Sayıştay 2. Dairesi 38079 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
38079
7 Ocak 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 2
-
Dosya No: 38079
-
Tutanak No: 38190
-
Tutanak Tarihi: 07.01.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1257 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Afyonkarahisar İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İbrahim Hakkı Demirsoy’a Maliye Bakanlığı teşkilatında görev alan personele yapılan ek ödemenin ödenmesi nedeniyle 5.814,96 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; Genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarının atfen düzenlendiğini, 5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesi, genel sekreterlerin mali ve sosyal haklarını tek tek saymayıp, başka bir kurum personelinin mali ve sosyal haklarına atıfta bunmak suretiyle düzenlediğini, Yasa'nın 36. maddesinin, il özel idaresi genel sekreterinin mali ve sosyal haklarını başka bir kurum memuruna atfen düzenlerken;
a-Genel idare hizmetleri sınıfından olma,
b-Bakanlık genel müdürü veya müstakil daire başkanı olma,
c-İlgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanma,
olmak üzere üç temel koşul aramakta ve bunun dışında başka bir şart getirmediğini,
Birbirine denk makamda bulunan ve Kanunlarında aynı hükümler bulunan genel sekreterlerden, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterlerinin 657 sayılı Kanunla sağlanan mali ve sosyal haklar dışında Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı genel müdürleri için ilgili mevzuatlarında ödenen ek ödemeden yararlandırılması; buna karşın İl Özel İdareleri Genel Sekreterlerinin bu ek ödemelerden yararlandırılmamasının eşitlik ilkesine ve kanundaki açık düzenlemeye aykırı olduğunu,
Yasada bakanlık tanımının yapılmadığını ve il özel idarelerinin hiçbir bakanlığın taşra teşkilatı olmadığını,
Yerel yönetimler üzerinde ağırlıklı olarak idari vesayet yetkisinin İçişleri Bakanlığınca kullanılması ve il özel idaresinin başında vali olması nedeniyle, "bakanlık' ifadesinden İçişleri Bakanlığının anlaşılarak emsal alınması gerektiğini ifade edenler olsa da, İçişleri Bakanlığında genel idare hizmetleri sınıfından genel müdür ve müstakil daire başkanı bulunmadığını, diğer taraftan il özel idarelerinin İçişleri Bakanlığı dâhil hiçbir bakanlığın taşra teşkilatı olmadığı gibi, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliği olan merkezi yönetimden ayrı bir yerel yönetim birimi olduğunu,
Yerel yönetimlerin ve dolayısıyla il özel idaresinin merkezi idare ile bağı Anayasa'nın 127. maddesinde düzenlenen idari vesayet ile sınırlı bulunduğunu,
"İlgili mevzuat" ifadesinin bu konuda yürürlükte bulunan bütün yasaları kapsadığını,
Nitekim, Kocaeli İdare Mahkemesinin, 29/12/2006 gün ve E:2006/2805, K:2006/4054 sayılı kararında, 5302 sayılı Yasa'nın 36. maddesinde yer alan "genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü için ilgi mevzuatta öngörülen tüm haklardan aynen yararlandırılır" hükmünü dayanak göstererek, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükmüne göre bakanlık genel müdürleri gibi Büyükşehirlerde bulunan genel sekreterlere silah taşıma ruhsatı verilmesi gerektiğine karar verdiğini,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek-13. maddesine göre ek ödeme alan Maliye Bakanlığı personeli; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 29. maddesine göre ek ödeme alan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı personeli; 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 39. maddesine göre ek ödeme alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personelinin görevinin özel öneminden dolayı bu ek ödemeyi almadıklarını, belirtilen yasaların ne metninde ne de gerekçesinde böyle bir ifade bulunmadığını,
Kanunda hangi bakanlık genel müdürünün esas alınacağı açıklanmadığından ve "bakanlık genel müdürünün tüm haklarından aynen yararlanır" cümlesi vurgulu bir şekilde ifade edildiğinden İl Özel İdaresi genel sekreteri için "kanunda bakanlık genel müdürü için öngörülen tüm haklardan yararlanır" hükmüne dayanılarak bakanlıklar içerisinde maaş ve özlük hakları bakımından en düşük durumda olan değil de en iyi haklara sahip olan bakanlık genel müdürünün emsal alındığını,
01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı resmi gazetede yayımlanan 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair Kanunun geçici 8. maddesi hükmü de dikkate alınarak verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık;Daire kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 36.maddesinin beşinci fıkrasında;
“Genel Sekreterlik kadrosuna atananlar, büyükşehir belediyesi bulunan illerde genel idare hizmetleri sınıfına dahil bakanlık genel müdürü, diğer illerde ise genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanı için ilgili mevzuatında öngörülen tüm haklardan aynen yararlanırlar; bunlar valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığının onayı ile atanır.” hükmüne yer verilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 13. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde;
“Maliye Bakanı: Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personele (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya,
(…)
Yetkilidir.” denilmiştir.
denilmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Ek 13. maddesi uyarınca yayımlanan Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar' ın 1. maddesinde, esasların Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşları personeline yapılacak ek ödemenin usul, esas ve oranlarının tespiti amacıyla hazırlandığı, 2. maddesinde, esasların Maliye Bakanlığı ile bağlı kuruluşların merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında çalışan memurlar ile sözleşmeli personeli (bağlı kuruluşların kadro karşılığı sözleşmeli personeli hariç) kapsadığı belirtilmiştir.
“Ek Ödeme Oran ve Miktarları” başlıklı 3.maddesinde,
"Bu usul ve esaslar kapsamına giren personele en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) ekli cetvellerde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanan miktarlarda ek ödeme yapılır." denilmiş olup, Esaslara ekli 1 sayılı Cetvelin 4. sırasında, Genel Müdür Yardımcısı, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkan Yardımcısı, Hukuk Müşaviri, Müstakil Daire Başkanı, Maliye Yüksek Eğitim Merkezi Başkan Yardımcısı için yüzde 190 oranında ek tazminat öngörülmüştür.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13. maddesinin değişik 4. fıkrası ve buna göre Maliye Bakanlığınca belirlenen Usul ve Esaslar yalnızca bu Bakanlığın personelini kapsamaktadır. İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği kadrosu, Maliye Bakanlığı teşkilat yapısında yer almamaktadır.
Dilekçede, Genel Sekreterlik kadrosuna atananların özlük haklarını düzenleyen 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 36. maddesinde yer alan düzenleme ile ilgili olarak hangi bakanlığın emsal alınması gerektiği ve tüm haklar ifadesinin hangi unsurları içerdiği konularında tereddütler oluştuğu, genel sekreterin mali ve sosyal hakları hesaplanırken genel idare hizmetleri sınıfında müstakil daire başkanı istihdam eden bakanlıklardaki en yüksek mali ve sosyal hakların esas alınması gerektiğinin düşünüldüğü, bu nedenle genel sekretere Maliye Bakanlığı bünyesindeki genel müdür ve müstakil daire başkanı için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek 13. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince belirlenen oran üzerinden ödeme yapıldığı belirtmekte ise de; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 36. maddesinin beşinci fıkrasındaki hüküm uyarınca büyükşehir belediyesi bulunmayan illerde genel sekreterlik görevini yürütenlerin genel idare hizmetleri sınıfına dahil müstakil daire başkanına sağlanan haklardan yararlanması gerekir. Fıkra hükmünde geçen tüm haklar ifadesinden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ekli cetvellerine göre bakanlık genel müdürleri veya müstakil daire başkanlarına ödenen ek gösterge, özel hizmet tazminatı, iş güçlüğü zammı, temininde güçlük zammı, görev tazminatı gibi ödemelerin anlaşılması gerekmektedir.
Yine dilekçede dilekçi, tazmin hükmünün 6009 sayılı Kanunla getirilen af kapsamında değerlendirilerek, tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine, 5302 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak ödenen ek ödemeyi, bu kanun kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.
Bu nedenle 1257 sayılı ilamın 1.maddesi ile 5.814,96 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 07.01.2014 tarih ve 38190 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05