verebilecek durumda olmadığı gibi, doğrudan Üniversite Vakfı ile yazışma yapma yetkisinin de bulunmadığını, Sayıştay İlamında bu durumun Vakfa talimat verme şeklinde açıklanmasının yanlış olduğunu, sonuç olarak bu sınavların bir maliyetinin var olduğunu ve bu maliyetin Vakıftan karşılanmasını talep ettiklerini, Vakıf organlarının özgür iradeleri ile yaptıkları bir işlem nedeni ile kendisinin sorumlu tutulmasının yanlış olduğu gibi, bu madde açısından kendisi ile ilişkilendirilebilecek bir kamu zararı da bulunmadığını, ayrıca, Vakfın 2016 yılı hesaplarının ibra edilmiş olmasının, yapılan ödemenin uygunluğunu göstermekte olduğunu,
- Ödemelerden vergi kesintisi yapılmaması iddiası ile ilgili olarak;
Vakıfça yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılmamasının kendisiyle hiçbir ilgisi olmayan bir durum olduğunu, çünkü söz konusu Vakıfta hiçbir görevinin bulunmadığını, bu yüzden yanlış bir ödeme yapılmış ise ve kesilmeyen bir vergi varsa bunun Vakıf yöneticilerine sorulması gerektiğini düşündüğünü, lakin Vergi Usul Kanunumun 8 nci maddesinde vergi sorumlusunun; "verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.” şeklinde tanımlandığını, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortakları, dernekler, vakıflar, … aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” hükmüne yer verildiğini, bu yasal açıklamalardan da anlaşılacağı gibi … Üniversitesi Vakfından personele yapılan ödemelerle ilgili vergi kesintisinin yapılıp yapılmamasından sorumlu tutulması gereken kişinin (vergi sorumlusunun) kendisinin olmadığının açıkça anlaşılmakta olduğunu,
Bütün bu nedenlerle, İlamda belirtilen tutardaki ödeme yükümlülüğünün kaldırılmasını arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı-Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 43824 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle yapılan denetim sonucu Sayıştay tarafından belirtilen hususların mevzuatla ilgili kısımlarına itiraz etmediğini belirtmek istediğini, ancak şahsının bu denetim sonucu oluşan kamu zararından sorumlu tutulmasının haksız ve yasalara aykırı bir durum olduğunu, çünkü aşağıda açıklandığı üzere kendisinin tazmin hükmüne konu edilen işlem ve uygulamalarda yetki ve sorumluluğu olan, işlem ve uygulamaları yönlendiren, yöneten, buna ilişkin karar alan ve/veya uygulayan ya da bu işlemlerin gerçekleşmesine yönelik olarak talimat verme konumunda olmadığını, anladığı kadarıyla İlamın şahsının bu somut durumu gözden kaçtığı için şahsıyla ilgili tazmin hükmü içerdiğini, aşağıda açıklandığı üzere kanaatince adının sorumlular arasında yer almasının, konuyla ilgili inceleme ve araştırma yapılırken yeterli titizlik ve özenin gösterilmemesinden kaynaklandığını, şöyle ki;
-
… Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Özel Yetenek Sınavına ilişkin 2016 yılı denetimi sonucu mevzuata uygun görülmeyen işlerin 2010 yılından beri aynı şekilde uygulanmakta olduğunu, önceki yıllarda olduğu gibi 2016 yılı için de Fakülte Yönetim Kurulunda özel yetenek sınav tarihleri, koşulları, uygulanması ve sınav komisyonlarının oluşturulması ile danışmanlık ve yönlendirme ücreti olarak … TL ücret alınması ve bu ücretin Fakülte Döner Sermaye hesabına yatırılması yönünde (dilekçe ekinde yer alan) Kararların (Fakülte Yönetim Kurulunun 25. 04. 2016 tarihli ve … sayılı Kararı, aynı tarihli ve … sayılı Kararı) alındığını, söz konusu Kararda kendisinin de imzasının bulunduğunu ve bu Kararda öğrenci adaylarından yapılan tahsilatların … Üniversitesi Vakfına yatırılması ve/veya aktarılması yönünde bir iradenin bulunmadığını, dolayısıyla kendisinin sorumlu konumuna alınarak aleyhinde tazmin hükmü verilmesinin fiili ve hukuki dayanağının bulunmadığını, ilk olarak bu nedenle şahsıyla ilgili tazmin hükmünün kaldırılarak beraatına karar verilmesini talep ettiğini,
-
Fakülte Yönetim Kurulu bu kararı verdikten sonra (tazmin hükmü tarafına tebliğ edildikten sonra erişme imkânı bulduğu dilekçe ekindeki) Fakülte Dekanlığınca 20. 05. 2016 tarihli ve … sayılı yazının … Bankası … Üniversitesi Kampüs Şube Müdürlüğüne (yine dilekçe ekindeki) aynı tarihli ve … sayılı yazının da Rektörlük Makamına gönderildiğini, bu yazılarda başvuruda bulunan her öğrencinin yatırması gereken başvuru ücretinin yarısının hesap numarası verilerek Döner Sermaye hesabına, diğer yarısının ise yine hesap numarası verilerek . . Üniversitesi Vakfı hesabına yatırılmasının istendiğini, bu yazılarda kendisinin imzasının bulunmadığını, yazılardaki imzaların o dönemdeki Dekan …’a ait olduğunu, temyize konu İlamda bu hususun da gözden kaçtığını, izah edilen durum dikkate alındığında kendisinin işlem ve uygulamalardan sorumlu olmayacağının açık olduğunu,
-
Rektörlüğe ve … Bankasına yazılan 20. 05. 2016 tarihli yazılar doğrultusunda Vakıf hesabına yatırılan paraların (dilekçe ekindeki) dağıtım listelerinin de o dönemin Dekanı … tarafından imzalandığını, sorgu aşamasında yaptığı savunmada da açıkladığı üzere; 15. 07. 2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü ertesinde Dekanlık görevini vekâleten üstlenen Rektöre kendisinin yaklaşık bir hafta boyunca tesadüfen yardım ettiğini, bu dönemde önüne rutin evrak olarak gelen (dilekçe ekindeki) 27. 07. 2016 tarihli ve … sayılı yazının tarafınca (Dekan Yardımcısı sıfatıyla) imzalandığını, tazmin hükmüne esas alınan bu yazının bir talimat yazısı değil, bir talep yazısı olduğunu, dolayısıyla sanki kendi imzaladığı yazının talimat yazısı imiş gibi bir kabulle tazmin hükmü kurulmasının doğru olmadığını, kendi imzaladığı talimat gereğince ödemeler yapılmış gibi bir durumun asla söz konusu olmadığını ve bu nedenle oluşa uymayan tazmin hükmünün kaldırılmasını ve beraatına karar verilmesini talep ettiğini,
-
Öte yandan, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi personeline ödeme yapılması yönündeki (dilekçe ekindeki) 27. 07. 2016 tarihli ve 2016/521 sayılı yazının da Vakıf hesabının bulunduğu … Bankası Kampus Şubesi Müdürlüğüne Vakıf Başkan Yardımcısı … tarafından yazılarak imzalanmış olup, tarafınca imzalanmadığını, o halde ödemeden kendisinin sorumlu tutulmasının hukukla, hakkaniyetle ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığını, sonuç olarak, aday öğrencilerden alınan ve Üniversite hesaplarına yatırılması gereken paraların Vakıf hesaplarına yatırılması ve/veya Vakıf hesabına aktarılması yönünde hiçbir karar ve veya talimatta irade ve imzasının bulunmadığını, keza Vakıf hesabından kişilere ödeme yapılması yönünde bir karar almadığını, alınmış bir karara ortak olmadığını, bu yönde bir talimat da vermediğini, aday öğrencilerden alınacak paraların Döner Sermaye hesabına yatırılmasına ilişkin 25. 04. 2016 tarihli ve … sayılı Fakülte Yönetim Kurulu Kararındaki imzasının hukuka uygun olduğunu, ödeme listeleri altındaki imza tarafına ait olmadığı gibi Fakülte Yönetim Kurulu Kararında Döner Sermaye hesabına yatırılması kararlaştırılan paraların bir bölümünün Vakıf hesaplarına yatırılması ve Vakıf hesaplarına yatırılan paraların ilgililere ödenmesi yönündeki talimat yazılarını da kendisinin imzalamadığını, sadece tesadüfen Dekan Yardımcısı görevini üstlendiği olağanüstü darbe döneminde bir talimat değil, talep yazısını imzaladığını, bütün bu hususlar dikkate alınarak şahsıyla ilgili tazmin hükmünün kaldırılarak beraatına karar verilmesi gerektiğini, olaya hangi yönden bakılırsa bakılsın, kamu zararına sebebiyet verecek hiçbir işlemin altında imzasının bulunmadığını, bu nedenle ta başından beri sorguya muhatap olmasının da yanlış olduğunu, aleyhine tazmin hükmü verilmesinin de yanlış olduğunu, kendi imzaladığı yazının şahsına sorumluluk yüklenmesini gerektiren bir içerikte olmadığını, çünkü bir talimat yazısı değil, talep yazısı olduğunu, ilgililerin sorumlu tutulmasını gerektiren bir durum varsa, paraların Vakfa yatırılmasını sağlamaya yönelik talimat ve karar verenler ile personele ödeme yapılması yönünde talimat veren kişilerin sorumlu konumuna alınması, sorguların o kişilere yöneltilmesi ve gerektiğinde tazmin hükmünün onlar hakkında verilmesi gerektiğini,
-
Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere ödeme talimatını veren, ödemeyi yapan kişi kendisi olmadığımdan; kişilere yapılan ödemelerden kesilmesi gereken gelir vergisi ve/veya damga vergisi nedeniyle de kendisinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, diğer yandan ödemelerin kimlere yapıldığını belirten ahiz listesinin de İlamda yer almadığını
İfade etmek suretiyle, yukarıda açıklanan nedenlerle ve Sayıştay Temyiz Kurulunca kendiliğinden dikkate alınacak diğer nedenlerle tazmin hükmünün kaldırılarak beraatına karar verilmesini arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Rektör (Üst Yönetici) sıfatıyla temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 44126 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, temyiz dilekçesinde özetle; anılan tarihte Üniversite Üst Yöneticisi (Rektör) ve aynı zamanda … Üniversitesi Vakfı Başkanı olarak Sayıştay 2. Dairesinin vermiş olduğu karara hem sorumluluk açısından ve hem de esas yönünden itiraz ettiğini, 5018 sayılı Kanunda üst yöneticilerin sorumluluğunun idari yönden olduğunu, mali konularda sorumluluğun ise alt yöneticilere yani harcama yetkililerine bırakıldığını, kaldı ki burada yapılan harcamanın Üniversite bütçesiyle ilgili bir husus değil; Üniversite Vakıfı Bütçesinden yapılan bir harcama olduğunu, Sayıştay denetiminin dışında olduğunu, esas yönünden ise; … Üniversitesi Rektörü olarak görev yaptığı 2016 yılında, Üniversitenin Eğitim ve Güzel Sanatlar Fakülteleri ve Beden Eğitimi Yüksekokuluna özel öğrenci alımı ile ilgili yapılan uygulama sınavları ile ilgili Üst Yönetici olarak öğrencilerden verilen hizmetlerin karşılığında bir ücret talep edilmesi hele hele bu ücretin Üniversite Vakfı hesabına yapılması konusunda Üniversite Üst Yöneticisi olarak yazılı ya da sözlü bir talebinin olmadığını, öğrencilerin gönüllü olarak Üniversite Vakfına bağışta bulunduklarını, daha sonra da sınav sonunda ilgili birimlerin yöneticilerinin görev yapan, özellikle de mesai dışında günlerce zaman harcayan öğretim elemanları ve diğer personele hizmet karşılığı talep ettikleri ücretlerin Vakıf Başkanı olarak yerine vekaleten bakan Rektör Yardımcısı tarafından ödeme onayı verildiğini, tarafınca herhangi bir ödeme onayı verilmediğini, burada bir kamu zararı söz konusu olmadığı gibi, öğrencilerin Vakfa yaptıkları gönüllü bağış ve Vakıf yönetiminin ilgililere hizmet karşılığında yapmış olduğu ödemenin ise Sayıştay denetiminin kapsamında olmadığını, ayrıca Sayıştay Denetçisinin ifade ettiği yöneticiler arasında planlanarak öğrencilerin üzerinden Vakfa para aktarılması hususunun da doğru olmadığını, kendisinin öğrencilerin yapmış olduğu bağıştan sınavların bitmesinden sonra haberi olduğunu, Üniversite Vakfının görevinin zaten Üniversitenin kaynaklarının yetmediği durumda Üniversiteye destek vermek olduğunu, kaldı ki, onlarca üniversitenin ticari işletmelerini üniversite vakıflarının yürüttüğünün de Kurulumuzun malumu olduğunu, öğrencilerin Vakfa yapmış oldukları bağışların bir kısmının görevlilerin verdiği hizmet karşılığı olarak ödenirken geri kalan paranın Vakfın öğrenci burs hesabına aktarıldığını, dolayısıyla sınavlarla ilgili Üniversitenin yapacağı harcamaların da önlendiğini, kamu kaynağının kullanılmasına engel olunduğunu, YÖK’ün tebligatının da özel öğrenci kabulünde öğrencilerden bir ücretin alınmaması yönünde olduğunu, bu durumda öğrencilerin Üniversite bütçesine bir katkı veremeyeceği de düşünüldüğünde nasıl bir kamu zararına sebep olunduğunun da anlaşılamadığını, ilgili birimlerin sorumlularının detaylı savunma yazdıkları için kendisinin ayrıca detaya girmediğini, ilgili personelin şaibesiz ve adil bir sınav yaptıklarını, Üst Yönetici olarak kendisinin önceliklediği hususun da burası olduğunu, bir art niyet söz konusu olmadığını, iki yıldır emekli bir üniversite rektörü olarak kendisinin ve diğer yönetici arkadaşların iyi niyetinin göz önünde bulundurulmasını, özel yetenek sınavları ile ilgili bir belirsizliğin olduğunun da göz önünde tutulmasını Heyetimizin bilgisine sunduğunu (iki saatlik bir üniversite sınavında her öğretim elemanının hizmet karşılığında ne ücret alacağı belirlenmiş iken) günlerce sınav yapan çoğu zaman gecenin 10-11’lerine kadar çalışan öğretim elemanlarına bir ücretin ödenmemesinin de, bu konuda farklı çözüm yollarına üniversiteleri yöneltmeye neden olduğunu ifade etmiştir.
Başsavcılık mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde İlamın 2. maddesine ilişkin olarak; Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından yapılan özel yetenek sınavları için sınava gireceklerden ücret alınmasının mevzuatına uygun olduğu, tahsil edilen tutarların yarısının Döner Sermayeye, diğer yarısının ise Üniversite bünyesinde kurulan Vakfa yatırıldığı, bu yönde kendilerinin bir tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, yapılan ödemelerin tahsil edilen tutarlardan karşılandığı, belirtilerek Daire tarafından verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği ifade edildikten sonra; temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların Daire Kararının gerekçelerini karşılamadığı; bu itibarla, temyiz talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Rektör (Üst Yönetici) sıfatıyla temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 44126 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …’e yönelik Başsavcılık mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde İlamın 2. maddesine ilişkin olarak; Eğitim ve Güzel Sana ar Fakülteleri ile Beden Eğitimi Yüksekokulu tarafından yapılan özel yetenek sınavları için sınava gireceklerden Vakıf tarafından ücret alınması konusunda kendisinin bir dahlinin olmadığı, ödeme belgelerinde imzasının bulunmadığı, tahsil edilen tutarlardan sınav yapanlara ödeme yapılmasının Üniversite kaynağında bir azalmaya yol açmadığı, Vakıf tarafından sınavda görev alanlara ücret ödenmesine ilişkin belgelerde imzasının bulunmadığı gerekçeleriyle Daire tarafından verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği ifade edildikten sonra; temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların Daire Kararının gerekçelerini karşılamaktan uzak olduğu, buna karşılık yapılan ödemelere ilişkin belgelerde imzasının bulunmadığı yönündeki sorumluluk itirazının yerinde görüldüğü; bu itibarla, temyiz talebinin sorumluluk yönü ile kabul edilerek, açıklanan hususların araştırılması maksadıyla Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Yukarıda adı geçen sorumlu, Başsavcılık mütalaasına yanıt olarak gönderdiği (ikinci) temyiz dilekçesinde özetle; Başsavcılık mütalaasında bildirilen bazı hususlarla BESYO Müdürü (Harcama Yetkilisi) olarak şahsının sorumluluğunun olmadığını bildirmek istediğini, şöyle ki Başsavcılık mütalaasında; “… … Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi 2016 yılı hesabının 2. Daire tarafından yargılanması sonucu çıkarılan 14.03.2018 tarihli ve 67 sayılı İlamının 2’nci maddesinde yer alan tazmin hükmüne karşı Harcama Yetkilisi … tarafından yapılan temyiz talebini ihtiva eden ve ilgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe ve ekleri incelendi." denildiğini, oysa Sayıştay'ın ilk sorgusunda ise alınan başvuru ücretlerinin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesinde idare olunan özel bütçesine “gelir" olarak kaydedilmesi gerekirken … Üniversitesi Vakfına aktarılması'’ iddiasının bulunduğunu, savunmasında ve temyiz başvurusunda özel yetenek sınav ücretlerinin Strateji hesabına değil de Vakıf hesabına yatırıldığı iddiasına göre yaptığını, yani Döner Sermaye İşletmesi hesaplarıyla ilgili bir incelemeye muhatap olmadığını, 2016 yılında BESYO’nun özel yetenek sınav ücretlerinin Döner Sermayeye alınması söz konusu olmadığını, BESYO'nun aynı yıl içerisinde Döner Sermaye hesabı ve bu hesapta aktif bir işlemini bulunmadığını, Başsavcılık mütalaasının bu maddesinin şahsını ilgilendirmediğini, yine aynı yazıda; “Adı geçenin dilekçesinde İlamın 2. maddesine ilişkin olarak; Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından yapılan özel yetenek sınavları için sınava gireceklerden ücret alınmasının mevzuata uygun olduğu, tahsil edilen tutarların yarısının döner sermayeye, diğer yarısının ise Üniversite bünyesinde kurulan vakfa yatırıldığı, bu yönde kendilerinin bir tasarruf yetkilerinin bulunmadığını, yapılan ödemelerin tahsil edilen tutarlardan karşılandığı, belirtilerek Daire tarafından verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.” denildiğini, yukarıda geçen ifadelerin Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinin yaptığı bir işlem olabileceğini, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve BESYO’nun Rektörlüğe bağlı ayrı birer akademik birim olduklarını, yani her birinin ayrı ayrı yönetim kurulları yani karar alma mekanizmalarının bulunduğunu, dolayısıyla özel yetenek sınavlarının her fakültede ve BESYO'da ayrı ayrı yapıldığını, şartları ve yapılış şeklinin hepsinde birbirinden farklı olduğunu, dolayısıyla bir fakültenin yaptığı iddia edilen bir usulden diğer birimlerinin sorumlu tutulmasının hakkaniyete/hukuka ve yürürlükteki mevzua aykırılık teşkil ettiğini, 2016 yılında BESYO Özel Yetenek Sınavı ile ilgili öğrencilerden herhangi bir ücret alınmamış olup, öğrencilerin Vakıf hesaplarına bağış yaparak para yatırmalarının söz konusu olduğunu, eğer öğrencilerin Vakıf hesabına para yatırmaları yürürlükteki mevzuata aykırıysa bunun sorumlusunun Vakfın yönetim organları olduğunu, Başsavcılık mütalaasındaki bu iddianın da şahsını ilgilendirmediğini, sonuç olarak da yine aynı yazıda; “Adı geçenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar Daire kararının gerekçelerini karşılamamaktadır. Bu itibarla, adı geçenin temyiz talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmaktadır.” denildiğini, temyiz başvurusunda “Aday öğrencilerden bağış/para toplanması, özel yetenek sınavlarında görev alan personele yardım/para dağıtılması işlemleri Vakfın organları olan mevcut Vakıf Başkanlığı, Yönetim Kurulu ve Genel Kurul tarafından kabul edilmiştir. Bu süreçlerde oluşmuş olan bir kamu zararı varsa bu kamu zararının maddi unsuru olan para miktarının Vakfın hesaplarına girmesi, hesaplarda kalması ve hesaplardan çıkma işlemleri tamamı ile Vakfın karar organları eliyle yürütülmekte ve Vakıf bünyesinde cereyan etmektedir. Bütün evrakların sadece Vakıftan temin edilmesi de bu durumu teyit etmektedir" diyerek, arz ve izaha çalışılan bu sebeplerle; yetki aşımı nedeniyle tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini ifade ettiğini, dolayısıyla Başsavcılık mütalaasında belirtilen hususlara itiraz ettiğini ve temyiz başvurusunun kabul edilerek Temyiz Kurulu huzurunda yapılacak duruşmada kendini savunma hakkının tarafına verilmesini arz etmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Eğitim Fakültesi Dekanı-Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 43843 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …, Başsavcılık Mütalaasına yanıt olarak gönderdiği ikinci temyiz dilekçesinde özetle; kendisine tebliğ edilen Başsavcılığın mütalaası incelendiğinde temyiz talebiyle ilgili dilekçenin incelenmediği, sadece Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Harcama Yetkilisi tarafından yapılan açıklamanın esas alındığı ve Başsavcılık tarafından verilen mütalaanın muhatabının Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Harcama Yetkilisinin olduğunun anlaşıldığını, tarafına gönderilen Başsavcılık mütalaasında adının kalemle metin içinde düzeltme yapılarak ilave edilmesinin ve kendi savunmasıyla ilgisi olmayan ifadelere yer verilmiş olmasının böyle düşünmesine neden olduğunu, oysa Sayıştay sorgusuna muhatap olan fakültelerin harcama yetkililerinin yaptığı işlemler ve uygulamaların birbirinden tamamen farklı olduğunu, şöyle ki; Başsavcılık mütalaasının ilk paragrafında konu olarak …Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi 2016 yılı hesabının 2. Daire tarafından yargılanmasından söz edildiğini, oysa işbu temyiz incelemesinin konusu olan sorgunun 1. maddesinin “alınan başvuru ücretlerinin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesinde idare olunan özel bütçesine gelir olarak kaydedilmesi gerekirken … Üniversitesi Vakfına aktarılması” iddiasına dayandığını, Sayıştay sorgusunun Döner Sermaye Hesabı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, Başsavcılığın mütalaasında yer alan bu ifadelerin kendi birimiyle ilgili olmadığını, temyiz dilekçesinde de arz ve izah ettiği gibi Eğitim Fakültesinin hiç bir adaydan herhangi bir ücret alarak Döner Sermaye hesabına ya da başka herhangi bir hesaba yatırmadığını ya da bir hesaptan bir başka hesaba aktarmadığını, Eğitim Fakültesinin özel yetenek sınavına giren adaylardan sınav ücreti alınacağına ilişkin hiçbir kararı ya da talimatı olmadığı gibi Eğitim Fakültesinin böyle bir ücreti aldığına ilişkin herhangi bir belge de bulunmadığını, iddianın hiçbir belgeye dayanmayan, mücerret niyet okumaktan ibaret olduğunu, Başsavcılık mütalaasında Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından yapılan yanlış bir uygulama için (ücret alarak Döner Sermaye hesabına yatırmak) Eğitim Fakültesi Harcama Yetkilisinin suçlandığını, bu durumun, suçun kişiselliği ilkesine aykırı olduğunu ve hukuken yanlış olduğunu, Başsavcılık mütalaasında, Sayıştay sorgusunun birinci kısmı olan “personele yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılmaması” iddiası ile ilgili olarak “sözü edilen ödemelerden vergi kesilmemesi konusunda kendisinin herhangi bir yetki ve buna bağlı bir sorumluluğunun bulunmadığı” sebebiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiklerini ki, kendilerine göre de bunun doğru bir değerlendirme olduğunu, ancak, bu durumun kabulünün aynı zamanda Sayıştay sorgusunun 2. kısmındaki iddianın da geçersizliğini ortaya koymakta olduğunu, kısaca ifade etmek gerekirse; vergi kesilmesinden sorumlu olmayan kişinin aynı gerekçelerle ödemeden de sorumlu olmamasının gerektiğini, çünkü temyiz dilekçesinde de belirttiği gibi Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi gereğince ödemeyi yapan Vakfın gelir vergisini kesmek zorunda olduğunu, konunun Eğitim Fakültesi Harcama Yetkilisi ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, ödemeyi yapanın da vergiyi kesmeyenin de Vakıf olduğunu, Eğitim Fakültesi Harcama Yetkilisinin Vakfa neden vergi kesmediklerini sorma yetkisi olmadığı gibi harcama emri verme yetkisinin olmadığının da açık olduğunu, ödemenin … Üniversitesi Vakfı tarafından yapıldığını, hatta temyiz dilekçesindeki ayrıntılı açıklamalara rağmen, iddia edildiği gibi Vakfa öğrenciler tarafından yapılan bağışın Strateji Dairesi Başkanlığına yapılması gerekiyorsa bile, burada yapılması gerekenin; Vakfın bu geliri Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesinde idare olunan özel bütçesine gelir olarak aktarması olduğunu, çünkü bu durumun, Sayıştay sorgusundaki iddiaya göre Vakfın haksız zenginleşmesine neden olduğunu, ayrıntılarını temyiz dilekçesinde arz ve izah ettiği üç iddiadan oluşan Sayıştay sorgusu ile ilgili savunmasını bu vesileyle tekrar ettiğini, zaten Başsavcılığın 3. kısım ile ilgili tazmin yükümlülüğünün kaldırılmasını talep ettiğini, Başsavcılık mütalaasında “adı geçenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar Daire Kararının gerekçelerini karşılamamaktadır.” denildiğini ve gerekçesinin açıklanmadığını, bu durumun sadece Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Harcama Yetkilisi açısından mı geçerli, yoksa kendisini de kapsayıp kapsamadığı konusunun açık olmadığını, bu durumun savunma hakkını sınırlandırdığını, zira Başsavcılık mütalaasının temyiz edene gönderilmesinin gerekçesinin bu olduğunu düşündüğünü, diğer iki iddia ile ilgili savunmasının, farklı uygulamaları nedeni ile Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Harcama Yetkilisinin savunmasından ayrı olarak değerlendirilmesini ve duruşma talebini tekraren arz etmiştir.
Başsavcılık ikinci mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde yer alan, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu tarafından yapılan sınavların usulüne uygun olduğu, bu sınavlar için öğrencilerden herhangi bir şekilde ücret talep edilmediği, öğrencilerin Üniversite vakfına kendiliklerinden bağışta bulundukları, sınavlarda görev alan personele vakıf tarafından ücret ödenmesinde bir dahlinin olmadığı hususlarının, Daire Kararının gerekçelerini karşılamadığı; bu itibarla, adı geçenin temyiz talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
Aynı ilam maddesi ile ilgili olarak Eğitim Fakültesi Dekanı-Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunan ve buna ilişkin 43843 sayılı dosyası kendi gündem sırasında görüşülen …’e yönelik Başsavcılık ikinci mütalaasında özetle; sorumlunun dilekçesinde İlamın 2. maddesine ilişkin olarak; Eğitim Fakültesi tarafından yapılan özel yetenek sınavları için sınava gireceklerden Fakülte tarafından ücret alınmadığı, Üniversite Vakfı tarafından ücret alınıp alınmadığı konusunda herhangi bir bilgi ve yetkilerinin bulunmadığı, kayıt için Vakfa ya da Üniversiteye ücret yatırılması yönünde bir zorunluluğun bulunmadığı, diğer yandan tahsil edilen tutarların yarısının Döner Sermayeye, diğer yarısının ise Vakfa yatırıldığı, bu yönde kendilerinin bir tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, yapılan ödemelerin tahsil edilen tutarlardan karşılandığı, diğer taraftan, sözü edilen ödemelerden vergi kesilmemesi konusunda kendisinin her hangi bir yetki ve buna bağlı bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçeleriyle Daire tarafından verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği ifade edildikten sonra; Daire kararında, Vakıf tarafından öğrencilerden para alınmasının, sınav yapan personele ücret ödenmesinin mümkün olmadığının ayrıntılı olarak ortaya konulduğu, Vakıf tarafından yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılmamasının ise adı geçene yüklenilebilecek bir sorumluluk olarak görülmediği, nitekim bu hususların ilk temyiz başvurusuna karşılık gönderilen 07.6.2018 tarihli ve … sayılı yazıda açıklandığı; bu itibarla, adı geçenin temyiz talebinin yapılan ödemelerden kesilmeyen vergilere yönelik olarak kabulü ile belirtilen hususların araştırılması maksadıyla Dairesine Tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan … ve aynı ilam maddesinde sorumluluğu bulunan ve 43843 sayılı dosyayla duruşma talebinde bulunan …, 43824 sayılı dosyayla duruşma talebinde bulunan … ve 44126 sayılı dosyayla duruşma talebinde bulunan … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Temyize esas tazmin hükmünün İlamdaki haliyle konunun esası yönünden iki boyutu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; özel yetenek sınavları için alınan başvuru ücretlerinin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesinde idare olunan özel bütçeye “gelir” olarak kaydedilmesi gerekirken … Üniversitesi Vakfına aktarılması, ikincisi ise; özel yetenek sınavlarında görevli akademik ve idari personele … Üniversitesi Vakfı tarafından ödeme yapılmasıdır. (*Her ne kadar sorgu aşamasında özel yetenek sınavlarında görevlendirilen personele yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılması konu edilmişse de İlamın karar kısmında bu konudan bahsedilmemiştir.)
Öncelikle, tazmin hükmünün birinci boyutu açısından değerlendirme yapılacak olursa;
Tazmin hükmü her ne kadar “özel yetenek sınavları için başvuru ücreti alındığı ve ücretlerin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesinde idare olunan özel bütçe yerine … Üniversitesi Vakfına aktarıldığı” düşüncesi üzerine kurgulanmışsa da; sorumluların temyiz dilekçelerindeki iddialarından, dilekçelerin eklerindeki bilgi ve belgelerden ve yargılamaya esas rapor eki belgelerden açıkça görüleceği üzere; öğrenci adayları Vakıf hesabına kendi iradeleri ile para yatırarak bağışta bulunmuşlardır. Bu anlamda, İlamda sorumluluk yüklenen birim yöneticilerinin aday öğrencilerden ücret toplayarak Vakıf hesabına aktarmaları söz konusu olmayıp öğrenciler bizzat kendileri bağışta bulunarak Vakfın hesabına yatırmışlardır. Dolayısıyla, ortada sadece para yatırılması söz konusu olup, Üniversitenin geliri olan bir paranın başka bir hesaba aktarılmasından söz etmek mümkün değildir.
Netice itibariyle, kamu gücü kullanılarak (zorla) bağış toplama işleminin gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmakta olup, bu işlemin karşılığı da ancak idari soruşturma açılması ve gerekirse sonucuna göre cezai müeyyide verilmesi olabilir. Diğer bir ifadeyle, böyle bir durumda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi kapsamında bir kamu zararı oluşmadığından; Sayıştay hesap yargılaması sonucunda tazmin hükmü verilebilecek bir husus bulunmamakla beraber, Dairece konunun bu alt boyutu (zorla bağış toplanması) açısından sadece Yükseköğretim Kuruluna yazılması yönünde karar alabileceği değerlendirilmektedir.
Sonrasında, tazmin hükmünün ikinci boyutu açısından değerlendirme yapılacak olursa;
Vakıf yönetimi birim yöneticilerinin sınavda görev alan personele ödeme yapılması talebine kendi yönetim organlarının inisiyatifi ile olumlu cevap vermiş ve görevlilere ödemeleri yapmıştır. Bu noktada, görevlilerin hesabına yatırılan paraların yasal dayanağı olup olmadığı konusu, tamamen Vakfın kendi sorumluluğunda olan bir konu olup; Vakfın kendi amaçları doğrultusunda sınavda görev alan personele hizmetleri karşılığında yardımda bulunması da Sayıştay (hesap) yargılamasına konu edilebilecek bir husus değildir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, özel yetenek sınavları için öğrenciler tarafından Üniversite Vakfına bağış adı altında para yatırılmasında ve bu paralardan sınavlarda görevli personele sınav ücreti ödenmesinde kamu kaynağında artışa engel ya da eksilmeye neden olacak ve dolayısıyla kamu zararına sebebiyet verecek bir husus bulunmadığından; 67 sayılı İlamın 2. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve (tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine yönelik) yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) 6085 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi hükmü gereğince Başkanın bulunduğu taraf üstün tutulmak suretiyle,
Karar verildiği 15.05.2019 tarih ve 46220 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …:
Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Müdürlüğüne ait bazı programlara yönelik özel yetenek sınavlarında öğrenci adaylarından … Üniversitesi Vakfına bağış adı altında ücret alındığı ve alınan bu paralardan Vakıfça sınavlarda görevli personele ödeme yapıldığı gerekçesiyle tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır.
Öncelikle özel yetenek sınavları için öğrencilerden başvuru sırasında başvuru ücreti alınacağına dair 2547 ve 2914 sayılı Kanunlarda bir düzenleme bulunmamaktadır. Yükseköğretim Yürütme Kurulu da 24.09.2014 tarihli toplantısında aldığı Kararda mevzuatta bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle özel yetenek sınavlarından ücret alınmaması gerektiğini belirtmiş ve bu husus 12.11.2014 tarihli ve … sayılı yazı ile yükseköğretim kurumlarına bildirilmiştir. Dolayısıyla mevzuat gereği alınması mümkün olmayan bir bedelin öğrencilerden alınarak özel bütçeye veya döner sermayeye gelir kaydedilmesi gerektiği de söylenemez. Bu bağlamda "kamu görevlilerinin kasıt kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel” olduklarını söylemek de mümkün görülmemektedir.
Ancak mevzuatta bir dayanağı olmamasına karşın Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Özel Yetenek Sınavına ilişkin olarak Fakülte Yönetim Kurulunun 25.04.2016 tarihli ve … sayılı Kararı ile öğrencilerden danışmanlık ve yönlendirme ücreti olarak … TL ücret alınması ve bu ücretin Fakülte Döner Sermaye hesabına yatırılması yönünde karar alındığı, daha sonra Fakülte Dekanlığınca 20.05.2016 tarihli ve … sayılı yazıyla, başvuruda bulunan her öğrencinin yatırması gereken başvuru ücretinin yarısının hesap numarası verilerek Döner Sermaye hesabına, diğer yarısının ise yine hesap numarası verilerek … Üniversitesi Vakfı hesabına yatırılmasının istendiği görülmektedir. Bununla birlikte Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve BESYO’nun her birinin ayrı ayrı yöntem izlediği, diğer iki birimde öğrencilerden ücret alınmasına dair bir yönetim kararı bulunmadığı ancak BESYO uygulamasında da başvuru kılavuzlarında öğrencilerin döner sermaye ve Vakfa para yatırmaları hususunda düzenlemelere yer verildiği anlaşılmaktadır. Yani öğrenciler esasen Üniversitenin sunduğu hizmetlerle ilgili olarak Vakfa ücret veya bağış adlar altında ödemede bulunmuştur.
5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanunun “Temel İlkeler” başlıklı 2 nci maddesinde:
“b) Dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamaz.
…
g) Kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinden bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamaz.”
Denilmektedir.
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Bağış ve yardımlar” başlıklı 40 ıncı maddesinde de:
“Herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından, kamu hizmetinin karşılığı olarak veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanamaz, benzeri adlar altında tahsilat yapılamaz”,
72 nci maddesinde ise:
“Kanunların öngördüğü şekilde yetkili kılınmamış hiçbir gerçek veya tüzel kişi, kamu adına tahsilat veya ödeme yapamaz.
Yetkisiz tahsilat veya ödeme yapılması, kamu hizmeti karşılığında veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanması veya başka adlarla tahsilat veya ödeme yapılması hallerinde; söz konusu tutarlar, yetkisiz tahsilat veya ödeme yapılanlardan alınarak, ilgisine göre bütçeye gelir kaydedilir veya ilgililerine iade edilmek üzere emanet hesaplarına kaydedilir. Ayrıca, bunlar hakkında ilgili kanunları uyarınca adli ve idari yönden gerekli işlemler yapılır.”
Hükümlerine yer verilerek kamu hizmeti karşılığında veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanması veya başka adlarla tahsilat yapılması hallerinde ne tür bir işlem yapılması gerektiği kanunlarda açıkça düzenlenmiştir. Bu bağlamda Üniversite tarafından gerçekleştirilen kamu hizmeti ile ilişkilendirilmek suretiyle Vakfın ücret veya bağış toplaması mümkün değildir. Toplanan paranın da ilgisine göre bütçeye gelir kaydedilmesi veya öğrencilere iade edilmek üzere emanet hesaplarına kaydedilmesi gerekir. Ancak bu işlemin 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi çerçevesinde Sayıştayın yargısal kararı ile değil, 72 nci madde hükümleri çerçevesinde genel hükümlere göre gerçekleştirilmesi ve denetimler sırasında takibi gerekmektedir. Bu çerçevede konunun tekrar görüşülmesi açısından Daire Kararının bozulması gerekir.
Üye … ve Üye …:
Temyize esas tazmin hükmünün İlamdaki haliyle konunun esası yönünden iki boyutu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; özel yetenek sınavları için alınan başvuru ücretlerinin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesinde idare olunan özel bütçeye “gelir” olarak kaydedilmesi gerekirken … Üniversitesi Vakfına aktarılması, ikincisi ise; özel yetenek sınavlarında görevli akademik ve idari personele … Üniversitesi Vakfı tarafından ödeme yapılmasıdır. (*Her ne kadar sorgu aşamasında özel yetenek sınavlarında görevlendirilen personele yapılan ödemelerden vergi kesintisi yapılması konu edilmişse de İlamın karar kısmında bu konudan bahsedilmemiştir.)
Bu bağlamda, ihtilafa konu olayın sorgu aşamasında üç boyutu bulunmakta iken; İlamda karar kısmında iki boyutundan bahsedilerek, kararın sonuç kısmında sadece bir boyutunda yer alan para (Vakfa yatırılan para) açısından değerlendirme yapılmış ve tazmin hükmü verilmiştir. Ancak kamu kamu zararı tablosunda olayın üç boyutu da tabloya alınmıştır. Bu şekliyle, İlam iç içe geçmiş olup, olayın hangi açısından kamu zararı oluştuğu belli olmamaktadır.
Dolayısıyla, olayın üç boyutunun da ayrı ayarı incelenmesi ve kamu zararı oluşturan boyutları var ise bu boyutların illiyet bağı kurularak kendi sorumlularının tespit edilmesi gerekir.
Sonuç itibariyle, İlamdaki haliyle tazmin hükmü kurulmasında hukuki isabet bulunmayıp, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden inceleme yapılmasını teminen tazmin hükmünün bozularak Dairesine gönderilmesi gerekir.
Üye …, Üye …, Üye … ve Üye …:
Konunun esası yönünden değerlendirme yapılacak olursa;
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde:
“Münhasıran bu Kanunun uygulanmasında;
(…)
i) Kamu geliri; Kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirleri,
(…) ifade eder.”
Şeklinde tanımlanmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 2 nci maddesinde, hizmet karşılığı elde edilen gelirlerin kamu geliri olduğu, Kanuna ekli II sayılı cetvelde yer alan kurum ve kuruluşların özel bütçeli kurumlar olduğu ve 60/e maddesinde de idare gelirlerini tahakkuk ettirerek tahsil işlemlerini yürütme görevinin mali hizmetler biriminin görevi olduğu belirtilmiştir.
Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda (BESYO) eğitim görmek isteyen öğrencilerin belirlenmesi için söz konusu fakülte/yüksekokul tarafından yapılan “özel yetenek sınavı”nın kamu hizmeti dışında düşünülmesi mümkün olmadığı gibi, şayet bu hizmetler karşılığında adaylardan herhangi bir karşılık alınacaksa da; çeşitli adlarla alınacak bu paraların kamu geliri olarak değerlendirilmemesi de mümkün değildir.
Dolayısıyla, söz konusu paraların Kanunun 12 nci maddesi doğrultusunda 5018 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde gösterilen … Üniversitesinin Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesinde idare olunan özel bütçesine “gelir” olarak kaydedilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 2547 sayılı Yüksek Öğrenim Kanununun “Gelir Kaynakları” başlıklı 55 inci maddesinde:
“Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları:
“a-Her yıl bütçeye konulacak ödenekler,
b-Kurumlarca yapılacak yardımlar,
c-Alınacak harç ve ücretler,
d-Yayın ve satış gelirleri,
e-Taşınır ve taşınmaz malların gelirleri,
f-Döner sermaye işletmelerinden elde edilecek kârlar,
g-Bağışlar, vasiyetler ve diğer gelirlerdir.”
denilmektedir.
Madde hükmü incelendiğinde, yukarıda adı geçen Fakültenin/Yüksekokulun ilgili bölümlerinde eğitim görmek isteyen öğrencilerin belirlenmesi için söz konusu birimler tarafından yapılan “özel yetenek sınavına” başvuran adaylardan “sınav giderlerini karşılamak amacıyla” toplanan paraların, yükseköğretim kurumlarının gelir kaynaklarının sıralandığı söz konusu maddenin (c) bendinde belirtilen “alınacak harç ve ücretler” içinde olduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır.
Özel yetenek sınavının yapılması hususunda piyasadan üniversite yönetimine “sınav açılması” yönünde bir talep gelmemiş; aksine Fakülte/Yüksekokul Yönetim Kurulu bu sınavın belirlenen şartlar altında belirlenen tarihte yapılması için karar almıştır. Dolayısıyla piyasadan/dışarıdan herhangi bir talep gelmeden, söz konusu Fakültenin/Yüksekokulun rutin eğitim-öğretim hayatına devam edebilmesi için gerekli olan öğrencilerin seçilmesi amacıyla yapılan özel yetenek sınavını, üniversite tarafından üretilen özel bir hizmet olarak nitelendirmek olanaksızdır. Bu sebeple, yapılan özel yetenek sınavı, özel bir hizmet sunumu olmadığından (bir kamu hizmeti olduğundan) katılımcılardan elde edilen gelirin üniversitenin özel bütçesine aktarılması gerekmektedir.
Kaldı ki, 2547 sayılı Kanununun “Cari hizmet maliyetinin hesaplanması, öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretleri” başlıklı 46 ncı maddesinde ise, cari hizmet maliyetlerine karşılık olarak öğrencilerden alınacak katkı payları ve öğrenim ücretleri ayrıntılı olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Öğrencilerden bu katkı payı ve öğrenim ücretleri haricinde herhangi bir ad altında ücret talep edilebileceğine dair mevzuatta başkaca bir hüküm bulunmamaktadır. Yükseköğretim Yürütme Kurulu 24.09.2014 tarihli toplantısında aldığı Kararda da mevzuatta bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle özel yetenek sınavlarından ücret alınmaması gerektiği belirtilmiş ve bu husus 12.11.2014 tarihli ve … sayılı yazı ile yükseköğretim kurumlarına bildirilmiştir. Daha sonra, yükseköğretim kurumlarından gelen ısrarlı talepler üzerine, konuyu yeniden değerlendirmek üzere, YÖK Mevzuat Komisyonu 28.04.2015 tarihinde toplanmış ve Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 24.09.2014 tarihli kararının yerinde olduğuna hükmetmiştir.
Özetle, üniversitelerce düzenlenen özel yetenek sınavları için ücret alınması mümkün olmamakla birlikte; alınmış olsa dahi bu paranın özel bütçeye gelir kaydedilmesi gerekir. Sorumlular savunmalarında her ne kadar ilgili Fakültelerin Yönetim Kurulu Kararlarında öğrencilerden ücret alınmasına dair herhangi bir ibare olmadığını; bu yönde bir karar alınmadığını; kayıtların online olarak öğrenciler tarafından yapıldığını ve toplanan paraların öğrencilerin kendi iradeleri ile … Üniversitesi Vakfına yaptıkları bağışlar olduğunu ifade etmişler ise de yapılan incelemede; Yükseköğretim Yürütme Kurulunun kararı uyarınca özel yetenek sınavlarına katılan öğrencilerden herhangi bir ücret alınmaması kuralının Üniversite ile aynı adı taşıyan Vakfa “bağış” adı altında para toplanmak suretiyle aşıldığı, sınavlarda katkıları bulunan personele de Vakıfça ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Özel yetenek sınavı için ücret alınmadığı ve öğrencilerin kendi istekleri ile … Üniversitesi Vakfına bağış yaptıkları kabul edilse bile, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanunun “Temel İlkeler” başlıklı 2 nci maddesinde aynen:
“a) Dernek ve vakıflar, kamu kurum ve kuruluşlarının ismini alamaz, bu kurum ve kuruluşların hizmet binaları ve müştemilatı içinde faaliyet gösteremez ve bu kuruluşlara ait araç ve gereci kullanamaz.
b) Dernek ve vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamaz.
c) Kamu hizmetlerinde kullanılan araç, gereç, evrak, form ve benzeri malzemenin, bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflardan temin edilmesi istenemez.
d) Kamu görevlileri görev unvanlarını kullanarak dernek ve vakıf organlarında görev alamaz.
e) Dernek ve vakıf organlarında görev alan kamu görevlileri, bu görevleri nedeniyle ücret, huzur hakkı veya başka bir ad altında herhangi bir karşılık alamaz.
f) Dernek ve vakıfların yardım toplama ve bağış kabul hizmetlerinde kamu görevlileri çalıştırılamaz.
g) Kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerinden bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara ödenek, yardım veya herhangi bir kaynak aktarılamaz.
h) Kamu kurum ve kuruluşları, personel maaş ve ücretlerinden, kaynağında kesinti yaparak bu Kanun kapsamındaki dernek ve vakıflara aktarma yapamaz.
ı) İhaleyi yapan kurum ve kuruluş bünyesinde bulunan veya bu kurum ve kuruluşlarla ilgili her ne amaçla kurulmuş olursa olsun vakıf ve dernekler ile bunların sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketler, bu kurum ve kuruluşların 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre yapacakları ihalelere katılamazlar.”
Hükmü bulunmaktadır.
Söz konusu maddenin (b) bendine göre vakıflar kamu kurum ve kuruluşlarının sundukları hizmetlerle ilgili olarak gerçek ve tüzel kişilerden ücret, bağış, katkı payı ve benzeri adlar altında herhangi bir karşılık alamayacağından Üniversite tarafından düzenlenen özel yetenek sınavları ile ilgili olarak öğrencilerden bağış toplanması mümkün değildir. Ayrıca (d) bendi gereğince de Üniversite özel bütçesine girmesi gereken gelir dolaylı yollardan Vakfa aktarılmış olmaktadır. Temyiz dilekçelerinde kayıtların online olarak öğrenciler tarafından yapıldığı belirtilmişse de; bu durumun varlığının kabul edilmesi halinde kayıtların yapıldığı sistemde, öğrencileri söz konusu Vakıftan haberdar eden ve bu Vakfa bağış yapılmasıyla ilgili duyuruların bulunduğu sonucu ortaya çıkmaktadır ki söz konusu husus ise yine 5072 sayılı Kanununun yukarıda yer verilen maddesi hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.
Vakfa yatırılan para her ne kadar bu paradan sınavlarda görevlilere yapılan ücretleri kapsamakta ve kamu zararı paranın Vakfa yatırılması ile oluşmakta ise de; Özel bütçeye aktarılması gereken bu gelirden sınavlara katılan personele ücret ödemesi yapılıp yapılamayacağı hususuna gelince;
Bilindiği üzere, T.C. Anayasasının 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan:
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”
Hükmü gereğince; kamu görevlilerine aylıkları ile aylık unsurları dışında kalan diğer ödemelerin yapılabilmesi için bu tür ödemelere ilişkin bir kanuni düzenlemenin mevcut olması gerekmektedir.
Bu çerçevede, öğretim elemanlarının aylık ve ek göstergeleri, aylık unsuru dışında kalan diğer ödenekleri, ek ders ücretleri, ilerleme ve yükselme şartları ile sosyal haklardan yaralanmaları gibi hususlara yönelik aylık, ödenek ve sair hakları 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ile düzenlenmiş olup, anılan Kanunda özel yetenek sınavlarında jüri üyesi olarak görev alan öğretim elemanlarına ücret ödeneceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu yüzden sınavda görevli öğretim elemanları 2547 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi gereğince verilen görevleri yapmak zorunda olup yapılan her görevin bir ücrete tabi olması gibi bir durum söz konusu değildir. Yine aynı sınavlarda il dışından görevli gelenler var ise 2547 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi gereğince görevlendirme yapılarak sınavların yapılmasının sağlanması ve bu şekilde görevlendirilenlere de sadece 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah verilmesi gerekmektedir. Ayrıca sınav sırasında görevli bulunan idari personelin yaptığı hizmetler de 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan asli ve sürekli görevlerden olduğundan kanunen verilen görevin ifası söz konusudur.
Konuyla ilgili olarak, ... Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürlüğünce yapılan özel yetenek sınavlarında görev alan komisyon üyelerine jüri üyesi ücreti ödenmesi hususunda Maliye Bakanlığı görüşünün istenilmesi üzerine Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün ... tarihli, B.07.0.BMK.0.15....sayılı ve “Jüri Ücreti” konulu ... Üniversitesine (Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı) hitaben düzenlenen görüş yazısında da özetle; “Merkezi Yönetim Bütçe Kanununa bağlı (K) Cetvelinin “JÜRİ ÜYESİ VE RAPORTÖR ÜCRETLERİ” başlıklı IX. Bölümünde belirtilen hüküm gereğince jüri üyelerine ücret ödenebilmesi için, maddede sayılan kurum ve kuruluşların (Genel yönetim kapsamında bulunan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar ve özel kanunlarla kurulmuş fonlar) her türlü etüt, plan, proje, güzel sanatlara ve benzeri işlere ilişkin yarışmalarında jüri üyesi veya raportör olarak görevlendirilmesi gerektiği bu çerçevede, ... Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen ve Devlet Konservatuarına giriş için öğrenci seçimi amacıyla yapılan sınavda oluşturulan sınav komisyonunda bulunanlara ücret ödeneceğine ilişkin 2914 sayılı Kanunda ve diğer mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmaması ve bu işin, Kanun hükmünde belirtilen “her türlü etüt, plan, proje, güzel sanatlara ve benzeri işlere ilişkin yarışmalar” kapsamında yer almaması nedenleriyle, anılan komisyonlarda görev alanlara jüri üyeliği nedeniyle ücret ödenmesine imkan bulunmadığı” ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, yasal dayanağı olmayan bir ödemenin yapılması mümkün olmadığından; özel yetenek sınavlarında görevli personele ödeme yapılmasından da söz edilemez.
Buraya kadar yapılan açıklamalar karşısında konunun esası yönünden İlamda yapılan değerlendirmeler yerinde olup, herhangi bir hukuki isabetsizlik görülmemektedir.
Sorumluluk yönünden değerlendirme yapılacak olur ise;
İhtilafa konu olayın özel yetenek sınavları için öğrencilerden alınan ücretin Üniversite özel bütçesi yerine Üniversite Vakfına aktarılması ile birlikte başladığı ve kamu zararına esas tutulan (Vakfa aktarılan) tutarın, özel yetenek sınavları için ilgili Fakültede/Yüksekokulda görevlendirilen personele dağıtılması sonucunda ödenen tutarı da kapsadığı göz önüne alındığında; sınavlarda görevli personele Vakıftan ödeme yapılması talebinde bulunan Harcama Yetkililerinin (Fakülte Dekanlarının/Yüksekokul Müdürünün) bir sorumluluğu bulunmamakta olup; sadece paraların Vakfa yatırılmasını sağlamaya yönelik talimat ve karar verenlerin sorumlu konumuna alınması ve tazmin hükmünün onlar hakkında verilmesi gerekmektedir.
Bu anlamda, Vakıf yönetiminin başındaki kamu görevlisi olarak Vakıf Başkanı (Rektör) …’in tüm kamu zararından sorumlu olduğu noktasında herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Kaldı ki, İlamda detaylı bir şekilde ele alınan rektörlerin görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde Üniversite özel bütçesine aktarılması gereken paranın aynı zamanda Başkanı olduğu Vakfa aktarılmasına neden olan yukarıda adı geçen Rektörün Üst Yönetici sıfatıyla sorumluluğu da aşikârdır.
Ayrıca, sorumlulardan Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı …’ın iddialarından açıkça anlaşıldığı üzere; Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinde 2016 yılı için de Fakülte Yönetim Kurulunda özel yetenek sınav tarihleri, koşulları, uygulanması ve sınav komisyonlarının oluşturulması ile danışmanlık ve yönlendirme ücreti olarak … TL ücret alınması ve bu ücretin Fakülte Döner Sermaye hesabına yatırılması yönünde Kararlar (Fakülte Yönetim Kurulunun 25.04.2016 tarihli ve … sayılı Kararı, aynı tarihli ve … sayılı Kararı) alınmış, Fakülte Yönetim Kurulu bu kararı verdikten sonra Fakülte Dekanlığınca 20.05.2016 tarihli ve … sayılı yazının … Bankası … Üniversitesi Kampüs Şube Müdürlüğüne: aynı tarihli ve … sayılı yazı da Rektörlük Makamına gönderilmiş, bu yazılarda başvuruda bulunan her öğrencinin yatırması gereken başvuru ücretinin yarısının hesap numarası verilerek Döner Sermaye hesabına, diğer yarısının ise yine hesap numarası verilerek … Üniversitesi Vakfı hesabına yatırılması istemiştir. Söz konusu paranın bizzat Vakfa yatırılması yönünde talepte bulunan yazılardaki imzalar ise o dönemdeki Dekan’a aittir.
Dolayısıyla, tazmin hükmünün yalnızca sorumluluk yönünden bozulmasına ve yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda sadece Vakfa yatırılan para (… TL) yönünden olaya yaklaşılmak suretiyle (buna vesile olanlarla) illiyet bağı kurularak sorumluların tespit edilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
Üye … ve Üye …:
(Kaldırma gerekçeli bozma) Kararımızda detaylı olarak açıklandığı üzere karşılığı olmayan bir gelir söz konusu olup, bu gelirin Üniversite geliri olduğundan söz edilemez. Bu nedenle bu gelirin Üniversite bütçesine alınmamış olması da 5018 sayılı Kanunun 71 inci maddesi karşısında kamu zararı olarak nitelendirilemez. Ancak, Yükseköğretim Kurulunun özel yetenek sınavlarından ücret alınmaması gerektiğine yönelik (İlamda bahsi geçen) kararları bulunmasına rağmen, Üniversite yönetimince kamu gücü kullanılarak (zorla) bağış toplama işleminin gerçekleştirilmiş olduğundan, konunun bu yönüyle YÖK’e yazılmasını teminen tazmin hükmünün bozularak Dairesine gönderilmesi gerekir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:12