Sayıştay 2. Dairesi 38541 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler İhale Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
38541
28 Haziran 2016
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Yılı: 2009
-
Daire: 2
-
Dosya No: 38541
-
Tutanak No: 42140
-
Tutanak Tarihi: 28.06.2016
-
Konu: İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
Hazinece karşılanan prim tutarlarının, Belediye tarafından yüklenicinin hakedişlerinden düşülmeden ödemelerin gerçekleştirilmesi
- 1428 sayılı ilamın 1. maddesi ile “… Hizmet Alım İşi”nde; Hazinece karşılanan prim tutarlarının, Belediye tarafından yüklenicinin hakedişlerinden düşülmeden ödemelerin gerçekleştirilmesi nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiş; 24781 (23.06.2015 tarih ve 40691 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1. maddesi ile de söz konusu tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Sorumlu karar düzeltmesine ilişkin dilekçesinde özetle; tazmin hükmünün hesabında yanlışlık yapıldığını ve … TL (…) fazla tahakkuk ettirildiğini,
Ayrıca yine hesap tablosunda 5510 Sayılı Kanundan Doğan ve Yararlanılan İndirim Tutarına %18 KDV tahakkuk ettirilmiş olup tahakkuk ettirilen tutarın ilgili dönemde yüklenici … A.Ş. (… A.Ş.) tarafından Maliye Bakanlığının ilgili hesaplarına Katma Değer Vergisi ödemesi olarak yatırıldığını, hesaplanan kamu zararına KDV tahakkuk ettirilmesinin aynı konulu işleme tekrar vergi uygulanması anlamına geldiğini, bu durumda ödenen verginin tekrar ödenmesi olayı ile karşı karşıya kalındığını,
… A.Ş. (… A.Ş.) uhdesinde tamamlanmış olan "Geçici Trafik İşaretlemesi Hizmet Alımı İşi" ile ilgili olarak söz konusu işe ait ihalenin … Büyükşehir Belediyesi tarafından 29.04.2008 tarihinde yapıldığını ve 05.06.2008 tarihli sözleşme imzalandığını, söz konusu işe ait yer tesliminin 07.07.2008 tarihinde yapılarak işe başlandığını,
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesinin (ı) bendinde;
"(Ek: 17/4/2008-5763/24 ınd.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır...” hükmü yer aldığını,
25.10.2008 tarih ve 27045 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de aynen;
"17- 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.
İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, "b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir." hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir...",
Ayrıca aynı Tebliğin Geçici 1. maddesinde;
"Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ihale edileceği yazılı olarak duyurulmuş veya ilan edilmiş olan işler, yazılı olarak duyurulduğu veya ilan edildiği tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılır." hükümlerinin yer aldığını,
506 sayılı Kanuna eklenen 28.01.2004 tarih ve 25360 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigortalar Kanunu, Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu, Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa Göre Gelir veya Aylık Almakta Olanların Gelir ve Aylıklarında Artış ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 90. maddesinde aynen; "1.1.2004 ile 30.6.2004 tarihleri arasında; sigortalının günlük kazancı, bu Kanunun 78 inci maddesine göre belirlenen günlük kazancın alt sınırının altında ise, bu kazanç ile alt sınır arasındaki farka ait işverence ödenmesi gereken sigorta primlerinin, işsizlik sigortası priminin ve sosyal güvenlik destek priminin sigortalı ve işveren hisselerinin tümü, bu tarihler arasındaki aylara ait prim tahakkukuna esas belgelerin en geç 2.8.2004 tarihine kadar verilmesi kaydıyla Hazinece karşılanır. Hazinece karşılanacak tutarları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesinin ilgili tertibinden Sosyal Sigortalar Kurumuna aktarılan ödenekten mahsup etmeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yetkilidir. Hazinece karşılanacak olan prim tutarının Sosyal Sigortalar Kurumuna ödenmesine ilişkin usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça müştereken belirlenir." hükmü yer aldığını,
Fiyat farkında; işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemelerin hakkedişlerden kesilmesi için hukuki dayanak 506 sayılı Kanun iken bu durumda söz konusu olan hukuki dayanağın 5510 sayılı Kanun olduğunu,
Bu bilgiler doğrultusunda; 25.10.2008 tarih ve 27035 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’in Geçici 1. maddesi hükmü ve 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 90. madde gereğince söz konusu tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce söz konusu işin ihalesinin yapılmış olması, sözleşmesinin imzalanmış olması ve yer tesliminin yapılmış olması sebebiyle o tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğini,
Ayrıca … 5. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 2010/1800 karar nolu davada ve Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2010/522 karar nolu davada yükleniciler lehine karar verilmiş olup … 5. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen kararın Yargıtay 3.Hukuk Dairesinde onaylandığını belirterek 23.06.2015 tarih ve 40691 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesi talebinin kabulüyle tasdik edilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; karar düzeltilmesine mahal olmadığı yönünde görüş bildirmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;
4734 Sayılı Kamu İhale Kanuna Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde;
“İhale konusu hizmetin gerçekleştirilebilmesi için çalıştırılacak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tabi personelin, sayı ve günlük çalışma saatinin belirtilmesi kaydıyla;
a) Asgari ücret tespit komisyonunca ihale (son teklif verme) tarihinde 16 yaşını doldurmuş işçiler için belirlenmiş asgari ücretin değiştirilmesi halinde eski ve yeni asgari ücret arasındaki fark,
b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranlan değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
c) 506 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde sözleşmede öngörülen ücret ekleri nedeniyle, işveren tarafından karşılanmakta olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigorta primine ilişkin toplam tutarda meydana gelecek fark,
toplamı (a), (b) ve (c) bentleri toplamı), 506 sayılı Kanun gereğince işveren nâm ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Prim oranları ve devlete katkısı” başlıklı 81 inci maddesinin (ı) bendinde aynen;
“(Ek: 17/4/2008-5763/24 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıktan sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz...” denilmektedir.
01.10.2008 tarihinden sonra yürürlüğe giren düzenlemeye göre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanmaya başlanılmıştır. Dolayısıyla Fiyat Farkı Kararnamesinin 8’inci madde esaslarına göre yapılacak fiyat farkı ödemelerinde Hazinece karşılanan tutarların dikkate alınması ve hakediş ödemelerinden düşülmesi gerekir. Aksi halde aynı prim tutarının hem bütçeden hem de Hazineden ödenmesi yolu açılmış olur.
Nitekim bu husus, Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Teklif Fiyata Dahil Olacak Masraflar” başlıklı maddesinin 17 nci fıkrasında aynen;
“(Ek: 25/10/2008 – 27035 R.G. / 4 md.) 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinde; özel sektör işverenlerinin, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazinece karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.
İhale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı tüm hizmet alımı ihalelerinde, teklifler Hazine tarafından karşılanacak olan işveren sigorta primi tutarı dikkate alınmadan, işveren payları üzerinden hesaplanarak sunulacak ve değerlendirilecektir. Bu çerçevede, fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, ‘b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
…506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.’ hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir.” denilmek suretiyle açık bir biçimde ifade edilmiştir.
01.10.2008 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmı hazine tarafından karşılandığından aynı mahiyetteki ikinci kez prim ödenmesinin önlenmesi için buradaki ödemeden %5 prim tutarının düşülmesi gerekir. %5 prim tutarı düşülmediği takdirde mükerrer ödeme yapılmış olacaktır. Şöyle ki; Firma tarafından gerçekleştirilen hizmet alımı işinde; firma teklif verirken işçi ücreti, primler gibi birçok unsuru içeren toplam maliyetini hesaplamıştır. Firmanın teklifinde, primler de işverenin maliyeti içerisinde yer almakta ve idare tarafından bu primler de firmaya ödenmektedir. İdare işçilerin prim dahil tüm ücretlerini yükleniciye ödemekte diğer taraftan da Hazine bu işçilere ait işveren payını karşılamaktadır. Böylece işveren payı bir yandan idarece bir yandan da Hazinece ödenmiş olmaktadır.
Bu nedenle, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esaslar’ın 8. madde esaslarına göre yapılacak fiyat farkı ödemelerinde Hazinece karşılanan tutarların dikkate alınması ve hakediş ödemelerinden düşülmesi gerekir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan mal ve hizmet alımları, mevzuat hükümleri doğrultusunda ihale öncesinde hazırlanan şartname ve sözleşme tasarılarındaki hükümler ile diğer esas ve usullere göre yürütülmektedir. Özel hukuk gerçek veya tüzel kişilerinin kendi aralarında akdettikleri sözleşme hükümleri ile kamu kesimi ve özel kesim arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri bu açıdan farklılık arz etmektedir. Şartnameler ile sözleşme tasarısındaki hükümleri kabul ederek idare ile sözleşme imzalayan istekli, yüklenici durumuna gelerek şartname ve sözleşmede kendine düşen sorumlulukları yerine getirmeyi taahhüt etmiş olmaktadır. İdari şartname ve sözleşmede yer alan fiyat farkına ilişkin hususlar da bu kapsamda, sözleşmenin imzalanması ile birlikte yüklenicinin taahhüdü gereği uygulanması gereken kurallardan olmaktadır.
5510 sayılı Kanun’la getirilen uygulamanın, özel sektörün işçi istihdamını teşvik ve sigorta primlerinin düzenli yatırılmasını dolayısıyla, çalışanların mağduriyetinin engellenmesi ve kamu gelirlerinin düzenli tahsilinin sağlanmasına yönelik olduğu bilinmektedir. Oysa, kamunun gerçekleştirdiği personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde, hangi alanda kaç kişi çalışacağı, bunların nitelikleri ve bunlara ödenecek ücretler dahil her türlü şartların kamuca belirlenerek şartnamelere konulduğu, gerek işçilere ödenecek ücretlerin gerekse ilgili personele ait SGK primlerinin düzenli olarak ödenmesinin yine idarece takip edildiği dikkate alındığında istihdamı, gerçekleştiren gerçek işverenin ihaleyi kazanan özel sektör değil kamu idaresi olduğu görülmektedir. Fiyat farkı kararnamesi de buradan hareketle, sadece personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihaleleri ile malzeme kullanılarak üretim yapılan diğer ihaleleri ayırarak farklı uygulamalar öngörmüştür. Açıklanan nedenlerle Fiyat Farkı Kararnamesi ile herhangi bir malzeme kullanılmaksızın ve herhangi bir mal üretimde bulunmaksızın sadece belirli sayıda işçi çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalelerinde 5510 sayılı Kanun gereğince %5’lik prim avantajından faydalanan işverenlerden bunun fiyat farkı hesabında dikkate alınması suretiyle geri alınması öngörülmüştür.
Sorumlu benzer konuda verilen mahkeme kararlarının göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasının gerektiğini iddia etmişse de, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Diğer yandan Anayasa’nın 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
“... Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.”
832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 65. maddesinde ".. genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir..." hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştayın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, Danıştay’ca vergi konusunda verilen kararlar hariç idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemektedir.
Sorumlu Kamu İhale Tebliği’nin yürürlüğe girdiği tarihten önce söz konusu işin ihalesinin yapılmış olması, sözleşmesinin imzalanmış olması ve yer tesliminin yapılmış olması sebebiyle o tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğini belirtmişse de;
Tebliğde; “… fiyat farkı hesaplanması öngörülen ihalelerde sözleşmenin yürütülmesi aşamasında, yüklenicinin yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca prim teşvikinden yararlanması halinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan, ‘b) İhale (son teklif verme) tarihi itibarıyla işveren tarafından karşılanacak olan sosyal sigorta primi ve işsizlik sigortası primine ilişkin toplam tutarda; asgari ücret değişikliği veya sigorta primi alt sınır değişikliği ile prim oranları değişikliği gibi sebeplerle meydana gelecek fark,
…506 sayılı Kanun gereğince işveren nam ve hesabına Hazinece yapılacak olan ödemeler de dikkate alınmak suretiyle bu Esasların 7 nci maddesi uygulanmaksızın ödenir veya kesilir.’ hükmü gereğince, Hazine tarafından karşılanan prim tutarı, idare tarafından yüklenicinin hakedişinden kesilecektir.” denilmektedir.
Buradan da anlaşılacağı üzere Hazine tarafından karşılanan prim tutarının hakedişlerden kesilmesinin dayanağı aslında Tebliğ hükmü değil, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhalesi Yapılacak Olan Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Hesabında Uygulanacak Esasların 8 inci maddesinde yer alan açık hükümdür. Tebliğ ile yapılan, daha önceden var olan Fiyat Farkı Kararnamesi’ndeki hükmün açıklanmasından ibarettir. Dolayısıyla Tebliğ’deki değişikliğin sözleşmesinin imzalanmasından sonra yapılmış olması işin esasını değiştirmemektedir. Kaldı ki Tebliğ’de “sözleşmenin yürütülmesi aşamasında” bu kesintinin yapılacağı belirtilmektedir ki, bu durumda da ihale ya da sözleşme tarihinin bir önemi bulunmamaktadır.
Yine sorumlu tarafından KDV tutarının kamu zararı olarak değerlendirilmemesi gerektiği iddia edilmişse de; 12.01.1981 tarih ve 4107/1 sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararında da belirtildiği üzere genel bütçeli daireler dışındaki kuruluşlarda mevzuata aykırı ödemelerin hesabında ilgili kurumların bütçelerine gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarların esas alınması gerekeceğinden yapılan itiraz hukuki dayanaktan yoksundur.
Sorumlu kamu zararının hesabında matematiksel hata yapıldığını ve kamu zararının … TL fazla hesaplandığını belirtmiştir. Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; kamu zararı tablosunda 7982 numaralı ödeme emrine ilişkin satırda toplama hatası yapıldığı ve kamu zararı tutarının … TL fazla hesaplandığı görülmüştür. Bu durumda kamu zararı toplamından … TL düşülmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, karar düzeltilmesi talebinin kabulü ile 24781 (23.06.2015 tarih ve 40691 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu İlamının 1. maddesinin düzeltilerek 1428 sayılı ilamın 1. maddesi ile verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünden hatalı olarak hesaplanan … TL’nin düşülerek, geriye kalan … TL’nin;
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Daire Başkanı) … ile Gerçekleştirme Görevlisi ( Yol Asfalt Şube Müdürü) …’in,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Daire Başkan V.) …ile Gerçekleştirme Görevlisi (Yol Asfalt Şube Müdür V.) …’nun,
… TL’sinin Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Daire Başkanı) … ile Gerçekleştirme Görevlisi (Yol Asfalt Şube Müdür V.) … ’nun,
Uhdelerinde kalmak üzere, DÜZELTİLEREK TASDİKİNE,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:08