Sayıştay 2. Dairesi 39630 Kararı - Yüksek Öğretim İhale Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
39630
24 Kasım 2015
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2012
-
Daire: 2
-
Dosya No: 39630
-
Tutanak No: 41109
-
Tutanak Tarihi: 24.11.2015
-
Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
234 sayılı ilamın 15. maddesiyle, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39. maddesine uygun olarak ve sözleşmenin 29. maddesi gereği kesin metrajlara göre ara hakedişleri düzenlenip geçici kabulü 31.12.2004 tarihinde yapılan … İnş. ve Tic. A.Ş. yüklenimindeki “…” işinde, kesin hesaplara göre ara hakedişler düzenlenmesine ve 22.02.2005 tarihli Geçici Kabul Tutanağı ile kabulü yapılmış bulunmasına rağmen, (zaman aşımı süresi de geçtiği halde) keşif artışı yapılarak kesin hesap fişi ile yükleniciye ödemede bulunulduğu gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu, temyiz dilekçesinde özetle; bahse konu inşaat işinin 20.10.1994 tarihinde yürürlükte olan 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri doğrultusunda ihale edildiğini, 31.12.1996 tarihinde bitirilmek üzere 06.12.1994 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak bu yıllarda yeterli ödenek verilmemesi sonucu Süre Uzatım Komisyonu’nca verilen süreler ile revize iş bitim tarihinin 31.12.2004 olduğunu, yüklenici firmanın 31.12.2004 tarihli dilekçesi ile geçici kabul işlemi yapılması talebinde bulunduğunu, bunun üzerine 31.12.2004 itibar tarihi ile 22.02.2005 tarihinde geçici kabul işlemi yapıldığını, ilgili Okul Müdürlüğü tarafından teslim alınarak hizmete açıldığını, yüklenicinin 28.09.2006 tarihli dilekçesiyle kesin hesap ve kesin kabul işlemlerinin yapılması talebinde bulunduğunu, ancak, kontrol teşkilatında değişiklikler ve yüklenici firmanın esas sorumlu kişisinin ağır hastalık sebebiyle işinden uzaklaşması sonucunda işin kesin kabulünün, kesin hesabının ve kesin hakediş raporunun 19.07.2011 tarihinde tanzim edilebildiğini, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 63’üncü maddesinin sözleşmede belirtilen işin artış ve eksilişini tanımlanmakta olduğunu, birinci paragrafında; "Yapım işlerine ait bir sözleşmenin uygulanması sırasında keşif ve sözleşmede öngörülmeyen iş artışı veya eksilişi zorunlu hale gelirse, müteahhit, keşif bedelinin % 30 oranına kadar olan değişikliği, süre hariç, sözleşme ve şartnamesindeki hükümler dairesinde yapmakla yükümlüdür." denildiğini, sözleşmenin Kesin Hesaplar başlıklı 29. maddesi ve Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin ilgili maddelerinde ifade edilenlerin kendilerini destekler nitelikte olduğunu, Sayıştay 2. Dairesinin verdiği tazmin hükmünün usul ve yasalara uygun olmadığının düşünüldüğünü, şöyle ki; bahse konu işin ihalesinin 20.10.1994 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapıldığını, sözleşmenin 3. sayfasında sözleşmenin ekleri başlığı altında birim fiyat liste ve teknik şartnamelerinden sonraki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin doğal eki olduğunu, … işinin gerçekleştirilmesi sırasında yukarıda maddeler halinde açıklanan 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunun hükümleri ile Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine uygun olarak hareket edildiğini, işin müteahhidine sözleşme dışında ilave bir iş yaptırılmamış olup, yapılan tüm imalatların geçici kabul işleminden önce yapıldığını ve Geçici Kabul Heyeti tarafından kontrol edilerek kabul edildiğini, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılan ihalelerde 1. keşif özetlerinin kesin hesap gibi olmayıp yaklaşık metraj üzerinden alelhesap yapıldığının bilinmekte olduğunu, işin yapımı esnasında gerçekleşen iş miktarı üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda 1. keşif özetine nazaran artış veya eksilişler olabildiğini, … işinde ihaleden sonra projesinde herhangi bir değişiklik olmadığını, dolayısıyla, yüklenicinin projesinde gösterilen imalatları yapmak zorunda olduğunu, ancak 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 63’üncü maddesine göre bu imalat miktarlarının toplamda 1. kesife nazaran artış miktarının % 30 oranından fazla olamayacağı gibi 1. keşif özetinin % 70 in altında olması durumunda kalan farkın % 5’i kadar tazminat hakkını da doğurabileceğini, yani bazı işlerin hiçbir proje değişikliği olmamasına rağmen 1. keşfin % 70 'i ile iş ikmal edilebilir iken bazı işlerin de % 30 ilave ile dahi bitirilemediğini, diğer bir deyişle, 1. keşiflerin çok sağlıklı olmadığının bilinen bir gerçek olduğunu, ilama konu inşaatın yapımı esnasında yukarıda maddeler halinde açıklanan sözleşmenin 29. maddesi ve sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesine göre yükleniciye yapılan ara hakedişler ile ödemeler yapıldığını, ancak ödeneklerin yetersiz gelmesi, aylık dilimler halinde serbest bırakılması nedeniyle 39 adet ara geçici hakediş raporu tanzim edilmiş olup 39 no.lu son geçici hakediş raporunun yılı ödeneğine (gelen nakit ödeneğine) göre hazırlanmış olup fiilen yapılmış imalatların bir kısmı ile metrajları kesin olmayan bir kısım imalatların hakediş raporuna dahil edilemediğini, Sayıştay 2. Dairesinin kararında 39 no.lu geçici hakediş raporunu kesin hakediş raporu kabul etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunun düşünüldüğünü, kararda son ara hakedişin sözleşmenin 29. maddesine uygun olarak düzenlendiği belirtilirken aynı zamanda kesin hesap hakedişi olarak kabul edilmesini istemenin mevzuata uygun düşmediğini, Sayıştay 2. Dairesinin Kararında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas 201015-609 sayılı kararına atıfta bulunularak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin sözleşme eki olarak kabul edildiğini, oysa ki anılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararının, 4734 Sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre ihale edilmiş ve 4735 Sayılı Kamu İhaleleri Sözleşme Kanunu ile sözleşmesi gerçekleştirilen bir işe ait olup karar içeriğinde de idarece yapılan bir kesintiye ara hakedişte usulüne uygun olarak itiraz edilen, ancak kesin hakedişinde usulüne uygun itiraz edilmemesi nedeniyle itirazın kabul edilmeyerek alacak talebinde bulunamayacağına dair bir karar olup … işiyle benzer niteliği bulunmadığını, kararda atıfta bulunulan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 4734 Sayılı Devlet İhale Kanunu ve 4735 Sayılı Kamu Sözleşmeleri Kanunu ile yürürlüğe girdiğini, oysa işe ait sözleşmenin doğal ekinin Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi olduğunu, yapılan imalat bedellerinin ödenmesinin usul ve yasalara uygun olduğunu, 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesine göre kamu zararı olarak değerlendirilemeyeceğini, Sayıştay 2. Dairesinin kararı doğrultusunda kamu zararı olarak … TL’nin rücu'en yüklenici … İnş. ve Tic. A.Ş. den tahsil edilmesi durumunda fiilen gerçekleştirilmiş ve idaresince kabul edilmiş işlerin bedeli olması nedeniyle yüklenicinin dava etmesine sebebiyet vereceğini, yerleşik yargı kararlarına göre yapılan işin zaruri ve faydalı olması nedeniyle işi yaptıran idarenin sebepsiz zenginleşme muvacehesinde iş bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin açık ve net olarak görülmesi nedeniyle Borçlar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca yüklenicin dava etmesi halinde gereksiz yere faiz ve mahkeme masrafı ödemek durumunda kalınacağından şüphe olmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında özetle; sorumlunun dilekçesinde ilam maddesine ilişkin olarak; … işinde, iş artışının keşif bedelinin % 30'unu geçmediği, bu durumun Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesine uygun olduğu, buna bağlı olarak bir kamu zararından söz edilemeyeceği, tazmine konu tutarın alt yükleniciye rücu edilmesi halinde ise ilgilinin hak kaybı nedeniyle dava açma yolunu seçeceği, bu durumda ise daha fazla bir ödeme ile karşı karşıya kalınacağı ifade edildikten sonra ortaya konulanların daire kararının gerekçelerini karşılamadığı, bu bakımdan, sorumlunun temyiz talebinin reddi ile verilen tazmin kararının tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Sorumlu, ikinci temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu işin 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre ihale edilmesi nedeniyle yerleşik yargı kararlarına göre;
"Ara hakedişlerle yükleniciye yapılan ödemeler avans niteliğindedir. Onların hak edilip edilmediği kesin hakediş hesabıyla anlaşılır." denilmektedir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 20.12.1978 tarih ve Esas: 1978/2341, Karar no: 1978/2433)
"Ara hakedişleri alel hesap yapılmış ödemelerdir. Sonradan düzeltilebilir. Müteahhide fazla ödeme yapılmış olması, müteahhit yararına kazanılmış hak doğurmaz." (Yargıtay 15.H.D.Kararı E. 1974/165,K. 1974/272)
"Ara hakedişler alel hesap yapılmış ödemelerdir. Sonradan düzeltilebilir." (Yargıtay 15.H.D.25.3.1974 E.974/165,K.974/272)
"Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi, delil sözleşmesi niteliğindedir. Bu şartnameye göre ara hakedişler kesin ödeme niteliğinde değildir." (Yargıtay 15.D. 11.10.1993 tarih ve 3954 sayılı kararı)
Bu nedenlerle, temyiz dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgeler ve bu belgelere istinaden ileri sürdüğü hukuki gerekçeler doğrultusunda, tazmin hükmünün kaldırılmasına yönelik talebinin Temyiz Kurulu’nca değerlendirilmesini arz etmiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında; dilekçede adı geçen tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
Yüklenici ile imzalanan sözleşmenin “Kesin Hesaplar” başlıklı 29. maddesinde:
"Müteahhit kesin hesapların zamanında tamamlanmasını teminen işin devamı süresince hazırlanması için gerekli elemanı iş başında bulundurmaya ve her kalem imalatın tamamlanmasını takiben kontrolle birlikte hesaplarını hazırlayarak peyderpey tetkik için idareye vermeye mecburdur.
Tamamlanıp ta hesapları idareye verilmemiş olan imalatın kontrollükçe yeşil defterde tespit edilen miktarların (% 80) yüzde sekseni hakedişlere ithal edilecektir. Hesapları yapılıp idareye verilmedikçe biten imalata ait miktarın tamamı ödenmeyecektir."
denilmektedir.
Diğer taraftan, sözleşmenin 2. maddesinde, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ve idari şartnamenin sözleşmenin eki olduğu belirtilmiş, söz konusu şartnamenin ilgili maddelerinde de hakedişlerin düzenlenmesi, hakedişlere itiraz, kesin hesaplar, geçici kabul, kesin kabul ve teminat işlemlerine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin “İş Miktarında Artma veya Eksilme” başlıklı 19’uncu maddesinde:
"Yapım işlerine ilişkin bir sözleşmenin uygulanması sırasında keşif ve sözleşmede öngörülmemiş olan, iş artışı veya eksilişi zorunlu hale gelirse müteahhit, 2886 sayılı kanun hükümlerine göre, keşif bedelinin % 30'una kadar olan değişiklikleri sözleşme ve şartnamesindeki hükümler çerçevesinde (süre hariç) yapmakla yükümlüdür.
Keşif bedeli artışının % 30'u geçmesi halinde sözleşme bozulur. Ancak bu durumda müteahhit, işin keşif bedeli ve % 30 keşif artışının karşılığı işleri, sözleşme ve şartnamesindeki hükümler çerçevesinde, yapmak zorundadır. Taahhüdün % 30 keşif artışı ile bitmemesi ve bu nedenle tasfiye edilmesi halinde, müteahhit, idareden hiçbir masraf ve tazminat isteyemez.",
“Geçici Hakediş Raporları” başlıklı 39’uncu maddesinde:
“Müteahhit tarafından yapılan yapım ve hizmet işlerin bedelleri, sözleşmeye ekli birim fiyat cetvelinde veya keşif özetinde yazılı veya sonradan düzenlenen onayı yeni fiyatlar üzerinden hesaplanarak, yaptığı indirime, sözleşmedeki kayıtlara ve ilgili kanunlara göre yapılacak kesintiler de çıktıktan sonra, sözleşmenin ödemeye ilişkin hükümleri çerçevesinde kendisine ödenir.
…
Müteahhidin yaptığı işler ile ihzarattan doğan alacakları, metrajlara göre hesaplanarak sözleşme hükümleri uyarınca kesin ödeme niteliğinde olmamak ve kazanılmış hak sayılmamak üzere geçici hakediş raporları ile ödenir.",
“Kesin Hakediş Raporu ve Hesap Kesilmesi” başlıklı 40’ıncı maddesinde:
"…
Müteahhidin kesin hakediş raporunun düzenlenmesinde sadece kesin metraj ve hesaplar sonucu bulunan miktarlar esas alınacak ve bunlarla geçici hakediş raporlarındaki rakamlar arasında bulunabilecek farklara bakılmayacaktır.",
“Geçici Kabul” başlıklı 41’inci maddesinde:
"Kabul heyeti varsa keşif artışı ile yaptırılan işler de dahil olmak üzere gerçekleştirilen işlerin türünü, niteliğini sözleşme ve ekleriyle teknik gereklere ve iş sırasında onaylanan değişikliklere uygunluğunu ve kabule hazır olup olmadığını inceler. Bu inceleme sonunda heyet, nitelikleri yukarıda belirtilen kusur ve eksikliklerin varlığını tespit ederse, kabul tutanağını yapmakla birlikte, gördüğü kusur ve eksikliklerin dökümünü gösterir bir liste düzenler ve bunların giderilmesi için gerekli olan süreyi belirler.",
“Kesin Teminatın Geri Verilmesi” başlıklı 45’inci maddesinde:
"Taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun şekilde yerine getirildiği usulüne göre anlaşıldıktan ve müteahhidin bu işten dolayı idareye her hangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksizlik belgesinin getirilmesi halinde geçici kabul tutanağının onaylanması ve geçici kabulde görülen kusurların giderilmesi bedelinin kesin teminatın yarısından fazla olmaması şartıyla teminatın yarısı, kesin kabul işlemleri tamamlandıktan sonra ise kalan yarısı müteahhide geri verilir.",
denilmektedir.
Bahse konu inşaat işi 20.10.1994 tarihinde yürürlükte olan 2886 Sayılı Devlet ihale Kanunu hükümleri doğrultusunda … TL (eski para birimi) keşif bedeli üzerinden ihale edilmiştir. 31.12.1996 tarihinde bitirilmek üzere 06.12.1994 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Ancak bu yıllarda sorumlunun iddia ettiği şekliyle yeterli ödenek verilmemesi sonucu Süre Uzatım Komisyonu’nca verilen süreler ile revize iş bitim tarihi 31.12.2004 olmuştur. İşin geçici kabulü 31.12.2004 tarihi itibar edilerek 22.02.2005 tarihinde yapılmış olup, “yapılan işin mukavele, şartname ve projelerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaları bulunmadığı ifade edilerek” teslim alınmıştır. 02.03.2006 kayıt tarihli yüklenici dilekçesi üzerine, 03.03.2006 tarihli yazı ile de … YTL tutarındaki Kesin Teminat Mektubunun % 50'sinin iade edilmesinde sakınca bulunmadığı belirtilmiş ve 07.03.2006 tarihinde kesin teminatın % 50’si iade edilmiştir. Yüklenici, 28.09.2006 tarihinde 11167 no ile kayda alınan tarihsiz dilekçesi ile kesin hesapların ve kabul işlemlerinin yapılmasını talep etmiştir. Ancak, yetkili ita amirinden kesin hesaplarla ilgili zorunlu nedenleri de gösteren bir süre uzatma onayı da bulunmadığı halde, 06.06.2011 tarihli yazı ile kesin hesap işlemlerinin yapılmasına ilişkin görevlendirme yapılmış, 19.07.2011 tarihinde kesin kabul işlemlerine başlanılmış, 21.09.2011 tarihinde kesin kabul yapılmıştır. Kesin kabul tutanağında keşif artışına ilişkin bir bilgi yer almadan tarihsiz gerekçe raporuyla işin % 4,89 keşif artışı ve … TL (eski para birimi) sözleşme bedeli ile tamamlandığı ve ekli (tarihsiz) kesin hesap özeti ve mukayeseli keşif cetveli doğrultusunda tanzim edilen kesin hakedişin yükleniciye ödenmesi hususları ifade edilmiştir. Kesin hakedişin hangi tarihte hazırlandığına ilişkin bir tarih bulunmayıp anılan kesin hakediş için 12.04.2012 tarihinde fatura tanzim edilerek 13.04.2012 tarihli ödeme emri belgesi ile ödeme işlemleri tamamlanmıştır.
Bu bağlamda, ilama esas olayda ihtilaf konusu; geçici kabulden yıllar sonra gerçekleştirilen kesin kabul sonucu düzenlenen 40 nolu kesin hakedişte işin sözleşmesine göre yapılan bir takım imalatlara ve keşif artışında yer alan imalatlara ilişkin ödeme yapılmış olmasıdır. Ancak, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre yapılan ihalelerde 1. keşif özetlerinin kesin hesap gibi olmayıp yaklaşık metraj üzerinden alelhesap yapıldığı bilinmektedir. İşin yapımı esnasında gerçekleşen iş miktarı üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda 1. keşif özetine nazaran artış veya eksilişler olabilmektedir. Yani 1. keşiflerin çok sağlıklı olmadığı bilinen bir gerçektir. Nitekim hakediş eki “Gerekçe Raporu”’nda da belirtildiği üzere “binanın eksiksiz olarak verilebilmesi için yapımı zaruri olan imalatlar gerçekleştirilmiş olup mücbir sebepler nedeniyle kesin hesabının iş bitim tarihinde yapılmaması sonucu 1. keşif bedeli ile bitirilemeyeceği anlaşılamadığından” söz konusu işin 21.09.2011 tarihinde kesin kabul işlemlerinin yapılması ve kesin hesabın çıkarılması sonucu işin (2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 63’üncü ve Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin 19’uncu maddelerine göre yasal keşif artışı olan % 30 keşif artışı dahilinde oluşan) % 4,89 oranındaki (sözleşme kapsamındaki imalatlara ilişkin) keşif artışı ancak kesin hesap özeti ve mukayeseli keşif cetveli doğrultusunda tanzim edilen 40 nolu kesin hakediş raporu doğrultusunda yüklenici firmaya ödenebilmiştir.
Dolayısıyla, her ne kadar ilamda detaylı bir şekilde belirtilen mevzuat hükümleri karşısında “2886 sayılı Kanunun 63’üncü maddesine göre keşif artışları işin devamı sırasında meydana gelebileceği, bu nedenle işin süresi tamamlanıp geçici kabulü yapıldıktan sonra işte keşif artışı olduğunun iddia edilemeyeceği” sabit ise de; ilama esas ödeme emri belgeleri eklerinden 40 nolu kesin hakedişte yapılan ödemelerin (… - … = … TL eski para birimi sözleşme fiyatlarıyla yapılan keşif dahilindeki iş + … TL eski para birimi keşif artışı + bu işlere ilişkin fiyat farkları = … TL yeni para birimi ile hakediş ödemesi) 31.12.2004’e kadar yapılan işleri kapsadığı (geçici kabulden sonra yapıldığına ilişkin aksine bir tespitin denetçi tarafından yapılmadığı) ve bu doğrultuda keşif dahilindeki ve artışındaki imalatların sözleşme fiyatlarıyla, fiyat farklarının ise 2004 yılı fiyatlarıyla ödendiği görüldüğünden; fiilen yapılmış olan ve hakkında İdare tarafından herhangi bir itiraz da bulunmayan bu imalatların bedellerinin kesin hakedişle ödenmesinde herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Kaldı ki, denetçi görüşü üzerine ihdas edilen ilam hükmüne göre söz konusu imalatların geçici kabulden sonra gerçekleştirildiği kabul edilse dahi bedelinin Borçlar Kanunu’nun 526’ncı ve devamı maddeleriyle düzenlenen 'Vekaletsiz İş Görme' hükümlerine göre ödenebileceği ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, sözleşme dışında yapıldığı iddia edilen bu imalatların bedelinin yapıldıkları tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle ödeneceğinin üzerinde tartışılmayan bir husus olduğu dikkate alındığında kamu zararından söz etmek mümkün olmayacaktır.
Ayrıca tüm bunların dışında, sorumlunun öne sürdüğü şekliyle ödeneklerin yetersiz gelmesi, aylık dilimler halinde serbest bırakılması nedeniyle 39 nolu son geçici hakediş raporu yılı ödeneğine (gelen nakit ödeneğine) göre tanzim edilmiş olup fiilen yapılmış imalatların bir kısmı ile metrajları kesin olmayan bir kısım imalatlar hakediş raporuna bu yüzden dahil edilememiştir.
Sonuç olarak, ortada 40 nolu kesin hakediş raporu mevcut iken, 39 nolu geçici hakediş raporunu kesin hakediş raporu olarak kabul eden ve buna göre 40 nolu kesin hakediş raporundaki fiilen yapılmış imalatları yok sayarak tazmin hükmü veren daire kararında hukuki isabet bulunmamakta olup sözleşmenin 29’uncu maddesi ve yukarıda maddeler halinde açıklanan sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesine göre yapılan uygulama mevzuata aykırılık teşkil etmemektedir.
Bu itibarla, temyiz talebinde bulunan ilgilinin iddialarının kabul edilerek 234 sayılı ilamın 15. maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA; oy birliği ile,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13