Sayıştay 2. Dairesi 35530 Kararı - Yüksek Öğretim Kurumları Personel Mevzuatı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35530

Karar Tarihi

10 Temmuz 2018

İdare

Yüksek Öğretim Kurumları

Daire Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Daire Karar Detayı: Listeye DönYazdır

  • Daire: 2

  • Karar Tarihi: 10.07.2018

  • Karar No: 35530

  • İlam No: 384

  • Madde No: 1

  • Kamu İdaresi Türü: Yüksek Öğretim Kurumları

  • Hesap Yılı: 2013

  • Konu: Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KARAR

Milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversitede göreve başlayan öğretim üyesine maaş ödenmesi

... sayılı ilamın 5 inci maddesiyle, milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversiteye dönerek ... Fakültesinde göreve başlayan Prof. Dr. ... maaş ödenmesi sonucu sebep olunan ... TL kamu zararının sorumlularından 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte tazminine karar verilmişti.

Söz konusu kararın ... tarih ve ... tutanak sayılı Temyiz Kurulu kararı ile bozulması nedeniyle konunun Dairemizde yeniden karara bağlanması sonucunda düzenlenen ... sayılı ek ilamın 1 inci maddesiyle yine milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversiteye dönerek ... Fakültesinde göreve başlayan ... maaş ödenmesi sonucu sebep olunan ... TL’nin aynı sorumlulardan tazminine karar verilmesi üzerine Gerçekleştirme Görevlileri (Fakülte Sekreteri) ... başvurusu üzerine Temyiz Kurulunca verilen ... tarih ve ... tutanak nolu kararda özet olarak daha sonraki bir tarihte yürürlüğe giren 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ilk fıkrası ile konulan genel kurala göre herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, emekli aylıklarını kestirmek suretiyle dahi artık kamuda bir göreve atanamayacaklarını; ancak bu hükümde yer alan yasaktan hariç tutulanların herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alıyor olsalar dahi, genel bütçeye dahil dairelerin, (üniversite gibi) katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanabileceklerini; böylelikle, 2547 sayılı Kanunun 60/a maddesinde dar bir kapsamda öngörülen öğretim üyelerinin emekli olarak üniversiteye dönebilmeleri hakkının, 5335 sayılı Kanunun 30/1 maddesindeki “... yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine ... yapılacak atamalar hariç olmak üzere” ifadesi ile emekli tüm emekli öğretim üyelerini kapsar biçimde genişletildiğini; içerikleri itibariyle hem 2547 sayılı Kanunun 60/a hem de 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddelerinin aynı konuyu ele aldığını; ancak 5335 sayılı Kanun daha yeni tarihli olduğundan, emekli öğretim üyelerinin üniversitede yeniden atanabilmesine dair bu yeni hükümdeki şartların uygulanması gerektiğini; nitekim fıkranın devamındaki; “Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.” hükmünün bu hususu teyit ettiğini; bu kişilerin emekli aylıklarının kesilmesinin gerekip gerekmediği ile ilgili olarak 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ilk fıkrasında sayılan istisnalar (Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Başbakan tarafından atanalar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda göre verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine ve Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına yapılacak atamalar) hakkında emekli aylığının kestirilmesi gibi bir şarttan söz edilmediği halde, ikinci ve üçüncü fıkralarda (ilk fıkradaki istisna kamu görevlileri dışındaki) herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar”ın atanmaları şartı olarak emekli aylıklarını kestirmeleri gereğine yer verildiğini; ancak maddenin üçüncü fıkrasında maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin belirli kişiler hakkında uygulanmayacağı öngörüldüğünü; böylelikle, 30 uncu maddedeki sınırlamalar maddenin üçüncü fıkrasında istisna olarak sayılan kişilere uygulanmayacağından; bu kişilere tüm özlük haklarını elde etmek suretiyle görev yapma hakkı tanındığı sonucuna varılabileceğini; maddede bu kişilerin özlük, hakları bakımından başka bir sınırlama da getirilmediğini; hukukta geçerli olan “yasak olmayan yapılabilir” ilkesi çerçevesinde de aynı sonuca varmak ve bu kişilerin emeklilik aylıkları kesilmeden ve görev yaptıkları yükseköğretim kurumlarından maaşlarını da alarak çalışmalarına hukuki bir engel olmadığını; bu nedenle salt 2547 sayılı Kanunun 60/a maddesine dayanan tazmin hükmü (sonrasında Temyiz Kurulundaki tasdik kararı), daha yeni ve daha özel düzenleme niteliğindeki 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi karşısında isabetli olmadığını; 2547 sayılı Kanunun 60/a maddesinde yer alan; “… bu görevlerde geçirdikleri süreler hesaba katılmak ve buna göre aylık dereceleri yükseltilmek, …” ifadesinin de bunu teyit ettiğini; bu anlamda, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasında 2547 sayılı Kanunun 60/a maddesine atıf yapılmasının tek işlevinin de, milletvekilliğinden gelen öğretim üyelerinin, diğer öğretim üyelerinden farklı olarak aylıkları emekli aylıkları kesilmeksizin çalışabilmelerini tespit etmek olduğunu; 5335 sayılı Kanunun 30/1 hükmünün, sözleşmeli istihdamı değil, atama ile olağan memuriyet koşullarının sağlanması iradesini ortaya koyduğunu; bu açıdan (asıl) ilamda Daire çoğunluğunun belirttiği gibi, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde atama ertesinde uygulanacak mali haklar bakımından düzenleme bulunmadığı, bu nedenle 2457 sayılı Kanun 60/a maddesinin uygulanması gerektiği görüşüne katılmanın mümkün olmadığını; bir kimsenin bila bedel çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğuna göre, atamanın zorunlu unsuru olarak icra edilen görev karşılığı düzenlenen maaş ve diğer parasal edimlere hak kazandırması, hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğundan kanun koyucunun 5335 sayılı Kanun 30 uncu maddesinde atama sonucu görev karşılığı yapılacak ödemelerden söz edilmediğini; diğer bir ifadeyle emekli öğretim üyesinin (ve diğer kamu görevlilerinin) emekli statüsünde yeniden atanmalarında ortaya çıkacak sorunun, emekli aylıklarını almaya devam edip etmeyecekleri hususu olup kanun koyucu maddenin 2-4 üncü fıkralarında bu konuyu ele aldığını; anılan nedenle, milletvekili emeklisi ... kurumuna dönmesi sonucu bulunduğu kadroda verdiği hizmet karşılığı maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığını; ihtilafa konu olan 2547 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendinin ikinci cümlesi 01.07.2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (18.06.2017 tarihinde kabul edilen) Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17 nci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığını; anılan mevzuat değişikliğinin gerekçesine bakıldığında da her iki kanunun da yürürlükte olmasının yarattığı karmaşadan ve söz konusu kanunlar arasındaki uyumsuzluğun giderilmesinden bahsedildiğini; bu itibarla, temyize konu olayda kamu zararı oluşmadığından; ... sayılı ek ilamın 1 inci maddesiyle verilen ... TL’nin tazminine ilişkin hükmün bozulmasına ve konunun tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

Temyiz Kurulunun söz konusu kararı üzerine yazılan ek raporun Dairemizde görüşülmesi neticesinde; milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversiteye dönerek ... Fakültesinde göreve başlayan ... 2013 yılında toplam ... TL maaş ödenmesi ile ilgili olarak tazmin hükmü verilen ... sayılı ilamın 5 inci maddesinin Sayıştay Temyiz Kurulunun ... tarih ve ... tutanak nolu Kararı ile bozulması sonucu Dairemizce ... sayılı ilamın 1 inci maddesiyle verilen ısrar kararının Sayıştay Temyiz Kurulunun ... tarih ve ... tutanak nolu Kararı ile milletvekili emeklisi ... kurumuna dönmesi sonucu bulunduğu kadroda verdiği hizmet karşılığı maaş ve diğer özlük haklarının ödenmesinde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı ve kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle ikinci defa bozulmasına karar verilmiş olduğu görülmüştür.

6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesinin sekizinci fıkrasında aynen:

“Daire ilk kararında ısrar eder ve bu ısrar üzerine temyiz olunarak tekrar Temyiz Kurulunca bozma kararı verilirse daire bu karara uymak zorundadır.”

Denilmiştir.

Söz konusu hükümde Dairece aynı konu hakkında ikinci defa verilen kararın (ısrar kararının) Temyiz Kurulunca ikinci defa bozulması halinde Dairece Temyiz Kurulunun bu kararına uyulması zorunlu olduğundan, milletvekilliğinden emekli olduktan sonra Üniversiteye dönerek ... Fakültesinde göreve başlayan ... yapılan maaş ödemelerinin toplamı olan ... TL için ilişik bulunmadığına,

İşbu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesi uyarınca Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle,

İlave Görüş:

Üye ... ilave görüşü:

“2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Kurumlara dönüş” başlıklı 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasının ilk paragrafında öğretim üyesinin Bakanlar Kuruluna veya milletvekilliğine seçildikten sonra bu yerlerde çalıştıkları sürelerin hesaba katılmak, aylık dereceleri yükseltilmek ve meslek unvan ve sıfatları korunmak şartıyla yükseköğretim kurumuna dönüşleri ile ilgili olup emeklilik ile ilgili hükümler içermemektedir. Söz konusu durumda yani bu kişilerin emekli olmadan önce dönüşleri ile ilgili herhangi bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Bu kişilerin yükseköğretim kurumlarına dönmeleri halinde istihdam durumuna göre aylık, ödenek, tazminat gibi özlük haklarını alacakları tabiidir. Fıkranın ikinci paragrafında ise bunlardan emekli olduktan sonra yükseköğretim kurumlarına dönenler için net kurallar getirilmiş olduğundan ödemelerin yapıldığı 2012 yılında yürürlükte olan bu hükmün göz ardı edilmesi mümkün görülmemektedir.

Bilindiği üzere kamuda çalışan personele ödenecek maaş, ücret, ödenek, tazminat, harcırah ve diğer her ne ad altında olursa olsun bütün ödemelerin mevzuata uygun olması, yani dayanağını kanunlardan alması gerekmektedir. Kanunların açıkça izin vermediği ödemelerin yapılması 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde tanımlanan kamu zararı olup, hukukta geçerli olan “yasak olmayan yapılabilir” ilkesi kamu kurumlarında çalışan personele yapılacak ödemeler bakımından geçerli değildir. Nitekim bu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması kamu zararı olarak belirlenmiştir. Kaldı ki 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde bu kanunun amacının yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev, yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemek olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla bu Kanuna tabi kişiler açısından getirilen hükümler özel nitelikli olduğundan, açıkça yürürlükten kaldırılmadığı sürece, daha sonra kabul edilen genel nitelikli kanunlarla getirilen hükümlerle dolaylı olarak kaldırıldığı savını kabul etmek mümkün değildir.

Savunmalarda ve Temyiz Kurulu kararında her ne kadar 2547 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendinin ikinci cümlesi (“Bunlara yükseköğretim kurumlarınca, ders yükü zorunluluğu aranmadan ek ders ücreti ve sınav ücreti ile döner sermaye payı ödenir; bu ödemelerin dışında aylık, ödenek, tazminat ve benzeri herhangi bir ödeme yapılmaz.”) 01.07.2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan (18.06.2017 tarihinde kabul edilen) 7033 sayılı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17 nci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı; anılan mevzuat değişikliğinin gerekçesine bakıldığında da her iki kanunun da yürürlükte olmasının yarattığı karmaşadan ve söz konusu kanunlar arasındaki uyumsuzluğun giderilmesinden bahsedildiği; bu bakımdan kanun koyucunun emekli olduktan sonra yükseköğretim kurumuna geri dönen öğretim üyelerinin aylık, ödenek, tazminat gibi özlük haklarını alabileceği yönündeki iradesini ortaya koyduğu belirtilmişse de, Kanun koyucu bu iradesini 7033 sayılı Kanunla 18.06.2017 tarihinde ortaya koymuştur. Nitekim 01.07.2017 tarih ve 30111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7033 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinde, bu Kanunun 18 inci maddesiyle 36 ncı maddesinin 1/1/2018 tarihinde, diğer maddelerinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla bu tarihten önce yapılan ödemeler için o dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri geçerli olup 2012 yılında yürürlükte olan 2547 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrasındaki “Bunlara yükseköğretim kurumlarınca, ders yükü zorunluluğu aranmadan ek ders ücreti ve sınav ücreti ile döner sermaye payı ödenir; bu ödemelerin dışında aylık, ödenek, tazminat ve benzeri herhangi bir ödeme yapılmaz.” hükmünün yok sayılması mümkün değildir. Anılan nedenle tazmin hükmünün bu açık hükme dayandırılmasında da kanuna ya da hukuka aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Bu nedenlerle, dairece verilen tazmin kararında isabetsizlik bulunmadığı halde, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun “Temyiz” başlıklı 55 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan açık hüküm uyarınca, kanuni bir zorunluluk olarak konu hakkında ilişik bulunmadığına karar verilmiştir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim