Sayıştay 2. Dairesi 39673 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

39673

Karar Tarihi

21 Haziran 2016

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Yılı: 2012

  • Daire: 2

  • Dosya No: 39673

  • Tutanak No: 42114

  • Tutanak Tarihi: 21.06.2016

  • Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Usulüne Uygun Süre Uzatım Kararı Alınmayarak İşin Süresinde Bitirilmemesinden Kaynaklı Gecikme Cezasının Kesilmemesi;

  1. 237 sayılı İlam’ın 8. maddesinin A) bendiyle; … yükleniminde bulunan ancak daha sonra …’ne devredilen … Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İkmal İnşaatı Yapım İşi”nin süresinde yapılmayarak geciktirilmiş olmasına karşın gecikme cezası alınmadığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Sorumlu (Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden …), temyiz dilekçesinde özetle; bu konuda sorgulama ve yargılama aşamasında yapmış oldukları savunma ve bu konuda sunulan belgeler dikkate alınmayarak, hukuksuz olarak karar verildiğini, konuya ayrıntılı olarak bakıldığında durumun açıkça görüleceğini; şöyle ki, işin, … Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İkmal İnşaatı İşi; ihale tarihinin, 28.06.2007; ihale bedelinin, … TL; yüklenicinin, …; işin süresinin, 790 gün; işin bitiş tarihinin, 05.06.2010 olduğunu, ihale sonrası düzenlenen sözleşmesinde de görüleceği üzere 2008 yılı ödeneğinin ihale bedelinin % 23,38’i, 2009 yılı ödeneğinin ihale bedelinin % 35,06’sı ve 2010 yılı ödeneğinin de ihale bedelinin % 41,56’sı olduğunu, iş programına uygun olarak işlerin yürütüldüğü 2008 yılında iş programına göre ödenek miktarının … TL olduğunu ve yüklenicinin de … TL’lik işi gerçekleştirilmiş olup hiçbir eksiklik bulunmadığını, sözleşmenin 12.2. maddesine göre 2009 yılı için yukarıda da belirtildiği üzere ödenek diliminin % 35,06 olduğunu; bunun karşılığı … TL ödenek oluşturulması gerekirken ancak … TL’lik ödenek alınabildiğini, dolayısıyla eksik kalan ödenek miktarına göre süre uzatım verilmesinin zorunlu olduğunu, belirtilen 2009 yılı ödenek noksanlığı için 122 iş günü, (maliyet artışı belgelerinden görülebilecek olan) 2008 yılı maliyet artışı için 37 iş günü ve de (fiyat farkı hesap tablosundan görülebilecek olan) 2009 yılı fiyat farkları için 24 iş günü olmak üzere toplam 184 gün süre uzatımı verme gereği hasıl olduğunu ve alınan 05.06.2010 tarihli kararla 184 gün iş bitim süresine eklenerek iş bitim tarihinin 31.12.2010 tarihi olarak revize edildiğini, mevzuat ve sözleşme hükümleri gereği ve uygun olarak yapılan başvuru sonucu idarenin onayıyla işbu ihalenin 31.12.2010 tarihi itibarıyla …'ye devredildiğini, devir sonrası ödenek yetersizliği ve % 10’luk maliyet artış karşılığı yine 31.12.2010 tarihinde verilmiş süre uzatımı kararıyla iş bitim tarihinin 17.10.2011 tarihine, yine ödenek yetersizliği ve % 10’luk maliyet artış karşılığı olmak üzere de 14.10.2011 tarihinde verilmiş süre uzatımı kararıyla da iş bitim tarihinin 30.06.2012 tarihine ötelendiğini, alınan bu son iki kararında açıklama ve ayrıntılarının mevcut olduğunu, idarenin muvafakatiyle yükleniciye 04.01.2011 tarihinde fiilen devredilen işin 23.05.2012’de süresinden önce tamamlanıp geçici kabulünün yapıldığını, ilamda ödenek yetersizliği gerekçesiyle verilen üç adet süre uzatım kararlarındaki sürelerin yasal olmadığının; çünkü idarece ödeneklerde kısıtlamaya gidilmiş olmasına rağmen yüklenicinin eksik ödenek miktarında bile imalat yapmadığının belirtildiğini, yapılan hesaplamalarda da 2008, 2009 ve 2010 yılları için konulan ödenekler esas alınarak hesaplamalar yapıldığını, ancak bu hesaplamalarda dikkat çeken noktaların; 2009 yılı için … TL ödenek konulması gerekirken … TL ödenek konulmuş olması ve 2010 yılı için geri kalan … TL ödeneğin tamamının esas alınmış ve bunun yerine konulan … TL ödenek nedeniyle (-) süre hesaplanmış olması olduğunu, ancak üç süre uzatım kararından sonra ödenek durumunun; 2008 yılı, …; 2009 yılı, …; 2010 yılı, …; 2011 yılı, … ve 2012 yılı, … TL olmak üzere toplam … TL olduğunu, işin ilk ihale bedeli … TL iken … TL’lik imalat bedeliyle tamamlanabildiğini, ilamda 2010 yılı için konulan ödenek … TL iken sözleşmeye göre konulması gereken ödeneğin … TL olarak gösterildiğini; bu durumda ilamda gösterildiği şekliyle toplam ödeneğin … TL olarak tespit edildiğini, ancak toplam maliyet … TL olduğu ortada iken eksik olan … TL ödenekle ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığını, 4734 sayılı Kanun’un 62/2 maddesi (a) bendinin; "Başlangıçta daha sonraki yıllar için programlanmış olan ödenek dilimleri sonraki yıllarda azaltılamaz ..." şeklinde olduğunu, yine sözleşmenin 19. maddesinde; "Sözleşmede öngörülmeyen durumlar nedeniyle sözleşme bedelinin % 10 una kadar oran dâhilinde bir iş artışının zorunlu olduğu hallerde ilave işin gerektirdiği ek süre yükleniciye verilir." hükmünün mevcut olduğunu, Sayıştay 7. Dairesi’nin 01.07.1993 tarih 7382 tutanak sayılı Kararında; “… ilave işlere ilişkin verilecek sürenin hesaplanmasıyla ilgili olarak sözleşme ve eklerinde bağlayıcı bir yöntem getirilmediği ve bunu bağımsız olarak hesaplanmasının mümkün olduğu şeklideki iddialar hakkaniyete uygundur ve bu çerçevede yapılan hesaplamalara itibar edilmelidir.", yine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 14.03.1996 tarih 1996/296 1383 sayılı Kararında; "Davalı idarenin usulsüz de olsa süre uzatımını kabul ettikten sonra bu konuda iradesinden dönmesi ve bundan dolayı davacıdan gecikme cezası istemesi iyi niyet kuralları ile bağdaşmaz. Zira davacı idareden aldığı süre uzatımına güvenerek programını yapmış ve yeni teslim tarihi olarak kararlaştırılan tarihe göre işi teslim etmeyi hedeflemiştir.” denildiğini, diğer hususlara bakıldığında, Sayıştay 2. Dairesinin ilamında sorguda belirtilen ve hesaplanan dışında farklı bir hesaplama yapıldığını ve sorguda … TL kamu zararı hesaplanmışken ilamda … TL için tazmin hükmü verildiğini, Dairenin tazmin kararında, sorguda belirtilen ve tazmini istenen tutarın yeniden hesaplandığını; ancak bu hesaplamada, ilave işler için orantısal hesaplama yapıldığını, ancak ilave iş için verilecek sürenin iş artışı ile aynı oranda olma şartının bulunmadığını, ilave işin niteliğine göre makul bir süre tespit edilmesi gerektiğini, inşaatta kaba işler kısa sürede gerçekleşirken ilave işlerin ince işler kategorisine girmekte olup daha fazla süre gerektirdiğini, bu nedenle ilave işlerle ilgili sürenin ilamda gösterildiği şekliyle hesaplanmasına hukuki dayanak bulmanın mümkün olmadığını, Dairenin ilamdaki tazmin gerekçeleri ve hesap şeklinin sorgudan farklılık arz ettiğini ve ağırlıklı olarak 2010 yılına odaklandığını ve 121 günlük işin yapılmadığından bahisle bu yıl için konulan ödeneğin sözleşmeye göre konulması gereken ödenekten farklılık göstermesi ve az olmasının doğal hukuki sonucu olan süre uzatımının yok sayıldığını, ödeneklerin yıllar itibariyle dağılımı sözleşmede düzenlenmiş olup söz konusu ödeneklerin belirlenen miktarlarda konulmamasının hukuki sonucunun yükleniciye süre uzatımı verilmesi olduğunu, yeterli ödeneğin konulmamasının sonuçları mevzuatta düzenlenmiş olup bu sonuçların, ilave süre verilmesi ve revize iş programı yapılması şeklinde olduğunu, bunun yanında yüklenicinin ödeneklere göre imalatları yapmamasının yaptırımının yine ihale mevzuatında düzenlendiğini ve fiyat farkı ödemelerinde ödenek tamamlanıncaya kadar gerçekleşmeyen ayın indeksinin (güncel indeks) alınacağının belirtildiğini, işin sonunda işin tamamlanamaması halinde gecikme cezası uygulamasının düzenlendiğini belirttikten sonra, kısa bir şekilde;

A) İş artışı nedeniyle verilecek ilave sürenin, iş artış oranı ile aynı oranda olmasının şart olmadığı, ilave sürenin işin durumuna göre belirlenmesi gerektiği,

B) İlave iş dolayısıyla verilecek ek sürenin asıl süreden bağımsız olarak belirlenebileceği (Sayıştay 7.Dairesi 01.07.1993 tarih ve 7382 sayılı Kararı), İş artışı nedeniyle verilecek süre uzatımında 20 günlük başvuru şartının aranmayacağı,

C) Ödenek yetersizliğinin hukuki sonuçları mevzuatta açık olup ilave süre gerektirdiği, imalatın eksik ödenek miktarı kadar gerçekleşmediği gerekçesiyle verilen sürenin geri alınması işleminin de hukuki olarak açıklamanın mümkün olmadığı

Gerekçeleriyle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Başsavcılık karşılamasında özetle; dilekçede, Mühendislik Fakültesi İkmal İnşaatı İşinin ödenek yetersizliği nedeniyle süresinde bitirilemediği ve teslim edilemediği bu nedenle süre uzatımına gidildiği, geç teslimin mücbir sebeplere bağlı olarak ortaya çıktığı, bunun sonuçlarının da mevzuatta yeri olduğu belirtilerek tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin talep edildiği ifade edildikten sonra ortaya konulanlar ve ibraz edilen belgeler karşısında, adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

İşbu dosyayla duruşmalı temyiz talebinde bulunan sorumlu …, aynı ilam maddesi ile ilgili sorumlulukları bulunan ve kendi gündem sıralarında görüşülen dosyalarıyla duruşmalı temyiz talebinde bulunan sorumlular; … ve … ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra (ve ayrıca, yine duruşmalı kendi gündem sırasında görüşülen dosyayla temyiz talebinde bulunan diğer sorumlulardan …’e 08.06.2016 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında) gereği görüşüldü:

Öncelikle, işin yapıldığı 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin ayrı ayrı gecikilen gün hesabı yapılarak işin bitirilmesi gereken günün ve bunun sonucunda gecikilen gün sayısının ortaya çıkarılması gerekmektedir. Şöyle ki, işe ilişkin genel mali bilgilerin aşağıdaki şekilde olduğu görülmektedir;

Bunun yanında yıllar itibariyle bu iş için gönderilen ödenekler ile bunlardan yapılan harcamalar ise aşağıdaki tablodaki gibi gerçekleşmiş bulunmaktadır:

Bu hesaplamadan sonra süre uzatım kararında hesaplanan, sorgu savunmasında izah edilen, raporda hesaplanan ve ilamda hesaplanan gecikilen gün sayıları bir tabloda konsolide edilecek olursa;

Şeklinde olacaktır.

Yukarıda belirtilen tüm hesaplamalar doğrultusunda bir değerlendirme yapılacak olursa;

  1. Savunmalarda, iş artışı için illa ki işin sözleşmedeki süresi ve ödenek durumuna bağlı kalınmasının zorunlu olmadığı ifade edilmekte ise de; idarece de süre uzatım kararlarında işin süresi ve ödenek rakamları dikkate alarak iş artışına tekabül eden ek süreler hesaplanmıştır. Şöyle ki; 2009 yılına ilişkin 02.06.2010 tarihli süre uzatım kararındaki hesaplamalarda İş Artışı = 790 gün * % 9,99 = 79 gün şeklinde hesap yapılmıştır. Ancak ilamda iş artışına ilişkin süre, son yılın ortalama ödenek rakamı dikkate alındığı için hatalı bir şekilde eksik hesaplanmıştır. % 10 iş artışı olduğuna göre işin toplam süresinin % 10 oranında olmak üzere 79 gün artırılması gerekmektedir. İlamda ise 45 gün ek süre verilmiştir.

  2. TL için süre uzatımı hesaplanmadığı iddia edilmekte ise de; daire ilamında bu tutar için (eksik de olsa) 45 gün ilave süre hesaplanmıştır.

  3. 31/12/2010 tarihli süre uzatım kararı ile işin süresi 17.10.2011 tarihine uzatılmıştır. Bir sonraki; yani 14.10.2011 tarihli kararda ise işin süresi ilaveten 227 gün daha uzatılmıştır. Dolayısıyla, bir önceki uzatılmış süre olan 17/10/2011 tarihine 227 gün daha eklenmesi gerekecektir. 227 gün eklendiğinde yeni tarih, 30.05.2012 olmaktadır. Ancak süre uzatım kararında bu tarih 30.06.2012 olarak yazılmış (maddi hata) olup 30 gün fazla süre verilmiştir.

  4. 31/12/2010 tarihli süre uzatım kararı ile 2010 yılı için tamamen yersiz olarak 290 gün ek süre hesaplanmıştır. Gerekçe olarak 2010 yılı ödeneği olan … TL’nin gelmediği; sadece … TL geldiği ileri sürülerek aradaki fark olan … TL için 290 gün süre verilmiştir. Oysa Maliye Bakanlığı ödenek cetveline göre 2010 yılında … TL nakit ödenek gelmiş olup, bunun sadece … TL’si harcanabilmiştir. Yani ödenek yetersizliği değil; tam tersi ödeneğin yeterli olması söz konusu olup yüklenici eksik iş yapmıştır. (Savunmada da bu husus kabul edilmektedir.) Dolayısıyla, verilen 290 gün tamamen yersizdir.

  5. 14.10.2011 tarihli süre uzatım kararında ise 2011 yılı için tamamen yersiz olarak 227 gün ek süre hesaplanmıştır. Gerekçe olarak 2011 yılı ödeneği olan … TL’nin gelmediği; sadece … TL geldiği ileri sürülerek aradaki fark olan … TL için 143 gün süre verilmiştir. Oysa Maliye Bakanlığı ödenek cetveline göre 2011 yılında … TL nakit ödenek gelmiş olup, bunun tamamı harcanmıştır. Yani ödenek yetersizliği değil; tam tersi ödeneğin yeterli olması söz konusu olup yüklenici tamamını eksiksiz kullanmıştır. (Savunmada da bu husus kabul edilmektedir.) Dolayısıyla, verilen 143 gün tamamen yersizdir.

  6. Süre uzatımlarında, ödeneklerin eksik geldiği iddiasına dayalı olarak yapılan hesaplamalar dışında, ayrıca ilgili yıl ödeneklerinde “Maliye Bakanlığının ödenekleri serbest bırakma” işlemlerinde yaşanabilecek muhtemel gecikmeler olabileceği gerekçe gösterilmek suretiyle tamamen afaki ek süreler hesaba ilave edilmiştir. Bu kapsamda 2009 yılı için: 37 gün; 2011 yılı için: 84 gün olmak üzere toplam 37 + 84 = 121 gün yersiz süre hesaplanmıştır. Hâlbuki ilgili mevzuata göre ileride karşılaşılabilecek muhtemel olumsuzluklar için ek süre verilmesi mümkün değildir. Ödeneklerin geç serbest bırakılacağı varsayımını gerekçe göstermek mümkün değildir. İlgili yıllarda böyle bir gecikme olursa, bu takdirde ek süre verilmesi gündeme gelebilecektir. Dolayısıyla, verilen 121 gün tamamen yersizdir.

  7. İlamda 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin fiyat farkları toplamı olan … TL için toplam 37 + 25 = 62 gün ek süre verilmiştir. Oysa işte ortaya çıkan toplam F. Farkı tutarı … TL olup, aradaki fark olan … TL için ek süre (57 gün) hesaplanmamıştır.

Sonuç olarak, gerek Daire ilamındaki hatalar (son yılın ortalama ödenek rakamının esas alınması suretiyle iş artışına ilişkin süre uzatımının yanlış hesaplanması ve fiyat farklarına ilişkin süre uzatımlarının göz ardı edilmesi) gerekse süre uzatım kararını alan idarece yapılan hatalar (sürenin yanlış eklenmesinden kaynaklı maddi hata yapılması ve ödeneği bulunduğu halde yersiz olarak süre uzatımı verilmesi) dikkate alınmaksızın tazmin hükmü kurulmasında hukuki isabet bulunmadığından 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca yeni hüküm tesisi için 237 sayılı İlam’ın 8-A maddesi ile verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen değerlendirme ışığında kamu zararı tutarının yeniden tespit edilmesini teminen dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE; (…. Daire Başkanı … ile Üyeler …, …, … ve …’ın; “İlama ilişkin yargılamaya esas rapor ve temyiz dilekçesi eki belgelerden anlaşılacağı üzere; Yüklenici …(ancak daha sonra devredilen … yüklenimindeki … TL sözleşme (ihale) bedelli …Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İkmal İnşaatı Yapım İşi, 28.06.2007 tarihinde ihale edilmiş bir yapım işi olup, işin sözleşmesine göre 2008 yılı için % 23,38; 2009 yılı için % 35,06; 2010 yılı için % 41,56 oranında ödenek tespit edilmiş, iş yeri teslim tarihi 05.01.2011, işin süresi 790 gün, buna göre de iş bitim tarihi 05.06.2010 olarak belirlenmiştir. Bu bitim tarihi, 02.06.2010, 31.12.2010 ve 14.10.2011 tarihli süre uzatım komisyonu kararlarıyla işe ait sözleşmenin 19. maddesine göre ödenek yetersizliği ve % 10 maliyet artışları nedenleriyle yüklenicinin talebine binaen 209 gün (31.12.2010’a kadar), 290 gün (17.10.2011’e kadar) ve 227 gün (30.06.2012’ye kadar) olmak üzere toplamda 726 gün uzatılmak suretiyle 30.06.2012 tarihine çekilmiştir.

Ancak, Sayıştay 2. Dairesinin ilamıyla; ödenek yetersizliği söz konusu olmadığından bahisle anılan süre uzatım kararlarının usulsüz olduğu gerekçesiyle işin fiilen bitirildiği tarih olan 23.05.2012 tarihine kadar (işin bitirilmesi gereken tarih olarak belirlenen 20.01.2011 tarihinden itibaren 458 gün) gecikme cezası hesaplaması yapılmak suretiyle tazmine konu edilmiştir.

Öncelikle, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin "İşin süresi ve sürenin uzatılması" başlıklı 29’uncu maddesinde yapım işlerinde süre uzatım şartları açıklığa kavuşturulmuş olup aynı şartlar, işe ait sözleşmenin “Süre Uzatımı Verilebilecek Haller ve Şartları” başlıklı 18. maddesinde de ifade edilmiştir.

Bu bağlamda, ödenek yetersizliği ve maliyet artışları (fiyat farklarından kaynaklı ödenek ve artışlar dahil) süre uzatımı verilebilmesi için yeter şartlar olmakla beraber Yapı İşleri Teknik Daire Başkanlığınca görevlendirilen personel tarafından alınan süre uzatım kararlarında ödenek yetersizliğine ve maliyet artışlarına ilişkin durumun detaylı hesaplamalara dayalı olarak açık bir şekilde ifade edildiği görülmektedir.

Ayrıca, sorumlunun dilekçesinde ifade ettiği; iş programına uygun olarak işlerin yürütüldüğü; 2008 yılında iş programına göre ödenek miktarının 2.000.000,00 TL olduğu ve yüklenicinin de … TL’lik işi gerçekleştirilmiş olup hiçbir eksiklik bulunmadığı, sözleşmenin 12.2. maddesine göre 2009 yılı için yukarıda da belirtildiği üzere ödenek diliminin % 35,06 olduğu; bunun karşılığı 2.999.383,00 TL ödenek oluşturulması gerekirken ancak … TL’lik ödenek alınabildiği, dolayısıyla eksik kalan ödenek miktarına göre süre uzatım verilmesinin zorunlu olduğu, belirtilen 2009 yılı ödenek noksanlığı, (maliyet artışı belgelerinden görülebilecek olan) 2008 yılı maliyet artışı ve de (fiyat farkı hesap tablosundan görülebilecek olan) 2009 yılı fiyat farkları için süre uzatımı verme gereği hâsıl olduğu ve alınan 02.06.2010 tarihli kararla iş bitim tarihinin 31.12.2010 tarihi olarak revize edildiği, mevzuat ve sözleşme hükümleri gereği ve uygun olarak yapılan başvuru sonucu idarenin onayıyla işbu ihalenin 31.12.2010 tarihi itibarıyla …'ye devredildiğini, devir sonrası ödenek yetersizliği ve % 10’luk maliyet artış karşılığı yine 31.12.2010 tarihinde verilmiş süre uzatımı kararıyla iş bitim tarihinin 17.10.2011 tarihine, yine ödenek yetersizliği ve % 10’luk maliyet artış karşılığı olmak üzere de 14.10.2011 tarihinde verilmiş süre uzatımı kararıyla da iş bitim tarihinin 30.06.2012 tarihine ötelendiği, idarenin muvafakatiyle yükleniciye 04.01.2011 tarihinde fiilen devredilen işin 23.05.2012’de süresinden önce tamamlanıp geçici kabulünün yapıldığı, üç süre uzatım kararından sonra ödenek durumunun; 2008 yılı, …; 2009 yılı, …; 2010 yılı, …; 2011 yılı, … ve 2012 yılı, … TL olmak üzere toplam … TL olduğu, işin ilk ihale bedeli … TL iken … TL’lik imalat bedeliyle tamamlanabildiği, ilamda 2010 yılı için konulan ödenek … TL iken sözleşmeye göre konulması gereken ödeneğin … TL olarak gösterildiği; bu durumda ilamda gösterildiği şekliyle toplam ödeneğin …TL olarak tespit edildiği, ancak toplam maliyet … TL olduğu ortada iken eksik olan … TL ödenekle ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığı iddiaları da göz önüne alındığında ilamda hukuki olmayan bir usulle fiilen gerçekleşen (Maliye Bakanlığınca serbest bırakılan) ödenek durumu dikkate alınmadan ve ilave işler için orantısal hesaplama yapılmak suretiyle uzatılacak sürenin belirlendiği ortaya çıkmaktadır.

Buna karşın, ödenek yetersizliği nedeniyle verilecek süre uzatımı hesabında fiilen serbest bırakılan ödeneklerin esas alınması gerekmekte olup, iş artışı sebebiyle verilecek süre uzatımlarında ise iş artış oranının toplam süreyle mukayese edilerek ilave süre hesabı yapılmasının tatbiki zorunlu bir kural olarak değerlendirilmemesi, belirlenecek ek süre konusunda artışa konu işlerin teknik özelliklerinin ve yapılabilirlik sürelerinin de dikkate alınması, başka bir ifadeyle, ilave işin niteliği ve yapı esnasındaki bu zorluklar düşünülerek ilave süre verilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan işe ait sözleşmenin konuyla ilgili 19. maddesinde yer alan “ilave işin gerektirdiği ek süre yükleniciye verilir” ifadesi de, ilave işin ihtiyaç gösterdiği süreye yaptığı işaretle, bu tarz bir yoruma dayanak teşkil edecek içeriğe sahip bulunmaktadır.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, idareden kaynaklanan sebeplerle işin süresinin uzatılmasında mevzuata herhangi bir aykırılık bulunmamakta olup, ortada yetkili kişilerce alınmış geçerli bir süre uzatım kararı mevcutken ve idare bu karara binaen işin süresini yaptığı hesaplamalar doğrultusunda uzatma yönünde bir irade beyanında bulunmuşken, söz konusu kararın usulsüz olduğu; bu nedenle, işin (orantısal yöntemle) yapılan hesaplamalar doğrultusunda bitirilmesi gerektiği iddia edilen tarihten itibaren gecikme cezası hesaplanması gerekirken uygulamada böyle yapılmadığı şeklindeki bir yaklaşımla kamu zararına sebebiyet verildiğinden bahisle tazmin hükmü kurulamayacağı değerlendirilmektedir.

Bu itibarla, sorumlunun temyiz savunmasındaki iddialarının kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.” şeklindeki ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim