Sayıştay 2. Dairesi 41656 Kararı - Yüksek Öğretim Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
41656
14 Şubat 2018
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2010
-
Daire: 2
-
Dosya No: 41656
-
Tutanak No: 44069
-
Tutanak Tarihi: 14.02.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Ek ders karşılıklarının ödenmesi sırasında; ek ders çizelgeleri ve ders yükü tabloları ile bankaya elektronik ortamda gönderilen banka ödeme listelerinde tahrifat yapılarak fiilen gerçekleştirilmemiş ek ders karşılığında öğretim üyeleri adına ek ders ücreti tahakkuk ettirilerek veya fiilen gerçekleştirilmiş olup öğretim üyelerine ödenmesi gereken tutarların ahizlerine ödenmeyerek personel ücretlerinin hazırlanması ile görevli bulunan mutemetin mevduat hesabına aktarılması;
208 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle; İnşaat Fakültesi’nde ek ders karşılıklarının ödenmesi sırasında ek ders çizelgeleri ve ders yükü tabloları ile bankaya elektronik ortamda gönderilen banka ödeme listelerinde tahrifat yapılarak fiilen gerçekleştirilmemiş ek ders karşılığında öğretim üyeleri adına ek ders ücreti tahakkuk ettirilerek veya fiilen gerçekleştirilmiş olup öğretim üyelerine ödenmesi gereken tutarların ahizlerine ödenmeyerek personel ücretlerinin hazırlanması ile görevli bulunan Şef …’nın mevduat hesabına aktarıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. [Sayıştay 2. Dairesi, Temyiz Kurulunun 12.01.2016 tarih ve 41314 tutanak sayılı Kararına uymayarak; (eski kararında ısrar ederek) 179 sayılı (Ek) İlamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünde yer alan tutarın aynen tazminine ilişkin hüküm tesis etmiştir.]
Sorumluların vekili [İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Dekan … ile Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumluluğu bulunan Fakülte Sekreteri … adlarına Vekil Avukat sıfatıyla temyiz talep eden (ve sonradan …’nin vekilliğinden istifa eden) Avukat …], temyiz dilekçesinde özetle; Dekan ve Fakülte Sekreteri olan müvekkillerinin Sayıştay 2. Dairesinin ek ilamıyla iddia edilen zarardan sorumlu olmalarının hukuken mümkün olmadığını, şöyle ki;
-
5018 sayılı Kanun'un 71'inci maddesinde kamu zararının tanımlandığını, gerek bu madde gerekse diğer maddeler nazara alındığında 5018 sayılı Kanun’a göre mali sorumluluğun şartlarının; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunması, ortada bir kamu zararı olması ve mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olması olarak sıralanabileceğini, Sayıştay ilamı ile harcama yetkilisine somut olaylar dâhilinde kusur isnadı yapılmadan, mali sorumluluk yüklendiğini, harcama yetkilisinin, sadece kanun maddesine dayanılarak sorumlu tutulduğunu, harcama yetkilisinin denetim eksikliği, özen eksikliği ve sair herhangi bir fiilinin, somut olarak ortaya konulmadığını, böyle bir tespit bulunmamakta iken harcama yetkilisinin sorumluluğuna hükmedilmesinin mümkün olmadığını,
-
- Sayıştay ilamında; "… Üniversitesi (…) İnşaat Fakültesi'nde ek çalışma karşılıklarının ödenmesi sırasında ek ders çizelgeleri ve ek ders yükü tabloları üzerinde ve bankaya elektronik ortamda (elektronik posta/cd) gönderilen banka ödemelerinde tahrifat yapıldığının görüldüğü"nün belirtildiğini, somut olay açısından müvekkilinin kontrolü/onayı ile suça konu hareketin sırasının önem arz ettiğini, zira; kamu zararına neden olan suçun maddi unsurunun (ek ders çizelgelerinde tahrifat, banka tarafından usulsüz ödeme yapılması ve sair işlemlerin), müvekkilinin süreç içerisindeki kontrol/onay ve işlemlerinden sonra yapıldığını, bununla birlikte, suçun banka ödemesi aşamasında da müvekkilinin bir dahili; dolayısıyla kusuru bulunmadığını, bankaya elektronik ortamda (elektronik posta/ cd) gönderilen listelerde, müvekkilinin onayı bulunmadığı gibi; mutemedin kendi e-mailinden bankaya gönderilen bu listeleri kontrol etmenin müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, müvekkilinin ilgili fakültede dekan olduğunu, müvekkilinin yoğun iş temposu karşısında, somut durumun, hakkaniyete ve hayatın olağan akışına uygun değerlendirilmesi gerektiğini, bu hususa ilişkin olarak; üniversite bünyesindeki tüm birimlerde standart olarak uygulanan; ek ders listelerinin düzenlenmesi, onayları ve ödeme aşamalarının, şematik olarak ekteki örnekleriyle Kurulumuzun bilgi ve değerlendirmesine sunulduğunu, ek ders çizelgelerinin, öğretim üyeleri tarafından doldurulan ders yükü formlarından oluşmakta olduğunu, söz konusu ders yükü formları ve bu formlara göre hazırlanmış ek ders çizelgelerinin; mutemet tarafından harcama yetkilisi müvekkilinin onayına sunulmakta olduğunu, harcama yetkilisinin; kontrol ettiği ek ders çizelgeleri ve ders yükü formlarına göre üst yazıyı imzalayarak doğruluğunu onaylamakta olduğunu, harcama yetkilisinin onayının sadece üst yazıda olup üst yazının altındaki yaklaşık 30 sayfalık ek ders çizelgelerinde imza yeri bulunmadığını, bu aşamada; müvekkilinden onay alınması akabinde üst kapağın altındaki, "ek ders çizelgeleri" üzerinde mutemet tarafından tahrifat yapıldığını ve gerçeğe uygun olanların bunlar ile değiştirildiğini, çizelgelerin içeriğindeki ders saatlerinde tahrifat yapıldığını belirtmek gerektiğini ve neticede de bu tahrifatlı ek ders çizelgeleri esas alınarak hesaplama yapıldığını, şu halde; müvekkilinin onayı/kontrolü akabinde üzerinde imza bulunmayan ek ders çizelgelerinde yapılan tahrifatın neticede bilgisayar ortamında yapılmış olup gerçeğe uygun olarak düzenlendiğini ve müvekkilinin denetimine sunulmuş çizelgelerin yok edilmiş olduğunu, Sayıştay ilamına konu zarara neden olan mutemedin odasındaki kağıt çöpünde 2011-2012 Bahar yarıyılına ait tahrif edilmiş (dilekçe ekinde sunulan) sahte evraklar ile asıl tablolar bulunduğunu, belgelerin bulunması akabinde (yine dilekçe ekinde sunulan) 09. 10. 2012, 10. 10. 2012, 15. 10. 2012, 16. 10. 2012, 18. 10. 2012, 19. 10. 2012, 06. 11. 2012, 15. 11. 2012 ve 27. 11. 2012 tarihli tutanakların düzenlendiğini, söz konusu çizelgelerin; kurum tarafından bilgisayar ortamında kullanılan ek ders programının ilgili tarihlerdeki çıktıları olduğunu, keza bu programın ilgili aya ilişkin hesap gerçekleştikten sonra hesap dönemi bitiminde kapandığını ve geçmiş döneme ait işleme izin vermediği için evrakların daha sonra herhangi bir şekilde elde edilmesinin mümkün olamadığını (bu yöndeki Bilgi İşlem Daire Başkanlığı yazısının dilekçe ekinde sunulduğunu), görüleceği üzere; müvekkili tarafından onaylanan ek ders çizelgeleri ve sair belgelerde bir suç unsuru/sahtecilik/gerçeğe uygun olmayan herhangi bir bilgi bulunmadığını, müvekkilinin bilgisi dahilindeki evrakların birbiri ile uyumlu ve gerçek duruma uygun olduğunu,
-
- İlerleyen süreçte, müvekkilinin denetiminden sonra tahrifat yapılan ek ders çizelgeleri, öğretim üyelerinin aylık puantaj çizelgeleri ile karşılaştırıldıktan sonra mutemet, gerçekleştirme görevlisi ve personel daire başkanı tarafından imzalı bordroların hazırlandığını, akabinde imzalı bordronun, banka ödeme listesi ve ödeme emri çizelgesinin toplam miktarlarının karşılaştırılması sağlanarak hesap kontrolü yapılmakta olduğunu, bu aşama sonrasında tüm çizelgelerin kontrol ve onay için Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’na gönderildiğini, müvekkilinin sorumluluk ve kontrol aşamasının bu şekilde sona erdiğini, bundan sonraki aşamalarda dahilinin söz konusu olmadığını, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı'nın kontrolü sonrasında ödemelerde esas alınması gereken ıslak imzalı ödeme listesi ve ödeme emrinin bankaya gönderilmekte olduğunu, bununla birlikte mutemedin "kişi, hesap no. ları ve ödeme miktarları"nı içeren ve de kendi hesap numarasını mükerrer şekilde eklediği tahrifatlı banka ödeme listesini bankaya e-mail ile göndermesi ve bankanın ıslak imzalı belgeler yerine mevzuata aykırı olarak tahrifatlı e-mail içeriklerine itibar etmesi sonucunda anılan kamu zararının oluştuğunu, sahteciliğin; kontrolden sonra yapıldığı ve gerek hesaplama gerekse de ödeme işlemlerinde sistemli bir incelikle işlendiği için tüm hesap çizelgeleri sonuçlarının birbirini tutmakta olduğunu, buna göre; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemi bulunmayan dolayısıyla kusuru (kasıt, kusur veya ihmali) söz konusu olmayan ve bu haliyle herhangi bir zarar ika etmesi de mümkün olmayan harcama yetkilisine mali sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını, harcama yetkilisinin bu durumda sorumlu tutulmasının hem 5018 sayılı Kanunla hem de hukukun genel ilkeleriyle bağdaştırılamayacağının düşünüldüğünü, bu nedenlerle; somut olayın esasına dair bu hususların inceleme dışı bırakıldığı anlaşılan Sayıştay ilamını temyiz etmek zorunluluğunun hasıl olduğunu,
-
Harcama yetkilisi tarafından üniversite yönetimince belirlenmiş rutin denetim prosedürüne uygun olarak gerekli özenin gösterildiğini, ancak zarara neden olan eylemin yasal çerçevede yapılması gerekli kontroller ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığını, 5018 Sayılı Kanun'un 71’inci maddesinde yer verilen kamu zararının, suç nedeniyle oluştuğunu, harcama yetkilisinin azami derecede özen göstermesi, gerekli kontrolleri yapması ve sair yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen somut olayın özelliği nedeniyle kamu zararının oluşmasına engel olunamayacağının aşikâr olduğunu, Sayıştay Başkanlığı tarafından kurumda her sene yapılan mutat ve muhtelif denetimlerde bu konu ile ilgili herhangi bir zarar ve/veya hukuka aykırı fiil tespit edilemediğini, zarara neden olan sahtecilik eylemlerinin 2008-2012 yıllarına ait olup Sayıştay gibi uzman bir kurum tarafından dahi görülemediğini, hesap mahkemesi sıfatına sahip Sayıştay'ın eski yıllara ait denetiminde bu hususun yer almamış olmasının uzman denetçiler tarafından dahi tespit edilmesi imkânsız bir incelikte düşünülmüş sahteciliğin söz konusu olduğunu gösterdiğini, gerek bu konuda uzman hesap denetçilerinin gerekse de denetleme konusunda uzman olmayan herhangi bir kişinin tespit edebileceği bir durum olmadığının Sayıştay'ın eski tarihli denetim raporları (ilamları) ile sabit olduğunu, ayrıca anılan kamu zararı ve sahteciliğin; … Bankası gibi köklü denetim tecrübesine sahip ve her yıl teftiş edilen bir kurum tarafından dahi 5 yıllık süre boyunca tespit edilemediğinin açıkça belirtmek istediklerini, bahsi geçen mutemedin maaş hesabına yatan yüklü miktarlı ödeme nedeniyle durumun fark edilerek anılan bankanın merkez şubesi tarafından ortaya çıkarılabildiğini, bunun da banka içi denetim ile ortaya çıkabilecek nitelikteki anılan zarara neden olan eylemin bankanın denetim yetersizliğinden oluştuğunu göstermekte olduğunu, Keza … hakkında, … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30. 03. 2015 tarihli 2012/454 E. 2015/107 K. sayılı kararı ile zimmet vasfındaki eylemler nedeniyle mahkûmiyet kararı verildiğini, söz konusu karardan da anlaşılacağı üzere hesap yetkililerine isnat edilebilecek herhangi bir kusurdan bahsedilemeyeceğini,
-
Sayıştay ilamına konu somut olayda Borçlar Hukukunda iradeyi sakatlayan sebepler arasında sayılan ve hukuki işlemin geçerliliğini etkileyen hata, hile ve ikrahı incelemenin yerinde olacağını, Sayıştay Dergisi Sayı 82'de; "Sayıştay hesap yargısında sorumlulardan birinin, ortaya çıkan kamu zararının diğer sorumluların veya ilgililerin hileli veya gerçeğe aykırı işlemleri sonucu ortaya çıktığını ve bu hususlarda kendi kusurunun bulunmadığını ispat ettiği takdirde tazmin sorumluluğundan kurtulması gerektiği doğru bir yaklaşım olacaktır. " denildiğini, bu kapsamda ilgili fakültede görevli mutemedin … 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 21. 01. 2013 tarihinde gerçekleştirilen sorgusunda; müvekkilinin bilgisi dışında mükerrer kereler hazırlanmış olan kendisi tarafından elektronik ortamda bankaya gönderilen listelerde (elektronik posta/cd) hak sahibinin yerine kendi hesap numarasını yazdığını kabul ettiğini (… 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/454 E. sayılı dosyasının 21. 01. 2013 tarihli duruşma zaptı), mutemedin sorgusunda; “. . . Bankaya gönderilen fiziki belgelerde herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. Onlar rektörlük katına kadar gözetimden geçmiş, denetimden geçmiş ve bankaya teslim edilmiştir. Ancak bu listeyi kullanacağına, cd ortamında gönderilen listeye daha kolay kendilerine aktardıkları için bu listelere itibar ediyorlar. Bu listelerde de iddianamede geçen fark rakamlarının ödeme yerine kendi hesap numaramı yazdığım için bu paralar da benim hesabıma geçiyordu. …” şeklinde ifade verdiğini, bu nedenlerle; inceleme konusu somut olayda mutemet tarafından yapılan sahteciliğin söz konusu olması dikkate alındığında tüm mali sorumluluğun gerçeğe aykırı belge düzenleyen mutemede ait olması gerektiğini, bu yönde Sayıştay ilamında; sorgu edilen tutarın tamamının mutemetten münferiden tazminen tahsiline dair Denetçi ve Savcı Görüşüne de yer verildiğini,
-
Kamu zararından mutemet ile birlikte bankanın da sorumlu olduğunu, bu hususun Sayıştay ilamında da açıkça belirtildiğini, bankanın sorumluluğunun-kusurunun kamu zararının oluştuğu nokta olması hasebiyle göz ardı edilmemesi gerektiğini, zira; bankanın kontrolsüzlüğünden kaynaklanan açık kusuru kabul edildiğinde harcama yetkilisi müvekkili ile kamu zararı arasında herhangi bir illiyet bağı olmadığının da görüleceğini,
-
- İlgili yasal düzenlemeye göre, 17. 07. 2012 tarih 28356 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 sıra nolu Aylıkların Banka Aracılığıyla Ödenmesi Hakkında Muhasebat Genel Müdürlüğü Genel Tebliği'nin 2’nci bölümünde yer alan 5, 6 ve 7. madde hükümleri gereğince; ödemenin yapılabilmesi için harcama birimleri tarafından düzenlenen banka listelerinin muhasebe birimlerince kontrol edilmesi ve bankaya gönderme emri ekinde gönderilmesi gerektiğini, banka şubelerinin ise muhasebe birimince onaylı banka listelerine göre ödeme gerçekleştirmesi gerektiğini, bankanın ilgili hesaplara aktarma işlemlerini resmi nitelik taşıyan ıslak imzalı listeler yerine ilgili mevzuatta kullanılması öngörülmeyen ve tahrif edilmiş olan elektronik posta/cd ortamındaki listelere göre yaptığını, oysa yukarıda açıklanan hükümlere göre ödemelerin saymanlıkça onaylanan listelere göre yapılması gerektiğini, bankaların güven kurumları olduğunu; işlemlerinde azami oranda özen göstermek zorunluluğu bulunduğunu, üniversitenin bu derece yüksek bedelli işlemlerinde ıslak imzalı listeler ile elektronik listenin uyumlu olup olmadığının karşılaştırılmadığını; öğretim üyesi karşısında yer alan hesap numarasının bu isme ait olup olmadığına dahi bakılmadığını, banka tarafından … 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/ 1108 E. sayılı dosyasına sunulan davaya cevap dilekçesi ekinde e-mail ile gelen ödeme listelerinin banka tarafından yapılan dökümlerinin mahkemeye sunulduğunu, böylelikle anılan dosyanın davalısı bankanın; özensizliğini adeta kabul ettiğini, zira; dilekçe ekinde banka tarafından mahkemeye dökümleri sunulan elektronik postalarda zarara neden olan sahteciliğin; hiçbir denetime gerek kalmaksızın banka tarafından fark edilebilir nitelikte olduğunu, keza; mutemet adına aynı hesap numarası ile 17 adet ödemenin peş peşe listede yer aldığının görüleceğini, keza mevcut duruma benzer … Üniversitesi Maden Fakültesindeki kamu zararının tahsili davasının derdest olduğu … 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/291 Esas sayılı tarafları aynı olan dosyadan alınmış olan 19. 08. 2016 tarihli bilirkişi raporunda;
“Davalı mutemedin Bankaya gönderilen ıslak imzalı evraklardaki rakamları mail ortamında gönderilen listedeki kişi ve tutarlarla bitlikte değiştirdiği, memur kişi sayısını sabit tutarak ödemesi gereken tutarın toptum bazda arttırdığı haksız tutarları kendi hesabına gönderdiği, haksız maaş tutarlarını kendi hesabına gönderinken banka hesap numarasını değiştirerek kendi hesap numarasını yazdığı ve bu şekilde davacının zararına yol açtığı anlaşılmaktadır. Davalı bankanın sadece kişi sayısına bakarak ödeme yapması, ödenmesi gereken toplam tutarları ve bu tutarların ödenmesi gereken hesap numaralanın karşılaştırmak suretiyle kontrol etmemesi nedenleriyle oluşan zarardan ağır kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir.”
Şeklinde rapor oluşturulduğunu, söz konusu yargılamaya emsal nitelikteki bilirkişi raporunun da dikkate alınarak sorumluların tespiti için yargılamanın bekletilmesinin gerektiğini, ayrıca taraflarından ikame edilmiş olan … 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1108 E. sayılı dosyasının şimdilik bilirkişi incelemesinde olup, söz konusu dosyadan oluşturulacak olan rapor hazırlandığında Başkanlığımıza bilahare sunulacağını,
-
- Sayıştay ilamında, banka ile yapılan sözleşme ve protokollerin KBS sistemi açısından ilgili yasal düzenlemelere uygunluğunun değerlendirildiğini; ancak bankacılık sözleşmelerindeki genel işlem şartlarının dikkate alınmamış olduğunu, şöyle ki; kural olarak ekonomik bakımdan zayıf, güçsüz kişilerin karşı tarafça önceden hazırlanan genel işlem şartına katılma yolu ile girdikleri sözleşme ilişkilerinde sözleşmeye müdahale edilebileceğini, nitekim ekonomik bakımdan güçsüz olanların korunması lüzumunun Anayasa ve Borçlar Hukuku'ndan kaynaklanmakta olduğunu, genel işlem koşullarının; bir sözleşme yapılırken düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olduğunu, buna göre; üniversite ile banka arasında imzalanan sözleşme ve protokollerin banka tarafından tek taraflı olarak hazırlanan ve çok sayıdaki benzer durumda kullanılan gelen sözleşmeler olduğunu, söz konusu sözleşme ve protokol hükümlerinde; üniversitenin ekonomik bakımdan banka karşısında güçsüz taraf olduğunu ve üniversitenin sözleşme hükümlerine müdahale imkânının olmadığının izahtan vareste olduğunu,
-
Üniversite Rektörlüğü tarafından banka ve mutemet aleyhine … 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1108 E. sayılı dosyası ile kamu zararının tazmini için dava açıldığını, Sayıştay ilamındaki zararın tazmini için mutemedin malvarlığı ile ilgili tedbirlere ilişkin üniversite tarafından önlemler alındığını, mutemet tarafından … Gazetesi Emlak Sayfasında verilen 11. 09. 2014 tarihli gayrimenkul satış ilanının öğrenilmesi ile … 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/ 1108 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılamada; üniversite tarafından mutemedin 2/B arazisi kapsamındaki gayrimenkulü üzerine el konulmasının talep edildiğini, mahkemece üniversitenin tedbir talebi kabul edilerek ilanda satışa çıkarılan ve 2/B arazisi kapsamında olduğu bildirilen taşınmazın mutemede ait ise; taşınmaz satışının (devrinin) önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasına, söz konusu taşınmazın mutemet adına tapusunun çıkartılması için müracaat edildiğinde durumun ilgili kurumlar tarafından derhal mahkemeye bildirilmesine karar verildiğini, söz konusu tedbir kararı doğrultusunda … Defterdarlığı'na 28. 11. 2014 tarihli müzekkere gönderildiğini ve tedbir kararının Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesinin temininin rica edildiğini,
-
Söz konusu tazminat davasının ve devam eden ceza davasının neticesinin beklenilmesinin hukuki bir gereklilik olduğunu, keza, Temyiz Kurulunun görüşünün de bu yönde olduğunu, zira; 12. 01. 2016 tarih ve 41314 sayılı tutanak ile Temyiz Kurulu Kararında;
“Hem konunun esası hem de sorumluluk yönünden yapılan yukarıda açıklamalar doğrultusunda tazmin hükmü kurulmasında hukuki isabet bulunmadığından tazmin hükmünün BOZULMASINA ve gerek Sayıştay yargılaması açısından (kişi zararları hariç tutulmak kaydıyla) kamu zararı tutarının yeniden belirlenmesini ve üniversite tarafından kamu zararlarının tahsili için ticaret mahkemesinde açılan dava sonucunun beklenilmesine gerekse konu ile ilgili ceza mahkemesindeki yargılama sonucuna göre sorumlulukların yeniden tespit edilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,”
Şeklinde karar verildiğini, Sayıştay Temyiz Kurulunun tartışmaya yer bırakmaksızın … 1. Ağır Ceza Mahkemesi ve … 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin sonucunun beklenilmesi gerektiği şeklinde karar oluşturmasına rağmen Sayıştay 2. Dairesinin söz konusu üst merci olan Sayıştay Temyiz Kurulu kararını dikkate almaksızın yeniden hüküm tesis etmesinin kabulü mümkün olmayıp, bozularak kaldırılmayı gerektirdiğini, kaldı ki; Sayıştay Temyiz Kurulu kararının yanında 6085 sayılı Sayıştay Kanununda bekletici mesele ile ilgili her ne kadar bir düzenleme olmasa da söz konusu Sayıştay Kanununun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı haller” başlıklı 61 inci maddesinde; “Bu Kanunda yargılama usulüne ve kanun yollarıyla ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usum Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ile söz konusu derdest davaların bekletici mesele yapılması gerektiğini belirtmekte olduğunu, ayrıca yine 6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Hüküm ve tutanaklar” başlıklı 50/3 maddesinde; “Hesap yargılaması sırasında, mahkemelere veya yürütülen bir soruşturma için ilgili idari mercilere verilmiş olması nedeniyle belgeleri bulunmayan hesap yargılamasına konu olan bir işleme ilişkin bilgi ve belgelerin yeterli görülmemesi ve kovuşturma veya soruşturma sonucunun beklenmesine gerek görülen hallerde, bu hususlara ilişkin hesap ve işlemlerin yargılanması durdurularak, hüküm dışı bırakılabilir. Hüküm dışı bırakılan hususlara ilişkin noksanlıklar giderildikten sonra bu hesap ve işlemlerin yargılanmasına devam edilir. ” şeklinde yapılmış olan düzenleme ile açılmış olan soruşturma veya kovuşturma sonucunun beklenmesi gerektiği, bu hususlara ilişkin hesap ve işlemlerin yargılanmasının durdurulması gerektiğini hüküm altına aldığını, hal böyleyken Kanun hükümleri ve Sayıştay Temyiz Kurulu kararı açıkça derdest davaların sonucunun beklenerek sorumluların yeniden tespit edilmesi gerektiğini belirtmiş olmasına rağmen Sayıştay 2. Dairenin söz konusu kararı tesis etmesinin kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için Sayıştay ilamı gereğince; kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle harcama yetkililerinin malen sorumlu olduklarının benimsenmiş olduğu kabul edilse dahi böyle bir kabul halinde bir tarafta adli yargının oluşan tüm zarardan mutemet ve bankayı sorumlu tutabileceğini ve zarardan harcama yetkilisinin sorumlu olmadığını kesin olarak belirleyebilecek yargı kararı arasında çelişki doğacağını, bu durumun ise; Anayasa'nın 2’nci maddesiyle toplum yaşamında eşitlik temeline dayanan hakça bir hukuk düzeni kurulmasını amaçlayan hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağını, bu nedenlerle; öncelikle müvekkilinin herhangi bir kamu zararına sebep olmaması nedeni ile ilamın müvekkili yönünden kaldırılmasını/bozulmasını, aksi halde konu ile ilgili ceza ve ticaret mahkemelerindeki halen devam eden yargılamaların beklenilmesine karar verilmesini talep etmek zorunluluğunun hâsıl olduğunu,
Dile getirmiştir.
Başsavcılık mütalaasında özetle; temyiz dilekçesinde; harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak harcama ile ilgili evrakların tanzimine kadar yapılan işlemler konusunda herhangi bir mevzuata aykırılık bulunmadığı, mevzuata aykırı işlemlerin kendileri tarafından tekemmül eden evrakın imzalanmasından sonraki aşamada gerçekleştiği, bunun da kurum mutemedi vasıtasıyla yapıldığı belirtilerek verilen tazmin kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği ifade edildikten sonra; ortaya konulanlar karşısında temyiz talebinin kabulü ile belirtilen hususların araştırılması maksadıyla Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
İşbu dosyayla tüm sorumlular adına duruşma talebinde bulunan Av. …, önce sorumlulardan …’nin vekilliğinden istifa ettiğini, sonrasında kendisine 23.01.2018 tarihinde duruşma tebligatı yapılmasına rağmen mazereti olduğunu ifade ederek diğer sorumlular için duruşmaya katılamayacağını bildirdiğinden; … ve ayrıca vekalet verdiği tespit edilen … adlarına Av. … ve … ve …’ın kendileri ve Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi gereği Temyiz Kurulunca görülen lüzum üzerine duruşmaya katılmasına karar verilen (Üst Yönetici-Rektör) … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde aynen:
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.”
Denilerek ilgili tutarın hak sahibine ödenmesi işlemi, giderin gerçekleşmesi sürecinin tamamlanmasının bir unsuru olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, giderin yapılabilmesi için o gider karşılığında iş, mal veya hizmetin gerçekten alınması veya gerçekleşmesi gerektiği de hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun “Kamu zararı” başlıklı 71 inci maddesinde de aynen:
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,
b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,
c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,
d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,
e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,
f) (Mülga:22/12/2005-5436/10 md.)
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.
(Değişik üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.
Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.
(Değişk son fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
Hükümleri yer almaktadır.
31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Ödeme belgeleri ve bağlanacak kanıtlayıcı belgeler” başlıklı 5 inci maddesinde ise aynen:
“Ödeme belgesi en az üç nüsha düzenlenir. İlk iki nüshası, bu Yönetmelikte belirtilen kanıtlayıcı belgelerle birlikte muhasebe birimine verilir. Ödeme belgesinin birinci nüshası ile eki kanıtlayıcı belgeler Sayıştaya gönderilir, ikinci nüshası ise muhasebe biriminde saklanır.
Kanıtlayıcı belgeler, kamu harcamalarının belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak yapıldığına ve gerçekleştirildiğine ilişkin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca düzenlenip onaylanan belgelerdir. Kesin veya ön ödeme şeklinde yapılacak kamu harcamalarında ödeme belgesi olarak bağlanacak kanıtlayıcı belgeler aşağıda belirtilmiştir.
…
Ödeme belgesinin birinci nüshasına, kanıtlayıcı belgelerin aslı veya yasal bir sebeple aslı temin edilemeyenlerin onaylı suretleri bağlanır. Fatura ve taşınır işlem fişinin asıllarının bağlanması esastır. Ancak, kaybolma, yırtılma, yanma gibi mücbir sebeplerle aslının temin edilemediği hallerde, fatura ve/veya taşınır işlem fişinin onaylı örnekleri bağlanmak suretiyle ödeme yapılabilir. Onaylı suretlerin, onaylayan ilgili birim yetkilisinin adı, soyadı, unvanı, imzası ve resmi mühür ile onay tarihini taşıması gerekir.
…”
Denilirken, aynı Yönetmeliğin “Ek çalışma karşılıkları” başlıklı 13 üncü maddesinde aynen:
“Ek ders ve fazla çalışma ücretleri ile huzur hakkı ve toplantı ücretleri, konferans ücretleri ve diğer ek çalışma ücretlerinin ödenmesinde, Çeşitli Ödemeler Bordrosu (Örnek : 13) ile birlikte duruma göre aşağıdaki belgeler aranır. …
… c) 10/11/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu uyarınca ödenecek ek ders ücretlerinde;
-
Yükseköğretim Ek Ders Ücreti Çizelgesi (Örnek : 15/A),
-
Her öğretim döneminin ilk ayında ders yükü dağılımını gösteren onay ve akademik takvim (Programda değişiklik halinde onay yeniden alınır.)…”
Denilerek ödeme için gerekli olan belgeler sayılmıştır.
Bu hükümlere göre; ek ders karşılıklarının ödenebilmesi için; “Yükseköğretim Ek Ders Ücreti Çizelgesi” ve “Her öğretim döneminin ilk ayında ders yükü dağılımını gösteren onay ve akademik takvim”in gerçeğe uygun olarak düzenlenmesi, ödeme emri belgesine harcama birimleri tarafından düzenlenen banka listelerinin muhasebe birimlerince kontrol edilmesi ve bankaya gönderme emri ekinde gönderilmesi gerekmektedir. Banka şubeleri ise muhasebe birimince onaylı banka listelerine göre ödemeleri gerçekleştirmelidir.
İlama konu olayda ise bu hususa riayet edilmeyerek; Fakültede görevli mutemetçe çeşitli tarihlerde Üniversitenin akademik personeline yapılan ek ders ödemelerine ilişkin evraklarda ve bankaya elektronik ortamda (disket-cd vb.) gönderilen evraklarda değişiklik ve tahrifat gibi çeşitli hilelerle menfaat sağlanmış, buna istinaden konu adli yargıya intikal etmiş ve … 1. Ağır Ceza Mahkemesi ve … 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde konuyu ilgilendiren ceza ve ihtiyati tedbir davaları açılmış, ancak olayın mali boyutu itibariyle de Sayıştay denetçileri tarafından sorgu konusu yapılmış, bunun neticesinde Sayıştay 2. Dairesince de, kamu zararına neden olan sorumlular hakkında tazmin hükmü verilmiştir.
Öncelikli olarak, bir önceki (12.01.2016 tarih ve 41314 tutanak sayılı) Temyiz Kurulu Kararımızda 5018 sayılı Kanunun kamu zararı tanımı çerçevesinde; fiilen gerçekleştirilmiş ek dersler karşılığında öğretim elemanları adına doğru olarak tahakkuk ettirilen ve bu nedenle öğretim elemanlarına ödenmesi gereken ek ders ücretlerinin ilgili banka tarafından mutemedin mevduat hesabına aktarılması sonucu ilamda kamu zararı olarak nitelendirilen tutarların, kişilerin zararı olup bunu kamu zararı olarak nitelendirilemeyeceği, söz konusu tutarların, mevzu bahis olaydan maddi olarak zarar gören öğretim elemanlarına olayın gerçekleşmemiş olması durumunda zaten ödenecek olup, bu tutarların kendilerine iadesinin yapacakları şikâyet ve başvuruya bağlı olduğu ve bu hususun da Sayıştay yargılamasının konusu olmadığı; dolayısıyla, olayın bu yönüyle bütçe giderinde bir değişiklik oluşmayacağından kişilerin zararını ilgilendiren bu tutarlar hakkında Sayıştay yargılaması açısından ilişilecek herhangi bir husus bulunmadığı ifade edilmişse de; olayın bu yönü itibariyle, söz konusu Temyiz Kurulu Kararı üzerine Sayıştay 2. Dairesince çıkarılan (işbu temyize konu) ek ilamdaki; bu tutarların da kamu zararı olarak nitelendirilmesi ve bu tutarlardan sadece mutemetin sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu değerlendirmelere göre; mutemede yapılan bu ödeme, ilgili kişiden herhangi bir mal ve hizmet alınmadan yapılmış bir ödemedir. Herhangi bir mal veya hizmet karşılığı olmaksızın kamu kaynaklarından yapılan ödeme de kamu zararına yol açmaktadır. Bu tutarların öğretim üyelerinin gerçekleştirdikleri ek derslerin karşılığında tahakkuk ettirilmiş olmakla birlikte hak sahiplerine ödenmediği açıktır. İlgili kamu idaresinin, hak sahiplerinin talebi durumunda bu kişilere ödeme yapması gerekecektir. Hak sahipleri tarafından yetki verilmemiş üçüncü kişiye ödeme yapıldığından bahsedilerek bu ödemeyi yapmaktan imtina edilmesi mümkün değildir. Kamu idaresinin hak sahiplerinin mevzuata uygun bir şekilde yerine getirdiği hizmetin bedelini ödeme yükümlülüğü devam etmektedir. Mutemet hesabına yapılan ödeme yetkisiz üçüncü kişiye yapılmış bir ödeme olup ilgili kamu idaresini hak sahiplerine ödeme yapma yükümlülüğünden kurtarmamaktadır. Kaldı ki; gerçek hak sahiplerinin herhangi bir talepte bulunmamaları ya da onlara bir ödeme yapılmamış olması, mutemet hesabına herhangi bir hizmetin karşılığı olmaksızın kamu kaynaklarından aktarılan tutarların kamu zararı olma niteliğini değiştirmemektedir.
Diğer taraftan, fiilen gerçekleştirilmemiş ek dersler karşılığında öğretim elemanları adına ek ders ücretleri tahakkuk ettirilmesinden kaynaklanan kamu zararına gelince; müvekkilleri adına temyiz talebinde bulunan Avukatın, {ek ders çizelgelerinin, öğretim üyeleri tarafından doldurulan ders yükü formlarından oluşmakta olduğu, söz konusu ders yükü formları ve bu formlara göre hazırlanmış ek ders çizelgelerinin, mutemet tarafından harcama yetkilisinin onayına sunulmakta olduğu, harcama yetkilisinin; kontrol ettiği ek ders çizelgeleri ve ders yükü formlarına göre üst yazıyı imzalayarak doğruluğunu onaylamakta olduğu, harcama yetkilisinin onayının sadece üst yazıda olup üst yazının altındaki yaklaşık 30 sayfalık ek ders çizelgelerinde imza yeri bulunmadığı, bu aşamada; harcama yetkilisinden onay alınması akabinde üst kapağın altındaki “imzasız ek ders çizelgeleri" içeriğindeki ders saatlerinde tahrifat yapıldığı ve gerçeğe uygun olan ek ders çizelgelerinin sahteleri ile değiştirildiği, neticede de bu tahrifatlı ek ders çizelgeleri esas alınarak hesaplama yapıldığı, bu halde; harcama yetkisinin/gerçekleştirme görevlisinin onayı/kontrolü akabinde üzerinde imza bulunmayan ek ders çizelgelerinde yapılan tahrifatın, neticede bilgisayar ortamında yapılmış olup gerçeğe uygun olarak düzenlendiği ve harcama yetkilisinin/gerçekleştirme görevlisinin denetimine/kontrolüne sunulmuş çizelgelerin yok edilmiş olduğu, Sayıştay (ek) ilamına konu zarara neden olan mutemedin odasındaki kâğıt çöpünde 2011-2012 Bahar yarıyılına ait tahrif edilmiş (dilekçe ekinde sunulan) sahte evraklar ile asıl tablolar bulunduğu, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının kontrolü sonrasında ödemelerde esas alınması gereken ıslak imzalı ödeme listesi ve ödeme emrinin bankaya gönderilmekte olduğu, bununla birlikte, mutemedin kişi hesap numaraları ve ödeme miktarlarını içeren ve de kendi hesap numarasını mükerrer şekilde eklediği tahrifatlı banka ödeme listesini bankaya e-mail ile göndermesi ve bankanın ıslak imzalı belgeler yerine mevzuata aykırı olarak tahrifatlı e-mail içeriklerine itibar etmesi sonucunda anılan kamu zararının oluştuğu; dolayısıyla, mutemet ile birlikte bankanın da sorumlu olduğu} yönündeki iddiaları karşısında ilama konu olayda sahtecilik ve zimmetin, öncelikle ödeme belgesine eklenen belgelerin hazırlanış aşamasında değil de bu belgelerin hazırlanmasına esas ders yükü formlarının düzenlenmesinde yapıldığı ve daha sonra ödeme listesinin elektronik ortamda bahsi geçen bankaya teslim edilmesi aşamasında öğretim elemanlarının hesap numarası yerine mutemedin hesap numarasının yazılması yoluyla gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından; haklarında tazmin hükmü verilen harcama yetkilisi ve (mutemet dışındaki) gerçekleştirme görevlisinin olayda bir müdahillerinin olmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim kamu zararı ile ilgili olarak, gerek suçluların cezalandırılmasına yönelik … 1. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasındaki mahkûmiyet kararına ilişkin duruşma tutanakları, gerekse de kamu zararının tahsiline yönelik de … 18. Asliye Ticaret mahkemesinde açılan alacak davasına sunulan bilirkişi raporları bu durumu teyit eder niteliktedir.
Sonuç itibariyle, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Fiilen gerçekleştirilmemiş ek dersler karşılığında öğretim üyeleri adına ek ders ücretleri tahakkuk ettirilip, bu tutarların mutemedin mevduat hesabına aktarılmasından kaynaklanan … TL’lik kamu zararının işbu temyize konu ek ilamdaki gibi harcama yetkilisi ve (mutemet dışındaki) gerçekleştirme görevlisine yüklenmesi mevzuata uygun olmadığından; Gerçekleştirme Görevlisi (Fakülte Sekreteri) … ile Harcama Yetkilisi (Dekan) …’nin uhdesinden kaldırılarak,
Fiilen gerçekleştirilmiş ek dersler karşılığında öğretim üyeleri adına doğru olarak tahakkuk ettirilen ve bu nedenle öğretim üyesine ödenmesi gereken ücret tutarlarının mutemedin mevduat hesabına aktarılmasından kaynaklanan … TL’lik kamu zararı ile birleştirilerek,
… TL’lik toplam kamu zararının münferiden Gerçekleştirme Görevlisi (Şef) …’nın uhdesinde bırakılması suretiyle 208 sayılı Ek İlamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün bu şekilde (sadece sorumluluk yönünden) DÜZELTİLEREK TASDİKİNE, (Üyeler; …, … ve …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Üye …’nın;
Mutemet dışında ilamda sorumlu tutulan kişilerin ek ders ücreti ödenmesi süreçlerindeki hangi eylemlerinden dolayı sorumlu oldukları, ekli belgelerdeki tahrifatın bu kişilerin eylemlerinden önce veya sonra yapılma durumuna göre bu kişilerin eylemleri incelenmeden, evraklardaki tahrifatın, sorumlu tutulan bu kişilerce yapılan normal kontrollerde tespit edilip edilemeyeceğine dair bir irdeleme/değerlendirme yapılmadan tazmin hükmü kurulmasında hukuki isabet bulunmadığından; tazmin hükmünün bozularak, gerek Üniversite tarafından kamu zararının tahsili için … 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde gerekse konu ile ilgili … 1. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davaların (kesin) sonuçlarının beklenilmesini ve bu sonuçlara göre sorumlulukların yeniden tespit edilmesini teminen yeni bir hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren Daireye gönderilmesi gerekir.
Üye …’ın;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 32 nci ve 33 üncü maddeleri uyarınca Sayıştay yargılaması açısından giderin gerçekleşme sürecinde rol alan harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, harcamanın mevzuata uygunluğundan sorumlu tutulmaları gerekmekte olup, ilama konu olayda ceza mahkemesinin yapmış olduğu değerlendirmelerde belirtildiği gibi basit bir incelemeyle tespit edilebilecek sahtecilik konusunda ödeme emri belgeleri üzerinde ıslak imzaları bulunduğundan; harcama yetkilisi ve (mutemet dışındaki) gerçekleştirme görevlisine sorumluluk yüklenmesinde yasal mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca, sorumlular tarafından ödeme aşamasındaki listeler üzerinde sahtecilik yapıldığı iddia edilmekte ise de; bu listelerin kendi kontrol görevi altındaki listeler olup olmadığına bakılması gerekmekte iken; bu görevi yerine getirmeyen (mutemet dışındaki) kamu görevlilerinin mutemetle birlikte sorumlu olduğu da aşikârdır.
Bu itibarla, bu aşamadan sonra (ceza ve asliye ticaret) mahkeme kararlarının kesin olarak sonuçlanmasının beklenilmesine de gerek bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, temyiz dilekçesindeki iddiaların reddedilerek tazmin hükmünün tasdik edilmesi gerekir.
Üye …’ın;
Öncelikle ödeme belgesine eklenen belgelerin hazırlanış aşamasında değil de bu belgelerin hazırlanmasına esas ders yükü formlarının düzenlenmesinde yapıldığı ve daha sonra ödeme listesinin elektronik ortamda bahsi geçen bankaya teslim edilmesi aşamasında öğretim elemanlarının hesap numarası yerine mutemedin hesap numarasının yazılması yoluyla gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından; haklarında tazmin hükmü verilen ve sadece ödeme emri belgeleri üzerinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve (mutemet dışındaki) gerçekleştirme görevlisine sorumluluk yüklenmesi hakkaniyete uygun düşmemektedir.
Ancak, ön (mali) kontrolün yapılması ve bankadan gelen ekstrelerin kontrolünün yeterince yapılmamasından dolayı söz konusu sahteciliğin rahatlıkla yapılabildiği anlaşıldığından; mutemetle birlikte bu kontrolden sorumlu Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı görevlilerine de sorumluluk yüklenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mutemede ilaveten olayda kusuru (olayla illiyeti) bulunan Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı görevlilerinin tespit edilmesini teminen tazmin hükmünün sorumluluk yönünden bozulması cihetiyle Dairesine gönderilmesi gerekir.
Karar verildiği 14.02.2018 tarih ve 44069 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40