Sayıştay 2. Dairesi 37793 Kararı -
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
37793
30 Ekim 2014
Diğer
Temyiz Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Kamu İdaresi:
-
Yılı: 2009
-
Daire: 2
-
Dosya No: 37793
-
Tutanak No: 39589
-
Tutanak Tarihi: 30.10.2014
-
Konu:
KARAR
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1177 sayılı ilamın 8.maddesi ile; 5302 sayılı Kanun gereği kaymakamlara verilen ödenekten gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle 1.894,76 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir.
Dilekçi dilekçesinde özetle; 5440 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu, İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Ek Ödeme başlıklı Ek 5. maddesinde:
"İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında mülki idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'nü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 28. ve 63 maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemede damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmaz. Bu ödemenin yapılmasında 27.01.2000 tarihli ve 4505 sayılı Kanunun 5. maddesinin (c ) bendi ile 04.07.2001 tarihli ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesi hükümleri uygulanmaz. Bu ödemeden yararlanan personele 17.06.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek-3. maddesine göre ödeme yapılmaz." hükmüne yer verildiğini,
Özel idareden yapılan ödemelerin de ek ödeme olduğunu,
Bu konuyla ilgili, İçişleri Bakanlığı mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısında;
Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünden ve bazı valiliklerden intikal eden yazılarda; "İl Özel İdaresi kanunun 63. maddesi uyarınca vali yardımcıları ve kaymakamlara il özel idaresi bütçesinden yapılacak ödemelerden damga vergisi dışında vergi kesintisi yapılmayacağı hususunda görüş sorulmaktadır. Bilindiği gibi 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63. maddesi "görev ve ek ödenek" başlığını taşımaktadır. 5540 Sayılı Kanunla il özel idaresinden ek ödenek almayan mülki idare amirlerine sağlanan hak, esas itibariyle bir ek ödenek biçiminde düzenlenmiştir. Dolayısıyla 5540 Sayılı Kanunun 5. Maddesinin uygulanması çerçevesinde bakanlığımız ve Maliye Bakanlığı tarafından mutabık kalınarak hazırlanan Mülki İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan İçişleri teşkilatında eş değer görevleri yapan aynı memuriyet kıdemindeki mülki idare amirlerinin aylıklarının eşitlenmesi amaçlanmış olup bu ödemede damga vergisi dışında bir kesinti yapılmamaktadır.
Bu çerçevede 5540 sayılı Kanunla sağlanan ek ödemelerde temel olarak 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63. maddesi kapsamında yapılan ödemeler, dikkate alınarak taşrada görev yapan vali, vali yardımcıları ve kaymakamlar için bu oranlar söz konusu ödemeler kadar eksiltilerek belirlenmiştir.
Nitekim 5540 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan "...5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 28 ve 63. Maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsal unvanlara göre belirlenen oranlarının altında ek ödeme tespit edilebilir..." hükmü de bu doğrultudadır.
Bu durumda, taşra personeline 5302 Sayılı İl Özel İdaresi kanununa göre yapılan ödemelerinde, 5540 Sayılı Kanunun ek 5. maddesi kapsamında birer ödeme olarak kabulü ile damga vergisi dışında bir kesintiye tabi tutulması gerekmektedir." denildiğini,
25.06.2009 tarih ve 5917 sayılı Kanunun 36. maddesi ile 5302 sayılı Kanuna eklenen geçici madde ile "bu kanunun 28 ve 63. maddeleri gereğince 04.03.2005 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz, çıkarılmış borç tutarlarının tahsilinden vaz geçilerek borç takibi işlemine son verilir" hükmü getirilmiştir. Bu hükümle kanun koyucunun anılan ödeneklerden gelir vergisi kesilmemesini kabul ettiğini,
Ayrıca, 1177 sayılı Sayıştay ilamının 8.maddesinde 5302 sayılı Kanun gereği Kaymakamlara verilen ödenekten Gelir vergisi kesilmemesi sonucu kamu zararına sebebiyet verdiği hükme bağlanmış ise de; Sivrihisar Kaymakamı olarak görev yaptığı dönemlerde bu ödeneklerden kesilen gelir vergilerinin yasal olmadığı ve iade edilmesi talebiyle Eskişehir Vergi Mahkemesine yaptığı müracaat üzerine Eskişehir 1. Vergi mahkemesi esas 2010/330 karar 2010/573 sayılı kararı ile bu ödeneklerin vergi istisnasına tabi olduğu ve kesintilerin iadesi yönünde karar verdiğini,
Mahkemenin bu kararına Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine de Eskişehir Bölge İdaresi Mahkemesinin itirazın reddi ile mahkeme kararının onanmasına karar verdiğini,
Diğer taraftan Sayıştay Kanunun 60. maddesinde, vergi ve benzeri mali yükümlülükler ve ödevler hakkındaki Danıştay ile Sayıştay’ın kesinleşmiş kararları arasındaki uyuşmazlıklarda başvuru üzerine Sayıştay kararı yargılamanın iadesi yoluyla görüşülerek uyuşmazlık Danıştay kararı doğrultusunda giderilir hükmünün bulunduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.
Savcılık;“Konuya ilişkin vergi mahkemeleri ve Danıştay tarafından değişik tarihlerde verilmiş lehte farklı kararlar olmakla birlikte, en son olarak Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu 03.06.2011 günlü ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı kararıyla bu tür ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerektiği şeklinde karar vermiştir.
Yukarıda belirtilen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu kararı karşısında, temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar tazmin hükmünün kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığından Daire kararının tasdik edilmesinin uygun olacağı” şeklinde görüş bildirmiştir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Görev ve ek ödenek” başlıklı 63. maddesinin birinci fıkrasında;
“Vali yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ödenek verilir.
Bu madde ile 28. maddede belirtilen ödeneklerin ödenmesinde, 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanunun 5. maddesinin (c) fıkrası ile 631 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Malî ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 16. maddesi hükümleri uygulanmaz.” denilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Gelirin Unsurları” başlıklı 2.maddesinde, ücretlerin, gelirin tespitinde nazara alınacağı belirtilmiş; “Ücretin tarifi” başlıklı 61. maddesinde ise ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanarak; ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 23.maddesinde gelir vergisinden istisna edilen ücretler gösterilmiştir. İstisna edilen bu ücretlere bakıldığında 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 63. maddesine göre kaymakamlara ödenen ödenekler sayılmamaktadır. Dolayısıyla bu ödeneklerin gelir vergisine tabi olması nedeniyle yapılan ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.
5540 sayılı Kanunun 1.maddesi ile 9.6.1930 tarihli ve 1700 sayılı Dâhiliye Memurları Kanununa eklenen Ek Ödeme başlıklı Ek 5.maddesinde;
İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilâtında Mülkî İdare Amirliği Hizmetleri Sınıfında bulunan personele, en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılabilir. Ek ödemenin oranı ile esas ve usûlleri; personelin görev mahalli, çalışma şartları, unvanı, görevi, aylık derecesi gibi kriterler dikkate alınarak Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanı tarafından belirlenir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63 üncü maddelerine göre ödeme yapılanlar ile diğer mevzuata göre ilave ödemeden yararlananlara emsali unvanlara göre belirlenen oranların altında ek ödeme oranları tespit edilebilir veya hiç belirleme yapılmayabilir. Ek ödemenin hak kazanılmasında ve ödenmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun aylıklara ilişkin hükümleri uygulanır ve bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı, hükme bağlanmıştır.
Söz konusu bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere, encümen başkanı (Vali), encümen üyeleri, vali yardımcıları ve kaymakamlara, iki ayrı yasaya dayanılarak ek ödemede bulunulmaktadır. Bu ödemelerden biri, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ek ödeme, diğeri ise 1700 sayılı Kanun’un ek 5. maddesine istinaden yapılan ek ödemedir. 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre yapılan ödemeler özel idare bütçesinden karşılanırken, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesine istinaden yapılan ödemeler genel bütçeden karşılanmaktadır. Buna göre, yapılan ödemelerin dayanakları farklı olduğundan, 1700 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesinde yer alan istisna hükmü, hukukun genel prensiplerine göre istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğinden, sadece bu madde kapsamında verilen ek ödemeleri kapsamaktadır. Ayrıca, vergi hukukunda kanunilik ilkesi geçerli olduğundan ve kıyas yasağı bulunduğundan, 1700 sayılı Kanunun ek 5. maddesinde yer alan istisna hükmünün, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 28 ve 63. maddelerine göre ödenmekte olan ödeneklere de teşmili yasal olarak mümkün değildir.
Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2010/290 Esas nolu 2011/240 Karar nolu kararında, 5302 sayılı Kanun gereğince ödenen ödeneklerden gelir vergisi kesintisi yapılmasına ilişkin açılan davayı, 5302 sayılı Kanuna göre yapılan ödemenin gelir vergisinden müstesna olduğuna ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, istisna hükmünün yalnızca 1700 sayılı Kanuna göre yapılan ek ödemeyi kapsadığı gerekçesiyle reddeden vergi mahkemesi ısrar kararını hukuka uygun bulmuştur.
Yine dilekçi, 5917 sayılı Kanun gereğince, borç takibi işlemlerine son verilmesi gerektiğini iddia etmişse de, 5917 sayılı Kanunun 36.maddesi ile getirilen ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununa eklenen geçici 4.madde, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63.maddelerine göre yapılan ödemelerin aslına ilişkin olup yapılan bu ödemelerin vergiye tabi olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 1177 sayılı ilamın 8. maddesiyle 1.894,76 TL.ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,
Karar verildiği 30.10.2014 tarih ve 39589 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:10