Sayıştay 2. Dairesi 40168 Kararı - Yüksek Öğretim Yargılama Usulleri
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
40168
10 Kasım 2015
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2000
-
Daire: 2
-
Dosya No: 40168
-
Tutanak No: 41038
-
Tutanak Tarihi: 10.11.2015
-
Konu: Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar
KARAR
İşten ayrılan bazı personele, çalışıyormuş gibi yersiz maaş tahakkuk ettirilerek ödenmesi.
- 1153 sayılı ilama Ek 1463 sayılı ilamın 7 nci maddesinde, …… Üniversitesi Araştırma Hastanesinde çalışan hemşire …….’ye Mayıs/2000 tarihinden itibaren hastanedeki görevinden ayrıldığı halde, kendisine Mayıs-Kasım/2000 ayları için yersiz maaş tahakkuk ettirilerek ödendiği gerekçesiyle toplam ……. liraya tazmin hükmolunmuş, sorumluların temyiz başvurusu sonucu Kurulumuzun 11.03.2014 tarih ve 38609 tutanak numaralı kararının 3 üncü maddesiyle, 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 13’üncü maddesinde yer alan; “…gider tahakkuk memurları … düzenledikleri belgelerin doğruluğundan …. sorumludurlar. …”, 22/A maddesindeki; “…tahakkuk memurları … giderin gerçek gereksinme karşılığı olmasından, … sorumlu..”, 22/C maddesinde; “Alınmayan mal ya da hizmeti alınmış; … gibi göstererek gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle Devletin malvarlığından bir eksilmeye neden olanlar ile bu ve benzeri gerçekleştirme ve diğer kanıtlayıcı belgeleri bilerek imza ya da onaylamış bulunanlar hakkında ceza kanunlarının bu eylemlere ilişkin hükümleri uygulanır.
D) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümlere aykırı işlem ve davranışlardan doğan Devlet zararı, sorumlularına ödettirilir. ..” hükümleri karşısında sorumluluk tahakkuk memurlarına ait olduğundan, 1153 sayılı ilamın Eki 1463 sayılı ilamın 7 nci maddesi ile toplam …… liraya tazmin hükmünün BOZULARAK, sorumlulukların yeniden belirlenmesi için dosyanın kararı veren DAİREYE TEVDİİNE karar vermesi üzerine, Dairesince, 832 sayılı Sayıştay Kanununun 73 üncü maddesine göre yapılan yargılama sonucunda; saymanların kadro ve aylık kartları aracılığıyla görevden ayrılan personeli kayıt altında tutması, takip etmesi ve Ödeme belgeleri üzerinde inceleme yaparken bu kişiler adına herhangi bir ödeme olup olmadığını kontrol ederek hak sahibi olmayan kişiler adına tahakkuk yapılmasının ve bu kişilere ödeme yapılmasının önüne geçmesi gerektiği, dolayısıyla bu sorumluluklarını yerine getirmeyen saymanların görevden ayrılan personel adına tahakkuk ettirilen tutarlardan tahakkuk memurları ile birlikte sorumlu oldukları belirtilerek, 1763 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesi ile yersiz ödenen …….. liranın tahakkuk memuru ve saymandan birlikte tazminine hükmolunmuştur.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle, ….. Üniversitesi Araştırma Hastanesi Mutemedi …..’ ın, yukarıda isimleri belirtilen çalışanlara maaş bordrolarında kasten yer verdiğini ve ele geçen tutarları Başkanlığın bilgisi dışında özel kesinti hesabına alarak zimmetine geçirdiğini, bu durumun 2003 yılında bizzat saymanlık tarafından tespit edildiğini ve söz konusu yıla ait tutarların ilgilisinden (mutemet) faizi ile beraber tahsil edilerek üst yönetimin haberdar edildiğini ve hukuki işlemlerin başlatıldığını, geçmiş yıl sarf evrakları Sayıştay Başkanlığında olduğundan bir işlem yapılamadığını ancak durumun aynı yıl denetime gelen Sayıştay denetçisine iletilerek geçen yılların incelenmesi de sağlandığını, sayı olarak yetersiz personelle, 50 birimin yaklaşık 3000 personelinin her ay onlarca unsuru olan maaşlarının gözden geçirilmesinin zorluğu yanında, bu unsurlar üzerinde yetkisi olan mutemedin her girişte sanal ortamda değişiklik yapabileceği de göz önüne alınınca, saymanlık nezdinde bazı olumsuzlukların olabileceği aşikârken, bu tür olumsuzlukların oluşmaması için gerekli itina gösterilerek durumun saymanlıkça tespit edildiğini, Bu tespitler sonucunda, görevlerinden ayrılmalarına rağmen yukarıda isimleri geçen çalışanları, bilinçli olarak maaş bordrolarına ekleyerek ele geçen tutarları özel hesap adı altında zimmetine geçiren ….. ’ın, T.C. …. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2006 tarih ve 2005/146 Esas, 2006/218 karar sayılı mahkeme kararı ile suçlu bulunduğunu ve mahkûm edildiğini, Ayrıca …. Üniversitesi Rektörlüğü tarafından zimmetine geçirmiş olduğu paraların kendisinden tahsil edilmesi maksadı ile ….. hakkında, …..Asliye Hukuk Mahkemesinde, 2006/282 Esas no ile alacak davası açıldığını, Davanın Yargıtay nezdinde devam ettiğini,
1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 13'üncü maddesinde; "...saymanların düzenledikleri belgelerin doğruluğundan ve kanunlara uygunluğundan sorumlu" oldukları hükmü yer almakta olup, bu hükme göre saymanların sorumlu tutulabilmeleri ancak, ilgili dairelerin ödeme ile ilgili bilgi ve belgeleri saymanlığa tam ve doğru olarak intikal ettirmelerine bağlıdır.
Muhasebat Genel Müdürlüğünün 16 seri nolu genel tebliğinde; " Tahakkuk dairelerince aylıksız izinli olarak veya istifaen görevinden ayrılanlara gelecek aya ait aylık veya aylıkla birlikte peşin ödenmesi gereken diğer mali haklar tahakkuk ettirilmeyecektir. ... Aylıksız izinli olarak veya istifaen ayrılmaları vuku bulması halinde, ilgili birimce tahakkuk dairesi ivedilikle bilgilendirilecek, ... Tahakkuk dairesi tarafından saymanlığa derhal bilgi verilerek yersiz ödemenin yapılması önlenecektir." Hükümlerine yer verildiğini,
Görevinden ayrılanların ücretlerinin tahakkuk ettirilmesi ve ayrılmaların saymanlığa bildirilmemesi yoluyla bu kişilere ait ücretlerin ödenmesi ve ödenen bu tutarların maaş mutemedi tarafından özel hesaba aktarılması yoluyla tazmin konusu fazla/yersiz ödemeler gerçekleştiğinden bu ödemelerden saymanların sorumlu tutulmaması gerektiği mütalaa edildiğini,
1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 22/E Maddesinde "Adı ne olursa olsun bir komisyon ve ya kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenen keşif, hakkediş, tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemeler Sayıştay’ca saptanacak sorumluluğa, tahakkuk memuru ve saymanla birlikte söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişilerde katılır." denildiğini, maddenin yorumlanmasında ödemeye esas olma niteliği taşıyan maaş bordrolarını düzenleyen mutemedin belgeyi düzenleyen yetkili memur olarak sorumlu tutulması (Zira maaş bordrosu düzenlemek, bir uzmanlık gerektirmektedir.)gerektiğini, Kaldı ki ilgilinin suçluluğunun mahkeme kararı ile de tescillendiğini, Kurum tespit edilen zimmet tutarının tahsili için 2006/282 esas no ile alacak davası açtığından ve ilgilinin de suçu sabit olduğundan dolayı, mahkeme sonucunda tazmin tutarlarının mutemet …….' tan alınacağını, sonuç olarak, usulsüz işlemlerin mutemedin kastı ile kurum tarafından bankada açılan özel hesap işletilerek gerçekleştirilmiş olduğu açıkça görüldüğünden, saymanların sorumlu tutulmaması yönündeki Sayıştay Temyiz Kurulu kararının da göz önünde bulundurularak, 832 sayılı Sayıştay Kanununun ilgili hükümleri gereği söz konusu ilam hükmünün bozulması yönündeki temyiz talebimin kabulünü ve adına çıkartılan borç miktarının kaldırılmasını talep etmektedir.
Sayıştay Başsavcılığı; “Dilekçede Üniversite mutemedinin işten ayrılan bazı personeli çalışıyor gibi göstererek ücret tahakkuk ettirdiğinin taraflarınca tespit edildiği ve 2003 yılında bu ödemelerin bahsi geçen kişiden tahsil edildiği, bu kişi hakkında açılan davanın sonuçlandığı onay için Yargıtay'da bulunduğu belirtilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılması talep edilmektedir.
Dilekçede ortaya konulan tahsilatın belge ile tevsik edilemediği görülmektedir. Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” Şeklinde görüş belirtmiştir.
Sorumlu ikinci temyiz dilekçesinde özetle; temyiz dilekçemize istinaden savcılığın tahsilatın belge ile tevsik edilmediği, bu itibarla Temyiz talebinin reddi ile verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağını mütalaa ettiğini, İlgili dilekçelerinde sadece 2003 yılına ait fazla ve yersiz ödemenin tahsil edildiği belirtilmekte olup, 2000 yılı ek ilamına ait herhangi bir tahsilat yapılmadığını, sorumluluk kavramından bahsetmek gerekirse; Kusursuz sorumlulukta her ne kadar kişi, kusursuz olduğunu ispat etmekle sorumluluktan kurtulamaz ise de zarar ile fiil arasındaki illiyet bağının (sebep-sonuç ilişkisi) kopması halinde, saymanların sorumluluğunun sadece kamu zararını ödemek durumunda olan kişilerin borcunun takip ve tahsil konusunda olması gerektiğinin düşünüldüğünü; Bu durumda kamu zararına neden olan eylemin ilgili mutemet tarafından yapıldığının ….. Ağır Ceza Mahkemesi' nin verdiği kararla hükme bağlandığını belirterek söz konusu ilam hükmünün bozulması yönündeki temyiz talebimin kabulünü ve adına çıkartılan tazmin miktarının kaldırılması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı ikinci karşılama yazısında; “adı geçen tarafından ileri sürülen hususlar 19.6.2015 tarih ve 16087-27038 sayılı yazımızda belirttiğimiz görüşlerimizi değiştirecek nitelikte olmadığından, yargılamanın söz konusu mütalâamıza göre karara bağlanmasının uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” Şeklinde görüş belirtmiştir.
Dilekçinin sorumluluk iddiaları ile ilgili olarak, sayman ve tahakkuk memuru hakkında verilen tazmin hükmü objektif sorumluluktan hareketle ve esas itibari ile 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunun 13. maddesinde yer alan sayman ve tahakkuk memurlarını tanzim ettikleri evrakın sıhhatinden ve kanunlara uygunluğundan sorumlu tutan hükme dayanmaktadır. Ayrıca yine 1050 sayılı Kanun da sayman ve tahakkuk memurunun tarifi yapılmış ve 22.maddesi(E) fıkrasında sorumluluğa iştirak edecekler belirtilmiş olup, sözkonusu ödemede uzman ve görevli tarafından hazırlanmış tutanak karar ve benzeri belgeye dayanan bir ödeme olmadığından sorumluluğu sayman ve tahakkuk memuru dışındakilere yaymak da mümkün değildir.
17.08.1993 tarih ve 503 sıra no.lu Muhasebat Genel Müdürlüğü Tebliğinde; aylıksız izinli olarak veya istifaen görevinden ayrılanlara gelecek aya ait aylık ve aylıkla birlikte peşin ödenmesi mümkün olan mali hakların tahakkuk ettirilmemesi gerektiği, aylık ve aylıkla birlikte peşin ödenmesi mümkün olan mali haklar tahakkuk ettirildikten sonra aylıksız izinli olarak veya istifaen ayrılmaların meydana gelmesi halinde; ilgili dairece tahakkuk dairesine bilgi verilmesi, tahakkuk evrakının saymanlığa gönderilmiş olması durumunda ise tahakkuk dairesi tarafından saymanlığa derhal gerekli bilginin iletilmesi ve tahakkuk dairelerinin bu konuda gereken hassasiyeti göstermeleri gerektiği ifade edilmiştir.
Buna göre görevden ayrılan personele aylık ve diğer mali hakların tahakkuk ettirilmesi bu hükümlere aykırılık oluşturmaktadır ve tahakkuk eden tutarlara ilişkin olarak tahakkuk memurlarının sorumluluğu bulunmaktadır.
Bununla birlikte, 14.01.1990 tarih ve 20402 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan Devlet Muhasebesi Yönetmeliğinin (mülga) "Kadro ve Aylık Kartı" başlıklı 160 ncı maddesinde;
"Memurların özlük durumları ile kendilerine ödenen aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bilgilerin kaydedildiği bu kartlar daireler itibariyle dosyalanır. Daireler itibariyle birden başlamak üzere her memura bir kart sıra numarası verilir. Kart sıra numarası aynı zamanda aylık bordrolarda o memurun sıra numarasını oluşturur.
Mali yılın ilk ayında memurların aylık ve diğer özlük haklarının tahakkuku ve bunlardan yapılacak kesintiler hesaplanarak ilgili sütunlara ayrı ayrı işlenir. Memurun durumunda herhangi bir değişiklik olmadığı takdirde, bundan sonraki aylarda ilgili ay adı üzeri incelemeyi yapan memurca paraf edilir.
Dairelerden gelen bordrolar, her memur için tutulan kadro ve aylık kartındaki bilgilerle kontrol edilir.
Ayrılan memurlara ait kadro ve aylık kartları ayrı dosyalarda saklanır.
Mevzuatı gereğince kadroları gizli tutulan personelin kadro ve aylık kartı, kadroların gizliliği süresince tutulmaz."
denilmekte,
14.10.1999 tarih ve 21021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin (mülga) 8 inci maddesinde aylık ve aylıkla birlikte ödenen istihkaklar için aylık bordrosu ve personel bildirimi ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine naklen atamalarda atama onayı, işe başlama yazısı ve personel nakil bildiriminin bağlanacağı ifade edilmekte ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Personel Nakil Bildirimi formunun saymanlık müdür tarafından imzalanması gerekmektedir.
1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun (mülga) 81 inci maddesinde;
"Saymanlarca bütçeye ilişkin bir giderin ödenmesinin ita amirince imzalanmış bir verile emrine veya kredi senedine dayanması gerekir. Saymanların verile emirlerinde yapacakları incelemeler:
a)Giderin kendisine verilen yetki içinde bulunması,
b)Giderin bütçedeki tertibine uygunluğu,
c)Verile emrine bağlanmış taahhüt ve tahakkuk belgelerinin tamam olması,
d)Maddi hata bulunmaması,
e)Giderin kanunlar, tüzükler ve kararlar hükümlerine uygunluğu,
f)Hak sahibinin kimliği konularına ilişkindir." hükmü yer almaktadır.
Buna göre saymanların kadro ve aylık kartları aracılığıyla görevden ayrılan personeli kayıt altında tutması, takip etmesi ve ödeme belgeleri üzerinde inceleme yaparken bu kişiler adına herhangi bir ödeme olup olmadığını kontrol ederek hak sahibi olmayan kişiler adına tahakkuk yapılmasının ve bu kişilere ödeme yapılmasının önüne geçmesi gerekmektedir. Dolayısıyla bu sorumluluklarını yerine getirmeyen saymanlar görevden ayrılan personel adına tahakkuk ettirilen tutarlardan tahakkuk memuru ile birlikte sorumludurlar. Bütün bu nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 1763 sayılı Ek İlamın 3 üncü maddesi ile toplam …. liranın tazminine dair hükmün TASDİKİNE,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13