Sayıştay 2. Dairesi 37893 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37893

Karar Tarihi

20 Ocak 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2010

  • Daire: 2

  • Dosya No: 37893

  • Tutanak No: 39934

  • Tutanak Tarihi: 20.01.2015

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü:

43 sayılı İlam’ın 22. maddesi ile 5302 sayılı Kanun gereği Kaymakam Hüseyin Karameşe'ye verilen ödenekten gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.260,28 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçi dilekçesinde özetle; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 32. maddesi ile 09.06.1930 tarih ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen "Ek Ödeme" başlıklı ek 5. madde hükümleri gereği 5540 sayılı yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnası sadece bu yasa ile yapılan ödemeleri düzenlemediğini; yasanın yürürlüğe konuluş amacı dikkate alındığında Mülki İdare Amirlerine diğer kanunlar uyarınca bu kapsamda 5302 sayılı yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının yasa koyucu tarafından amaçlandığının değerlendirildiğini,

10 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5917 sayılı Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin İlgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 36. maddesi ile 22.05.2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4. madde hükmü lafzı ve ruhu ile yorumlandığında burada yer alan “çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takibi işlemine son verilir.” ibaresinden vergi dahil mevcut ihtilafların sonlandırılmasının amaçlandığı ve her türlü borcun yasa koyucunun iradesiyle sonlandırılmak istendiği açıkça görüldüğünü,

İçişleri, Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nün konuyla ilgili 20.12.2006 tarih ve 40645/14914 sayılı görüş yazısında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 63. maddesi uyarınca Mülki İdare Amirlerine yapılan ödemelerin 5540 sayılı Kanunun Ek 5. maddesi kapsamında ek ödeme olarak kabul edilerek damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulmaması gerektiğinin belirtildiğini,

Danıştay 4. Daire Başkanlığının 22.12.2008 tarih ve 2007/5848 numaralı Esas ve 2008/5019 numaralı Kararında; "05/07/2007 tarih ve 26219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5440 sayılı Yasa ile tanımlanan ek ödeme ve bu ödemeye uygulanacak vergi istisnasının sadece bu Yasa ile yapılan ödemeleri değil, Yasanın yürürlüğe konuluş amacı da dikkate alındığında mülki idare amirlerine diğer kanunlar uyarınca bu kapsamda 5302 sayılı yasa ile yapılan ek ödemeler için de uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

Buna göre 5540 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesi ile İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında eşdeğer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki Mülki İdare Amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlandığından mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunanlara yapılan ek ödemelere de vergi istisnası uygulanacağı açıktır." denildiğini,

Aydın Vergi Mahkemesinin 28/07/2010 tarih ve 2010-924 sayılı kararıyla davacı Datça Kaymakamı Mustafa KAYA'nın davalı Gelir İdaresi Başkanlığına kesintilerin iadesi istemiyle yaptığı düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptaline, belirtilen dönemlerde yapılan kesintilerin düzeltme talebinin yapıldığı 22/10/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiğini,

Ayrıca Aydın Bölge İdare Mahkemesi 05/05/2011 tarih ve 2011/583 esas numaralı kararında Aydın Vergi Mahkemesinin yukarıda anılan kararına Gelir İdaresi Başkanlığınca yapılan itiraz ve karar düzeltme talebinin reddine karar verildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Başsavcılık karşılamasında; “Adı geçen dilekçesinde ilamın 18’inci maddesi ile ilgili olarak, tarafına ödenen özel idare ödeneklerinden gelir vergisi kesilmemesinin mevzuatına uygun bulunduğunu, bu yönde verilmiş yargı kararları olduğunu belirterek, hakkında verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmektedir.

Konuya ilişkin vergi mahkemeleri ve Danıştay tarafından değişik tarihlerde verilmiş lehte farklı kararlar olmakla birlikte, en son olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 03.06.2011 günlü ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı kararıyla bu tür ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerektiği şeklinde karar vermiştir.

Yukarıda belirtilen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararı karşısında, temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar tazmin hükmünün kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığından Daire kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” şeklinde görüş bildirmiştir.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesinde;

“Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez (…)” denilerek ücretin tarifi yapılmıştır.

Anılan Kanunun 94. maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseselerinin, söz konusu maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dâhil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları ve bu fıkranın 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile, 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103. ve 104. maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104. maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28. maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir.”, “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63. maddesinin birinci fıkrasında; “Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.”,

01.07.2006 tarih ve 5540 sayılı Dahiliye Memurları, İl İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanunlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1. maddesiyle 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen “Ek Ödeme” başlıklı Ek 5. maddesinde ise;

“İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28’inci ve 63’üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında, 27/1/2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin (c) bendi ile 4/7/2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16’ıncı maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3’üncü maddesine göre ödeme yapılmaz.” hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümlerin tetkikinden; encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödeme yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu ödemelerden ilki 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddeleri kapsamında encümen başkanı ve üyeleri ile vali yardımcıları ve kaymakamlara yapılan ödemeler, ikincisi ise 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 28. ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine göre yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır.

Buna göre, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmü sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamakta olup, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63. maddeleri uyarınca yapılan ödemeleri kapsamamakta ve bu ödemelerin, diğer kanunlarda da istisna hükmü olmaması nedeniyle eskiden olduğu gibi genel hükümler çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan, aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olduğundan, mahkeme kararlarına göre üçüncü kişiler hakkında işlem yapılması mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/290 Esas, 2011/240 Karar numaralı kararında, 5302 sayılı Kanun gereğince ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmasına ilişkin açılan davayı, 5302 sayılı Kanuna göre yapılan ödemenin gelir vergisinden müstesna olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, istisna hükmünün yalnızca 1700 sayılı Kanuna göre yapılan ek ödemeyi kapsadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi ısrar kararını hukuka uygun bulmuştur.

5917 sayılı Kanun gereğince, borç takibi işlemlerine son verilmesi gerektiği iddia edilmişse de; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun geçici 4. maddesi, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemelerin aslına ilişkin olup yapılan bu ödemelerin vergiye tabi olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.

Bu itibarla, dilekçi talebinin reddi ile 43 sayılı ilamın 22. maddesi ile 1.260,28 TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 20.01.2015 tarih ve 39934 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim