Sayıştay 2. Dairesi 39559 Kararı - Yüksek Öğretim Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
39559
4 Nisan 2018
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2012
-
Daire: 2
-
Dosya No: 39559
-
Tutanak No: 44274
-
Tutanak Tarihi: 04.04.2018
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine somut bir hizmet karşılığı olmaksızın ve herhangi bir yasal dayanağı bulunmaksızın (döner sermaye ek ödemesi aracılığıyla) yüksek ücretler ödenmesi;
223 sayılı İlamın 22. maddesiyle; Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine somut bir hizmet karşılığı olmaksızın ve herhangi bir yasal dayanağı bulunmaksızın (döner sermaye ek ödemesi aracılığıyla) ücret ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlular (Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden Rektör Yardımcısı … ve Rektör Yardımcısı … ile Sorumluluğa İştiraki Bulunmayan Ahiz sıfatıyla temyiz talep eden Komisyon Üyesi …, …, Komisyon Üyesi …, Komisyon Üyesi … ve Komisyon Üyesi …), ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; anılan Pedagojik Formasyon Programının, Yükseköğretim Kurulunun 28.01.2010 tarih ve 382 sayılı yazısının 8. maddesine istinaden oluşturulan komisyon tarafından yürütüldüğünü, söz konusu Komisyonun, Üniversitenin Rektörlük Makamının atamasıyla Rektör Yardımcısı başkanlığında 5 üyeden oluştuğunu, … Üniversitesi Pedagojik Formasyon Programı Biriminin, Üniversite Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı Kararı ile onaylanan “… Üniversitesi Pedagojik Formasyon Komisyon Programı Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar (Usul ve Esaslar)” kapsamında verilen görevleri yerine getirdiğini, ayrıca Pedagojik Formasyon Programının iki işleyiş boyutuna sahip olduğunu, bunların; öncelikli olarak, hazırlık ve programının işleyişini sağlamak, ikincisinin ise, ders vermek olduğunu, komisyon üyelerinin hazırlık ve programın işleyişinden sorumlu olduklarını, bir başka ifadeyle, Pedagojik Formasyon Komisyonunun,
•Yükseköğrenim Kuruluna her yıl yapılan başvuru hazırlıkları,
•YÖK'ten izin çıkması halinde ilanın yapılması,
•Öğrencilerin programa başvurabilmesi için mekân ve şartların oluşturulması,
•Ön başvuruların kabulü,
•Başvuru sahiplerinin evraklarının incelenmesi (her yıl yaklaşık 5-6 bin başvuru),
•Başvuruda bulunanların not ortalamasına göre sıralanması,
•Kayıt hakkı kazananların (kontenjan dâhilinde) belirlenmesi,
•Ders yapılacak sınıfların hazırlanması,
•Ders programının hazırlanması,
•Derse girecek öğretim elemanlarının tespit ve tedariki,
•Ders ücretlerinin belirlenmesi,
•Her ay ödemenin yapılması için muhasebe biriminin oluşturulması, bankada hesap açtırılması, para yatırılması-çekilmesi,
•İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile irtibata geçilmesi, öğrencilerin staj yapacağı okulların tespit edilmesi, öğrencilerin bu okullara dağılımının öğretmenler bazında yapılması,
•Bir dönem boyunca bu öğrencilerin her hafta staj yaptıkları okullarda denetim ve gözetimlerinin yapılması,
•Öğrencilere rehberlik hizmetinin sunulması, staj yapılan okullardaki ilgili öğretmenlerle görüşülmesi,
•Staj notlarının toplanması ve kayda geçirilmesi,
•Öğrencilerin vize ve finallerinin sağlıklı koşullarda yapılmasının sağlanması, sınav notlarının internet ortamına aktarılması ve bunların öğrencilere duyurulması, mazeret sınavlarının gerçekleştirilmesi, öğrencilerin vize ve final notlarına itirazlarının değerlendirilmesi,
•Başarılı öğrencilere verilecek sertifikaların hazırlanması,
•Genel anlamdaki öğrenci şikâyetlerinin incelenmesi,
•Dönem sonunda programın işleyişine dair öğrencilere yönelik anket uygulaması ve sonuçlarının değerlendirilmesi,
•Genel kültür gelişimi için seminer, konferanslar düzenlenmesi gibi iş ve işlemleri
Yerine getirmekte olduğunu, Komisyon üyelerine sorumluluk, organizasyon ve yukarıdaki hizmetlerinden ötürü ödeme yapıldığını, öğretim üyelerine ise verdikleri her bir ders saati için ödeme yapıldığını, Komisyon üyelerine döner sermayeden yapılan ek ödemelerin, başta 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Döner Sermaye” başlıklı 58 inci maddesinde düzenlendiğini, 58 inci maddenin (f) fıkrasındaki;
“Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. Yapılacak ek ödemenin tutarı ek ödeme matrahının, rektörler için yüzde 600’ünü, rektör yardımcıları için yüzde 300’ünü, genel sekreterler için yüzde 200 'ünü geçemez.
Bu fıkra kapsamında bulunan yöneticilere, mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerinden dolayı ayrıca ek ödeme yapılmaz. Mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunması hâlinde alabilecekleri toplam ek ödeme tutarı, hiçbir şekilde yönetici payı dahil ilgisine göre (c) ve (d) fıkralarında belirtilen esaslara göre hesaplanacak tutarı geçemez.”
Hükmü olmak üzere aşağıdaki ikincil düzenlemeler çerçevesinde gerçekleştirildiğini, bu ikincil düzenlemelerin; Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki;
“Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında bulunan yöneticilere, mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerinden dolayı ayrıca ek ödeme yapılmaz. Mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunulması hâlinde: bu katkıları karşılığında yapılacak ek ödemenin hesabında 5 inci maddede belirtilen esaslar dikkate alınır ve ilgililerin yönetici payı olarak aldıkları ek ödemede dahil olmak üzere alabilecekleri toplam ek ödeme tavan tutarı, ilgisine göre Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (d) fıkralarında belirlenen tavan tutarlarını ve her halükarda ek ödeme matrahının yüzde binikiyüzünü geçemez.”,
… Üniversitesi Yönetim Kurulunca onaylanarak yürürlüğe girmiş olan … Üniversitesi Pedagojik Formasyon Programı Usul ve Esaslarının 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki:
“Pedagojik formasyon komisyon üyelerine birimin döner sermaye hesabından gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, ayrıca ek ödeme yapılır. Mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunulması hâlinde; ilgililerin aldıkları ek ödeme de dâhil olmak üzere alabilecekleri toplam ek ödeme tavan tutarı, Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (d) fıkralarında belirlenen tavan tutarlarını ve her halükarda ek ödeme matrahının yüzde binikiyüzünü geçemez.” ve
Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin “Alt düzenlemeler” başlıklı 10 uncu maddesindeki;
“(1) Yükseköğretim Kurulu, 5 inci maddenin uygulanmasına ilişkin olarak bu Yönetmelikte yapılan düzenlemeler çerçevesinde kalınmak ve bu Yönetmeliğe aykırı olmamak kaydıyla alt düzenlemeler yapmaya veya alt düzenleme yetkisini kurumlara devretmeye yetkilidir.
(6) Yönetmelik kapsamında belirtilen işlemleri yürütmek üzere komisyon ve inceleme heyetleri kurmaya ve bu komisyon ve inceleme heyetlerinin görev ve yetkilerini tespit etmeye yönetim kurulları yetkilidir.”
Hükümleri olduğunu, dolayısıyla, esasen Döner Sermaye İşletmesinin yönetim kurulu olan Üniversite Yönetim Kuruluna verilen bir yetkinin, belirlenmiş esas ve usullere konu edilerek Pedagojik Formasyon Komisyonuna devredilmesi yetkisinin yasaya aykırı olmadığını, diğer taraftan, … Üniversitesinin de diğer üniversitelerin sair birimlerinin de, kendi alanları doğrultusunda usul ve esaslar hazırlama yetkisine sahip olduklarını, örneğin, … Üniversitesi Tıp Fakültesi, Sürekli Eğitim Merkezi vs. birimlerinin usul ve esaslarının ayrı ayrı kaleme alındığını, bu anlamda … Üniversitesi Yönetim Kurulunun, … Üniversitesi Tıp Fakültesine veya … Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezine kendi yetkisini devretmesi söz konusu olmadığı gibi Pedagojik Formasyon Komisyonuna da yetkisini devretmesinin söz konusu olmadığını, herhangi bir üniversite bünyesinde bulunan fakülte, yüksekokul veya sürekli eğitim merkezlerini kapsayan tek bir düzenlemenin veya çalışma usul ve esaslarının olmasının mümkün olmadığını, öte taraftan mevcut Anayasamızın, hakkı kutsal saymakta, emeğe saygı duymakta ve her kim tarafından yaptırılırsa yaptırılsın, angaryayı şiddetle yasaklamakta olduğunu (Anayasa, madde 18), Pedagojik Formasyon Komisyonunun kendisine keyfi olarak herhangi bir ücret takdir etmediğini, Pedagojik Formasyon Komisyonunun, Üniversite Yönetim Kurulunun yukarıdaki düzenlemeleri dikkate alarak kabul ettiği Usul ve Esaslarda belirtilen tavan ve taban ücretleri dahilinde iş ve işlemlerini gerçekleştirdiğini, Usul ve Esaslarda belirtilen limitlerin hiç bir surette aşılmış olmadığını, Pedagojik Formasyon Programının gelir-gider dengesi ve yapılan hizmetler dikkate alınarak ilgili usul ve esaslar dahilinde, ücretlerin kimi zaman artırıldığını; kimi zaman ise azaltıldığını, Pedagojik Formasyon Komisyonunun, mevcut mevzuata istinaden iş ve işlemlerde bulunduğunu, ayrıca Üniversitenin Döner Sermaye Yönetmeliğinin ve Yükseköğretim Kurulunun döner sermaye esaslarına dair son düzenlemesinin de dikkate alındığını, ancak, Yükseköğretim Kurulunun hazırlamış olduğu döner sermaye yönetmeliğinin tıp, diş hekimliği, veterinerlik ve sürekli eğitim merkezi gibi birimlere yönelik olduğunu, sosyal bilimler alanında tatmin edici hükümler içermemekte olduğunu, durum böyle olmakla birlikte, Pedagojik Formasyon Komisyonunun mevcut mevzuatı dikkate alarak hareket ettiğini ve ödemelerde bulunduğunu,
Ayrıca ödemelerden;
a) Komisyon üyelerinden Rektör Yardımcısı … ve … (2013 Eylül ayından itibaren Rektör Yardımcılığını yürütmektedir) başta olmak üzere Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine, mesai saatleri dışında (hafta içi 17.00'den sonra ve cumartesi ve pazar günlerinde) yapmış oldukları komisyon çalışmaları nedeniyle ek ödeme yapıldığını,
b) Komisyon üyelerinden …’in idari görevinin fakülte dekanlığı olduğunu, bu idari görevin ise kendi fakültesi için geçerli olduğunu,
c) Komisyon üyelerinden …, …, … ve …’ın hiç bir idari görevinin bulunmadığını, Pedagojik Formasyon Komisyonu üyeleri olarak bu kişilerin, hiçbir idari görevi olmaması, yasa ve yönetmeliklerde kesin bir yasağın belirtilmemesi nedenlerinden ötürü katkı payı almalarına engel teşkil edecek bir durum bulunmadığını,
Sonuç olarak, ayrışık görüşteki Daire Başkanı …'in de belirttiği gibi; Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara ilişkin Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmüne istinaden, Döner Sermaye İşletmesinin yönetim kurulu olan Üniversite Yönetim Kurulunun Pedagojik Formasyon Komisyonuna belirli görev ve yetkiler vermesinde ve bu komisyonca 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (f) bendinde yazılı sınırlar dahilinde Komisyon üyelerine verilecek katkı payını belirlemesinde mevzuata aykırılık bulunmadığını, ilama konu olayda; Komisyon üyelerinin, mesai saatleri dışında yapmış oldukları çalışmalar karşılığında ücret aldıklarını, Üniversite Yönetiminin kendilerine vermiş olduğu yetki, uygulamaya koymuş olduğu mevzuat çerçevesinde hareket ettiklerini, zorunlu olmayan ve üniversite öğrencilerinin yarar sağlaması amacıyla tamamen bir tercih sonucu açılmış olan Pedagojik Formasyon Programının 2010-2011 dönemi toplam getirisinin … TL olduğunu, mevzuat çerçevesinde komisyon üye ücretleri ile ders ücretleri dışındaki geri kalan gelirin Üniversite bütçesine aktarıldığını ifade ederek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir.
Bu itiraz üzerine Temyiz Kurulu, 13.09.2017 tarih ve 43268 tutanak (27514 ilam) sayılı İlamında özetle; sorumluluğa iştiraki olmayanlar hakkında yapılacak işlem olmadığına karar verdikten sonra, Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine gelir getirici somut bir hizmet karşılığı olmaksızın, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin ilgili fıkralarına aykırı bir şekilde ve (yasal dayanağı olmaksızın) döner sermayeden ödemede bulunulmasının kamu zararına sebebiyet verdiği belirtilerek aşağıdaki karşı oy gerekçesine karşı tazmin hükmünün TASDİKİNE (oy çokluğuyla) karar vermiştir.
Bu defa Sorumlu (Harcama Yetkilisi sıfatıyla karar düzeltilmesi talep eden Rektör Yardımcısı …), karar düzeltilmesi dilekçesinde özetle; ilâm hükmüne karşı temyiz üzerine Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kararın haksız, gerekçesiz, eksik ve önyargılı bir karar olduğunun görüleceğini, ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olmasının, Kararın gerek HMK ve gerek İYUK kurallarına göre usul ve kanuna aykırı bulunmasının karar düzeltme yoluna gitme sebepleri olduğunu, Sayıştay’ın sorumlular hakkında verdiği ve kesin hüküm niteliğinde bulunan kararlardan sadece tazmin kararlarına karşı, güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler olarak kabul edilebilecek “sorumlular” tarafından, bireysel başvuru yolunun kullanılabileceğinin düşünülmekte olduğunu, kendilerince kanuni hakları ihlal edilen herkesin hukuki haklardan istifade edebileceğini, buna mukabil yapılan karar düzeltilmesi başvurusunda karar düzeltilmesi sebeplerinin aşağıdaki şekilde sıralanabileceğini;
- Gerek mahkeme kararının ve özellikle Sayıştay kararının gerekçeden yoksun olduğunu;
Gerekçenin, temel bir hak olarak kabul edilmekte ve “gerekçeli karar hakkı” olarak adil yargılanma hakkının temel bir unsurunu oluşturmakta olduğunu, söz konusu hakkın, AİHM içtihatlarında AİHS’nin 6. maddesi kapsamında korunduğu gibi Türk Anayasası ve kanun metinleri ile yüksek mahkemelerin kararlarında da yer bulmakta olduğunu, bir yargı kararının, o karara nasıl ulaşıldığını gösteren unsuru olarak tanımlanabilecek gerekçenin, kararın meşruiyetini oluşturmakta ve adil yargılanma hakkının vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilmekte olduğunu, gerekçenin, karar vereni daha dikkatli olmak zorunda bırakarak hata yapmayı engellediği gibi yargı kararlarının denetlenebilmesini sağlayarak keyfiliği de önlemekte olduğunu, dayanılan hususların yeterli açıklıkta gösterilmesi şartıyla bir gerekçede davada ileri sürülmüş tüm hususlara cevap verilmesinin zorunlu olduğunu, ancak, sonuca etkili bir argüman söz konusuysa gerekçede bu hususa özel olarak ve açıkça değinilmesi gerekmekte olduğunu, 13 Haziran 2013, 2013/1235 sayılı AYM kararında makul gerekçenin, “Davaya konu olay ve olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığım ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortada usulüne uysun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.” şeklinde açıklandığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca, “Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.” denildiğini ve Anayasa’nın 141/3 üncü maddesi ve ilgili HMK hükümlerinin bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olduğunu, gerekçenin genel ifadeler içermesinin, görünürde, diğer bir ifadeyle yüzeysel gerekçeyle yetinmek anlamına gelmekte ve kararın gerekçeden yoksun sayılmakta olduğunu, Yargıtay’a göre, karar yazımında işin önemiyle mütenasip emeğin esirgenmemesi, beklenen özenin gösterilmesi gerektiğini, varlığından söz edilebilmesi için gerekçenin, yargılama safahatına uygun olması gerektiğini, Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve YHGK hükümlerine göre 2. Daire üyeleri ve Temyiz Kurulu üyelerinin ne savunma argümanlarını, ne denetçi değerlendirme raporunu, ne gerekçeli hükmü ne de temyiz dilekçesini, ne okumuş ne de incelemiş olduklarını, aynı mevzuat hükümlerinin ikişer üçer kez bütünüyle yazılıp aynı sözlerin tekrarlanmasının, gerekçe ve hükme götüren unsur, delil niteliğinde belgelerin irdelenip kararın incelenmesi olmadığını, gerekçe ise hiç olmadığını,
- Temyiz dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılmış olduğunu;
Üniversite yönetim kuruluna ait yetkinin Pedagojik Formasyon Komisyonuna devredilmesinin yasaya aykırı olmadığını, üniversitelerin sair birimlerinin kendi alanları doğrultusunda usul ve esaslar hazırlama yetkisine sahip olduklarını, Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerinin keyfi olarak değil, belirlenmiş esaslar dâhilinde tavan ve taban ücretleri dâhilinde iş ve işlemlerini gerçekleştirdiğini, mesai saatleri dışında yapmış oldukları komisyon çalışmaları nedeniyle ek ödeme yapıldığını belirleyen ifadelerinin dikkate alınmayıp ön yargılarla karar verildiğini ve kanunların uygulanmasında yorum yapıldığını, ilamda bazıları ikişer, üçer kez yinelenen mevzuat ve açıklamalarda Pedagojik Formasyon Komisyonu kurulmasının ve karar almasının kanuni yetki içinde olduğu açıklanırken son belirlemede böyle bir yetkinin olmadığı; mesai dışı çalışmalar karşılığında ödeme alındığı belirlendiği halde son ifadelerde mesai içi faaliyetler için ödeme alındığı; rektör ve yardımcılarının rektörlük pedagojik formasyon komisyonu programından alınan payları kabul edilerek kendi fakültelerinden aldıkları yönetici payı hakkında bir karar verilmemiş olduğunun açıklanmamış olması konularında çelişki ve tenakuza sebep olunduğunu, Temyiz Kurulunun, kendisine gelen belge, değerlendirme raporu ve 2. Daire karar gerekçesini incelemesi gerektiğini, mahkemenin unsur ve olayları; temyiz mahkemesinin ise mahkeme kararlarını yargıladığını, bu kararların mevzuata uygunluğunu, yargılama usul ve esaslarına uygunluğunu, gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olmasını araması gerektiğini, Temyiz Kurulunun bunun yerine kendine bağlı Dairenin kararını savunma açıklamalarına karşı savunmaya giriştiğini, mevzuata aykırı yorum ve düşüncelerle haksız ve doğru olmayan bir sonuca ulaştığını,
- Temyiz Kurulunun gerekçesinin yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu;
Temyiz Kurulunun açıklamalarında şu üç hususun dikkat çekmekte olduğunu;
A) “Üniversite Yönetim Kurulunun Pedagojik Formasyon Komisyonu oluşturma ve söz konusu komisyonun belirleyeceği saat ücretine göre toplam saat üzerinden kendisine ücret takdir etme yetkisi bulunmamaktadır.” yargısı;
Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik’in 10 uncu maddesinde;
(1) Yükseköğretim Kurulu, 5 inci maddenin uygulanmasına ilişkin olarak bu Yönetmelikte yapılan düzenlemeler çerçevesinde kalınmak ve bu Yönetmeliğe aykırı olmamak kaydıyla alt düzenlemeler yapmaya veya alt düzenleme yetkisini kurumlara devretmeye yetkilidir.
(2) Kadro/görev unvan katsayısı, Ek-1 sayılı cetvelde yer alan katsayı aralıkları içerisinde kalınmak kaydıyla yönetim kurulları tarafından belirlenir. Gruplar içindeki her unvan için aralıklar dâhilinde ayrı katsayı belirlenebilir. Yönetim kurulları tarafından Listede bulunmayan görev unvanları için aynı grup içine girebilecek eşdeğer eklemeler ve puanlamalar yapılabilir.
(3) “Gelir Getirici Faaliyet Cetveli” Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilir.
(4) “Eğitim- Öğretim Faaliyetleri Cetveli” ile “Bilimsel Faaliyetler Cetveli” Yükseköğretim Kurulu tarafından ayrı ayrı düzenlenir. Bu cetvellerde; eğitim-öğretim ve bilimsel faaliyetleri tanımlayan, puanlandıran, ölçme ve değerlendirmesi ile kontrol ve denetleme kurallarını belirleyen esaslar yer alır.
(5) Kalite-verimlilik esasları ve katsayıları; Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenlenir. Bu belirleme yapılırken, kurumsal hedeflerin belirlenme ve denetim şekli, kullanılacak kalite-verimlilik belirteçleri, kabul edilecek kurum kalite-verimlilik denetim metotları ve periyotları ile kurum kalite verimlilik puan veya katsayısı dikkate alınarak kurum için genel değerlendirme notu olan birim veya alt birimlerin verimlilik ve kalite artırıcı faaliyetleri için kalite-verimlilik katsayısı tanımlanır.
(6) Yönetmelik kapsamında belirtilen işlemleri yürütmek üzere komisyon ve inceleme heyetleri kurmaya ve bu komisyon ve inceleme heyetlerinin görev ve yetkilerini tespit etmeye yönetim kurulları yetkilidir.”
Denilmekte olup, sadece bu maddenin bile Temyiz Kurulu üyelerinin kendi yorumları ile mevzuata aykırı hüküm çıkarma, yorum ile mevzuat metnini değiştirme, kendi kendine kurallar koyma önyargısını ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu, Temyiz Kurulu Kararının açıkça 2547 sayılı Kanunun 58/f maddesine de aykırı olduğunu,
B) Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine yapılan ek ödemelerin kamu zararına sebep olduğu yargısı;
Pedagojik Formasyon Kurulu üyelerinin mevzuata uygun tarzda verilen kararları ile yapılan ödemelerin nasıl kamu zararı oluşturduğunun açıklanmadığını, ödeme yapılan tüm bedeli kamu zararı olarak yazma ile kamu zararının oluşmayacağını, ilgili döner sermaye saymanı ve mutemetlerinin görevine bakıldığında; sayman ve mutemetlerin kendisine gelen verile emirlerinin kanun ve mevzuata uygunluğunu denetlediğini, yapılacak bir işlem varsa ilgilileri uyardığını, yazılı olarak teyit edilmesi halinde ödeme emrini onayladığını, döner sermaye saymanlığı ve mutemetliğinin yapılacak ödemelerin mevzuata uygunluğunu incelenmesi sonucu ödemeleri yaptığının kanun gereği olduğunu, hal böyle olmasına rağmen aslında Sayıştay’ın yargıladığının saymanlık olduğunu, pedagojik formasyon gereği verilen hizmetlerin hem üniversite hem de ona bağlı fakülte ve birimlerin yararına faydalar sağlamış olabileceğini, örneğin bir tez ve ya kitabın basılıp satılmasından elde edilen gelirler her birim için değer oluşturmuş olabileceğini, fakülte, birim veya alt birimlerin verimlilik ve kalite artırıcı faaliyetlerinin nereye ne kadar katkı sağladığının da Sayıştay denetçisinin raporu ile belirlenmediğini, buna ilişkin yetkinin YÖK mevzuatına göre komisyonlara ait bir yetki olduğunu, 2547 Sayılı Kanunun 58/f ve Yönetmeliğin 6 ncı maddesi açık olmakla birlikte ve Denetçi, 2. Daire ve Temyiz Kurulunca neden ödeme yapıldığı konusunun araştırılmasının tamamen yorumla oluşturulan bir önyargı olduğunun belli olduğunu, bunun “… büyük balığın ben yaptım oldu, istediğimi yerim ...” demesi gibi olduğunu, Anayasa’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin temel ilkelerinden birinin “belirlilik” olduğunu, bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olmasının, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesinin de gerekli olduğunu, belirlilik ilkesinin, hukuk güvenliği ile bağlantılı olup, bireyin E: 2005/134, K: 2009/3469 kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilmesi ve davranışlarını buna göre ayarlayabilmesi için hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini önceden bilmesini gerektirdiğini, üniversitelerle ilgili sadece bu formasyon komisyonu ödemeleri ile ısrarla yönetilen işbu girişimlerin belirli değil; Sayıştay’ın ve denetçilerinin mevzuata aykırı şekilde yorumla getirdikleri “kendisini ilgili idare yerine koyarak” idarenin insan kaynağını ve çalışma sistemini planlama yoluna gitme stratejisinin ürünü olduğunu, idarenin yerindelik denetimi yetkisini kullanırken sahip olduğu seçeneklerin hukuka uygun olması gerektiğini, bu seçeneklerin hukuka uygun olup olmadığı yargı organınca denetlenebilirken, idarenin bunlar arasında yaptığı seçim yetkisinin, yargının denetim alanı dışında kalması gerektiğini, diğer yandan idarenin yerindelik alanı içinde karar almasının, belirli bir sebebe ya da sebeplere dayanmak zorunda olduğunu ve idarenin de dayandığı bu sebepleri kararında göstermesi gerektiğini, idarenin teknik değerlendirme sonucu aldığı yerindelik kararının, teknik değerlendirmeye ilişkin verilerin sunulması koşuluyla, hukukilik denetimi yapmakla yükümlü yargının denetimi dışında kaldığını, idarenin yaptığı seçimde dayandığı verileri göstermesi gerektiğini, Sayıştay’ın, denetimini hukukilik, iktisadilik, verimlilik ve yerindelik ilkelerine göre yaptığını, Sayıştay’ın “kendisini ilgili idare yerine koyarak” idarenin insan kaynağını ve çalışma sistemini planlama yoluna gittiğinin görülmekte olduğunu, Denetçilerin burada, denetim yetkisi sınırlarının ötesine geçerek, İdarenin takdirine bırakılmış bir alanda sınırlamaya gidilmesini talep etmekte olduğunu, üniversitelerin komisyon kararlarına karşı Sayıştay’ın verdiği değerlendirme rapor ve kararlarının literatürde sorun olarak hukukçular tarafından tartışılmakta olduğunu, “ilgililik” kriteri bağlamında “girdi odaklılık” kavramına yer verilmesinin, Sayıştay tarafından kullanıma sokulan “zorlama” bir kriter uygulaması olduğunu, burada, düzenlilik denetimine alışkın bir denetim kadrosunun, “çıktı odaklılık” meselesini, düz bir bakış açısıyla ve yanlış yorumladığının görülmekte olduğunu, oysa bu konuların birbiri ile ne kadar “ilgili” olduğunun anlaşılması için herhangi bir üniversiteden herhangi bir akademisyene danışılmış olsaydı söz konusu sorunun olmayacağını, ancak böyle yapılmadığını ve “bir uzmandan yardım almak” verine zorlama bir mantık ile, mevcut olan illiyet bağının yokmuş gibi gösterildiğini, denetim de bir “idari işlem” olduğundan, en az performans bilgisinin içeriğinin “ilgililik” kriterine uygunluğu kadar, denetimin de idare hukukundaki “ölçülülük” kriterine uygun olması gerektiğini, esasen ilgili mevzuatta da “yalnızca düzenlilik denetimlerine dayanarak kamu zararı tespiti yapılacağına ve diğer raporların böyle bir tespite esas teşkil edemeyeceğine” ilişkin bir hüküm bulunmadığını, performans denetiminin hiçbir şekilde yargılamaya esas teşkil etmemesi gerektiğini,
C) Görevli öğretim üyelerinin kendi Fakültelerinden yönetici payı almış oldukları halde Rektörlük bünyesindeki Pedagojik Formasyon Komisyonu programından da bir pay aldıkları yargısı (aynı üyelerin sorumluluğuna gidilmemekle beraber);
Bunun da Sayıştay ve Denetçilerinin önyargı ve yorumla mevzuata aykırı çıkardıkları bir sonuç olduğunu, oda genel idare kurulu üyeleri, şirket yetkilileri, kamu iktisadi teşebbüslerinin ilgililerinin yönetim kurulu toplantı ücreti, toplantı ödeneği almakta olduklarını, bu yoruma giren Denetçilerin düşüncesine göre (bu düşünce doğru olsaydı) zaten bu kuruluşlarda çalışıp maaş ve ücret aldıklarına göre işbu toplantı parasını almamaları gerektiğini, yine zaten mahkeme hakimi belli bir maaş alıyorken ve keşifte bir yargısal faaliyet ise keşif parası almaması gerektiğini, bu gibi işlemlerde Sayıştay ve denetçileri bir şey dememelerine rağmen mevzuata ve kanunlara uygun yapılan komisyon ve döner sermaye ödemelerinde yine mevzuata aykırı yorum ve davranışla kamu zararı çıkarmak ve hakkı engellemenin nasıl hukuki olabildiğini, bir an için söylenenlerin doğruluğu kabul edilse bile; görevli öğretim üyelerini kendi Fakültelerinden yönetici payı almış oldukları halde Rektörlük bünyesindeki Pedagojik Formasyon Komisyonu programından bir pay almaları incelenip, tazmin tutarının ne kadarının kendi Fakültelerinden yönetici payı; ne kadarının Rektörlük Pedagojik Formasyon Komisyonu programından alınan pay ayrımı yapılmadığını ve kişisel yarar ilkeleri gözetilerek hangisinin kabul ve hangisinin reddi seçimi yapılmadığını ve tutarların belirlenmediğini, rektör ve rektör yardımcılarının rektörlük pedagojik formasyon komisyonu programından alınan payları kabul edilerek kendi fakültelerinden aldıkları yönetici payı hakkında neden bir karar verilmediğini, çünkü Kurulumuzun aslında iddia ve savunmaları inceleme yerine 2. Daire kararını savunma gayreti içinde olduğunu, işte bu yüzden Kararda yazılanın da gerekçe değil, savunma olduğunu, Temyiz Kurulu üyelerinin karşı oy kullanan iki üyeden daha fazla ne biliyor ya da; karşı oy kullanan iki üye diğerlerinden daha az ne biliyorlar ki Yönetmeliğin 10 uncu maddesi ve 2547 sayılı Kanunun 58/f bendinde sayılan sınırlar içinde Komisyon üyelerine verilecek katkı payının belirlenmesinde mevzuata aykırılık bulunmamakta ile mevzuata aykırılık var, tazmin edilmelidir şeklinde çelişkili ve ayrık bir karar verilebilmiş olduğunu, Yönetmeliğin 10 uncu maddesi ve 2547 sayılı Kanunun 58/f bendinde sayılan sınırlar içinde Komisyon üyelerine verilecek katkı payının belirlenmesinde mevzuata aykırılık olmadığını kendilerinin de bildiklerini ve savunduklarını, Temyiz Kurulu çoğunluk üyelerinin, bu Kararda temyiz inceleme koşul ve kurallarına uyulmadan hiç bir mevzuatta yazılı olmayan, aykırı bir hükmün de bulunmadığı bir konuda kendi kanaat ve yorumlarına göre karar vermiş olduklarını,
- Sorunun çözülmemiş olduğunu;
Hakimin sorunları çözmek için var olduğunu, hatta kanunda bir düzenleme yoksa kendini kanun koyucunun yerine koyarak nasıl düzenlenecekse öylece karar verme hak ve görevi bulunduğunu, incelenecek kanun ve mevzuatı bulup uygulamanın hakimin görevi olduğunu, hakimin, yeni sorunlar oluşturmaması gerektiğini, üniversitelerle ilgili ısrarla yapılmak istenenin; denetçi raporları ile kurumları kendi isteği doğrultuda dizayn etmek amacına yönelik Sayıştay politikasının sonucu olduğunu, Denetçilerin burada, denetim yetkisi sınırlarının ötesine geçerek, İdarenin takdirine bırakılmış bir alanda sınırlamaya gidilmesini talep etmekte ve Temyiz Kurulunun kendine bağlı Denetçilerin bu girişimini onaylayarak savunmakta olduğunu, yargılamanın, çabukluk, ucuzluk ilkelerine uygun olarak mı yürütülmüş olduğunun yoksa temyiz ve karar düzeltme gereği nedenleriyle daha fazla masraf ve zaman kaybına mı sebep olunduğunun anlaşılamadığını, davacının hakkını alabilmek için gereğinden fazla masraf ve zaman harcarsa, hakkının elden çıktığını görürse zarara uğramış olacağını, böylece adaletin de sağlanmış olup olamadığının sorgulanacağını, yargıya güven ve saygının, ancak adalet sağlanması ile mümkün olacağına göre vatandaşın mahkemeye inancının da kalmayacağını, mahkemeler tarafından verilen kararlar ve hukukçular tarafından yapılan açıklamalarda değinildiği gibi Türk milleti adına bağımsız karar veren mahkemelerin ve yargı mensuplarının itibarlarının kazanılmasının yine yargı mensuplarının yapacağı işlemler ile sağlanabileceği gözetilerek ve yeniden yapılacak bir yargılama ile hükümlünün ve toplumun nazarında adalete olan teveccühün arttırılacağını, neticede çıkabilecek her türlü kararın aynı nazarda daha makbul olacağı göz önünde bulundurularak işbu yargılamanın hukuki koşullarda yeniden incelenmesi amacıyla bozulmasının kanun ve adalet gereği olduğunu, işte bu sorunların temyiz lahiyasındaki hususların ayrı ayrı incelenip tek tek kabul veya reddi yönünde gerekçe gösterilmekle aşılabileceğini, kanuni tabirlerin yazılmasının gerekçe olamayacağını, Anayasasının 141/3 üncü maddesi ve C.M.K.’nın "mahkemelerce verilen her türlü kararlar gerekçeli olarak yazılır” hükmünü taşımakta olduğunu, gerek kanunlar ve gerekse bir seri Yargıtay içtihadında değinildiği gibi mahkemeler için zorunlu olan gerekçe zorunluluğunun, bu kararları temyizen incelemeye yetkili olan Yargıtay için evveliyetle mevcut olduğunu, hukuk aşının ne bulunmaz kepçeleri vardır özdeyişinin (Yargıtay Dergisi 1983) anlamıyla hukuka hakim bakışı ile değişik adalet sağlama ölçüleri bulunduğunu, nasıl bakılırsa öyle anlaşılacağını, hakimin salt kanun maddesini uygulayan biri olmadığını, sadece norm dünyasında kalarak hüküm veremeyeceğini, hukukçunun, norma, kurala yaşamsallık ve anlam katan değerler dünyasının ilkeleri olan hak, adalet, özgürlük, doğruluk, iyiniyet ilkeleri ile normu anlamlandırması gerektiğini, aynı zamanda kamu vicdanını dikkate aldığını, kararlarının kamu vicdanı ile uyumlu olduğunu göstermek zorunda olduğunu ifade ederek arz edilen nedenlerle Sayıştay Temyiz Kurulu İlamının düzeltilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini dile getirmiştir.
Yukarıda adı geçen Sorumlu, yukarıdaki karar düzeltilmesi dilekçesine ek olarak gönderdiği dilekçede ise özetle;
-
Karar düzeltilmesi hakkında karar verilinceye kadar geçen sürede bedelin ödenmesinde Üniversite tarafından baskı yapıldığını; kanun uyarınca karar düzeltme sonrasına kadar ertelenebilmesi imkânı olduğu gerçeği ile dilekçe verildiğini, ancak ne Temyiz Kurulundan ne de Üniversite Döner Sermaye Müdürlüğünden bir cevap gelmediğini, halbuki kanunen ve örfen ertelenebilmenin imkan dahilinde olduğunu,
-
Bu arada Üniversite idaresinden dilekçe ekindeki yazıyı aldığını, belgede ifade edilenlerin özetle;
a. Formasyon komisyon çalışmasının mesai dışında olduğunu,
b. Komisyonun çalışmalarının Üniversite iç denetçilerince 3 yıl boyunca incelendiğini ve uygunsuz ödemelerin tazmin edildiğini,
c. Toplantı çalışma saati ve tarihlerinin mesai dışı çalışma yapıldığını
Göstermekte olduğunu,
Dolayısıyla;
-
İç denetçilerin niçin kendilerini uyarmadan 3 yıl sonra suçlu bulduğunun
-
Mesai dışında yapıldığı tescilli iken niye tazmin talep edildiğinin
Anlaşılamadığını,
- “Kamu zararı” kavramının, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinin birinci fıkrasında, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır” şeklinde tanımlandıktan sonra, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak karinelerin de belirtilmekte olduğunu, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte de bu konuda düzenlemelerin mevcut olduğunu, bu hükümlere göre, bir kamu zararının mevcudiyetinden söz edilebilmesi için;
A) Kanun ve Yönetmelikte sayılan eylemlerden biri ile kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması,
B) Kamu kaynağındaki azalmanın, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemlerinin sonucu olması (illiyet bağı)
Gerektiğini, bu hükümler çerçevesinde ve Üniversiteden alınan yazı içeriği karşılaştırıldığında ödenen bedelin kamu zararı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığının açık olarak görülmekte olduğunu
İfade etmiştir.
Diğer Sorumlu (Harcama Yetkilisi sıfatıyla karar düzeltilmesi talep eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. …) ise karar düzeltilmesi dilekçesinde özetle; daha önce konuyla ilgili yapmış olduğu savunmalarda da açıklandığı üzere 06.08.2012 tarihinde … Rektör Yardımcılığına, 25.09.2012 tarihinde de Pedagojik Formasyon Komisyon Başkanlığına atandığını, Üniversite Senatosunca çıkarılan bir Yönerge kapsamında Pedagojik Formasyon programına ilişkin tüm iş ve işlemlerin, ilgili Komisyon tarafından yürütüldüğünü, bu kapsamda mesai dışı faaliyetler için Komisyon üyelerine yapılan döner sermaye ödemelerinin, 2547 sayılı Kanunun 58/f fıkrası, Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik ile … Yönetim Kurulunca onaylanan Pedagojik Formasyon Programı Döner Sermaye Usul ve Esasları kapsamında yapıldığını, ancak Üniversitenin Döner Sermaye İşletmesi ile ilgili Sayıştay 2. Dairesi tarafından, 2012 yılı hesabı inceleme raporunda, ilgili Rektör Yardımcılarının aldıkları ek ödemenin uygun olmadığına karar verildiğini, bu karara karşı tarafımızca "Rektör Yardımcısının aynı zamanda Pedagojik Formasyon Komisyon Başkanı olması ve mesai saatleri dışında (hafta içi 17.00'den sonra ve cumartesi ve pazar günleri) yapmış oldukları komisyon çalışmaları nedeniyle mevzuata uygun olarak ek ödeme yapılmıştır." gerekçesi ile temyiz talebinde bulunulduğunu, Temyiz Kurulunun da ilgi İlam ile taleplerinin oy çokluğu ile reddine karar verdiğini, karşı oy kullanarak taraflarının haklı olduğunu ifade eden Üyelerin değerlendirmelerinin; “Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara ilişkin Yönetmelisin 10 uncu maddesinin 6. fıkrası hükmüne istinaden, Döner Sermaye İşletmesinin Yönetim Kurulu olan Üniversite Yönetim Kurulunun Pedagojik Formasyon Komisyonuna belirli görev ve yetkiler vermesinde ve bu komisyonca 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 58 inci maddesinin (f) bendinde yazılı sınırlar dâhilinde komisyon üyelerine verilecek katkı payını belirlemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, komisyon üyeleri mesai saatleri dışında yapmış oldukları çalışmalar karşılığında ücret almışlar, Üniversite Yönetiminin kendilerine vermiş olduğu yetki ve uygulamaya kovmuş olduğu mevzuat çerçevesinde hareket etmişlerdir. Bu itibarla, sorumluların temyiz dilekçesindeki iddialarının kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.“ şeklinde olduğunu ve bu görüşün tekrar dikkate alınmasını ve Sayıştay Temyiz Kurulunca alınan kararın haksız olduğunu düşündüğünü bir kere daha beyan ederek verilen kararın düzeltilmesini talep ettiğini, Anayasanın 18 inci maddesi birinci fıkrasını da hatırlatarak; “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz, Angarya yasaktır", ibaresi çerçevesinde Komisyon olarak mesai saatleri dışında yapılmış çalışmalar karşılığında az da olsa bir ücret alma hakkının olması gerekir diye düşündüğünü, diğer taraftan şahsının idari görevi nedeniyle mesai dışındaki bir faaliyet için ikinci bir döner sermaye ödemesi almasının yasal olmadığını kabul etse bile diğer komisyon üyeleri için; görev tanımları içerisinde yer almayan, Rektörlüğün görevlendirdiği, üstelikte mesai saatleri dışında ve yıllarca yapılması gereken bir görev için hiç ücret almamaları sonucunu doğuran bu Kararın hakkaniyetli olmadığını Temyiz Kurulumuzun dikkatine sunmak istediğini, sonuç olarak yukarıda açıkladığı nedenlerle, Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından verilen Kararın yerindeliğinin tekrar değerlendirilmesini ve düzeltilmesini arz etmiştir.
Sorumluluğa iştiraki bulunmayan Komisyon Üyeleri (Ahiz sıfatıyla karar düzeltilmesi talebinde bulunan …, …, … ve …), ortak nitelikteki karar düzeltilmesi dilekçelerinde özetle; tüm üniversitelerde olduğu gibi … Üniversitesinde de Pedagojik Formasyondan üç kalemde ödeme yapıldığını, birincisi ders veren öğretim üyelerine, ikincisi Pedagojik Formasyon Komisyonunun yönetici üyelerine, üçüncüsü Komisyonun koordinasyon işlerini yürütenlere ödemeler yapıldığını,
a) Söz konusu ilamın 11. sayfasında ders veren öğretim üyelerine yapılan ödemelerin uygun olduğuna karar verildiğini,
b) İlamın 10. sayfasında 2547 sayılı kanunun 58 inci maddesinin f fıkrasında belirtilen “Rektör, Rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır...” hükmü gereği Rektör Yardımcılarının üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü Tıp Fakültesinden en üst limitte yönetici payı almış olduklarından dolayı Pedagojik Formasyon Programından pay almalarının mümkün olmadığının belirtildiğini,
c) İlamın 11. sayfasında Pedagojik formasyonun yönetici olmayan (Rektör Yardımcısı olmayan) üyelerine ise yaptıkları koordinasyon işlemleri (programın açılması, yürütülmesi ve diğer iş ve işlemlerin yapılması) nedeniyle ödeme yapılamayacağının belirtildiğini, bu hükme katılmanın mümkün gözükmediğini, çünkü hazırlanan yönerge, usul ve esaslarla halen üniversitelerde (… Üniversitesi, … Üniversitesi, … Üniversitesi vb.) yürütülen pedagojik formasyon programında yönetimin belirlediği kişilere “koordinasyon” veya işlemlerin yürütülmesini gerçekleştirme görevleri için ödeme yapılmakta olduğunu,
d) Pedagojik Formasyon Programının yürütülmesinin sadece derslerin verilmesinden ibaret olmayıp, programın hazırlanmasından, her türlü yazışmaların yürütülmesine, dershanelerin hazırlanmasından diğer rutin işlerin gerçekleştirilmesine, gün, saat ve mekânların hazırlamasından onlarca farklı sınıf, branşta yürütülen yüzlerce öğrencinin öğretmenlik programlarının sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve takibine kadar iş ve işlemlerin de bulunmakta olduğunu, derslerin haricinde, mesai zamanının dışında bu tür işlere yoğunlaşılarak tüm iş ve işlemlerin sağlıklı bir şekilde yürütülmesinin karşılığı olarak da taraflarına ücretler tahakkuk ettirildiğini, örneğin (dilekçe ekindeki) “… Üniversitesi Pedagojik Formasyon Eğitimi Yönergesine” binaen hazırlanan (dilekçe ekindeki) “… Üniversitesi Eğitim Fakültesi Döner Sermaye Katkı Payı Dağıtım Esasları’”nın 4 üncü maddesinde; “Döner sermaye faaliyetleri ile ilgili olarak birimler arasında gerekli olan çalışma düzeni ve çalışmaları koordine eden, eğitim-öğretim faaliyetlerinin etkili, verimli ve lisans dersleri uyum içinde yürütülmesini sağlayan koordinatörlük birimi kapsamında yapılan 1 saatlik çalışmanın karşılığı 5 puandır.", “Öğrenci ders formlarının yürürlükteki usul ve esaslara uygunluğunun kontrolü çalışmaları için 1 saati karşılığı 1 puandır.”, “Pedagojik formasyon eğitimi öğrenci, başvuru, ön kayıt, ön kayıt veri girişi ve değerlendirmesi ve asıl kayıt, ders kaydı, bilgisayar ortamında ders ve öğrencilerin öğretim elemanlarına aktarımı gibi kayıt ve kabul işlemleri çalışmalarının 1 saatlik karşılığı 2 puandır.” ve diğer benzer maddeler karşılığında ödeme yapıldığını ve halen de yapılmakta olduğunu, bu durum muvacehesinde … Üniversitesi Pedagojik Formasyon Komisyonunun Rektör Yardımcısı olmayan diğer kişilerin (…, …, …, … ve …’ın) koordinatörlük ve komisyon üyeliği görevleri gereği yukarıda belirtilen iş ve işlemler yapmaları nedeniyle Rektör Yardımcılarının iki yerden (Pedagojik Formasyon Komisyon üyeliği ve Tıp Fakültesi döner sermayeden) almalarından dolayı, koordinatörlük görevlerini icra edenlerin farklı değerlendirilmelerinin, hukukun adaletle yorumlanması ve uygulanması ilkesinin gereği olduğuna inanılmakta olduğunu, aksi takdirde birçok üniversitede koordinatörlük adı altında halen yapılan ödemelerin de kanunsuz olacağını, oysaki hazırlanan yönerge ve usul ve esaslarda bu tip görevler için ödeme yapılmakta olduğunu,
e) Pedagojik Formasyon Eğitimi Programının, normal üniversite programları dışında öğrencinin son sınıfta veya mezun olduktan sonra ücretini vererek, karşılığında öğretmenlik sertifikasını kazandığı bir eğitim olup, öğrenciye aldığı eğitim ve sertifika karşılığı olarak da eğitim verilmekte, bu eğitimin organizasyonunda öğretim elemanları yanında programın hazırlanması, ders ve zaman düzenlemelerinin yapılması, ilgili kararların alınarak uygulanması gibi koordinatörlük ve komisyon çalışmaları iş ve işlemleri de yapılmakta, bu tür işlemlerde görev alan komisyon üyeleri ve koordinatör üyelere de emeklerinin karşılığı ödemeler yapılmakta olduğunu,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın ilgili maddelerinde ve ilgili yasalarda, hak, adalet, çalışanın hakkı kavramlarına vurgu yapılmakta, sarf edilen emeğin karşılığının verilmesi gereğinin vurgulanmakta olduğunu ifade ederek, bu nedenlerle, Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından verilen kararın yerindeliğinin tekrar değerlendirilmesini Kurulumuza arz etmişlerdir.
Sorumluluğa iştiraki bulunmayan Komisyon Üyesi (Ahiz sıfatıyla karar düzeltilmesi talebinde bulunan …), ise karar düzeltilmesi dilekçesinde özetle; … Üniversitesi, Pedagojik Formasyon Programının Yüksek Öğretim Kurulunun 28.01.2010 tarih ve 382 sayılı yazısının 8. maddesine istinaden oluşturulan komisyon tarafından yürütüldüğünü, söz konusu komisyon üyelerinin Üniversite Rektörünün atamasıyla Rektör Yardımcısının başkanlığında 5 kişiden oluştuğunu ve kendisinin de Rektör tarafından bu komisyona atanmış bir öğretim üyesi olduğunu, … Üniversitesi Pedagojik Formasyon biriminin Üniversite Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile onaylanan Usul ve Esaslar çerçevesinde mali işlemlerini yerine getirdiğini, Pedagojik Formasyon Programının işleyişinin iki şekilde olduğunu, birincisinin; hazırlık ve programın işleyişini sağlamak, ikincisinin ise ders vermek olduğunu, komisyon üyelerinin hazırlık ve programın işleyişinden sorumlu olduklarını, bir başka ifadeyle komisyon üyelerinin öğrencinin seçiminden belgesini alana kadar yapılması gereken iş ve işlemleri yaptıklarını (iş detaylarının ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde açıklandığını), Kurulumuzca ders veren öğretim üyelerine ve diğer ilgililere (Mili Eğitim Müdürlüğü görevlileri, okul müdürleri ve ilgili öğretmenlere) yapılan ödemelerin uygun bulunduğunu, uygun bulunan bu işlerin tamamının komisyon üyelerince mesai saatleri dışında yapıldığını, yine Kurulumuzca Komisyonda görev yapan Rektör Yardımcısının Üniversite Yönetim Kurulunca belirlenen Tıp Fakültesi Döner Sermayesinden gelir getirici katkısına bakılmaksızın en üst limitten yönetici payı aldığından dolayı ayrıca Rektörlük bünyesine alınan Pedagojik Formasyon Programından bir pay almasının mümkün olmadığının belirtildiğini, ilamın 11. sayfasında Pedagojik Formasyonun yönetici olmayan üyelerine ise yaptıkları iş ve işlemler için ödeme yapılamayacağının belirtildiğini, bu hükme katılmanın mümkün olmadığını, öğretim üyesi olarak yaptıkları asli işler yanında yapmaları gerektiğine inandıkları ve bağlı oldukları kurumun ve öğrencilerin menfaati için birçok komisyonlarda bila ücret seve seve görevler yapmakta olduklarını, formasyon programının tamamen kişinin isteğine bağlı olarak mezun olduktan sonra ücret ödeyerek aldığı diplomasına destek veya ek olan bir belgenin alınması için yapılan işlemler bütünü olduğunu, belgeye alana ek haklar sağlamakta olduğunu, formasyona başvuran kişinin maddi manevi çabasının karşılığını başka bir ifadeyle emeğinin karşılığını almış olduğunu, derse giren hocanın da emeğinin karşılığını alabilmekte olduğunu, öğrenci ile öğreticiyi bir araya getiren her türlü fedakarlığa katlanan Rektör Yardımcısı dışındaki Komisyon üyelerinin tamamen mesai dışı emeklerini yok saymanın hak ve hukukla bağdaşmadığı kanaatinde olduğunu dile getirmiştir.
Sorumluluğa iştiraki bulunmayan Komisyon Üyesi (Ahiz sıfatıyla karar düzeltilmesi talebinde bulunan …), yukarıdaki karar düzeltilmesi dilekçesine ek olarak gönderdiği dilekçede ise özetle; … Üniversitesi Rektörlüğü tarafından oluşturulan Pedagojik Formasyon Programında Dekan sıfatıyla görev almadığını, Formasyon Programına başvuran adaylar arasında çoğunluğu gerek … Üniversitesi gerekse … Üniversitesi dışındaki Fen Fakültelerinin Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik Bölümü mezunları oluşturduğu için bu başvuruları değerlendirmek üzere bulunduğunu, benzer şekilde diğer büyük bir çoğunluğunu da İlahiyat ve Edebiyat Fakültesi mezunları oluşturduğu için Edebiyat Fakültesi mezunlarını değerlendirmek üzere …, İlahiyat Fakültesi mezunlarını değerlendirmek üzere de …’in görevlendirildiğini, ayrıca Formasyon Komisyonunda görev yaptığı 2010-2012 yılları arasında Dekanlığını yaptığı Fen Fakültesinden sürekli ve sabit bir döner sermaye gelirinin olmadığını ifade etmiştir.
(Karar düzeltilmesine ilişkin) Başsavcılık mütalaasında özetle; adı geçenlerin dilekçelerinde ilamın 22. maddesine ilişkin olarak; yapılan formasyon eğitiminin mevzuatına uygun olduğu, görevlendirmelerde ve bu göreve bağlı ödemelerde hatalı bir uygulama yapılmadığı, Anayasaya göre angaryanın yasak olduğu, temyiz dilekçelerinde belirtilen hususların yargılama esnasında karşılanmadığı belirtilerek, Temyiz Kurulunca verilen tasdik kararının karar düzeltilmesi yoluyla düzeltilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasına hükmedilmesinin talep edildiği ifade edildikten sonra; ortaya konulanlar karşısında adı geçenlerin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile konunun yeniden değerlendirilmesi maksadıyla Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.
İşbu dosyayla duruşma talebinde bulunan (asıl) sorumlu … ve Sayıştay Genel Kurulu, Temyiz Kurulu ve Daireler Kurulunun Çalışma Usul ve Esaslarının 27 nci maddesi gereğince (asıl) sorumlunun yanında fer’i müdahil olarak katılma isteğinde bulunan ve bu başvuruları kabul edilen ahizler; … ve … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Her ne kadar sorumlulardan Harcama Yetkilisi sıfatıyla karar düzeltilmesi talep eden Rektör Yardımcısı … tarafından ilamda ve Temyiz Kurulu Kararında herhangi bir gerekçenin olmadığı iddia edilmekte ise de; tazmin hükmü (ve sonrasında tasdik kararı);
-
Pedagojik Formasyon Komisyonunun yaptığı ve döner sermaye ek ödemesine hak kazandırdığı ifade edilen görevler, bu Yönetmeliğe göre oluşturulan komisyona verilebilecek görevlerden olmadığından; Üniversite Yönetim Kurulunun böyle bir Komisyon oluşturma ve söz konusu Komisyonun belirleyeceği saat ücretine göre toplam saat üzerinden kendisine ücret takdir etme yetkisinin de bulunmadığı,
-
Pedagojik Formasyon Komisyonunda görevli öğretim üyelerinden sadece Rektör Yardımcıları, Üniversite Yönetim Kurulunun uygun görmesi durumunda bu birimden yönetici payı alabilecek iken; uygulamada söz konusu Rektör Yardımcıları, Üniversite Yönetim Kurulunun belirlediği döner sermaye birimi olan Tıp Fakültesinden (gelir getirici katkılarına bakılmaksızın) en üst limitten yönetici payı almış olduklarından, ayrıca Rektörlük bünyesine alınan Pedagojik Formasyon Programından bir pay almalarının mümkün olmadığı,
-
Komisyonda görev alan Dekana ise, fiili katkılarına bakılmaksızın ödemede bulunulabilecek birimin kendi fakülteleri olduğu, Kanunda “döner sermaye gelirinin elde edildiği birimin dekanı olma” koşulu getirildiği için, Usul ve Esaslara konulan ifadelerle bu sınırlamanın geçersiz kılınması ve bu suretle Dekan için döner sermayenin Rektörlük bünyesine alınan Pedagojik Formasyon Programından yönetici payı (ya da hangi ad altında olursa olsun, “gelir getirici katkılarına bakılmaksızın” bir pay) ödenmesi imkânının bulunmadığı,
-
Üniversite Yönetim Kurulunca belirlenen Usul ve Esasların ilgili maddelerinde; Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine gelir getirici katkılarına bakılmaksızın (başka bir deyişle yöneticilik faaliyetleri dolayısıyla), pedagojik formasyon dersleri veren öğretim elemanlarına ise belirlenen saat ücreti ve katsayılar oranında ek ödeme yapılacağı açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen sorumlularca yönetici pozisyonundaki öğretim üyelerinin gerçekleştirdikleri faaliyetlerin de mesai dışında yapılan ve döner sermayeye gelir getiren faaliyetler olduğu; bu nedenle, komisyon üyelerinin mesai dışı katkıları dolayısıyla ek ödemeye hak kazandıkları iddia edilmekte ise de; yapılan açıklamalar karşısında bu ödemeye hak kazanabilecek olanların sadece mesai dışında fiilen ders vererek doğrudan gelir getirici katkıda bulunan öğretim üyeleri olup, bu kişilere yapılan ödemelerin (ilamda adı geçenlere yapılan ders ücreti ödemeleri de dahil) zaten tazmin hükmüne konu edilmediği ve
-
Son olarak, mevzuatta, yönetici pozisyonunda sayılmamış olduklarından; herhangi bir idari görevi bulunmayan (Rektör Yardımcısı ve Dekan dışındaki) öğretim üyelerine, Pedagojik Formasyon Komisyonu altında gerçekleştirdikleri yöneticilik ve diğer birimlerce gerçekleştirilmesi gereken faaliyetleri dolayısıyla ayrıca ek ödeme yapılmasının hukuken de mümkün olmadığı
Şeklinde 5 (beş) ana gerekçeye dayandırılmıştır.
- gerekçe açısından değerlendirme yapılacak olursa;
Yükseköğretim Kurulu tarafından, 18.02.2011 tarih ve 27850 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin, “Alt düzenlemeler” başlıklı 10 uncu maddesinin 6 ncı fıkrasında, üniversite yönetim kurullarına komisyon ve inceleme heyetleri kurma ve bu heyetin görev ve yetkilerini tespit etme yetkisi verilmiştir. Ancak, bu yetki, sınırsız olmayıp, bu Yönetmelik kapsamındaki işlemlerle sınırlandırılmış bir yetkidir.
Bu Yönetmeliğin kapsamında ise; yükseköğretim kurumlarının döner sermaye faaliyetleri çerçevesinde; hizmet sunum şartları ve kriterleri de dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ve mesleki uygulamalar ile ilgili performansı ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi hizmete katkı unsurları esas alınarak yapılacak ek ödeme oranları ile bu ödemelerin usul ve esaslarını belirlemek bulunmaktadır.
Bu anlamda, Üniversite Yönetim Kurulu ancak ek ödeme oranları ve ödemelerin esasları ile ilgili konularda Pedagojik Formasyon Komisyonu adında bir komisyon oluşturabilecektir. Buna karşın fiili durumda Pedagojik Formasyon Komisyonunun yaptığı ve döner sermaye ek ödemesine hak kazandırdığı ifade edilen görevler (Yükseköğrenim Kuruluna her yıl yapılan başvuru hazırlıkları, YÖK'ten izin çıkması halinde ilanın yapılması, öğrencilerin programa başvurabilmesi için mekân ve şartların oluşturulması, ön başvuruların kabulü, başvuru sahiplerinin evraklarının incelenmesi (her yıl yaklaşık 5-6 bin başvuru), başvuruda bulunanların not ortalamasına göre sıralanması, kayıt hakkı kazananların (kontenjan dâhilinde) belirlenmesi, ders yapılacak sınıfların hazırlanması, ders programının hazırlanması, derse girecek öğretim elemanlarının tespit ve tedariki, ders ücretlerinin belirlenmesi, her ay ödemenin yapılması için muhasebe biriminin oluşturulması, bankada hesap açtırılması, para yatırılması-çekilmesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile irtibata geçilmesi, öğrencilerin staj yapacağı okulların tespit edilmesi, öğrencilerin bu okullara dağılımının öğretmenler bazında yapılması, bir dönem boyunca bu öğrencilerin her hafta staj yaptıkları okullarda denetim ve gözetimlerinin yapılması, öğrencilere rehberlik hizmetinin sunulması, staj yapılan okullardaki ilgili öğretmenlerle görüşülmesi, staj notlarının toplanması ve kayda geçirilmesi, öğrencilerin vize ve finallerinin sağlıklı koşullarda yapılmasının sağlanması, sınav notlarının internet ortamına aktarılması ve bunların öğrencilere duyurulması, mazeret sınavlarının gerçekleştirilmesi, öğrencilerin vize ve final notlarına itirazlarının değerlendirilmesi, başarılı öğrencilere verilecek sertifikaların hazırlanması, genel anlamdaki öğrenci şikâyetlerinin incelenmesi, dönem sonunda programın işleyişine dair öğrencilere yönelik anket uygulaması ve sonuçlarının değerlendirilmesi, genel kültür gelişimi için seminer, konferanslar düzenlenmesi gibi iş ve işlemleri) bu Yönetmeliğe göre oluşturulan komisyona verilebilecek görevlerden olmadığından; Üniversite Yönetim Kurulunun böyle bir Komisyon oluşturmasından ve söz konusu Komisyonun belirleyeceği saat ücretine göre toplam saat üzerinden kendisine ücret takdir etme yetkisinden bahsedilemez. Dahası, Pedagojik Formasyon Komisyonunun yaptığı (programın hazırlık ve işleyişine yönelik) faaliyetlerin bir kısmı, üniversite yönetiminin doğal görevleri, diğer bir kısmı ise yasalarla yetkili kılınan organ, birim ya da kişilerce gerçekleştirilmesi gereken görevler arasında yer almakta olup, her bir eğitim faaliyeti için zorunlu olmasının yanı sıra karşılığında bir ödeme yapılmasını da gerektirmemektedir.
Bununla birlikte, her ne kadar Yönetmelikte belirtilen komisyon ve inceleme heyetlerine benzemese de Pedagojik Formasyon Komisyonunda görevlendirilenlere Yönetmeliğin “Dağıtım Esasları” başlıklı 5 inci maddesinin (6) ncı fıkrası gereğince (E) Diğer faaliyetler puanı üzerinden bu Yönetmelik ekinde yer alan Ek-2 Ek Görev Cetveli doğrultusunda ödeme yapılabileceği kabul edilse bile; söz konusu Cetvel 08.07.2014 tarih ve 29054 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe girdiğinden 2012 yılında oluşturulan komisyon için bu Cetvelin esas alınmasına da imkân bulunmamaktadır.
2, 3, 4 ve 5. gerekçeler açısından değerlendirme yapılacak olursa;
… Üniversitesi Yönetim Kurulunca … tarih ve … sayılı toplantısında alınan 41 sayılı Kararla belirlenen T.C. … Üniversitesi Pedagojik Formasyon Programı Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esasların “Genel İlkeler” başlıklı 7 inci maddesinin altıncı fıkrasında “Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, belirlenen saat ücreti ve katsayılar oranında ek ödeme yapılacağı” ile aynı Esasların “Dağıtım Esasları” başlıklı 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine birimin döner sermaye hesabından gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, ayrıca ek ödeme yapılacağı, mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunması halinde; ilgililerin aldıkları ek ödemede dâhil olmak üzere alabilecekleri ek ödeme tavan tutarı, Kanunun 58 inci maddesinin (c) ve (d) fıkralarında belirlenen tavan tutarlarını ve her halükarda ek ödeme matrahının yüzde binikiyüzünü geçemeyeceği” ve dördüncü fıkrasında “komisyon üyelikleri için, Komisyon Başkanına günlük 6 saate, Başkan Yardımcısına günlük 5 saate, diğer üyelere ise günlük 3 saate kadar saat ücretinin ödeneceği, söz konusu saat ücretlerin hesaplanmasında Tablo 1’deki katsayıların kullanılacağı” hüküm altına alınmıştır.
Usul ve Esasların bu hükümlerinden Pedagojik Formasyon Komisyonunun Pedagojik Formasyon Programını yöneten bir birim olarak şekillendirildiği ve üyelerine yapılacak ödemenin de (yöneticilere yapılacak ek ödemeyi düzenleyen) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (f) fıkrasından ve Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 6 ncı maddesinden esinlenilerek (ve Kanunun bu fıkrasına ve Yönetmeliğin bu maddesine benzetilerek) belirlendiği anlaşılmaktadır.
Şöyle ki, Yükseköğretim kurumlarında yönetici pozisyonunda görev yapan öğretim üyelerine yapılacak döner sermaye ek ödemeleri ile ilgili olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (f) fıkrasında;
“Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. Yapılacak ek ödemenin tutarı ek ödeme matrahının, rektörler için yüzde 600’ünü, rektör yardımcıları için yüzde 300’ünü, genel sekreterler için yüzde 200’ünü geçemez.
Döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcılarına, gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılır. Yapılacak ek ödemenin tutarı, ek ödeme matrahının, dekan, enstitü ve yüksekokul müdürü için yüzde 250’sini, bunların yardımcıları için yüzde 100’ünü, tıp ve diş hekimliği fakülteleri dekanları ile sağlık uygulama ve araştırma merkezleri başhekimleri için yüzde 500’ünü, bunların yardımcıları için yüzde 300’ünü geçemez.
Bu fıkra kapsamında bulunan yöneticilere, mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerinden dolayı ayrıca ek ödeme yapılmaz. Mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkıları bulunması hâlinde alabilecekleri toplam ek ödeme tutarı, hiçbir şekilde yönetici payı dahil ilgisine göre (c) ve (d) fıkralarında belirtilen esaslara göre hesaplanacak tutarı geçemez.”
Hükümleri yer almaktadır.
Bu fıkrada yer alan hükümler, Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin “Yöneticilere yapılacak ek ödeme” başlıklı 6 ncı maddesinde de aynen ifade edilmiştir.
Söz konusu Kanun maddesi (2547/58-f) ve Yönetmelik maddesi (6. madde) hükümlerini daha ayrıntılı açıklamak gerekirse; döner sermaye hesabından “gelir getirici katkılarına bakılmaksızın” yönetici payı ödenecek iki gruptan birincisi “rektör, rektör yardımcıları ve genel sekreterler” olup, bunlara üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılabilecektir. İkinci grup ise, “döner sermaye gelirinin elde edildiği birimlerin dekan, başhekim ve enstitü ve yüksekokul müdürleri ile bunların yardımcıları” olup, bunlara görev yaptıkları birimin döner sermaye gelirlerinden yönetici payı olarak tutardan ek ödeme yapılabilecektir.
Dolayısıyla, ilama konu olayda, yukarıda bahsedilen birinci grup için, Pedagojik Formasyon Komisyonunda görevli öğretim üyelerinden sadece Rektör Yardımcıları, Üniversite Yönetim Kurulunun uygun görmesi durumunda bu birimden yönetici payı alabilecek iken; uygulamada söz konusu Rektör Yardımcıları, Üniversite Yönetim Kurulunun belirlediği döner sermaye birimi olan Tıp Fakültesinden (gelir getirici katkılarına bakılmaksızın) en üst limitten yönetici payı almış olduklarından, ayrıca Rektörlük bünyesine alınan Pedagojik Formasyon Programından bir pay almaları imkânı bulunmamaktadır.
Yine yukarıda değinilen ikinci gruptakilerin ise kendi birimleri dışındaki bir birimden yönetici payı almaları mümkün değildir. Diğer bir ifadeyle, Komisyonda görev alan (her ne kadar Dekanlığından dolayı kendi Fakültesinden bir pay almadığını iddia etmiş ve bu iddia doğru olsa bile) Dekana ise, fiili katkılarına bakılmaksızın ödemede bulunulabilecek birim kendi fakültesidir. Kanunda “döner sermaye gelirinin elde edildiği birimin dekanı olma” koşulu getirildiği için, Usul ve Esaslara konulan ifadelerle bu sınırlamanın geçersiz kılınması ve bu suretle Dekan için döner sermayenin Rektörlük bünyesine alınan Pedagojik Formasyon Programından yönetici payı (ya da hangi ad altında olursa olsun, “gelir getirici katkısına bakılmaksızın” bir pay) ödenmesi imkânı bulunmamaktadır.
Bu hususların dışında, Üniversite Yönetim Kurulunca belirlenen ve yukarıda detaylı bir şekilde belirtilen Usul ve Esasların ilgili maddelerinde; Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine gelir getirici katkılarına bakılmaksızın (başka bir deyişle yöneticilik faaliyetleri dolayısıyla), pedagojik formasyon dersleri veren öğretim elemanlarına ise belirlenen saat ücreti ve katsayılar oranında ek ödeme yapılacağı açıkça ifade edilmiş olmasına rağmen sorumlularca (yönetici pozisyonundaki) Komisyon üyelerinin gerçekleştirdikleri faaliyetlerin de mesai dışında yapılan ve döner sermayeye gelir getiren faaliyetler olduğu; bu nedenle, komisyon üyelerinin mesai dışı katkıları dolayısıyla ek ödemeye hak kazandıkları iddia edilmekte ise de; bu ödemeye hak kazandıracak olan faaliyet fiilen ders verme faaliyeti olup, bu faaliyet dolayısıyla ödemeler (ilamda adı geçen Komisyon üyelerine bu faaliyet kapsamında yapılan ödemeler de dahil) zaten tazmin hükmüne konu edilmemiştir.
Son olarak, karar düzeltilmesi dilekçesi gönderen ahizlerin ifadelerinde üçüncü bir grup olduğu anlaşılan herhangi bir idari görevi bulunmayan (Rektör Yardımcısı ve Dekan dışındaki) öğretim üyelerine, Pedagojik Formasyon Komisyonu altında gerçekleştirdikleri yöneticilik ve diğer birimlerce gerçekleştirilmesi gereken faaliyetleri dolayısıyla ayrıca ek ödeme yapılması, mevzuatta yönetici pozisyonunda sayılmamış olduklarından imkân dâhilinde değildir.
Kaldı ki, … Üniversitesince son yapılan düzenlemede Pedagojik Formasyon Programı (olması gereken şekilde) Eğitim Fakültesi bünyesine alınmış olup, bununla ilgili … Üniversitesi Eğitim Fakültesi Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödeme Dağıtım Usul ve Esasları Yönergesinde; “Pedagojik Formasyon Komisyonu” üyelerine döner sermaye ödemesinden bahsedilmemiş, bunun yerine yukarıda yaptığımız açıklamaları teyit eder nitelikte yöneticilere (dekan ve dekan yardımcısı), Öğretmenlik uygulama dersi kapsamında … Bakanlığınca yapılan protokol gereğince okullarda görevlendirilecek müdürlere, koordinatörlere ve öğretmenlere, 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesi (e) fıkrası kapsamında kurs, seminer, konferans ve eğitim programları gibi faaliyetlerden elde edilen gelirlerden yasal kesintiler düşüldükten sonra geriye kalan miktardan katkısı bulunan personele ve doğrudan katkı sağlayanlara (eğitmenlere) yapılacak ödemelerden bahsedilmiştir.
Özetle, Pedagojik Formasyon Komisyonu üyelerine sorumluluk, organizasyon ve koordinasyon (kısacası yöneticilik) faaliyetleri dolasıyla gelir getirici katkılarına bakılmaksızın ödeme yapılması yukarıda sayılan mevzuat hükümleriyle bağdaşmamaktadır.
Sonuç itibariyle, sorumlular ve ahizler tarafından ileri sürülen iddia ve itirazların tamamının Temyiz Kurulu Kararında karşılandığı ve Kararın Kanuna aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşıldığından ve ayrıca Kararın düzeltilmesini icap ettiren başka bir husus da ileri sürülmediğinden; (223 sayılı İlamın 22. maddesi ile verilen … TL’lik tazmin hükmünü tasdik eden) söz konusu Kararın verildiği 13.09.2017 tarih ve 43268 tutanak (27514 ilam) sayılı Temyiz Kurulu İlamında KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, (Temyiz Kurulu ve … Daire Başkanı … ile Üyeler; …, …, … ve …’ın aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,
Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü
Temyiz Kurulu ve … Daire Başkanı …’ın;
Sorumlular ve ahizlerin karar düzeltilmesi dilekçesindeki açıklamalarından; Rektör Yardımcılarının (… ve …) (asli görevlerinin de yönetici pozisyonunda olmasından ötürü) komisyon başkanlığı görevi ile yönetici olarak, Rektör Yardımcısı olmayan diğer öğretim üyelerinin (…, …, …, … ve …’ın) koordinatörlük ve komisyon üyeliği görevleri gereği yukarıda sıra ile belirtilen iş ve işlemler yapmaları için, Komisyonda yer aldıkları anlaşılmaktadır.
Bu anlamda, Pedagojik Formasyon Komisyonunda yönetici olarak yer alan Rektör Yardımcılarının Tıp Fakültesinden en üst limitte yönetici payı almış olduklarından Pedagojik Formasyon Programından, diğer bir ifadeyle her iki yerden de pay almaları hiçbir şekilde mümkün değildir.
Buna karşın, Rektör Yardımcısı olmayan diğer öğretim üyeleri yöneticilik değil de koordinatörlük ve bir dizi işlemleri yerine getirdiklerinden; Rektör Yardımcılarından farklı değerlendirilmeleri hakkaniyete uygun düşecektir.
Dolayısıyla, Rektör Yardımcıları dışındaki öğretim üyelerine yapılana ödemelerin mevzuata uygun olduğu kabul edilerek kamu zararı tutarından düşülmesi gerekmektedir. Başka bir anlatımla, sadece …’ye yapılan … TL ve …’e yapılan … tutarındaki ödemeler kamu zararı olarak değerlendirilmelidir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, karar düzeltilmesine mahal olduğuna karar verilerek tazmin hükmünün düzeltilerek tasdik edilmesi gerekir.
Üyeler; …, … ve …’ın;
Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden Yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası hükmüne istinaden, Döner Sermaye İşletmesinin Yönetim Kurulu olan Üniversite Yönetim Kurulunun Pedagojik Formasyon Komisyonuna belirli görev ve yetkiler vermesinde ve bu Komisyonca 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (f) bendinde yazılı sınırlar dâhilinde Komisyon üyelerine verilecek katkı payını belirlemesinde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, Komisyon üyeleri mesai saatleri dışında yapmış oldukları çalışmalar karşılığında ücret almışlar, Üniversite Yönetiminin kendilerine vermiş olduğu yetki ve uygulamaya koymuş olduğu mevzuat çerçevesinde hareket etmişlerdir.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltilmesi dilekçesindeki iddialarının kabulü ile karar düzeltilmesine mahal olduğuna karar verilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Üye …’nün;
Pedagojik Formasyon Programının, Yükseköğretim Kurulunun 28.01.2010 tarih ve 382 sayılı yazısının 8. maddesine istinaden oluşturulan komisyon tarafından yürütüldüğü, söz konusu Komisyonun, Üniversitenin Rektörlük Makamının atamasıyla Rektör Yardımcısı başkanlığında oluşturulduğu, Pedagojik Formasyon Programı Biriminin, Üniversite Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı Kararı ile onaylanan Usul ve Esaslar kapsamında verilen görevleri yerine getirdiği anlaşılmaktadır.
2547 sayılı Kanunun rektörün görev ve yetkilerine ilişkin 13 üncü maddesinin (b) fıkrasının 4 üncü bendinde; “gerekli gördüğü hallerde üniversiteyi oluşturan kuruluş ve birimlerde görevli öğretim elemanlarının ve diğer personelin görev yerlerini değiştirmek veya bunlara yeni görevler vermek” ve 5 inci bendinde; “üniversitenin birimleri ve her düzeydeki personeli üzerinde genel gözetim ve denetim görevini yapmak” rektörün görevleri arasında sayılmış, devamında, idari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında rektörün birinci derecede yetkili ve sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Aynı Kanunun “Üniversite Yönetim Kurulu” başlıklı 15 inci maddesinde de; “üniversite yönetimi ile ilgili rektörün getireceği konularda karar almak” kurulun görevleri arasında sayılmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinin (i) bendinde ise:
“Döner sermaye işletmesi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde, kaynakların ekonomik, verimli ve tasarruflu kullanılması esastır. Yapılacak olan ödemelerde gelir-gider dengesinin gözetilmesi zorunludur.
Yapılacak ek ödemenin oranları ile bu ödemelerin esas ve usulleri; yükseköğretim kurumlarının hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin kadro ve görev unvanı, görev yeri, çalışma şartları ve süresi, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ve mesleki uygulamalar ile ilgili performansı ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi hizmete katkı unsurları esas alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkartılacak yönetmelikle belirlenir. Bu yönetmelikte belirlenen temel ilkeler çerçevesinde üniversite yönetim kurulları gerekli düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Söz konusu hükümlere dayanılarak hazırlanan ve 18.12.2011 tarihli ve 2785 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumlarında Döner Sermaye Gelirlerinden yapılacak Ek Ödemenin Dağıtılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında; “Yönetmelik kapsamında belirtilen işlemleri yürütmek üzere komisyon ve inceleme heyetleri kurmaya ve bu komisyon ve inceleme heyetlerinin görev ve yetkilerini tespit etmeye yönetim kurulları yetkilidir.” denilmektedir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 58 inci maddesinde:
“d) Ziraat ve veteriner fakülteleri, sivil havacılık yüksekokulu ve bünyesinde atölye veya laboratuvar bulunan yükseköğretim kurumları ile sürekli eğitim merkezleri, açık öğretim hizmeti veren yükseköğretim kurumları ile düzenli döner sermaye geliri olan yükseköğretim kurumlarında üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına yapılacak ek ödemeler hakkında da (c) fıkrası hükümleri uygulanır.
e) Yükseköğretim kurumlarının (c) ve (d) fıkraları kapsamına girenler haricindeki diğer birimlerinde döner sermaye işletmesi hesabına yapılan iş veya hizmetler karşılığında tahsil edilen gelirlerden kanuni kesintiler ile varsa yapılan iş veya hizmetle bağlantılı giderler düşüldükten sonra geri kalan tutar, hizmet karşılığı olarak gelir tahsilatının yapıldığı tarihi izleyen bir ay içinde, veya hizmet bedelinin peşin tahsil edilmesi halinde hizmetin gerçekleşme oranına bağlı olarak aylara bölünerek hizmeti veren öğretim elemanlarına ödenir”
Denilmek suretiyle hizmet karşılığı ve hizmetin gerçekleşme oranına bağlı olarak, üretilen mal ve hizmetlerden elde edilen döner sermaye gelirlerine katkısı bulunan öğretim elemanlarına katkı payı ödenebilmesine imkan tanınmıştır. Ödemenin yapıldığı kişiler döner sermaye gelirinin elde edilmesine katkısı bulunan aynı zamanda birer öğretim elamanı olduklarından, katkı payı almalarında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca gerek 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde gerekse bu madde uyarınca yürürlüğe konulmuş olan Yönetmelikte yer alan ve yöneticilere döner sermayeden yapılacak ödemelerin esaslarını belirleyen düzenlemelerde temel kural; yöneticilere mesai saatleri içerisinde verdikleri mesleki hizmetlerden dolayı yönetici payı dışında ayrıca ek ödeme yapılamaması, mesai saatleri dışında döner sermaye gelirlerine katkılarının bulunması halinde ise gelir getirici katkıları dikkate alınarak ek ödeme yapılabilmesidir. İbraz edilen belgeler arasında yer alan komisyon tutanaklarından çalışmaların mesai saatleri dışında gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Yine 6085 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında:
“Denetimin yürütülmesi ve kamu zararının tespitinde aşağıdaki hususlara uyulur:
Kamu idarelerinin gelir, gider ve malları ile bunlara ilişkin mali nitelikteki tüm hesap ve işlemlerinin denetiminde; yetkili merci ve organlar tarafından usulüne uygun olarak alınan karar veya yapılan iş ve işlemlerin mevzuata ve idarelerce belirlenen hedef ve göstergelere uygun olmasına rağmen, yönetsel bakımdan gerekliliği, ölçülülüğü, uygun bulunmadığı yönünde görüş ve öneri içeren yerindelik denetimi sayılabilecek denetim raporu düzenlenemez. Denetim raporlarında, kamu idaresinin yerine geçerek belirli bir iş ve işlemin yapılmasını veya belirli bir politikanın uygulanmasını zorunlu kılacak, kamu idaresinin takdir yetkisini sınırlayacak veya ortadan kaldıracak görüş ve talep içeren rapor düzenlenemez.”
Denilmektedir. İdari gözetim ve denetimin yapılmasında ve bu görevlerin alt birimlere aktarılmasında, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumlu olan, üniversitenin birimleri ve her düzeydeki personeli üzerinde genel gözetim ve denetim görevini yapmakla görevli olan rektörün kendi yetkisi çerçevesinde, döner sermaye katkı payı alınabilecek şekilde görevlendirilen öğretim elemanlarına, bunların fiilen katkılarının olmadığı gerekçesiyle kamu zararı oluştuğu söylenemez.
Bu itibarla, sorumluların karar düzeltilmesi dilekçesindeki iddialarının kabulü ile karar düzeltilmesine mahal olduğuna karar verilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.
Karar verildiği 04.04.2018 tarih ve 44274 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:40