Sayıştay 2. Dairesi 35591 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35591

Karar Tarihi

19 Eylül 2019

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 2

  • Karar Tarihi: 19.09.2019

  • Karar No: 35591

  • İlam No: 572

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Hesap Yılı: 2012

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Milletvekilliğinden emekli olan öğretim üyesine maaş ödenmesi

... sayılı ilama ek ... sayılı ilamın ... nci maddesiyle verilen milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversiteye dönerek İşletme Fakültesinde göreve başlayan Prof. Dr. ...’e maaş ödenmesi sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının sorumlularından 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte tazminine ilişkin kararın ...tarih ve ... tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararı ile bozulması nedeniyle konunun Dairemizde yeniden karara bağlanması sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ek ilamın ... inci maddesiyle, ... sayılı ek ilamın ... nci maddesiyle verilen tazmin kararında ısrar edilerek, milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversiteye dönerek İşletme Fakültesinde göreve başlayan Prof. Dr. ...’e maaş ödenmesi sonucu sebep olunan ... TL’nin aynı sorumlulardan tazminine karar verilmişti.

Harcama Yetkilisi (Dekan V.) ...’nın ... sayılı ek ilamın ... inci maddesiyle verilen tazmin kararına karşı Temyiz Kuruluna başvurması üzerine Temyiz Kurulunca verilen ... tarih ve ... tutanak nolu kararda ise özet olarak, daha sonraki bir tarihte yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ilk fıkrası ile konulan genel kurala göre herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, emekli aylıklarını kestirmek suretiyle dahi artık kamuda bir göreve atanamayacakları; ancak bu hükümde yer alan yasaktan hariç tutulanların herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alıyor olsalar dahi, genel bütçeye dahil dairelerin, (üniversite gibi) katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanabilecekleri; böylelikle, 2547 sayılı Kanunun 60/a maddesinde dar bir kapsamda öngörülen öğretim üyelerinin emekli olarak üniversiteye dönebilmeleri hakkının, 5335 sayılı Kanunun 30/1 maddesindeki “... yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine ... yapılacak atamalar hariç olmak üzere” ifadesi ile emekli tüm emekli öğretim üyelerini kapsar biçimde genişletildiği; içerikleri itibariyle hem 2547 sayılı Kanunun 60/a hem de 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddelerinin aynı konuyu ele aldığı; ancak 5335 sayılı Kanun daha yeni tarihli olduğundan, emekli öğretim üyelerinin üniversitede yeniden atanabilmesine dair bu yeni hükümdeki şartların uygulanması gerektiği; nitekim fıkranın devamındaki; “Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.” hükmünün bu hususu teyit ettiği; bu kişilerin emekli aylıklarının kesilmesinin gerekip gerekmediği ile ilgili olarak 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ilk fıkrasında sayılan istisnalar (Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Başbakan tarafından atanalar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda göre verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine ve Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına yapılacak atamalar) hakkında emekli aylığının kestirilmesi gibi bir şarttan söz edilmediği halde, ikinci ve üçüncü fıkralarda (ilk fıkradaki istisna kamu görevlileri dışındaki) herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar”ın atanmaları şartı olarak emekli aylıklarını kestirmeleri gereğine yer verildiği; ancak maddenin üçüncü fıkrasında maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin belirli kişiler hakkında uygulanmayacağı öngörüldüğü; böylelikle, 30 uncu maddedeki sınırlamalar maddenin üçüncü fıkrasında istisna olarak sayılan kişilere uygulanmayacağından, bu kişilere tüm özlük haklarını elde etmek suretiyle görev yapma hakkı tanındığı sonucuna varılabileceği; maddede bu kişilerin özlük, hakları bakımından başka bir sınırlama da getirilmediği; hukukta geçerli olan “yasak olmayan yapılabilir” ilkesi çerçevesinde de aynı sonuca varmak ve bu kişilerin emeklilik aylıkları kesilmeden ve görev yaptıkları yükseköğretim kurumlarından maaşlarını da alarak çalışmalarına hukuki bir engel olmadığı; bu nedenle salt 2547 sayılı Kanunun 60/a maddesine dayanan tazmin hükmünün daha yeni ve daha özel düzenleme niteliğindeki 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi karşısında isabetli olmadığı; 2547 sayılı Kanunun 60/a maddesinde yer alan; “… bu görevlerde geçirdikleri süreler hesaba katılmak ve buna göre aylık dereceleri yükseltilmek, …” ifadesinin de bunu teyit ettiği; bu anlamda, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasında 2547 sayılı Kanunun 60/a maddesine atıf yapılmasının tek işlevinin de, milletvekilliğinden gelen öğretim üyelerinin, diğer öğretim üyelerinden farklı olarak aylıkları emekli aylıkları kesilmeksizin çalışabilmelerini tespit etmek olduğu; 5335 sayılı Kanunun 30/1 hükmünün, sözleşmeli istihdamı değil, atama ile olağan memuriyet koşullarının sağlanması iradesini ortaya koyduğu; bu açıdan (asıl) ilamda Daire çoğunluğunun belirttiği gibi, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde atama ertesinde uygulanacak mali haklar bakımından düzenleme bulunmadığından 2457 sayılı Kanun 60/a maddesinin uygulanması gerektiği görüşüne katılmanın mümkün olmadığını; bir kimsenin bila bedel çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğuna göre, atamanın zorunlu unsuru olarak icra edilen görev karşılığı düzenlenen maaş ve diğer parasal edimlere hak kazandırması, hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğundan kanun koyucunun 5335 sayılı Kanun 30 uncu maddesinde atama sonucu görev karşılığı yapılacak ödemelerden söz edilmediği; diğer bir ifadeyle emekli öğretim üyesinin (ve diğer kamu görevlilerinin) emekli statüsünde yeniden atanmalarında ortaya çıkacak sorunun, emekli aylıklarını almaya devam edip etmeyecekleri hususu olup kanun koyucu maddenin 2-4 üncü fıkralarında bu konuyu ele aldığı; anılan nedenle, milletvekili emeklisi Prof. Dr. ...'in kurumuna dönmesi sonucu bulunduğu kadroda verdiği hizmet karşılığı maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı; ihtilafa konu olan 2547 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendinin ikinci cümlesi 01.07.2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (18.06.2017 tarihinde kabul edilen) Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17 nci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı; anılan mevzuat değişikliğinin gerekçesine bakıldığında da her iki Kanunun da yürürlükte olmasının yarattığı karmaşadan ve söz konusu kanunlar arasındaki uyumsuzluğun giderilmesinden bahsedildiği belirtilerek temyize konu olayda kamu zararı oluşmadığından, ... sayılı ek ilamın ... inci maddesiyle verilen ... TL’nin tazminine ilişkin hükmün bozulmasına ve konunun tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

Temyiz Kurulunun söz konusu kararı üzerine yazılan ek raporun Dairemizde görüşülmesi neticesinde; milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversiteye dönerek İşletme Fakültesinde göreve başlayan Prof. Dr. ...’e 2012 yılında toplam ... TL maaş ödenmesi ile ilgili olarak tazmin hükmü verilen ... sayılı ilamın ... nci maddesinin Sayıştay Temyiz Kurulunun ... tarih ve ... tutanak nolu Kararı ile bozulması sonucu Dairemizce ... sayılı ilamın ... inci maddesiyle verilen ısrar kararının, Sayıştay Temyiz Kurulunun ... tarih ve ... tutanak nolu Kararı ile milletvekili emeklisi Prof. Dr. ....'in kurumuna dönmesi sonucu bulunduğu kadroda verdiği hizmet karşılığı maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı ve kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle ikinci defa bozulmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesinin sekizinci fıkrasında aynen;

“Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar Temyiz Kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır.”

Denilmiştir.

Söz konusu hükümde Dairece aynı konu hakkında ikinci defa verilen kararın (ısrar kararının) Temyiz Kurulunca ikinci defa bozulması halinde Dairece Temyiz Kurulunun bu kararına uyulması zorunlu olduğundan milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversiteye dönerek İşletme Fakültesinde göreve başlayan Prof. Dr. ...’e yapılan maaş ödemelerinin toplamı olan ... TL için ilişik bulunmadığına,

İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy çokluğuyla,

Karşı Görüş:

Üye ...’ın görüşü:

“2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Kurumlara dönüş” başlıklı 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasında, “Bir süre öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra Bakanlar Kuruluna veya Yasama Organı Üyeliğine seçilenler, bu görevlerde geçirdikleri süreler hesaba katılmak ve buna göre aylık dereceleri yükseltilmek, meslek unvan ve sıfatlarını kazanma ile ilgili hükümler saklı kalmak şartıyla başvurmaları halinde bu Kanun hükümlerine göre ayrıldıkları yükseköğretim kurumuna kadro koşulu aranmaksızın dönerler.” hükmü yer almıştır.

Bu fıkraya, 21.09.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 17.09.2004 tarih ve 5234 sayılı Kanunla eklenen bentte ise, “Bunlardan emekli iken yükseköğretim kurumlarına dönenlerin veya yükseköğretim kurumlarına döndükten sonra emekliliğe hak kazanıp emekli olanların emekli aylıkları kesilmez. Bunlara yükseköğretim kurumlarınca, ders yükü zorunluluğu aranmadan ek ders ücreti ve sınav ücreti ile döner sermaye payı ödenir; bu ödemelerin dışında aylık, ödenek, tazminat ve benzeri herhangi bir ödeme yapılmaz.” denilmektedir.

Bu hükümlere göre daha önce öğretim üyesi olarak çalışanlardan milletvekili seçilenler, milletvekilliğinden emekli olduktan sonra, ayrıldıkları yükseköğretim kurumuna kadro koşulu aranmaksızın dönme imkânına sahip bulunmaktadırlar. Diğer bir ifadeyle, bu kişiler, daha önce ayrıldıkları yükseköğretim kurumunda bir kadroya atanabilecekleri gibi, bir kadroya atanmadan da o yükseköğretim kurumuna dönerek öğretim üyeliği yapabileceklerdir.

Bunların malî hakları konusunda, doğrudan bir kadroya atanmak suretiyle görev yapanlar ile bu şekilde bir atama işlemi olmadan göreve başlayanlar arasında anılan fıkrada bir ayırım yapılmamış olmakla birlikte, bir kadroya atanmanın hukuki sonucu, ilgili mevzuatta o kadro için öngörülen malî hakların ilgiliye sağlanmasıdır. Esasen söz konusu fıkrada, bir atama işleminden bahsedilmemekte ve herhangi bir istihdam şekline de atıf yapılmadan genel bir ifadeyle “kadro koşulu aranmaksızın dönerler” denilmektedir. Bu durumda, milletvekilliğinden emekli olduktan sonra yükseköğretim kurumlarına dönen kişilere sağlanacak malî hakların kapsamı konusunda istihdam şekli dikkate alınmalıdır. Bir kadroya atama işlemi yapılmadan çalıştırılanlara, maddede belirtilen ek ders ücreti ve sınav ücreti ile döner sermaye payı ödenmesi; buna karşılık bir kadroya ataması yapılarak çalıştırılanlara ise, o kadro için kanunların belirlediği malî hakların sağlanması gerekmektedir.

Diğer taraftan, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına açıktan atanmaları ve emekli aylıkları kesilmeden çalışmaları konusunda önce 2004 ve 2005 malî yıllarına ait bütçe kanunlarında, daha sonra da 5335 sayılı Kanunla bazı sınırlamalar getirilmiş ve bu sınırlamaların istisnaları da yine aynı kanunlarda gösterilmiştir.

27.04.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve halen yürürlükte bulunan 21.04.2005 tarih ve 5335 sayılı Kanunun konuya ilişkin 30 uncu maddesinde; herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların kural olarak kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına açıktan atanamayacakları öngörülmüş, ancak bu hükmün istisnasını teşkil etmek üzere, hangi görevlere açıktan atama yapılabileceği ve kimlerin emekli aylıkları kesilmeden çalıştırılabilecekleri konusu da ayrıca hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacakları ve görev yapamayacakları; üçüncü fıkrasında da, diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmaktadır. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise ikinci ve üçüncü fıkrada getirilen yasaklamanın istisnaları gösterilmiştir.

Bahse konu 30 uncu maddenin dördüncü fıkrasında gösterilen istisnalar, emekli aylığı almakta iken bir kadroya açıktan atananların, emekli aylıkları da kesilmeden çalışabilmelerini öngörmektedir. Diğer bir ifadeyle, kadrolarına ait malî haklardan istifade etmeleri tabiî olan bu kişilerin, bu haklarının yanı sıra emekli aylıklarını da alabilmelerine imkân sağlanmıştır. Fıkrada sayılan istisnalar arasında, 2547 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar da bulunduğundan, bu kişilerin de, emekli aylıkları kesilmeksizin, atandıkları kadronun malî haklarından yararlanmaları gerekmektedir. Esasen konuyla ilgili hükümlerin tedvininde, 2547 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasında “kadro koşulu aranmaksızın dönerler” denilmişken, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında “2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar” ifadesi kullanılmak suretiyle, kadrosuz olarak göreve dönenler ile bir kadroya atanmak suretiyle göreve dönenler arasındaki fark gözetilmiş ve kadroya atananlar bakımından özel bir düzenleme getirilmiştir.

Bu itibarla, Yasama Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olan Prof. Dr. ...’in aylık ve diğer mali haklarının ödenmesi yasal düzenlemelere uygundur.”

İlave Görüş:

Üye ...’ın ilave görüşü:

“2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Kurumlara dönüş” başlıklı 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasının ilk paragrafında öğretim üyesinin Bakanlar Kuruluna veya milletvekilliğine seçildikten sonra bu yerlerde çalıştıkları sürelerin hesaba katılmak, aylık dereceleri yükseltilmek ve meslek unvan ve sıfatları korunmak şartıyla yükseköğretim kurumuna dönüşleri ile ilgili olup emeklilik ile ilgili hükümler içermemektedir. Söz konusu durumda yani bu kişilerin emekli olmadan önce dönüşleri ile ilgili herhangi bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Bu kişilerin yükseköğretim kurumlarına dönmeleri halinde istihdam durumuna göre aylık, ödenek, tazminat gibi özlük haklarını alacakları tabiidir. Fıkranın ikinci paragrafında ise bunlardan emekli olduktan sonra yükseköğretim kurumlarına dönenler için net kurallar getirilmiş olduğundan ödemelerin yapıldığı 2012 yılında yürürlükte olan bu hükmün göz ardı edilmesi mümkün görülmemektedir.

Bilindiği üzere kamuda çalışan personele ödenecek maaş, ücret, ödenek, tazminat, harcırah ve diğer her ne ad altında olursa olsun bütün ödemelerin mevzuata uygun olması, yani dayanağını kanunlardan alması gerekmektedir. Kanunların açıkça izin vermediği ödemelerin yapılması 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde tanımlanan kamu zararı olup, hukukta geçerli olan “yasak olmayan yapılabilir” ilkesi kamu kurumlarında çalışan personele yapılacak ödemeler bakımından geçerli değildir. Nitekim bu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kamu zararı olarak belirlenmiştir. Kaldı ki 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde bu kanunun amacının yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemek olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bu Kanuna tabi kişiler açısından getirilen hükümler özel nitelikli olduğundan, açıkça yürürlükten kaldırılmadığı sürece, daha sonra kabul edilen genel nitelikli kanunlarla getirilen hükümlerle dolaylı olarak kaldırıldığı savını kabul etmek mümkün değildir.

Savunmalarda ve Temyiz Kurulu kararında her ne kadar 2547 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendinin ikinci cümlesi (“Bunlara yükseköğretim kurumlarınca, ders yükü zorunluluğu aranmadan ek ders ücreti ve sınav ücreti ile döner sermaye payı ödenir; bu ödemelerin dışında aylık, ödenek, tazminat ve benzeri herhangi bir ödeme yapılmaz.”) 01.07.2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (18.06.2017 tarihinde kabul edilen) 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17 nci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı; anılan mevzuat değişikliğinin gerekçesine bakıldığında da her iki kanunun da yürürlükte olmasının yarattığı karmaşadan ve söz konusu kanunlar arasındaki uyumsuzluğun giderilmesinden bahsedildiği; bu bakımdan kanun koyucunun emekli olduktan sonra yükseköğretim kurumuna geri dönen öğretim üyelerinin aylık, ödenek, tazminat gibi özlük haklarını alabileceği yönündeki iradesini ortaya koyduğu belirtilmişse de, Kanun koyucu bu iradesini 7033 sayılı Kanunla 18.06.2017 tarihinde ortaya koymuştur. Nitekim 01.07.2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7033 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde, bu Kanunun 18 inci maddesiyle 36 ncı maddesinin 1/1/2018 tarihinde, diğer maddelerinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla bu tarihten önce yapılan ödemeler için o dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri geçerli olup 2012 yılında yürürlükte olan 2547 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasındaki “Bunlara yükseköğretim kurumlarınca, ders yükü zorunluluğu aranmadan ek ders ücreti ve sınav ücreti ile döner sermaye payı ödenir; bu ödemelerin dışında aylık, ödenek, tazminat ve benzeri herhangi bir ödeme yapılmaz.” hükmünün yok sayılması mümkün değildir. Anılan nedenle tazmin hükmünün bu açık hükme dayandırılmasında da kanuna ya da hukuka aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, Dairece verilen tazmin kararında isabetsizlik bulunmadığı halde, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan açık hüküm uyarınca, kanuni bir zorunluluk olarak konu hakkında ilişik bulunmadığına karar verilmiştir.”

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim