Sayıştay 2. Dairesi 42151 Kararı - Yüksek Öğretim Çeşitli Konular
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
42151
30 Mayıs 2018
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2015
-
Daire: 2
-
Dosya No: 42151
-
Tutanak No: 44599
-
Tutanak Tarihi: 30.05.2018
-
Konu: Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
KARAR
Konu: Üniversite lehine karara bağlanan ve tahsil edilen avukatlık vekalet ücretlerinin en fazla % 95’inin dağıtılması mümkün iken, tamamının dağıtılması.
91 sayılı ilamın 8 inci maddesiyle; ... Üniversitesi lehine karara bağlanan ve tahsil edilen avukatlık vekalet ücretlerinin en fazla % 95’inin dağıtılması mümkün iken, tamamının dağıtılması sonucu oluşan ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu Harcama Yetkilisi (Hukuk Müşaviri) ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ... (Avukat) göndermiş oldukları temyiz dilekçesinde özetle;
- Sayıştay 2. Dairesinin yukarıda belirtilen ilamında, ... Üniversitesinin 2015 yılı hesabına ilişkin olarak; kurumun taraf olduğu dava ve icra takipleri kapsamında hükme bağlanan ve tahsil olunan avukatlık vekalet ücretlerinin %95 inin dağıtıma tabi tutulması gerekirken tamamının dağıtıldığı ve böylelikle tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımına ilişkin usul ve esasları düzenleyen ilgili 659 sayılı "Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname" nin "Davalarda temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı" başlıklı 14 üncü maddelerinde belirtilen usul ve esaslara aykırı olarak gerçekleştirilmediği, söz konusu maddenin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 06.06.2013 tarih ve 2011/145 E, 2013/70 K sayılı kararının "VIII. Sonuç" başlıklı bölümünde:
"26.9.2011 günlü, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin; ...
B-1-1., 2., 3., 4., 5., 5., 6., 7., S., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. Maddelerinin Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dışında kalan kurumlar yönünden,..."
a-6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında olduğundan Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve iptal istemlerinin reddine, oybirliğiyle,
b-Anayasa'nın 70. Ve 91. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa'ya aykırı olmadıklarına ve iptal istemlerinin reddine, Osman Ali Feyyaz PAKSÜT'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla,
- 1., 2., 3., 4., 5., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. Maddeleri, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bu maddelerin Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine; iptal hükümlerinin, Anayasa'nın 153. Maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. Maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine, oybirliğiyle..."
denilmek suretiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddelerinin üniversiteler yönünden yürürlüğünün devam ettiği gerekçesiyle kamu zararının ilgililerden tazminine karar verildiği,
- Sayıştay 2. Dairesinin Kararında, Anayasa Mahkemesi Tarafından İptal edilen 659 sayılı KHK'nin ilgili Maddelerinin Üniversiteler Yönünden Yürürlüğünün Devam Ettiğine Dair Yer Alan Değerlendirmenin Ağır Bir Hukuki Hata Niteliğinde Olduğu, Tazmin Hükmüne Gerekçe Oluşturmasının Anayasanın 153 üncü Maddesine Açıkça Aykırı olduğu, Bu nedenle Mezkur Hükmün Kaldırılması Gerektiği,
Sayıştay 2. Dairesinin kararında, Anayasa Mahkemesinin 06.06.2013 tarih ve 2011/145 E, 2013/70 K sayılı kararı ile iptal edilen 659 sayılı KHK'nin 14 ve 16. Maddelerinin üniversiteler yönünden halen geçerli olduğu ve söz konusu hükümler esas alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında vekâlet ücreti dağıtımına ilişkin işlemin mevzuata aykırı olduğundan bahisle ilgililerin tazmin sorumluluğuna karar verildiği,
Kararın gerekçesinde yer verilen bu değerlendirmenin ağır hukuki hata ile malul olduğu, Anayasa Mahkemesinde görülen iptal davası neticesinde bir kanun veya kanun hükmünde kararname hükmü hakkında verilen iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ile iptal konusu hükmün hukuki varlığının sona erdiği, iptaline karar verilen yasa veya KHK hükmünün bazı kesimler yönünden geçerliliğini korumaya devam edeceğine dair yapılan değerlendirmelerin iptal kararının hukuki mahiyetine aykırı olduğu, Sayıştay 2. Dairesinin bu ilamı ile Türk Anayasa Hukuku'nda örneği rastlanmayan hatalı bir içtihatta bulunduğu,
İptal davasına konu olan yasa ve kanun hükmünde kararname hükümleri objektif, genel ve soyut hukuk düzenlemeleri niteliğini taşıdığı ve belirli bir hukuk süjesinin hukuk sahasına müessir olmadığından, iptal kararında alt ayırım yapılarak kararın uygulanacağı veya uygulanmayacağı kişi ve kurumların belirtilmesi söz konusu olamayacağı, aksinin düşünülmesinin Anayasa Mahkemesine yargı yetkisi haricinde yasama yetkisinin tanınması anlamına geldiği gibi, böyle bir ayrımın yasa düzenleme tekniğine de aykırı olduğu,
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine İlişkin Kanunun 66. Maddesi 4. Fıkrasında
"Mahkeme, bir kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez"
Hükmüne yer verildiği,
Nitekim Anayasa Mahkemesinin “VIII Sonuç" başlıklı bölümü “B-" kısmı değerlendirildiğinde; kararda iptal davasında ileri sürülen aykırılık iddialarının her biri için ayrı ayrı Anayasaya aykırılık incelemesi yapılarak, neticesinde : a-659 sayılı KHK'nin 1., 2., 3., 4., 5., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. Maddelerinin Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dışında kalan kurumlar yönünden 6223 sayılı yetki kanunu kapsamında olmadığına dair itirazın reddine, b-Anayasanın 70. Ve 91. maddesi birinci fıkrasına aykırılık itirazının reddine, c-1., 2., 3., 4., 5., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. Maddeleri, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bu maddelerin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine
karar verildiği,
Böylelikle 659 sayılı KHK'nin 1., 2., 3., 4., 5., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. Maddelerine yönelik üç ayrı Anayasaya aykırılık itirazından biri kabul edilerek söz konusu hükümler, 6216 sayılı Kanunun 66. Maddesi 1. Fıkrası uyarınca Devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacak şekilde iptal edildiği,
Başka bir deyişle, Anayasa Mahkemesi bazı kurumların 6223 sayılı yetki kanunu kapsamında yer almadığı gerekçesi ile 659 sayılı KHK'nin 1., 2., 3., 4., 5., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. Maddelerini tüm kişi ve kurumlar yönünden geçerli olacak şekilde kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra geçerli olmak üzere iptal ettiği, iptal edilen hükmün yasama organı tarafından iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu hariç tutularak diğer kamu kurum ve kuruluşları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesinin mümkün olduğu, ancak iptal gerekçesinden hareketle kararın sadece birtakım kurumlar hariç diğer kamu kurumlarını bağladığı ve bu nedenle 659 sayılı KHK'nin kararda tadat edilen kurumlar haricinde kalan kurumlar yönünden yürürlükte olduğu görüşünün hukuki bir dayanağı bulunmadığı,
Sayıştay 2. Dairesinin, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen ve hukuk düzeninde yer alamayan hükmün varlığının devam ettiğini kabul ederek yasama organı yerine geçerek kural koymuş ağır bir hukuki hata neticesinde tazmin kararına hükmettiği,
- Anayasa Mahkemesinin İptal Kararının Yürürlüğünü Dokuz Ay Ertelemesi İptal Edilen 659 Sayılı KHK Hükümlerinin Hukuki Varlığını Herkesi Bağlayacak Şekilde Sona Erdiğini Gösterdiği, Aksi Durumda Kararın Yürürlüğe Gireceği Tarihin Ertelenmesine Gerek Kalmayacağı,
İptal davasına konu yasa kuralı veya kanun hükmünde kararname hükmünün iptali sonrasına hukuk düzeninde boşluk yaratması halinde Anayasanın 153. İle 6126 sayılı Kanunun 66. Maddesi 2. Fıkrası ile Anayasa Mahkemesine bir yılı geçmemek üzere iptal kararının yürürlüğünü erteleme yetkisi verildiği,
Anayasa Mahkemesi bu yetkiye dayanarak 659 sayılı KHK'nin 1., 2., 3., 4., 5., S., 6., 7., 8., 9.,10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici2. Maddelerine ilişkin iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten başlayarak dokuz ay sonrasında yürürlüğe girmesine karar verdiği, anılan iptal kararının 23.11.2013 tarih ve 28830 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı 23.08.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, iptal edilen düzenlemelerin yerine bugüne kadar herhangi bir yasal düzenleme getirilmediği,
Sayıştay 2. Dairesi’nin değerlendirmesi geçerli kabul edilse idi, kararın yürürlük tarihinin ertelenmesine ihtiyaç olmayacağı, bu durumda iptal edilmiş olsa dahi 659 sayılı KHK'nin Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu hariç tutularak diğer kamu kurum ve kuruluşları kapsadığının kabul edilmiş olacağı, düzenleyici işlemlerin genel, soyut, objektif nitelikteki olmasına ilişkin hukukun temel ilkesi bir yana bırakılarak, Anayasa Mahkemesinin yürürlük tarihinin ertelenmesine ilişkin kararı göz ardı edilip, yasama organı yerine geçilerek bazı kurum ve kuruluşları yönünden yürürlükte olduğuna dair asli yasama yetkisi kullanılmış olacağı, bu tespit ve değerlendirmelerin Anayasaya ve Anayasa Yargısına dair temel ilke ve kurallara aykırı olduğu, iptal kararının gerekçesi ile bir hükmün iptalinin farklı durumlara tekabül ettiği,
Anayasa Mahkemesi hangi gerekçe ile iptal kararı vermiş olursa olsun 659 sayılı KHK'nin 1., 2., 3.,4., 5., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. Maddelerinin meri olmadığı,
İptal davasına konu KHK hükmünde Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ismi bizzat zikredilmiş olsa idi hiç kuşkusuz kuralın bu kısmı iptal edileceği ve söz konusu kuralın hukuken varlığını devam ettireceği, ancak adı geçen kurumlar düzenlemede bu şekilde yer almadığından, hükümlerin tümü iptal edildiği, hukuk düzeninde boşluk yaratmamasına yönelik olarak yürürlük tarihinin ertelendiği,
Sayıştay 2. Dairesinin, hukuk düzeninde mevcut olmayan bir hukuk kuralını esas alarak karar vermiş olduğu, bu nedenle ağır bir hukuki sakatlıkla malul bu kararın kaldırılması gerektiği, İdare Hukukunun genel ilkeleri ve özellikle de normlar hiyerarşisi uyarınca iptal edilen bir norma dayanılarak çıkarılan ve geçerliliğini ondan alan alt normların da uygulanma kabiliyetini yitireceği, bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen 659 sayılı KHK ile söz konusu KHK uyarınca çıkarılan "Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı,
Bu durumda, 659 sayılı KHK hükümlerinin hukuk düzeninde mevcut olmadığına dair tartışılmaz nitelikteki vakıa nazara alındığında, Sayıştay 2. Dairesi'nin ilamında yer alan 659 sayılı KHK'nin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre özel nitelikli olduğu ve öncelikle uygulanmasına gerektiğine dair tespitin de hukuki dayanaktan yoksun olduğu, tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımında ise genel hükümlerin uygulanması gerektiğinin izahtan vareste olduğu,
Belirtilerek verilen tazmin kararının kaldırılması talep edilmiştir.
Başsavcılık mütalaasında;
“... ... Üniversitesi 2015 yılı hesabının 2. Daire tarafından yargılanması sonucu çıkarılan 07.02.2017 tarihli ve 91 sayılı İlamın 8’inci maddesinde yer alan tazmin hükmüne karşı Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi ... ’nun verdiği ve İlgideki yazı ile Başsavcılığa intikal ettirilen dilekçe incelendi.
Adı geçenlerin müşterek imzalı dilekçesinde sözü edilen ilamın 8’inci maddesine ilişkin olarak, kazanılan davalar İçin tahsil edilen avukatlık ücretlerinin tamamının dağıtımının yapılmasının mevzuatına uygun olduğu, Anayasa Mahkemesince verilen kararın da belirtilen görüşü desteklediği belirtilerek, verilen tazmin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Ortaya konulanlar yargılama aşamasında da ileri sürülmüş olup, Daire tarafından değerlendirilmiş, konu hakkında verilmiş olan Anayasa Mahkemesi kararı da dikkate alınarak karar verilmiştir. Bu itibarla, adı geçenlerin temyiz talebinin reddi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.”
Şeklinde görüş bildirilmiştir.
Diğer yandan aynı madde ile ilgili olarak hakkında tazmin hükmü kurulmamış olan mevcut Rektör (Üst Yönetici) Prof. Dr. ... göndermiş olduğu dilekçede aynen:
İlgili Harcama Yetkilisi ve Geçekleştirme Görevlisinin konu hakkındaki Temyiz Kuruluna itiraz konulu ekte bulunan başvuru dilekçelerinde belirtilen açıklama ve ödeme gerekçelerine Üst Yönetim olarak katılmakta olup, belirtilen nedenlerden dolayı kamu zararı hükmünün kaldırılması ve beraatlerine karar verilmesi hususunda gereğini saygılarımla arz ederim.
demiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
91 sayılı ilamın 8 inci maddesiyle; ... Üniversitesi lehine karara bağlanan ve tahsil edilen avukatlık vekalet ücretlerinin en fazla % 95’inin dağıtılması mümkün iken, tamamının dağıtılması sonucu oluşan ... TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin amacının, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi olduğu hüküm altına alınmıştır.
659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında ise aynen:
“İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata % 55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara % 40’ı eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.”
denilmektedir.
Diğer yandan 659 sayılı KHK’nın “Yönetmelik” başlıklı 16 ncı maddesinde; “(1) Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında hukuki uyuşmazlık değerlendirme komisyonunun çalışma usul ve esasları, avukatlık hizmeti satın alınmasıyla ilgili usul ve esaslar ile bunların takip ve denetimine ilişkin hususlar ve vekalet ücretlerinin dağıtımına dair usuller Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.” denilmiştir.
Maddede ifade olunan Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler ve özel kanunlar uyarınca 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesine göre ödenecek vekalet ücretlerinin dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denildikten sonra, “Ödenecek Vekalet Ücretinin Limiti ve Dağıtım Şekli” başlıklı 6 ncı maddesinde:
“(1) Emanet hesabında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır:
a) Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir.
b) Davanın takibi ve sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte hizmeti geçenlere (a) bendine göre ayrılan hisseler bu kişilerin hizmet ve karara tesir derecesine göre hukuk birim amiri tarafından paylaştırılır.
c) Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım muhasebe birimince Hazineye gelir kaydedilir.”
hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlere göre, idare lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin % 95’i dağıtıma tabi iken, dağıtımı yapılmayan % 5’inin kurum bütçesine gelir kaydedilmesi gerekmektedir.
Sorumlular savunmalarında her ne kadar 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 ve 16 ncı maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 6.6.2013 günlü ve E.2011/145, K.2013/70 sayılı kararı ile iptal edildiğini belirtmiş iseler de söz konusu Kararın “VIII- Sonuç” bölümünde aynen;
“26.9.2011 günlü, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin;
…
B- 1- 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. maddelerinin Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dışında kalan kurumlar yönünden, …;
a- 6.4.2011 günlü, 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli, Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlilerine İlişkin Konularda Yetki Kanunu kapsamında olduğundan Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal istemlerinin reddine, oybirliğiyle,
b- Anayasa’nın 70. ve 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve iptal istemlerinin reddine, Osman Alifeyyaz Paksüt’ün karşıoyu ve oyçokluğuyla,
- 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. maddeleri, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bu maddelerin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine; iptal hükümlerinin, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine, oybirliğiyle,
…”
denilmektedir.
Dolayısıyla söz konusu Karar’da 659 sayılı KHK’nın 14 ve 16 ncı maddeleri sadece Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bu maddelerin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine, bunlar dışında kalan kurumlar yönünden ise Anayasaya aykırı olmadıklarına karar verildiğinden Üniversiteler yönünden Kararname ve Yönetmelik hükümlerinin yürürlüğü devam etmektedir.
Sorumlular temyiz dilekçelerinde; yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararına dair İlam hükmünde yer alan ve değerlendirmelerin ağır hukuki hata olduğunu ifade etmişlerdir.
Anayasa Mahkemesinin anılan kararının konu ile ilgili kısmında:
“6223 sayılı Yetki Kanunuyla kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi amacına yönelik olarak Bakanlar Kuruluna verilen kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi, Bakanlıklar ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları kapsamakta olup Bakanlık veya bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluş niteliğinde olamayan kamu kurum ve kuruluşları kapsamına almamaktadır. Bakanlar Kurulunun, 6223 sayılı Yetki Kanunu'na dayanarak bakanlık veya bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluş niteliğinde olamayan kamu kurum ve kuruluşlarının görev, yetki, teşkilat ve kadrolarına ilişkin düzenleme yapması mümkün değildir.
5018 sayılı Kanun'a ekli (I) ve (II) sayılı cetvellerde belirtilen kamu idareleri arasında Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu da bulunmakta olup dava konusu kuralların bu kurumlar tarafından da uygulanması gerekecektir. Oysa, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamına giren bir bakanlık olmadığı gibi bir bakanlığın bağlı, ilgili ya da ilişkili kuruluşu değildir.
6223 sayılı Yetki Kanunu'nun kapsamına giren iki konu açısından Kanunu kapsamı yönünden değerlendirildiğinde Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na ilişkin kuralların kamu hizmetlerinin bakanlıklar arasındaki dağılımının yeniden belirlenmesi ile bir ilgisinin bulunmadığı açıktır. Diğer taraftan, söz konusu kurallar kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, işçiler, sözleşmeli personel ile diğer kamu görevlilerinin atanma, nakil, görevlendirilme, seçilme, terfi, yükselme, görevden alınma ve emekliye sevk edilme usul ve esaslarına ilişkin bir düzenleme olarak da nitelendirilemez.
Açıklanan nedenlerle, KHK'nin 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. maddeleri, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamında değildir. İptalleri gerekir.
- Kanun Hükmünde Kararname'nin Diğer Kuralları
Yukarıdaki açıklamalar ve yapılan inceleme sonucunda; KHK'nin, hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilenler ile 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13., 14., 15., 16., 18., geçici 1. ve geçici 2. maddelerinin, Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu dışında kalan kurumlar yönünden ve kalan diğer kuralları 6223 sayılı Yetki Kanunu kapsamındadır. İptal isteminin reddi gerekir.”
hükümleri yer almaktadır.
Karar’a göre Anayasa Mahkemesi; 659 sayılı KHK’nın 14 ve 16 ncı maddelerini sadece Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yönünden 6223 sayılı Kanun kapsamında olmadığından, bu maddelerin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine, bunlar dışında kalan kurumlar yönünden ise Anayasaya aykırı olmadıklarına karar vermiş olup bu yönüyle Dairenin temyize konu ilam maddesinde yapmış olduğu değerlendirme yerindedir.
Anayasa Mahkemesi, kararlarını belli konu ya da kurumlar yönünden kabul edilerek verilebilmektedir. Bu durum Anayasa yargısında geçerli olan “sınırlama sorunu” halinin özel bir görünümünü oluşturmaktadır.
Diğer yandan sorumluların savunmalarında ayrıca 1136 sayılı Avukatlık Kanununa atıf yapılarak vekalet ücretlerinin tamamının avukata ait olduğu belirtilmiş ise de 659 sayılı KHK hükümleri anılan KHK kapsamında olan kamu kurumlarının kapsama dâhil kamu görevlileri için 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre özel ve öncelikli olup anılan 659 sayılı KHK ve buna istinaden yürürlüğe konulan Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyiz talebinin reddi ile 91 sayılı ilamın 8 inci maddesiyle ... TL için verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE, oybirliğiyle,
Karar verildiği 30.05.2018 tarih ve 44599 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40