Sayıştay 2. Dairesi 38080 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
38080
30 Ekim 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 2
-
Dosya No: 38080
-
Tutanak No: 39593
-
Tutanak Tarihi: 30.10.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
07.01.2014 tarih ve 38191 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile; 1257 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Afyonkarahisar İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İbrahim Hakkı Demirsoy’a Maliye Bakanlığı teşkilatında görev alan personele yapılan ek ödemenin ödenmesi nedeniyle 5.814,96 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmü tasdik edilmiştir.
Dilekçi Karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde özetle;
5302 sayılı Kanunun 36. maddesinin 5. fıkrasında "Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” denildiğini fakat söz konusu kanun maddesinde belirtilen müstakil daire başkanı ifadesinden hangi bakanlığın kastedildiğinin açık olmadığını,
38191 no'lu Temyiz İlamında söz konusu kanun maddesine değinildiğini fakat tüm haklardan kastın ne olduğuna sadece yorum yoluyla ulaşıldığını bu şekilde kanunu daraltıcı bir yorum yapmanın hukuka aykırılık teşkil edeceğini,
Somut olayda yapılan ödemenin Maliye Bakanlığı teşkilatında görev alan personele yapılan ek ödemenin ödenmesine ilişkin olduğunu, mevcut durumla aynı nitelikli ve aynı ek ödemenin yapıldığı Kilis İl Özel İdaresi'nde genel sekreterlik görevinde bulunmuş kişi tarafından Gaziantep 2. İdare Mahkemesi'ne 2013/1569 Esas sayısıyla açılan emsal nitelikli davada Mahkemenin; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek-13. maddesi uyarınca yapılan ek ödemeden dolayı Sayıştay denetçileri tarafından tespit edilen ve İdarece 05.02.2013 tarih ve 36269 sayılı işlem ile geri istenen bedel için hukuka aykırılık ve telafisi güç zararların doğmasından bahisle yürütmeyi durdurma kararı verildiğini,
Karar Düzeltme istemimizde önemle dikkat edilmesi gereken bir diğer hususun ise Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 Tarih ve E:1968/8 ve K:1973/14 sayılı kararı olduğunu,
Söz konusu kararda "idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının ise, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içerisinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği”nin açıkça belirtildiğini,
Yukarıda ifade edilen İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alındığında, yasanın öngördüğü şekilde yapılan ödemeye ilişkin tazmin hükmü verilen kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi ya da hatası bulunmadığını,
Dolayısıyla yapılan ek ödemenin istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yasal olarak açık olan ve Mahkeme kararlarıyla da desteklenen lehe olan durumun Sayıştay tarafından aleyhe ve daraltıcı olarak yorumlandığını,
Sayıştay Başsavcılığı tarafından, yeni bir bilgi ve belge konulmadığından bahisle Karar Düzeltme Talebinin reddine denildiğini,
Ancak; temyiz incelemesinde, önceki dilekçede dikkat çekilen hususlar üzerinde yeterince durulmadığı gibi, Gaziantep 2. İdare Mahkemesi'nin emsal kararı ve Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurul Kararının, Temyiz aşamasından farklı olarak yenice belirtilen bilgi ve belgeler olduğunu belirterek Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesini istemiştir.
Savcılık; Karar düzeltilmesine mahal olmadığı, yönünde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36.maddesinin beşinci fıkrasında;
“Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” hükmüne yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 13. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde;
“Maliye Bakanı: Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya,
(…)
Yetkilidir.” denilmiştir.
denilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 13. maddesi uyarınca yayımlanan Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar' ın 1. maddesinde, esasların Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşları personeline yapılacak ek ödemenin usul, esas ve oranlarının tespiti amacıyla hazırlandığı, 2. maddesinde, esasların Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsadığı belirtilmiştir.
“Ek Ödeme Oran ve Miktarları” başlıklı 3.maddesinde,
"Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır." denilmiş olup, Esaslara ekli 1 sayılı Cetvelin 4. sırasında, Genel Müdür Yardımcısı, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkan Yardımcısı, Hukuk Müşaviri, Müstakil Daire Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkan Yardımcısı için yüzde 190 oranında ek tazminat öngörülmüştür.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13. maddesinin değişik 4. fıkrası ve buna göre Maliye Bakanlığınca belirlenen Usul ve Esaslar yalnızca bu Bakanlığın personelini kapsamaktadır. İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği kadrosu, Maliye Bakanlığı teşkilat yapısında yer almamaktadır.
Dilekçede, Genel Sekreterlik kadrosuna atananların özlük haklarını düzenleyen 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 36. maddesinde yer alan düzenleme ile ilgili olarak hangi bakanlığın emsal alınması gerektiği ve tüm haklar ifadesinin hangi unsurları içerdiği konularında tereddütler oluştuğu, genel sekreterin mali ve sosyal hakları hesaplanırken genel idare hizmetleri sınıfında müstakil daire başkanı istihdam eden bakanlıklardaki en yüksek mali ve sosyal hakların esas alınması gerektiğinin düşünüldüğü, bu nedenle genel sekretere Maliye Bakanlığı bünyesindeki genel müdür ve müstakil daire başkanı için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince belirlenen oran üzerinden ödeme yapıldığı belirtmekte ise de; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 36. maddesinin beşinci fıkrasındaki hüküm uyarınca büyükşehir belediyesi bulunmayan illerde genel sekreterlik görevini yürütenlerin genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanına sağlanan haklardan yararlanması gerekir. Fıkra hükmünde geçen tüm haklar ifadesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ekli cetvellerine göre bakanlık genel müdürleri veya müstakil daire başkanlarına ödenen ek gösterge, özel hizmet tazminatı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, görev tazminatı gibi ödemelerin anlaşılması gerekmektedir.
Dilekçi Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.12.1973 Tarih ve E:1968/8 ve K:1973/14 sayılı kararı olduğunu, söz konusu kararda, idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının ise, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içerisinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini ileri sürmüşse de;
Anayasanın 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki “... Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idari yargı yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.”,
832 sayılı Sayıştay Kanununun 65. maddesindeki ".. genel mahkemelerce verilen hükümler, Sayıştay’ın hesap ve işlemleri yönünden denetimine ve hükmüne engel değildir..." hükümlerine göre, Anayasal bir kuruluş olan Sayıştay’ın Anayasa ve kendi Kanunundan kaynaklanan denetim ve yargılama yetkisini kullanması sonucu verilen Sayıştay ilamlarına, Danıştay’ca vergi konusunda verilen kararlar hariç, idari ve genel mahkemelerce verilen kararlar bir engel teşkil etmemektedir.
Ayrıca, 832 sayılı Kanunun 66. maddesinde belirtildiği üzere Sayıştay, sayman hesaplarını Sayıştay’a noksansız verildiği tarihten itibaren 2 yıl içinde yargılamakla mükellef olup, ilgili mevzuatta Sayıştay’ın yargılama süresine ilişkin başkaca bir sınırlama bulunmamaktadır.
Dilekçinin karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlar, 38191 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında dikkate alındığından ve 832 sayılı Kanunun 77. maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediğinden, 38191 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının Düzeltilmesine Mahal Olmadığına,
Karar verildiği 30.10.2014 tarih ve 39593 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10