Sayıştay 2. Dairesi 39153 Kararı - Yüksek Öğretim Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
39153
24 Kasım 2015
Yüksek Öğretim Kurumları
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Yüksek Öğretim Kurumları
-
Yılı: 2012
-
Daire: 2
-
Dosya No: 39153
-
Tutanak No: 41094
-
Tutanak Tarihi: 24.11.2015
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Uzaktan öğretimde görevli personele yükseköğretim kurumlarında ikili öğretim yapılmasına ilişkin 3843 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle fazla mesai ödenmesi.
30 sayılı ilamın 3. maddesiyle, …’nde uzaktan öğretimde görevli personele yükseköğretim kurumlarında ikili öğretim yapılmasına ilişkin 3843 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle fazla mesai ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Sorumlu, temyiz dilekçesinde özetle; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun 44’üncü maddesinde değişiklik yapan ve uzaktan eğitim-öğretimi düzenleyen 6111 sayılı Kanun’un 171’inci maddesi hükümlerinin doğrudan ödeme yapma açısından uygulanabilir bir düzenleme mahiyetinde olduğunu, uzaktan öğretimde görev alan öğretim üyelerine ek ders ücreti tahakkuk ve ödemesinin 2547 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesinin "e" fıkrasının verdiği yetkiyle çıkarılacak usul ve esaslar çerçevesinde gerek 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36’ncı maddesi gerekse 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu’nun 11’inci maddesi temel hükümlerine uygun yapılması gerektiğinin öngörüldüğünü, 2012 mali yılı içinde uzaktan öğretimde öğretim üyelerine 2547 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesinde öngörülen ders saati sınırlaması esas olmak üzere yukarıdaki ilgili maddelerde anlatılan ek ders ödemelerine ilişkin temel hükümler çerçevesinde ek ders tahakkuku ve ödemesinde bulunulduğunu, dolayısıyla özellikle derse kaydolan öğrenci sayısı, dersin canlı veya kayıttan verilmesi gibi hususlara ilişkin usul ve esaslar çıkarılmamış olmasına rağmen ek ders tahakkuklarının 2547 sayılı Kanun ile 2914 sayılı Kanun’da öngörülen hükümlere uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, uzaktan öğretime 2547 sayılı Kanun’un öngördüğü çerçevede katkı veren idari personele ilişkin fazla mesai ödemesine ilişkin genel hukuki metinlere bakıldığında 3843 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi ile 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 15’inci maddesi hükümlerinin yer aldığını, 2547 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesi çerçevesinde ders malzemelerinin hazırlanmasında veya dersin yürütülmesinde idari personele uzaktan öğretim sürecine yapmış olduğu katkı çerçevesinde yapılan ödemelerin idari personele fazla mesai ödenmesine ilişkin temel hükümler ve 2012 yılı Merkez Yönetim Bütçe Kanunun (K) cetveli listesindeki tutarlar üzerinden gerçekleştirildiğini, bu kapsamda uzaktan öğretime katkı veren idari personele fazla mesai ücreti ödenmesinin tıpkı ek ders ücreti ödenmesinde olduğu gibi ilgili temel mevzuatın getirdiği sınırlamalar çerçevesinde 666 sayılı KHK'da öngörüldüğü şekilde 2012 yılı sonuna kadar ödemesi gerektiğini, bu hükümler ışığında uzaktan öğretim veren kurumlarda öğretime katkıda bulunan idari personele 3843 sayılı Kanun ve yılı Bütçe Kanunu’nun öngördüğü sınırlar ve esaslar çerçevesinde ödeme yapılmasının uygun görüldüğünü, ayrıca, üniversitede gerek ek ders gerekse fazla mesai karşılığı personel ödenen toplam ücretin uzaktan öğretim için yatırılan toplam harç tutarının ortalama % 50-60'ı arasında bir seviyede gerçekleşmekte olduğunu, bu nedenle personele kanunun öngördüğü üst sınırın altında bir ödemede bulunulmak suretiyle ödeneklerde bir aşımın da söz konusu olmadığını, aksine üniversitenin bakım onarım, hizmet alımı gibi kalemleri için ihtiyaçları üzerinde bir kaynak da yaratıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Başsavcılık karşılamasında özetle; sorumlunun dilekçesinde tazmin hükmüne ilişkin olarak; uzaktan eğitimde görevli personele fazla çalışma ücreti ödemelerinin mevzuatına uygun olduğu, yapılan ödemelerde mevzuatına aykırı bir husus bulunmadığı belirtilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği ifade edildikten sonra, ortaya konulanlar karşısında adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Sorumlu, ikinci temyiz dilekçesinde özetle; Sayıştay Başsavcılığı’nın mütalaasında da isabetle belirtildiği üzere Yüksekokullarında idari personele yapılan ödemelerin yasal dayanağa sahip, gerçek ödemeler olduğunu, bu nedenden ötürü Sayıştay savcısının mütalaasına herhangi bir itirazlarının olmadığını ve daha önceki temyiz dilekçelerinde dile getirilen hususlar doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğini bildirmiştir.
Başsavcılık ikinci karşılamasında; sorumlu tarafından ileri sürülen hususlar, önceki görüşleri doğrultusunda olduğundan, yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.
Duruşma talep eden sorumlu … ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:
Sorumluluk Yönünden İnceleme:
Öncelikli olarak, sorumlu tarafından herhangi bir itiraz olmamasına karşın kamu zararı ile ilgili olarak verilen Sayıştay Genel Kurulu’nun 14.6.2007 tarih 5189/1 sayılı kararında sorumluluk hukuku bakımından kamu görevlileri için 5018 sayılı Kanundan önce kusursuz sorumluluk (objektif) ilkesinin geçerli olduğu, 5018 sayılı Kanun’la bu ilkeden vazgeçilip kusur sorumluluğu (sübjektif) ilkesinin benimsendiği, işlemlerin tek başına mevzuata aykırı olmasının, bu işlemleri yapan kamu görevlilerinin sorumlu tutulmaları için yeterli olmadığı belirtilmiştir. Başka bir ifadeyle, eskiden bir işlemin mevzuata aykırı olması tazmin hükmü vermek için yeterli iken, 5018 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, mevzuata aykırılığın yanı sıra kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinin varlığının da ispatlanmasının gerekli olacağı ifade edilmiştir.
Bu doğrultuda, 5018 sayılı Kanun’a göre mali sorumluluğun oluşabilmesi için;
-
Kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem bulunmalıdır.
-
Ortada bir kamu zararı olmalıdır.
-
Mevzuata aykırı karar, işlem ve eylemle zarar arasında bir illiyet olmalıdır.
Yine, Sayıştay Genel Kurulu’nun yukarıda zikredilen kararının III Sorumlular başlıklı bölümün Gerçekleştirme Görevlileri başlığını taşıyan 4 üncü maddesinin Kurul, Komisyon veya Benzeri Bir Organca Düzenlenen Gerçekleştirme Belgelerinde Sorumluluk başlıklı c fıkrasında bulunan "5018 sayılı Kanunun 33'üncü maddesi uyarınca mali işlemin gerçekleştirilmesinde görevli olanların sorumluluğu, bu işlemleri yetkili ve görevli olarak yapmalarına ve yapılan giderin bu kişilerce düzenlenen belgeye dayanılarak yapılması hususlarına göre belirlenmektedir.
Bu nedenle mevzuatına göre oluşturulan kurul, komisyon veya benzeri bir organ tarafından düzenlenen keşif, rapor, tutanak, karar veya ödemeye esas benzeri belgelerden doğacak sorumluluğa, işlemi gerçekleştiren ve bu belgeyi düzenleyip imzalayan kurul üyelerinin de dahil edilmeleri ve bu işlem nedeniyle harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiğine çoğunlukla" hükmü sarahaten bir kurul tarafından alınan kararlardan doğan sorumluluğa kurul üyelerinin de dahil edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Dolayısıyla, söz konusu ödemenin ilgili fakültenin ya da yüksekokulun aldığı yönetim kurulu kararına göre yapıldığı anlaşılmakta olup anılan kararı alan kurul üyelerine sorumluluk tevcih edilmemesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, söz konusu kişilerin de sorumlu tutulması (sorumluluğa dahil edilmesi) gerekmektedir.
Konunun Esası Yönünden İnceleme:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6111 sayılı Kanun’la değişik “Diploma alma, ders kredilerinin hesaplanması, öğrencilik haklarından yararlanma ve sınavlar” başlıklı 44’üncü maddesinin (e) fıkrasında aynen:
“e. Yükseköğretim Kurulu kararı üzerine yükseköğretim kurumlarında; öğretim elemanı ve öğrencilerin aynı mekânda bulunma zorunluluğu olmaksızın, bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı olarak öğretim faaliyetlerinin planlandığı ve yürütüldüğü önlisans, lisans ve lisansüstü uzaktan öğretim programları açılabilir. Uzaktan öğretim programlarının açılabileceği alanlar, uzaktan öğretim yoluyla verilecek dersler ve kredi miktarları, ders materyallerinin hazırlanması, sınavlarının yapılma şekli, yükseköğretim kurumları arasında bu amaçla yapılacak protokoller ile uzaktan öğretime ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir.
Uzaktan öğretim programı kapsamında yükseköğretim kurumlarında ders veren öğretim elemanlarına, haftalık 10 saati geçmemek üzere verdikleri ders başına, 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesindeki unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretinin beş katını geçmemek üzere yükseköğretim kurumları yönetim kurulunca belirlenecek tutarda ek ders ücreti ödenir. Ders malzemelerinin hazırlanması, derse kaydolan öğrenci sayısı, dersin canlı veya kayıttan verilmesi, öğrencilerin sorularına verilen cevaplar, ödev veya uygulamaların değerlendirilmesi için harcanan süreler ile uzaktan öğretimle verilen derslere katılan öğrenci sayısı esas alınarak öğretim elemanlarına yapılacak ek ders ücreti ile ders malzemelerinin hazırlanmasında veya dersin yürütülmesinde fiilen katkıda bulunanlara yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Ancak, yukarıda belirtilen her türlü ödemelerin toplamı uzaktan öğretim için yatırılan toplam öğrenim ücretinin yüzde yetmişini geçemez…
…
Birinci ve ikinci öğretim programlarındaki bir dersin hem örgün öğretim yoluyla hem de uzaktan öğretim yoluyla verilmesinin senato tarafından uygun görülmesi halinde; dersi uzaktan öğretim yoluyla almayı tercih eden öğrencilerden, bu Kanunun 46 ncı maddesinin (c) fıkrasına göre belirlenen kredi başına öğrenci katkı payı veya öğrenim ücreti alınır. Dersin uzaktan öğretim yoluyla verilmesinde görev alan öğretim elemanı ve diğer personele, dersi uzaktan öğretim yoluyla almayı tercih eden öğrencilerden alınan öğrenci katkı payı veya öğrenim ücreti toplamının yüzde yetmişini geçmeyecek şekilde bu fıkranın ikinci paragrafına göre ödeme yapılır.
...”
denilmektedir.
Yukarıda yer alan kanun hükmüne göre uzaktan öğretim programı kapsamında fiilen katkıda bulunan öğretim elemanı ile diğer personele yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmesi gerekmektedir.
Buna karşın, Yükseköğretim Kurulu tarafından, tazmine konu olan 2012 yılında bu belirleme (kimlere hangi koşullar altında ve ne tutarda ödeme yapılacağı) 07.12.2012 tarihine kadar gerçekleştirilmemiş olup ancak Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 6-7.12.2012 tarihli toplantısında Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar ile ilgili olarak alınan 2012.29.1267 sayılı karar ile yürürlüğe girebilmiştir. (Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 01.02.2013 tarihli toplantısında da bu kararın geri alınmasına ve söz konusu usul ve esasların kabul edilen şekliyle uygun olduğuna karar verilmiştir.) Bahsi geçen ilk karardan sonra da üniversite yönetim kurulu ve ilgili yüksekokul yönetim kurulunun daha önceden alınmış kararlarına binaen uzaktan öğretimden elde edilen gelirin akademik ve idari personele nasıl dağıtılacağı belirlenmiştir. 07.12.2012 tarihine kadar yapılacak ödemelerde ilgili hukuki bir boşluk bulunmakta ise de ilgili fakülte/yüksekokul yönetimlerince 07.12.2012 tarihinden önce hakedilen tutarlar da geçmişe dönük olarak 07.12.2012 tarihinden sonra (17.12.2012) tarihinde ödenmek suretiyle bu sorun bertaraf edilmek istenmiştir.
Her ne kadar 2012 yılı sonunda yürürlüğe giren usul ve esaslarda da “ek ders ücreti”, “ders malzemelerinin hazırlanmasında ve dersin yürütülmesinde fiilen katkıda bulunan öğretim elemanlarına Ek-1 sayılı cetvel dikkate alınarak yapılacak ödemeler” ve “sınav ücreti” dışında bir ödeme öngörülmemekte diğer bir deyişle idari personele fazla çalışma ücreti verilmesine cevaz veren bir hüküm bulunmamakta ise de usul ve esasların yürürlüğe girdiği tarihe kadar yukarıda da belirtildiği gibi ortada hukuki bir boşluğun bulunduğu açıkça gözükmektedir. Dolayısıyla, üniversite tarafından (fakülte ve yüksekokulların yönetim kurulları vasıtasıyla) 2547 sayılı Kanunun 44’üncü maddesinin (e) bendinin ikinci paragrafındaki “… ders malzemelerinin hazırlanmasında veya dersin yürütülmesinde fiilen katkıda bulunanlara” ve dördüncü paragrafındaki “Dersin uzaktan öğretim yoluyla verilmesinde görev alan öğretim elemanı ve diğer personele” ibarelerinden hareketle uzaktan öğretimde görevlendirilen idari personele ödeme yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Bu şartlar altında fiilen fazla mesai yapan personele ödeme yapılacak olup tartışılması gereken konu fazla mesai ücretinin tutarının neye göre belirleneceği konusundadır.
İlgili Kanunda belirtilen yetkili organlar tarafından daha yüksek bir ödeme yapılması konusunda herhangi bir düzenleme yapılmadığı görülmektedir. Yetkili organlar tarafından yapılan düzenlemede bir hüküm bulunmadığından ikinci öğretimde ödenecek olan fazla mesai miktarının uygulanmasının da imkanı yoktur. Bu şartlar altında kanunen ödeme yapılmasına imkan verildiği ancak daha yüksek bir ödemenin koşulları da sağlanamadığından bu kişilere genel kuralara göre verilebilecek olan asgari fazla mesai ücreti üzerinden ödeme yapılmalı ve buna göre fazla mesai ücretleri ile ilgili olarak da 657 sayılı DMK ve bu kanuna dayanılarak çıkarılmış olan Fazla Çalışma Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmelik hükümleri uygulanmalıdır.
Bu itibarla, 2012 yılı Merkezi Yönetim Bütçesine ekli (K) Cetvelinde belirlenen rakamlar yerine bu rakamların 3 katı şeklinde uygulanması mevzuata uygun olmayıp (K) Cetvelinde belirlenen rakamlar üzerinden (1 kat) yeniden bir hesaplama yapılması gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca 30 sayılı ilamın 3. maddesiyle verilen tazmin hükmünün hem sorumluluk hem konunun esası yönünden BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeniden hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE; (Sorumluluğa ilişkin oylamada; Üyeler … ve …’in; “İlamda kendilerine sorumluluk yüklenen kişilerin herhangi bir itirazları bulunmamakla beraber ödeme yasal mevzuat sınırları içerisinde Merkezi Yönetim Bütçesine ekli (K) Cetvelinde belirlenen rakamlar üzerinden (1 kat dahilinde) yapılabileceğinden ilgili yönetim kurullarınca bir karar alınmış olmasının bir ehemmiyeti bulunmamaktadır. Dolayısıyla, sorumluluğa ödemeye ilişkin kararı alan ilgili fakülte/yüksekokul yönetim kurullarının sorumluluğa dahil edilmesine gerek bulunmayıp sadece kamu zararı tutarının yeniden hesaplanması maksadıyla dairesine gönderilmesi gerekir.”
Konunun esasına ilişkin oylamada; Üyeler …, … ve …’ın; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6111 sayılı Kanun’la değişik “Diploma alma, ders kredilerinin hesaplanması, öğrencilik haklarından yararlanma ve sınavlar” başlıklı 44’üncü maddesinin (e) fıkrası hükmüne göre uzaktan öğretim programı kapsamında fiilen katkıda bulunan öğretim elemanı ile diğer personele yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmesi gerekmektedir.
Buna karşın, Yükseköğretim Kurulu tarafından, tazmine konu olan 2012 yılında bu belirleme (kimlere hangi koşullar altında ve ne tutarda ödeme yapılacağı) 07.12.2012 tarihine kadar gerçekleştirilmemiş olup ancak Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 6-7.12.2012 tarihli toplantısında Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar ile ilgili olarak alınan 2012.29.1267 sayılı karar ile yürürlüğe girebilmiştir. (Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 01.02.2013 tarihli toplantısında da bu kararın geri alınmasına ve söz konusu usul ve esasların kabul edilen şekliyle uygun olduğuna karar verilmiştir.) Bahsi geçen ilk karardan sonra da üniversite yönetim kurulu ve ilgili yüksekokul yönetim kurulunun daha önceden alınmış kararlarına binaen uzaktan öğretimden elde edilen gelirin akademik ve idari personele nasıl dağıtılacağı belirlenmiştir. 07.12.2012 tarihine kadar yapılacak ödemelerde ilgili hukuki bir boşluk olduğu gözükmekte ise de üniversite yönetimince 07.12.2012 tarihinden önce hakedilen tutarlar da geçmişe dönük olarak 07.12.2012 tarihinden sonra (17.12.2012) tarihinde ödenmek suretiyle bu sorun bertaraf edilmek istenmiştir. Ancak, Yükseköğretim Kurulu’nun uzaktan öğretimde görevli personele yapılacak ödemelere ilişkin iradesinin üniversitenin ilgili yüksekokul yönetim kurulunun aldığı karar doğrultusunda olmadığı açık bir şekilde gözükmektedir.
Şöyle ki; ilgili esaslarda dersi veren öğretim elemanına verilen “ek ders ücreti” ve “ders malzemelerinin hazırlanmasında ve dersin yürütülmesinde fiilen katkıda bulunan öğretim elemanlarına Ek-1 sayılı cetvel dikkate alınarak yapılacak ödemeler” olmak üzere iki çeşit ödeme bulunmakta olup bu ödemeler de tamamıyla ve sadece öğretim elemanlarını ilgilendirmektedir. Dolayısıyla, 2547 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesinin e fıkrasındaki “dersin uzaktan öğretim yoluyla verilmesinde görev alan öğretim elemanı ve diğer personel” ifadesindeki tekil “öğretim elemanı” ibaresinden dersi veren öğretimin elemanının; çoğul “diğer personel” ibaresinden ise Ek-1 sayılı cetveldeki birim koordinatörü, program koordinatörü, yayın komisyonu, eğitim senaryosu tasarımı, yazılı ve görsel eğitim/öğretim materyalinin geliştirilmesi, yazılı ve görsel eğitim/öğretim materyalinin denetimi, canlı ders yönetimi, canlı ders koordinasyonu/denetimi, 10-20 dakika video çekiminde ders anlatma veya spikerlik veya seslendirme, uzaktan öğretim birimi, ölçme-değerlendirme, ölçme-değerlendirme soru bankası hazırlama hizmetlerini yapan (ders malzemelerinin hazırlanmasında ve dersin yürütülmesinde fiilen katkıda bulunan) öğretim elemanlarının (öğretim elemanlığına haiz personelin) anlaşılması gerekmektedir. 2547 sayılı Kanun uyarınca da öğretim elemanları yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, okutmanlar ile öğretim yardımcılarından oluşmakta olup idari personeli kapsamamaktadır.
Öte yandan, aynı esasların ilk halinin “Sınav ücretleri” başlıklı 18’inci (01.02.2013 tarihinden sonraki halinde ise yine aynı başlıklı 17’nci) maddesinde “sınav ücreti” adlı bir üçüncü ödeme çeşidinin öğretim elemanları ve öğretim elemanları dışındaki personele (merkezi sınavlar dışındaki müfredat uyarınca belirlenen sınavlarda görev alan öğretim elemanları ile merkezi sınavlarda görev alan sınav koordinatörü, sınav koordinatör yardımcısı bina sınav sorumlusu veya yöneticisi, bina sınav sorumlu yardımcısı veya yönetici yardımcısı, salon başkanı, gözetmen, engelli gözetmeni, sınav evrakı nakil görevlisi/güvenlik görevlisi, bina güvenlik görevlisi, merkez sınav görevlisi, hizmetli ve şoföre) hangi şekilde yapılacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
Yükseköğretim kurumlarında görevli personele verilecek “Fazla çalışma ücreti” ise yükseköğretim kurumlarında ikili öğretim yapılmasına ilişkin 3843 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde düzenlenmiş olup bu maddede aynen:
“Yükseköğretim kurumlarının ikinci öğretim yapan birimlerinde görevli öğretim elemanları ile idari personele yasal çalışma saati bitiminden sonra fiilen yaptıkları fazla çalışma süreleri için saat ücreti ödenir. Yapılacak fazla çalışmanın aylık saati ile ödenecek ücretin miktarı, Yükseköğretim Kurulunun görüşü, Millî Eğitim Bakanlığının teklifi üzerine her yıl bütçe kanunu ile belirlenen saat başı fazla çalışma ücretinin üç katını aşmayacak şekilde Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir.
Ancak, öğretim elemanlarına aynı süre için ek ders ücreti ile birlikte fazla çalışma ücreti ödenmez.
Öğretim elemanlarına ödenecek ek ders ve sınav ücretleri ile personele ödenecek fazla çalışma ücretlerinin toplamı, toplanan ikinci öğretim ücretlerinin %70’ini aşamaz.”
denilmektedir.
Görüleceği üzere, “fazla çalışma ücreti” üniversitede ikinci öğretim yapan birimlere özgü bir ödeme çeşidi olup uzaktan öğretime ilişkin kanun ile usul esaslarda “ek ders ücreti”, “ders malzemelerinin hazırlanmasında ve dersin yürütülmesinde fiilen katkıda bulunan öğretim elemanlarına Ek-1 sayılı cetvel dikkate alınarak yapılacak ödemeler” ve “sınav ücreti” dışında bir ödeme öngörülmemektedir. Bu nedenle, uzaktan öğretimde görevli olan personele ikinci öğretime ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanarak ödeme yapılmasının yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.
Özetle, …’nin ilgili yüksekokulu kurulu kararı doğrultusunda idari personele yapılan fazla çalışma ücreti ödemelerinin “Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar”’ın yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılmış olduğu da (üniversite yönetimince bilindiği de) dikkate alındığında gerek kanunun gerekse kanunun uygulanmasına yön veren usul ve esasların cevaz vermediği bir ödemenin gerçekleştirilmesi mümkün görünmemektedir.
Bu itibarla, sorumluluk yönünden ilam hükmünün bozulması gerekçesine katılmakla beraber konunun esası yönünden tazmin hükmünün tasdiki gerekir.” ve
Üye …’nın; “2547 sayılı Kanunun 44’üncü maddesinin (e) bendinin ikinci paragrafında “… ders malzemelerinin hazırlanmasında veya dersin yürütülmesinde fiilen katkıda bulunanlara” dördüncü paragrafında ise “dersin uzaktan öğretim yoluyla verilmesinde görev alan öğretim elemanı ve diğer personele” ödeme yapılması öngörülmüştür. Aynı bentte, bu ödemelere ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenmesi öngörülmüş olmasına rağmen bu belirleme 2012 yılında yapılmadığından, uygulama 3843 sayılı Kanunda ikili öğretim için belirlenmiş esaslara göre yürütülmüştür. Fiilen yapılan fazla çalışmanın ücretle karşılanması gerekmekte olup, 2547 sayılı Kanunun 44’üncü maddesinin (e) bendi hükmüne istinaden yapılan bu ödemede ilişik bulunmamaktadır. Ayrıca bu ödemelerin toplamının, anılan bentte uzaktan öğretim için yatırılan toplam öğrenim ücretinin yüzde yetmişi olarak belirlenen sınırın da içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, … Strateji Geliştirme Başkanlığının ödeme yapılmasını uygun gören yazısı da dikkate alınarak idari personele uzaktan eğitim programının yürütülebilmesi için fiilen yaptıkları mesai saatleri dışındaki (mesai saati bitiminde, öğle arasında veya hafta sonlarında) çalışmalar için yapılmış bulunan ödemeler için temyiz talebinde bulunan ilgilinin iddialarının kabul edilerek tazmin hükmünün kaldırılması gerekir.”
şeklindeki ayrışık görüş gerekçelerine karşı) oy çokluğu ile,
Karar verildiği 24.11.2015 tarih ve 41094 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13