Sayıştay 2. Dairesi 37120 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

37120

Karar Tarihi

13 Ocak 2015

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2009

  • Daire: 2

  • Dosya No: 37120

  • Tutanak No: 39907

  • Tutanak Tarihi: 13.01.2015

  • Konu:

KARAR

TEMYİZ KURULU KARARI

Duruşma talebinde bulunan dilekçi Ömer Besim YENİTERZİ ile Sayıştay Başsavcı Vekilinin sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

793 sayılı ilamın 2. maddesiyle, Fen Bilimleri Enstitüsü öğretim üyelerine ödenen ek ders ücreti puantaj çizelgelerinin fotokopileri çekilerek Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesine ait ek ders ücreti ödemelerinde de kullanılması ve mükerrer tahakkuk ettirilen tutarın Mutemet Mehmet Ali YANAR’ın banka hesabına aktarılması sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle 33.034,10 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Dilekçi, gönderdiği temyiz dilekçesinde özetle; daha önce ilgili Daireye yapmış olduğu savunmada da belirtildiği üzere; S.Ü. Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi'nden öğretim üyelerine Fen Bilimleri Enstitüsünün açmış olduğu tezsiz yüksek lisans programına kayıtlı öğrencilerin danışmanlıkları ve girdikleri ders karşılıkları olarak ücret ödendiğini, aynı şekilde öğretim üyelerine 2914 sayılı Kanunun 11’inci maddesine göre birinci öğretim kapsamında okutacakları zorunlu dersleri aşan kısmına ve ikinci öğretimde girdikleri derslerin karşılığı olarak ek ders ücreti ödendiğini, bu ödemelere esas teşkil eden puantajların, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesine bağlı anabilim ve bölümler tarafından hazırlandığını, anabilim ve bölüm başkanları tarafından hazırlanan puantajların muhasebe bürosuna teslim edildiğini, puantajlar üzerindeki öğretim elemanlarının ad-soyad ve akademik unvanları ile ücretli girdikleri dersleri gösteren rakamların Fakülte Mutemetliği’nce sisteme girildiğini ve ödemeye esas evrakların düzenlendiğini, bölüm başkanlarından gelen puantaj çizelgelerinin alt kısmında anabilim dalı başkanları ve bölüm başkanlarının isim kaşeleri ve imzalarının bulunduğunu, puantaj çizelgelerinin asıllarında harcama yetkilisinin imzalaması gereken yer boş bırakıldığını, daha sonra ilgili mutemedin hangi birimden ödeme yaptırılacaksa (dekanlık, enstitü müdürlüğü) onun isim kaşesini ve resmi mührünü puantaj çizelgesinin sağ alt köşesine basmak suretiyle harcama yetkilisine imzalattığını, harcama yetkilisinin imza ve mührünün olduğu asıl suretlerde kuşku yaratacak hiçbir işaret, kazıntı ve silinti bulunmadığını, bu evrakların harcama yetkilisi tarafından onaylandığını, onaylandıktan sonra bu puantajlara istinaden çeşitli ödemeler bordrosu ve banka listeleri hazırlandığını, gerçekleştirme görevlisi olarak kendisinin de imzaların atılıp atılmadığını kontrol edip, kümülatif toplamının tutup tutmadığına bakarak onayladığını, Mutemet Mehmet Ali YANAR’ın, bazı bölüm başkanlarına Fen Bilimleri Enstitüsüne ait bir nüsha asıl puantaj çizelgesi hazırlatması gerekirken, bilgileri dışında iki nüsha puantaj çizelgesi hazırlattığını, derslere girip adlarına ücret tahakkuk ettirilen öğretim elemanlarının puantaj çizelgelerindeki isimlerinin karşılarında ıslak imzalarının mevcut olduğunu, yukarıdaki açıklamalardan, Mutemet Mehmet Ali YANAR'ın söz konusu belgeleri, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerini aldatacak şekilde kullanarak adına ücret tahakkuk ettirdiği öğretim elemanlarının hakedişlerini hazırlamış olduğu diskette kendi hesabına aktararak haksız kazanç elde ettiğini ve kamu zararına neden olduğunu, bilerek sahte evrak hazırlayıp mükerrer ödeme yaptırarak kamuyu zarara sokan mutemet Mehmet Ali YANAR'ın yapmış olduğu yasal olmayan işlemlerin Dekanlık tarafından fark edilip, ilgili hakkında inceleme yaptırıldığını ve ilk incelemenin de kendisi tarafından yapıldığını, Mehmet Ali YANAR'ın suçlu olduğu ortaya çıkınca üst makamlara bilgi verildiğini, üst makamlarca yapılan inceleme-soruşturma işlemleri sonucunda Mehmet Ali YANAR’ın 15.02.2010 tarihinde açığa alındığını, olayın Konya Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirildiğini, Savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucunda Mehmet Ali YANAR’ın tutuklandığını, Mutemet Mehmet Ali YANAR tarafından Vakıflar Bankasına gönderilen ek ders ücreti banka listesinde Dekan imzasından ayrı olarak fakülte sekreteri ve Strateji ve Geliştirme Dairesi yetkililerinden iki kişinin imzası daha bulunmakta olduğunu, Mutemet Mehmet Ali YANAR'ın adı geçen bankaya teslim ettiği disket ile ek ders ücreti banka listesindeki total tutarın birbirinin aynısı olduğunu, ancak, iki listedeki personel sayısı ve personel isimlerinin farklı olduğunu, disketteki listeye Mehmet Ali YANAR’ın kendi ismini ve IBAN numarasını ilave ettiğini, Vakıflar Bankası yetkililerinin ıslak imzayla teslim edilen liste ile disketteki listeyi karşılaştırmış olmaları durumunda, ilgili öğretim üyelerinin hesabına eksik aktarılarak kalan kısmın mutemedin kendi hesabına aktardığının ortaya çıkarılabileceğini, banka yetkililerinin bu karşılaştırmayı yapması gerekirken yapmayarak, yapılan suiistimalin sürdürülmesine yol açtıklarını, yukarıdaki açıklamalardan açıkça görüleceği üzere, yapılan yolsuzluğun hazırlanış ve oluşum safhasında gerçekleştirme görevlisi olarak üzerine düşen tüm kontrol görevini yapmış olmasına rağmen, gerçekleştirme görevlisi olarak imzaladığı evrakların Mutemet Mehmet Ali YANAR tarafından gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde hazırlanmış olması nedeniyle, bu olayda şahsının herhangi bir ihmalinin bulunmadığını, söz konusu olayın yukarıda izah edildiği gibi Vakıflar Bankası yetkililerinin gereken karşılaştırmayı yapmamaları sonucu oluştuğunu ve sürdüğünü dile getirmek suretiyle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Kendi gündem sırasında ele alınan 37121 sayılı dosyada Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunan Musa GÜRSEL de birebir aynı gerekçelerle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Kendi gündem sırasında ele alınan 37538 sayılı dosyada ise; ilamda muhasebe yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan Ömer BUDAK ve Kemal ATAL muhasebe yetkilisinin mali sorumluluğu açısından temyiz talebinde bulunmuş olup bu manada özetle; sorguya cevap vermelerine rağmen muhasebe yetkilisi olarak sorumluluklarının kaldırılmadığını, kamuda harcama ve ödemenin nasıl ve ne şekilde yapılacağının 5018 sayılı Kanunun Harcama Yapılması başlıklı 4’üncü bölümünde (31, 32 ve 33’üncü maddelerde) açıkça belirlendiğini, söz konusu kanun hükümlerine göre ilamda belirtilen ödemeden harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlu olduğunu, fotokopi edilen belgelerin tamamının harcama yetkilisi tarafından ıslak imzalı onaylı olduğunu ve bu işlemin tek seferlik de olmadığını, gerçekleştirme görevlisi ve harcama yetkilisi görevlerini yerine getirmiş olsalardı bu ödemelere sebebiyet vermemiş olunacağını, ayrıca 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 55, 56, 57 ve 58’inci maddelerine dayanılarak hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Esas ve Usullerin 12’nci maddesinin son paragrafında; "Harcama yetkilileri, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendirir. Ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlileri, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yaparlar. Bu gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine "Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür" şerhi düşülerek imzalanır." denilerek muhasebe yetkilisinin yapacağı kontrol dışındaki tüm sorumluluğun harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ait olduğunun anlaşılması gerektiğini, muhasebe yetkilisinin 5018 Sayılı Kanun’un 61’inci maddesinde yer bulan yetki ve sorumlulukta görev yapmakta olduğunu, ilamda belirtilen ödemeye esas belgelerin gerçekleştirme görevlisi tarafından tanzim edildiğini (“Kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür.” şerhi düşüldüğünü), ilgili birim harcama yetkilisinin onayı ve imzaların tamamlanmasından sonra ödenmek üzere muhasebe birimi tetkik servisine intikal ettirildiğini, tüm bu kontrol ve say2000i sisteminde girişi de yapıldıktan sonra ödenmek üzere muhasebe yetkilisine teslim edildiğini, yukarıdaki sorumluluklar çerçevesinde söz konusu ödeme belgelerinde eksiklik tespit edilmiş olsaydı ödeme yapılmasına imkân bulunmadığını, muhasebe yetkilisine yukarıda verilen sorumluluğun bir ödeme belgesinin tüm aşamalarının tamamlanmasından sonraki kontroller olduğunu, söz konusu belgelerin incelenmesinde Kanun’un 61’inci maddesinde sayılan hususlarla ilgili hiçbir eksiklik olmadığının anlaşılacağını, yani; söz konusu ödeme belgelerinde; 1- Yetkililerin imzasının eksiksiz bir şekilde tamam olduğunu, 2- Ödemeye ilişkin ilgili mevzuatında sayılan belgelerin tamam olduğunu, 3- İlgili belgeler doğrultusunda maddi hata bulunmadığını, 4- Söz konusu ödeme belgelerinde ödemelerin hak sahiplerine yapıldığını (Düzenlenen bordro ile alacaklara ait banka listeleri ve hesap numaralarının alacaklılara ait olduğunu) belirterek yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda muhasebe yetkilisi ile ilgili sorumluluğun yeniden değerlendirilerek kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılık karşılamasında (37121 sayılı dosyayı da içerecek şekilde) özetle; adı geçenin dilekçesinde; ilamın 2’nci maddesi ile tazmine hükmedilen meblağ ile ilgili olarak mutemedin evrak üzerinde değişiklik yapması sonucunda ortaya çıkan bir yolsuzluk olduğunun, bu durumun ilgili banka görevlilerinin dikkat etmeleri halinde kolaylıkla anlaşılabileceğini, ilgili hakkında gerekli işlemlerin yapılmakta olduğunu belirterek, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettiği ifade edildikten sonra belirtilen hususların Daire tarafından yapılan yargılama öncesinde de ileri sürüldüğü ve bu itibarla, adı geçenin temyiz talebinin reddi ile verilen Daire kararının tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Muhasebe yetkililerinin temyiz talebine ilişkin Başsavcılık karşılamasında (37538 sayılı dosyada) ise özetle; adı geçenlerin dilekçelerinde; tazmine hükmedilen meblağ ile ilgili olarak kendilerinin görevlerinin gereğini yaptıklarını, kendilerine sorumluluk yüklenilemeyeceğini belirterek, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep ettikleri ifade edildikten sonra konu hakkındaki mevzuat incelendiğinde, iddiaların hukuki dayanağının olmadığının görüleceği gerekçesiyle adı geçenlerin temyiz talebinin reddi ile verilen Daire kararının tasdikine hükmedilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir.

Dilekçi (37121 sayılı dosyadaki dilekçi de), ikinci temyiz dilekçesinde öncelikli olarak; Başsavcılık mütalaasının tarafına tebliğe edildiğini ve duruşmalı olarak Kurulumuza katılmak istediğini belirtmiş, daha sonra, bu dilekçeye ilaveten çeşitli zamanlarda göndermiş olduğu dilekçelerde özetle; ilamla doğrudan alakalı Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/441 nolu Kararıyla 24.09.2013 tarihinde gerekçeli kararın açıklandığını, kararda mutemet sanık Mehmet Ali YANAR’ın müsnet nitelikli zimmet suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığını ve tutuklandığını, söz konusu kararın dilekçe ekinde sunulduğunu (kaldı ki, karardan önce Savcılık mütalaasında şahsının normal kontrol ve teftişle bu usulsüzlükleri ortaya çıkarmasının mümkün olamadığı kanaati ile beraatının talep edildiğini), Kurulumuzun bu konuyu değerlendirmesini talep ettiğini, şahsına tahakkuk eden borcun kaldırılarak Sanık Mutemet Mehmet Ali YANAR’dan tahsil edilmesi gerektiğini, ayrıca, Selçuk Üniversitesinin 2011 mali yıl hesaplarının incelenmesi neticesinde sorgu aşamasında kaldırılmayıp, ilam aşamasında 86 sayılı İlamın 1. maddesiyle devlet memurluğundan ayrılan birine ait kamu zararından sorumluların (harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin) sorumluluklarının kaldırılmasının ve söz konusu kamu alacağının ahiz üzerinde bırakılmasının emsal olarak değerlendirilerek kendisini ilgilendiren ilamda sorumluluk yüklenen kişilerin sorumluluklarının kaldırılmasını arz ettiğini ifade etmiştir.

Muhasebe yetkilisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunanlar ikinci temyiz dilekçelerinde birinci (ilk) dilekçede belirttikleri hususları özet olarak tekrar ederek tazmin hükmünün kaldırılması isteğinde bulunmuşlardır.

Başsavcılık ikinci karşılamasında (muhasebe yetkilisi sıfatıyla temyiz talebinde bulunanlar için de geçerli olmak üzere); dilekçede adı geçen tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından, yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı ifade edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesinde, kamu zararı; “Mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmış,

Aynı maddenin (a) bendinde ise; iş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılmasının kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak durumlardan biri olduğu hüküm altına alınmıştır.

31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı (3. Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanan Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin “Ödeme belgeleri ve bağlanacak kanıtlayıcı belgeler” başlıklı 5’inci maddesinde ise:

“Ödeme belgesi en az üç nüsha düzenlenir. İlk iki nüshası, bu Yönetmelikte belirtilen kanıtlayıcı belgelerle birlikte muhasebe birimine verilir. Ödeme belgesinin birinci nüshası ile eki kanıtlayıcı belgeler Sayıştaya gönderilir, ikinci nüshası ise muhasebe biriminde saklanır.

Kanıtlayıcı belgeler, kamu harcamalarının belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak yapıldığına ve gerçekleştirildiğine ilişkin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca düzenlenip onaylanan belgelerdir. Kesin veya ön ödeme şeklinde yapılacak kamu harcamalarında ödeme belgesi olarak bağlanacak kanıtlayıcı belgeler aşağıda belirtilmiştir.

Ödeme belgesinin birinci nüshasına, kanıtlayıcı belgelerin aslı veya yasal bir sebeple aslı temin edilemeyenlerin onaylı suretleri bağlanır. Fatura ve taşınır işlem fişinin asıllarının bağlanması esastır. Ancak, kaybolma, yırtılma, yanma gibi mücbir sebeplerle aslının temin edilemediği hallerde, fatura ve/veya taşınır işlem fişinin onaylı örnekleri bağlanmak suretiyle ödeme yapılabilir. Onaylı suretlerin, onaylayan ilgili birim yetkilisinin adı, soyadı, unvanı, imzası ve resmi mühür ile onay tarihini taşıması gerekir.

…”

Denilmektedir.

Buna göre; kaybolma, yırtılma, yanma gibi mücbir sebeplerle asılları temin edilemeyen kanıtlayıcı belgeler için onaylı suretleri kullanılarak ödeme yapılabilmektedir. Bunun haricinde, kanıtlayıcı belgelerin asıllarının ödeme emri belgesine bağlanması esastır.

Uygulamada bu hususa riayet edilmeyerek Mutemet Mehmet Ali YANAR’ın çeşitli tarihlerde Üniversitenin akademik personeline yapılan ek ders ödemelerine ilişkin evraklarda ve bankaya elektronik ortamda (Disket-CD vb) gönderilen evraklarda değişiklik, tahrifat, fotokopi belge kullanma gibi çeşitli hilelerle kendisine ve başkalarına menfaat sağladığı, bu hususa istinaden konunun adli yargıya intikal ettiği ve sorumlular hakkında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2013 tarih ve E:2011/41 ve K:2013/441 sayılı Kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği, konunun mali boyutu itibariyle de Sayıştay denetçileri tarafından sorgu konusu yapıldığı, bunun neticesinde; Sayıştay 2. Dairesince de, kamu zararına neden olan sorumlular hakkında tazmin hükmü verildiği anlaşılmaktadır.

Öncelikli olarak, ilamda Üniversitenin ilgili biriminde görevli öğretim elemanlarına ödenecek ek ders ücreti bedellerinin, biri asıl diğeri aslı ile birebir olarak düzenlenen fotokopi ek ders çizelgeleri ile olmak üzere hak sahiplerine ödenmiş gibi gösterilmek (bir kısmı mutemedin kendi banka hesabına aktarılmak) suretiyle mükerrer olarak ödeme yapılarak ek ders karşılığı olarak ödenmesi gereken bedelden fazlasının ödendiğinden bahisle tazmin hükmü verildiği anlaşılmakta ise de; Geçekleştirme görevlisi Ömer Besim YENİTERZİ gerek olayın ilk tespitinde yaptığı soruşturma sonucu düzenlediği raporunda gerekse savunma ve temyiz dilekçelerinde olayın bu şekilde gerçekleştirildiğini kabul ve beyan etmekte ve kendisinin Dekanın ıslak imzasına dayalı belgeye göre tahakkuk yaptığını dolayısıyla sorumluluğu bulunmadığını belirtirken Harcama yetkilisi Dekan Musa GÜRSEL ise mürafaacı olarak temyiz kurulunda yaptığı savunmada evrakların gerçek olduğunu ve mutemedin ödeme listesinin bankaya teslimi sırasında akademik personelin ek ders hakedişlerinden cüzi miktarda kesintiler yapmak suretiyle söz konusu olayı gerçekleştirdiğini, bu nedenle toplam bütçe gideri değişmediğinden kamu zararından söz edilemeyeceğini ve ayrıca, ceza davası sonucunda verilen mahkûmiyet kararının da Yargıtay’ca bozulduğunu beyan etmiştir.

Diğer taraftan, Konya Ağır Ceza Mahkemesi kararı incelendiğinde de; Mutemet Mehmet Ali YANAR’ın, üniversitenin çeşitli ödemelerinden 2000 ila 2009 yılları arasında 7 farklı yöntem kullanarak zimmetine para geçirdiği görülmektedir.

Dolayısıyla, gerek ilamda kendisine sorumluluk yüklenen kişilerin temyiz dilekçelerinde ve mürafaa (duruşma) sırasında yaptıkları açıklamalardan gerekse dilekçe eki Ağır Ceza Mahkemesi Kararından Sayıştay yargılaması açısından kamu zararına sebep olan olayın işleniş şekli (hangi yöntemle yapıldığı) konusunda tereddüt hasıl olmuştur. Diğer bir ifadeyle, ilamda kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle ilişik tutulan belgelerin söz konusu olayda fiilen kullanılıp kullanılmadığı mevcut bilgi ve belgeler dahilinde anlaşılamamaktadır.

Bu manada, dilekçilerin “Mutemet Mehmet Ali YANAR'ın adı geçen bankaya teslim ettiği disket ile ek ders ücreti banka listesindeki toplam tutarın birbirinin aynısı olduğu, ancak, iki listedeki personel sayısı ve personel isimlerinin farklı olduğu, disketteki listeye Mehmet Ali YANAR’ın kendi ismini ve IBAN numarasını ilave ettiğini, Vakıflar Bankası yetkililerinin ıslak imzayla teslim edilen liste ile disketteki listeyi karşılaştırmış olmaları durumunda, ilgili öğretim üyelerinin hesabına eksik aktarılarak kalan kısmın mutemedin kendi hesabına aktardığının ortaya çıkarılabileceği, banka yetkililerinin bu karşılaştırmayı yapması gerekirken yapmayarak, yapılan suiistimalin sürdürülmesine yol açtıkları” yönündeki iddiaları karşısında ilama konu olayın, ilişik tutulan belgelerin hazırlanış aşamasında değil de ödeme listesinin bahsi geçen bankaya teslim edilmesi aşamasında gerçekleşmiş olduğunu; sonuç itibariyle, harcama yetkilisi gerçekleştirme görevlisi ve muhasebe yetkililerinin olayda bir müdahillerinin olup olmadığını tespit etmek de mümkün görünmemektedir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, mevcut bilgi ve belgeler ışığında tazmin hükmü kurulmasında hukuki bir isabet bulunmadığından tazmin hükmünün BOZULMASINA ve dilekçe ekinde yer alan Konya Ağır Ceza Mahkemesi Kararı ve bu Karara ilişkin mürafaa (duruşma) sırasında belirtilen (ancak sunulmayan) “Yargıtay’ın bozma kararı” da dikkate alınmak suretiyle olayın tüm yönleriyle incelenerek hem Sayıştay yargılaması açısından kamu zararı oluşup oluşmadığının belirlenmesini hem de sorumlulukların yeniden tespit edilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE,

Karar verildiği 13.01.2015 tarih ve 39907 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:57:11

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim