Sayıştay 2. Dairesi 35109 Kararı -

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

2

Daire / Kategori

Sayıştay Kararı

Karar No

35109

Karar Tarihi

25 Haziran 2013

İdare

Diğer

Temyiz Karar Detayı

İletişim Bilgileri

  • Kamu İdaresi:

  • Yılı: 2008

  • Daire: 2

  • Dosya No: 35109

  • Tutanak No: 37428

  • Tutanak Tarihi: 25.06.2013

  • Konu:

KARAR

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

  1. 818 sayılı ilamın 9. maddesi ile Artvin İl Özel İdaresinde işçi statüsünde çalışıp aynı zamanda İl Genel Meclisi Üyesi de olan işçilerinin ücretlerinin, il genel meclisi ve ihtisas komisyon toplantılarına katıldıkları günlere isabet eden bölümünün kesilmeksizin ödenmesi nedeniyle 16.546,24 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçesinde özetle; 1 Ağustos 2010 tarih ve 27659 Sayılı resmi gazetede yayımlanan 6009 sayılı Kanunun geçici 8. maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altıda olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” denildiğinden kamu zararı oluşmadığını,

Ayrıca 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 24. maddesinde "İl Genel Meclisi olarak seçilen üyelerin Meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için; İl Genel meclisi başkanına 6000 gösterge diğer meclis üyelerine 2200 gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir" denildiğini,

Bu kanunda aksi bir hüküm olmayıp Seçme ve seçilme hakkı elde eden ve kamuda işçi statüsünde çalışan kişilerin bu huzur hakkı ödenirken almış oldukları ücretlerden yevmiye ve gün olarak kesinti yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, Meclis üyelerine ödenmekte olan huzur hakkı ödemelerinin ise onların yapmakta oldukları görevleri ile ilgili sorumlu ve yetkili kılınmalarından kaynaklandığını ki hatalı ve yanlış verecekleri bir kararda hukuk açısından sorumlu oldukları gibi maddi anlamda da tazmin ödeme riskleri bulunduğunu,

Bu personellerin katıldığı toplantılarda İl Özel İdaresinin kurum mevzuatı ile ilgili konuların görüşüldüğü, karara bağlandığı gündem maddelerinin olduğunu ve bu konuların da yine İl Özel İdaresinin iş ve işlemleri olduğunu, kaldı ki; Meclis toplantı yerinin aynı binada bulunduğunu, yine mesailerini aksatmadan kendi asli işlerini de aksatmadan düzenli olarak sürdürdüklerini,

Meclis ve komisyon toplantılarının her birinin yaklaşık bir saat sürmekte olup diğer zamanlarını yine kendi işini yaparak mesaiye riayet ettiklerini, bu konu ile ilgili İl Özel İdaresinin 09.05.2006 tarih ve 02303 sayılı yazıları ile İl Genel Meclisi Üyesi olarak seçilmiş olan Yüksel USTABAŞ ile Turan YÜKSEL'e resmi yazı yazılmış olup Meclis ve komisyon toplantılarına katılması için izin verildiğini, bu yazıda belirtilen İl Genel Meclisi ve komisyon toplantılarına katılacak personelin ayrıca şubeden izin almaları belirtildiğinden Yüksel USTABAŞ ile Turan YÜKSEL'in bu toplantılara katılmaları için şube müdürleri tarafından şifai izinlerin verildiğini şube müdürlerine sorulduğunda beyan ettiklerini,

Ayrıca 4857 sayılı İş Kanununun 55. maddesinin h fıkrasında belirtilen; "İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi katılması sebebiyle işlerine devam etmedikleri günler" yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller kapsamında olduğundan Yüksel USTABAŞ ile Turan YÜKSEL'e yasal olarak katıldığı kurumu ile ilgili İl Genel Meclisi ve komisyon toplantılarına katılmasında ödenen huzur hakkı ücretlerinden dolayı günlük ve haftalık çalışma süreleri kadar çalışma kapsamında sayıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı “Türkiye Yol-İş Sendikası ile Artvin İl Özel İdaresi adına TÜHİS arasında işyeri düzeyinde 17.06.2007 tarihinde imzalanan ve 01.03.2007 – 28.02.2009 tarihleri arasında geçerli olan 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 25 inci maddesinde yer alan hükümlere, dilekçi tarafından ileri sürülen gerekçeler uygun düşmediğinden talebin reddi ile usule ve hukuka uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Artvin İl Özel İdaresi Etüd Plan ve Proje Müdürlüğünde Teknik Hesapçı pozisyonunda işçi statüsünde çalışan Turan YÜKSEL ile Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünde Sürveyan pozisyonunda işçi statüsünde çalışan Yüksel USTABAŞ’ın, aynı zamanda 2004 yılında yapılan Mahalli İdareler Seçimlerinde, Artvin İl Genel Meclisi Üyesi olarak seçildikleri ve İl Genel Meclisi Üyesi sıfatıyla da 2008 yılı içinde çeşitli tarihlerde meclis ve ihtisas komisyonu toplantılarına katıldıkları ve kendilerine bu toplantılara katılmaları karşılığında huzur ücretleri ödendiği görülmüştür.

Türkiye Yol-İş Sendikası ile Artvin İl Özel İdaresi adına TÜHİS arasında İşyeri Düzeyinde 17.06.2007 tarihinde imzalanan ve 01.03.2007 - 28.02.2009 tarihleri arasında geçerli olan 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin, “Çalışma süreleri” başlıklı 25 inci maddesinde, işçilerin çalışma sürelerinin haftalık en çok 45 saat olduğu ve bu sürenin haftalık 5 işgünü 45 saat olarak uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, toplu iş sözleşmesine göre söz konusu işçilere tam ödeme yapılabilmesi için günlük 9 saat ve haftalık 45 saat fiilen çalışmaları gerekmektedir. İdarece tespit edilen tarihlerde, meclis ve komisyon toplantılarına katılan bu işçiler, toplantılara katıldıkları bu günlerde, taraflarca imzalanan toplu iş sözleşmesinde öngörülen günlük ve haftalık çalışma süreleri kadar kendi pozisyonlarında fiili bir çalışma yapmadıklarından, kendilerine bu tarihler için her hangi bir ödemenin yapılmaması gerekmektedir.

Dilekçiler her ne kadar, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun, Meclis Üyelerinin Huzur Hakları ve Diğer Sosyal Haklarını düzenleyen 24 üncü maddesinde, seçme ve seçilme hakkı elde eden ve kamuda işçi statüsünde çalışan bu kişilere huzur hakkı ödenirken almış oldukları ücretlerden gün ve yevmiye olarak kesinti yapılacağına dair bir hükmün bulunmadığını iddia etmişlerse de; burada İl Özel İdaresi Kanunu açısından yapılmamış bir hizmet bulunmadığı için, toplantılara katılma karşılığı bir ödeme öngörüldüğünden, her hangi bir kesintinin yapılmasının düzenlenmesi de söz konusu olamaz. Anılan İl Genel Meclisi üyeleri, meclis ve komisyon toplantılarına fiilen katılmışlar ve kendilerine de huzur ücretleri komisyon ve meclis toplantılarına katıldıkları günler için ödenmiştir. Dolayısıyla yapılan işlemde, İl Özel İdaresi Kanunu açısından kesinti yapılacak veya Kanunda bu şekilde bir düzenleme yapılmasını gerektirecek bir durum söz konusu olamaz.

Oysa burada kamu zararı toplu iş sözleşmesi hükümleri açısından doğmaktadır. Toplu iş sözleşmesinde işçilere yapılan aylık ödeme, yevmiye (yani günlük çalışma) esas alınmak suretiyle ödenmektedir. Dolayısıyla, bu kurul veya komisyon toplantılarına katıldıkları günlerde bu işçiler toplu iş sözleşmesinde kendi işçi pozisyonlarında öngörülen günlük 9 saatlik çalışmayı yapmamışlardır. Bu nedenlerle, dilekçilerin bu iddiaları yasal dayanaktan yoksundur.

Ayrıca dilekçiler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 55’inci maddesinin (h) bendinde, işçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günlerin yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller olarak değerlendirildiğini, dolayısıyla bu kişilere yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturmadığını iddia etmişlerse de, bu hükümde, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantıları yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılınması durumunda işlerine devam edemedikleri günler yıllık iznin hesabında çalışılmış gibi sayılmıştır. İl Genel Meclis Üyesi ve Komisyon üyesi sıfatıyla İl Özel İdaresi Kanununun 10’uncu maddesinde sayılan görevler ile aynı Kanunu’nun 16’ncı maddesinde düzenlenen ihtisas komisyonları görevini ifa için yapılan kurul ve komisyon toplantıları, çalışma hayatıyla ilgili (yani işçi ve işverenin sorunlarıyla ilgili) olmadığından, bu iddialarının da yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Diğer yandan dilekçiler, yapılan ödemenin 6009 sayılı Kanun ile getirilen af kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için, çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte, genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine aykırı olarak yapılan ve sadece iki işçiyi ilgilendiren ödemeleri bu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 818 sayılı ilamın 9. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 818 sayılı ilamın 10. maddesi ile Artvin İl Özel İdaresinde işçi statüsünde çalışıp aynı zamanda İl Genel Meclisi Üyesi de olan işçilerin ilave tediyelerinin, il genel meclisi ve ihtisas komisyon toplantılarına katıldıkları günlere isabet eden bölümünün kesilmeksizin ödenmesi nedeniyle 1.664,23 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçilerden Bayram Ali SOYBİLGİN 818 sayılı İlam’ın 10. maddesine itiraz etmekte ise de söz konusu madde ile ilgili olarak verilen tazmin hükmünde bu kişilerin sorumluluğa iştiraki bulunmamaktadır.

Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar, 832 sayılı Kanunun 68. maddesinin (c) fıkrasının atıfta bulunduğu 63. maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilen memurlardan ibaret olup bunlar arasında yer almayan Bayram Ali SOYBİLGİN’in dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA,

Diğer dilekçiler dilekçesinde özetle; 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 24. maddesinde "İl Genel Meclisi olarak seçilen üyelerin Meclis ve komisyon toplantılarına katıldıkları her gün için; İl Genel meclisi başkanına 6000 gösterge diğer meclis üyelerine 2200 gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir" denildiğini,

Bu kanunda aksi bir hüküm olmayıp Seçme ve seçilme hakkı elde eden ve kamuda işçi statüsünde çalışan kişilerin bu huzur hakkı ödenirken maaş ve ilave tediye ödemelerinden gün olarak kesinti yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, Meclis üyelerine ödenmekte olan huzur hakkı ödemelerinin ise onların yapmakta oldukları görevleri ile ilgili sorumlu ve yetkili kılınmalarından kaynaklandığını ki hatalı ve yanlış verecekleri bir kararda hukuk açısından sorumlu oldukları gibi maddi anlamda da tazmin ödeme riskleri bulunduğunu,

Bu personellerin katıldığı toplantılarda İl Özel İdaresinin kurum mevzuatı ile ilgili konuların görüşüldüğü, karara bağlandığı gündem maddelerinin olduğunu ve bu konuların da yine İl Özel İdaresinin iş ve işlemleri olduğunu, kaldı ki; Meclis toplantı yerinin aynı binada bulunduğunu, yine mesailerini aksatmadan kendi asli işlerini de aksatmadan düzenli olarak sürdürdüklerini,

Meclis ve komisyon toplantılarının her birinin yaklaşık bir saat sürmekte olup diğer zamanlarını yine kendi işini yaparak mesaiye riayet ettiklerini, bu konu ile ilgili İl Özel İdaresinin 09.05.2006 tarih ve 02303 sayılı yazıları ile İl Genel Meclisi Üyesi olarak seçilmiş olan Yüksel USTABAŞ ile Turan YÜKSEL'e resmi yazı yazılmış olup Meclis ve komisyon toplantılarına katılması için izin verildiğini, bu yazıda belirtilen İl Genel Meclisi ve komisyon toplantılarına katılacak personelin ayrıca şubeden izin almaları belirtildiğinden Yüksel USTABAŞ ile Turan YÜKSEL'in bu toplantılara katılmaları için şube müdürleri tarafından şifai izinlerin verildiğini şube müdürlerine sorulduğunda beyan ettiklerini,

Ayrıca 4857 sayılı İş Kanununun 55. maddesinin h fıkrasında belirtilen; "İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi katılması sebebiyle işlerine devam etmedikleri günler" yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller kapsamında olduğunu,

İl Özel İdaresi ile TÜHİS arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 104. maddesinde ise "6772 sayılı yasa uyarınca verilmekte olan ilave tediye esasları dairesinde hesaplanmak üzere, ayrıca ve atken yılda (60) çıplak gündelikleri tutarında başka ödemeleri etkilememek ve müktesep hak sayılmamak kaydıyla " ek ödeme yapılır denildiğini,

1 Ağustos 2010 tarih ve 27659 Sayılı resmi gazetede yayımlanan 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesinde; “Konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu kanunun yayımı tarihine kadar, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, Büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altıda olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamaz, başlatılanlar işlemden kaldırılır” denildiğinden, Yüksel USTABAŞ ve Turan YÜKSEL'in yasal olarak katıldığı kurumu ile ilgili İl Genel Meclisi ve komisyon toplantılarına katılmalarından dolayı huzur hakkı ödendiğini ve bu sürelerde kurumunda çalışmadığı ile ilgili tediye ödemelerinden kesinti yapılmamasının kamu zararı oluşturmadığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir.

Sayıştay Savcılığı “6772 Sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2. maddesinin kaldırılması hakkındaki kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ilave tediyenin hesaplanması ile ilgili hükme dilekçi tarafından ileri sürülen gerekçeler uygun düşmediğinden temyiz talebinin reddi ile mevzuata uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Artvin İl Özel İdaresi Etüd Plan ve Proje Müdürlüğünde Teknik Hesapçı pozisyonunda işçi statüsünde çalışan Turan YÜKSEL ile Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünde Sürveyan pozisyonunda işçi statüsünde çalışan Yüksel USTABAŞ’ın, aynı zamanda 2004 yılında yapılan Mahalli İdareler Seçimlerinde, Artvin İl Genel Meclisi Üyesi olarak seçildikleri ve İl Genel Meclisi Üyesi sıfatıyla da 2008 yılı içinde çeşitli tarihlerde meclis ve ihtisas komisyonu toplantılarına katıldıkları ve kendilerine bu toplantılara katılmaları karşılığında huzur ücretleri ödendiği görülmüştür.

6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, ilave tediyenin hesaplanmasında, çalışma süresi hesaplanırken, iş veya hizmet akdinin devamı müddetine rastlayan kanuni ve idari izinlerle hastalık izinlerinin hafta tatili ve genel tatil günlerinin çalışılmış gibi sayılacağı belirtilmiştir. Bu durumda, çalışılmayan ve ilgili kanuna göre de çalışılmış günlerden sayılmayan meclis ve ihtisas komisyonu toplantılarına katılan işçilere bu toplantılara katıldıkları günler için ilave tediye ödenmesi mümkün bulunmamaktadır.

Dilekçiler her ne kadar, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun, Meclis Üyelerinin Huzur Hakları ve Diğer Sosyal Haklarını düzenleyen 24 üncü maddesinde, seçme ve seçilme hakkı elde eden ve kamuda işçi statüsünde çalışan bu kişilere huzur hakkı ödenirken almış oldukları ücretlerden gün ve yevmiye olarak kesinti yapılacağına dair bir hükmün bulunmadığını iddia etmişlerse de; burada İl Özel İdaresi Kanunu açısından yapılmamış bir hizmet bulunmadığı için, toplantılara katılma karşılığı bir ödeme öngörüldüğünden, her hangi bir kesintinin yapılmasının düzenlenmesi de söz konusu olamaz. Anılan İl Genel Meclisi üyeleri, meclis ve komisyon toplantılarına fiilen katılmışlar ve kendilerine de huzur ücretleri komisyon ve meclis toplantılarına katıldıkları günler için ödenmiştir. Dolayısıyla yapılan işlemde, İl Özel İdaresi Kanunu açısından kesinti yapılacak veya Kanunda bu şekilde bir düzenleme yapılmasını gerektirecek bir durum söz konusu olamaz.

Oysa burada kamu zararı toplu iş sözleşmesi hükümleri açısından doğmaktadır. Toplu iş sözleşmesinde işçilere yapılan aylık ödeme, yevmiye (yani günlük çalışma) esas alınmak suretiyle ödenmektedir. Dolayısıyla, bu kurul veya komisyon toplantılarına katıldıkları günlerde bu işçiler toplu iş sözleşmesinde kendi işçi pozisyonlarında öngörülen günlük 9 saatlik çalışmayı yapmamışlardır. Bu nedenlerle, dilekçilerin bu iddiaları yasal dayanaktan yoksundur.

Ayrıca dilekçiler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 55’inci maddesinin (h) bendinde, işçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günlerin yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller olarak değerlendirildiğini, dolayısıyla bu kişilere yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturmadığını iddia etmişlerse de, bu hükümde, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantıları yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılınması durumunda işlerine devam edemedikleri günler yıllık iznin hesabında çalışılmış gibi sayılmıştır. İl Genel Meclis Üyesi ve Komisyon üyesi sıfatıyla İl Özel İdaresi Kanununun 10’uncu maddesinde sayılan görevler ile aynı Kanunu’nun 16’ncı maddesinde düzenlenen ihtisas komisyonları görevini ifa için yapılan kurul ve komisyon toplantıları, çalışma hayatıyla ilgili (yani işçi ve işverenin sorunlarıyla ilgili) olmadığından, bu iddialarının da yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Diğer yandan dilekçiler, yapılan ödemenin 6009 sayılı Kanun ile getirilen af kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için, çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte, genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine aykırı olarak yapılan ve sadece iki işçiyi ilgilendiren ödemeleri bu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 818 sayılı ilamın 10. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

  1. 818 sayılı ilamın 11. maddesi ile Artvin İl Özel İdaresinde işçi statüsünde çalışıp aynı zamanda İl Genel Meclisi Üyesi de olan işçilerin ikramiyelerinin, il genel meclisi ve ihtisas komisyon toplantılarına katıldıkları günlere isabet eden bölümünün kesilmeksizin ödenmesi nedeniyle 2.143,28 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçilerin talebi bu ilamın 2. maddesinde belirtildiği gibidir.

Sayıştay Savcılığı “Türkiye Yol-İş Sendikası ile Artvin İl Özel İdaresi adına, TÜHİS arasında işyeri düzeyinde 17.06.2007 tarihinde imzalanan ve 01.03.2007 – 28.02.2009 tarihleri arasında geçerli olan 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 104 üncü maddesine uygun düşmediğinden, ayrıca, 6772 sayılı yasa uyarınca işçilere verilen ilave tediye ve ikramiye ödemesi 2008 yılı için içinde çeşitli tarihlerde meclis ve ihtisas komisyon toplantılarına katılan ve bu toplantılara katıldıkları günler için ikramiye verilmesi toplu iş sözleşmesine göre mümkün olmadığından talebin reddi ile mevzuata uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir.

Rapor dosyası ve ekleri incelendiğinde; Artvin İl Özel İdaresi Etüd Plan ve Proje Müdürlüğünde Teknik Hesapçı pozisyonunda işçi statüsünde çalışan Turan YÜKSEL ile Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğünde Sürveyan pozisyonunda işçi statüsünde çalışan Yüksel USTABAŞ’ın, aynı zamanda 2004 yılında yapılan Mahalli İdareler Seçimlerinde, Artvin İl Genel Meclisi Üyesi olarak seçildikleri ve İl Genel Meclisi Üyesi sıfatıyla da 2008 yılı içinde çeşitli tarihlerde meclis ve ihtisas komisyonu toplantılarına katıldıkları ve kendilerine bu toplantılara katılmaları karşılığında huzur ücretleri ödendiği görülmüştür.

Türkiye Yol-İş Sendikası ile Artvin İl Özel İdaresi adına TÜHİS arasında İşyeri Düzeyinde 17.06.2007 tarihinde imzalanan ve 01.03.2007- 28.02.2009 tarihleri arasında geçerli olan 1. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin “İlave tediye ve İkramiye” başlıklı 104 üncü maddesinde, işçilere, 6772 sayılı yasa uyarınca verilmekte olan ilave tediye esasları dairesinde hesaplanmak üzere, yılda 60 günlük çıplak gündelikleri tutarında ek ödeme yapılabileceği kararlaştırılmıştır. Söz konusu düzenlemeyle, ikramiyenin ödeme esaslarıyla ilgili olarak ilave tediyenin ödeme esaslarına atıf yapılmıştır. Bu bakımdan İl Genel Meclisi Üyesi de olan işçilerin, il genel meclisi ve ihtisas komisyon toplantılarına katıldıkları günler ilave tediye ödemesi açısından çalışılmış gibi sayılan sürelerden olmadığından, İl Genel Meclisi Üyesi sıfatıyla 2008 yılı içinde çeşitli tarihlerde meclis ve ihtisas komisyonu toplantılarına katılan işçilere bu toplantılara katıldıkları günler için ikramiye ödenmesi toplu iş sözleşmesine göre mümkün bulunmamaktadır.

Dilekçiler her ne kadar, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun, Meclis Üyelerinin Huzur Hakları ve Diğer Sosyal Haklarını düzenleyen 24 üncü maddesinde, seçme ve seçilme hakkı elde eden ve kamuda işçi statüsünde çalışan bu kişilere huzur hakkı ödenirken almış oldukları ücretlerden gün ve yevmiye olarak kesinti yapılacağına dair bir hükmün bulunmadığını iddia etmişlerse de; burada İl Özel İdaresi Kanunu açısından yapılmamış bir hizmet bulunmadığı için, toplantılara katılma karşılığı bir ödeme öngörüldüğünden, her hangi bir kesintinin yapılmasının düzenlenmesi de söz konusu olamaz. Anılan İl Genel Meclisi üyeleri, meclis ve komisyon toplantılarına fiilen katılmışlar ve kendilerine de huzur ücretleri komisyon ve meclis toplantılarına katıldıkları günler için ödenmiştir. Dolayısıyla yapılan işlemde, İl Özel İdaresi Kanunu açısından kesinti yapılacak veya Kanunda bu şekilde bir düzenleme yapılmasını gerektirecek bir durum söz konusu olamaz.

Oysa burada kamu zararı toplu iş sözleşmesi hükümleri açısından doğmaktadır. Toplu iş sözleşmesinde işçilere yapılan aylık ödeme, yevmiye (yani günlük çalışma) esas alınmak suretiyle ödenmektedir. Dolayısıyla, bu kurul veya komisyon toplantılarına katıldıkları günlerde bu işçiler toplu iş sözleşmesinde kendi işçi pozisyonlarında öngörülen günlük 9 saatlik çalışmayı yapmamışlardır. Bu nedenlerle, dilekçilerin bu iddiaları yasal dayanaktan yoksundur.

Ayrıca dilekçiler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 55’inci maddesinin (h) bendinde, işçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günlerin yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller olarak değerlendirildiğini, dolayısıyla bu kişilere yapılan ödemelerin kamu zararı oluşturmadığını iddia etmişlerse de, bu hükümde, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantıları yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kuruluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılınması durumunda işlerine devam edemedikleri günler yıllık iznin hesabında çalışılmış gibi sayılmıştır. İl Genel Meclis Üyesi ve Komisyon üyesi sıfatıyla İl Özel İdaresi Kanununun 10’uncu maddesinde sayılan görevler ile aynı Kanunu’nun 16’ncı maddesinde düzenlenen ihtisas komisyonları görevini ifa için yapılan kurul ve komisyon toplantıları, çalışma hayatıyla ilgili (yani işçi ve işverenin sorunlarıyla ilgili) olmadığından, bu iddialarının da yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Diğer yandan dilekçiler, yapılan ödemenin 6009 sayılı Kanun ile getirilen af kapsamında değerlendirilerek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemekte ise de; 6009 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesinde, memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak belediye, büyükşehir belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı hükmü, herhangi bir mevzuatla öngörülmemiş olan, toplu sözleşme ile ya da idari bir tasarrufla mahalli idarelerin bütün personeli için, çalışanların koşullarını iyileştirici nitelikte, genel olarak bütün çalışanlar için yapılan ek ödemelerle ilgili olup, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine aykırı olarak yapılan ve sadece iki işçiyi ilgilendiren ödemeleri bu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir.

Bu itibarla dilekçi iddialarının reddedilerek 818 sayılı ilamın 11. maddesi ile verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE,

Karar verildiği 25.06.2013 tarih ve 37428 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_sayistay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim