Sayıştay 2. Dairesi 38555 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
38555
23 Haziran 2015
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 2
-
Dosya No: 38555
-
Tutanak No: 40687
-
Tutanak Tarihi: 23.06.2015
-
Konu:
KARAR
TEMYİZ KURULU KARARI
Duruşma talebinde bulunan Nurettin ER ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
- 1428 sayılı ilamın 19. maddesi ile “Alo Ambulans Hizmet Alımı İşi”nde; iş artışına gidilmek suretiyle işin süresi sözleşme şartlarında 90 gün uzatılırken, ödemelerin yüklenicinin teklif ettiği bedelden fazla olması nedeniyle 24.439,78 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; Kamu İhale Genel Tebliği’nin süreklilik arz eden mal ve hizmet alımlarının kesintiye uğratılmadan temini başlıklı 20 nci maddesinde;
“20.1. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (b) bendinde ertesi mali yılda gerçekleştirilecek süreklilik arz eden mal ve hizmet alımları için bir önceki mali yıl sona ermeden ihaleye çıkılabileceği düzenlenmiştir. Böylece ihale ile ilgili ilan süresi ve ihale sürecinin belirli bir zaman alacağı da dikkate alınarak ertesi yılda gerçekleştirilecek bu tür mal ve hizmet alımı ihalelerine mali yıl sona ermeden çıkılabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak yılın sonunda ya da ertesi yılın başında çıkılan ihalelerde önceden öngörülemeyen nedenlerle ihale sürecinin uzadığı durumlarda süreklilik arz eden bu alımların kesintiye uğratılmamasını teminen, ihale sonuçlandırılıncaya kadar geçecek süre içindeki ihtiyaçların 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (b) bendindeki “idare tarafından önceden öngörülemeyen olaylar” kapsamında değerlendirilerek, anılan madde hükmü ve 62 nci maddenin (ı) bendinde yer alan esaslar da dikkate alınarak aynı Kanunun 21 inci maddesinin (f) bendi ya da 22 nci maddesinin (d) bendinde belirtilen tutarlara kadar olanların bu maddelere göre temin edilebilmesi idarenin yetki ve sorumluluğundadır.” denildiğini,
Yukarıda yer alan hüküm gereği işin süreklilik arzetmesi ve telafi imkânsız, sonuçlara yol açacağı düşüncesiyle aynı firmaya 90 gün süre uzatımına gidildiğini, işin kapsamı ve süresi dikkate alınarak aynı firma için bir bedel dikkate alındığını, dolayısıyla aylık firmaya ödenen hak ediş bedelinin kuşkusuz işin kapsamı ve süresi dikkate alındığında daha yüksek olacağını, hesaplanan yaklaşık maliyete göre başka firmaya verilmesi durumunda bu aylık hak ediş bedelinin daha yüksek olacağının göz önünde bulundurulması gerektiğini,
Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere iş mal ve hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödenmesi sonucu bir kamu zararına sebebiyet verilmesinin söz konusu olmayacağını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; “Ortaya konulanlar Daire kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu itibarla verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
30.09.2009 tarihinden itibaren yeni ihale yapılıncaya kadar aynı şartlar dâhilinde işin 90 takvim günü daha sözleşme şartları ile devam ettirilmesi 10.08.2009 tarihinde kabul edilmiş ve % 6,6 oranında iş artışına gidilmiştir. Diğer bir ifade ile 90 günlük süre uzatımı, sözleşme tutarında % 6,6 oranında (4.941.000,00/45= 109.800,00*3= 329.400,00) (329.400,00/4.941.000,00=0,066) artışa tekabül etmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24. maddesinde;
“Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş;
a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
Şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri sözleşmelerinde ise % 20 'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir.
….” hükmü yer almaktadır.
Sözleşmenin 30. maddesinde;
“Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan işi;
Sözleşmeye esas iş tanımı içinde kalması ve
İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması
şartlarıyla sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırmaya idare yetkilidir.
İşin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.
Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşılması halinde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i kabul (garanti süreli işlerde ön kabul) tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir.” denilmektedir.
Gerek 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24. maddesinde, gerekse Sözleşmenin 30. maddesinde; idarenin sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye iş artışı yaptırmaya yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu hükme dayanarak da idare tarafından 10.08.2009 tarihinde % 6,6 oranında iş artışına gidilmiştir. Bu durumda iş artışına konu olan işlerin bedelinin sözleşmede yer alan tutar üzerinden ödenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile artırılan işler için, sözleşmede yer alan aylık hakediş bedelinden daha fazla ödeme yapılması mümkün değildir.
14.12.2005 sözleşme tarihli işin bedeli ödenirken idari şartnamenin diğer hususlar kısmında yer alan her mali yılın başında TÜFE artış oranının yüklenicinin hak edişine yansıtılacağına ilişkin hüküm dikkate alınmaktadır. Bunun sonucu olarak yüklenicinin aylık teklifi 109.800,00 TL iken tüfe artış oranı uygulanmak suretiyle Eylül 2009 ödemesi 156.906,54 TL olmuştur. Dolayısıyla iş artışına konu olan hakedişler için de aylık 156.906,54 TL ödenmesi gerekmektedir.
Ancak uygulamada süre uzatımı ile birlikte aylık ödemeler de % 6,6 oranında arttırılarak aylık 167.262,38 TL üzerinden ödeme yapılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, sözleşmede yer alan işler dışında yeni bir iş kalemi ortaya çıkmadığından, süre uzatımına ilişkin olarak ödenecek aylık hakediş bedellerinin sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde 156.906,54 TL olarak ödenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 1428 sayılı ilamın 19. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1428 sayılı ilamın 20. maddesi ile “Alo Cenaze 188 Hizmet Alımı İşi”nde; iş artışına gidilmek suretiyle işin süresi sözleşme şartlarında 90 gün uzatılırken, ödemelerin yüklenicinin teklif ettiği bedelden fazla olması nedeniyle 16.572,40 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; Kamu İhale Genel Tebliği’nin süreklilik arz eden mal ve hizmet alımlarının kesintiye uğratılmadan temini başlıklı 20 nci maddesinde;
“20.1. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (b) bendinde ertesi mali yılda gerçekleştirilecek süreklilik arz eden mal ve hizmet alımları için bir önceki mali yıl sona ermeden ihaleye çıkılabileceği düzenlenmiştir. Böylece ihale ile ilgili ilan süresi ve ihale sürecinin belirli bir zaman alacağı da dikkate alınarak ertesi yılda gerçekleştirilecek bu tür mal ve hizmet alımı ihalelerine mali yıl sona ermeden çıkılabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak yılın sonunda ya da ertesi yılın başında çıkılan ihalelerde önceden öngörülemeyen nedenlerle ihale sürecinin uzadığı durumlarda süreklilik arz eden bu alımların kesintiye uğratılmamasını teminen, ihale sonuçlandırılıncaya kadar geçecek süre içindeki ihtiyaçların 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (b) bendindeki “idare tarafından önceden öngörülemeyen olaylar” kapsamında değerlendirilerek, anılan madde hükmü ve 62 nci maddenin (ı) bendinde yer alan esaslar da dikkate alınarak aynı Kanunun 21 inci maddesinin (f) bendi ya da 22 nci maddesinin (d) bendinde belirtilen tutarlara kadar olanların bu maddelere göre temin edilebilmesi idarenin yetki ve sorumluluğundadır.” denildiğini,
Yukarıda yer alan hüküm gereği işin süreklilik arzetmesi ve telafi imkânsız, sonuçlara yol açacağı düşüncesiyle aynı firmaya 90 gün süre uzatımına gidildiğini, işin kapsamı ve süresi dikkate alınarak aynı firma için bir bedel dikkate alındığını, dolayısıyla aylık firmaya ödenen hak ediş bedelinin kuşkusuz işin kapsamı ve süresi dikkate alındığında daha yüksek olacağını, hesaplanan yaklaşık maliyete göre başka firmaya verilmesi durumunda bu aylık hak ediş bedelinin daha yüksek olacağının göz önünde bulundurulması gerektiğini,
Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere iş mal ve hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödenmesi sonucu bir kamu zararına sebebiyet verilmesinin söz konusu olmayacağını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; “Ortaya konulanlar Daire kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu itibarla verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
30.09.2009 tarihinden itibaren yeni ihale yapılıncaya kadar aynı şartlar dâhilinde işin 90 takvim günü daha sözleşme şartları ile devam ettirilmesi 10.08.2009 tarihinde kabul edilmiş ve % 6,6 oranında iş artışına gidilmiştir. Diğer bir ifade ile 90 günlük süre uzatımı, sözleşme tutarında % 6,6 oranında (3.649.500,00/45= 81.000,00*3= 243.300,00) (243.300,00/3.649.500,00= 0,066) artışa tekabül etmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24. maddesinde;
“Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş;
a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
Şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri sözleşmelerinde ise % 20 'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir.
….” hükmü yer almaktadır.
Sözleşmenin 30. maddesinde;
“Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan işi;
Sözleşmeye esas iş tanımı içinde kalması ve
İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması
şartlarıyla sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırmaya idare yetkilidir.
İşin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.
Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşılması halinde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i kabul (garanti süreli işlerde ön kabul) tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir.” denilmektedir.
Gerek 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24. maddesinde, gerekse Sözleşmenin 30. maddesinde; idarenin sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye iş artışı yaptırmaya yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu hükme dayanarak da idare tarafından 10.08.2009 tarihinde % 6,6 oranında iş artışına gidilmiştir. Bu durumda iş artışına konu olan işlerin bedelinin sözleşmede yer alan tutar üzerinden ödenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile artırılan işler için, sözleşmede yer alan aylık hakediş bedelinden daha fazla ödeme yapılması mümkün değildir.
14.12.2005 sözleşme tarihli işin bedeli ödenirken idari şartnamenin diğer hususlar kısmında yer alan her mali yılın başında TÜFE artış oranının yüklenicinin hak edişine yansıtılacağına ilişkin hüküm dikkate alınmaktadır. Bunun sonucu olarak yüklenicinin aylık teklifi 81.000,00 TL iken tüfe artış oranı uygulanmak suretiyle Eylül 2009 ödemesi 106.397,17 TL olmuştur. Dolayısıyla iş artışına konu olan hakedişler için de aylık 106.397,17 TL ödenmesi gerekmektedir.
Ancak uygulamada süre uzatımı ile birlikte aylık ödemeler de % 6,6 oranında arttırılarak aylık 113.419,38 TL üzerinden ödeme yapılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, sözleşmede yer alan işler dışında yeni bir iş kalemi ortaya çıkmadığından, süre uzatımına ilişkin olarak ödenecek aylık hakediş bedellerinin sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde 106.397,17 TL olarak ödenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 1428 sayılı ilamın 20. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1428 sayılı ilamın 21. maddesi ile “Sincan Evcil Hayvanlar Parkı ve Mesire Alanı Hayvanlarının Sağlık, Bakım ve Beslenme Hizmet Alım İşi”nde; iş artışına gidilmek suretiyle işin süresi sözleşme şartlarında 90 gün uzatılırken, ödemelerin yüklenicinin teklif ettiği bedelden fazla olması nedeniyle 15.230,47 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle; Kamu İhale Genel Tebliği’nin süreklilik arz eden mal ve hizmet alımlarının kesintiye uğratılmadan temini başlıklı 20 nci maddesinde;
“20.1. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (b) bendinde ertesi mali yılda gerçekleştirilecek süreklilik arz eden mal ve hizmet alımları için bir önceki mali yıl sona ermeden ihaleye çıkılabileceği düzenlenmiştir. Böylece ihale ile ilgili ilan süresi ve ihale sürecinin belirli bir zaman alacağı da dikkate alınarak ertesi yılda gerçekleştirilecek bu tür mal ve hizmet alımı ihalelerine mali yıl sona ermeden çıkılabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak yılın sonunda ya da ertesi yılın başında çıkılan ihalelerde önceden öngörülemeyen nedenlerle ihale sürecinin uzadığı durumlarda süreklilik arz eden bu alımların kesintiye uğratılmamasını teminen, ihale sonuçlandırılıncaya kadar geçecek süre içindeki ihtiyaçların 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (b) bendindeki “idare tarafından önceden öngörülemeyen olaylar” kapsamında değerlendirilerek, anılan madde hükmü ve 62 nci maddenin (ı) bendinde yer alan esaslar da dikkate alınarak aynı Kanunun 21 inci maddesinin (f) bendi ya da 22 nci maddesinin (d) bendinde belirtilen tutarlara kadar olanların bu maddelere göre temin edilebilmesi idarenin yetki ve sorumluluğundadır.” denildiğini,
Yukarıda yer alan hüküm gereği işin süreklilik arzetmesi ve telafi imkânsız, sonuçlara yol açacağı düşüncesiyle aynı firmaya 90 gün süre uzatımına gidildiğini, işin kapsamı ve süresi dikkate alınarak aynı firma için bir bedel dikkate alındığını, dolayısıyla aylık firmaya ödenen hak ediş bedelinin kuşkusuz işin kapsamı ve süresi dikkate alındığında daha yüksek olacağını, hesaplanan yaklaşık maliyete göre başka firmaya verilmesi durumunda bu aylık hak ediş bedelinin daha yüksek olacağının göz önünde bulundurulması gerektiğini,
Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere iş mal ve hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödenmesi sonucu bir kamu zararına sebebiyet verilmesinin söz konusu olmayacağını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; “Ortaya konulanlar Daire kararının gerekçelerini karşılamaktan uzaktır. Bu itibarla verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.“ şeklinde görüş bildirmiştir.
30.09.2009 tarihinden itibaren yeni ihale yapılıncaya kadar aynı şartlar dâhilinde işin 90 takvim günü daha sözleşme şartları ile devam ettirilmesi 10.08.2009 tarihinde kabul edilmiş ve % 9 oranında iş artışına gidilmiştir. Diğer bir ifade ile 90 günlük süre uzatımı, sözleşme tutarında % 9 oranında (2.194.500,00/33= 66.500,00*3= 199.500,00) (199.500,00/2.194.500,00= 0,09) artışa tekabül etmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24. maddesinde;
“Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş;
a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
Şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri sözleşmelerinde ise % 20 'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir.
….” hükmü yer almaktadır.
Sözleşmenin 30. maddesinde;
“Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan işi;
Sözleşmeye esas iş tanımı içinde kalması ve
İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması
şartlarıyla sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırmaya idare yetkilidir.
İşin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.
Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşılması halinde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i kabul (garanti süreli işlerde ön kabul) tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir.” denilmektedir.
Gerek 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24. maddesinde, gerekse Sözleşmenin 30. maddesinde; idarenin sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye iş artışı yaptırmaya yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu hükme dayanarak da idare tarafından 10.08.2009 tarihinde % 9 oranında iş artışına gidilmiştir. Bu durumda iş artışına konu olan işlerin bedelinin sözleşmede yer alan tutar üzerinden ödenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile artırılan işler için, sözleşmede yer alan aylık hakediş bedelinden daha fazla ödeme yapılması mümkün değildir.
07.12.2006 sözleşme tarihli işin bedeli ödenirken sözleşmenin “fiyat farkı başlıklı 15 nci maddesinde sözleşme kapsamında yer alan işler için sadece asgari ücret fiyat farkı verilecek hükmüne dayanılarak çalışan 27 personel için asgari ücret fiyat farkı hesap edilerek yüklenicinin hak edişine yansıtılacağına ilişkin hüküm dikkate alınmaktadır. Bunun sonucu olarak yüklenicinin aylık teklifi 66.500,00 TL iken asgari ücret fiyat artışları dikkate alınarak Eylül 2009 ödemesi 71.703,45 TL olmuştur. Dolayısıyla iş artışına konu olan hakedişler için de aylık 71.703,45 TL ödenmesi gerekmektedir.
Ancak uygulamada süre uzatımı ile birlikte aylık ödemeler de % 9 oranında arttırılarak aylık 78.157,04 TL üzerinden ödeme yapılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, sözleşmede yer alan işler dışında yeni bir iş kalemi ortaya çıkmadığından, süre uzatımına ilişkin olarak ödenecek aylık hakediş bedellerinin sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde 71.703,45 TL olarak ödenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 1428 sayılı ilamın 21. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
- 1428 sayılı ilamın 22. maddesinin;
a bendi ile; “Sokak Hayvanlarına Veterinerlik Hizmeti Verilmesi Hizmet Alım İşi”nde; asgari ücret fiyat farkının belli bir yüzdelik oran kadar artırılarak ödenmesi nedeniyle 8.726,27 TL’ye,
b bendi ile; iş artışına gidilmek suretiyle işin süresi sözleşme şartlarında 72 gün uzatılırken, ödemelerin yüklenicinin teklif ettiği bedelden fazla olması nedeniyle 39.395,29 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.
Sorumlu temyiz dilekçesinde özetle;
a bendine ilişkin olarak;
4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına ilişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar’ın "Fiyat farkı hesabı" başlıklı 7. maddesinde hesaplamaya ilişkin formülde yer alan;
(a1) değerinin, "Sözleşme kapsamındaki işlerin yapılmasında kullanılacak ve bu esasların 8 inci maddesine göre artış farkı ödenecek olan asgari ücrete dayalı işçiliklerin oranını temsil eden ve yukarıdaki formülde artış öngörülmeyen sabit bir katsayıyı,"
(a2) değerinin de, "Sözleşme kapsamındaki işlerin yapılmasında kullanılacak olan ve a1 katsayısının dışındaki işçiliklerin ağırlık oranını temsil eden sabit bir katsayıyı," ifade ettiğinin belirtildiğini ve 25.07.2005 tarih ve 25886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin İkinci Bölümünün "Personel Ücretleri ile ilgili Fiyat Farkı Hesabı" başlıklı X1I-B maddesinde a1 değerinin vasıfsız işçilik olarak, a2 değerinin de vasıflı işçilik olarak nitelendirildiğini,
Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına ilişkin (Temizlik, Güvenlik, Veri Hazırlama Kontrol işletmenliği gibi) ihaleli işlerde çalıştırılacak işçilerin sayısı, nitelikleri ve bu işçilerin haftalık çalışma saatlerinin tamamının ilgili idarece kullanılıp kullanılmayacağı hususlarının bu işlerin idari şartnamelerinde belli edildiğini,
Yürürlükte olan Kamu İhale Genel Tebliği’nin "Personel ücretleri ile ilgili fiyat farkı hesabı" başlıklı 83.2. maddesinde; "Fiyat Farkı Esaslarının bütün olarak uygulandığı ve işçiliğin a2 olarak belirlendiği hizmet alımı ihalelerinde ise Esasların 7 nci maddesi gereği ihale tarihi itibarıyla brüt asgari ücretteki artış oranı kadar fiyat farkı hesaplanacaktır. Esaslar bütün olarak uygulanmakla birlikte asgari ücretin üzerinde bir ödeme öngörülen işçilik a1 olarak belirlenmişse 8 inci madde gereği asgari ücretteki artış miktarı kadar hesaplama yapılacaktır." denilmek suretiyle vasıflı işçilik için ödenecek fiyat farkının nasıl hesaplanacağının açıklandığını,
Buna göre; vasıflı işçilik, (a2) ağırlık oranı ile belirlenmiş ise, bu işçilik için asgari ücretteki artış oranı kadar; vasıflı işçilik, oran olarak tespit edilmekle birlikte ayrıca sayısal olarak da belirlenmiş ve bu işçilerin haftalık çalışma saatlerinin tamamı ilgili idareye kullandırılmış olması halinde, bu defa fiyat farkları asgari ücretteki artış oranı ile değil, a2 işçilik a1 işçilik olarak belirlenerek (çevrilerek) asgari ücretteki artış miktarı kadar fiyat farkı hesaplanacağını,
Buraya kadar yaptığı açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, vasıflı işçilik için Esasların 7. maddesi uyarınca asgari ücretteki artış oranı ile fiyat farkı hesaplanmış olmasında genellikle sorun yaşandığını, daha ziyade bu işçilik için Esasların 8. maddesi uyarınca yapılan hesaplamalarda farklılığın olduğunu, bunun da yukarıda alınan 83.2. maddenin ikinci cümlesinde geçen "asgari ücretin üzerinde bir ödeme öngörülen işçilik a1 olarak belirlenmişse" ibaresinin fiyat farkı hesaplamalarında göz ardı edilmiş olmasından ileri geldiğini,
b bendine ilişkin olarak;
Kamu İhale Genel Tebliği’nin süreklilik arz eden mal ve hizmet alımlarının kesintiye uğratılmadan temini başlıklı 20 nci maddesinde;
“20.1. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (b) bendinde ertesi mali yılda gerçekleştirilecek süreklilik arz eden mal ve hizmet alımları için bir önceki mali yıl sona ermeden ihaleye çıkılabileceği düzenlenmiştir. Böylece ihale ile ilgili ilan süresi ve ihale sürecinin belirli bir zaman alacağı da dikkate alınarak ertesi yılda gerçekleştirilecek bu tür mal ve hizmet alımı ihalelerine mali yıl sona ermeden çıkılabilmesine imkan tanınmıştır. Ancak yılın sonunda ya da ertesi yılın başında çıkılan ihalelerde önceden öngörülemeyen nedenlerle ihale sürecinin uzadığı durumlarda süreklilik arz eden bu alımların kesintiye uğratılmamasını teminen, ihale sonuçlandırılıncaya kadar geçecek süre içindeki ihtiyaçların 4734 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin (b) bendindeki “idare tarafından önceden öngörülemeyen olaylar” kapsamında değerlendirilerek, anılan madde hükmü ve 62 nci maddenin (ı) bendinde yer alan esaslar da dikkate alınarak aynı Kanunun 21 inci maddesinin (f) bendi ya da 22 nci maddesinin (d) bendinde belirtilen tutarlara kadar olanların bu maddelere göre temin edilebilmesi idarenin yetki ve sorumluluğundadır.” denildiğini,
Yukarıda yer alan hüküm gereği işin süreklilik arzetmesi ve telafi imkânsız, sonuçlara yol açacağı düşüncesiyle aynı firmaya 72 gün süre uzatımına gidildiğini, işin kapsamı ve süresi dikkate alınarak aynı firma için bir bedel dikkate alındığını, dolayısıyla aylık firmaya ödenen hak ediş bedelinin kuşkusuz işin kapsamı ve süresi dikkate alındığında daha yüksek olacağını, hesaplanan yaklaşık maliyete göre başka firmaya verilmesi durumunda bu aylık hak ediş bedelinin daha yüksek olacağının göz önünde bulundurulması gerektiğini,
Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere iş mal ve hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödenmesi sonucu bir kamu zararına sebebiyet verilmesinin söz konusu olmayacağını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
a bendine ilişkin olarak;
İşe ait Sözleşmenin 15. maddesinde;
“İhale konusu hizmetin gerçekleştirilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin sayısı (39) ve günlük çalışma saati saati (8) olacaktır.
Asgari ücret ve diğer işçilik maliyetlerindeki değişiklikten kaynaklanan fark
Madde 8- İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;
a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,
b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
c) 506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,
toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” denilmektedir.
İşin İdari Şartnamesinin “Teklif Fiyata Dahil Olan Masraflar” başlıklı 26 ncı maddesinde;
“…
Bu işe ait sözleşmenin uygulanması esnasında çalıştırılacak vasıflı personele ödenecek ücretin brüt asgari ücrete oranı aşağıdaki şekilde olacaktır.
Sıra İşçinin Pozisyonu Asgari Ücretten % Fazlası
1 Veteriner 313
2 Laborant 274” denilmektedir.
4734 Sayılı Kamu İhale Kanuna Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde;
“İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;
a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,
b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
c) 506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,
toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” hükmü yer almaktadır.
Konuya ilişkin olarak (09.01.2009 tarih ve 27105 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan şekli ile) Kamu İhale Genel Tebliği’nde;
“……
Çalışan personele asgari ücretin üzerinde bir ödeme öngörülmekle birlikte hizmet alımlarına ilişkin Fiyat Farkı Esaslarının sadece 8 inci maddesinin uygulanacağı hizmet alımı ihalelerinde, ihale tarihi itibarıyla geçerli brüt asgari ücretin artması halinde anılan madde gereği sadece asgari ücretteki artış miktarı ve bu artış miktarından kaynaklanan işveren payı kadar fiyat farkı hesaplanacaktır.
Fiyat Farkı Esaslarının bütün olarak uygulandığı ve vasıflı işçiliğin a2 olarak belirlendiği hizmet alımı ihalelerinde, Esasların 7 nci maddesi gereği ihale tarihi itibarıyla geçerli brüt asgari ücretteki artış oranı kadar ücret farkı hesaplanacaktır. Esaslar bütün olarak uygulanmakla birlikte vasıflı işçilik a1 olarak belirlenmişse 8 inci madde gereği sadece asgari ücretteki artış miktarı ve bu artış miktarından kaynaklanan işveren payı kadar hesaplama yapılacaktır.
Asgari ücretin üzerinde bir ödeme öngörülen vasıflı personelin çalıştırıldığı işlerde Fiyat Farkı Esaslarının sadece 8 inci maddesi uygulandığında asgari ücretteki değişiklik sonrasında yüklenici vasıflı personelin ücretini asgari ücretteki artış miktarı kadar, Esasların tümü uygulanarak işçiliğin a2 olarak belirlendiği hallerde ise asgari ücretteki artış oranı kadar artırabileceğinden ücret bordrosu da buna göre düzenlenecektir.
….” denilmektedir.
Buna göre, asgari ücretin artırılması halinde, eski ve yeni asgari ücretler arasındaki fark ile bu farktan doğan ve işverence karşılanması gereken sosyal sigorta primleri ile sigorta primi alt sınır artışından kaynaklanan fark ve bu farklara ait işsizlik ödeneğinin her işçi için aynı miktarda fiyat farkı olarak ödenmesi gerekmektedir.
Kararname’nin 8. maddesine göre işçiler için asgari ücretin üzerinde ödeme öngörülmüş olsa bile asgari ücret fiyat farkı ödemesi ancak asgari ücretteki miktar artışları esas alınarak yapılabilecektir.
Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde, asgari ücret fiyat farkının idari şartnamede belirtilen oranlar kadar arttırılarak ödemenin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 1428 sayılı ilamın 22. maddesinin a bendi ile 8.726,27 TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
b bendine ilişkin olarak;
15.09.2009 tarihinden itibaren yeni ihale yapılıncaya kadar aynı şartlar dâhilinde işin 72 takvim günü daha sözleşme şartları ile devam ettirilmesi 10.08.2009 tarihinde kabul edilmiş ve % 19,72 oranında iş artışına gidilmiştir. Diğer bir ifade ile 72 günlük süre uzatımı, sözleşme tutarında % 19,72 oranında (720.000,00/365= 1.972,60*72= 142.027,20) (142.027,20/720.000,00= 0,1972) artışa tekabül etmektedir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24. maddesinde;
“Mal ve hizmet alımlarıyla yapım sözleşmelerinde, öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan iş;
a) Sözleşmeye esas proje içinde kalması,
b) İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması,
Şartlarıyla, anahtar teslimi götürü bedel ihale edilen yapım işlerinde sözleşme bedelinin % 10'una, birim fiyat teklif almak suretiyle ihale edilen mal ve hizmet alımlarıyla yapım işleri sözleşmelerinde ise % 20 'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırılabilir.
….” hükmü yer almaktadır.
Sözleşmenin 30. maddesinde;
“Öngörülemeyen durumlar nedeniyle bir iş artışının zorunlu olması halinde, artışa konu olan işi;
Sözleşmeye esas iş tanımı içinde kalması ve
İdareyi külfete sokmaksızın asıl işten ayrılmasının teknik veya ekonomik olarak mümkün olmaması
şartlarıyla sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, süre hariç sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye yaptırmaya idare yetkilidir.
İşin bu şartlar dahilinde tamamlanamayacağının anlaşılması durumunda ise artış yapılmaksızın hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir. Ancak bu durumda, işin tamamının ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesi zorunludur.
Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşılması halinde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i kabul (garanti süreli işlerde ön kabul) tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir.” denilmektedir.
Gerek 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24. maddesinde, gerekse Sözleşmenin 30. maddesinde; idarenin sözleşme bedelinin % 20'sine kadar oran dahilinde, sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde aynı yükleniciye iş artışı yaptırmaya yetkili olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu hükme dayanarak da idare tarafından 10.08.2009 tarihinde % 19,72 oranında iş artışına gidilmiştir. Bu durumda iş artışına konu olan işlerin bedelinin sözleşmede yer alan tutar üzerinden ödenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile artırılan işler için, sözleşmede yer alan aylık hakediş bedelinden daha fazla ödeme yapılması mümkün değildir.
Söz konusu işte toplam (39) personel çalıştırılmakta olup aylık hakediş bedeli fiyat farkı hariç 60.000,00 TL’dir.
Ancak uygulamada, süre uzatımından sonraki hakedişlerin bu tutarın üzerinde ödendiği görülmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere, sözleşmede yer alan işler dışında yeni bir iş kalemi ortaya çıkmadığından, süre uzatımına ilişkin olarak ödenecek aylık hakediş bedellerinin sözleşme ve ihale dokümanındaki hükümler çerçevesinde ödenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla temyiz talebinin reddi ile 1428 sayılı ilamın 22. maddesinin b bendi ile 39.395,29 TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 23.06.2015 tarih ve 40687 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:13