Sayıştay 2. Dairesi 40226 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

40226

Karar Tarihi

22 Mart 2017

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2013

  • Daire: 2

  • Dosya No: 40226

  • Tutanak No: 42892

  • Tutanak Tarihi: 22.03.2017

  • Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Teminat tutarlarının tasfiye işlemi nedeniyle gelir kaydedilirken güncellenmemesi (Muhasebe yetkilisinin sorumluluğu);

92 sayılı İlamın 3. maddesiyle; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine aykırı olarak teminat tutarlarının tasfiye işlemi nedeniyle gelir kaydedilirken güncellenmediği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu (Muhasebe Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden …), temyiz dilekçesinde özetle; 21/01/2006 tarihli ve 26056 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ‘Muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri’ başlıklı 23 üncü maddesinin (a) bendinde “gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek” görevinin muhasebe yetkilisine verildiğini, ‘Alacakların tahsil sorumluluğu’ başlıklı 32 nci maddesinin birinci paragrafında ise; “Muhasebe yetkilileri, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden sorumludurlar.” hükmüne yer verildiğini, … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin … TL tutarındaki kati temin teminat mektubu ile … İnş. Nak. Mim. Tur. ve Tic. Ltd. Şti’nin … TL tutarındaki kati teminat mektuplarının nakde çevirme işlemlerinin Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından … tarih ve …, … tarih ve … sayılı yazıları ile yapıldığını, Muhasebe Birimlerine gönderilen nakde çevirme işleminin yapıldığı bu yazılardaki tutarlara güncellemenin dahil olup olmadığına ilişkin herhangi bir ibarenin de mevcut olmadığını, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 61 inci maddesinin 5436 Sayılı Kanunun 10/a ve 10/b maddeleriyle değişik şeklinin muhasebe hizmetini; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemidir.” şeklinde tanımlayarak bu işlemleri yürütenlerin muhasebe yetkilisi olduğunu, memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkili olmadığını düzenlemekte olduğunu, maddenin ikinci fıkrasının, muhasebe yetkilisinin yukarıda sayılan hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişebilir şekilde tutulmasından söz ederek ana hatlarıyla sorumluluğunu belirlediğini, üçüncü fıkrasının ise ödeme aşamasında ödeme emri ve eki belgeler üzerinde; yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını, hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü olduğunu belirterek inceleme yetkilerini yukarıda sayılan hususlarla sınırlı tuttuğunu, Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararında, tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedildiğini, Kararda;

“5018 sayılı Kanunun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60. maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacakların takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 23. maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek, ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32. maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, “idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,”

Denildiğini, Karardaki en önemli noktanın, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacaklardan muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususu olduğunu; yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak gelir ve alacakların tarh ve tahakkuk aşamasının sorunsuz şekilde yerine getirilmesi gerektiğini, tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilatla ilgili sorumluluğunun başlamakta olduğunu; bir başka deyişle, tahakkuk işleminin ancak verilen talimat ile (ilgili gelir veya gider belgesi) üzerinde yapılacak işlemle gerçekleşeceği dikkate alındığında, ancak tahakkuk ettirilen alacakların muhasebe kayıtlarına alınması ve ilgililerine kanuni süresinde gönderilmesi hususunda muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilebileceğini, tahakkuk ettirilmeyen bir alacakla ilgili sorumluluktan söz etmenin mümkün olmadığını, hakkında çıkarılan ilam incelendiğinde iki üyenin ilam kararına karşı çıktığı, savcının ise kısmen katıldığının görüleceğini, bir diğer önemli husus olarak ise; bahse konu … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve … Mim. Tur. ve Tic. Ltd. Şirketlerinin sözleşmelerinin fesih edildiği tarihte her iki firmanın ödeme gücü olmadığı gibi, Üniversitelerinden de herhangi bir alacaklarının olmadığını, teminat mektuplarının güncelleme tutarlarının hukuk yoluyla tahsilinin hem mümkün olamayacak hem de daha fazla kamu zararına sebebiyet verecek idi olduğunu ifade etmek suretiyle tazmin hükmünün ortadan kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık karşılamasında özetle; temyiz dilekçesinde; teminat mektubuna ilişkin, güncelleme işleminin muhasebe birimi tarafından yapılmasının söz konusu olmadığı, ilgili birimlerce yapılması gerektiği, bu yönüyle muhasebe birimine sorumluluk tevcih edilmesinin mümkün olmadığı, Sayıştay Genel Kurulu Kararının da bu yönde olduğu belirtilerek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasının talep edildiği ifade edildikten sonra, ortaya konulanların Daire yargılaması aşamasında değerlendirildiği, bununla birlikte adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile sorumluluk yönünden konunun yeniden incelenmesi maksadıyla Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

Konunun Esası Yönünden İnceleme:

4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun ‘İdarenin Sözleşmeyi Feshetmesi’ başlıklı 20 nci maddesine göre yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.

Aynı Kanunun ‘Sözleşmenin Feshine İlişkin Düzenlemeler’ başlıklı 22 nci maddesine göre 19, 20 ve 21 inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.

Bu nedenle, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine aykırı olarak teminat tutarlarının tasfiye işlemi nedeniyle gelir kaydedilirken güncellenmemesinin kamu zararına sebep olacağı açık olup, sözleşmelerin feshedildiği tarihte her iki firmanın ödeme gücünün olmaması ve üniversiteden herhangi bir alacağının olmaması kamu zararını ortadan kaldırmamaktadır.

Bu yönüyle, konunun esası yönünden tazmin hükmü isabetli olup, temyiz talebinde bulunan sorumlunun itirazlarının büyük bir kısmını oluşturan sorumluluk hususuna değinmek gerekmektedir.

Sorumluluk Yönünden İnceleme:

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61 inci maddesinin 5436 sayılı Kanunun 10/a ve 10/b maddeleriyle değişik şekli, muhasebe hizmetini; "gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve tüm mali işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleri" şeklinde tanımlayarak bu işlemleri yürütenlerin muhasebe yetkilisi olduğunu, memuriyet kadro ve unvanlarının muhasebe yetkilisi niteliğine etkili olmadığını düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrası, muhasebe yetkilisinin yukarıda sayılan hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından söz ederek, ana hatlarıyla sorumluluğunu belirlemiş, üçüncü fıkrası ise ödeme aşamasında ödeme emri ve eki belgeler üzerinde; yetkililerin imzasını, ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olmasını, maddi hata bulunup bulunmadığını ve hak sahibinin kimliğine ilişkin bilgileri kontrol etmekle yükümlü olduklarını demek suretiyle inceleme yetkilerini yukarıda sayılan hususlarla sınırlı tutmuştur.

Diğer taraftan, Sayıştay Genel Kurulunun 5018 sayılı Kanun çerçevesinde sorumlulukların belirlenmesine ilişkin 14.06.2007 tarih ve 5189/1 sayılı Kararında; tahsil edilmeye hazır hale gelmiş gelirle ilgili olarak muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilmiştir. Kararda:

“5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun 60’ıncı maddesinde de, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır. Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, mali rapor ve tabloları her türlü müdahaleden bağımsız olarak düzenlemek muhasebe yetkilisinin görevlerinden kabul edilmiş, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu açıkça ifade edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, “idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğuna çoğunlukla,”

Denilmiştir. Karardaki en önemli nokta, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş gelir ve alacakların tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu hususudur. Yani, muhasebe yetkilisinin sorumluluğu için, ön şart olarak; gelirin tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz bir şekilde yerine getirilmelidir. Tarh ve tahakkuk aşaması sorunsuz yerine getirildiğinde, muhasebe yetkilisinin tahsilâtla ilgili sorumluluğu başlamaktadır. Bir başka deyişle, tahakkuk işleminin ancak verilen talimat ile (ilgili gelir veya gider belgesi) üzerinde yapılacak işlemle gerçekleşeceği dikkate alındığında; ancak tahakkuk ettirilen gelirin muhasebe kayıtlarına alınması ve ilgililerine kanuni süresinde gönderilmesi hususunda muhasebe yetkilisinin sorumluluğundan bahsedilebilir. Tahakkuk ettirilmeyen bir gelirle ilgili sorumluluktan söz etmek mümkün değildir.

Muhasebe yetkililerinin sadece tahsil edilebilir hale gelmiş gelirlerin tahsilinden sorumlu olacaklarına dair bu hususlar, 21/01/2006 tarihli ve 26056 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhasebe Yetkilisi Adaylarının Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Muhasebe Yetkililerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ‘Muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri’ başlıklı 23 üncü maddesinde:

“Muhasebe yetkilisinin görev ve yetkileri aşağıda belirtilmiştir.

a) Gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek.

…” ve

‘Alacakların tahsil sorumluluğu’ başlıklı 32 nci maddesinin birinci paragrafında ise:

“Muhasebe yetkilileri, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden sorumludurlar.”

Denilmek suretiyle de dile getirilmiştir.

Bu bağlamda, yüklenicilerin taahhütlerini sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine göre yerine getirmemeleri nedeniyle tasfiye edilen işlerde teminat tutarlarının güncellenmemesine dayanan tazmin hükmünde, kati teminat mektuplarının nakde çevirme işlemlerini yapan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından gönderilen … tarih ve … sayılı yazıda “güncelleme” yapılıp yapılmadığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığı göz önüne alındığında muhasebe yetkilisinin bunu kendiliğinden dikkate alacağı ya da alması gerektiğinden söz edilemez.

Kaldı ki, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Mali Hizmetler Birimi başlıklı 60 ncı maddesinin (e) ve Strateji Geliştirme Birimlerinin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin ‘Strateji geliştirme birimlerinin görevleri’ başlıklı 5 inci maddesinin (k) fıkralarında yer alan:

"İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek."

Hükmü gereği yükseköğretim kurumlarında gelirlerin tahakkuku konusunda sorumlu birim strateji geliştirme daire başkanlıkları olup, muhasebe yetkilisinin tahakkukla ilgili bir sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bu itibarla, ilama konu olayda tahsil edilebilir hale gelmemiş bir gelir söz konusu olup, bu gelirin tahsil edilememiş olmasından dolayı muhasebe yetkilisinin sorumlu tutulmasında mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, yeniden kurulacak illiyet bağı neticesinde; söz konusu gelirin ilk aşamadan itibaren tahsil edilebilir hale gelmemiş olmasında kusuru bulunanlara sorumluluk yüklenmesini sağlamak üzere yeni bir tespit yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Sonuç itibariyle, mevcut haliyle sadece muhasebe yetkilisine sorumluluk yükleyen tazmin hükmü tesisinde hukuki isabet görülmediğinden; 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca temyiz dilekçesindeki iddiaların kabulüyle 92 sayılı İlamın 3. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün sorumluluk yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda (muhasebe yetkilisinin uhdesinden kaldırılmak suretiyle) sorumlulukların yeniden tespit edilerek yeni bir hüküm kurulmasını teminen dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE; oy birliğiyle,

Karar verildiği 22.03.2017 tarih ve 42892 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim