Sayıştay 2. Dairesi 35664 Kararı - Belediyeler ve Bağlı İdareler Personel Mevzuatı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
2
Sayıştay Kararı
35664
3 Haziran 2021
Belediyeler ve Bağlı İdareler
Daire Karar Detayı
İletişim Bilgileri
-
Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır
-
Daire: 2
-
Karar Tarihi: 03.06.2021
-
Karar No: 35664
-
İlam No: 95
-
Madde No: 4
-
Kamu İdaresi Türü: Belediyeler ve Bağlı İdareler
-
Hesap Yılı: 2019
-
Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
KARAR
… Belediyesi sözleşmeli personeline sosyal denge tazminatı ödemelerinde aylık tavan sınırın aşıldığı görülmüştür.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinin birinci fıkrasında;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.”
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.”
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” hükümlerini düzenleyen Dördüncü Bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1 inci maddesinde de;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %100'üdür. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.”
hükümleri bulunmaktadır.
Bu çerçevede; … Belediyesi ile … Sendikası arasında …-… ve …-… dönemlerine ilişkin “Sosyal denge tazminatı sözleşmesi” imzalanmıştır.
Bahse konu …-… dönemine ilişkin sözleşmenin “Sosyal Denge Tazminatı Miktarı” başlıklı 7 nci maddesinde;
“Sosyal denge tazminatı 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde belirtilen ödeme olup her ay maaş günü ödenmek üzere aşağıdaki şekilde kararlaştırılmıştır.
Başkan Yardımcıları, Tüm memur ve sözleşmeliler için
a) Sosyal denge tazminatının aylık Tavan ücretinin %100’ü
b) Etkinlik, Verimlilik yardım paketi olarak her ay net … TL ücret ödenir. Memur maaş artış dönemlerinde yapılan zam oranında artırılarak ödemeye devam edilir. Etkinlik, Verimlilik yardım paketinden yararlanan 657 sayılı devlet memuru statüsünde çalışan memurlara yemek yardımı yapılmaz.
Belediyemiz mücavir alanları içerisinde ayrıca toplu taşıma ücreti ödenmez.”
düzenlemesi yapılmıştır.
Ayrıca Kamu idaresinin …-… dönemini kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi incelendiğinde mezkûr sözleşmenin “Sosyal Denge Tazminatı Miktarı” başlıklı 7’nci maddesinde;
“Sosyal denge tazminatı 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesinde belirtilen ödeme olup her ay maaş günü ödenmek üzere aşağıdaki şekilde kararlaştırılmıştır.
Başkan Yardımcıları, Tüm memur ve sözleşmeliler için
a) Sosyal denge tazminatının aylık Tavan ücretinin %100’ü
b) Etkinlik, Verimlilik yardım paketi olarak her ay net … TL ücret ödenir. Memur maaş artış dönemlerinde yapılan zam oranında artırılarak ödemeye devam edilir. Etkinlik, Verimlilik yardım paketinden yararlanan 657 sayılı devlet memuru statüsünde çalışan memurlara yemek yardımı yapılmaz.
Belediyemiz mücavir alanları içerisinde ayrıca toplu taşıma ücreti ödenmez.”
düzenlemesi yapılmıştır.
Bu düzenlemeye istinaden, “Etkinlik, Verimlilik yardım paketi” adı altında personele yapılan ödemeler sebebiyle, mevzuatın öngördüğü ödenebilecek sosyal denge tazminatı tavan tutarının aşıldığı görülmüştür.
Sorumluların savunmalarında, konuyla ilgili olarak Anayasanın 90 ncı maddesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11 inci maddesi, Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi, Ekonomi Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 87, 98, 151 sayılı Sözleşmeleri, genel çerçeve olarak Uluslararası sözleşmeler ve AİHM kararları doğrultusunda sözleşme yapma serbestisi gereğince ve uluslararası sözleşmelerle çelişecek şekilde yasal düzenleme getirmek suretiyle kamu görevlilerinin toplu iş sözleşmesi yapma hakkının kısıtlanmasının Anayasaya aykırı olduğu ifade edilmiş ise de;
Uluslararası Çalışma Örgütünün 87 sayılı Sözleşmesi, Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması ile ilgili olup yargılama konusu hususun bu konuda bir içeriğe sahip olmadığı;
Uluslararası Çalışma Örgütünün 1949 yılında kabul edilen 98 sayılı Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesinde “Bu Sözleşme, Devlet memurlarının durumları ile alakalı değildir ve hiç bir surette, onların haklarına veya statülerine halel getirmez” şeklinde hüküm bulunduğu;
Yine Uluslararası Çalışma Örgütünün 151 sayılı “Çalışma İlişkileri (Kamu Hizmeti) Sözleşmesi başlıklı” Kararı’nın 87 sayılı Örgütlenme Hakkı ve Toplu Pazarlık sözleşme kararının kamu görevlilerini kapsaması için çıkartılmış bir sözleşme kararı olduğu; bu kararda sözleşmede öngörülen güvencelerin, görevleri izlenecek politikaları belirleme ve yönetim işleri kabul edilen üst düzey görevlilere veya çok gizli nitelikte görevler ifa edenlere hangi ölçüde uygulanacağının ulusal yasalarla belirleneceğinin ifade edildiği;
Anayasanın 90’ıncı maddesinde belirtilen “…Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” hükmüne dayanılarak yukarıda kısaca açıklanan Uluslararası Çalışma Örgütünün kararları ile Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri arasında uyuşmazlık olduğu iddiasının geçerli olmadığı; görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilen Uluslararası Çalışma Örgütü kararları gereğince ulusal yasalarla belirlenen mali kıstasların dikkate alınmayacağına dair matbu savunmanın hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır.
Kamu görevlilerinin, toplu sözleşme hakkı 2010 Anayasa değişikliği ile teminat altına alınmış ve bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Toplu İş Sözleşmesi ve Sözleşme Hakkı’'’ başlıklı 53’üncü maddesinde 2010 yılında yapılan değişiklik sonucunda ilgili madde:
"İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir. Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir”
şeklinde değiştirilmiştir.
Bu hak ile ilgili olarak Anayasa değişikliğine uygun şekilde 4688 sayılı Kanun ile gerekli yasal zemin oluşturulmuştur. Düzenlemeye uygun olarak memurlar toplu sözleşme yapabilmekte, belediyelere de ayrıca sosyal denge tazminatını belirleme yetkisi verilmektedir. Buna göre; kanun gereği mahalli idareler sosyal denge sözleşmesi yapabilmektedir.
Sorumluların savunmalarında öne sürdüğü anayasal sorunlar 2010 anayasa değişikliği ile ve akabinde buna uygun olarak düzenlenen 4688 sayılı Kanun ile çözüme kavuşturulmuş ve iç hukuk düzeni ile uluslararası antlaşmalar arasında ihtilaf olabilecek bir husus kalmamıştır. Buna göre, sorumluların, uluslararası sözleşmelerle çelişecek şekilde yasal düzenleme getirmek suretiyle kamu görevlilerinin toplu iş sözleşmesi yapma hakkının kısıtlanmasının Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun Geçici 14’üncü maddesinde;
“15/3/2012 tarihinden önce 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi kapsamındaki idareler ile ilgili sendikalar arasında toplu iş sözleşmesi, toplu sözleşme, sosyal denge sözleşmesi ve benzeri adlar altında imzalanan sözleşmelerin uygulanmasına, söz konusu sözleşmelerde öngörülen sürelerin sonuna kadar devam edilebilir. Anılan sözleşmelerin uygulanmasına devam edildiği dönem için 32 nci madde hükümleri çerçevesinde ayrıca sözleşme yapılamaz. Söz konusu sözleşmeleri 31/12/2015 tarihinden önce sona eren veya mevcut sözleşmeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra karşılıklı olarak feshedilen kapsama dahil idareler, sözleşmelerinin sona eriş veya fesih tarihini izleyen bir ay içinde sözleşmelerin sona erdiği veya feshedildiği tarih ile bu Kanunda öngörülen toplu sözleşme dönemi sonuna kadarki dönemle sınırlı olmak üzere üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri çerçevesinde sözleşme yapabilir. Ancak 32 nci madde uyarınca toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarın, unvanlar itibarıyla ilgili personele söz konusu sözleşmeler uyarınca yapılmakta olan ortalama aylık ödemenin altında kalması halinde; üçüncü fıkra hükümleri dikkate alınmaksızın 32 nci madde hükümleri esas alınarak 31/12/2015 tarihine kadar uygulanabilecek sözleşmelerde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilir. Bu şekilde yapılacak ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.”
denilmektedir.
25.08.2017 tarihli Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmesi’nin Dördüncü Bölümü “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” kısmının 7’nci maddesine göre sosyal denge süresi 31.12.2015 tarihi yerine 31.12.2019 tarihi olarak değiştirilmiştir.
Buna göre 15.03.2012 tarihinden önce bir sözleşme imzalanmışsa, bu sözleşme, süresi bitinceye kadar geçerli olacaktır. Söz konusu sözleşmenin çeşitli sebeplerle 31.12.2019 tarihinden önce sona ermesi durumunda 31.12.2019 tarihine kadar yeni bir sözleşme imzalanabilecek, ancak eski sözleşmede unvanlar itibariyle belirlenen tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmesi durumunda bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yani 11.04.2012 tarihinde uygulanan sözleşme uyarınca unvanlar itibarıyla ilgili personele ödenen ortalama aylık tutar tavan olarak esas alınabilecektir. Başka bir deyişle, 31.12.2019 tarihine kadarki dönemde, yenilenen sözleşme ile, ilgili personele ödenen meblağ, toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutardan yüksek ise, yüksek olan bu tutarların artırılması mümkün değildir. Diğer taraftan aynı dönemde, bir önceki sözleşmede öngörülen sosyal denge tazminatı tutarı, yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutardan düşük ise, bu defa yeni yapılacak sözleşmede öngörülebilecek en yüksek tutar, toplu sözleşmede belirlenen tavan tutar kadar olabilecektir.
… Belediyesi tarafından 2012 yılında sözleşme hükümleri doğrultusunda ödenen hakların aylık brüt ortalaması alınarak 2012-2019 yılı enflasyon rakamlarıyla güncellendiğinde veya 2012 yılında geçerli olan “aylık katsayının” 2019 yılına kadar artış oranıyla güncellendiğinde personele ödenen “sosyal denge tazminatının” geçici 14’üncü madde hükümlerine uygun olduğu ifade edilmiş ise de;
2012 yılında geçerli olan rakamların enflasyon rakamlarıyla güncellenmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Kaldı ki tavan olarak kabul edilen en yüksek devlet memuru aylığı da yıllar itibariyle değişiklik göstermektedir.
… Belediyesinin hizmet sahasının geniş olduğu, hizmet birimlerinin de muhtelif yerlerde bulunmasından dolayı yiyecek ve ulaşım hizmetinin personele sağlanamadığı; bu ücretin de ulaşım ve yiyecek ücretine mukabil verildiği yapılan savunmalarda belirtilmiş ise de;
Memurlara yapılacak yemek yardımı “Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği” ile ve servis hizmetinin hangi koşul ve gereklilikler doğrultusunda kamu çalışanlarının istifadesine sunulabileceği ise “Kamu Kurum Ve Kuruluşları Personel Servis Hizmet Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir. İlgili mevzuat hükümlerini geçersiz kılacak biçimde sözleşmeye hüküm konulması mümkün değildir. Nitekim, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nin 3’üncü maddesinde, “Yiyecek yardımı sadece yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım, nakten veya kupon, kart, fiş, bilet ya da bu mahiyette bir ödeme aracı verilmek suretiyle yapılamaz” hükmü ile bu yardımın nakdi olarak yapılamayacağı açık olarak belirlenmiştir. Bu itibarla sorumluların, … Belediyesi hizmet sahasının geniş olmasından dolayı yiyecek ve ulaşım hizmetinin personele sağlanamadığı, bu ücretinde ulaşım ve yiyecek ücretine mukabil verildiği yönündeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
Buna göre; sosyal denge tazminatı için belirlenen tavan tutarın, sözleşmeye konulan aylık maktu ödeme kalemi olan “etkinlik, verimlilik yardım paketi” adı altında aşılmasından dolayı yukarıda açıklanan sebeplerle toplam … TL kamu zararı oluşmuştur.
Konu sorumluluk yönünden değerlendirildiğinde;
Kamu zararı; rapor maddesinde açıklandığı üzere, mevzuatta öngörülen sınırlara aykırı sözleşme imzalanması sebebiyle doğmuştur.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun, Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması başlıklı 32’nci maddesine göre, belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı arasında toplu sözleşme yapılabilecektir. Söz konusu İdarede de bu hükme istinaden toplu sözleşmeler, Belediye başkanları tarafından imzalanmıştır.
İmzalanan sözleşmelerin kapsamının, kamu görevlilerine bu sözleşmelerle ödenebilecek tavan tutar kadar sosyal denge ödemesi, ayrıca aynı personele “etkinlik, verimlilik yardım paketi” adı altında ilave ödeme yapılması şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle mevzuatta öngörülen sınırlar aşılmış ve bu nedenle kamu zararı oluşmuştur. Bu itibarla, mevzuata aykırı sözleşmeleri imzalayan Belediye Başkanları imzaladıkları bu sözleşmelerden kaynaklanan kamu zararında sorumludurlar.
Raporda; mevzuata aykırı hükümler içeren sözleşmeden kaynaklanan kamu zararından Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Görevlileri ile birlikte bu sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanlarının sorumlu tutuldukları görülmüştür.
Kamu zararı; rapor maddesinde ve yukarıda açıklandığı üzere, mevzuata aykırı olarak mevzuatta öngörülen sınırları aşan hükümlere yer veren sözleşmenin imzalanmasından doğmuştur.
Ödeme emri belgesini harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayan kamu görevlilerinin, sözleşmenin imzalanması aşamasıyla kamu zararının doğması ile ilgili herhangi bir işlemleri, eylemleri bulunmamaktadır. Anılan kamu görevlileri, tekemmül etmiş ancak içerik olarak Kanunun öngördüğü sınırları aşan sözleşmeden kaynaklanan idare borcunu yerine getirmiş, kamu görevlilerinin bu sözleşmeden doğan haklarını sözleşmede öngörülen zamanda ve öngörülen miktar kadar ödemişlerdir. Bu görevlilerin idare adına Üst Yönetici (Belediye Başkanı) tarafından imzalanan sözleşmenin gereklerini yerine getirmemek gibi bir seçenekleri de bulunmamaktadır. Deyim yerindeyse bu konuda takdir yetkisine değil, bağlı yetkiye sahiptirler.
Bu itibarla, idare adına Belediye Başkanları tarafından imzalanan ve kapsamı Kanunda öngörülen sınırları aşan sözleşmeden kaynaklanan ve idarenin yükümlüklerini yerine getirmek için düzenlenen ödeme emri belgelerini harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi olarak imzalayan kamu görevlilerinin, bu sözleşmeden doğan kamu zararından sorumlulukları bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde sosyal denge tazminatı için belirlenen tavan tutarın, sözleşmeye konulan aylık maktu ödeme kalemi olan “etkinlik, verimlilik yardım paketi” ile aşılmasından dolayı sebebiyet verilen toplam … TL kamu zararının,
-
…TL’sinin Üst Yönetici (…) …’a,
-
…TL’sinin ise Üst Yönetici (…) …’a,
münferiden 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine,
İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55 inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile;
Ayrışık Görüş:
Üye … ve Üye …’ın sorumluluk yönünden ayrışık görüşü:
Harcama yetkililerinin 5018 sayılı Kanunu’nun 32’ inci maddesinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama Talimatı ve Sorumluluk” başlıklı 32 nci maddesinde;
“Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır. Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, Ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.” hükümüne yer verilmiştir.
Gerçekleştirme görevlilerinin harcama sürecindeki görev ve sorumlulukları 5018 sayılı Kanunu’nun 33’üncü maddesinde düzenlenmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Giderlerin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 ncü maddesinde;
“Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır. Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.” hükümüne yer verilmiştir.
Yine, aynı Kanunun 55 ve devamı maddelerinde kamu idarelerinin iç kontrol sistemlerini oluşturmaları öngörülmüş ve bu çerçevede harcama birimlerinin yapılan mali işlemler üzerinde gerçekleştirecekleri kontroller açıklanmış olup, harcama birimlerinin asgari yapmaları gereken kontroller, malî hizmetler birimi tarafından ön malî kontrole tâbi tutulacak malî karar ve işlemlerin usûl ve esasları ile ön malî kontrole ilişkin standart ve yöntemler Maliye Bakanlığınca belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esaslar'ın 10 uncu maddesinde, ön mali kontrol işleminin harcama birimleri tarafından da yerine getirileceği belirtilerek gelir, gider, varlık ve yükümlülüklere ilişkin mali karar ve işlemlerin harcama birimi tarafından mali mevzuat hükümlerine uygunluk yönüyle kontrol edileceği,
Usul ve Esasların 12’nci maddesinde de, süreç kontrolünün nasıl yapılacağı belirtilerek, mali işlemlerin yürütülmesinde görev alanların yapacakları işlemden önceki işleri de kontrol edecekleri, ödeme emrini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin de ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön mali kontrol işlemini yapacakları belirtilmektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007/5189-1 sayılı Kararının “sorumlular” başlıklı 3 üncü bölümünde, harcama yetkililerinin ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumlulukları açıklanmış olup; ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilmiş gerçekleştirme görevlilerinin düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen Sayıştay Genel Kurul Kararı uyarınca, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama, nitelik itibariyle hukuka aykırı nitelik taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Dolayısıyla, hukuka aykırı nitelik taşıyan fazla ödemeye ilişkin yapılan harcamalar ile ilgili harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin sorumluluğu bulunmaktadır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_sayistay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:28